Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Doğu Akdeniz’de anlaşmazlıkların samimi bir diyalogla, uluslararası hukuk temelinde çözümü öncelikli tercihimizdir”

Haber

on

Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu’na hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de de başka bir bölgede de kimsenin hakkında, hukukunda, meşru çıkarlarında gözünün bulunmadığını belirterek, “Ancak, ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarının çiğnenmesine, çıkarlarının yok sayılmasına da göz yumamayız. Anlaşmazlıkların samimi bir diyalogla, uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyete uygun biçimde çözümü öncelikli tercihimizdir” dedi.

Birleşmiş Milletlerde yürüttüğü başarılı çalışmalar dolayısıyla Muhammed Bande’ye teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul Başkanlığını devralan Büyükelçi Volkan Bozkır’a da tebriklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükelçi Bozkır’ın ülkelerin ezici çoğunluğunun desteğiyle bu göreve seçilmesinin, tecrübeli bir diplomat ve siyasetçi olarak şahsi meziyetlerinin yanı sıra Türkiye’ye duyulan güvenin de işareti olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler sistemindeki en üst düzeyli görevi üstlenen ilk Türk vatandaşı olarak Büyükelçi Bozkır’ın, uluslararası toplumun sesi ve vicdanı olacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin görevini adil ve şeffaf bir şekilde yürüteceğinden şüphe duymadığını vurguladı.

“İNSANLIĞIN KADERİ SINIRLI SAYIDAKİ ÜLKENİN KEYFİNE BIRAKILAMAZ”

Genel Kurul’un “Kovid-19’la mücadele ve çok taraflılık” temasıyla düzenlenmesini, isabetli bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu konudaki taahhütlerine bağlı ve Kovid-19’la mücadeleye destek vermekte kararlı olduğunu söyledi. Salgının, dünyayı çeşitli sınamalarla baş etmekte zorlandığı bir dönemde yakaladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zaten tartışılan küreselleşme, kurallara dayalı uluslararası sistem ve çok taraflılığın, salgının etkisiyle şimdi daha da çok sorgulandığını dile getirdi.

Bardağın dolu ve boş taraflarının doğru ve samimi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bardağın boş kısmında, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, çok taraflı örgütlerin reform ihtiyacı bulunuyor. Mevcut küresel mekanizmaların, bu krizde ne kadar etkisiz kaldığını gördük. Öyle ki, Birleşmiş Milletlerin en temel karar alma organı olan Güvenlik Konseyi’nin salgını gündemine alması haftalar, hatta aylar sürdü. Salgının başlarında, ülkelerin kendi hâllerine terk edildiği bir manzara ortaya çıktı. Böylece, yıllardan beri bu kürsüden ısrarla dile getirdiğim ‘Dünya Beşten Büyüktür’ tezinin haklılığını bir kez daha görmüş olduk. İnsanlığın kaderi sınırlı sayıdaki ülkenin keyfine bırakılamaz. Uluslararası örgütlerdeki itibar kaybının önüne geçmek için öncelikle zihniyetimizi, kurumlarımızı ve kurallarımızı gözden geçirmeliyiz. Etkin çok taraflılık, etkin çok taraflı kurumların varlığını gerektirir. Güvenlik Konseyi’nin yeniden yapılandırılmasından başlayarak kapsamlı ve anlamlı reformları süratle uygulamaya sokmalıyız. Konseyi, daha etkin, demokratik, şeffaf, hesap verebilir bir yapıya ve işleyişe kavuşturmalıyız.”

“ÇOK TARAFLI İŞ BİRLİĞİ İÇİN ELİMİZDEKİ KURUMLARI EN ETKİN ŞEKİLDE KULLANMAYA ÇALIŞMALIYIZ”

Aynı şekilde, uluslararası toplumun ortak vicdanını yansıtan Genel Kurulun da güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bardağın dolu tarafında ise BM’nin insanlığın barış, adalet ve refah arayışında bir dönüm noktası olma potansiyelini sürdürmesinin bulunduğunu söyledi.

“Henüz salgın krizinin üstesinden gelemediğimizi de göz önünde bulundurarak çok taraflı iş birliği için elimizdeki kurumları ve mekanizmaları en etkin şekilde kullanmaya çalışmalıyız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunların küresel olduğu durumlarda, yerel çözümlerin ancak günü kurtaracağını ifade etti.

Uzun vadeli çözümler için uluslararası dayanışmanın şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin salgın krizinin ilk günlerinden itibaren, tüm uluslararası platformlarda iş birliği çağrısında bulunduğunu, G-20’de, Türk Konseyi’nde, MİKTA’da, İslam İşbirliği Teşkilatında ve diğer platformlarda salgınla mücadele amaçlı çalışmaların en önünde yer aldığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin “Dost kara günde belli olur” anlayışıyla tıbbi malzeme yardımı talep eden 146 ülkeye ve yedi uluslararası kuruluşa elini uzattığını, yürüttüğü tahliye operasyonlarıyla, 141 ülkedeki 100 binden fazla vatandaşın evlerine dönüşünü sağladığını, aynı seferlerle 67 ülkeden 5 bin 500’den fazla yabancıyı da vatanlarına kavuşturduğunu kaydetti.

“YARDIM VE TAHLİYE ÇALIŞMALARIMIZ İÇİN KİMSEDEN HERHANGİ BİR KARŞILIK BEKLEMEDİK”

Tüm bunları koronavirüs diplomasisi niyetiyle yapmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yardım ve tahliye çalışmalarımız için kimseden herhangi bir karşılık beklemedik, beklemiyoruz. Mağdurların ve mazlumların yanında olmak, milletimizin mayasında ve girişimci ve insani dış politikamızın özünde vardır. Buradan bir kez daha, tıbbi malzeme ve ilaç tedariki ile aşı geliştirme çalışmalarının rekabet konusu yapılmaması çağrısında bulunuyorum. Hangi ülkede üretilirse üretilsin, kullanıma hazır hâle getirilecek aşılar, insanlığın ortak istifadesine sunulmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Salgınla birlikte, devlet kapasitesi, etkin yönetişim ve dayanıklılık gibi unsurların ne kadar hayati role sahip olduğunu hep birlikte bir kez daha tecrübe ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin başarı hikâyesinin arkasında, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile tesis ettiği etkin yönetişim mekanizmaları, sağlık alanındaki altyapı yatırımlarının geliştirdiği yüksek kapasite ve yetişmiş insan kaynağının bulunduğunu anlattı.

Bununla beraber, salgının dünya genelindeki çatışma dinamiklerini olumsuz etkilediğini ve kırılganlıkların arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Genel Sekreteri’nin, bizim de desteklediğimiz, küresel insani ateşkes çağrısının somut sonuçlar doğurmamış olmasından üzüntü duyuyoruz. Türkiye olarak, ülkemize ve insanlığa yönelen tehditleri, gerektiğinde her türlü inisiyatifi alarak bertaraf etmenin yollarını arıyoruz” dedi.

“TÜRKİYE, YILLARDIR 4 MİLYONA YAKIN SURİYELİ SIĞINMACIYI KENDİ TOPRAKLARINDA BARINDIRIYOR”

Suriye’de 10. yılına giren ihtilafın, bölgenin güvenlik ve istikrarı için tehdit oluşturmaya devam ettiğini de belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bölgede DEAŞ’a karşı ilk ve en ciddi darbeyi vuran ülke olarak PKK/YPG terör örgütüyle de mücadeleyi sürdürüyoruz. Uluslararası toplum olarak, tüm terör örgütlerine karşı aynı ilkeli tutumu takınmadan ve kararlı duruşu göstermeden, Suriye meselesine kalıcı çözüm bulamayız. Bu yaklaşım, Suriye’ye güvenli ve gönüllü geri dönüşlerin temin edilmesi için de şarttır. Suriye’de terör örgütlerinden kurtardığımız bölgelere 411 binin üzerinde Suriyeli kardeşimizin dönmesi bunun en açık göstergesidir.”

Aynı şekilde, Türkiye’nin güvenli hâle getirdiği bölgeler sayesinde, İdlib başta olmak üzere, ülkenin çeşitli yerlerinden milyonlarca Suriyelinin de vatanlarından ayrılmalarının önüne geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, yıllardır 4 milyona yakın Suriyeli sığınmacıyı, tüm ihtiyaçlarını karşılayarak kendi topraklarında barındırıyor. Bir o kadar Suriyelinin ihtiyaçlarını da sınırımıza yakın yerler başta olmak üzere, kontrol altında tuttuğumuz bölgelerde, yerinde karşılıyoruz. Son olarak bu kardeşlerimiz için İdlib’de ve diğer yerlerde on binlerce briket konut inşa ediyoruz. Bütün bu faaliyetleri, uluslararası toplumdan ve uluslararası kuruluşlardan kayda değer bir destek almadan, kendi imkânlarımızla ve halkımızın desteğiyle yürütüyoruz. Suriye’deki ihtilafın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararındaki yol haritası temelinde çözülmesi, hepimizin önceliği olmalıdır. Bunun için özellikle Birleşmiş Milletlerin himayesinde başlatılan, Suriyeliler tarafından da sahiplenilen ve yönlendirilen siyasi sürecin başarıyla sonuçlandırılması gerekiyor. Suriye’nin, toprak bütünlüğü ve siyasi birliği korunmuş olarak kalıcı bir barışa ulaşabilmesi, ancak bu şekilde mümkündür. Bu hedef gerçekleşene kadar, Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü ile millî güvenliğimize kasteden terör örgütlerini engellemekte kararlıyız.”

“BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN GÜÇLÜ BİR TAVIR ALMASININ VAKTİ GELMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye gibi ülkelerin, yaptıkları fedakârlıkla tüm insanlığın onurunu kurtardığını, buna karşılık aralarında bazı Avrupa ülkelerinin de yer aldığı kimi devletlerin, sığınmacıların ve göçmenlerin haklarını ihlal ettiğini kaydetti.

“Cenevre Sözleşmesi’ni ve uluslararası insan hakları sistemini aşındıran bu ihlaller karşısında Birleşmiş Milletlerin güçlü bir tavır almasının vakti gelmiştir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Libya’da, darbecilerin geçen yıl meşru Millî Mutabakat Hükûmeti’ni devirmek için başlattığı saldırılar, bu ülkeye sadece acı ve yıkım getirmiştir. Uluslararası toplum, yapılan katliamların, insan hakları ihlallerinin ve özellikle Tarhuna şehrinde bulunan toplu mezarların hesabını, ne darbecilerden ne de destekçilerinden sorabilmiştir. Libya’nın meşru hükûmetinin yardım çağrısına somut cevap veren ve destek sağlayan tek ülke Türkiye olmuştur. Libya’da kalıcı siyasi çözümün, Libyalılar tarafından yürütülecek kapsayıcı ve kapsamlı diyalog yoluyla tesis edilebileceğine inanıyoruz.”

Yemen’de beş yılı aşkın süredir akan kanın durdurulması ve insani krizin önüne geçilmesinin de uluslararası toplumun sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgede nüfuz kazanma niyetiyle Yemen’in egemenliğine, siyasi birliğine ve toprak bütünlüğüne göz dikenleri ve Yemenlilerin ıstırabının sürmesine göz yumanları tarih affetmeyecektir” diye konuştu.

“IRAK’A HER ALANDA DESTEK OLURKEN, ÖZELLİKLE TERÖRLE MÜCADELEDE DAHA YAKIN İŞ BİRLİĞİ YAPMAK İSTİYORUZ”

Irak’ın dış güçlerin çatışma sahasına dönüşmemesi, bölge için istikrar ve refah üreten bir konuma gelmesinin samimi arzuları olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Komşumuz Irak’a her alanda destek olurken, özellikle terörle mücadelede daha yakın iş birliği yapmak istiyoruz. Tıpkı DEAŞ gibi, Irak’ta yuvalanan PKK terör örgütünün kökünü kazıma konusunda, uluslararası toplumdan ve bu ülkeden samimi iş birliği bekliyoruz. Bölgenin terör örgütlerinden temizlenmesi, insanlığın en kadim coğrafyasına ev sahipliği yapan Irak’ın geleceğinin aydınlanmasına katkı sağlayacaktır” ifadesini kullandı.

İran’ın nükleer programıyla ilgili hususların uluslararası hukuk dikkate alınarak diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm tarafların, bölgesel ve küresel güvenliğe ciddi katkılar sağlayan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’ndaki yükümlülüklerine riayet etmeleri çağrımızı tekrarlıyorum” dedi.

“TÜRKİYE OLARAK FİLİSTİN HALKININ RIZA GÖSTERMEDİĞİ HİÇBİR PLANA DESTEK VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın kanayan yarası olan Filistin’deki işgal ve zülüm düzeninin, vicdanları acıtmaya devam ettiğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Üç büyük dinin kutsallarına ev sahipliği yapan Kudüs’ün mahremiyetine uzanan kirli el, cüretini giderek artırıyor. Filistin halkı, İsrail’in tüm baskı, şiddet ve yıldırma politikalarına yarım asırdan uzun bir süredir göğüs geriyor. ‘Asrın Anlaşması’ adı altında Filistin tarafına dayatılmaya çalışılan teslimiyet belgesi reddedilince, İsrail bu kez iş birlikçilerinin yardımıyla kaleyi içeriden fethetme girişimlerine hız vermiştir. Türkiye olarak Filistin halkının rıza göstermediği hiçbir plana destek vermeyeceğiz. Kimi bölge ülkelerinin bu oyuna ortak olması, İsrail’in temel uluslararası parametreleri aşındırma çabalarına hizmet etmenin ötesinde anlam taşımıyor. Birleşmiş Milletler kararları ve uluslararası hukukun hilafına Kudüs’te Büyükelçilik açma niyetini beyan eden ülkeler, bu tavırlarıyla sadece ihtilafın daha da çetrefil hâle gelmesine hizmet ediyor. Filistin meselesi, ancak 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi devamlılık içinde bir Filistin Devleti’nin kurulmasıyla çözülebilir. Bunun dışındaki çözüm arayışları beyhudedir, tek taraflıdır, adaletsizdir.”

Temmuz ayında Azerbaycan topraklarına saldıran Ermenistan’ın, Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha ispatladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yukarı Karabağ sorunu başta olmak üzere bölgedeki ihtilafların, Azerbaycan ve Gürcistan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği ile Birleşmiş Milletler ve AGİT kararları doğrultusunda bir an evvel çözülmesinden yana olduklarını söyledi.

Güney Asya’nın istikrar ve barışı için de kilit önem taşıyan Keşmir sorununun da hâlen çözüm beklediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cammu-Keşmir’in özel statüsünün ilgasının ardından atılan adımların sorunu daha da karmaşık hâle getirdiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu meselenin diyalog yoluyla, Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde ve özellikle Keşmir halkının beklentileri doğrultusunda çözülmesinden yana olduklarını kaydetti.

“ÜLKEMİZİ DIŞLAMA AMAÇLI NAFİLE ADIMLARIN BAŞARI ŞANSI KESİNLİKLE YOKTUR”

Doğu Akdeniz konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğu Akdeniz’de bir süredir yaşanan gerilimin gerisinde, ‘kazanan hepsini alır’ anlayışıyla hareket eden ülkeler bulunuyor. Ülkemizi dışlama amaçlı nafile adımların başarı şansı kesinlikle yoktur” dedi.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de de başka bir bölgede de kimsenin hakkında, hukukunda, meşru çıkarlarında gözünün bulunmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ancak, ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin haklarının çiğnenmesine, çıkarlarının yok sayılmasına da göz yumamayız. Bölgede bugün yaşanan sıkıntıların sebebi, Yunanistan ile Kıbrıs Rum kesiminin 2003’ten beri maksimalist taleplerle attıkları tek yanlı adımlardır. Türkiye, Doğu Akdeniz’deki her türlü olumsuz gelişmenin yükünü tek başına omuzlamak durumunda bırakılan bir ülkedir. Buna karşılık, bölgedeki doğal kaynaklar söz konusu olduğunda ülkemizin yok sayılması, ne akıl ve vicdanla ne de uluslararası hukukla izah edilebilir. Anlaşmazlıkların samimi bir diyalogla, uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyete uygun biçimde çözümü öncelikli tercihimizdir. Ancak aksi yöndeki hiçbir dayatmaya, tacize, saldırıya asla müsamaha göstermeyeceğimizi de açıkça ifade etmek istiyorum. Doğu Akdeniz’deki kıyıdaş ülkeler arasında diyalog ve iş birliğini tesis etmeye yönelik çağrımızı burada tekrarlamak istiyorum. Bu amaçla tüm bölge ülkelerinin hak ve çıkarlarının göz önünde bulundurulduğu, içinde Kıbrıs Türklerinin de yer aldığı bölgesel bir konferans düzenlenmesini teklif ediyoruz.”

Bölgedeki krizin sebeplerinden birinin de 1968 yılından bu yana aralıklarla devam eden müzakerelerde Kıbrıs meselesine adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulunamaması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Çözümün önündeki yegâne engel, Rum tarafının uzlaşmaz, hak tanımaz, şımarık yaklaşımıdır. Uluslararası anlaşmaları hiçe sayan Rum tarafı, Kıbrıs Türklerini kendi yurtlarında azınlık yapmayı, hatta tümüyle adadan tasfiye etmeyi amaçlıyor. Garantör ülke sıfatıyla, Kıbrıs Türk halkını haklı davasında hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız. Kıbrıs meselesinde çözüm, ancak Kıbrıs Türk halkının Ada’nın ortak sahibi olduğu gerçeğinin kabul edilmesiyle mümkündür. Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile Ada’daki tarihsel ve siyasi haklarını kalıcı biçimde teminat altına alacak her çözümü destekleyeceğiz.”

“KİTLE İMHA SİLAHLARININ TAMAMI ORTADAN KALDIRILMALI”

Bu sene Hiroşima ve Nagasaki’ye atom bombası atılmasının 75. yılı olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, silahsızlanmanın, küresel barış ve güvenliğin sağlanması bakımından hayati önem taşıdığını vurguladı. Buna karşılık silahların kontrolü mimarisinin, son yıllarda önemli hasarlar aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası toplumun bu konuda eşitlik ve adalet temelinde ilerleyerek kitle imha silahlarının tamamını ortadan kaldırması gerektiğini söyledi.

Hep birlikte hareket etme mecburiyetinin bulunduğu bir diğer önemli konunun iklim değişikliği olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanoğlunun tabiatın dengelerine müdahale etmesinin nasıl ağır bedellere yol açabileceğinin görüldüğünü ifade etti.

Bu kötü gidişatı durdurmak ve tersine çevirmek mecburiyetinde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak gelinen noktadaki tarihî mesuliyetimiz yok denecek kadar az olmasına rağmen, bu mücadeleye samimiyetle destek veriyor ve yükümlülüklerimizi yerine getiriyoruz. Yakın geçmişte Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yaptık. Afrika başta olmak üzere pek çok bölge ve ülkeyle verimli bir iş birliği yürüttük. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 2022’de yapılacak 16’ncı Taraflar Konferansının da ev sahipliğini üstlendik” dedi.

“IRKÇILIK, YABANCI KARŞITLIĞI, İSLAM DÜŞMANLIĞI VAHİM BOYUTLARA ULAŞTI”

İnsanlığı tehdit eden ancak nedense görünmez sayılan bir soruna dikkati çekmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ırkçılık, yabancı karşıtlığı, İslam düşmanlığı ve nefret söyleminin vahim boyutlara ulaştığını ifade etti.

Salgın sürecinde yabancı düşmanlığı ve ırkçılık iyice artarken göçmenler ve sığınmacılar başta olmak üzere savunmasız kişilere yönelik şiddet eylemlerinin hız kazandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ön yargılardan ve cehaletten beslenen bu tehlikeli eğilimlere en çok da Müslümanlar maruz kalıyor. Bu tehlikeli gidişin en önemli sorumluları, oy uğruna popülist söylemlere yönelen siyasetçiler ile ifade özgürlüğünü suiistimal ederek nefret söylemini meşrulaştıran marjinal kesimlerdir. Tüm uluslararası kuruluşları acilen bu zihniyete karşı mücadelede daha somut adımlar atmaya davet ediyorum. Yeni Zelanda’da Müslümanlara yönelik terör saldırısının yıl dönümü olan 15 Mart tarihinin, Birleşmiş Milletler tarafından ‘İslam Düşmanlığına Karşı Uluslararası Dayanışma Günü’ olarak ilan edilmesi çağrımı tekrarlıyorum. Birleşmiş Milletlerden sonra en büyük ikinci uluslararası kuruluş olan İslam İşbirliği Teşkilatı, bu günü resmen kabul etmiştir.”

“GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İLE DÜŞÜK GELİR DÜZEYİNE SAHİP ÜLKELER KRİZDEN DAHA FAZLA ETKİLENDİ”

Salgın ve onunla bağlantılı olarak tırmanan ekonomik krizin, sürdürülebilir kalkınma ve 2030 hedefleri bakımından da olumsuz etkilere yol açtığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmekte olan ülkeler ile düşük gelir düzeyine sahip ülkelerin bu krizden daha fazla etkilendiklerini belirtti.

“Esasen, salgın döneminde yaşananlar bize sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin her türlü küresel krizle mücadelede önemli bir yol gösterici olabileceğini gösterdi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizden çıkışın ekonomik reçetelerini tasarlarken dijitalleşmenin dönüştürücü gücünden de yararlanılması gerektiğini bildirdi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Dijital İşbirliği Haritasını desteklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel ve bölgesel meseleleri ele almak üzere tasarladığımız ilk ‘Antalya Diplomasi Forumu’nun temasını da dijital çağda diplomasi olarak belirledik. Ayrıca, En Az Gelişmiş Ülkeler için Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası’na da ev sahipliği yapıyoruz. En doğudaki Avrupalı ve en batıdaki Asyalı olmak üzere, her alanda Türkiye’nin özgül ağırlığını artırdığımızı bilmeniz lazım. Tarihin sarkacının yeniden Asya’ya doğru kaydığı bu dönemde, ‘Yeniden Asya’ girişimimizle, ilişkilerimize yeni bir dinamizm kazandıracağız” diye konuştu.

Türkiye’nin, coğrafi yakınlığı perçinleyen beşeri ve tarihî bağlara sahip olduğu Afrika ile ilişkilerinde de ciddi bir ivme yakaladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek yıl Türkiye’de düzenlemek istedikleri Türkiye-Afrika Birliği Ortaklık Zirvesi’nin üçüncüsünde, Afrika’nın kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan projeleri hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sözlerime son verirken, içinden geçtiğimiz bu hassas dönemde çok taraflılığa verdiğimiz güçlü desteğin süreceğini belirtmek istiyorum. Salgına karşı elbette mesafeyi korumalıyız. Ancak uluslararası toplumu tehdit eden tüm imtihanlara karşı ortaklaşa mücadele ve iş birliğinde safları sıklaştırmak mecburiyetindeyiz. Tarih boyunca dünyanın en gözde şehirlerinden olan İstanbul’un Birleşmiş Milletler merkezi hâline gelmesi yönündeki gayretlerimizi sürdüreceğiz. 75. Genel Kurul çalışmalarının başarılı geçmesini diliyorum.”

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da TİKA tarafından restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi.

Konuşmasına gönülleri böylesi güzel bir vesileyle buluşturan Allah’a hamt ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanı dolduranlara gösterdikleri sabır, muhabbet ve ahde vefa için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorum ki Üsküp’ten geldiniz, biliyorum ki İşkodra’dan geldiniz, saatlerce burada beklediniz ve bugün Arnavutluk’ta her bakımdan dolu dolu bir gün geçiriyoruz. Kosova’dan gelen kardeşlerim var, onlara da kalbi selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aramızdaki kardeşliğin nişanesi olan eserleri, projeleri hizmete açmanın sevincini paylaşıyoruz” diye konuştu.

Bu sabah Türkiye tarafından Laç’ta inşa edilen deprem konutlarının teslimini gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Eylül ve 26 Kasım 2019 tarihlerinde meydana gelen depremlerin yaralarının sarıldığını görmekten büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Depremzedeler için inşa edilen 522 konutun bugün tesliminden milleti adına iftihar duyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “O dönemde Başbakan Edi Rama kardeşimle sürekli irtibat hâlinde olduk. Bu eserler meydana geldi. Az önce Arnavutluk Meclisi’nde sizlerin temsilcilerine hitap etme imkânı buldum. Şimdi de Ethem Bey Camimizin TİKA tarafından yapılan restorasyonu sonrasında yeniden ibadete açılışının bahtiyarlığını yaşıyoruz. Türkiye’nin ve Arnavutluk’un ortak tarihî ve kültürel mirası olan Ethem Bey Camii aynı zamanda Tiran’ın mücevheridir. Evlad-ı Fatihan tarafından ilmek ilmek işlenerek her bir noktasına, her bir zerresine el emeği, göz nuru dökülerek inşa edilen camimiz hamdolsun bugün o eski ihtişamına, o mimari zarafetine yeniden kavuşuyor. Kalem işi renkli süslemeleriyle Balkanlar’da çok yaygın olan ince bir sanat anlayışını bizlere sunan bu eşsiz eser, mimarisi bakımından da Osmanlı dönemi usullerini günümüze taşıyan en güzide eserler arasında yer alıyor. Gündüzleri Tiran’a ayrı bir güzellik katan camimiz inşallah bundan sonra geceleri de dış cephe aydınlatmasıyla görenleri kendine meftun bırakacaktır.”

“TİKA MARİFETİYLE 1996 YILINDAN BU YANA 546 PROJEYİ HAYATA GEÇİRDİK”

Türkiye olarak kültürel mirasa ait eserleri ihya etmenin yanı sıra Arnavutluk’un kalkınmasına da destek olmaya önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kapsamda TİKA marifetiyle 1996 yılından bu yana 546 projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da Arnavut halkının yanında olmayı sürdüreceğiz. Fevkalade bir durum olmaması hâlinde inşallah ramazana kadar Namazgâh Camii’ni de bitireceğiz. Balkanlar’da Türkiye ve Arnavutluk’un yakın, samimi, etkin iş birliğiyle üstesinden gelinemeyecek hiçbir mesele olmadığına inanıyorum. Değerli dostum Başbakan Edi Rama ile birlikte inşallah bu tür eserlerimizi bir an önce hayata geçirmenin kardeşliğimizin bir gereği olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Ethem Bey Camii’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyon sürecine verdikleri destek için Başbakan Rama’nın şahsında Arnavutluk bakanlarına şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu güzel camide edilecek duaların, yapılacak ibadetlerin Hak katında kabul ve karin olmasını niyaz ediyorum. Rabbim bizi sevgisiz, susuz, havasız, vatansız, aynı zamanda mabetsiz, minaresiz, ezansız bırakmasın” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın okuduğu duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ve beraberindeki protokol üyeleri kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rama ile beraberindekiler daha sonra Ethem Bey Camii’ne girerek, incelemede bulundu.

Okumaya devam edin

Dünya

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Meclisi’ne hitaben yaptığı konuşmada, “Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi, iyi komşuluk ilişkilerinin ve bölgesel iş birliğinin temini Türk dış politikasının öncelikleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın davetine icabetle bulunduğu Arnavutluk’ta, Arnavutluk Meclisi’ne hitaben bir konuşma yaptı.

Konuşmasına Meclis’te bulunanları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizleri, şahsım, heyetim ve milletim adına en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Güçlü tarihî ve beşeri bağlara sahip olduğumuz Arnavutluk’u bir kez daha ziyaret etmekten, bu vesileyle Arnavutluk Meclisi’nde sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bundan üç hafta önce Sayın Meclis Başkan Nikolla’yı Türkiye’de misafir ettik. Kendisiyle, parlamentolar arası ilişkilerimizin önümüzdeki dönemde nasıl ileriye götürülebileceği konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Milletvekillerimiz arasında teması ve iş birliğini artırmanın, ilişkilerimizin gelişimine ciddi katkı sağlayacağı noktasında mutabık kaldık” dedi.

“Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından kısa bir süre sonra, 1923 yılında akdettiğimiz ilk dostluk anlaşmalarından biri de Arnavutluk’la yapılmıştır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ebedi Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’ adını taşıyan bu anlaşma, esasen ilişkilerimizin sadece devletten devlete değil, insandan insana olduğunu izhar ediyor. Aramızda başka sınırlar olsa da Arnavutluk bizim gönül komşumuzdur. İlişkilerimiz, yaklaşık altı asrı bulan köklü, güçlü bir maziye dayanıyor. Ortak tarihimizin izleri, sadece siyasi hayatta değil; İşkodra’nın taş konaklarında, Berat’ın cumbalı evlerinde, Ethem Bey Camii’nin mimarisinde de ifadesini buluyor. Dostluk ve akrabalık bağlarımız bu sağlam temel üzerinde her geçen gün gelişiyor” şeklinde konuştu.

“ÜLKELERİMİZ ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN ÇOK GÜZEL BİR İKLİME SAHİBİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hükûmetlerimizin gayretleri sayesinde, ülkelerimiz arasındaki iş birliğini geliştirmek için çok güzel bir iklime sahibiz. Sayın Başbakan’ın 2013 yılında Türkiye’yi tek taraflı olarak Arnavutluk’un beş stratejik ortağından biri ilan etmesi, bu tablonun ifadesidir. Başbakan Rama’nın geçtiğimiz yılın başında Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmî ziyaret vesilesiyle imzaladığımız ‘Ortak Siyasi Bildiri’ ile ilişkilerimizi resmî olarak da stratejik ortaklık seviyesine çıkardık. Bundan sonra da hem ülkelerimizin hem bölgemizin hem de tüm dünyanın barış, refah, huzur, istikrarına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz.”

Türkiye ile Arnavutluk’un el ele verdiğinde üstesinden gelemeyeceği sorunun, çözemeyeceği sıkıntının, ulaşamayacağı hedefin kalmayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeter ki biz kardeşliğimize, kuşatıcı yaklaşımımıza, ortak hedeflerimize, iş birliğimizi sürekli daha ileriye taşıma azmimize sıkı sıkıya sahip çıkalım. Bu güzel ve sevindirici tabloyu hiç kimsenin bozmasına beraberce izin vermeyeceğimize ben yürekten inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi, iyi komşuluk ilişkilerinin ve bölgesel iş birliğinin temini Türk dış politikasının öncelikleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Malum Kosova birinci sırada ABD tarafından tanınmıştır. Bakanlar Kurulu toplantısındaydım. O zaman Başbakanım ve ikinci olarak hemen anında biz Kosova’yı tanıdık. O günden bugüne de Kosova’nın dünyada tanınması mücadelesini dünyanın değişik ülkelerinde vermeye devam ediyoruz. Arnavutluk’un, Balkanlar’da oynadığı yapıcı rolü takdirle takip ediyoruz. Tarihî bağlarımız yanında, NATO’daki müttefiklik hukukumuz da ilişkilerimizin güvenlik boyutunda önemli yere sahiptir. Balkanların ortak iradesini ve özgün sesini yansıtan tek Balkan Forumu olan Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci çatısı altında da Arnavutluk’la örnek bir dayanışma içindeyiz” ifadelerini kullandı.

“Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ise dayanışma sergilediğimiz bir diğer bölgesel platformdur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ve Arnavutluk’un, bölgede barış ve istikrarın kökleşmesi bakımından müştereken oynadığı rolü sadece bu örneklerde dahi çarpıcı şekilde görmek mümkündür. Bu vesileyle, Arnavutluk’u 1 Ocak 2022 tarihinde üstlendiği Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği için de tebrik ediyorum. Geçmişte bizim de icra ettiğimiz bu görev boyunca sahip olduğumuz tecrübeleri, Arnavutluk’la paylaşmaktan memnuniyet duyacağız” şeklinde konuştu.

Türk milletinin her zaman olduğu gibi bugün de tüm gücü ve imkânlarıyla Arnavutluk halkının yanında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim 2019 depreminde ve müteakiben 2020 yılında patlak veren koronavirüs salgınında, Arnavutluk’a en etkin ve samimi yardımları sağlayan ilk ülke Türkiye olmuştur. Şu anda da bildiğiniz gibi TURKOVAC aşısını çıkardık. Ve TURKOVAC aşısıyla da birlikte yine her zaman imkânlarımızla Arnavutluk’un yanında olacağız. Geçtiğimiz Nisan ayında, Arnavut kardeşlerimiz için 68 gün gibi rekor bir sürede inşaatını tamamladığımız Fier’deki Türkiye-Arnavutluk Dostluk Hastanesi’ni hizmete aldık. Bugün de Laç’da yaptırdığımız deprem konutlarının teslimini gerçekleştirdik. Mutluyum çünkü verdiğimiz sözü tarihi gelmeden bitirip teslim ettik. Bu katkılarımız Arnavut kardeşlerimizin yaralarına bir nebze merhem olmuşsa ne mutlu bize” açıklamasında bulundu.

“FETÖ MESELESİNDE DOĞRU BİLDİKLERİMİZİ İFADE ETMEYİ, STRATEJİK ORTAKLIĞIMIZIN BİR İCABI OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları kaydetti: “Devletimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, iş dünyamızla ihtiyaç duyduğu her alanda ve her zaman Arnavutluk’un yanında yer almayı sürdüreceğiz. Aynı şekilde Arnavut dostlarımızın da Türkiye’nin hassasiyetlerini gözeteceğine yürekten inanıyoruz. Ülkemizde darbe girişiminde bulunarak demokrasimize kast eden, Meclisimizi bombalayan, insanlarımızı katleden FETÖ terör örgütüyle mücadele bu hassasiyetlerimizin başında yer alıyor. Maalesef, bu örgütün mensupları, ülkemizde darbeye teşebbüs ettikten beş yıl sonra bile; Arnavutluk’ta eğitim, sağlık, dinî kurumlar ve özel sektörün kayda değer bir kısmında hâlâ mevcudiyetlerini devam ettiriyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden şu hususu asla unutmamanızı istiyoruz: Gerçek dost, acı da olsa hakikatleri dile getirmekten çekinmeyendir. FETÖ meselesinde, doğru bildiklerimizi açık yüreklilikle ifade etmeyi, kardeşliğimizin, dostluğumuzun ve stratejik ortaklığımızın bir icabı olarak görüyoruz. Hangi kılıfla karşınıza çıkarsa çıksın bu yapı, tıpkı zehirli bir yılan gibi, önünde sonunda kendisine kol kanat gerenleri de sokan, sokacak olan bir ihanet çetesidir. Türkiye’de olduğu gibi, buradaki FETÖ iltisaklı kurum ve çevrelerin de gizli gündemleri olduğundan, vakti saati geldiğinde gerçek yüzlerini ortaya sereceklerinden zerre kadar şüpheniz bulunmasın. Tıpkı Türkiye gibi, tıpkı pek çok ülke gibi Arnavutluk’un millî güvenliği için de bir tehdit oluşturan bu yapıdan ne kadar çabuk kurtulursanız, geleceğinize o derece güvenle bakabilirsiniz. Derhal harekete geçmezseniz, bu yapının ülkemizde teşebbüs ettiği alçak girişimlerin benzerlerinin burada da tekrarlanması kaçınılmazdır. Biz bu hakikati, ağır bedeller ödeyerek yaşadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Sizlerin de aynı akıbete uğramamanız için bunları dile getirmeyi bir kardeşlik görevi telaki ediyorum. Arnavutluk’tan, ülkedeki FETÖ yapılanmasına karşı hemen ve topyekûn harekete geçerek ilişkilerimizin bu sebeple gölgelenmesine meydan verilmemesini bekliyoruz. Aramızda konuşacak, görüşecek, birlikte geleceğe adımlar atacak onca husus varken, böyle bir meseleyle vakit kaybetmekten dolayı üzüntülüyüz. İnşallah bir dahaki temasımızı, bu konuyu artık gündemimizden çıkarmış olarak yapmayı ümit ediyoruz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, Arnavutluk Yüce Meclisi’nin değerli üyelerini ve şahsınızda tüm Arnavutluk halkını bir kez daha selamlıyorum. Türkiye ve Arnavutluk arasındaki dostluk ve kardeşliğin ebediyen sürmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam edin

Dünya

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene yüzde 68’e yakın bir artışla 853 milyon dolar seviyesine ulaştı, şimdi hedef bir milyar dolar hedefimizi yakalayarak kısa sürede buna ulaşalım istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile gerçekleştirdiği baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

İki ülke arasında 7 anlaşmanın imzalandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlaşmaların iki ülke için hayırlara vesile olmasını diledi.

Kendilerini muhabbetle bağrına basan Arnavut halkına ve makamlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutların misafirperverliğiyle bugün bir kez daha kendilerini evlerinde hissettiklerini söyledi.

“ARNAVUTLUK’LA YAKIN DOSTLUK VE KARDEŞLİK BAĞLARIMIZ BULUNUYOR”

Türkiye’nin Arnavutluk ile kökleri asırlara sâri yakın dostluk ve kardeşlik bağları bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız her hadisede, karşılaştığımız her sıkıntıda iki ülke arasında bu özel münasebetlerin sağlamlığına şahitlik ediyoruz” diye konuştu.

Arnavutluk’ta 2019’da meydana gelen depremde Türk halkının Arnavutluk’un acısını yüreğinde hissettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçek dost çağrılmadan koşandır” inancıyla deprem haberini alır almaz hemen harekete geçtiklerini anlattı.

Türk yardım ekiplerinin yaraların süratle sarılması, sıkıntıların hafifletilmesi amacıyla çok yoğun gayret sarf ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de yürütülen bu çalışmaları değerli dostum Sayın Edi Rama ile sık sık görüşerek yakından takip ettik. Söz verdiğimiz gibi depremde evleri yıkılanlar için Laç şehrinde yaptırdığımız deprem konutlarının teslimini bugün gerçekleştirdik. 522 konutu 13 ay gibi rekor sayılacak sürede tamamlayarak hamdolsun aramızdaki kardeşliğe verdiğimiz önemin iddialı bir şekilde neticelenmesini görmüş olduk. İnşallah bundan sonra da iyi gününde ve kötü gününde Arnavutluk’un yanında olmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Arnavutluk’taki müşterek kültürel mirası yansıtan tarihî eserlere yürütülen yenileme çalışmaları vasıtasıyla özel önem verdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, kültür ve turizmin Türkiye’de tek çatı altında toplandığını, Arnavutluk’ta ise iki ayrı bakanlık olduğunu anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arnavutluk’taki müşterek bu kültürel miras noktasında da bizler özellikle kurumlarımızla başta TİKA olmak üzere buralarda da destek çalışmalarımızı sürdürebiliriz” diye konuştu.

“ETHEM BEY CAMİİ SEMBOL BİR ESERDİR”

Restorasyonu TİKA tarafından tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını da yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ethem Bey Camii bir ibadethane olmasının yanında aynı zamanda Tiran şehrinin tarihi ve turistik dokusuna katkı sağlayan sembol bir eserdir. Yanı başındaki Osmanlı dönemine ait olan Tarihî Saat Kulesi ile birlikte Tiran’ın günümüze ulaşan en önemli kültürel miraslarından biridir” dedi.

Başbakan Edi Rama ile stratejik ortaklık seviyesindeki ilişkileri de ayrıntılı şekilde ele aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi mekanizmasının işler hâle getirilmesinin önemine değindiklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konsey toplantısını bu yılın ilk yarısında icra edeceklerini, bunun için Dışişleri Bakanlarının ikili görüşme suretiyle tarihi belirleyeceklerini belirtti.

“ARNAVUTLUK’TAKİ FETÖ YAPILANMASINA KARŞI DAHA SOMUT ADIMLAR ATILMASI EN SAMİMİ BEKLENTİMİZDİR”

Görüşmelerde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadeleyi de değerlendirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biliyorsunuz bu terör örgütü 15 Temmuz 2016’da demokrasimizi hedef alan başarısız bir darbe girişiminde bulundu. Milletimizin direnişi sayesinde boşa çıkardığımız bu terör eylemi sırasında maalesef 251 insanımızı alçakça bunlar şehit etti. Elinde masumların kanı olan bu yapının sadece Türkiye’ye değil, varlık gösterdiği her ülkeye büyük bir tehdit oluşturduğu aşikârdır. Dost ve kardeş ülke Arnavutluk’ta FETÖ’nün halen faaliyet alanı bulabilmesi, evlatlarını şehit veren milletimizi derinden yaralamaktadır. Önümüzdeki dönemde Arnavutluk’taki FETÖ yapılanmasına karşı daha somut, kararlı ve hızlı adımlar atılması en samimi beklentimizdir.”

İki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri de masaya yatırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke ticaret hacminin geçen yıl yüzde 68’e yakın artışla 853 milyon dolar seviyesine ulaştığını, şimdi bir milyar dolar hedefini yakalayarak kısa sürede buna ulaşmak istediklerini bildirdi.

“ARNAVUTLUK’TAKİ EN BÜYÜK YATIRIMCI TÜRKİYE OLACAKTIR”

Müteahhitlik hizmetleri de özellikle katıldığında Arnavutluk’taki en büyük yatırımcının Türkiye olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yatırımlarımızın toplam miktarı 3,5 milyar dolardır. 600’ü aşkın firmamız yaklaşık 15 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. Tabii biz bu rakamları yeterli bulmuyoruz, bunun çok daha iyi bir konuma gelmesi lazım. Arnavutluk makamlarının vereceği güçlü destekle bu sayıların daha da artacağına inanıyorum. İlişkilerimizi her alanda derinleştirmeli, bu kararlılıkla da yolumuza devam etmeliyiz diye düşünüyorum. Sözlerime son verirken özellikle hastane noktasındaki talepleri de ikili görüşmede değerli dostumdan aldım. Bu konuda Sağlık Bakanımıza da gerekli talimatı vermek suretiyle bu ihtiyacı insan unsuru noktasında inşallah gidererek orada da sağlıklı bir adımı atmakla üzerimize düşeni yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

Balkanlar’da barış ve huzurun geleceği, teminatı için bizler de garanti olan ülkelerden bir tanesiyiz Balkanlar’da geçen ay yükselen tansiyon sonrası AB’nin bölgedeki güvenilirliğinin tartışılmaya başlandığı, ayrıca Brüksel merkezli bir gazetede, “AB’nin bölgede güvenilirliğini yitirdiği, Türkiye’nin ortak tarihî mirası ve farklı sebeplerle Balkan ülkeleriyle yakın ilişkiler kurduğu, AB’nin ve NATO’nun Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu” değerlendirmesinin yer aldığı aktarılarak, “Siz AB ile ilişkilerde nasıl bir dönem bekliyorsunuz? AB’nin Türkiye’ye yönelik tutumunda bir değişiklik söz konusu olabilir mi?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB’nin yaklaşım tarzından öte Türkiye için NATO’nun yaklaşım tarzının çok daha önemli olduğunu belirtti.

“BALKANLARDA HUZURUN TEMİNATI İÇİN GARANTÖR ÜLKELERDEN BİRİYİZ”

AB’nin henüz Türkiye’yi üye ülke olarak kabul etmediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fasılların görüşülmesinden tutunuz da aç kapa meselesinde, sadece birinci fasılda geçici olarak kapama yaptılar. Bunun dışında diğerleriyle ilgili maalesef oyalama taktiği devam ediyor” dedi.

Türkiye’nin, NATO’nun şu anda onurlu, güçlü bir üyesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “NATO ile ilgili atılacak adımlarda her zaman bizler üzerimize düşen görevi bugüne kadar nasıl yaptıysak, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Balkanlar’ın barışını, huzurunu çok önemsiyoruz ve Balkanlar’ın barışı, huzuru için de üzerimize düşeni bugüne kadar nasıl yaptıysak bundan sonra da yine aynı şekilde Balkanlar’da barış ve huzurun geleceği, teminatı için bizler de garantör olan ülkelerden bir tanesiyiz.”

Arnavut bir gazeteci Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Arnavutluk’a verdiğiniz destek hiçbir ülkenin verdiği destekle kıyaslanamaz. Acaba AB, sizin Arnavutluk’a verdiğiniz bu ilgiden dolayı endişelenmeli midir? Acaba sizin Arnavutluk’a yapılan bunca yatırımlar sayesinde bir kazancınız olur mu? Aldığınız bir şey var mı?” sorusunu yöneltti.

Aynı gazeteci Arnavutluk Başbakanı Rama’ya da “Bence kardeşten alınan borçların da belli bir seviyesi olması lazım. Acaba Arnavutluk-Türkiye arasındaki durum böyle mi?” diye sordu.

Soruların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Öyle bir soru sordun ki, futbolda bizim ters köşe diye bir anlayış vardır. Bizi ters köşe yapmak istiyorsun galiba. Ama biz ters köşe olmayacağız. Kardeşlik hukuku farklıdır, kardeşlik hukuku içerisinde öyle destekler olur ki bu destekler kardeşliğinizin gereği olur. Ama bir de öyle bir ikili ilişki olur ki, o da borçlar hukukuna dayalı olur. Şu anda bizim bu deprem felaketinde yaşanan olay, borçlar hukukuna dayalı değil, kardeşlik hukukuna dayalıdır ve bizler de bu kardeşlik hukukuna dayalı olarak bu eserleri orada süratle inşa ettik. Aynı şekilde tarihi eserlerle ilgili olanlar da yine kardeşlik hukukuna dayalıdır ve bu kardeşlik hukukuna dayalı olarak da aynı şekilde bu tarihi eserlerin inşa ve ihyasını yapıyoruz. Buralarda herhangi bir şey aramanın anlamı yok. Zira kardeşiz. Ne zaman, nerede, ne olacak, bunun sorgulanması da yapılmaz.”

ARNAVUTLUK BAŞBAKANI RAMA: “TÜRKİYE, AB’NİN GÜVENLİĞİ İÇİN KAÇINILMAZ BİR UNSUR”

Depremden sonra ilk saniyelerden itibaren yanlarında olan ve sözünü tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Arnavutluk Başbakanı Rama, “Tabii ki söz Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geldiğinde bu bir yenilik değildir, çünkü o her zaman söylediğini yapandır” dedi.

Arnavutluk Başbakanı Rama, deprem konutlarının inşa edilme sürecinde her türlü desteği verenlere de teşekkür ederek, böylece hem depremzedelerin hayatlarını değiştirdiklerini hem de Arnavutluk ile Türkiye arasındaki ilişkilerin değer ve derinliği için yeni bir anlamlı örnek oluşturduklarını söyledi.

Arnavutluk Başbakanı Rama, deprem konutlarının teslim edildiği Laç şehrinden dönerken sosyal medyada gördüğü bir yorumda, “İyi ki Müslüman değilsin, çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile o kadar yakın duruyorsun ki Müslüman olsaydın AB’dekiler kim bilir ne derdi?” yazıldığını aktardı.

Kendisinin bir Katolik ancak eşinin Müslüman olduğunu kaydeden Arnavutluk Başbakanı Rama, “Ancak Arnavutluk veya AB’de hiç kimsenin, iki ülke arasındaki ilişkilerinden rahatsız olmaları gerektiğine inanmıyorum. Çünkü, bu ilişki geleneksel bir ilişkidir” şeklinde konuştu.

Arnavutluk Başbakanı Rama, Türkiye’nin bölgedeki barışın tesisinde yapıcı rolünün yerinin doldurulamaz, vazgeçilmez ve yorumsuz olduğunu vurgulayarak, “Türkiye ve Cumhurbaşkanının üzerine atılan tüm gölgeler hepsi birer hayal gücüne dayalı filmdir ve gerçekte karşılık bulmayan yorumlardır” dedi.

Türkiyesiz AB’nin bugünkünden daha kötü bir durumda olabileceğini belirten Rama, “Türkiye, AB’nin güvenliği için kaçınılmaz, vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz bir unsurdur. Ben bunu NATO’da da, Brüksel’de de, ikili görüşmelerde de ifade ettim. Bugün de açıkça söylüyorum çünkü bu bir gerçek” ifadelerini kullandı.

İMZALANAN ANLAŞMALAR

Türkiye ile Arnavutluk arasında afet ve acil durum yönetimi, medya, devlet arşivleri, kültür ve sanat, güvenlik, gençlik ve spor ile protokol alanında 7 anlaşmaya imza atıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama huzurunda, ortak basın toplantısı öncesinde iki ülke arasında anlaşmalar imzalandı.

Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Kolluk Eğitimi İşbirliği Mutabakat Zaptı’na İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Arnavutluk İçişleri Bakanı Bledar Çuçi imza attı.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı Arasında Protokol Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Arnavutluk Cumhuriyeti Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı Bakan Yardımcısı Megi Fino imzaladı.

Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı Arasında Gençlik ve Spor Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile Arnavutluk Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Evis Kushi tarafından imzalandı.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Bale Genel Müdürlüğü ile Arnavutluk Opera, Bale ve Folk Topluluğu Arasında İşbirliği Protokolü’nü Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Arnavutluk Cumhuriyeti Kültür Bakanı Elva Margariti imza altına aldı.

Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı Ulusal Sivil Koruma Kurumu arasında Afet ve Acil Durum Yönetimi Alanında Mutabakat Zaptı, AFAD Başkanı Yunus Sezer ve Arnavutluk Cumhuriyeti Savunma Bakan Yardımcısı Dallendyshe Bici tarafından imzalandı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Merkezi Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Arasındaki İşbirliği Protokolü’ne Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal ile Arnavutluk Cumhuriyeti Arşivler Genel Müdürü Dr. Ardit Bido imza attı.

Anadolu Ajansı (AA) ve Arnavutluk Telegrafik Ajansı Arasında İşbirliği Anlaşması’nı, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ile Arnavutluk Telegrafik Ajansı Genel Müdürü Valbona Zhupa imzaladı.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Dünya2 gün önce

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

Dünya2 gün önce

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni açtı

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Biz 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi seviyoruz”

Dünya4 gün önce

“Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız”

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Kipaş Kâğıt Fabrikası’nın açılışını yaptı

Dünya6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan , “Hedefimiz, savunma sanayinde tam bağımsız bir Türkiye’dir”

Dünya6 gün önce

“Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası olan Türkiye, Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır”

Dünya7 gün önce

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde Ayvalı Gençlik Merkezi’nin temel atma törenine katıldı.

Dünya1 hafta önce

Onur Air Öz Taşıma İş Ailesine Katıldı

Dünya1 hafta önce

Dev yatırımlar | “Ülkemiz ekonomisinin güçlenmesi ve istihdamın artırılması için mesleki eğitime özel önem veriyoruz”

Dünya1 hafta önce

Öz Taşıma İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Toruntay, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Dünya2 hafta önce

Gençler Şühedanın İzinde Yürüdü

Dünya2 hafta önce

“HER ALANDA ÇAĞ ATLATACAK YATIRIMLARLA TÜRKİYE’Yİ BÜYÜTTÜK”

Dünya2 hafta önce

Emine Erdoğan, Engelsiz Şehirler Fikir ve Proje Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı

Dünya2 hafta önce

Öz Taşıma İş’ten Kayseri Ulaşım A.Ş. Çalışanlarına Rekor Zam

Dünya2 hafta önce

Dev yatırımlar : Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İHA, SİHA ve TİHA üretiminde artık dünyanın ilk üç ülkesi içindeyiz”

Dünya2 hafta önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: İSTANBUL -TAHRAN-İSLAMABAD YÜK TRENİ İKİ ÜLKE ARASINDAKİ TİCARETİ GELİŞTİRECEK

Dünya2 hafta önce

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, “Türk inşaat sektörü 2021’de yurt dışında 29,3 milyar dolarlık iş üstlendi”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye’nin sergilediği performans bizi dünyanın en büyük 10 ekonomisine girme hedefimize adım adım yaklaştırıyor”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, ekonomide kabuk değiştirmekte artık farklı bir lige çıkmaktadır”

Dünya3 hafta önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’tan iş dünyasına çağrı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni küresel yönetim ve ekonomi sisteminde hak ettiğimiz yeri almak için harekete geçtik”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl mesajı yayımladı

Dünya3 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan Pirinkayalar Tüneli Açılış Töreni’ne canlı bağlantı ile katıldı

Dünya3 hafta önce

Amerika Birleşik Devletleri Basketbol Ligi NBA’de 3 sayı rekortmeni Stephen CURRY,

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek”.

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Ödülleri Töreninde Konuştu

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı

Dünya4 hafta önce

Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirme hedefimize hiç olmadığımız kadar yakınız.

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya2 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya1 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya9 ay önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya2 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Gündem3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya11 ay önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya11 ay önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya1 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya1 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Tekne Firmaları Türkiye11 ay önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya10 ay önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya1 sene önce

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,: Sporun güzel yönüyle yarınlara yürümeye devam edeceğiz

Dünya12 ay önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : Türkiye artık savunma sanayii ihraç edebilen bir ülke

Gündem1 sene önce

Gazete ve Dergi Sektöründe Lider Haber Yazılımı

Dünya7 ay önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Reklamlar

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

Son Dakika Haber