Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Afrika ile ekonomik ilişkileri her iki tarafın da yararına olacak bir zeminde geliştirmeye çalışıyoruz”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gambiya Cumhurbaşkanı Barrow ile düzenledikleri ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak Afrika ile ekonomik ilişkileri her zaman adil, dengeli ve her iki tarafın da yararına olacak bir zeminde geliştirmeye çalışıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Gambiya Cumhurbaşkanı Adama Barrow, baş başa ve heyetler arası görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenledi.

Konuşmasına, “Afrika’nın gülümseyen sahili olarak bilinen bu güzel ülkeye ilk resmî ziyareti yapan Türk Cumhurbaşkanı olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” diyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevkidaşı ile Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında ilişkileri geliştirme konusunda mutabık kaldıklarını, bu doğrultuda somut adımlar atılmasını kararlaştırdıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018 yılı sona ermeden Türk Hava Yolları’nın Banjul seferlerini başlattıklarını ve TİKA’nın Banjul Program Koordinatörlüğü’nün açılışını da aynı yıl içinde gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

Yaptıkları görüşmelerde de karşılıklı ilişkiler üzerinde durduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gambiya’nın İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesindeki Rohingyalara ilişkin Bakanlar Komitesi’nin başkanlığını deruhte etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Rohingyalı kardeşlerimize uygulanan katliamları İslam İşbirliği Teşkilatı adına Uluslararası Adalet Divanı’na taşımasından dolayı Gambiya’ya teşekkür ediyorum. Biz de Gambiya’ya dava çerçevesinde aktif destek verdik. Divanın 23 Ocak’ta aldığı karar Gambiya’nın sayesinde adalet yolunda atılmış önemli bir adımdır” diye konuştu.

“FETÖ’NÜN EĞİTİM KURUMU KİSVESİ ALTINDA YÜRÜTTÜĞÜ FAALİYETLERİ İLK DURDURAN ÜLKE GAMBİYA”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün eğitim kurumu kisvesi altında yürüttüğü faaliyetleri ilk durduran ülkenin Gambiya olduğuna işaret ederek “Gambiya’nın bu kararlı adımı diğer Afrika ülkelerine de FETÖ ile mücadele noktasında örnek oldu. Biz de Gambiyalı evlatlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamasına müsaade etmedik. Banjul’da Türkiye Maarif Vakfı’na ait okulumuz başarıyla faaliyet gösteriyor. Vakfımızın bugün açılışı yapılacak yeni binalarında daha nitelikli nesiller yetiştirmeyi sürdüreceklerine inanıyorum. Bunun yanında Türkiye burslarıyla son dokuz sene içerisinde 170 Gambiyalı öğrenciye ülkemizde üniversite imkânı sağladık. Mezun öğrencilerimizin kendi ülkelerine doktor, mühendis, siyasetçi, iş adamı olarak hizmet ettiklerini görmek bizim için ayrı bir mutluluk kaynağıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Gambiya arasında 2019 yılında ticaret hacminin 55 milyon dolar olduğunu, ikili ticareti daha dengeli bir yapıya kavuşturmak istediklerini söyledi.

İki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin arzu ettikleri seviyede olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Gambiya arasında 2019 yılında ticaret hacminin 55 milyon dolar olduğunu, ikili ticareti daha dengeli bir yapıya kavuşturmak istediklerini söyledi.

“YATIRIMCILARIMIZ, AFRİKA’NIN KALKINMASINA, GÜÇLENMESİNE KATKI SAĞLAYAN PROJELERE AĞIRLIK VERİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması’nın 2013 yılında imzalandığını, bu anlaşmanın Türkiye’deki iç onay sürecinin tamamlandığını, Gambiya’daki iç onay sürecinin de kısa sürede tamamlanmasını arzu ettiklerini belirtti. Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması’nın da 26 Şubat 2018’de yürürlüğe girmesinden memnuniyet duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Afrika ile ekonomik ilişkileri her zaman adil, dengeli ve her iki tarafın da yararına olacak bir zeminde geliştirmeye çalıştıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yatırımcılarımız ürün satmanın ötesinde istihdam oluşturan, Afrika’nın kalkınmasına, güçlenmesine katkı sağlayan projelere ağırlık veriyor. Özellikle turizm, tarım, enerji, inşaat, savunma, teknoloji gibi sektörlerde Türk firmaları Gambiya’da örnek gösterilecek yatırımlara imza atacaklardır. Firmalarımızın komşu ülkelerde başarıyla gerçekleştirdiği prestijli projeler Gambiya için en güzel referanstır. Gambiya hükûmetinin yeni Gambiya vizyonunda müteahhitlerimize daha fazla sorumluluk vereceğine inanıyorum” diye konuştu.

Ziyaretin iki ülke arasında yeni iş birliği kapılarının açılmasına vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevkidaşı Barrow’a misafirperverliği için teşekkürlerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını da cevapladı.

“Libya’da akan kanın durması için Berlin’de önemli bir zirve yapıldı ve mutabakata varıldı ancak Hafter güçleri bunun akabinde saldırılarına devam etti. Bundan sonraki süreçte Türkiye nasıl adımlar atacak?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Berlin süreci gerekse Moskova’da, her ikisinde de Hafter varılan veya hazırlanan metne imza atmamıştır. Sarraj imzasını atmıştır ama Hafter atmamıştır. Uluslararası toplantılarda eğer taraflar bu tür metinlere imza koymuyorlarsa, burada bir mutabakat sağlanmıştır denilemez” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Berlin sürecinin geniş katılımlı bir süreç olmasına rağmen, Hafter’in oteldeki odasından burayı takip ettiğine dikkati çekerek şunları kaydetti: “Tabii bu 55 maddelik metin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne de gidecek. Ancak burada bir nokta çok önemli, o da şu, Hafter bütün bu süreçte sürekli kaçmıştır ve en son bu süreçten sonra da kendi sözcüsünün şu açıklaması çok manidardır, ‘Libya’daki süreç namlunun ucundadır.’ Bu şunu gösteriyor, Hafter’in ateşkes diye bir derdi yok, barış diye bir derdi yok. Temenni ederiz ki Berlin’e gelenler de bu ifadeleri duymuştur ve buna göre de tavırlarını belirlerler.”

“Bu ziyaret vesilesiyle Türkiye ile Gambiya arasındaki ilişkiler nasıl derinleşip kuvvetlenebilir? Özellikle Gambiya’nın ulusal kalkınma planı hedefleri doğrultusunda Türkiye ile kurulacak ilişkilerin önemi ve Gambiya’ya katkısı ne olabilir? Ekonominin güçlendirilmesi noktasında Türkiye’nin nasıl bir faydası olabilir?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyarette bu konuların etraflıca ele alındığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Gambiya’nın siyasi, askerî, ekonomik ve savunma sanayisi alanlarında iş birliği yapmasının mümkün olduğuna işaret ederek “Bu sürecin içerisinde bakanlarımızın birbirleriyle irtibatları çok büyük önem arz ediyor. Gerek altyapı gerek üstyapı bütün bu konularda biz her türlü iş birliğine varız. Eğitim öğretim konularında aynı şekilde her türlü iş birliğine varız. Bunu Sayın Başkanla etraflıca konuştuk, daha sonra da heyetler arası toplantıda bunları değerlendirdik” dedi.

“TEMENNİMİZ LİBYA’NIN BARIŞA KAVUŞMASI”

“Türkiye Libya’ya asker gönderdi. Burada farklı ülkelerden gelen askerlerin de olduğu söyleniyor. Oradaki güvenlik ve emniyet çalışmalarına dönük Türkiye’nin atacağı adımlar nelerdir? Buradaki askerlerin güvenliğini sağlama noktasında konuşlandırma yapılmadan önce ne gibi tedbirler alındı?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir defa şunu birbirinden ayırt etmemiz lazım, bir, Sarraj Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin tanıdığı bir liderdir. Hafter ise darbecidir. İki; Türkiye olarak bizim TBMM kararıyla oraya eğitici olarak gönderdiğimiz askerlerimiz vardır. Hafter’in yanındakiler ise başta Hafter’in kendisi olmak üzere lejyonerdir ve desteklendiği yer de birinci derecede Abu Dabi yönetimidir. Para oradan verilmektedir. Ve şu anda Hafter lejyonerleriyle beraber Sudan’dan da 5 bini aşkın asker karacı olarak buraya gelmiştir. Böyle bir tablo ne yazık ki Libya’da yaşanmaktadır. Temennimiz odur ki bir an önce Libya barışa kavuşur.”

Gambiya Cumhurbaşkanı Barrow ise basın toplantısında yaptığı konuşmada, yıllar içerisinde Türkiye’den önemli destek ve iş birliği yakınlığı gördüklerini belirterek, ekonominin çeşitli alanlarında Türkiye ile kuvvetli ilişkiler tesis edildiğini söyledi.

GAMBİYA CUMHURBAŞKANI BARROW: “EKONOMİK ALANDAKİ İŞ BİRLİĞİMİZİ GELİŞTİRMEYE GÖNÜLLÜYÜZ”

Gambiya Cumhurbaşkanı Barrow, iş birliğinin daha da güçlendirilmesi açısından Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) Gambiya’da yerel temsilcilik ofisinin açılmış olmasının ülkesini memnun ettiğini vurguladı. Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantılarının düzenlenmesinin iki ülke özel sektör yatırımcıları açısından ilişkilerin derinleştiğinin önemli göstergesi olduğunun altını çizen Gambiya Cumhurbaşkanı Barrow, şunları kaydetti: “İki ülke arasında iş dünyası sınırlarının genişletilmesi noktasında ve bu iş birliği çerçevesinde ortaklıklarımızın bir meyvesi olarak Banjul-İstanbul arasında Türk Hava Yolları’nın (THY) işlettiği direkt uçuşların başlamış olması da bizi memnun ediyor. Yabancı doğrudan yatırımlar aracılığıyla ekonomik alandaki iş birliğimizi Türkiye ile her alanda geliştirmeye gönüllü olduğumuzu ifade etmek isterim. Gambiya ile Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin mükemmelliğe ulaşmış seviyesinin en önemli göstergelerinden bir tanesi de halklar arasındaki temasın gelişiyor ve derinleşiyor olmasıdır.”

Ortak basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Gambiya Cumhurbaşkanı Barrow huzurunda iki ülke arasında anlaşmalar imzalandı.

Bu doğrultuda iki ülke hükûmetleri arasındaki Gençlik ve Spor Alanında İş Birliği Anlaşması Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Gambiya Dışişleri, Uluslararası İş Birliği ve Yurt Dışında Yaşayan Gambiyalılar Bakanı Mamadou Tangara tarafından imzalandı.

Devlet Arşivleri Başkanlığı ile Gambiya Ulusal Arşiv Hizmetleri Arasında İş Birliği Protokolü ise Devlet Arşivleri Başkanı Uğur Ünal ve Gambiya Personel Yönetim Ofisi Müsteşarı Lamin Jawara tarafından imza altına alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak basın toplantısının ardından eşi Emine Erdoğan ile birlikte Gambiya Cumhurbaşkanı Barrow tarafından onurlarına verilen yemeğe katıldı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan’da

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in davetlisi olarak günübirlik çalışma ziyareti gerçekleştirmek üzere Azerbaycan’a ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bulunduğu uçak, Azerbaycan’ın işgalden kurtardığı topraklarda inşa ettiği ilk havalimanı olan Fuzuli Uluslararası Havalimanı’na iniş yaptı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fuzuli Uluslararası Havalimanı’na inen ilk devlet başkanı oldu

Yeni havalimanının açılış kurdelesini kesen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, daha sonra havalimanı binasını gezip yetkililerden bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da Azerbaycan’a geldi.

Okumaya devam edin

Dünya

Yelken’de rüzgar değişmedi. Özlem Akdurak ile yola devam.

Haber

on

Başkanlığına üst üste ikinci defa D. Özlem AKDURAK seçildi.

Yelken Federasyonu’nda Başkan değişmedi.

ÖZLEM AKDURAK, 2024 PARİS OLİMPİYAT OYUNLARI sonrasındaki yeni seçimlere kadar YELKEN FEDERASYONU Başkanlığı yapacak.

Yelken Federasyonu Başkanı AKDURAK, yapılan Spor Federasyonları olağan genel kurullarında seçilen ilk kadın Başkan olma ünvanına da aldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı ‘nın B2 katında yapılan Yelken Federasyonu ’nun 5. Olağan Genel Kurulunda Özlem AKDURAK İkinci kez başkanlığa getirildi.

Üç adayın katıldığı Olağan Genel Kurulun başkanlık yarışında, AKDURAK oylamaya katılan 262 delegeden 105’inin oyunu alarak yeniden başkanlığa seçildi.

D. Özlem AKDURAK Federasyonunun 5. Olağan Genel Kurulundaki konuşmasında döneminde gerçekleştirdikleri faaliyetleri hatırlattı. Konuşmasında büyük hayallerini ifade eden Özlem AKDURAK, Yelken sporunu bulunduğu yerden üst düzeye taşımak için çok çalışacaklarını belirtti.

Özlem AKDURAK ve öteki iki Başkan adayının konuşmalarından sonra Başkan, yönetim kurulu, disiplin kurulu ve denetleme kurulu üyelikleri için seçim yapıldı. Oylama sonucunda Özlem AKDURAK yeniden YELKEN FEDERASYONU başkanlığına seçilirken yönetim kurulu üyelikleri de belirlendi.

Yönetim Kurulu şu üyelerden oluştu; Ayhan Orhan OFLAZ, Cem HAKKO, Deniz ÇİÇEK, Enver ÇOBAN, Hakan Han ÖZCAN, Hakan YENİGÜN, Melih DİLİKOĞLU, Oğuz Akif SEZER, Özfer URALP, Serdar ÖZKALELİ, Sermurat KÜÇÜKGÜL ve Tolga YAĞLI. Özlem AKDURAK’ın başkanlığında Hüsnü Levent BAŞKAN , Alp BOLEVİN, Zekiye Ezgi TABAN, Özgür YAMAN ve Dinçer ÇERİBAŞ da disiplin Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar. Denetleme Kurulu üyeliklerine ise Özkan CENGİZ ve Uğur AKSOY getirildi.

YELKEN Federasyonunun 5’inci olağan Genel Kurulu Başkanlığa üst üste ikinci defa seçilen Özlem AKDURAK ’ın tebrikleri kabul etmesiyle sona erdi.

Okumaya devam edin

Dünya

“Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı olarak malum açıklamayı yapan büyükelçiler hususunda ülkem ve milletim adına ortaya koyduğumuz tavır sorumlu ve samimi duruşun tezahürüdür. Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin hakkını, hukukunu, onurunu, çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır. Nitekim bugün aynı büyükelçilikler tarafından yapılan yeni bir açıklamayla yargımıza ve ülkemize yönelik bühtandan geri dönülmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta üç ülkeyi kapsayan ve toplamda beş devlet başkanıyla bir araya geldiğimiz oldukça verimli bir Afrika seyahati gerçekleştirdik. Gittiğimiz her Afrika ülkesi gibi Angola, Togo ve Nijerya’da da büyük bir hüsnükabulle, samimi bir misafirperverlikle karşılandık. Gerek baş başa ve heyetler arasında yaptığımız görüşmelerde, gerekse de iş insanlarımızın muhataplarıyla olan temaslarında bölgedeki büyük potansiyeli bir kez daha müşahede ettik.

Şu hususun altını bilhassa çizmek istiyorum: Hükûmete geldikten sonra en çok önem verdiğimiz ve en çok emek harcadığımız konulardan biri, Afrika Kıtası’yla ilişkilerimizi geliştirmekti. Bu anlayışla Başbakan ve Cumhurbaşkanı sıfatıyla 30 Afrika ülkesine 50 seyahat gerçekleştirdik. Diplomatik temsilcilik sayımızı kıta genelinde artırırken ticari ve ekonomik iş birliklerimizi de güçlendirmeye çalıştık. Dünyanın yükselen kıtası Afrika’nın önemi 21. yüzyılda giderek daha çok artacaktır.

“TÜRKİYE’NİN AFRİKA’YA BAKIŞI BATI ÜLKELERİNDEN ÇOK FARKLIDIR”

Sağlık ve iklim krizleriyle sarsılan, dengeleri bozulan, yeni arayışlara yönelen dünya için Afrika’nın mümbit toprakları hâlâ en değerli kaynaktır. Sömürgecilerin sürekli biçim, yol, yöntem değiştirerek kıtayı ellerinde tutma gayretleri bitmedi ve bitmeyecektir. Buna karşılık Afrika halklarının hafızalarında geçmişte yaşadıkları acılar tüm tazeliğiyle durmaktadır. Daha önemlisi, Afrikalı dostlarımız sahip oldukları zenginliklerin öneminin ve kendilerine sağlayacağı faydanın da farkındadır. Afrika toplumları artık sömürülmek, ezilmek, öldürülmek değil adil bir paylaşımla gelişmek, kalkınmak, büyümek ve insanlığa bu şekilde katkıda bulunmak istiyor.

Hiç şüphesiz Türkiye’nin Afrika’ya bakışı Batı ülkelerinden çok farklıdır. Tarihinde sömürgecilik lekesi ve katliam ayıbı bulunmayan bir ülke olarak kıtaya insan merkezli yaklaştığımızı muhataplarımız da görüyor. Bunun için de özellikle bizi farklı bir yere koyuyorlar. Tabii asırlardır sömürülen siyasi, sosyal ve ekonomik düzeni bu şekilde kurulmuş bir coğrafyada mesafe kat etmek öyle kolay olmuyor. Sömürgecilerin izlerini kıtanın dört bir yanında siyasetten ekonomiye, sosyal ve kültürel hayata kadar her alanda görmek mümkündür. Buna rağmen Türkiye’nin karşılıklı saygıya, muhabbete, dayanışmaya, birlikte kazanmaya ve paylaşmaya dayalı politikaları artık yavaş yavaş kök salmaya, taban tutmaya, karşılık bulmaya başlamıştır.

Kıtadaki pek çok bölgeyle 500 yıllık geçmişe sahip kültürel ve beşeri ilişkilerimizin bulunması işimizi oldukça kolaylaştırıyor. Aynı şekilde Kızılay, TİKA, Yurt Dışı Türkler Başkanlığı, Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü, insani yardım kuruluşlarımız gibi yapılarımızla kıtada yürüttüğümüz faaliyetler fevkalade müspet bir iklim oluşturmuştur. İşte bu altyapı üzerinde Afrika’yı pazar değil ortak olarak gören bir yaklaşımla kıtanın tamamında güçlü dostluk ve iş birliği köprüleri kuruyoruz.

Afrika seyahatimizin hemen ardından İstanbul’da yapılan Türkiye-Afrika Ekonomi ve İşbirliği Forumu ile 17-18 Aralık’ta gerçekleştirilecek olan Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi gibi etkinlikler bu doğrultuda kat ettiğimiz mesafenin somut örnekleridir.

“AFRİKALI DOSTLARIMIZLA ORTAK BİR GELECEK İNŞA ETMEYİ, DOLAYISIYLA SÖMÜRGECİLERE RAHATSIZLIK VERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Ülkemizde neredeyse her ay bir ve birkaç Afrikalı misafirimizi ağırlıyoruz, aynı şekilde oradan da çok sayıda ziyaret daveti alıyoruz. İnşallah en kısa sürede yeni bir Afrika programıyla bu güzel iklimi daha ileriye taşıyacak adımlar atacağız. Eğitim, sağlık, ticaret gibi amaçlarla ülkemize gelen Afrikalıların sayısının her geçen yıl artması ilişkilerimizin geleceği bakımından umut vericidir. Türk iş insanlarının Afrika’daki yatırımlarının da sürekli büyüdüğüne, genişlediğine şahit oluyoruz. Nitekim son seyahatimizde de her üç ülkede toplam 18 ekonomik ve kültürel anlaşma veya mutabakat imzalandı, ortak bildiri yayınlandı.

Türkiye’nin Afrika’da attığı her adım elbette kıtayı kendi arka bahçeleri olarak gören eski sömürgecileri rahatsız ediyor. Ülkemiz aleyhinde Batıda yürütülen kampanyaların gerisindeki sebeplerden biri de budur. Kimse kusura bakmasın, biz Afrikalı dostlarımızla ortak bir gelecek inşa etmeyi, dolayısıyla sömürgecilere rahatsızlık vermeyi sürdüreceğiz. Her ne kadar bize olan husumetlerinden dolayı gözlerine perde inenler Türkiye-Afrika ilişkilerindeki gelişmeleri önemsizleştirmeye çalışsa da, kıtada ülkemiz adına çok hayırlı ve faydalı işler yapmaya devam edeceğiz.

“ÜLKEMİZİ GÜÇLÜ TUTMAK, MİLLETİMİZİN HAYSİYETİNİ KORUMAK İÇİN CANLA BAŞLA MÜCADELE EDİYORUZ”

Bin yıllık vatanımız Anadolu’da neredeyse her günümüz mücadeleyle geçmiştir. Bugün de ülke ve millet olarak sınırlarımızın güvenliğinden siyasi, ekonomik ve sosyal alana kadar her cephede aynı mücadeleyi veriyoruz. Gazi Mustafa Kemal’in millî mücadelenin en kritik safhalarından biri olan Sakarya Meydan Muharebesinde söylediği, ‘Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır’ ilkesi ülkemiz için hâlâ geçerlidir. Boş bıraktığımız, ihmalkâr davrandığımız, gereken tedbiri almadığımız, yeterli tahkimatı yapmadığımız her alanın ülkemizin istiklali ve istikbali için bir tehdit olarak karşımıza çıktığı gerçeğini defalarca yaşadık.

Bu tecrübenin ışığında diplomasiden güvenliğe, ekonomiden teknolojiye uzanan geniş bir yelpazede ülkemizi güçlü tutmak, milletimizin haysiyetini korumak için canla başla mücadele ediyoruz. Yürüttüğümüz mücadelede Cumhuriyetimizin 1 asırlık birikimi, Osmanlı ve Selçuklunun 10 asırlık mirası, medeniyetimizin 15 asırlık zenginliği, devletimizin 20 asırlık geleneği en büyük güç kaynağımızdır.

Tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de önümüzde kimi dış, kimi iç kaynaklı sıkıntılarımız, zorluklarımız mutlaka vardır. Türkiye diye bir devletin, Türk Milleti diye bir milletin bırakınız sahip oldukları gücü ve imkânları, varlığına bile tahammülü olmayanlar bugün de boş durmuyor. Kendi güvenlikleri ve refahları söz konusu olduğunda dünyaya ateşe atmaktan çekinmeyenlerin ülkemizin aynı çerçevedeki hassasiyetlerine saygı göstermelerini elbette beklemiyoruz. Bunun örneğini darbelerden vesayet düzenine verilen desteğe, terör örgütleri konusunda sergilenen çifte standarttan bölgemizdeki insani güvenlik krizleriyle ilgili tutuma kadar sayısız örnekte gördük, görüyoruz. Küresel yönetim sisteminin vanasını elinde tutanlar kendi sınırları içindeki tek bir olumsuzluk karşısında dahi her türlü hak ve hukuku askıya almayı meşru sayarken, milyonlarca insanın ölümünü duyarsızlıkla seyrediyor. Ucu kendilerine değen hususlarda hukuk, teamül ve ahlak tanımayanlar konu mazlum ve mağdurlar, konu Türkiye gibi hakkı ve adaleti savunanlar olduğunda ağız birliği yapıp bambaşka istikametlere yönelebiliyor. Geçmişte uzunca bir süre bu anlayışla ülkemizi istedikleri gibi yönlendirenler, istedikleri gibi şekillendirebilenler Türkiye artık kendi duruşunu sergilemeye başladığında paniğe kapıldılar.

“TÜRK YARGISI KİMSEDEN TALİMAT ALMAZ, KİMSENİN EMRİNE GİRMEZ”

Bir süredir yaşadığımız siyasi, ekonomik, toplumsal, diplomatik saldırıların gerisinde işte bu panik hâlinin yol açtığı acelecilik ve saygısızlık vardır. Türkiye’nin nezaketini, teennisiyle davranma tarzını zaaf olarak görerek eski alışkanlıklarına yönelenler, yaptıkları yanlışı kabul etmedikleri sürece hak ettikleri cevabı alacaklardır. Son dönemde bazı ülkelerin büyükelçileri tarafından yapılan hadsiz ve talihsiz açıklamayı da aynı çerçevede değerlendiriyoruz. Bu açıklama herhangi bir kişiyi veya konuyu değil doğrudan ülkemizin yargısını ve egemenlik haklarını hedef almıştır. Her şeyden önce bu tavır ülkemizdeki yargı teşkilatımızı, hâkimlerimiz, savcılarımız, avukatlarımızla birlikte tüm yargı mensuplarımıza yapılmış bir büyük hakarettir. Anayasamızın 138. maddesinde belirtildiği şekilde Türk yargısı kimseden talimat almaz, kimsenin emrine girmez. Kendi yasama ve yürütme organlarımızın bile Anayasa gereği işine karışamadığı yargımızı bir grup büyükelçinin sigaya çekmesine tahammül edemeyiz.

Dünyada nice acılar yaşanır, zulümler yapılır, adaletsizlikler sergilenirken Türkiye’yi dillerine dolayanların amaçlarının hak, hukuk takibi olduğuna kimse bizi inandıramaz. Bağımsız ve tarafsız yargımız ile yargı mensuplarımıza yönelik bu saygısızlığa gereken cevabı vermek devletin başı olarak herkesten önce bizim görevimizdir.

Cumhurbaşkanı olarak malum açıklamayı yapan büyükelçiler hususunda ülkem ve milletim adına ortaya koyduğumuz tavır işte bu sorumlu ve samimi duruşun tezahürüdür. Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin hakkını, hukukunu, onurunu, çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır. Nitekim bugün aynı büyükelçilikler tarafından yapılan yeni bir açıklamayla yargımıza ve ülkemize yönelik bühtandan geri dönülmüştür. Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesi ne yani ülkelerin kanunlarına ve nizamlara uygulayacağı, içişlerine karıştırılmayacağı taahhüdüne bağlılıklarını ifade eden bu büyükelçilerin artık Türkiye’nin egemenlik hakları konusundaki beyanlarında daha dikkatli olacaklarına inanıyoruz.

Ülkemizin bağımsızlığına ve milletimizin hassasiyetlerine saygı duymayan hiç kimsenin sıfatı ne olursa olsun bu ülkede barınamayacağını da ayrıca ifade etmek istiyorum.

Diğer yandan, bu süreçte kimin ülkenin ve milletin yanında durduğunu, kiminde ellerin kılıcını çaldığını bir kez daha hep birlikte gördük. Türkiye’nin bugün yaşadığı en büyük sancılardan biri de bu tür meselelerde yerli ve millî duruş sergilemeyi bir türlü başaramayan kimi siyasetçi, eski diplomat ve medya mensubundan oluşan güruhtur. Kişisel hırsları, ideolojik saplantıları ve kalplerini karartan kinleri uğruna kendi ülkelerinin aleyhindeki kampanyaların gönüllü aparatına soyunan, sözcülüğünü üstlenen mankurtları milletimiz yakından takip etmektedir.

Önümüzdeki dönemde güvenlikten ekonomiye pek çok sorunumuzla birlikte inşallah bu hastalıklı zihniyetten de kurtulacağız. Esasen ülke ve millet olarak bu tür çarpıklıklarla uluslararası medyadan siyasetçisine kadar farklı kesimler üzerinden ilk defa karşılıyor da değil.

Gezi olaylarında neredeyse bir ay boyunca ülkemizden yapılan canlı yayınları hatırlayın. Benzer hadiseler çok daha vahim boyutlarda Avrupa başkentlerinde yaşandığında aynı çevreler tek bir karenin bile dışarıya sızmasına izin vermediler. Ülkemizin yakın tarihlerindeki en büyük ihanetleri olan 17-25 Aralık emniyet, yargı darbe girişiminin ardından kopartılan fırtınaları da hatırlayın. PKK terör örgütünün çukur eylemleri ve HDP’nin 6-8 Ekim kanlı sokak olayları sırasında yaşananları da hatırlayın. DEAŞ’ın ve PKK’nın sınırlarımız boyunca ve sınırlarımız içinde gerçekleştirdikleri kanlı eylemleri de hatırlayın. Ve elbette 15 Temmuz darbe girişimini hatırlayın. Bunların hangisinde ülkemize her fırsatta demokrasi ve hukuk diskuru çekenlerin haktan, adaletten, meşrutiyetten, hepsini bir kenara bıraktım insanlıktan yana tavır aldığını gördünüz mü? Tam tersine bu hadiselerin hepsinde de terör örgütleri ve darbecilerin sırtları sıvazlamış, Türkiye’nin seçilmiş yöneticileri, diplomasi ve medya kıskacına alınarak pes ettirilmeye çalışılmıştır.

Hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle tüm bu oyunları bozduk, tuzakları boşa çıkardık, hevesleri kursaklarda bıraktık. Hangi engelle karşılaşırsak karşılaşalım ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırma azmimizden zerre kadar geri adım atmadık.

“TÜRKİYE GİBİ MİSYON SAHİBİ BİR ÜLKEDE HİÇBİR KARAR TESADÜFEN ALINMAZ”

Terörle ve darbe ile yapamadıklarını ekonomi ile yapmak için başlattıkları sinsi saldırıları da çok ciddi bedeller ödeme pahasına engelledik, engelliyoruz. Ülkemizin izlediği ekonomi politikasının sebebini ve amacını hâlâ anlamamış olanlar dönüp millî mücadeleye, Türkiye’nin 70 yıllık çok partili siyasi hayatında yaşadıklarına, özellikle de son sekiz yılına bakmalıdır. Tarih ve vicdan penceresinden bakılırsa bize yapılanların da, bizim yaptıklarımızın da gerisindeki asıl fotoğraf gayet iyi görülecektir.

Türkiye gibi misyon sahibi bir ülkede hiçbir hadise rastgele yaşanmaz. Hiçbir karar tesadüfen alınmaz. Hiçbir eylem bilinçsiz yapılmaz. Biz ne yaptığımızı da, ne için yaptığımızı da, bunun sonucunda nelerin ortaya çıkacağını da gayet iyi biliyoruz. Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak neredeyse 20 yıldır dünyada birlikte çalışmadığımız lider, içinde bulunmadığınız platform, arka planına vakıf olmadığımız hadise kalmadı. Avrupa’nın ve dünyanın en kıdemli lideri olarak tüm bu tecrübeler ışığında ve kurduğumuz güçlü altyapı üzerinde başlattığımız demokrasi ve kalkınma hamlesini sonuçlandırarak büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmeye çalışıyoruz.

Milletimiz emin olsun ki, bu hedefe çok yaklaştık. Dışarıda ve içeride artan gürültülerin sebebi bu gerçeğin herkes tarafından bilinmesidir. İşte hep birlikte yaşayarak görüyoruz, dünyanın en güçlü sağlık altyapısını biz kurduk. Şehir hastaneleri gibi eşi benzeri olmayan bir modeli hayata geçirdik ve Koronavirüs salgını döneminde bunun meyvelerini toplamaya başladık.

Üretim altyapımızı geliştirmek için ülkemizin her şehrini sanayi bölgeleri ile fabrikalarla donattık, yeniden inşa hareketini devam ettirdik işte bu hafta Eskişehir’de Organize Sanayi’de 52 fabrikanın açılışını yaptık. Bunun yanında 106 tane yine ayrıca fabrika açılışını yaptık. Bunlar kendiliğinden olmuyor, hani bir şey yapılmıyordu? Eskişehir’e git Bay Kemal orada bunların hepsini gör. Ve Çin’den işte dünyanın en önemli markası geldi orada kurutma makinesi, çamaşır makinesi bunun temelini değil, açılışının yaptığımız bir tesisi modern bir şekilde kurduk. Ülkemizde hidroelektrik, termik, doğal gaz, güneş ve rüzgâr santralleri ile donatarak kurulu enerji gücümüzü üç katından fazla artırdık. Çoğalan nüfusa ve üretim kapasitesine rağmen elektrik sıkıntısı çekmeyerek bu yatırımlarımızın meyvelerini toplamaya başladık.

Kara yoluyla, hava yoluyla, demir yoluyla, deniz yoluyla, ulaşım alt yapımıza tarihimizde görülmedik yatırımları yaptık. Dünyanın üretim merkezinin değişmeye başlamasıyla lojistik avantajımızın meyvelerini toplamaya başladık. Ülkemizin her şehrine yaydığımız üniversitelerimizle, yeniden ayağa kaldırmaya başladığımız mesleki ve teknik eğitimimizle, yetişmiş insan kaynağımızı güçlendirdik. Her alanda bunlarında meyvelerini toplamaya başladık.

“EVLATLARIMIZA BIRAKACAĞIMIZ EN BÜYÜK MİRAS OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ 2053 VİZYONU İÇİN GEREKEN TEMELİ ATTIK”

Adam utanmadan, sıkılmadan ‘81 vilayete niçin üniversite kuruyorsunuz?’ diyor. Söyleyeyim sana niçin kurduğumuz, biz 81 vilayetteki evlatlarımızın ülkemizin bir ucundan bir diğer ucuna gitmemesi için bunları kurduk. Ne çileler çekti bu ülkenin evlatları. 76 vilayette üniversite varken şimdi toplam 207 üniversitemiz var, bundan niye rahatsız oluyorsun Bay Kemal, niye bundan rahatsız oluyorsun? Ve 207 üniversiteyle biz şu anda ilim, irfan dağıtıyoruz ve dağıtmaya da devam edeceğiz. Sizin yapamadıklarınızı işte biz yaptık, yapıyoruz.

Bu örnekleri her konuya, her alana, her başlığa yaymak mümkündür. Hep söylediğimiz gibi, biz bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin istisnasız her karış toprağını milletin her ferdini kucaklayan eserlerimiz ve hizmetlerimizle evlatlarımıza bırakacağımız en büyük miras olarak gördüğümüz 2053 vizyonu için gereken temeli attık. Büyük ve güçlü Türkiye’nin siluetinin şekillenmeye başladığı şu dönemde, ülkemizi 2023’te kavşağında yeniden eski düzene, yani siyasi kaos, ekonomik yıkım, sosyal çatışma iklimine döndürmek isteyenler var. Kim bunlar? CHP. CHP deyince de çılgına dönüyorlar. Dışarıda ve içeride tek bir koro hâlinde yürütülen kampanyanın amacı, bizden kurtulmak değil bizim ülkemizin hanesine yazdırdığımız demokrasi ve kalkınma kazanımlarını yok etmektir, dertleri bu.

Bayraklar farklı, lisanlar farklı, çehreler farklı, ifadeler farklı olabilir, ama amaç aynıdır, o da büyük ve güçlü Türkiye, özellikle Türkiye hedefinin önünü kesmektir. Ama onların bilmediği bir şey var, milletimizle birlikte diplomasinin de, siyasetin de, ekonominin de dilini çözeli çok oldu. Buradan bir kez daha tekrarlıyorum, başaramayacaksınız, ya bu ülkenin bağımsızlığını, bu ülkenin vakarını, bu devletin büyülüğünü kabul edeceksiniz ya da nefesiniz tükenene kadar içinde çırpındığınız kibir ve nefret çukurunda debelenmeye devam edeceksiniz.

Dünyayı ve ülkemizi okurken insanlarımızın yaşadığı sıkıntıları asla görmezden geliyor, çözümü için çalışmaktan geri durmuyoruz. Ülkemizin güvenliği ve hedefleri için yedi düvelle mücadele ederken insanımızın sofrasındaki ekmeğinin, aşının, evindeki elektriğinin, doğal gazının, suyunun, kapısındaki aracın yakıtının, içindeki kazancının, kendisi ve ailesi için kurduğu hayallerin de derdiyle dertleniyoruz. Ya utanmadan, sıkılmadan ‘aşı yok’ diyor, ‘evine götürecek ekmeği yok’ diyor. Ya böyle bir yalan olur mu? Kim bunu diyen? CHP’lisi, İP’lisi. Ya bunlar korkulması gereken Yüceler Yücesinden de korkmuyorlar ki, bunlarda edep, hayâ yok.

Öyle diyor şair:

‘Ne aru namusu, ne ırzu hayâ,

Nedama medavu nedamu medavu.’

Ne ar kaldı, ne namus kaldı, ne hayâ kaldı, gelen geçti, gelen geçti, gelen geçti; bunlar böyle, maalesef. “

“KÜRESEL KRİZLERİN ÜSTESİNDEN GELMEKLE PAHALILIĞIN, YOKSULLUĞUN, HAKSIZLIĞIN, ADALETSİZLİĞİN ÖNÜNE GEÇMEK BİZİM AYNI DERECEDE MÜHİMDİR”

Ya şu anda bakıyorsunuz her evde araba var, kapıcısında araba var; şu anda ikinci el araba yetişmiyor zaten, böyle bir durum var. Ya bunları nasıl görmemezlikten geliyorsunuz? Ama bunu televizyon ekranlarından vatandaşa anlatır vatandaşı kandırabilirsiniz, ama bizi kandıramazsınız, biz çünkü hepsinin istatistiklerini tutuyoruz, nerede ne oluyor, ne satılıyor, bunların hepsini gayet iyi biliyoruz.

Ve bir diğer taraftan, Koronavirüs salgınından iklim değişikliğine kadar nice küresel krizin ülkemize etkileriyle uğraşırken kadınlarımızın, gençlerimizin, yaşlılarımızın, işçilerimizin, işverenlerimizin, garip gurebanın sesine de kulağımızı ve kalbimizi açık tutuyoruz. Büyük vizyonlara ve hedeflere odaklanırken, gözümüzün önündeki, burnumuzun dibindeki meselelere sırtımızı dönmüyoruz. Terörle mücadeleyle işsizlikle mücadele bizim için aynı mesabededir. Küresel krizlerin üstesinden gelmekle içerideki pahalılığın, yoksulluğun, haksızlığın, adaletsizliğin önüne geçmek bizim aynı derecede mühimdir. Esasen bunların hepsi de aynı makinenin farklı parçaları gibi birbiriyle yakından ilişkilidir. Hepsini birden hâl yoluna koymazsak yollumuza devam edemeyiz.

Bu dönemdeki talihsizliğimiz, küresel kriz ile ülkemize yönelik saldırıların aynı dönemde zirve yapmış olmasıdır. Salgınla birlikte bozulan küresel ekonomik dengeler yaygın kullanımı olan pek çok ürünün ham maddesinde, üretiminde, dağıtımında çok ciddi fiyat artışlarının yaşanmasına yol açtı. Türkiye bu fiyat artışlarını halkına nispeten en az yansıtan ülkelerin başında geliyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin pek çoğunda durum çok daha vahimdir. Bu sıkıntılı sürecin olumsuz etkilerini dünyada önümüzdeki dönemlerde daha fazla göreceğiz.

Türkiye olarak artan üretim ve lojistik gücümüzle yaşanan sıkıntıları kendimiz için bir fırsata dönüştürme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Tabi bu arada yaşanan fiyat artışları ve diğer sıkıntıların insanlarımızı bunaltmaması için gereken tedbirleri alıyoruz. Tarım ürünlerinde belirlediğimiz oldukça yüksek alım fiyatları bu tedbirlerden biridir. Yine kamu işçi ve memurlarının ücretlerinde yaptığımız artışlarda da bu durumu dikkate alarak çıtayı bir hayli yüksek tuttuk. Elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki maliyet satış oranlarında devlet olarak epeyce ciddi seviyede sübvansiyon yapıyoruz. Sosyal yardım sistemimizi etkin şekilde işleterek geliri olmayan ve çok düşük gelirli vatandaşlarımızı sahipsiz bırakmıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu doğrultuda atacağımız ilave adımlarımız olacak.

“SALGIN DÖNEMİNDE FEDAKÂRLIK YAPAN VATANDAŞLARIMIZIN ÜZERLERİNE DAHA FAZLA YÜK BİNMEMESİ İÇİN GEREKEN TEDBİRLERİ ALMAKTA KARARLIYIZ”

Salgın döneminde zaten fedakârlık yapan vatandaşlarımızın üzerlerine daha fazla yük binmemesi için gereken tedbirleri almakta kararlıyız. Maliyetlerdeki yükselişin ötesinde fırsatçılık yapanlara da kusura bakmasınlar göz açtırmayacağız, bu konudaki denetimleri ve müeyyideleri sıkılaştırıyoruz. Geçtiğimiz hafta Meclis’e sunduğumuz yarın Plan Bütçe Komisyonu’ndaki müzakereleri başlayacak 2022 bütçemizi de bu anlayışla hazırladık. Nice krizleri, nice sıkıntıları, nice saldırıları başarıyla geride bırakan ülkemizin bu küresel türbülansın da üstesinden geleceğine inanıyoruz. Bunun için Cumhurbaşkanı olarak, Kabine olarak, tüm yönetim olarak üzerimize düşenleri yapıyoruz, yapmayı sürdüreceğiz. Mesela bu hafta sonu Roma’da yapılacak G-20 Liderler Zirvesi’nde ve ardından Glasgow’da katılacağımız Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde hem gündemdeki konularla ilgili ülkemizin görüşlerini dile getirecek, hem de önümüzdeki fırsatları değerlendirmeye yönelik temaslarda bulunacağız.

Salgın krizinden iklim değişikliğine kadar her hususta ülkemizin küresel sistemdeki söz hakkını ve itibarlı konumunu güçlendirmek için gereken her adımı attık, atıyoruz. Aynı şekilde ülke içindeki sıkıntıları çözmek, her kesimden insanımıza rahat nefes aldırmak için de daha çok çalışacak, daha çok kaynak üretecek, daha çok politikalar geliştireceğiz.

Bugünkü Kabine gündemimizde talimatımızla ülkemizin 58 ilindeki 1585 cem evi ziyaret edilerek hazırlanan kapsamlı bir çalışmayı da görüştük. Aynı şekilde İnsan Hakları Eylem Planı’nda yer alan azınlık vakıflarının seçim usulüyle ilgili hususu da değerlendirdik. Hangi kökene, hangi inanca, hangi meşrebe sahip olursa olsun, Türkiye’nin 84 milyon vatandaşımızın her birinin meselesi bizim meselemizdir. Bu anlayışla millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek her adımı geçmişte attık, bugün de atmayı sürdüreceğiz.

Özellikle sözlerime son vermeden önce salgın tehdidi tamamen ortadan kalkana kadar tedbirlere riayet etmeyi sürdürmemiz gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum. İleri yaştaki vatandaşlarımız başta olmak üzere herkese gönüllülük esasına göre ikinci ve üçüncü doz aşılarını bir an önce olmalarını tekrar hatırlatıyorum.

Ve bu vesileyle özellikle de bir taraftan malum Ankara’daki AKM’nin olduğu yeri millet bahçesi, millet parkı hâline getirdik ve buranın da açılışını inşallah yapıyoruz ve bunun için de tüm başta Ankaralılar olmak üzere bu açılışta beraberce bulunmayı arzu ediyoruz. Aynı şekilde 29 Ekim’de de İstanbul’umuzda yine AKM’nin açılışını yapacağız, tüm İstanbullular bu açılışa davetli. Gerçekten muhteşem bir eseri İstanbul’umuzda, Taksim’de orada da yine meydana getirdik, inşası bitti, ihyası aynı şekilde İstanbullularla birlikte olacak. Ve o akşamı da İstanbullularla birlikte yaşamak istiyoruz; Ankara, ardından İstanbul.

Sizleri en kalbi duygularla selamlarken Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyor, bu duygularla bir kez daha hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya6 dakika önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan’da

Dünya1 saat önce

Yelken’de rüzgar değişmedi. Özlem Akdurak ile yola devam.

Dünya4 saat önce

“Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır”

Dünya18 saat önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’deki toplu açılış töreninde konuştu

Dünya19 saat önce

“Türkiye’ye yatırım yapan, Türkiye’nin aydınlık geleceğine güvenen herkes kazanmaya devam edecektir”

Dünya20 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefimize ulaşacağız

Dünya20 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’de “Kadınlarla Büyük Türkiye Yolunda” programına katıldı

Dünya23 saat önce

BİLARDO Federasyonu’nda Başkan değişmedi.

Dünya2 gün önce

TRİATLON FEDERASYONU’nda Başkan yeniden Bayram YALÇINKAYA.

Dünya2 gün önce

HAK-İŞ GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU BAKAN VEDAT BİLGİN’İN KATILIMIYLA TOPLANDI

Dünya4 gün önce

“Afrika’da kapısı çalınmadık dost, yarası sarılmadık gönül, iş birliği yapılmadık ülke bırakmıyoruz”

Dünya4 gün önce

Emine Erdoğan “Türkiye-Afrika Kadın Liderlik Diyaloğu Paneli”ne katıldı

Dünya4 gün önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU, PTT’NİN 181. YAŞINI SİRKECİ TARİHİ BÜYÜK POSTANESİ’NDE KUTLADI

Dünya4 gün önce

HAK-İŞ BAŞKANLAR KURULU BAKAN SÜLEYMAN SOYLU’NUN KATILIMIYLA TOPLANDI

Dünya5 gün önce

Modern Pentatlon FEDERASYONU Başkanlığına VELİ Ozan ÇAKIR yeniden seçildi.

Dünya5 gün önce

Emine Erdoğan, Nijerya’da Abuja Yunus Emre Kültür Merkezi’nin açılışına katıldı

Dünya5 gün önce

“Nijerya’nın Afrika kıtasında barışın, istikrarın ve ekonomik kalkınmanın tesisi yönünde gösterdiği çabalar takdire şayandır”

Dünya6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda

Dünya6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Togo, Burkina Faso ve Liberya Devlet Başkanlarıyla bir araya geldi

Dünya6 gün önce

“Togo ile siyasi, ekonomik, ticari ve askerî alanlarda iş birliğimizi ilerletme arzusundayız”

Dünya7 gün önce

Emine Erdoğan, Togo’da Türkiye Maarif Vakfı Eğitim Kampüsü’nün açılışına katıldı

Dünya7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Togo Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda

Dünya7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Togo’da

Dünya7 gün önce

Özdemir Bayraktar son yolculuğuna uğurlandı

Dünya1 hafta önce

Emine Erdoğan, Angola’nın başkenti Luanda’da Rangel Kadın Mesleki Eğitim Merkezi’ni ziyaret etti

Dünya1 hafta önce

“Afrika kıtasıyla yakın iş birliğimize büyük önem ve anlam atfediyoruz”

Dünya1 hafta önce

“Türkiye olarak kalkınma yolculuğunda dost Angola’nın yanında olmayı sürdüreceğiz”

Dünya1 hafta önce

“Türkiye ve Angola enerji konusunda ciddi iş birliği imkânlarına sahiptir”

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Angola’da

Dünya1 hafta önce

“Afrika kıtasıyla ilişkilerimizi ‘kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde’ ilerletmek istiyoruz”

Dünya1 hafta önce

CİMNASTİK Federasyonu DELEGELERİ BAŞKAN SUAT ÇELEN’le devam dedi.

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile ortak basın toplantısı düzenledi

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya2 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya7 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya10 ay önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya1 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya6 ay önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Gündem2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya7 ay önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya8 ay önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya8 ay önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya7 ay önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya10 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya8 ay önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya1 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Tekne Firmaları Türkiye8 ay önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Dünya12 ay önce

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,: Sporun güzel yönüyle yarınlara yürümeye devam edeceğiz

Dünya2 sene önce

“Türkiye’nin haklarını sonuna kadar savunacağız”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Kiralık Yelkenli2 sene önce

Setmarine yachts |Çeşme Kiralık Yelkenli

Gündem11 ay önce

Gazete ve Dergi Sektöründe Lider Haber Yazılımı

Reklamlar

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

Son Dakika Haber