Connect with us

Dünya

“Doğu Akdeniz’de kuru gürültüye pabuç bırakmadık”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’de toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Doğu Akdeniz’de araştırma ve sondaj faaliyetlerimize başlayınca, karşımıza bölgede hesabı olan güçler çıktı. Avrupa Birliği de Rumların yanında yer alarak bu husumet çemberinde yerini aldı. Ülkemize yönelik ithamların ve tehditlerin bini bir para, elbette kuru gürültüye pabuç bırakmadık, mücadeleyi bir an bile gevşetmedik. Öyle ki, gemilerin borda bordaya geldiği anlar yaşandı, buna rağmen asla geri adım atmadık ve kendi planımızı uygulamaya devam ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Güneysu Konakları önünde düzenlenen Toplu Açılış Töreni’nde vatandaşlara hitap etti.

Rizelilere 31 Mart seçimlerinde AK Parti’ye verdikleri destekten dolayı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rize bu seçimlerde de yine Türkiye birincisi olarak AK Parti’yi zirveye taşıdı, hemşerilerim kendilerine yakışanı yaptı. Biz de her zaman olduğu gibi budan sonra da Güneysu’muza, diğer tüm ilçeleriyle Rize’mize hizmet etmeyi sürdüreceğiz” dedi.

RİZE’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN YATIRIMLAR

Bugün Rize’de yatırım tutarı 1 milyar 103 milyon lira olan 28 projenin toplu açılışını yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından inşa edilen Güneysu Konakları’nın 200 milyon liralık yatırım bedeliyle hayata geçirildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca iktisadi ve idari bilimler fakültesi, hukuk fakültesi, turizm fakültesi, tıp fakültesi, klinik simülasyon eğitim merkezi ve Ali Hazar Karaahmetoğlu Camii’nin de hizmete girdiğini bildirerek, ÇAYKUR’un 633 milyon liralık bir yatırımla hayata geçirdiği çay paketleme fabrikasının da açılışını yaptıklarını kaydetti.

Çeşitli kurumların hizmet binaları, altyapı, çevre düzenlemesi, spor tesisi, okul gibi kamu yatırımlarının resmî açılışlarının da bugün gerçekleştirildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yılda Rize’ye 18 milyar liralık yatırım yaptıklarını bildirdi.

“DOĞU AKDENİZ HERKESİN ETRAFINDA KENETLENMESİ GEREKEN BİR KONU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hem kendi menfaatlerini korumanın hem de Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nin haklarını müdafaa etmenin mücadelesini verdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: “Soruyorum size, Türkiye’de bundan daha millî bir mesele olabilir mi? İçerideki tüm tartışmaların ötesinde, etrafında kenetlenmesi gereken daha önemli bir konu olabilir mi? Ama maalesef biz ülkemizde bunu sağlayamıyoruz, çünkü bizde CHP diye bir parti var, onun başındaki zat ve şürekâsı hep başka yoldan gidiyor. Bu ekip terör örgütleriyle mücadelemizden Doğu Akdeniz’deki haklarımızın korunmasına kadar her konuda ülkemizin ve milletimizin değil, karşımızdakilerin yanında saf tutuyor. Son olarak Doğu Akdeniz meselesinde yine tıynetlerini belli ettiler. Biliyorsunuz daha önce de aynı meseleyi güya sondaj gemilerimizin ve faaliyetlerimizin maliyeti üzerinden Rum ağzıyla Mecliste gündeme getirmişlerdi. Yunan gazetelerine manşet olmak için kendi ülkelerine iftira atmaktan çekinmemişlerdi.”

“DOĞU AKDENİZ’DE SONDAJ GEMİLERİMİZ FAALİYETLERİNİ YÜRÜTÜYOR”

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de iki sondaj, iki araştırma gemisiyle faaliyetlerini yürüttüğünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gemilerle Doğu Akdeniz’de araştırma ve sondaj faaliyetlerimize başlayınca, karşımıza bölgede hesabı olan güçler çıktı. Avrupa Birliği de Rumların yanında yer alarak bu husumet çemberinde yerini aldı. Ülkemize yönelik ithamların ve tehditlerin bini bir para, elbette kuru gürültüye pabuç bırakmadık, mücadeleyi bir an bile gevşetmedik. Öyle ki, gemilerin borda bordaya geldiği anlar yaşandı, buna rağmen asla geri adım atmadık ve kendi planımızı uygulamaya devam ettik. Araştırma ve sondaj gemilerimiz deniz ve hava kuvvetlerimizin unsurları eşliğinde bölgede belirlediğimiz alanlardaki çalışmalarını sürdürüyorlar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’de petrol veya doğal gaz bulunduğunda bugün Türkiye’ye karşı ileri-geri konuşanların hepsinin Türkiye’nin kapısında sıraya gireceğini belirterek, “Türkiye jeopolitik, siyasi, askerî gücünü enerji kaynaklarının desteklediği ekonomik gücüyle tahkim ettiğinde, Rabbimin inayetiyle önümüzde duracak kimse kalmaz. Bunu engellemeye CHP’nin de al takke, ver külah iş birliği içinde olduğu bölücü destekçilerin de güçleri yetmeyecektir. Ankara’dan İstanbul’a bunlarla kol kola yürümek seni kurtarmaz” ifadelerini kullandı.

“Şayet milletinizle, insanlarınızla derin bir gönül bağınız yoksa yönetmeniz için emanetinize verilen güç sizi zehirler” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda CHP’nin yönetimindeki pek çok belediyede bu zehirlenmenin yaşandığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’li belediye başkanlarının neredeyse tamamının birkaç ay içinde gerçek yüzlerini gösterdiğini dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dertlerinin hizmet etmek, eser kazandırmak, milletin gönlüne dokunmak değil, kendi kişisel ve ideolojik iktidarlarını inşa etmek olduğu attıkları her adımla ortaya çıktı. Evet, İstanbul’u sel bastı, beyefendi tatilde, daha dün bir, bugün iki. Ben Başbakanlığımda da, Cumhurbaşkanlığımda da böyle tatil yapamadım. Kimi şehrini sel götürürken güneşli beldelerde tatil yaptı, kimi kimsesiz çocukları sokağa attı. İşte bakıyorsunuz Kandil’de öldürülen bir yavru, öbür yavruyu da işte belediyenin içinde hapsediyorlar, anne kapıda ne yapıyor? Evladım verilene kadar buradan ayrılmayacağım diyor. Kimi belediyeyi ailesinin mülkü sanarak kaynakları peşkeş çekmeye çalıştı, kimi millete kabadayılığa yeltendi, kimi insanımızın mukaddes değerlerine savaş açtı, kimi millî bünyemizi dinamitleyen her türlü ahlaksızlığa sahip çıktı, kimi şimdiden teslim bayrağını çekerek dönem bitene kadar hiçbir iş yapmayacağını ilan etti. Böyle bir siyaset anlayışını kardeşlerim, biz kabul etmiyoruz.”

“BU MİLLETİN TEK BİR KURUŞUNUN TERÖR ÖRGÜTLERİNE PEŞKEŞ ÇEKİLMESİNE GÖZ YUMAMAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütleriyle aralarına mesafe koyamayan belediye başkanlarının durumunu da “Hiç kimse kusura bakmasın, biz bu ülkenin ve bu milletin tek bir kuruşunun dahi terör örgütlerine peşkeş çekilmesine göz yumamayız. Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden alınarak yerlerine il valilerimizin başkanvekili olarak atanması, milletimize karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir devlet belediyelerin terör örgütlerine teslim edilmesine izin vermez, ne Avrupa’da, ne Amerika’da, ne de başka bir yerde böyle bir örnek yoktur” sözleriyle değerlendirdi.

Türkiye’nin bu operasyonları evrensel hukuk kurallarına, uluslararası kabullere ve uygulamalara göre yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde de aynı hassasiyetle takibimizi ve gerektiğinde irademizi ortaya koymaya devam edeceğiz. Teröre kim prim verirse karşısında bizi bulacaktır. Belediyeleri milletimize ve şehirlerimize hizmet dışında bir amaçla kullanan herkes aynı akıbete uğramaya mahkûmdur” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ DAHA İLERİYE TAŞIMAK İÇİN MÜCADELEMİZİ KESİNTİSİZ SÜRDÜRECEĞİZ”

Demokrasiden ekonomiye, güvenlikten diplomasiye, altyapıdan yüksek teknolojiye kadar her alanda Türkiye’yi çok daha ileriye taşımak için mücadeleyi kesintisiz sürdürdüklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rize bugün bizi nasıl bağrına bastıysa, 81 vilayetimizin tamamında aynı muhabbeti, aynı kucaklaşmayı gerçekleştirmekte kararlıyız. Ülkemize ve milletimize hizmet yolunda geçen 40 yılımız bizim en büyük referansımızdır. Elbette hatalarımız olabilir ama eksiğimiz olmaz. Asla kasıtlı yanlışımız, tembelliğimiz, hele hele ihanetimiz olmadı, olmayacaktır. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” dedi.

Açılışı yapılan konutlarla Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi hocalarının konut problemlerinin de çözüme kavuşturulduğunu belirterek, üniversitenin de 20 bine yakın öğrencisiyle Türkiye’de sayılı üniversiteler arasındaki yerini alacağına olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan eserlerin Türkiye’ye ve Rize’ye hayırlı olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, beraberindekilerle kurdele keserek, Rize’de yapımı tamamlanan eserlerin açılışını gerçekleştirdi.

Törene Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan ve eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’deki programı kapsamında AK Parti Rize İl Başkanlığı’nca düzenlenen yemeğe de katılarak, partililere hitap etti.

31 Mart seçimlerinde AK Parti ve Cumhur İttifakı’na verdikleri güçlü destek için Rizelilere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rize daha önceki tüm seçimlerde olduğu gibi, yine bizi yalnız bırakmadı.  Belediye başkanlığında yüzde 74 gibi rekor bir oyla Rizeli kardeşlerim bir kez daha iradesine, geleceğine, şehrine sahip çıktı. Ahde vefaları, kadirşinaslıkları için her bir Rizeli hemşehrime buradan teşekkürü bir borç biliyorum” dedi.

“VATANIMIZIN BEKASINA YÖNELİK HER TÜRLÜ İÇ VE DIŞ TEHDİDİ BERTARAF ETMEKTE KARARLIYIZ”

MHP’nin Rize’de belediye başkan adayını geri çekerek AK Parti adayını destekleme kararı aldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’dan sonra MHP ile başlayan dayanışmanın devam ettiğini, bu süreçte sadece saldırıları savuşturmadıklarını, aynı zamanda siyasi tarihin en köklü reformlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne de yine MHP ile birlikte imza attıklarını kaydetti.

“Altını çizerek ifade etmek isterim ki; ‘önce millet, önce memleket’ diyen herkesle çalışmaya hazırız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “AK Parti olarak bugüne kadar ülkemizi ilgilendiren tüm konularda partizanca bir davranışın içerisinde olmadık, Türkiye’nin çıkarı neyi gerektiriyorsa onu yapmaya gayret ettik. Devletimizi güçlendirmekten, milletimizin imkânlarını genişletmekten başka hiçbir gaye gütmedik, bugün de aynı hassasiyeti taşıyoruz. Vatanımızın bekasına yönelik her türlü iç ve dış tehdidi bertaraf etmekte kararlıyız. Türk demokrasisinin üstüne vesayet gölgesinin düşmesine müsaade edemeyiz. Ve Gezi gibi sokak terörünün, ne çukur terörünün ne de 15 Temmuz gibi ihanetlerin tekrarına izin vermeyiz, veremeyiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı işte bu tehditlerin önündeki en büyük engeldir. İnşallah hep birlikte Türkiye’yi başarıdan başarıya koşturmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün AK Parti’nin 18. yaşını büyük bir coşkuyla kutladıklarını hatırlatarak, “Bu harekete gönlünü veren, bu hareket için yüreğini ortaya koyan herkese bir kez daha muhabbetlerimi gönderiyorum. Unutmayın, Gazze’den Somali’ye, Arakan’dan Türkistan’a, Afrika’dan Asya’ya, Balkanlar’a kadar dünyanın dört bir köşesinde AK Parti’nin başarısı için dua eden milyonlarca kardeşimize yine buradan selamlarımı iletiyorum” ifadelerini kullandı.

“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE İDEALİMİZİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEMİZE HİÇBİR GÜÇ MANİ OLAMAZ”

Türkiye’nin AK Parti iktidarında yaşadığı değişim, gelişimi savunma sanayii, eğitim, sağlık, ulaşım alanlarından örnekler vererek anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle yurt dışından gelen misafirlerimiz, gurbetçi kardeşlerimiz iki Türkiye arasındaki devasa farkı gayet iyi görüyor, iyi biliyor. Yurt dışındaki 6,5 milyon insanımız dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin koruyucu gölgesini her an üzerlerinde hissediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti iktidarlarıyla beraber ülkemiz, menzilinde ileri demokrasinin olduğu, kalkınmanın olduğu, barış, kardeşlik ve dayanışmanın olduğu yepyeni bir yola girmiştir. Büyük ve güçlü Türkiye idealimizi gerçeğe dönüştürmemize hiçbir güç mani olamaz. Bilhassa terör örgütlerinin ve onların siyasi uzantılarının demokrasimizin imkânlarını kullanarak millî iradeye pusu kurmasına göz yumamayız” ifadelerini kullandı.

“SEÇİLMİŞ OLMAK HİÇ KİMSEYE SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ TANIMAZ”

Seçilmiş olmanın hiç kimseye suç işleme özgürlüğü tanımayacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Sandığı bölücü emellerin vasıtası kılmak, ona yapılabilecek en büyük kötülüktür. Siyasetçiye yetki, ülkesine, şehrine, ilçesine hizmet etsin, hizmet götürsün diye veriliyor. Bu milletin vermiş olduğu vergiler bu belediyelere o illere, oradaki insanlara hizmet verilsin diye bu para onlara gönderiliyor. Eğer siz bunu o ile, o ilçeye değil de Kandil’e gönderecek olursanız, teröristlere gönderecek olursanız, kusura bakmayın, bizler de hukuk içerisinde idari kararları işletir ve sizleri kapıya koyarız. Şayet burada bir ihlal varsa, ihanet varsa, göz göre göre işlenen bir suç varsa, devletin görevi buna müdahale etmektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin içinde gedik açma çabalarının da yine boşa çıkacağını dile getirerek, “Bunların niyeti hayır değil, bunların niyeti farklı. Dolayısıyla tabi ki dert burada sadece, biz acaba Erdoğan’ı bir-iki puan düşürmek suretiyle alaşağı der miyiz? Bu nereye çalışmaktır? Bunlar şu anda projelere çalışıyor. Bu projelerin kimler olduğunu, olabileceğini sizler zaten tahmin ediyorsunuz” şeklinde konuştu.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan’da

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in davetlisi olarak günübirlik çalışma ziyareti gerçekleştirmek üzere Azerbaycan’a ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bulunduğu uçak, Azerbaycan’ın işgalden kurtardığı topraklarda inşa ettiği ilk havalimanı olan Fuzuli Uluslararası Havalimanı’na iniş yaptı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fuzuli Uluslararası Havalimanı’na inen ilk devlet başkanı oldu

Yeni havalimanının açılış kurdelesini kesen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, daha sonra havalimanı binasını gezip yetkililerden bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da Azerbaycan’a geldi.

Okumaya devam edin

Dünya

Yelken’de rüzgar değişmedi. Özlem Akdurak ile yola devam.

Haber

on

Başkanlığına üst üste ikinci defa D. Özlem AKDURAK seçildi.

Yelken Federasyonu’nda Başkan değişmedi.

ÖZLEM AKDURAK, 2024 PARİS OLİMPİYAT OYUNLARI sonrasındaki yeni seçimlere kadar YELKEN FEDERASYONU Başkanlığı yapacak.

Yelken Federasyonu Başkanı AKDURAK, yapılan Spor Federasyonları olağan genel kurullarında seçilen ilk kadın Başkan olma ünvanına da aldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı ‘nın B2 katında yapılan Yelken Federasyonu ’nun 5. Olağan Genel Kurulunda Özlem AKDURAK İkinci kez başkanlığa getirildi.

Üç adayın katıldığı Olağan Genel Kurulun başkanlık yarışında, AKDURAK oylamaya katılan 262 delegeden 105’inin oyunu alarak yeniden başkanlığa seçildi.

D. Özlem AKDURAK Federasyonunun 5. Olağan Genel Kurulundaki konuşmasında döneminde gerçekleştirdikleri faaliyetleri hatırlattı. Konuşmasında büyük hayallerini ifade eden Özlem AKDURAK, Yelken sporunu bulunduğu yerden üst düzeye taşımak için çok çalışacaklarını belirtti.

Özlem AKDURAK ve öteki iki Başkan adayının konuşmalarından sonra Başkan, yönetim kurulu, disiplin kurulu ve denetleme kurulu üyelikleri için seçim yapıldı. Oylama sonucunda Özlem AKDURAK yeniden YELKEN FEDERASYONU başkanlığına seçilirken yönetim kurulu üyelikleri de belirlendi.

Yönetim Kurulu şu üyelerden oluştu; Ayhan Orhan OFLAZ, Cem HAKKO, Deniz ÇİÇEK, Enver ÇOBAN, Hakan Han ÖZCAN, Hakan YENİGÜN, Melih DİLİKOĞLU, Oğuz Akif SEZER, Özfer URALP, Serdar ÖZKALELİ, Sermurat KÜÇÜKGÜL ve Tolga YAĞLI. Özlem AKDURAK’ın başkanlığında Hüsnü Levent BAŞKAN , Alp BOLEVİN, Zekiye Ezgi TABAN, Özgür YAMAN ve Dinçer ÇERİBAŞ da disiplin Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar. Denetleme Kurulu üyeliklerine ise Özkan CENGİZ ve Uğur AKSOY getirildi.

YELKEN Federasyonunun 5’inci olağan Genel Kurulu Başkanlığa üst üste ikinci defa seçilen Özlem AKDURAK ’ın tebrikleri kabul etmesiyle sona erdi.

Okumaya devam edin

Dünya

“Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı olarak malum açıklamayı yapan büyükelçiler hususunda ülkem ve milletim adına ortaya koyduğumuz tavır sorumlu ve samimi duruşun tezahürüdür. Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin hakkını, hukukunu, onurunu, çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır. Nitekim bugün aynı büyükelçilikler tarafından yapılan yeni bir açıklamayla yargımıza ve ülkemize yönelik bühtandan geri dönülmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta üç ülkeyi kapsayan ve toplamda beş devlet başkanıyla bir araya geldiğimiz oldukça verimli bir Afrika seyahati gerçekleştirdik. Gittiğimiz her Afrika ülkesi gibi Angola, Togo ve Nijerya’da da büyük bir hüsnükabulle, samimi bir misafirperverlikle karşılandık. Gerek baş başa ve heyetler arasında yaptığımız görüşmelerde, gerekse de iş insanlarımızın muhataplarıyla olan temaslarında bölgedeki büyük potansiyeli bir kez daha müşahede ettik.

Şu hususun altını bilhassa çizmek istiyorum: Hükûmete geldikten sonra en çok önem verdiğimiz ve en çok emek harcadığımız konulardan biri, Afrika Kıtası’yla ilişkilerimizi geliştirmekti. Bu anlayışla Başbakan ve Cumhurbaşkanı sıfatıyla 30 Afrika ülkesine 50 seyahat gerçekleştirdik. Diplomatik temsilcilik sayımızı kıta genelinde artırırken ticari ve ekonomik iş birliklerimizi de güçlendirmeye çalıştık. Dünyanın yükselen kıtası Afrika’nın önemi 21. yüzyılda giderek daha çok artacaktır.

“TÜRKİYE’NİN AFRİKA’YA BAKIŞI BATI ÜLKELERİNDEN ÇOK FARKLIDIR”

Sağlık ve iklim krizleriyle sarsılan, dengeleri bozulan, yeni arayışlara yönelen dünya için Afrika’nın mümbit toprakları hâlâ en değerli kaynaktır. Sömürgecilerin sürekli biçim, yol, yöntem değiştirerek kıtayı ellerinde tutma gayretleri bitmedi ve bitmeyecektir. Buna karşılık Afrika halklarının hafızalarında geçmişte yaşadıkları acılar tüm tazeliğiyle durmaktadır. Daha önemlisi, Afrikalı dostlarımız sahip oldukları zenginliklerin öneminin ve kendilerine sağlayacağı faydanın da farkındadır. Afrika toplumları artık sömürülmek, ezilmek, öldürülmek değil adil bir paylaşımla gelişmek, kalkınmak, büyümek ve insanlığa bu şekilde katkıda bulunmak istiyor.

Hiç şüphesiz Türkiye’nin Afrika’ya bakışı Batı ülkelerinden çok farklıdır. Tarihinde sömürgecilik lekesi ve katliam ayıbı bulunmayan bir ülke olarak kıtaya insan merkezli yaklaştığımızı muhataplarımız da görüyor. Bunun için de özellikle bizi farklı bir yere koyuyorlar. Tabii asırlardır sömürülen siyasi, sosyal ve ekonomik düzeni bu şekilde kurulmuş bir coğrafyada mesafe kat etmek öyle kolay olmuyor. Sömürgecilerin izlerini kıtanın dört bir yanında siyasetten ekonomiye, sosyal ve kültürel hayata kadar her alanda görmek mümkündür. Buna rağmen Türkiye’nin karşılıklı saygıya, muhabbete, dayanışmaya, birlikte kazanmaya ve paylaşmaya dayalı politikaları artık yavaş yavaş kök salmaya, taban tutmaya, karşılık bulmaya başlamıştır.

Kıtadaki pek çok bölgeyle 500 yıllık geçmişe sahip kültürel ve beşeri ilişkilerimizin bulunması işimizi oldukça kolaylaştırıyor. Aynı şekilde Kızılay, TİKA, Yurt Dışı Türkler Başkanlığı, Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü, insani yardım kuruluşlarımız gibi yapılarımızla kıtada yürüttüğümüz faaliyetler fevkalade müspet bir iklim oluşturmuştur. İşte bu altyapı üzerinde Afrika’yı pazar değil ortak olarak gören bir yaklaşımla kıtanın tamamında güçlü dostluk ve iş birliği köprüleri kuruyoruz.

Afrika seyahatimizin hemen ardından İstanbul’da yapılan Türkiye-Afrika Ekonomi ve İşbirliği Forumu ile 17-18 Aralık’ta gerçekleştirilecek olan Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi gibi etkinlikler bu doğrultuda kat ettiğimiz mesafenin somut örnekleridir.

“AFRİKALI DOSTLARIMIZLA ORTAK BİR GELECEK İNŞA ETMEYİ, DOLAYISIYLA SÖMÜRGECİLERE RAHATSIZLIK VERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Ülkemizde neredeyse her ay bir ve birkaç Afrikalı misafirimizi ağırlıyoruz, aynı şekilde oradan da çok sayıda ziyaret daveti alıyoruz. İnşallah en kısa sürede yeni bir Afrika programıyla bu güzel iklimi daha ileriye taşıyacak adımlar atacağız. Eğitim, sağlık, ticaret gibi amaçlarla ülkemize gelen Afrikalıların sayısının her geçen yıl artması ilişkilerimizin geleceği bakımından umut vericidir. Türk iş insanlarının Afrika’daki yatırımlarının da sürekli büyüdüğüne, genişlediğine şahit oluyoruz. Nitekim son seyahatimizde de her üç ülkede toplam 18 ekonomik ve kültürel anlaşma veya mutabakat imzalandı, ortak bildiri yayınlandı.

Türkiye’nin Afrika’da attığı her adım elbette kıtayı kendi arka bahçeleri olarak gören eski sömürgecileri rahatsız ediyor. Ülkemiz aleyhinde Batıda yürütülen kampanyaların gerisindeki sebeplerden biri de budur. Kimse kusura bakmasın, biz Afrikalı dostlarımızla ortak bir gelecek inşa etmeyi, dolayısıyla sömürgecilere rahatsızlık vermeyi sürdüreceğiz. Her ne kadar bize olan husumetlerinden dolayı gözlerine perde inenler Türkiye-Afrika ilişkilerindeki gelişmeleri önemsizleştirmeye çalışsa da, kıtada ülkemiz adına çok hayırlı ve faydalı işler yapmaya devam edeceğiz.

“ÜLKEMİZİ GÜÇLÜ TUTMAK, MİLLETİMİZİN HAYSİYETİNİ KORUMAK İÇİN CANLA BAŞLA MÜCADELE EDİYORUZ”

Bin yıllık vatanımız Anadolu’da neredeyse her günümüz mücadeleyle geçmiştir. Bugün de ülke ve millet olarak sınırlarımızın güvenliğinden siyasi, ekonomik ve sosyal alana kadar her cephede aynı mücadeleyi veriyoruz. Gazi Mustafa Kemal’in millî mücadelenin en kritik safhalarından biri olan Sakarya Meydan Muharebesinde söylediği, ‘Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır’ ilkesi ülkemiz için hâlâ geçerlidir. Boş bıraktığımız, ihmalkâr davrandığımız, gereken tedbiri almadığımız, yeterli tahkimatı yapmadığımız her alanın ülkemizin istiklali ve istikbali için bir tehdit olarak karşımıza çıktığı gerçeğini defalarca yaşadık.

Bu tecrübenin ışığında diplomasiden güvenliğe, ekonomiden teknolojiye uzanan geniş bir yelpazede ülkemizi güçlü tutmak, milletimizin haysiyetini korumak için canla başla mücadele ediyoruz. Yürüttüğümüz mücadelede Cumhuriyetimizin 1 asırlık birikimi, Osmanlı ve Selçuklunun 10 asırlık mirası, medeniyetimizin 15 asırlık zenginliği, devletimizin 20 asırlık geleneği en büyük güç kaynağımızdır.

Tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de önümüzde kimi dış, kimi iç kaynaklı sıkıntılarımız, zorluklarımız mutlaka vardır. Türkiye diye bir devletin, Türk Milleti diye bir milletin bırakınız sahip oldukları gücü ve imkânları, varlığına bile tahammülü olmayanlar bugün de boş durmuyor. Kendi güvenlikleri ve refahları söz konusu olduğunda dünyaya ateşe atmaktan çekinmeyenlerin ülkemizin aynı çerçevedeki hassasiyetlerine saygı göstermelerini elbette beklemiyoruz. Bunun örneğini darbelerden vesayet düzenine verilen desteğe, terör örgütleri konusunda sergilenen çifte standarttan bölgemizdeki insani güvenlik krizleriyle ilgili tutuma kadar sayısız örnekte gördük, görüyoruz. Küresel yönetim sisteminin vanasını elinde tutanlar kendi sınırları içindeki tek bir olumsuzluk karşısında dahi her türlü hak ve hukuku askıya almayı meşru sayarken, milyonlarca insanın ölümünü duyarsızlıkla seyrediyor. Ucu kendilerine değen hususlarda hukuk, teamül ve ahlak tanımayanlar konu mazlum ve mağdurlar, konu Türkiye gibi hakkı ve adaleti savunanlar olduğunda ağız birliği yapıp bambaşka istikametlere yönelebiliyor. Geçmişte uzunca bir süre bu anlayışla ülkemizi istedikleri gibi yönlendirenler, istedikleri gibi şekillendirebilenler Türkiye artık kendi duruşunu sergilemeye başladığında paniğe kapıldılar.

“TÜRK YARGISI KİMSEDEN TALİMAT ALMAZ, KİMSENİN EMRİNE GİRMEZ”

Bir süredir yaşadığımız siyasi, ekonomik, toplumsal, diplomatik saldırıların gerisinde işte bu panik hâlinin yol açtığı acelecilik ve saygısızlık vardır. Türkiye’nin nezaketini, teennisiyle davranma tarzını zaaf olarak görerek eski alışkanlıklarına yönelenler, yaptıkları yanlışı kabul etmedikleri sürece hak ettikleri cevabı alacaklardır. Son dönemde bazı ülkelerin büyükelçileri tarafından yapılan hadsiz ve talihsiz açıklamayı da aynı çerçevede değerlendiriyoruz. Bu açıklama herhangi bir kişiyi veya konuyu değil doğrudan ülkemizin yargısını ve egemenlik haklarını hedef almıştır. Her şeyden önce bu tavır ülkemizdeki yargı teşkilatımızı, hâkimlerimiz, savcılarımız, avukatlarımızla birlikte tüm yargı mensuplarımıza yapılmış bir büyük hakarettir. Anayasamızın 138. maddesinde belirtildiği şekilde Türk yargısı kimseden talimat almaz, kimsenin emrine girmez. Kendi yasama ve yürütme organlarımızın bile Anayasa gereği işine karışamadığı yargımızı bir grup büyükelçinin sigaya çekmesine tahammül edemeyiz.

Dünyada nice acılar yaşanır, zulümler yapılır, adaletsizlikler sergilenirken Türkiye’yi dillerine dolayanların amaçlarının hak, hukuk takibi olduğuna kimse bizi inandıramaz. Bağımsız ve tarafsız yargımız ile yargı mensuplarımıza yönelik bu saygısızlığa gereken cevabı vermek devletin başı olarak herkesten önce bizim görevimizdir.

Cumhurbaşkanı olarak malum açıklamayı yapan büyükelçiler hususunda ülkem ve milletim adına ortaya koyduğumuz tavır işte bu sorumlu ve samimi duruşun tezahürüdür. Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin hakkını, hukukunu, onurunu, çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır. Nitekim bugün aynı büyükelçilikler tarafından yapılan yeni bir açıklamayla yargımıza ve ülkemize yönelik bühtandan geri dönülmüştür. Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesi ne yani ülkelerin kanunlarına ve nizamlara uygulayacağı, içişlerine karıştırılmayacağı taahhüdüne bağlılıklarını ifade eden bu büyükelçilerin artık Türkiye’nin egemenlik hakları konusundaki beyanlarında daha dikkatli olacaklarına inanıyoruz.

Ülkemizin bağımsızlığına ve milletimizin hassasiyetlerine saygı duymayan hiç kimsenin sıfatı ne olursa olsun bu ülkede barınamayacağını da ayrıca ifade etmek istiyorum.

Diğer yandan, bu süreçte kimin ülkenin ve milletin yanında durduğunu, kiminde ellerin kılıcını çaldığını bir kez daha hep birlikte gördük. Türkiye’nin bugün yaşadığı en büyük sancılardan biri de bu tür meselelerde yerli ve millî duruş sergilemeyi bir türlü başaramayan kimi siyasetçi, eski diplomat ve medya mensubundan oluşan güruhtur. Kişisel hırsları, ideolojik saplantıları ve kalplerini karartan kinleri uğruna kendi ülkelerinin aleyhindeki kampanyaların gönüllü aparatına soyunan, sözcülüğünü üstlenen mankurtları milletimiz yakından takip etmektedir.

Önümüzdeki dönemde güvenlikten ekonomiye pek çok sorunumuzla birlikte inşallah bu hastalıklı zihniyetten de kurtulacağız. Esasen ülke ve millet olarak bu tür çarpıklıklarla uluslararası medyadan siyasetçisine kadar farklı kesimler üzerinden ilk defa karşılıyor da değil.

Gezi olaylarında neredeyse bir ay boyunca ülkemizden yapılan canlı yayınları hatırlayın. Benzer hadiseler çok daha vahim boyutlarda Avrupa başkentlerinde yaşandığında aynı çevreler tek bir karenin bile dışarıya sızmasına izin vermediler. Ülkemizin yakın tarihlerindeki en büyük ihanetleri olan 17-25 Aralık emniyet, yargı darbe girişiminin ardından kopartılan fırtınaları da hatırlayın. PKK terör örgütünün çukur eylemleri ve HDP’nin 6-8 Ekim kanlı sokak olayları sırasında yaşananları da hatırlayın. DEAŞ’ın ve PKK’nın sınırlarımız boyunca ve sınırlarımız içinde gerçekleştirdikleri kanlı eylemleri de hatırlayın. Ve elbette 15 Temmuz darbe girişimini hatırlayın. Bunların hangisinde ülkemize her fırsatta demokrasi ve hukuk diskuru çekenlerin haktan, adaletten, meşrutiyetten, hepsini bir kenara bıraktım insanlıktan yana tavır aldığını gördünüz mü? Tam tersine bu hadiselerin hepsinde de terör örgütleri ve darbecilerin sırtları sıvazlamış, Türkiye’nin seçilmiş yöneticileri, diplomasi ve medya kıskacına alınarak pes ettirilmeye çalışılmıştır.

Hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle tüm bu oyunları bozduk, tuzakları boşa çıkardık, hevesleri kursaklarda bıraktık. Hangi engelle karşılaşırsak karşılaşalım ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırma azmimizden zerre kadar geri adım atmadık.

“TÜRKİYE GİBİ MİSYON SAHİBİ BİR ÜLKEDE HİÇBİR KARAR TESADÜFEN ALINMAZ”

Terörle ve darbe ile yapamadıklarını ekonomi ile yapmak için başlattıkları sinsi saldırıları da çok ciddi bedeller ödeme pahasına engelledik, engelliyoruz. Ülkemizin izlediği ekonomi politikasının sebebini ve amacını hâlâ anlamamış olanlar dönüp millî mücadeleye, Türkiye’nin 70 yıllık çok partili siyasi hayatında yaşadıklarına, özellikle de son sekiz yılına bakmalıdır. Tarih ve vicdan penceresinden bakılırsa bize yapılanların da, bizim yaptıklarımızın da gerisindeki asıl fotoğraf gayet iyi görülecektir.

Türkiye gibi misyon sahibi bir ülkede hiçbir hadise rastgele yaşanmaz. Hiçbir karar tesadüfen alınmaz. Hiçbir eylem bilinçsiz yapılmaz. Biz ne yaptığımızı da, ne için yaptığımızı da, bunun sonucunda nelerin ortaya çıkacağını da gayet iyi biliyoruz. Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak neredeyse 20 yıldır dünyada birlikte çalışmadığımız lider, içinde bulunmadığınız platform, arka planına vakıf olmadığımız hadise kalmadı. Avrupa’nın ve dünyanın en kıdemli lideri olarak tüm bu tecrübeler ışığında ve kurduğumuz güçlü altyapı üzerinde başlattığımız demokrasi ve kalkınma hamlesini sonuçlandırarak büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmeye çalışıyoruz.

Milletimiz emin olsun ki, bu hedefe çok yaklaştık. Dışarıda ve içeride artan gürültülerin sebebi bu gerçeğin herkes tarafından bilinmesidir. İşte hep birlikte yaşayarak görüyoruz, dünyanın en güçlü sağlık altyapısını biz kurduk. Şehir hastaneleri gibi eşi benzeri olmayan bir modeli hayata geçirdik ve Koronavirüs salgını döneminde bunun meyvelerini toplamaya başladık.

Üretim altyapımızı geliştirmek için ülkemizin her şehrini sanayi bölgeleri ile fabrikalarla donattık, yeniden inşa hareketini devam ettirdik işte bu hafta Eskişehir’de Organize Sanayi’de 52 fabrikanın açılışını yaptık. Bunun yanında 106 tane yine ayrıca fabrika açılışını yaptık. Bunlar kendiliğinden olmuyor, hani bir şey yapılmıyordu? Eskişehir’e git Bay Kemal orada bunların hepsini gör. Ve Çin’den işte dünyanın en önemli markası geldi orada kurutma makinesi, çamaşır makinesi bunun temelini değil, açılışının yaptığımız bir tesisi modern bir şekilde kurduk. Ülkemizde hidroelektrik, termik, doğal gaz, güneş ve rüzgâr santralleri ile donatarak kurulu enerji gücümüzü üç katından fazla artırdık. Çoğalan nüfusa ve üretim kapasitesine rağmen elektrik sıkıntısı çekmeyerek bu yatırımlarımızın meyvelerini toplamaya başladık.

Kara yoluyla, hava yoluyla, demir yoluyla, deniz yoluyla, ulaşım alt yapımıza tarihimizde görülmedik yatırımları yaptık. Dünyanın üretim merkezinin değişmeye başlamasıyla lojistik avantajımızın meyvelerini toplamaya başladık. Ülkemizin her şehrine yaydığımız üniversitelerimizle, yeniden ayağa kaldırmaya başladığımız mesleki ve teknik eğitimimizle, yetişmiş insan kaynağımızı güçlendirdik. Her alanda bunlarında meyvelerini toplamaya başladık.

“EVLATLARIMIZA BIRAKACAĞIMIZ EN BÜYÜK MİRAS OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ 2053 VİZYONU İÇİN GEREKEN TEMELİ ATTIK”

Adam utanmadan, sıkılmadan ‘81 vilayete niçin üniversite kuruyorsunuz?’ diyor. Söyleyeyim sana niçin kurduğumuz, biz 81 vilayetteki evlatlarımızın ülkemizin bir ucundan bir diğer ucuna gitmemesi için bunları kurduk. Ne çileler çekti bu ülkenin evlatları. 76 vilayette üniversite varken şimdi toplam 207 üniversitemiz var, bundan niye rahatsız oluyorsun Bay Kemal, niye bundan rahatsız oluyorsun? Ve 207 üniversiteyle biz şu anda ilim, irfan dağıtıyoruz ve dağıtmaya da devam edeceğiz. Sizin yapamadıklarınızı işte biz yaptık, yapıyoruz.

Bu örnekleri her konuya, her alana, her başlığa yaymak mümkündür. Hep söylediğimiz gibi, biz bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin istisnasız her karış toprağını milletin her ferdini kucaklayan eserlerimiz ve hizmetlerimizle evlatlarımıza bırakacağımız en büyük miras olarak gördüğümüz 2053 vizyonu için gereken temeli attık. Büyük ve güçlü Türkiye’nin siluetinin şekillenmeye başladığı şu dönemde, ülkemizi 2023’te kavşağında yeniden eski düzene, yani siyasi kaos, ekonomik yıkım, sosyal çatışma iklimine döndürmek isteyenler var. Kim bunlar? CHP. CHP deyince de çılgına dönüyorlar. Dışarıda ve içeride tek bir koro hâlinde yürütülen kampanyanın amacı, bizden kurtulmak değil bizim ülkemizin hanesine yazdırdığımız demokrasi ve kalkınma kazanımlarını yok etmektir, dertleri bu.

Bayraklar farklı, lisanlar farklı, çehreler farklı, ifadeler farklı olabilir, ama amaç aynıdır, o da büyük ve güçlü Türkiye, özellikle Türkiye hedefinin önünü kesmektir. Ama onların bilmediği bir şey var, milletimizle birlikte diplomasinin de, siyasetin de, ekonominin de dilini çözeli çok oldu. Buradan bir kez daha tekrarlıyorum, başaramayacaksınız, ya bu ülkenin bağımsızlığını, bu ülkenin vakarını, bu devletin büyülüğünü kabul edeceksiniz ya da nefesiniz tükenene kadar içinde çırpındığınız kibir ve nefret çukurunda debelenmeye devam edeceksiniz.

Dünyayı ve ülkemizi okurken insanlarımızın yaşadığı sıkıntıları asla görmezden geliyor, çözümü için çalışmaktan geri durmuyoruz. Ülkemizin güvenliği ve hedefleri için yedi düvelle mücadele ederken insanımızın sofrasındaki ekmeğinin, aşının, evindeki elektriğinin, doğal gazının, suyunun, kapısındaki aracın yakıtının, içindeki kazancının, kendisi ve ailesi için kurduğu hayallerin de derdiyle dertleniyoruz. Ya utanmadan, sıkılmadan ‘aşı yok’ diyor, ‘evine götürecek ekmeği yok’ diyor. Ya böyle bir yalan olur mu? Kim bunu diyen? CHP’lisi, İP’lisi. Ya bunlar korkulması gereken Yüceler Yücesinden de korkmuyorlar ki, bunlarda edep, hayâ yok.

Öyle diyor şair:

‘Ne aru namusu, ne ırzu hayâ,

Nedama medavu nedamu medavu.’

Ne ar kaldı, ne namus kaldı, ne hayâ kaldı, gelen geçti, gelen geçti, gelen geçti; bunlar böyle, maalesef. “

“KÜRESEL KRİZLERİN ÜSTESİNDEN GELMEKLE PAHALILIĞIN, YOKSULLUĞUN, HAKSIZLIĞIN, ADALETSİZLİĞİN ÖNÜNE GEÇMEK BİZİM AYNI DERECEDE MÜHİMDİR”

Ya şu anda bakıyorsunuz her evde araba var, kapıcısında araba var; şu anda ikinci el araba yetişmiyor zaten, böyle bir durum var. Ya bunları nasıl görmemezlikten geliyorsunuz? Ama bunu televizyon ekranlarından vatandaşa anlatır vatandaşı kandırabilirsiniz, ama bizi kandıramazsınız, biz çünkü hepsinin istatistiklerini tutuyoruz, nerede ne oluyor, ne satılıyor, bunların hepsini gayet iyi biliyoruz.

Ve bir diğer taraftan, Koronavirüs salgınından iklim değişikliğine kadar nice küresel krizin ülkemize etkileriyle uğraşırken kadınlarımızın, gençlerimizin, yaşlılarımızın, işçilerimizin, işverenlerimizin, garip gurebanın sesine de kulağımızı ve kalbimizi açık tutuyoruz. Büyük vizyonlara ve hedeflere odaklanırken, gözümüzün önündeki, burnumuzun dibindeki meselelere sırtımızı dönmüyoruz. Terörle mücadeleyle işsizlikle mücadele bizim için aynı mesabededir. Küresel krizlerin üstesinden gelmekle içerideki pahalılığın, yoksulluğun, haksızlığın, adaletsizliğin önüne geçmek bizim aynı derecede mühimdir. Esasen bunların hepsi de aynı makinenin farklı parçaları gibi birbiriyle yakından ilişkilidir. Hepsini birden hâl yoluna koymazsak yollumuza devam edemeyiz.

Bu dönemdeki talihsizliğimiz, küresel kriz ile ülkemize yönelik saldırıların aynı dönemde zirve yapmış olmasıdır. Salgınla birlikte bozulan küresel ekonomik dengeler yaygın kullanımı olan pek çok ürünün ham maddesinde, üretiminde, dağıtımında çok ciddi fiyat artışlarının yaşanmasına yol açtı. Türkiye bu fiyat artışlarını halkına nispeten en az yansıtan ülkelerin başında geliyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin pek çoğunda durum çok daha vahimdir. Bu sıkıntılı sürecin olumsuz etkilerini dünyada önümüzdeki dönemlerde daha fazla göreceğiz.

Türkiye olarak artan üretim ve lojistik gücümüzle yaşanan sıkıntıları kendimiz için bir fırsata dönüştürme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Tabi bu arada yaşanan fiyat artışları ve diğer sıkıntıların insanlarımızı bunaltmaması için gereken tedbirleri alıyoruz. Tarım ürünlerinde belirlediğimiz oldukça yüksek alım fiyatları bu tedbirlerden biridir. Yine kamu işçi ve memurlarının ücretlerinde yaptığımız artışlarda da bu durumu dikkate alarak çıtayı bir hayli yüksek tuttuk. Elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki maliyet satış oranlarında devlet olarak epeyce ciddi seviyede sübvansiyon yapıyoruz. Sosyal yardım sistemimizi etkin şekilde işleterek geliri olmayan ve çok düşük gelirli vatandaşlarımızı sahipsiz bırakmıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu doğrultuda atacağımız ilave adımlarımız olacak.

“SALGIN DÖNEMİNDE FEDAKÂRLIK YAPAN VATANDAŞLARIMIZIN ÜZERLERİNE DAHA FAZLA YÜK BİNMEMESİ İÇİN GEREKEN TEDBİRLERİ ALMAKTA KARARLIYIZ”

Salgın döneminde zaten fedakârlık yapan vatandaşlarımızın üzerlerine daha fazla yük binmemesi için gereken tedbirleri almakta kararlıyız. Maliyetlerdeki yükselişin ötesinde fırsatçılık yapanlara da kusura bakmasınlar göz açtırmayacağız, bu konudaki denetimleri ve müeyyideleri sıkılaştırıyoruz. Geçtiğimiz hafta Meclis’e sunduğumuz yarın Plan Bütçe Komisyonu’ndaki müzakereleri başlayacak 2022 bütçemizi de bu anlayışla hazırladık. Nice krizleri, nice sıkıntıları, nice saldırıları başarıyla geride bırakan ülkemizin bu küresel türbülansın da üstesinden geleceğine inanıyoruz. Bunun için Cumhurbaşkanı olarak, Kabine olarak, tüm yönetim olarak üzerimize düşenleri yapıyoruz, yapmayı sürdüreceğiz. Mesela bu hafta sonu Roma’da yapılacak G-20 Liderler Zirvesi’nde ve ardından Glasgow’da katılacağımız Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde hem gündemdeki konularla ilgili ülkemizin görüşlerini dile getirecek, hem de önümüzdeki fırsatları değerlendirmeye yönelik temaslarda bulunacağız.

Salgın krizinden iklim değişikliğine kadar her hususta ülkemizin küresel sistemdeki söz hakkını ve itibarlı konumunu güçlendirmek için gereken her adımı attık, atıyoruz. Aynı şekilde ülke içindeki sıkıntıları çözmek, her kesimden insanımıza rahat nefes aldırmak için de daha çok çalışacak, daha çok kaynak üretecek, daha çok politikalar geliştireceğiz.

Bugünkü Kabine gündemimizde talimatımızla ülkemizin 58 ilindeki 1585 cem evi ziyaret edilerek hazırlanan kapsamlı bir çalışmayı da görüştük. Aynı şekilde İnsan Hakları Eylem Planı’nda yer alan azınlık vakıflarının seçim usulüyle ilgili hususu da değerlendirdik. Hangi kökene, hangi inanca, hangi meşrebe sahip olursa olsun, Türkiye’nin 84 milyon vatandaşımızın her birinin meselesi bizim meselemizdir. Bu anlayışla millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek her adımı geçmişte attık, bugün de atmayı sürdüreceğiz.

Özellikle sözlerime son vermeden önce salgın tehdidi tamamen ortadan kalkana kadar tedbirlere riayet etmeyi sürdürmemiz gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum. İleri yaştaki vatandaşlarımız başta olmak üzere herkese gönüllülük esasına göre ikinci ve üçüncü doz aşılarını bir an önce olmalarını tekrar hatırlatıyorum.

Ve bu vesileyle özellikle de bir taraftan malum Ankara’daki AKM’nin olduğu yeri millet bahçesi, millet parkı hâline getirdik ve buranın da açılışını inşallah yapıyoruz ve bunun için de tüm başta Ankaralılar olmak üzere bu açılışta beraberce bulunmayı arzu ediyoruz. Aynı şekilde 29 Ekim’de de İstanbul’umuzda yine AKM’nin açılışını yapacağız, tüm İstanbullular bu açılışa davetli. Gerçekten muhteşem bir eseri İstanbul’umuzda, Taksim’de orada da yine meydana getirdik, inşası bitti, ihyası aynı şekilde İstanbullularla birlikte olacak. Ve o akşamı da İstanbullularla birlikte yaşamak istiyoruz; Ankara, ardından İstanbul.

Sizleri en kalbi duygularla selamlarken Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyor, bu duygularla bir kez daha hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya40 dakika önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan’da

Dünya2 saat önce

Yelken’de rüzgar değişmedi. Özlem Akdurak ile yola devam.

Dünya4 saat önce

“Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır”

Dünya19 saat önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’deki toplu açılış töreninde konuştu

Dünya20 saat önce

“Türkiye’ye yatırım yapan, Türkiye’nin aydınlık geleceğine güvenen herkes kazanmaya devam edecektir”

Dünya20 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefimize ulaşacağız

Dünya21 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’de “Kadınlarla Büyük Türkiye Yolunda” programına katıldı

Dünya24 saat önce

BİLARDO Federasyonu’nda Başkan değişmedi.

Dünya2 gün önce

TRİATLON FEDERASYONU’nda Başkan yeniden Bayram YALÇINKAYA.

Dünya2 gün önce

HAK-İŞ GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU BAKAN VEDAT BİLGİN’İN KATILIMIYLA TOPLANDI

Dünya4 gün önce

“Afrika’da kapısı çalınmadık dost, yarası sarılmadık gönül, iş birliği yapılmadık ülke bırakmıyoruz”

Dünya4 gün önce

Emine Erdoğan “Türkiye-Afrika Kadın Liderlik Diyaloğu Paneli”ne katıldı

Dünya4 gün önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU, PTT’NİN 181. YAŞINI SİRKECİ TARİHİ BÜYÜK POSTANESİ’NDE KUTLADI

Dünya4 gün önce

HAK-İŞ BAŞKANLAR KURULU BAKAN SÜLEYMAN SOYLU’NUN KATILIMIYLA TOPLANDI

Dünya5 gün önce

Modern Pentatlon FEDERASYONU Başkanlığına VELİ Ozan ÇAKIR yeniden seçildi.

Dünya5 gün önce

Emine Erdoğan, Nijerya’da Abuja Yunus Emre Kültür Merkezi’nin açılışına katıldı

Dünya5 gün önce

“Nijerya’nın Afrika kıtasında barışın, istikrarın ve ekonomik kalkınmanın tesisi yönünde gösterdiği çabalar takdire şayandır”

Dünya6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda

Dünya6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Togo, Burkina Faso ve Liberya Devlet Başkanlarıyla bir araya geldi

Dünya6 gün önce

“Togo ile siyasi, ekonomik, ticari ve askerî alanlarda iş birliğimizi ilerletme arzusundayız”

Dünya7 gün önce

Emine Erdoğan, Togo’da Türkiye Maarif Vakfı Eğitim Kampüsü’nün açılışına katıldı

Dünya7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Togo Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda

Dünya7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Togo’da

Dünya7 gün önce

Özdemir Bayraktar son yolculuğuna uğurlandı

Dünya1 hafta önce

Emine Erdoğan, Angola’nın başkenti Luanda’da Rangel Kadın Mesleki Eğitim Merkezi’ni ziyaret etti

Dünya1 hafta önce

“Afrika kıtasıyla yakın iş birliğimize büyük önem ve anlam atfediyoruz”

Dünya1 hafta önce

“Türkiye olarak kalkınma yolculuğunda dost Angola’nın yanında olmayı sürdüreceğiz”

Dünya1 hafta önce

“Türkiye ve Angola enerji konusunda ciddi iş birliği imkânlarına sahiptir”

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Angola’da

Dünya1 hafta önce

“Afrika kıtasıyla ilişkilerimizi ‘kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde’ ilerletmek istiyoruz”

Dünya1 hafta önce

CİMNASTİK Federasyonu DELEGELERİ BAŞKAN SUAT ÇELEN’le devam dedi.

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile ortak basın toplantısı düzenledi

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya2 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya7 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya10 ay önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya1 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya6 ay önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Gündem2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya7 ay önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya8 ay önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya8 ay önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya7 ay önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya10 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya8 ay önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya1 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Tekne Firmaları Türkiye8 ay önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Dünya12 ay önce

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,: Sporun güzel yönüyle yarınlara yürümeye devam edeceğiz

Dünya2 sene önce

“Türkiye’nin haklarını sonuna kadar savunacağız”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Kiralık Yelkenli2 sene önce

Setmarine yachts |Çeşme Kiralık Yelkenli

Gündem11 ay önce

Gazete ve Dergi Sektöründe Lider Haber Yazılımı

Reklamlar

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

Son Dakika Haber