Connect with us

Dünya

“Sivas Kongresi kararları, milletimizin en zor zamanlarında bütün dünyaya haykırdığı bir bağımsızlık manifestosudur”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümü kutlama programında yaptığı konuşmada, “Sivas Kongresi kararları, milletimizin en zor zamanlarında bütün dünyaya haykırdığı bir bağımsızlık manifestosudur. Bir asır sonra bir kez daha tekrarlıyoruz ki, evet, manda ve himaye asla kabul edilemez; millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümü kutlama programına katılarak bir konuşma yaptı.

Meydanda bulunanları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstiklal Harbimizin en kritik dönemeçlerinden olan Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümünün ülkemiz, milletimiz ve geleceğimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi, Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını tazimle yâd ediyorum. Anadolu’ya ayak bastığımız günden bugüne kadar ülkemizin ve milletimizin bekası için canını esirgemeyen bütün şehitlerimize, gazilerimize, kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

“SİVAS, MİLLÎ MÜCADELE’NİN VE CUMHURİYETİN İLK MERKEZİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kalkınması ve milletin güçlenmesi için emek veren, çalışan, üreten herkesi minnetle anarak, “Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi’nin yıl dönümlerini her sene büyük bir coşkuyla kutlayan siz değerli hemşerilerimi canı gönülden tebrik ediyorum” diye konuştu.

Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümünü kutlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bayrağını ve istiklalini koruyabilmek için nice kereler çetin imtihanlardan geçmiş ve çok zor şartlar altında bile inandığı değerlerden taviz vermemiş bir milletin mensuplarıyız. Tarihimizin en derin izlerini hafızalarımıza kazıyan dönemlerden biri de şüphesiz Millî Mücadele yıllarıdır. İstiklal Harbimizin dönüm noktalarından biri olan Sivas Kongresi ve 4 Eylül 1919 tarihi aziz milletimizin hafızasında çok önemli bir yere sahiptir. Çünkü Millî Mücadele’nin işaret fişeği burada atılmış, dönemin şartlarında daha emniyetli bir yer tespit edilemediğinden Kurtuluş Savaşı’nın hazırlıkları burada yapılmıştır. Dolayısıyla Sivas, Millî Mücadele’nin ve cumhuriyetin ilk merkezidir. Tam bir asır önce bugün yurdun dört bir tarafından gelerek Sivas Kongresi’ne iştirak eden delegeler, burada millî bir duruş sergilemişlerdir. Milletimizin işgalci güçlere asla boyun eğmeyeceğini, birbirine sımsıkı kenetlenerek mücadeleye hazır olduğunu bütün dünyaya yine buradan ilan etmişlerdir.”

“SİVAS’TAKİ KARARLILIĞI KAYBETMEDİĞİMİZİ TEKRARLAMAK İSTİYORUM”

Sivas Kongresi denilince göz önüne tarihî bir fotoğraf geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O fotoğrafta Gazi Mustafa Kemal ile birlikte kimler vardı? Sivas Kongresi’ne kimler iştirak etmişti? O gün İstanbul, temsilcisiyle burada mıydı? Evet buradaydı. Bursa, temsilcisiyle burada mıydı? Evet buradaydı. Aydın, Manisa, Denizli, Afyonkarahisar, burada mıydı? Evet buradaydı. Çorum’dan, Yozgat’tan, Kastamonu’dan, Eskişehir’den Erzincan’dan, Niğde’den, Nevşehir’den, Kayseri’den Diyarbakır’dan, Antep’ten, Hakkâri’den, Samsun’dan gelen delegelerin hepsi burada mıydı? Evet buradaydı. Sivas’taki tarihî toplantıda doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün vatan temsil ediliyordu. Bir asır sonra aynı mekânda Millî Mücadelemizin bu ilk temsilcilerini saygıyla yâd ederken Sivas’taki heyecanı ve kararlılığı asla kaybetmediğimizi de tekrarlamak istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas’ın tarihte “sultan şehir” olarak anıldığını ve tarihte önemli bir yönetim merkezi olduğunu anımsatarak, “Hititler zamanından itibaren daima devrinin en önde gelen merkezleri arasında yer alan Sivas, Danişment, Eretna ve Selçuklu devletine başkentlik yapmıştır. İşte bu Sivas 4 Eylül 1919 tarihinden itibaren 108 gün boyunca da Millî Mücadelemizin başkentliğini yürüttü. Gazi Mustafa Kemal ve Amasya Genelgesi’nde imzası bulunan paşalar, Anadolu’nun bilvücuh, en emin mahalli olan Sivas’ta, millî bir kongrenin toplanması kararını vermişlerdir” ifadelerini kullandı.

“SİVAS, ANADOLU’NUN BİRLİK VE DİRLİK YURDUDUR”

Sivas’ın o tarihin şartlarında sadece jeopolitik konumundan dolayı değil, Sivaslıların sağlam duruşuyla da en emin şehir olarak tercih edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü Sivas her zaman vatan sathında millî refleksi kuvvetli insanların yaşadığı şehir olarak öne çıkmıştır. Sivas’ın, ‘Vilayet-i Anadolu’ olarak anılmasına sebep olan özelliği, milletimizin bekasını tehdit altında gördüğü an şahlanmasıdır. Sivas, Anadolu’nun birlik ve dirlik yurdudur. Bu topraklar kadim tarihi boyunca kimleri bir ana gibi bağrına basmamış ki? Gün olmuş Akkoyunlular üzerine sefere çıkan Fatih Sultan Mehmet misafiri olmuş Sivas’ın. Gün olmuş İran üzerine sefere çıkan Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, 4. Murat burada nefeslenmiş. Gün olmuş ilay-ı kelimetullah uğruna yurdundan ayrı düşen Abdülvehhap Hazretleri gibi bir gaziyi bağrına basmış, gün olmuş İzzettin Keykavus gibi bir sultanı kucaklamış. Gün olmuş Anadolu’yu düşman işgalinden kurtarmak niyetiyle Sivas Kongresi’ni tertipleyenler için en emin belde olmuş. Gün olmuş Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan göçüp gelen muhacirlere gönlünün kapılarını açmış, gün olmuş Âşık Veysel gibi bir halk ozanını, gün olmuş Muhsin Yazıcıoğlu gibi bir yiğit dava adamını doğurmuş. Sivas işte tüm bu özelliklerini her daim korumuştur ve hâlen de korumaktadır.”

“108 GÜN BOYUNCA ÜLKE SİVAS’TAN İDARE EDİLDİ”

Sivas’ın gönlünde nifak değil, birlik, beraberlik duygularının yer bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sivas’ın yiğidoları her şartta sadece ve sadece hakkı tutup kaldırır” diye konuştu.

Bu şehirde karşılık bulamayan bir siyasi hareketin ülkenin tamamında başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için Sivas’a hep ayrı bir önem verdiklerini, hep gönüllerinin en mutena yerinde misafir ettiklerini söyledi.

Sivas’ı bir de şairin diliyle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sivas hasreti” şiirinden dizeler okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Erzurum’dan yola çıktığını haber alan Sivaslıların büyük bir heyecanla karşılama hazırlıklarına başladıklarını, vatan, bayrak, istiklal için yollara çıkan Sivaslıların, Refahiye, Suşehri üzerinden Sivas’a gelen Gazi Paşa ve arkadaşlarını 2 Eylül 1918 sabahı Kılavuz Tepesi’nde büyük bir coşkuyla karşıladıklarını anlattı.

Sivaslıların, kongre binası ve delegelerin emniyeti için her türlü tedbiri alarak ev sahipliğinin gereklerini bihakkın yerine getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrenin başlamadan sona ermesi için yürütülen tüm sinsi teşebbüslerin hem delegelerin hem de Sivaslıların sağlam duruşlarıyla boşa çıkartıldığını aktardı.

Mustafa Kemal ve temsil heyetinin 18 Aralık 1919’da Ankara’ya hareket ettiği güne kadar tam 108 gün boyunca ülkenin Sivas’tan idare edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin başkenti ve millî iradenin tecelligahının bu şehir olduğuna işaret etti.

Sivas’ta toplanan heyetin çalışmalarıyla başlayan bu sürecin sonunda, hem yurdun işgalden kurtarıldığını hem de yeni devletin kurulduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal’in de hatıralarında “Cumhuriyet’in temellerini burada attık” dediğini hatırlattı.

“MİLLÎ İRADEYE, İSTİKLALİNİZE VE İSTİKBALİNİZE SAHİP ÇIKTINIZ”

Cumhuriyet ve demokrasiye giden yolun taşlarının, milletin esarete karşı direnişinin sembolü olan Sivas’ta taşındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “manda ve himaye asla kabul olunamaz” kararının alınmasıyla millî mücadelenin gayesinin bütün dünyaya ilan edildiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sivas Kongresi kararları, milletimizin en zor zamanlarında bütün dünyaya haykırdığı bir bağımsızlık manifestosudur. Bir asır sonra bir kez daha tekrarlıyoruz ki, evet, manda ve himaye asla kabul edilemez; millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz” dedi.

Kurtuluşun Savaşı’nı büyük bir zaferle neticelendiren milletin 15 Temmuz 2016’da benzer bir imtihandan alnının akıyla çıkmasını bildiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Millî iradeye darbe vurmak ve ülkemizi işgal etmek niyetiyle girişilen hain darbe teşebbüsü 97 yıl aradan sonra bir kez daha milletimizin azmi ve kararıyla boşa çıkarıldı. 15 Temmuz gecesi darbeciler karşısında kenetlenen Türk milleti bir kez daha Kuvayı Milliye’yi amil ve iradeyi milliyeyi hâkim kılarak hainleri bozguna uğrattı. Sizler de o gece bu meydana akın ederek, millî iradeye, istiklalinize ve istikbalinize sahip çıktınız. Darbecilerin karşısında dimdik durarak, meclisinize, Cumhurbaşkanınıza ve hükûmetinize sahip çıktınız. Gösterdiğini şanlı direnişle hainlere diz çöktürdünüz.”

“TÜRKİYE’NİN KAZANIMLARINA VE HEDEFLERİNE KARŞI KURULAN HER TUZAĞI BOZACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlere fırsat vermediniz. Bu birlik ve beraberliğimiz devam ettiği sürece hürriyetimize değerlerimize ve kardeşliğimize yönelebilecek her türlü tehdit bertaraf olacaktır. Sivas Kongresi’nin 100’üncü yıl dönümünde Sivas Mektebi Sultani binasından bir kez daha haykırıyoruz, millî sınırlar içinde vatan bir bütündür. Vatanımız, bayrağımız, devletimiz, milletimiz, istiklalimiz, bizim namusumuzdur, şerefimizdir. Vatanımıza, bayrağımıza, istiklalimize uzanan her eli kırdık, yine kıracağız” diye ekledi.

Kongre salonlarına Türk bayrağını asmayan teröristlere ödetilen bedellerin ortada olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te bunları inlerine nasıl soktuğumuz ortadadır. İçeriden ya da dışarıdan Türkiye üzerinde operasyon yapmak isteyenlere göğsümüzü siper etme pahasına gereken cevabı vermeye devam edeceğiz. Türkiye’nin kazanımlarına ve hedeflerine karşı kurulan her tuzağı bozacağız. Evet, ‘ya olacağız ya öleceğiz’ diyerek girdiğimiz bu kutlu yoldan asla dönmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Sivas Kongresi’nden bahsedip de millî mücadele yıllarında bu şehirde kurulan bir dernekten bahsedilmezse kadınlara haksızlık yapılmış olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’nin Vali Reşit Paşa’nın hanımı Melek Hanım’ın başkanlığında Sivaslı kadınlar tarafından kurulduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınlarımız kara günler için bir kenarda sakladıkları ne varsa bu cemiyete vererek ‘millî mücadelede biz de varız’ demişlerdir. Bu cemiyet millî mücadele boyunca temsil heyeti ve Ankara Hükûmetiyle irtibatını kurdurmuş, Gazi Paşa’nın da büyük takdirlerini kazanmıştır” ifadelerini kullandı.

“BU MİLLET BİR OLSUN, İRİ OLSUN, DİRİ OLSUN, KARDEŞ OLSUN VE HEP BİRLİKTE TÜRKİYE OLSUN”

Sivas Kongresi vesilesiyle üzerinde tekrar tekrar durulması gereken meselenin manda tartışmaları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrede delegelerin bir kısmının eldeki mevcut imkânlar, silah ve cephaneyle Kurtuluş Savaşı vermenin güç olacağını düşünerek Amerikan mandasına girmenin en mantıklı yol olacağını dile getirdiklerini anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas Kongresi devam ederken Ermeni meselesi üzerinde incelemeler yapmak üzere Anadolu’da bulunan bir Amerikalı generalin de beraberindekilerle Sivas’a geldiğini anlattı.

Amerikalı subayın manda fikrine destek olmak için Sivas’ta kulis yaptığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapılan uzun tartışmaların sonunda ‘Ya istiklal, ya ölüm’ kararı alınarak manda fikri bir daha açılmamak üzere tarihe gömülür” ifadelerini kullandı.

Buna rağmen Amerikalı generalin Türklerin işgaller karşısında paramparça olduğunda bir araya gelmelerinin ve Kurtuluş Savaşı yapmalarının mümkün olmadığında ısrar ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu görüşme esnasında Harbord’un ısrarlı tutumu Mustafa Kemal’i öyle sinirlendirmiştir ki elindeki tespihin ipi kopar ve taneleri dağılır. Yerden tespih tanelerini alan ve bunları ipe dizen Gazi Paşa, ‘Görüyorsunuz değil mi General. Tespih dağıldı fakat onu bir araya getirecek olan sizler değilsiniz, bu millettir’ diyerek konuyu kapatır. Onun için tespihin imamesi çok önemli, o imame koptuğu zaman o tespih dağılır. Onun için imameleri kopartmayacağız, tespihi dağıtmayacağız ki bu millet bir olsun, iri olsun, diri olsun, kardeş olsun ve hep birlikte Türkiye olsun.”

“TÜRKİYE MANDA TARTIŞMALARINI SİVAS’TA KAPATTI”

Türkiye’nin manda tartışmalarını Sivas’ta kapattığını ancak bazı zihinlerde ve gönüllerde bu özlemin hep devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hatta bugün de ülkemizde bir kesimin kendi milletinin istiklali ve istikbali davası yerine başka davaların sözcülüğüne soyunduğunu da üzüntüyle görüyoruz. Kardeşlerim, siyaset başkadır politik çıkar başkadır, ülkenin ve milletin ali menfaatleri başkadır. Bunları birbirine karıştırdığınızda kendinizi rengini şehitlerimizin kanlarından alan bayrağımız yerine başka paçavralar altında bulabilirsiniz. Kendi medeniyetinize ve tarihinize yabancılaştığınızda İstiklal Marşı’mızda ‘şehadetleri dinin temeli’ olarak ifade edilen ezanımızdan rahatsız olabilirsiniz. Hatta kendinizi doğrudan milletimizin iradesine kasteden darbecilerle aynı çizgiye gelmiş olarak dahi görebilirsiniz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim; Misakı Millî’nin ne olduğunu bilmeyen, şimdi bizim güneyimizde 910 kilometre Suriye sınırımız var değil mi? Orası neydi? İşte orası bir zamanlar Misakı Millî hudutlarıydı. İşte bunu bilmeyen, biliyor olsa da kendisine biçilen misyon gereği bu gerçeğin üzerini örtmek için çalışanları da aynı kervana dahil etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

“İşte bunun için biz her fırsatta rabiamızı dile getiriyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek millet diyoruz, tek bayrak diyoruz, tek vatan diyoruz, tek devlet diyoruz. Tıpkı 100 yıl önce Sivas Kongresi’nde bir araya gelen büyüklerimiz gibi ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyoruz. Bu yolda bizimle yürüyen herkesle birlikte olmaktan şeref duyarız. Bu yolu tıkamaya, kapatmaya, çökertmeye çalışanları da tıpkı bir asır önce olduğu gibi milletimizle birlikte tarihe havale etmek boynumuzun borcudur” diye konuştu.

“RAMAZAN BAYRAMI’NA KADAR YÜKSEK HIZLI TRENİ SİVAS’A VARDIRACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan Bayramı’na kadar yüksek hızlı trenimizi inşallah Sivas’ımıza vardıracağız” ifadesini kullanarak, “Gerçi bazıları, ‘Sivas’a ne gerek var trene’ deyip geçmişlerdir ama biz ülkemizin muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkması için nereye ne gerektiğinin planlarını iyi yaptık ve Corç hızlı trene biniyorsa benim Ahmedim, Mehmedim, Ayşem, Fatmam da bu hızlı trene binecektir” dedi.

Sivas Kongresi’nin 100’üncü yıl dönümünün ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir asır önce bugün Sivas’ta toplanarak istiklal mücadelesini yeni bir safhaya geçiren büyüklerimiz başta olmak üzere bin yıldır bu toprakların vatanımız olması için çalışan, ter döken gerektiğinde canını veren ecdadın her birini şükranla yâd ediyorum. İnşallah Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü olan 2023’te hedeflerimize ulaşarak, ecdada layık bir millet olduğumuzu göstereceğiz. Bizden sonraki nesillere miras olarak bıraktığımız 2053 ve 2071 vizyonlarıyla tarihteki binlerce yıllık yürüyüşümüzü daha da ileriye taşıyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” diye ekledi.

Törene; TBMM Başkanı Mustafa Şentop, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti, CHP ve MHP genel başkan yardımcıları ile Sivas Valisi Salih Ayhan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin de katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından Sivas genelinde 2002-2019 yıllarında dikimi gerçekleştirilen 100 milyon fidana ek olarak Cumhuriyet Meydanı’na bir fidan daha dikerek can suyu verdi.

Şehirdeki temasları kapsamında, Sivas Belediyesini ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentte yürütülen çalışmalar hakkında Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin’den bilgi aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra, Sivas Valisi Salih Ayhan’ı kabul etti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, AK PARTİ SİVAS İL BAŞKANLIĞI’NIN DÜZENLEDİĞİ YEMEĞE KATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirdeki temasları kapsamında AK Parti Sivas İl Başkanlığı’nın düzenlediği yemeğe katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasında teşkilat mensuplarıyla bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümü kutlama programına katıldığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Bu güzel toplantıyı tertip ettikleri için Sivas İl Başkanlığımıza ve programda emeği olan tüm dava arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Kurulduğu günden itibaren Sivas İl Teşkilatımız çatısında görev almış, ülkemizin güçlenmesi, demokrasimizin perçinlenmesi, milletimizin barış, huzur ve esenliği için ter dökmüş tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum” dedi.

“ÖNÜMÜZDE 4,5 YILLIK BİR İCRAAT DÖNEMİ BULUNUYOR”

Sivas’a sadece Sivas Kongresi’nin 100. yıl dönümünü kutlamak için değil, aynı zamanda Sivaslılara olan şükran borcunu ödemek için de geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî iradenin ve Millî Mücadele’nin şehri Sivas, 31 Mart seçimlerinde bir kez daha demokrasiye, geleceğine sahip çıktı. 31 Mart seçimlerinde Sivas, kardeşlik, huzur ve hizmet dedi. Sivas, yüzde 49,5 oy oranıyla tercihini bir kez daha AK Parti’den, AK Parti’nin eser ve gönül siyasetinden yana kullandı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde partisinin Sivas’taki başarısından dolayı emeği geçen herkese şükranlarını sunarak, “Şimdi dönem, azmiyle, karalılığıyla, emeğiyle, hayır dualarıyla her zaman yanımızda duran Sivaslı kardeşlerime hizmet dönemidir. Şimdi devir, Sivas’a yeni eserlerle vefa borcumuzu ödeme devridir. Bunun için önümüzde 4,5 yıllık bir icraat dönemi bulunuyor” dedi.

“BİR ASIR ÖNCE MİLLETE CESARET AŞILAYAN SİVAS, BUGÜN DE BİZİM YOLUMUZU AYDINLATMAYI SÜRDÜRÜYOR”

Teşkilat mensuplarından kendi görev alanları içinde gece gündüz demeden çalışmalarını beklediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kabinemiz her an yerelde belediye başkanımızın yanında yer aldı, yer alacaktır. İnşallah eksikleri süratle gidermenin yolunda olacağız. Milletlerin tarihlerinde bazı kader anları vardır. 26 Ağustos’ta 948’nci yılını kutladığımız Malazgirt Zaferi, 566’ncı yılını idrak ettiğimiz İstanbul’un Fethi, bu sene 105’nci yılını geride bıraktığımız Çanakkale Zaferi milletimiz için böyle birer kader anlarıdır. Bugün 100’ncü yıl dönümünde ulaştığımız Sivas Kongresi de aynı şekilde tarihimizin köşe taşlarından biridir. Anadolu’nun işgal edildiği, umutların tükenmekte olduğu zor bir dönemde Sivas’tan yükselen istiklal meşalesi kısa sürede yurdumuzun dört bir tarafını kuşatmıştır. Sivas, kongrenin başladığı 4 Eylül 1919’dan itibaren 108 gün boyunca millî mücadelemize başkentlik yapmıştır. Cumhuriyetimizin temelleri de yine burada, Sivas’ta atılmıştır. Bir asır önce millete cesaret aşılayan Sivas, bugün de bizim yolumuzu ve ufkumuzu aydınlatmayı sürdürüyor.”

“VESAYET ODAKLARINA KARŞI MİLLÎ İRADEYİ HÂKİM KILMAK TEMEL ESASTIR ŞİARIYLA HAREKET EDİYORUZ”

Üzerinden bir asır geçmesine rağmen Sivas Kongresi’nde alınan kararların, milletin özgürlük timsali olarak etkisini bugün de hissettirdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’ye yönelik senaryoların yoğunlaştığı bugünlerde mücadelemizi yürütürken ilhamımızı Sivas’tan, Sivas Kongresi’ne damga vuran emsalsiz direniş ruhundan alıyoruz. Tıpkı Sivas Kongresi’nde olduğu gibi bugün biz de ‘manda ve himaye kabul edilemez’ diyoruz. Birileri tabi bu mandaları malum mandalarla karıştırıyor, onlar çok daha muteber ama bu manda farklı” diye konuştu.

“Bölücü niyetler karşısında, millî sınırlarımız içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz” diye haykırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayet odaklarına karşı millî iradeyi hâkim kılmak temel esastır şiarıyla hareket ediyoruz. FETÖ’den PKK’ya, Suriye’den Irak’a Doğu Akdeniz’e kadar sınırlarımız içinde ve dışında yürüttüğümüz beka mücadelesinin rehberi bu ilkelerdir. Türkiye, tıpkı bir asır evvel olduğu gibi, inşallah bu mücadelesini er ya da geç zaferle taçlandıracaktır” ifadelerini kullandı.

“DOĞU AKDENİZ’DE TÜRKİYE’NİN İKİ SONDAJ, İKİ DE SİSMİK ARAŞTIRMA GEMİSİ BULUNUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin iki sondaj, iki de sismik araştırma gemisinin bulunduğunu söyleyerek, “Ama birileri ‘Doğu Akdeniz’de Amerika var, İngiltere var, Fransa var, şu var, bu var ama Türkiye Doğu Akdeniz’de yok’ diyor, herhâlde anlıyorsunuz ne demek istediğimi? Bunlar ne yazık ki hâlâ bayrağımızı tanıyamadılar, hâlbuki gemilerimizin üzerinde devasa ay yıldız bayrağımız var. Ay yıldızlı bayrağımızı tanıyamıyor, diyor ki ‘Türkiye orada yok’ yazıklar olsun sana, yazıklar olsun ama sana da bunu tanıtacağız, er ya da geç tanıtacağız. Bugün konuşmamda söyledim, bayrağımızı kongrelerde salonlarına asmayanlarla el ele, kol kola gezenlere inşallah bu ülkede nereye gittiklerini, hangi istikamete gittiklerini de herhâlde anlatacağız, tanıtacağız.”

“CUMHURİYETİMİZİ UZUN VE ÇETİN MÜCADELELER SONUCUNDA KURDUK”

Sivas Kongresi’nde alınan kararların manasını herkesin ve özellikle de gençlerin çok iyi idrak etmesinin önem taşıdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayın Türkiye tarihin hiçbir döneminde kendi başına bırakılmamıştır. Millet olarak hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesinde olmadık. Bağımsızlığımızı âdeta her evden bir şehit vererek kazandık, cumhuriyetimizi uzun ve çetin mücadeleler sonucunda kurduk. Demokrasiye tek parti yönetiminin zulümlerine sabrederek ulaştık. Başbakanlarımızı darağacına gönderme pahasına irademize sahip çıktık” dedi.

S-400’leri aldıklarını ve ikinci etabının da geleceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir taraftan da elemanlar orada yetişmeye ikinci parti olarak devam ediyor. Bu tabii bizim savunma sistemimize bambaşka bir güç katıyor. Üretimimizi milletin sırtından geçinmeye alışmış tufeylilere rağmen artırdık” ifadelerini kullandı.

“KENDİMİZİ YENİLEYEREK HİZMET ETMEYE, ÜLKEMİZE ESERLER KAZANDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

AK Parti kadrolarının birbirine kenetlenmesi hâlinde kimsenin önlerine set çekemeyeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Biz kardeşliğimizi sağlam tutarsak fitne tohumları asla boy veremez. Zaman zaman şehirlerimizi şu anda dolaşan fitne tüccarları var. Ben inanıyorum ki Sivas bu fitne tüccarlarına prim vermeyecektir. Biz milletimizin bir defa efendisi değil, hizmetkârı olarak milletimizle bağımızı güçlendirirsek partimize yönelik operasyonlar hedefine ulaşamaz. AK Parti kalesinde 18 yılda gedik açmaya yönelik pek çok teşebbüs oldu. Medyanın, siyaset mühendislerinin veya kimi sermaye çevrelerinin gazıyla hareket eden bazı eski üyelerimiz, milletvekillerimiz hatta bakanlarımız çıktı ama hepsi de tıpkı bir saman alevi gibi kısa sürede unutulup gitti. Hatırlayın Sivas’ın içinden de çıktı. Nerede şimdi? Sorsan belki kimse hatırlamaz. Hatırlayanlar da hayırla yâd etmez. Siyasi hırsları, siyasi ihtirasları uğruna AK Parti’ye zarar vermek isteyenlerin sonu hep hüsran olmuştur. AK Parti’yi tökezletme planları daima hezimetle sonuçlanmıştır.”

AK Parti hükûmetlerinin şimdiye kadar hep milletle beraber yürüdüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hakkın ve halkın rızasından başka bir gaye gütmedik. İnşallah bundan sonra da aziz milletimizin gösterdiği istikamette yürüyeceğiz. Unutmayın şu ayet bizler için çok büyük bir ikazdır. ‘Hesaba çekilmeden nefsinizi hesabı çekiniz’ Mesele bu. İlahi emre uygun bir şekilde sürekli kendimizi sorgulayarak sürekli kendimizi yenileyerek hizmet etmeye, ülkemize eserler kazandırmaya devam edeceğiz” dedi.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

“Ülkemizi aydınlık yarınlara adalet sistemimizin kusursuz işleyişi ile taşıyabiliriz”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’na giden yolun, diğer alanlarla birlikte, adaletin işleyişindeki eksiklerin giderilmesi olduğunun farkındayız. Ülkemizi aydınlık yarınlara ancak adalet sistemimizin kusursuz işleyişi, hukukun eksiksiz tecellisi, yargıya güvenin pekiştirilmesiyle taşıyabiliriz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, bugün komşu ve kardeş ülke İran’dan üzüntü verici bir haber aldıklarını ifade ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve beraberindeki heyetin helikopter kazasında vefat ettiklerini öğrendiklerini belirtti.

Merhum İran Cumhurbaşkanı Reisi’ye ve kazada hayatını kaybeden İran Dışişleri Bakanı ile diğer yetkililere Allah’tan rahmet niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu elim kazadan duyduğumuz derin teessürü burada öncelikle ifade etmek istiyorum. Şahsım, ülkem ve milletim adına İran halkına başsağlığı diliyorum. Kaza haberini aldıktan sonra süratle İran makamlarıyla irtibata geçerek tüm imkânlarımızla arama, kurtarma çalışmalarına katkı vermeye hazır olduğumuzu ilan ettik. Akıncı insansız hava aracımız ile gece görüş kabiliyeti olan Cougar tipi helikopteri bölgeye sevk ettik. Arama kurtarma ekiplerimiz de İranlı kardeşlerimize yardımcı olmak üzere bölgeye intikal etmek suretiyle hemen yola çıktılar. Helikopterin enkazının tespiti yapıldıktan ve vefat edenlerin naaşlarına ulaşıldıktan sonra ekiplerimiz geri döndü.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE DOST VE KARDEŞ İRAN HALKININ YANINDA OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum İran Cumhurbaşkanı Reis’yi 24 Ocak’ta, Ankara’da resmî ziyaret kapsamında misafir ettiğini, bunun dışında farklı vesilelerle de bir araya geldiklerini anımsattı.

Gerek ikili ilişkiler gerekse bölgeyi ilgilendiren konularda İran Cumhurbaşkanı Reis’i ile çok yakın diyalog içinde olduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Görevde bulunduğu sürede İran halkının ve bölgemizin huzuru için verdiği samimi çabalara bizzat şahitlik ettim. Aynı şekilde İran Dışişleri Bakanı merhum Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın Türkiye ile ilişkileri döneminde başarılı bir diplomat olduğunu gördük. Kendilerini şükranla ve hürmetle yâd ediyoruz. İranlı kardeşlerimizin bu süreci kadim ve güçlü devlet geleneklerine uygun şekilde suhuletle yöneteceklerine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak biz de her zaman olduğu gibi bu zor günlerinde dost ve kardeş İran halkının yanında olacağız. Bir kez daha İran İslam Cumhuriyeti’nin dinî lideri Sayın Ali Hamaney başta olmak üzere dost İran halkına, hükûmetine, merhumların acılı ailelerine en derin taziyelerimi iletiyorum.”

“GENÇ KARDEŞLERİMİZİN, GİTTİKLERİ YERLERDE ADALET SANCAĞINI YÜCELTECEKLERİNE İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 26. dönem yanında, farklı dönem adli ve idari yargılarının bir kısmının kurasını çekeceklerini ifade etti.

Kura töreni ile bin 44 hâkim ve cumhuriyet savcısını, ülkenin dört bir yanındaki görev yerlerine yolcu edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “Kendilerine yeni görev yerlerinde başarılar diliyorum. Hâkim ve savcılarımızdan 81 vilayetiyle, 85 milyon vatandaşıyla bu ülkeyi çok sevmelerini, bu devlete en güzel şekilde hizmet etmelerini istiyorum. Hepsi birbirinden başarılı, gayretli ve donanımlı bu genç kardeşlerimizin, inşallah gittikleri yerlerde adalet sancağını yücelteceklerine inanıyorum. Biz de 21 yıldır olduğu gibi ülkeye ve millete karşı mesuliyetlerini hakkıyla ifa etmeye çalışan herkese destek vereceğiz. Bugünkü kura töreniyle, hâkim, savcı sayımızı 25 bine yaklaştırmış oluyoruz. Kaliteli insan kaynağı, kamu ve özel sektör fark etmeksizin hayatın her alanında sistemin başarısının temel unsurudur. Adalet sisteminin kusursuz işlemesinin de öncelikli şartı, nitelikli yetişmiş ve yeterli personeldir. Bu anlayışla, adalet hizmetlerinin standardını yükseltme yolunda bugüne dek attığımız adımların en başında personel sayımızın arttırılması vardır.”

İktidara geldiklerinde 9 bin 349 olan hâkim, savcı sayısını 2,5 kattan fazla arttırmak suretiyle mahkemelerin yükünü hafiflettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yardımcı personel sayımız 26 bin 274’ten 96 bin 650’ye, ceza infaz kurumlarındaki görevli sayısı ise 25 bin 407’den 83 bine çıktı. Adalet teşkilatımızın personel sayısı, 2002 yılında göreve geldiğimizde 61 bin iken bugün bu rakam 204 bini buldu. Personelin yanı sıra mahkeme sayısı, bina, teknoloji ve diğer alanlarda da adalet camiamıza güçlü destek verdik. Yani merdiven altı sistemden bugünkü fiziki koşullara ulaştık. Mahkeme sayısı adli yargıda yüzde 99, idari yargıda yüzde 51 oranında arttı” diye konuştu.

“ADALET SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİNİ HIZLANDIRAN TARİHÎ REFORMLARA İMZA ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahkeme kararlarındaki hataları en aza indirme ve temyizdeki yığılmayı önlemek amacıyla istinaf mahkemelerini kurduklarını dile getirdi.

Bölge adliye mahkemelerini 15 yerde, bölge idare mahkemelerini dokuz yerde faaliyete geçirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Adalet kurumlarının modern ve fonksiyonel mekânlara sahip olmasına hassasiyet gösterdik. İnşa ettiğimiz 284 adalet hizmet binasıyla hâkimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza yakışır modern çalışma imkânları sunduk. Bina ve kadro haricinde, hayata geçirdiğimiz kanuni düzenlemelerle hukuk devletini güçlendirdik, yargının tarafsız ve bağımsız hareket edebilmesinin yasal ve anayasal altyapısını oluşturduk. Hukuk sistemimize sirayet etmiş, adaletin tecellisi önünde engel teşkil eden vesayet araçlarını tek tek ortadan kaldırdık. Yargıda çift başlılığa son verilmesinden bireysel başvuru hakkına, hedef süreden elektronik devlet uygulamalarına, adli tıptan bilirkişiliğe, lekelenmeme hakkından arabuluculuk müessesesine, tutukluluk şartlarından ifade özgürlüğünün genişletilmesine, hâsılı çok geniş bir yelpazede adalete erişimi kolaylaştıran, adalet sisteminin işleyişini hızlandıran tarihî reformlara imza attık. Güven veren ve erişilebilir bir adalet hedefiyle bu alandaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, medeniyetin temel direğinin adalet olduğunu söyledi.

“GÜVENİLİR VE SERİ BİR ŞEKİLDE TECELLİ EDEN ADALET HUZURUMUZUN GÜVENCESİDİR”

Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig’de, “Bir memleketin bağı ve kilidi iki şeyden ibarettir, biri ihtiyatlılık, biri kanun. Bunlar esastır” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu’nun manevi mimarlarından mütefekkir ve mürşit Hazreti Mevlana Hazretleri de aynı şekilde adalet mefhumuna büyük önem vermiştir. Mesnevi’nin özünü adalet, hukuk ve zulüm kavramları oluşturur desek hatalı bir genelleme yapmış olmayız” diye konuştu.

Hazreti Mevlana’nın, adaleti “Adalet her şeyi yerli yerine koymak demektir. Ayakkabı ayağındır, külah da başa aittir. Her şey yerinde güzeldir. Ormanda fakat zincire vurulmuş bir aslan, kum üstünde çırpınan bir balık, mahmur bir hâlde ötemeyen bülbül tabii özelliklerini kaybetmiştir” şeklinde tarif ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’in de “Adalet, hakkı yerine koymaktır” diyerek aynı hakikati ifade ettiğini dile getirdi.

Fikir ve gönül dünyasının önderlerinin sözlerine, eserlerine ve tavsiyelerine bakıldığında, adaletin genellikle bu minvalde tanımlandığının görüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Mağdur ve masum ile zalim ve mücrimi, olması gereken yerlere koymanın adı adalettir. Halkımızın tabiriyle ‘adalet suçlunun hapiste, masumun dışarıda olmasıdır’. Suçun cezasız kalmadığı duygusunu toplumda yerleştirdiğimiz ölçüde adaleti tesis etmiş yani hakkı yerine koymuş oluruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İnsanlar arasında cezasızlık algısının yaygınlaşması ise adalete güveni sarsacak, toplumsal barışı dinamitleyecektir. Bu bakımdan güvenilir ve seri bir şekilde tecelli eden adalet, millet olarak birliğimizin, beraberliğimizin, huzurumuzun güvencesidir. Şunu çok net ifade etmek isterim, her mahkeme kararı sonrasında ‘hak yerini buldu’ anlayışı ne kadar güçlenirse toplum da kendini o derece emniyette hisseder. Özellikle bizim gibi yakın siyasi tarihinde adaletsizliklere tanık olmuş bir millet için hakkın yerini bulmasının önemi tartışma götürmez. Bu gerçeğe, darbe ve terör davaları gibi kritik başlıklara, bir fiil şahitlik ettik. Millî iradeyi güçlendirme mücadelemizde ülkemizdeki darbe geleneğiyle de hesaplaştık. Anayasayı değiştirerek darbecilerin yargılanmasını sağladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarı döneminde, Cumhuriyet tarihinde ilk defa millî iradeye kasteden darbecilerin yargılandığını, geç de olsa hak ettikleri cezaları aldıklarını hatırlattı.

“MİLLETİN MUAZZEZ İRADESİNE KİMSENİN GÖLGE DÜŞÜRMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

Darbeden 60 sene sonra kurdukları bir komisyon vasıtasıyla, 27 Mayıs mağdurlarının zararlarını tazmin ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül ve 28 Şubat’ta demokrasiye darbe yapanların, milletin vicdanıyla birlikte bağımsız Türk mahkemeleri tarafından da mahkûm edildiğini anımsattı.

Darbe suçunun asla cezasız kalmayacağının böylece anlaşılmış olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aynı durum 15 Temmuz darbe teşebbüsünün elebaşları için de geçerlidir. Milletin namuslarını emanet ettiği silahları, o silahların asıl sahiplerine doğrultanlar, ihanetlerinin hesabını hukuk önünde verdiler. 253 insanımızı şehit edenler Allah’ın izniyle gün yüzü göremeyecekler. Yurt dışına kaçan alçakların da peşini asla ve asla bırakmayacağız. Son FETÖ’cü hain de yargıya hesap verene kadar enselerinde olacağız. Milletin kendilerine vermediği yetkiyi silah gücüyle, fezlekelerle veya diğer kanun dışı yollarla gasbetmeye yeltenenler, bundan sonra da adaletin pençesinden kurtulamayacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatanımızın bekasına, devletimizin bütünlüğüne, milletimizin birlik ve dirliğine, millî iradenin egemenliğine, vatandaşlarımızın huzuruna, refahına ve özgürlüklerine kim kastederse dün olduğu gibi karşısında yine bizi bulacak, yargımızı bulacaktır. Demokrasimize uzanan elleri kırmaktan çekinmedik, yine çekinmeyeceğiz. Milletin muazzez iradesine kimsenin gölge düşürmesine müsaade etmeyeceğiz. Görevi huzuru sağlamak olanların darbe şartlarının olgunlaşmasını beklediği ve tereyağından kıl çeker gibi darbe yapmakla övündüğü günler artık geride kalmış, eski Türkiye’de kalmıştır. Antidemokratik veya gayrimeşru yollara tevessül edenlerin Türkiye’de varacağı tek yer mahkeme salonlarında hukuka hesap vermek olacaktır” diye ekledi.

“6-8 EKİM OLAYLARINI KİMSE MAZUR VE MEŞRU GÖSTEREMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili birkaç gün önce açıklanan mahkeme kararlarını da bu bakış açısıyla değerlendirdiklerini aktardı.

6-8 Ekim olaylarının asla bir protesto gösterisi olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “37 insanımızın vahşice öldürüldüğü bir terör kalkışmasıdır. Suriye’deki gelişmeleri bahane eden bölücü örgüt unsurları doğrudan devletimizin bekasını hedef alan bir isyan girişiminde bulunmuştur. Bu isyan girişiminde 37 insanımız, şehir eşkıyaları tarafından katledilmiştir. Ülkemizin 35 ili, 96 ilçesi ve 131 yerleşim biriminde sokaklar, dükkânlar, okullar ateşe verilmiş, masumların kanı akıtılmıştır. Bölücü canilerin katlettiği insanlar arasında ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtan 16 yaşındaki Yasin Börü ve arkadaşları da vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6-8 Ekim olaylarını kışkırtanlar, yönlendirenler, azmettirenler milletimize böyle bir acıyı yaşatanlar bellidir. Hukuk elbette bunlardan hesap sormak zorundadır. ‘Siyasi dava’ denilerek terör kalkışmasının aklanmaya çalışılması her şeyden önce hukuka ve demokrasiye hakarettir. 6-8 Ekim olaylarını kimse mazur ve meşru gösteremez. Mahkeme kararıyla ilgili haddi aşan yorumları tasvip etmiyoruz. Karar, kayıplarının acısıyla son 10 yıldır Kerbela’ya dönmüş yüreklere su serpmiş, adaletin tecellisine olan inancı yeniden güçlendirmiştir. İsyan girişiminden 10 yıl sonra geç de olsa hakkın yerini bulduğunu görüyor, bundan da mağdurlar ve demokrasimiz adına memnuniyet duyuyoruz. Sokakları kan gölüne çevirerek, bu ülkede siyaset yapılmayacağını artık herkesin anlamasını ümit ediyoruz.”

“ADALETE GÜVENİ NE KADAR SAĞLAM TESİS EDERSEK EKONOMİ VE DEMOKRASİDE O DERECE HIZLI MESAFE ALIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuk devleti ilkesinin yaşatılabilmesi için yargının her türlü taassuptan, hizipleşmeden azade tutulmasının şart olduğunu vurgulayarak, “Siyasi ve ideolojik kamplaşmaların adalet sisteminde yol açtığı tahribatları, özellikle tecrübelerimizle çok iyi biliyoruz. Bunların tekrarına izin vermeyeceğiz. Yargımızın tarafsızlığını ve bağımsızlığını koruması ilk ve öncelikli şarttır. Şunu bir kere daha kabul etmemiz lazım. Adalete güveni ne kadar sağlam tesis edersek ekonomi ve demokraside o derece hızlı mesafe alırız” dedi.

Türkiye Yüzyılı’na giden yolun, diğer alanlarla birlikte adaletin işleyişindeki eksikliklerin giderilmesi olduğunun farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin aydınlık yarınlara ulaşmasının, ancak adalet sisteminin kusursuz işleyişi, hukukun eksiksiz tecellisi, yargıya güvenin pekiştirilmesiyle mümkün olacağına işaret etti.

“ADALET VE HUKUK ALANINDAKİ REFORM İRADESİNİN GÜÇLÜ OLMASINI KRİTİK ÖNEMDE GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hususta da yaşanan ve yaşanacak sıkıntıların bizi yavaşlatacağını, hedeflerimiz ile aramıza gireceğini asla göz ardı etmiyoruz. Adalet ve hukuk alanındaki reform iradesinin güçlü olmasını bu bakımdan kritik önemde görüyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adalet sisteminin şeffaflaştırılması, hesap verebilirliğin artırılması, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının tahkim edilmesi için bundan sonra da yeni adımlar atmayı sürdüreceklerini kaydederek, siyaset kurumunun bütün paydaşlarını bu doğrultuda yürütülen çabalara destek olmaya çağırdı.

Mesleğe kabul edilen ve kura töreniyle görev yerleri belli olacak hâkim ve savcılara başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradaki her bir genç arkadaşımın meslek hayatı boyunca üzerindeki cübbenin, vatandaşın adalete ve hukuk devletine olan itimadını temsil ettiğinin şuuruyla hareket edeceğine yürekten inanıyorum. Ülkemize ve milletimize yapacağınız hizmetlerden dolayı şimdiden sizlere teşekkür ediyorum” sözlerini sarf etti.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, butona basarak bin 44 hâkim ve savcının atama kuralarını başlattı.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

19 Mayıs 1919

Genç Gazeteciler

Haber

on

Samsun’da bundan tam 105 yıl önce başlayan ve Millî Mücadele’yi zaferle taçlandıran 19 Mayıs 1919’un, güçlü Türkiye’nin inşasında ilk tuğlanın konulduğu tarih olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu tarih, milletimizin düşman işgaline karşı ülkemizin her köşesinden yükselen istiklal ve istikbal ruhunun

kıvılcımı olmuştur. Milletimizin esarete karşı direnişini ortaya koyarak topyekûn bir varoluş mücadelesini başlattığı bu sürecin devamında ya istiklal ya ölüm nidalarıyla vücut bulan varlık-yokluk mücadelesi başlamıştır.” dedi.

Samsun’da yanan istiklal meşalesinin, Amasya, Erzurum, Sivas ve ardından Ankara ile tüm Anadolu’ya yayıldığını belirten Erdoğan, 19 Mayıs ruhunun, bu milletin en büyük varlığı, en büyük sermayesi olduğunu ifade etti.

“Zorluklara karşı durmanın, azimle, inançla, kararlılıkla hep beraber mücadele etmenin anlamı bu ruhta gizlidir. Ülkemizin karşı karşıya kaldığı her türlü baskıya, provokasyona rağmen hızlandırdığı kalkınma, büyüme, güçlenme mücadelesini ancak 19 Mayıs’ın ruhuna, özüne, ilkelerine, ideallerine ve hedeflerine sahip çıkarak sürdürebiliriz.

Yeni Türkiye Yüzyılı’nın neferleri olan sizler böyle bir bilinç ve özgüvenle tarihinize, bugününüze sahip çıkıp birbirinizle kenetlenin, birbirinizle kardeşlik hukukunuzu geliştirin. Siz gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Kurtuluş Savaşımızın bütün kahramanlarını bir kez daha saygıyla anıyorum.

Okumaya devam edin

Dünya

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, ‘gerçekler’ yerine ‘çarpıtmalar’ üzerinden muhalefeti artık geride bırakmalıdır. Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği hakikat şudur: Ülkemizin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında; tarım, hayvancılık ve su ürünleri vardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde “Sürdürülebilir Tarım ve Tarımda Markalaşma” temasıyla düzenlenen Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’na katılarak bir konuşma yaptı.

Ziraat Bankasının düzenlediği programda olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarımda sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği, coğrafi işaretli ürünler ve tarımda markalaşma, tarımın geleceği teması altında yapılan ve yapılacak olan tartışmaların sektörümüz açısından yol gösterici olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankasının 160 yılı aşkın süredir çiftçinin ve üreticinin yanında yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: “1863 yılından beri Ziraat Bankamız Türk tarımının lokomotifi oldu. Savaş dönemleri dahil ülkemizin yokluk günlerinde bankamız, çiftçinin, esnafın, tüccarın, girişimcinin yanında yer aldı. Üreticilerimizin, insanımızın iliğini sömüren tefecilerin ve faiz lobilerinin pençesine düşmemesi noktasında hayati rol üstlendi. Ziraat Bankası dün olduğu gibi bugün de ülkeyi ve milleti önceleyen duruşunu muhafaza ediyor. Ziraat varsa memleketin dört bir yanında ziraat var anlayışıyla Türkiye’nin tarım sektörüne güçlü destek veren bankamızı ve çalışanlarını yürekten tebrik ediyorum.”

“BULUŞMANIN TARIM EKOSİSTEMİNİN GELİŞMESİNE KATKI SUNACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”

Ziraat Bankasının sadece kar peşinde koşan bir banka olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankanın ihtiyaç duydukları anda çiftçinin, esnafın sanayicinin, tüccarın ve ihracatçının elinden tutan bir kara gün dostu olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iktisadi teşekkülün çalışmalarını sürdürmeyi, yeni yatırımlarla faaliyet sahasını büyütmeyi ve genişletmeyi hedeflediğini dile getirerek, Ziraat Bankasının hem ülke içinde hem de yurt dışında mevcudiyetini artırdığını görmekten memnuniyet duyduklarını söyledi.

Ziraat Katılım’ın da 2015 yılında faaliyete geçmesiyle birlikte bankanın hızla gelişen alternatif finans piyasasında da yerini aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha nice seneler boyunca Ziraat’ın bir bankadan daha fazla olma iddiasını devam ettirmesini bekliyorum. Bugünkü programımız Ziraat Bankasının kuruluş gayesinin misyonunu ve asli vazifesini yerine getirdiğini gösteriyor. 81 ilden, 2 binden fazla sektör temsilcisinin bir araya geldiği bu buluşmanın tarım ekosisteminin gelişmesine katkı sunacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programdan önce genç ve kadın çiftçiler ile kooperatif ürünlerinin yer aldığı stant alanını ziyaret ettiğini, ülkenin tarımının çeşitliliğine ve zenginliğine burada tekrar şahit olduğunu belirterek, şöyle dedi: “Bu hazineyi ne kadar ileriye taşırsak Türkiye için o kadar iyi olacaktır. Tabii bunun için tarım sektörünün tüm paydaşlarının el ele vermesi, iş birliği ve dayanışma içinde hareket etmesi mühimdir. Tarım sektörünün bütün aktörlerini aynı zamanda buluşturan bu tarz programlar anlayış birliğinin tesisini de kolaylaştırmaktadır. Değerli fikirleriyle bugünkü buluşmaya katkı sunan tüm hocalarımıza ve sektör temsilcilerine teşekkür ediyorum. Ziraat Bankası yönetimini buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ediyorum. Ülkemizin kalkınmasına, ekonomimizin büyümesine, sofralarımıza ulaşan çeşitli nimetlerin üretimine alın teri dökerek vesile olan çiftçilerimize de buradan bir kez daha selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde, Ankara’da ziraat odası başkanları ve üretici birlikleriyle bir araya geldiklerini ve kucaklaşıp hasbihal ettiklerini söyledi.

Türkiye’nin tarımda son 21 yılda nereden nereye geldiğini, karşılaştırmalı olarak çok detaylı bir şekilde ortaya koyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde muhalefetin ezberi olan ‘Tarım bitti’ tezlerinin ne kadar içi boş, temelsiz ve gerçek dışı olduğunu rakamlarla ispat ettik. Biraz önce Tarım ve Maliye bakanlarımız da yaptıkları konuşmalarla bunu tekrar teyit ettiler” diye konuştu.

“PROBLEMLERİMİZE ORTAK AKILLA ÇÖZÜM YOLLARI GELİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

“Özellikle hemen her sene tedavüle konulan saman ithalatı söyleminin, tarım sektörünün tüm paydaşlarına yapılmış bir hakaret olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gerçekler yerine çarpıtmaları ve bunun üzerinden yapılan muhalefeti artık geride bırakması gerektiğini, eski muhalefet tarzının raf ömrünü tamamladığını ve bunun yerine, eleştiren ama daha yapıcı bir anlayışın ikame edilmesinin Türkiye için daha faydalı olacağını ve kendilerinin de böyle olmasını arzu ve ümit ettiklerini kaydetti.

Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği bir hakikat olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım, hayvancılık ve su ürünleri vardır. Bunu söylerken elbette her şey güllük gülistanlık diyemeyiz. Dünyadaki tüm ülkeler gibi bizim de sıkıntılarımız var. Tarımsal girdi fiyatlarındaki artış, çözmemiz gereken buna benzer sorunlarımız var. Kırmızı ve beyaz et fiyatlarında son dönemde yaşanan dalgalı hareketleri yok sayamayız. Gübre fiyatlarındaki artışlardan, gündelik ve sürekli işçi eksikliğine kadar farklı alanlarda yükselen şikayetlere kulaklarımızı tıkayamayız. Başarılarımızla birlikte hâlen problem üreten alanların farkındayız. Muhasebemizi yaparken ne ifrata ne tefrite kaçıyor, dengeli ve objektif bir şekilde kendimize ayna tutuyoruz. Amacımız güçlü ve zayıf yanlarımızı en doğru biçimde tespit etmektir. Tarımda da durum farklı değildir. Burada da çözüm odaklı bakış açısıyla hareket ediyoruz. Başarılarımızın sayısını arttırmanın, eksiklerimizi gidermenin derdindeyiz. Problemlerimize ortak akılla çözüm yolları geliştirmeye çalışıyoruz.”

“BİZE İNSAN HAKLARI DERSİ VEREN BATILI ÜLKELERİN PEK ÇOK AFRİKA ÜLKESİNDE NELER YAPTIĞINI BİLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünün 21 yılda elde ettiği başarıların değersizleştirilmesine mahal vermeden, milletin en çok şikâyet ettiği hususlara odaklanarak Türkiye’yi hep beraber hedeflerine ulaştırmak istediklerini belirtti.

Millî mesele olan tarımda, hiç kimseye kapıları kapatmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin tarım ekosistemini geliştirmek için herkesin fikrine, katkısına, eleştirisine, önerilerine sonuna kadar açığız. Yeter ki tarım konusu ezberlere ve ön yargılara kurban edilmesin. Yeter ki cımbızla çekilen bir ürün üzerinden sektöre haksızlık yapılmasın. Allah’ın izniyle gerisi biraz gayret ve emekle zaten kolayca gelecektir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen asırda yeraltı kaynaklarının ön planda olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Petrol, altın, elmas ve diğer yeraltı zenginlikleri için oluk oluk kan aktı. Bir damla petrolü, bir damla kandan daha kıymetli gören sömürgeciler, bunları tahakküm altına almak için her yola başvurdular. Binlerce kilometre ötedeki ülkeleri işgal ettiler. Avrupa’dan Afrika’ya saldırdılar. Oralarda tüm imkânlarıyla Afrika’nın o zenci evlatlarının ne yazık ki imkânlarını, helikopterlerle elmaslarını, altınlarını Avrupa’ya taşıdılar. İnsanları topraklarından sürdüler. Savaş ve iç savaş çıkardılar, eli kanlı diktatörleri desteklediler, darbe yaptılar, cinayet işlediler, katliamlara imza attılar. Yerel halkı içkiye, uyuşturucuya alıştırarak, ekonomik, sosyal ve siyasal bakımdan kendilerine tamamen bağımlı hâle getirdiler. Kendi refahlarını mazlumlardan çaldıkları zenginlikler üzerine bina ettiler. Bize insan hakları dersi veren batılı ülkelerin Kongo’da, Cezayir’de, Kenya’da, Somali’de, Güney Afrika’da, Namibya’da, Nijerya’da ve daha pek çok Afrika ülkesinde neler yaptığını çok iyi biliyoruz. Avrupa’nın ortasında, Afrika’dan getirilen insanların sergilendiği, ‘müze’ adı altında, affınıza sığınarak söylüyorum, hayvanat bahçeleri kuruldu. Sadece Kongo’da şiddet, açlık ve hastalık nedeniyle 10 milyon kişi öldü. Bu ülkeleri ziyaretimizde sömürgecilerin acımasız yüzünü bizzat görme fırsatı bulduk. Bunların hepsi ve daha fazlası yeraltı ve yer üstü kaynaklarının kontrolü için yapıldı.”

“TOPLAM 33 MİLYON TON TAHILIN BOĞAZLARIMIZDAN GÜVENLİ GEÇİŞİNİ SAĞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni ve çok daha sinsi yöntemlerle sömürü düzeninin devam ettiğini ancak içinde bulunulan yüz yılda aynı kavganın tarım alanları, su ve gıda için verileceğinin anlaşıldığını ve bunun işaretlerini şimdiden görmeye başladıklarını dile getirdi.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinin Afrika’da tarım arazisi kiralamak için büyük bir yarış içinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle birlikte su kaynakları ve havzaları birer çatışma hattına dönüşüyor. Asya, Amerika, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki birçok gerilimin altında su kaynaklarıyla ilgili anlaşmazlıklar yatıyor” şeklinde konuştu.

Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşında tüm ülkelerin gıda arz güvenliğini temin için nasıl kıyasıya mücadeleler verdiklerini unutmadıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin gayretleriyle hayata geçirilen Karadeniz Girişimi olmasaydı başta Afrika ülkeleri olmak üzere birçok yerde kıtlık yaşanacaktı. Açlık tehdidiyle karşı karşıya kalan 10 binlerce insan hayatını kaybedecekti. Biz buna kayıtsız kalamazdık ve hamdolsun kalmadık. Toplam 33 milyon ton tahılın Boğazlarımızdan güvenli geçişini sağlayarak durumun iyice kontrolden çıkmasına engel olduk. Şunu bir defa görmemiz lazım; tarımın önemi azalmayacak bilakis daha da artacak. Her yeni küresel kriz, gıda üretimi ve tedarikinin ne kadar stratejik bir alan olduğunu teyit edecek. İklim değişikliği, çevre kirliliği, küresel ısınma ve bölgesel riskler arttıkça rekabet kızışacak hatta belki de daha kanlı hâle gelecek. Bizim ülke olarak tüm hazırlıklarımızı buna göre yapmamız gerekiyor. Diğer türlü ciddi sıkıntılarla karşılaşmaktan kendimizi kurtaramayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımı sadece ekonomi için değil milletin bekası için de hayati önemde bir sektör olarak gördüklerini ifade etti.

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Bu Türkiye Yüzyılı’nın temel unsurları arasında tarımın, hayvancılığın, kırsal kalkınma ve tüm bu alanlardaki verimlilik artışının ayrı bir yeri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yılda bunun altyapısını güçlendirme yolunda önemli adımlar attıklarını ve tarım desteklerini hem çeşitlendirdiklerini hem de ciddi oranda yükselttiklerini belirtti.

Tarım Kredi Kooperatiflerinin sektörün ve çiftçilerin daima yanında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çiftçilerimizin finansman ihtiyacını karşılamak üzere Ziraat Bankamızın kullandırdığı tarım kredilerinin tutarı 480 milyar lirayı aşmış durumdadır. Bu kredi miktarıyla Ziraat Bankası, sektörün kredi ihtiyacının yüzde 75’ini tek başına omuzlamıştır. Bu kredilerden yararlanan çiftçilerimizin sayısı 1,2 milyonu aştı. Ziraat Bankası’nın kullandırdığı tarım kredilerinin yüzde 91’i, yani 435 milyar liralık kısmı, faiz desteği verilen kredilerden oluşuyor. Bu kapsamda 587 binin üzerinde çiftçimizin 110 milyar lira tutarındaki tarım kredisinin faizinin tamamı, devletimiz tarafından ödeniyor. Sübvansiyonlu tarım kredisi kullanan çiftçilerimizin faizlerinin ortalama yüzde 69’luk kısmını, yine devletimiz karşılıyor. Bu uygun finansman kaynağı ne kadar çok çiftçimize ulaşır ve ihtiyacını karşılarsa, çiftçilerimizin karlılıklarına o derece katkı sağlamış oluruz. Bizim gayemiz, insanları doğdukları yerde doyar hâle getirmektir” diye konuştu.

Konuşmasından önce, yanında oturan bir besiciye “Ne yapıyorsun?” diye sorduğunu ve “Manda yetiştiriyorum” cevabını aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 mandayla başlamış. Şu anda 120 mandası var. Öyle mi? Mesele bu” dedi.

“Tarımın anavatanı olan Anadolu’da yeşil kalkınma ve yerelden kalkınma ilkesiyle yeni bir tarım ve kırsal kalkınma süreci başlatıyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kırsal Kalkınma Hibe Programlarımızı, üretim planlamasını dikkate alarak yeniden düzenledik. 2024 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı hibe desteğine esas proje limitini, 7 milyon liradan 14 milyon liraya yükselttik. 5 milyar lira hibe desteği sağlayacağımız 7 bin projeyi ve hak sahiplerini, bugünden itibaren Tarım ve Orman Bakanlığımız açıklamaya başlayacak. Bu projelerle toplam 13 milyar lira yatırım yapılacak olup, yaklaşık 20 bin vatandaşımıza istihdam sağlayacağız. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri, çiftçilerimiz için ilk kez hayata geçen yeni tarımsal kredi uygulamalarını ay başında kamuoyuyla paylaştı. Üretim planlaması kapsamında üretim ve sözleşmeli üretim yapan çiftçilerimiz ilk defa ilave faiz, kâr payı indiriminden yararlanabilecek. Organize tarım bölgesi yatırımı yapacak üreticilerimize ve birinci derecede tarımsal amaçlı örgütlerimize de ilk defa ilave faiz indirimi uygulanacak.”

ÇİFTÇİYE VE BESİCİYE KREDİ LİMİTİ ARTIRMA MÜJDESİ

Sadece bunlarla yetinmediklerini, Ziraat Bankası’nın da yeni müjdelerle sektöre verdiği desteği artırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küçük ekipman kredisinin limitini 150 bin liradan 250 bin liraya çıkarıyoruz. Küçükbaş hayvan üreticilerimize işlerini büyütmeleri, hayvan sayılarını çoğaltmaları, atıl işletme kapasitelerini üretime kazandırmaları amacıyla verilen kredinin limitini de 400 bin liradan 600 bin liraya getiriyoruz. Büyükbaş süt hayvancılığıyla iştigal eden üreticilerimiz için bu rakamı 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya yükseltiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Her zaman gençlerin geleceğimiz olduğunu söylediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin tarım alanında iş ve işletme sahibi olmalarını teşvik ettiklerini belirtti.

Türkiye’deki genç nüfusa tarım dahil ne kadar fazla alternatif iş kolu oluşturulabilirse, ekonomi için o kadar güzel olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genç çiftçi kredisinin limitini 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya artırıyoruz. Kadın çiftçi kredisinin limitini de aynı şekilde 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya yükseltiyoruz. Ziraat Bankamızın bu müjdeli haberlerinin de çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu kredilerin katkısıyla tarım sektörümüz geliştikçe inşallah Türkiye daha müreffeh, milletimiz daha huzurlu, geleceğimiz daha aydınlık, daha güvenli olacaktır. Rabbim yolumuzu, bahtımızı, açık etsin diyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu imkânların sağlanmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Konuşmalarının ardından günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ve çiftçileri temsilen İzmir Menemen’den Aslı Turan tarafından ata tohumlarının yer aldığı tablo hediye edildi.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya15 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

Dünya2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

Dünya4 gün önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

Dünya4 gün önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe İbrahim Türk

Dünya7 gün önce

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

Dünya7 gün önce

“Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor”

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’i kabul etti

Gündem1 hafta önce

Tiny House Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Setencioğlu

Dünya1 hafta önce

Emine Erdoğan, Anneler Günü vesilesiyle Devlet Konukevi’nde anneleri ağırladı

Dünya2 hafta önce

“Güçlü, bağımsız, seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır”

Dünya2 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah’a Devlet Nişanı tevcih edildi

Dünya2 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Emiri el Sabah’ı karşıladı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, UID Kapasite Geliştirme ve Eğitim Çalıştayı katılımcılarını kabul etti

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’i kabul etti

Dünya3 hafta önce

“ Her Kategoride Liderlik Hedefliyoruz, çünkü ezber Bozacağız”

Dünya3 hafta önce

“Sendikal haklar ve özgürlükler alanında 21 yılda tarihî nitelikte pek çok adım attık”

Dünya3 hafta önce

“Ülkemiz için kentsel dönüşüm çalışmaları tercihten öte zorunluluktur”

Dünya4 hafta önce

“Hollanda ile ticari ve ekonomik ilişkilerimiz derinleşerek güçleniyor”

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda Başbakanı Rutte ile görüştü

Dünya4 hafta önce

“Elimizdeki tüm imkânlarla Filistin’in yanında olmaya devam edeceğiz”

Dünya4 hafta önce

“Almanya ile ticaret hacmimizi 60 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz”

Dünya4 hafta önce

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de 23 Nisan resepsiyonuna katıldı

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanı Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Dünyası Çocukları ve TRT Çocuk Şenliği Konuk Çocukları ile bir araya geldi

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı es-Sudani ile görüştü

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Reşid ile görüştü

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak’ta

Dünya4 hafta önce

Muhammed Kaçar Webx | Türkiye merkez bankasının logosunu Kullanamazsın

Dünya1 ay önce

“Tanzanya, ülkemizin Doğu Afrika’daki en önemli ortaklarından biridir”

Dünya1 ay önce

Tanzanya Cumhurbaşkanı Hassan Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya1 ay önce

“Türkiye’nin güvenliğini ilgilendiren meselelerde, geri adım atmadan haklarımızın peşinde koşacağız”

Dünya4 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya3 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya5 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya4 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya5 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya3 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya3 sene önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Dünya3 sene önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya3 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya5 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya5 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya1 sene önce

“14 Mayıs 2023 tarihinde milletimiz, cumhurbaşkanını ve milletvekillerini seçmek üzere sandık başına gidecektir”

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın ; Mehmet Cengiz

Dünya5 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya5 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya3 sene önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya3 sene önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : Türkiye artık savunma sanayii ihraç edebilen bir ülke

Reklamlar
Reklamlar

PATRONLAR

Dünya15 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

“Ülkemizi aydınlık yarınlara adalet sistemimizin kusursuz işleyişi ile taşıyabiliriz”

Dünya2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

19 Mayıs 1919

Dünya4 gün önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Dünya4 gün önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe İbrahim Türk

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe

Dünya7 gün önce

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

“MİLLETİN EKMEĞİNE GÖZ DİKENLERDEN BUNUN HESABINI MUTLAKA SORACAĞIZ”

Dünya7 gün önce

“Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile düzenledikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek...

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’i kabul etti

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

Gündem1 hafta önce

Tiny House Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Setencioğlu

Tiny House Türkiye

Dünya1 hafta önce

Emine Erdoğan, Anneler Günü vesilesiyle Devlet Konukevi’nde anneleri ağırladı

EMİNE ERDOĞAN’DAN ANNELER GÜNÜ PROGRAMI PAYLAŞIMI

Dünya2 hafta önce

“Güçlü, bağımsız, seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır”

İdari Yargı Günü ve Danıştay’ın 156. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni

Reklamlar

Son Dakika Haber

seers cmp badge