Connect with us

Dünya

İyi ki varsınız Sayın Rektörüm ;

Haber

on

TÜSİAV ve ASTOP BAŞKANI VELİ SARITOPRAK

4000 yıllık tarihi geçmişiyle,Roma ve Bizans dönemlerini yaşayan,Fatih Sultan Mehmet’in Fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in Valilik yaptığı,Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu,
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün üç kez ziyaret ettiği şehir,
Evliya Çelebi seyahatnamesinde Trabzon dan bahsederken. “”Tuğra-bozan“ yakıştırması” ve “Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası”ifadelerini kullanmıştır. .Yeşiliyle, doğasıyla insanı büyüleyen ,sadece yaylalarında değil ,şehrin her yerinde yılın her döneminde mutlak bir şenlikle ,yöresel lezzetleri ile horon edilen yapısının yanı sıra zengin bir liman kenti…TRABZON ..


Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İBİŞ 30 Mart 1958 Trabzon da doğdu.Öğrenim yıllarının bir bölümünü doğup büyüdüğü şehir Trabzon da tamamlayan Erkan İBİŞ :1977 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ni kazanarak ANKARA da eğitim hayatına devam etti. 1982 yılında bu okuldan mezun olan Erkan İBİŞ; 1989 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde Nükleer Tıp alanında; UZMAN, 1991 de Doçent, 1997 yılında Profesör oldu, Halen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Öğretim üyesi olup, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Yönetim Kurulu Üyeliği, TAEK Danışma Kurulu Üyeliği, Türk Rus Toplumsal Forumu Eğitim-Bilim Komitesi Başkanlığı, Üniversite Sporları Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği yanı sıra; Başhekim Yardımcılığı, Başhekimlik, Rektör Yardımcılığı, Ana Bilim Dalı Başkanlıkları gibi görevleri de yerine getiren, 6 Ağustos 2012 tarihinden itibaren,Ankara Üniversitesi Rektörü olarak görevini sürdüren Erkan İBİŞ, aynı zamanda ÜNİVERSİTE HASTANELERİ BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI görevini de yapmaktadır.


Ankara Üniversitesi “Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Üniversitesi”unvanını taşımaktadır.
Hukuk (1925) ve Dİlve Tarih, Coğrafya (1935) fakültelerinin kuruluşunu bizzat yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatları doğrultusunda Ankara Üniversitesi Başkentimiz Ankara’da Hukuk, DTCF, Tıp (1945) , Fen (1943), Veteriner (1842, 1933) ve Ziraat (1846,1933) Fakültelerinin bir araya getirilmesi ile 1946 yılında kurulmuştur. Kökleri Oldukça eski olan ve önce İstanbul’da mektep olarak açılan Veteriner Fakültesi (1842) ve Ziraat Fakülteleri (1846) 1933’de Ankara’ya alınmış ve üniversitenin kuruluşunun temel taşlarından olmuşlardır. Siyasal Bilgiler Fakültesi diğer adıyla Mekteb-i Mülkiye (1859) 1949’da üniversite bünyesine dahil edilmiştir. Fakültelerinin tek çatı altında toplanmasıyla oluşturulmuş Ankara Üniversitesinde daha sonra diğer fakültelerin açılmasıyla ülkemizin ve dünyanın en saygın ve gelişmiş üniversitelerinden biri haline gelmiştir..Bir devlet üniversitesi olan 700’den fazla programı olan Ankara Üniversitesi’nde eğitim dili Türkçe olmakla birlikte, İngilizce ve diğer dillerde uluslararası programlarda da eğitimler verilmektedir. Ankara Üniversitesinde 2020 yılı itibari ile 18 Fakülte , 11 Meslek Yüksek Okulu, 1 Devlet Konservatuarı, 14 enstitü ve biner yataklı 2 Üniversite Hastanesi bulunmakta olup, 70 bine yakın öğrenci vardır.

Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İBİŞ ;
Sivil Toplum Kuruluşları hakkında görüşlerini ifade ederken;
Ülkemiz de vatandaşların ortak bir amaç uğruna bir araya geldiği, buna bağlı olarak daha iyi yaşam şartları için gerekli faaliyetlerin kolektif ve bağımsız bir biçimde yürütüldüğü topluluk anlamına gelmektedir.
“Yani birlikteliği, gönüllülüğü ve dayanışmayı ifade eder. STK, bir ülke de demokrasinin, yaşam standartlarının, birey ilişkilerinin, aktif ve sorumlu vatandaşlık bilincinin gelişmesinde önemli rol oynar. Akademisyenlerin yanı sıra gönüllü bireylerin de deneyimleri ile katkı verdikleri, maddi çıkarın gözetilmediği, dostlukların kurulduğu, acıların sevinçlerin paylaşıldığı, topluma yararlı bireylerin de kazandırıldığı ortak yerlerdir. Kısacası; STK, devletin bütünlüğü, insan hakları ve ötekileştirmeme ilkeleri esasında ülkeleri daha çağdaş ve demokratik hale getirme çabasındaki kurumdur diye tanımlamak istiyorum.

Bu tanımlamam sanıyorum Ankara Üniversitesinin STK’na bakış açısını da ortaya koyuyor. Hem üniversitemizin, hem toplumumuzun hem de ülkemizin kazanımı, gelişimi için STK ile güçlü işbirliği içinde olmamız gerekir. Bu bilinçle çaba gösteriyoruz. İster sosyal, ister kültürel, ister ekonomik, ister bilim amaçlı olsun tüm STK’nı ve onlarla işbirliğini önemsiyoruz. STK ile birlikte çalışmalar yapıyoruz.”diyor Sözlerinin devamında Ankara Üniversitesi, tüm bu söylediklerim temelinde bir düşünceye sahip. Sosyal sorumluluğun kendi sorumluluğu da olduğu bilincinde. Bunun için gıdadan sağlığa, eğitimden teknolojiye, doğadan insana, çocuktan yaşlıya kadar çok farklı konularda sosyal sorumluluk projeleri üretmek üzere kolları sıvadık. Öncelikli uygulamalarımız eğitim, çocuk, yaşlı, çevre, doğa. Bunları geliştirerek sürdüreceğiz. Dedi.
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.. Doktor Sayın Erkan İBİŞ ‘in aldığı ödül ve Beratlar bulunmaktadır. Bunların bazılarından bahsetmek gerekirse;


Takdim Edilen Ulusal Ödül ve Beratlar
2015 yılı : TÜSİAV tarafından “Sivil Toplum Dostu Beratı”
2017 yılı : Kızılcahamam Belediyesi tarafından “Fahri Hemşerilik” Beratı
2017 yılı : Ankara Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından “Sivil Toplum Dostu” Beratı
: Beypazarı Beledisi tarafından “Fahri Hemşerilik” Beratı
2019 yılı : Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği tarafından “Ankara’ya Değer Katanlar” Ödülü
2019 yılı : Ankara Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından “Sivil Toplum Gönüllüsü” Beratı

Takdim Edilen Uluslararası Devlet Nişanları
2018 : Romanya Devleti tarafından tevdi edilen “Romanya Devlet Nişanı (Award of Merit)
2019 : İtalyan Cumhurbaşkanı tarafından tevdi edilen “İtalya Devlet Nişanı”
(Commendatore)
2019 : Macaristan Cumhurbaşkanı tarafından tevdi edilen Macaristan Devlet Nişanı (Magyar
ErdemrendTisztikeresztje)

Bilim Ödülleri

  1. Genç Araştırmacı Ödülü, Türkiye Nükleer Tıp Derneği, 2018
  2. Behçet Hastalığı Araştırma Ödülü, TÜBiTAK, 1999

Editörlük/Yayın Kurulu Üyeliği

  1. TurkishJournal of MedicalSciences, TÜBİTAK
  2. Journal of NuclearSciences, Ankara Üniversitesi
  3. TurkishJournal of MedicalSciences, TÜBİTAK, Yayın Kurulu Üyeliği
  4. Türkiye Klinikleri Tıp Bilimleri, Yayın Kurulu Üyeliği,
  5. MolecularImagingandRadionuclideTherapy, Yayın Kurulu Üyeliği
  6. Yükseköğretim ve Bilim Dergisi Yayın Kurulu Üyeliği

Bilişim-Eğitim-Sağlık sektörleri dahil olmak üzere daha bir çok platformda da sayısız ödüllerle taçlandırılan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.SayınErkan İBİŞ e ,Genel Başkanlığını yapmakta olduğum,Ankara Sivil Toplum Kuruluşları Platformu (ASTOP) tarafından , 2020 yılının Haziran ayının ilk haftasında düzenleyeceğimiz “YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ” takdim edilecektir.

Sinerjik ve iletişim odaklı bir yönetim anlayışını benimseyen Ankara Üniversitesi Rektörümüz , Prof.Dr.Erkan İBİŞ , takım ruhu ve liyakat tabanlı yaklaşımlara önem vermektedir. İyi oyunun “iyi kurallar kadar iyi oyuncularla” mümkün olabileceğine inanmakta ve bu doğrultuda çalışmaktadır.

Prof. Dr.Erkan İBİŞ’ in :

Ülkesine olan sevdası ,girişimci ruhu ,vefalı ve uzlaşmacı bilge kişiliği ,Eğitim Camiası başta olmak üzere Devlette ,Kamuda teknoloji ve Bilişim alanında, yaratıcılık özelliği gibi vasıfları ile toplumun sevgisini ve takdirini almış şahsiyeti ile , gelecek de de ,insanlık adına faydalı çoğu kapsamlı projeleri ,hayata kazandıracağını biliyorum.
“Engin deneyim,bilgi,beceri,başarılarının Akademisyen ruhunun devam etmesinin,Ülkemiz adına Eğitim,Teknoloji,Sanayi,Bilişim ve iletişim alanlarında katacağı pozitif değerlerin”bilinci ile ;

İyi ki Varsın Erkan İBİŞ diyorum.

TÜSİAV Başkanı Veli SARITOPRAK

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır anneleri ile iftarda buluştu

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır anneleriyle iftar programında yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak her zaman olduğu gibi bugün de Kudüs’teki kardeşlerimizin, Filistin coğrafyasındaki tüm Müslümanların yanındayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP il binası önünde oturma eylemi yapan Diyarbakır anneleriyle Vahdettin Köşkü’nde iftar yemeğinde bir araya geldi.

İftar yemeğinin ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıların Ramazan ayını ve Kadir Gecesi’ni tebrik ederek Ramazan Bayramı’na kavuşma temennisinde bulundu.

“BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ, HEM İÇ KAMUOYUNDA HEM ULUSLARARASI KAMUOYUNDA ZOR DURUMA DÜŞMÜŞTÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır annelerinin nice ramazanları, bayramları evlat hasretiyle geçirdiğini dile getirerek, “Terör örgütü PKK ve onun siyasi uzantıları tarafından kandırılarak sizlerden kopartılan ciğerparelerinize kavuşmak için verdiğiniz mücadeleyi en başından beri takdirle takip ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı ailelerin evlatlarına kavuşurken, bazılarının henüz bu mutluluğa erişemediğini aktararak şunları kaydetti: “Ailelerimizin kararlılıkla yürüttüğü bu mücadele, terör örgütünün karanlık ve kandan beslenen gerçek yüzünün görülmesi bakımından çok hayırlı olmuştur. Yıllardır birileri tarafından cilalanıp, parlatılan, cici çocuklardan oluşan masum bir yapı gibi gösterilmeye çalışılan bölücü terör örgütü, hem iç kamuoyunda hem uluslararası kamuoyunda zor duruma düşmüştür. Şu anda dertleri büyük, sıkıntıları büyük. Artık kaçacak delik arıyorlar. Güvenlik güçlerimizin sınırlarımız içinde ve sınırlarımız ötesinde gerçekleştirdikleri operasyonlarla eylem kabiliyetini iyice azalttığı örgüt, Diyarbakır annelerinin dirayeti karşısında âdeta çaresiz kalmıştır. Evlatlarına kavuşan her ailemizle birlikte sadece biz sevinmekle kalmıyoruz, tüm milletimizin yüreğine de su serpiliyor. Aynı şekilde ailelerine geri dönen her mensubunun ardından örgüt, telafisi mümkün olmayan sıkıntılar yaşıyor.”

“SON TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GELENE KADAR BU MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’tan yüreği hasretle kavrulan tüm annelerin ve babaları bir an önce evlatlarına kavuşturmasını dileyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Sınırlarımız ötesinde yürüttüğümüz başarılı operasyonlarla terörün ülkemize uzanan kanlı ellerini âdeta kökünden kırıyoruz. Son terörist de etkisiz hâle gelene, terör örgütünün elindeki son evladımız da ailesine kavuşana kadar bu mücadeleyi sürekli daha ileriye taşıyarak sürdüreceğiz. Sadece ülkemizdeki değil, Irak ve Suriye’deki kardeşlerimizi de âdeta kiralık katiller ordusuna dönüşen bölgemizde hesabı olan güçler arasında kucaktan kucağa devredilen bu örgütün kirli ağından Allah’ın izniyle kurtaracağız. Türkiye’de başaramadıklarını Suriye’de deneyenleri bir kez daha hayal kırıklığına uğratmak da kararlıyız. Kandil’i çökerteceğiz ve Kandil, kandil olmaktan çıkacak, onlar için karanlık olacak. Hiç endişeniz olmasın bizim buna imanımız var ve bin yıllık ortak coğrafyamızı türlü hile ve desiselerle parçalara ayırıp hem fiziken hem zihnen sömürme peşinde olanlara meydanı bırakmayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kardeşliklerini yıkarak bölgelerini sömürge zincirlerine bağlamak, sinsi senaryolarına alet etmek isteyenlere, tek yürek, tek yumruk olduklarını göstereceklerinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler, işte bu şanlı duruşun sembolleri olarak her biri kendi evladınız mesafesindeki 84 milyonun tamamına güç verdiniz. Sizi yıldıramadılar. Birdiniz, bir şehir oldunuz, iki şehir oldunuz ve her geçen gün büyümeye devam ediyorsunuz. Sizin bu şevkiniz, bu gayretiniz terör örgütünü çökertmeye yetti. Bu tarihî mücadeleniz için her birinize tekrar tekrar şahsım, eşim, milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

“ANNELERİNİZİ MAĞDUR ETMEYİN”

Terör örgütü içindeki tüm gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Gençler, evlatlarım. Yarın Anneler Günü. Annelerinizi üzmeyin. Annelerinizi mağdur etmeyin. Sizi bu noktaya getiren anneleriniz. Onları üzmeyin. Dokuz ay on gün sizi karnında besleyip büyüten ondan sonra da bu yaşa getiren annelerinizi üzmeyin. Bir an önce ne yapın, ne edin ama annelerinize dönün. Çünkü onların sürekli gözleri yaşlı ve sürekli onlar sizi bekliyor. Şunu unutmayın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, devletimiz kendini bu bataklıktan kurtarmak isteyen her gencimizi adli bakımdan korumanın yanında, yeni hayatını kurmasına da destek verecektir. Ecdadımız ne diyor, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ Biz böyle bir geleneğin varisleri olarak başka türlü hareket etmemiz zaten düşünülemez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır annelerinin nezdinde, tüm annelerin Anneler Günü’nü tebrik ederek, “Rabbim yaşı kaç olursa olsun, bugünü annesiz geçiren yetimlere de sabr-ı cemil ihsan etsin diyorum” ifadesini kullandı.

Anneleri hâlen hayatta olan herkese de onların kıymetini bilmelerini, gönüllerini şenlendirmelerini, hayır dualarını almalarını tavsiye eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazreti Muhammed’in, “Cennet annelerin ayakları altındadır” buyurduğunu hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Ben de rahmetli anneciğimin ayaklarının altını zaman zaman öper, onun kokusunu hissederdim. Siz de annelerinizi daha fazla üzmeyin, daha fazla bekletmeyin. Bilesiniz ki annelerinizin gözleri yollarda sizi bekliyor, yürekleri sizin kokunuzla çarpıyor, hissediyor. Vatanını ve yurdunu ‘ana’ sıfatıyla adlandıran bir milletin evlatları olarak, dünyada hiçbir yerde Anadolu var mı? Yok. Ama bizde bak Anadolu var. Biz ne demişiz, ‘Anadolu’. ‘Babadolu’ değil, ‘Anadolu’ demişiz. Bu topraklar ana sıfatıyla sıfatlanmış. Annelerimizin omurgasını oluşturduğu ailelerimize çok daha sıkı sahip çıkmamız gereken bir dönemden geçtiğimize inanıyorum. Millî birlik ve beraberliğimize yönelik saldırılarını aile kurumumuzu yıkarak başarıya ulaştırmak isteyenleri, inşallah anneler öncülüğünde hezimete uğratacağız. Hiç endişeniz olmasın. Gabar’ı bunların başına çökerttik mi? Cudi’yi bunların başına çökerttik mi? Tendürek’i bunların başına çökerttik mi? Bestler Deresi’ni bunların başına çökerttik mi? İnlerine girdik. Daha da gireceğiz. Onlar kaçacak, biz kovalayacağız. Kandil’i de bunlara zindan edeceğiz. Hiç merak etmeyin. Belki geç olacak, belki zor olacak ama zafer inşallah sizin gibi inanan annelerin birlikte inşallah zaferi olacaktır.”

“KUDÜS’Ü VE MÜSLÜMANLARI KORUYAMAYAN BİR DÜNYA KENDİ KENDİNE İHANET ETMİŞ DEMEKTİR”

Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken Müslümanların ilk kıblesi, üç dinin kutsal şehri Kudüs’ten hem üzüntülerini hem öfkelerini artıran haberler aldıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zalim İsrail, terör devleti İsrail, mukaddesatlarını korumak, binlerce yıllık evlerine, yurtlarına sahip çıkmak dışında hiçbir gayeleri olmayan Kudüs’teki Müslümanlara vahşice ve ahlaksızca saldırmaktadır” açıklamasında bulundu.

“Mukaddes şehir Kudüs’ün onurunu, şerefini, izzetini, haysiyetini korumak her bir Müslüman’ın boynunun borcudur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Mescid-i Aksa başta olmak üzere Kudüs’teki ibadethanelere ve Müslümanlara yönelik saldırı aynı zamanda bizlere yapılmış saldırıdır. Kudüs’teki saldırının muhatabı oradaki kardeşlerimizle birlikte Mekke’de Kabe’yi tavaf eden, Medine’de Peygamberin Aleyhissalatu Vesselam, huzurunda bulunan her Müslüman’dır. Bu saldırının muhatabı, İstanbul’da, Diyarbakır’da, Bağdat’ta, Kahire’de, İslamabat’ta, Cakarta’da, Kuala Lumpur’da, Bakü’de, Saraybosna’da yaşayan Müslümanların her biridir. Daha da önemlisi üç dinin kutsallarını barındıran Kudüs’ü vicdansız, ahlaksız, hukuksuz, saygısız saldırılarıyla kirleten zalimlere karşı çıkmak, ‘insanım’ diyen her bireyin vazifesidir. İsrail devletinin saldırılarına sessiz kalarak veya kayda değer tavır ortaya koymayarak dolaylı şekilde destek veren herkes orada yaşanan zulme ortaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta İslam ülkeleri olmak üzere tüm dünyayı, İsrail’in Mescid-i Aksa’ya, Kudüs’e ve Filistinlilerin evlerine yönelik saldırılarına karşı etkili şekilde harekete geçmeye davet ederek şunları kaydetti: “Tüm halkı Müslüman olan ülkelere sesleniyorum. Bir olma zamanında, beraber olma zamanında İsrail’in insanlığın ortak kurumlarının kararlarına, temel insan haklarına, uluslararası hukuka ve insana dair her türlü değere aykırı bu eylemleri derhal durdurmaları konusunda çalışmalarıdır. Bu konuda, Türkiye olarak biz üzerimize düşeni yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Dünyada hiçbir insanın uluslararası kurumlara ve kurallara güveni kalmaz. Herkes kendi başının çaresine bakmaya başladığında ortaya çıkacak kaos ve yangın önce bu zulme sessiz kalanları yutacaktır.”

“Unutulmamalıdır ki Kudüs tüm dünyadır, oradaki Müslümanlar da tüm insanlıktır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kudüs’ü ve Müslümanları koruyamayan bir dünya kendi kendine ihanet etmiş, kendi kendini imha edecek bombanın pimini çekmiş demektir. Türkiye olarak her zaman olduğu gibi bugün de Kudüs’teki kardeşlerimizin ve Filistin coğrafyasındaki tüm Müslümanların yanındayız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı başta olmak üzere konuyla ilgili tüm uluslararası kurumları harekete geçirmek için gereken girişimleri başlattıklarını ifade etti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin derhal ve etkin tedbirlerle bu zulme “dur” demediği takdirde, “Dünya beşten büyüktür” diye ifade ettiği çarpıklığı kayıtsız şartsız kabul ettiğinin anlaşılacağına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz küresel dayanışma ve iş birliği sisteminin beş ülkenin keyfine terk edilemeyecek kadar önemli bir mekanizma olduğuna inanıyoruz. Birleşmiş Milletleri, Güvenlik Konseyi başta olmak üzere tüm kurumları ve işleyişiyle köklü bir reforma tabi tutma çağrımızı tekrarlıyoruz” dedi.

Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya ve Müslümanlara yönelik alçak saldırıların derhal durdurulmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “300’e yakın yaralı var, ilk andan itibaren. Filistinlileri evlerinden etmeye ve yurtlarından çıkarmaya yönelik her türlü doğrudan ve dolaylı baskıların sona erdirilmesini bekliyoruz. Aksi takdirde zalimleri hak ettikleri akıbete düçar eylemek için her türlü gayreti gösterecek, her türlü çabayı ortaya koyacağız. Allah mazlumların ve mağdurların yardımcısıdır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır annelerinin Ramazan-ı Şerifini, Kadir Gecesi’ni ve Ramazan Bayramı’nı tebrik ederken sözlerini, “Rabbim yavrularınızla birlikte bir bayram değil, çifte bayram yaşamayı nasip eylesin diyorum” diye tamamladı.

Diyarbakır anneleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, üzerinde “Evlat Nöbeti 614. Gün” yazılı tablo armağan etti.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Anneler Günü mesajı

Haber

on

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Anneler Günü” mesajı:

Sevgi, merhamet, şefkat ve fedakârlık timsali bütün annelerin Anneler Günü’nü kutluyorum.

Anneye hürmeti cennetin kapısını açacak bir anahtar olarak gören bir medeniyetin mensupları olarak, anne ile evladı arasındaki bağın en güçlü bağ olduğuna inanıyoruz.

Dünyaya getirdiği yavrusunun bütün ihtiyaçlarını gözeten, ona hakikati öğreten annelerimizi, başımızın tacı ve en değerli varlıklarımız olarak addediyoruz.

İlk öğretmen olarak güçlü bireyler yetiştiren anneler aynı zamanda güçlü toplumların da temelini atmakta, ailenin ve toplumun yapı taşını oluşturmaktadır.

Biz de annelerimizin mutluluğunu artırmak için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kendileriyle ilgili bütün alanlarda azimle çalışmayı sürdüreceğiz.

Hayatımız boyunca en önemli güç kaynaklarımızdan birinin de annelerimizin hayır duaları olduğunu iyi biliyoruz.

Dolayısıyla ana duasının çocuklarımızın, ülkemizin ve milletimizin üzerinden eksik olmamasını diliyorum.

Bu vesileyle başta anneler olmak üzere bütün aile üyelerine sevgi ve hürmet göstermemizin, onların bizim için ne kadar önemli olduklarını her zaman hissettirmemizin son derece önemli olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Yüreğinde anne özlemini her an hisseden biri olarak, ahirete intikal etmiş tüm anneleri rahmetle ve minnetle yâd ediyorum.

Bütün annelere aile bireyleriyle birlikte sağlık, huzur ve esenlik içinde geçecek bir ömür temenni ediyor ve bu anlamlı günlerini can-ı gönülden tebrik ediyorum.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yarının büyük ve güçlü Türkiye’sinin önderleri ve mirasçıları gençler olacaktır”

Haber

on

“81 ilden 560 gençle En Uzun İftar Sofrası” programına video konferans aracılığıyla bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “17 Mayıs itibarıyla başlayacak yeni normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. İlk kabine toplantımızın en önemli gündem maddelerinden bir tanesi de zaten bu olacak. Bu takvimde okulların açılışıyla ilgili süreç de yer alacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “81 ilden 560 gençle En Uzun İftar Sofrası” programına, Vahdettin Köşkü’nden video konferans aracılığıyla bağlandı.

Konuşmasında, gençlerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Her fırsatta gençlerle bir araya gelmeye, onlarla sohbet etmeye, onları dinlemeye büyük önem veriyorum. Çünkü biz gücümüzü, heyecanımızı gençlikten alıyoruz. Milletimizin geçmişten bugüne verdiği mücadelede gençlerimiz hep önde oldu, öncü oldu. Yarının büyük ve güçlü Türkiye’sinin önderleri ve mirasçıları da yine gençler olacaktır. Sizlere müreffeh ve güçlü bir ülke bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. İnanıyorum ki sizler de devraldığınız bayrağı çok daha ilerilere taşıyacaksınız. Yaşamın her alanında yapacağınız tercihlerin, alacağınız kararların kişisel hayatınızla birlikte ülkemizin geleceğini de inşa edeceğini unutmayın. Sizlere güveniyoruz. Sizlere inanıyoruz. Sizlerle gurur duyuyoruz.”

“GÜÇLÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE BİLİŞİM ALTYAPISIYLA EĞİTİMLERİNİZİ KESİNTİSİZ SÜRDÜRMENİZİ SAĞLADIK”

Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgınının ülkedeki gençlerin eğitim ve sosyal yaşamına yansımaları olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar oluşturduğumuz güçlü eğitim-öğretim ve bilişim altyapısıyla eğitimlerinizi uzaktan ama kesintisiz sürdürmenizi sağladık. Sosyal yaşamla ilgili olarak ise bir süre daha hepimizin fedakârlık yapması gerekiyor. Tedbirlere sıkı sıkıya riayet ederek, bu salgını en kısa zamanda atlatıp normal hayatımıza döneceğimiz günlerin yakın olduğuna inanıyorum. Bu vesileyle her birinize Rabbimden başarılı ve sağlıklı bir gelecek temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin aileleri ve arkadaşlarına selamlarını ileterek, “Şimdiden Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra bağlantılarla gençlerin sorularını cevapladı.

Rize’den bağlanan 20 yaşındaki Eda Nur Balcı, salgının yarattığı tahribata karşılık destek paketleri açıklandığını hatırlatarak, gençlere bu süreçte bir sorumluluk düşüp düşmediğini sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sormuş olduğun sorunun içeriği itibarıyla gerçekten tüm gençliğimizi yakından ilgilendiren bana göre üç tane önemli boyutu var. Birincisi, kurallara riayet ederek salgının bir an önce tehdit olmaktan çıkmasına özellikle gençlerimizin yardımcı olması, destek vermeleridir. İkincisi, yalan ve yanlış haberlerle milletimizin moralini bozmak isteyenlere fırsat tanımamalarıdır. Biliyorsunuz ciddi manada dezenformasyon yapılıyor ve bu kadar önemli yatırımlar olmasına rağmen, bu yalan yanlış haberlerle halkımız aldatılıyor. Üçüncüsü ise şartlar ne olursa olsun kendilerini geliştirmeye, okumaya, tefekküre, geleceğe hazırlanmaya devam etmeleridir. Unutmayınız sizler bu ülkenin 2053 vizyonunu hayata geçirecek kuşaklarısınız. Sizlerden sadece ilim sahibi olmanızı değil, bunun yanında irfan sahibi olmanızı, bunun yanında hikmet sahibi olmanızı da istiyorum. Yani ilim, irfan ve hikmet. Bunların üçü zaten bir arada olduğu zaman o gençliği kimse yıkamaz.”

Programa katılan Ankara Adalet Nizamoğlu Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencisi Umut Kelepircioğlu, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ni liseli gençler olarak aktif kullandıklarını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanım pandemi sebebiyle okullarımızdan uzak kaldık. Acaba gerekli hijyen koşulları sağlandıktan sonra okullarımız açılacak mı?” sorusunu yöneltti.

“VEFAT SAYISINDA DÜŞÜŞ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruyu şöyle cevapladı: “İnşallah 17 Mayıs itibarıyla başlayacak yeni normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. İlk kabine toplantımızın en önemli gündem maddelerinden bir tanesi de zaten bu olacak. Bu takvimde okulların açılışıyla ilgili süreç de yer alacak. Salgının şüphesiz ki inişli çıkışlı seyri bu tür konularda çok önceden kesin tarihler vermemize mani oluyor. Bakınız şu anda ciddi manada vefat sayısında düşüş var. Tabii bu aldığımız tedbirlerin netice vermeye başladığını gösteriyor. Vaka sayılarında çok ciddi düşüş var. Bu da netice almaya başladığımızı gösteriyor. Fakat gerektiğinde şartları zorlama pahasına sizleri okulunuzla buluşturmak için her türlü gayreti gösterdiğimizden emin olabilirsiniz. Zira herhâlde bir gencin en büyük aşkı öğretmenidir, okulundaki arkadaşlarıdır, okuludur. Ve okullarımızla bizler gelişiyoruz. Okullarımızla geleceğe yönelik güç, kuvvet buluyoruz. Onun için derdimiz bir an önce sağlıklı bir şekilde okullarınıza kavuşmak ve tekrar derslerinize dönmek, hocalarınızla bir arada olmaktır.”

Ordu Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi Betül Dilara Süer’in, “Büyüklerimizden sürekli olarak duyduğumuz ‘Nerede o eski ramazanla?r’ cümlesine katılıyor musunuz? Siz de bu ramazanlara özlem duydunuz mu? Eski ramazanlarda neler vardı?” şeklindeki sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu karşılığı verdi: “Her şeyden önce hassasiyetiniz bizim için de bir hassasiyettir. Tabii bu soru gerçekten geçmişte yaşadığımız, bugünde yine ‘Ah nerede o eski ramazanlar’ diye zaman zaman ah çektiğimiz, tabii programlar. Benim şu anda o ramazanları yaşadığım babam yok, anneciğim de yok. Onlarla beraber gerçekten biz çok farklı ramazanlar yaşadık. ‘Ah nerede o eski ramazanlar’ diyenler, anneleri ve babalarıyla birlikte o yaşadıkları ramazanları hatırlıyorlar. Şu anda programda anlatamayacağımız o kadar güzellikler, o kadar hassasiyetler vardı ki; onu artık bugüne vurmak çok da kolay değil. İftar saatine doğru koşup fırından 2-3-4 ekmek hamurunu alıp anacığıma yetiştirdiğim günleri hatırlıyorum. O da hemen evde tabii kuzinemiz var. Kuzineye anacağım o hamuru açıyor, üzerine kavurmayı filan yerleştiriyor, üzerine birkaç tane yumurta kırıyor ve ondan sonra iftarı onunla birlikte yapıyoruz. Şimdi tabii siz de iştahlandınız ‘Biz de böyle bir iftar yapabilir miyiz?’ diye. Bizim yaşımızdaki insanlar için elbette eski günleri hakikaten özlemle yâd etmek gayet normaldir. Ama her dönemin kendine göre güzellikleri olduğunu da unutmayın. Sizler de ileride belki bugünkü ramazanları aynı hissiyatla yâd edeceksiniz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlik yıllarından beri hep siyasetin ve yoğun sosyal hayatın içinde olduğu için iftarları çoğu zaman çekirdek ailesiyle yapamadığını anlatarak, şunları söyledi: “O denli aileden uzak bir durumun içindeydik. Bununla birlikte iftarda birlikte olduğumuz her kesimden insanımızı büyük ailemizin bir parçası olarak görüyoruz. Elbette bulduğumuz her fırsatta çocuklarımızla, torunlarımızla, yeğenlerimizle iftar yapmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ama ben yine de sizlere özel olarak şu tavsiyemi yapıyorum. Aman hem ailenizle birlikte iftar yapmaktan ama bunun yanında da fakir fukara, garip gureba sofrasında olmaktan da bence geri durmayın. Okuldaki arkadaşlarınızla, tabii korona hep önünü kesiyor ama birlikte iftar yapmak da bir başka zevktir. Ondan da ayrı kalmayın derim.”

18 yaşındaki üniversite sınavına hazırlanan Mert Eren Yavuz, Diyarbakır’dan katıldığı programda “Sizin gibi saygıdeğer bir devlet büyüğümüzle konuşmanın verdiği sevinç ve gururu yaşıyorum. Yakınınızdaki eş, dost ve akrabalarınız sizin için ‘Tam bir Kasımpaşalı’ ifadesini kullanıyor. Sizce sizi Kasımpaşalı yapan en belirgin özellikleriniz nelerdir?” diye sordu.

“HİÇBİR ZAMAN NAMERTLERİN KARŞISINDA BAŞ EĞMEDİM”

Kasımpaşa’nın İstanbul’un en renkli insan çeşitliliğine, buna bağlı olarak da en zengin kültüre sahip semtlerinden biri olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları anlattı: “Böyle bir semtte doğup büyümüş olmayı kendim için adeta bir lütuf olarak görüyorum. Her ne kadar birileri Kasımpaşalı deyimini kabadayılıkla örtüştürmeye çalışsa da bana göre Kasımpaşalılığın en önemli özelliği işte bu insan ve kültür zenginliğidir. Siyasette, belediye başkanlığında, Başbakanlıkta ve Cumhurbaşkanlığında böyle zenginlik içinde yetişmiş olmamın çok büyük faydalarını gördüm. En azından o aldığım kültür bana baş eğdirmedi. Hiçbir zaman namertlerin karşısında baş eğmedim. Mert olmaktan asla taviz vermedim. İşte o Kasımpaşa’nın bana vermiş olduğu o kültürün bir gereğidir. Hep dik durduk, dikleşmedik. İşte onu oradan aldım. Bundan dolayı da Kasımpaşa’nın tüm o geçmişteki büyüklerime, benim de çocukluğumu geçirdiğim, oradaki hakikaten irfan idrak sahibi büyüklerime çok teşekkür ediyorum. Ölenlere de Allah’tan rahmet diliyorum.”

Van’ın İpekyolu ilçesinden bağlanan, üniversite sınavına hazırlanan 19 yaşındaki Tutku Kılıç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 2023’te ilk kez oy kullanacak olmanın gururunu yaşadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Cumhurbaşkanım sizi 18 yaşından beri siyasette bulunduran ve neticede girdiği her seçimi kazanan bir parti lideri, Cumhurbaşkanı yapan en büyük motivasyon kaynağı nedir?” şeklindeki soru üzerine, şunları söyledi: “Tutku kızım, her şeyden önce yakaladığın bu soru, gerçekten benim için içinde çok ciddi hassasiyetler barındıran bir soru. Siyasete kendimize ait hissettiğimiz davamıza daha iyi hizmet edebilmek için girdik. Yani bir eğlence olsun diye girmedik. Bir dava olarak baktığımız için girdik. Elde ettiğimiz her başarıya, geldiğimiz her makama da aynı hissiyatla baktık. Her zaman söylediğim gibi biz bu millete efendi olmaya değil, hizmet etmeye geldik.”

Her işe öncellikle Allah’ın rızasına nail olmak için başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklarımızın masum yüzlerinde, gençlerimizin umutla parlayan gözlerinde şahit olduğumuz azim, verdiğimiz çok yönlü mücadelede en önemli ilham kaynağımız budur. Ülkemize kazandırdığımız her eserin ve hizmetin ardından milletimin gönlünden kopup gelen bir ‘Allah razı olsun’ sözü bize en büyük mükâfattır. Ondan daha büyük ödül olamaz. Dünyanın dört bir yanındaki mazlumların ve mağdurların kalplerini ve yönlerini Türkiye’ye çevirmiş olduklarını görmek ise sorumluluğumuzu daha da ağırlaştırıyor” ifadelerini kullandı.

“ADALETLE HÜKMETMEYE ÇALIŞAN BİR TÜRKİYE VAR”

Afrin’de iftar saatine doğru, oradaki dükkânların kapılarında kendisinin fotoğraflarının asılı bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu acaba niçin? Afrinli böyle bir sevgiyi, o resimlerle nasıl sembolleştiriyor? Birbirimizi tanımıyoruz. Tanıyoruz. Nereden tanıyoruz? Onlar mazlum durumdayken bizler kardeşleri olarak onların yanında yer aldık, oradan tanışıyoruz. Biz işte tüm bunlardan aldığımız güç ve motivasyon ile birlikte vesayetten darbecilere kadar herkese meydan okuyor, ‘Dünya beşten büyüktür’, bunu nerede söyledik? Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda söyledim. Bazıları ‘Hani nerede, ne söylüyor?’ filan diyorlar da, hâlbuki bir videoyu falan karıştırsa oradan görecek. Dünya bütün adaletsizlikleri yaşadığı yerde, karşısında adaletle hükmetmeye çalışan bir Türkiye var. Bunun için de diyoruz ki; dünya beşten büyüktür. Bunu bugün söylüyoruz, yarın da söyleyeceğiz. Kaldı ki Birleşmiş Milletler’de daimi üye sayılarının tamamı, bütün ülkeler, üye sayısı 196, bunların da tamamı daimi olabilmeli, ama dönerli şekilde, ama farklı şekilde. Bunu her gittiğimiz ülkeye anlatıyoruz, kabul ediyorlar. Şu anda beş tane daimi üye ülkenin iki dudağı arasında. Bu adil bir dünya değil. Artık dünya 1. Dünya Savaşı sonrası şartlarda değil, onlar artık geride kaldı. Şimdi eğer yeni bir dünyayı hep birlikte kuracaksak, bunu ben göremezsem bile inşallah sizler göreceksiniz. Sizler bunu başaracaksınız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’den bağlanan Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Deniz Kaya’nın, yoğun çalışma temposu ile yoğun siyasi hayatının, aile hayatında baba ve dede rolünü nasıl etkilediğini sorması üzerine, şunları söyledi: “Deniz şimdi öyle bir soru sordu ki, yaramı deşti. Bu seçim çalışmalarından, gece geç saatlerde eve gelişlerden bir tanesinde de yine eve çok geç gelmiştim. Yatak odamızın kapısına büyük kızım bir pusula yapıştırmıştı. Pusulada şu yazıyordu. ‘Babacığım bir geceni de bize ayırır mısın?’ Çünkü her gece eve geliş saat 24.00, 01.00. Ben geldiğim de bir de bakıyorum çocuklar yatmış. Ama biz de tabii çalışmalarımızı yapıyoruz, toplantılarımız oluyor vesaire. Belki yanlış yaptım ama sonra düşünüyorum ki biz çalışmazsak, o çalışmazsa, bu çalışmazsa kim çalışacak? Bir şeyler yapmamız lazım. Yarının aydınlık Türkiye’sini, hani diyoruz ya Gazi’nin söylediği gibi ‘Muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak’ Bu lafla olmaz. Eğer Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkaracaksak, çok çalışacağız, çok gayret edeceğiz. İşte 18 senede öyle çalıştık, öyle çalıştık ve hâlâ çalışıyoruz ki, bak İstanbul-İzmir arasını 3 saat 15 dakikaya düşürdük mü? Artık arabanıza biniyorsunuz, 3 saat 15 dakikada İstanbul’dasınız veya İstanbul’dan İzmir’desiniz. Şimdi davama, ülkeme ve milletime karşı sorumluluklarımı yerine getirmek için koştururken çocuklarıma yeteri kadar vakit ayıramamış olmak tabii ki en büyük yaramdır. Hamdolsun onlar bu durumu gördükleri için fedakârca sabrettiler ve hep yanımda yer aldılar. Torunlarımla daha fazla vakit geçirebilmek için her vesileyi kullanıyor, her fırsatı değerlendiriyorum. Üstlendiğim görevlerin yoğunluğu sebebiyle çocuklarımla ve torunlarımla hâlâ arzu ettiğim kadar vakit geçiremiyorum. Fakat onların zaman zaman yanıma gelmiş olmaları, şu anda tabii Allah’ıma hamdolsun, sekiz tane torunum var. Ama dua edelim daha çok olsun inşallah. 2053’ün neslini yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz. Sizleri ben 2053’ün şimdiden mimarları olarak görüyorum ve bunu da başaracaksınız. Buna da inanıyorum. Çok çalışacağız, çok gayret edeceğiz ve bunu da başaracağız inşallah.”

Konya’dan katılan lise son sınıf öğrencisi Fatih Furkan Emre Deveci, Millî Teknoloji Hamlesi’nin, hem gençlerde hem de Türk halkında heyecan uyandırdığını belirterek, “Bugünden baktığımızda gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz, biz gençleri Milli Teknoloji Hamlesi’nde daha neler bekliyor?” sorusunu yöneltti.

“SAVUNMA SANAYİNDE İHRACAT YAPAN ÜLKE KONUMUNDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir ülkenin gerçek manada egemen bir devlet hâline gelebilmesinin bazı şartları olduğunu ifade ederek, soruya şu karşılığı verdi: “Bunlardan bir tanesi de teknoloji geliştirebilen ve üretebilen altyapıya sahip olmasıdır. Bakın ülkemden şöyle bir profil çiziyorum. Biz bir zamanlar toplu iğneyi dahi üretemiyorduk. Biz aynı şekilde millî savunmada yüzde 20 yerli, bunun dışında tamamen ithal savunma sanayinde kullanım yapıyorduk. Ama şimdi yüzde 20’den yüzde 76’ya çıktık. Nereden nereye. Belki bilinçli olarak, belki gaflet sebebiyle uzunca bir süre Türkiye millî ve yerli teknolojiden uzak kalmıştır. Göreve geldiğimizde bu acı durumun en büyük ve tehlikeli yansımalarını da savunma sanayinde gördük. Amerika’ya gittim. Amerika Başkanı, evlat Bush’tan ben bu dronlarla ilgili, İHA’larla ilgili ‘Bize İHA vermeyecek misiniz?’ dedim. O zamanlar bize 48 saatte bir anlık İHA gönderiyorlar. Ne için biliyor musun? Terörle mücadele için. Hemen o zamanki Dışişleri Bakanı’nı yanına çağırdı, o da toplantımızdaydı. Dedi ki ‘Niye böyle yapıyorsunuz?’ Dışişleri Bakanı da o zaman Rice. Dedi ‘Bundan böyle kesinlikle Türkiye’ye insansız hava aracı, bakın SİHA demiyorum, İHA vereceksiniz’ 24 saatliğine bize İHA’lardan veriyorlardı. Terörle mücadele edeceksin. Neyle? SİHA ile değil, İHA ile. İHA ne işe yarıyor o zaman. İHA sadece nokta tespiti yapıyor. Yani koordinatları belirliyor. O koordinatları belirledikten sonra servise sinyallerini veriyor. Servise verdiği sinyallerle de F-16’lar gidip orayı vuruyor. Tabii bu size bir zaman kaybettiriyor aynı zamanda. Daha sonra ne oldu? Bayraktarlar İHA’yı da yaptı, SİHA’yı da yaptı. Şimdi de üçüncü olarak Akıncı’yı yaptı. Bundan böyle çok daha farklı bir konumdayız. Geldiğimiz yer elbette çok önemli ama henüz yine de söylüyorum hedeflerimizin gerisindeyiz. Şu anda ciddi manada savunma sanayinde ihracat yapan ülke konumundayız. İthalat değil, ihracat. Artık biz SİHA’larımızın bütün mühimmatını da Türkiye’de yapıyoruz. Yani ‘Birisi bize göndersin de kullanalım’ yok. Biz şimdi kendimiz onu da üretiyoruz. Yani daha açık konuşayım, bombalarını da biz üretiyoruz. Yani bütün Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, buralarda teröristlerin inlerine girdik ve giriyoruz.”

“GENÇLERİMİZİN MİLLÎ TEKNOLOJİ HAMLESİ’NE OLAN İLGİLERİNİN HER GEÇEN GÜN ARTTIĞINI GÖRÜYORUZ”

Teknoloji geliştirmek için gereken insan kaynağını ve fiziki altyapıyı bir anda ortaya çıkarmanın mümkün olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun uzun soluklu bir mücadeleyi gerektirdiğine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neredeyse 20 yıla yaklaşan sürede serptiğimiz tohumların yeşerdiğini Allah’a hamdolsun, gençlerimizin Millî Teknoloji Hamlesi’ne olan ilgilerinin her geçen gün arttığını TEKNOFEST’lerde görüyoruz. On binler, yüz binler TEKNOFEST’teki gösterilere katılıyor. Niye? Ya bu milletin aşkı var. Bu milletin genci bugünlerin hep özlemi içerisindeydi ve şimdi umudumuz artıyor, umudumuz güçleniyor. İnşallah bu mücadeleyi zirveye sizler çıkartacak, nihai hedeflerine de sizler ulaştıracaksınız” diye konuştu.

Muğla’nın Datça ilçesinden bağlanan ve Anadolu Lisesi 3. sınıfta okuyan Furkan Yedikat, “2002 yılı öncesinde birçok zorluklarla uğraşan bir Türkiye vardı. Ancak bu zorlukların hiçbirini yaşamadığımız için bize uzak geliyor. Bu zorlukları anlayabilmek ve yakınlarımıza anlatabilmek için bizlere ne tavsiye edersiniz?” sorusunu yöneltti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle tabii bu sözlerine bu zorlukları yaşamış, çekmiş İstiklal Marşı’mızın şairiyle cevap vermek istiyorum. Mehmet Akif merhum, ‘Tarihi tekerrür diye diye tarif ediyorlar / Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?’ Bizim de millet olarak geçmişimizden ibret alarak aynı hatalara düşmememiz gerekiyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşı 35-40’ın üzerinde olanlar için eski Türkiye ile bugünkü Türkiye’nin mukayesesini yapmanın nispeten daha kolay olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: “Çünkü onlar tüm zorlukları, sıkıntıları, çarpıklıkları yakinen gördüler, yaşadılar. Gençlerimiz, bizzat tecrübe etmedikleri bu mukayeseyi yapmakta elbette zorlanıyor. Sizlerin de büyüklerinizden dinleyerek, o dönemin görüntülerini seyrederek, okuyarak bu eksiği kapatmanız gerekiyor. Unutmayın sevgili gençler, yapmak zor, yıkmak kolaydır. Ne diyor Akif? ‘Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, iki kazma kürek, iki de ırgat gerek ancak hadi gel yapalım şunu geri desen bir Sinan, bir de Süleyman gerek.’ Ne düzel değil mi? Hem elimizdekinin kıymetini bilmek hem de hedeflerine sıkı sıkıya sarılmak için geçmişimizi çok iyi öğrenmeliyiz. Yıkmak kolay, yapmak zor ama siz inşallah yıkanlardan değil, yapanlardan olacaksınız. Bilgisayarınızla hedefleri aynı şekilde inşallah olgunlaştıracaksınız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Medipol Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü 1. sınıf öğrencisi Mihal Sarıyıldız’ın, Adalar’daki 978 atın akıbetini sorması üzerine, Adalar’daki atların bir canlıya yakışmayacak şartlarda çalıştırılması ve muhafazasının uzunca bir süredir gündemlerinde olduğunu söyledi. Bu konuda eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları rahmetli Kadir Topbaş ile Mevlüt Uysal’ın çeşitli çalışmalar yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Ancak bu hazırlıklar uygulanamadan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yönetim değişti. Ardından da hâlâ ne olduğuna dair tatmin edici bir açıklamanın yapılamadığı müessif hadise yaşandı. Hayvan hakları konusunda ortalığı toza dumana katanların bu hususta hiç ses çıkarmamaları da ayrı bir ikiyüzlülük örneğidir. Hadi konuşsanıza, niye konuşmuyorsunuz? Sesinizi çıkarsanıza, niye çıkarmıyorsunuz? Bu işin ideolojik boyutu olamaz. Hayvanlara acımanın ideolojik boyutu tam aksine olması lazım. Nedir o? Hayvanı seveceksin ve onların bu ıstıraptan kurtulması için ne gerekiyorsa bunu yapacaksın. Bize haber geldi, İçişleri Bakanım beni aradı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da yanındaydı. Ben dedim ki, ‘Ne gerekiyorsa yapalım’ Söyledikleri, ‘Burada elektrikli araçlar kullanabilir miyiz?’ Hayırlı olsun kullanın, yeter ki hayvanlar bu ıstırabı çekmesin. İstanbul’un atlarına dahi sahip çıkıp, hesabını veremeyenlerin diğer konularda neler yaptıklarını düşünmek bile istemiyoruz. Hiç şüphesiz tüm bu olup bitenleri, İstanbul halkıyla birlikte milletimiz görüyor, değerlendiriyor. Günü geldiğinde bunların hesabı sandıkta feraset sahibi tüm İstanbullular tarafından sorulacaktır, ben buna inanıyorum.”

“GENÇLERİMİZ TRANSKRİPT BELGELERİNİ, HERHANGİ BİR ÜCRET ÖDEMEDEN VE HIZLI BİR ŞEKİLDE ALABİLECEKLER”

Sinop’tan bağlanan Bursa Uludağ Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü 2. sınıf öğrencisi Şevval Çörtmenoğlu’nun, yaklaşık 8 milyon üniversite öğrencisi olarak dünyanın her yerinden alınabilen transkript belgesinin ücretsiz ve çift dilli olmasını istediklerini dile getirmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine teşekkür ederek, bugünlerin hassas sorularından biri olduğunu ifade etti.

Bu konuda bir süredir üniversite öğrencilerinden şikâyetler aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konuyu Yükseköğretim Kurumumuzla görüşerek çözümü konusunda gereken talimatları verdik. Yükseköğretim Kurumumuz da üniversitelerimizle gereken koordinasyonu sağlayarak, hazırlıklarını tamamladı. Şimdi sizlere bu müjdeyi ekrandan duyurmak istiyorum. Artık gençlerimiz transkript belgelerini, tam da sizin istediğiniz şekilde, istedikleri yerden, çift dilli olarak, herhangi bir ücret ödemeden ve hızlı bir şekilde alabilecekler. Hem salgın döneminde farklı şehirlerde bulunan hem de eğitimlerine yurt dışında devam etmek isteyen öğrencilerimize büyük kolaylık sağlayacak bu yeniliğin gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Antalya’nın Alanya ilçesinden katılan ve üniversite sınavına hazırlandığını belirten 19 yaşındaki Arif Emirhan Bulut’un, Türkiye’nin salgın döneminde yaptığı insani yardımların devamının gelip gelmeyeceği sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın tamamıyla birlikte Türkiye’yi de derinden etkileyen Koronavirüs salgınıyla mücadelede örnek bir ülke konumunda olduklarını ifade etti.

“SALGIN DÖNEMİNDE ÇOK YÖNLÜ BİR DESTEK PROGRAMINI HAYATA GEÇİRDİK”

Sağlık sisteminin gücü sayesinde pek çok yerde ortaya çıkan felaket görüntülerinin Türkiye’de yaşanmadığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gıda üretimi ve tedarikindeki güçleri sayesinde de hiçbir insanın temel ihtiyaçlarını karşılama hususunda sıkıntıya düşmediklerini aktardı.

Bununla birlikte zorunlu olarak aldıkları kısıtlama tedbirlerinden olumsuz etkilenen kesimler olduğunu da bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hiçbir vatandaşımızı sahipsiz bırakmama anlayışıyla çok yönlü bir destek programını hayata geçirdik. Salgın döneminde şimdiye kadar, sosyal koruma kalkanı adı altında, bakın gençler burası çok önemli, 61 milyar liralık bir meblağı karşılıksız olarak her kesimden ihtiyaç sahibi insanımıza dağıttık. 61 milyar diyorum. Bu çerçevede, hane bazlı sosyal destekler kapsamında yaklaşık 2 milyon 300 bin ihtiyaç sahibi vatandaşımıza 8,5 milyar lira aktardık. İstihdamı korumaya yönelik kısa çalışma ödeneğinden 3 milyon 765 bin, nakdi ücret desteğinden 2,5 milyon, işsizlik ödeneğinden 1 milyon insanımız istifade etti. Normalleşme desteği için de 3,2 milyon esnafımıza 4 milyarın üzerinde karşılıksız destek sağladık. Gelir kaybı ve kira desteği olarak da 5 milyar liranın üzerinde bir kaynağı esnaflarımıza hibe olarak dağıttık. Bakın, karşılıklı ödeme değil, hibe olarak dağıttık. Ayrıca vergi ve sigorta primlerinden çek ve senetlere kadar, reel sektörün işleyişinde sıkıntıya yol açabilecek ödemeleri erteledik. Tüm bunlara ilave olarak, faizsiz veya düşük faizli kredilerle esnafımızdan sanayicimize kadar iş dünyasının tüm kesimlerini 315 milyar lirayı bulan bir kaynakla destekledik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temennilerinin, salgının bir an önce sona ermesi ve insanların hayatlarının normale dönmesi olduğunu, bu gerçekleşene kadar millete verdikleri destekleri, gerektiğinde çeşitlendirerek sürdürmekte kararlı olduklarını vurguladı.

“Son 16 aydır yaşanan hadiseler, ülkemizde hiç kimsenin sahipsiz olmadığını, devletin tüm imkânlarıyla vatandaşının yanında yer aldığını göstermiştir. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde devlet vatandaşına sahip çıkmayı sürdürecektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En Uzun İftar Sofrası” programını, ismiyle müsemma uzun ve keyifli bir sohbet olarak gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Katılan gençlere teşekkür ederek aileleriyle birlikte mutluluklar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kadir Gecesi’ni ve Ramazan Bayramı’nı kutladı.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya15 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır anneleri ile iftarda buluştu

Dünya16 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Anneler Günü mesajı

Dünya17 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yarının büyük ve güçlü Türkiye’sinin önderleri ve mirasçıları gençler olacaktır”

Tekne Firmaları Türkiye2 gün önce

Tekne Tüccarı | Antalya

Dünya2 gün önce

Dev Yatırımlar | Yerli Aşıda İkinci Doz

Dünya2 gün önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî sporcularla iftar yemeğinde bir araya geldi

Dünya5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da hayvancılıkla uğraşan Bekir Dikmen ve ailesiyle iftar yaptı

Dünya6 gün önce

Ticaret Bakanı Mehmet Muş,Nisan ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçilerle iftar yemeğinde bir araya geldi

İş Dünyası1 hafta önce

Medya Sektöründe Lider Haber Yazılımı | WEBX TÜRKİYE

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Enerjetik Malzemeler Üretim Tesisi Açılışı ve Ürün Lansmanı’na katıldı

Dünya1 hafta önce

Emine Erdoğan, sevgi evindeki çocukları ziyaret etti

Tekne Firmaları Türkiye2 hafta önce

AMERİKA | 2. El Tekne Yelkenli Yat Nasıl Satın Alınır ?

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Tatar ile bir araya geldi

Dünya2 hafta önce

Dev yatırımlar | Ertuğrul Gazi Türkiye’ye ulaştı

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 23 Nisan mesajı

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Bizlere emanet olan dünyayı gelecek nesillere daha yaşanabilir şekilde bırakmak hepimizin görevidir”

Tekne Firmaları Türkiye3 hafta önce

ORADAX MUĞLA BODRUM | Tekne firmaları burada

Dünya3 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin dört bir yanına eserlerimizle, yatırımlarımızla, hizmetlerimizle mührümüzü vuruyoruz”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8. Cumhurbaşkanı merhum Özal’ı anma törenine katıldı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli iftarda bir araya geldi

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski TBMM Başkanı ve Başbakan Akbulut’un cenaze törenine katıldı

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, şehit aileleriyle iftar yemeğinde bir araya geldi

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Libya’nın egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin korunması öncelikli hedefimizdir”

Dünya4 hafta önce

Libya Millî Birlik Hükûmeti Başbakanı Dibeybe Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya4 hafta önce

Dev yatırımlar | KOBİ’lere 1 Milyon TL’ye Kadar Dijitalleşme Desteği

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Karadeniz’in bir barış, huzur ve iş birliği denizi olmaya devam etmesi temel hedefimizdir”

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapı inşasında gelenekle geleceği harmanlayan yeni bir devri başlatıyoruz”

Dünya1 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya1 ay önce

Enerji Bakanı Fatih Dönmez,“Geçen yıl enerji verimliliği için 635 milyon dolar yatırım yapıldı”

Gündem1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ekonomide yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temelinde ülkemizi büyütme kararlılığıyla ilerliyoruz”

Tekne Firmaları Türkiye1 ay önce

Yat Medya TV | Tekne Firmaları İstanbul

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya1 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya8 ay önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya11 ay önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya8 ay önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya11 ay önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Gündem2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya1 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya2 sene önce

“Türkiye’nin haklarını sonuna kadar savunacağız”

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya12 ay önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Kiralık Yelkenli2 sene önce

Setmarine yachts |Çeşme Kiralık Yelkenli

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin Büyük Halk Meclisi’nde resmî törenle karşılandı

Kiralık Tekne2 sene önce

Vip Tekne Kiralama -Setmarine Çeşme

Dünya7 ay önce

Sabancı ve Skoda Transportation güçlerini TEMSA’nın geleceği için birleştirdi.

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Gündem2 sene önce

Çeşme Kiralık yelkenli | Setmarine yachts

Dünya2 sene önce

Güney Kore Milli Ve Silahlı Kuvvetler Günü Resepsiyonu

Dünya4 ay önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Gündem5 ay önce

Gazete ve Dergi Sektöründe Lider Haber Yazılımı

Dünya2 ay önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Kiralık Tekne2 sene önce

Çeşme -Mavi yolculuk

Dünya5 ay önce

Dev Yatırımlar | Kuzey Marmara Otoyolu Projesi Marmara Bölgesi’nin Ulaşımını Rahatlatacak

Dünya8 ay önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya12 ay önce

İyi ki varsınız Sayın Rektörüm ;

Dünya8 ay önce

İyi ki varsın Nedim DELİBAŞ

Dünya4 ay önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Türkiye2 sene önce

Kiralık Yatlar | Çeşme

Reklamlar

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

Son Dakika Haber