Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yarının büyük ve güçlü Türkiye’sinin önderleri ve mirasçıları gençler olacaktır”

Haber

on

“81 ilden 560 gençle En Uzun İftar Sofrası” programına video konferans aracılığıyla bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “17 Mayıs itibarıyla başlayacak yeni normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. İlk kabine toplantımızın en önemli gündem maddelerinden bir tanesi de zaten bu olacak. Bu takvimde okulların açılışıyla ilgili süreç de yer alacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “81 ilden 560 gençle En Uzun İftar Sofrası” programına, Vahdettin Köşkü’nden video konferans aracılığıyla bağlandı.

Konuşmasında, gençlerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Her fırsatta gençlerle bir araya gelmeye, onlarla sohbet etmeye, onları dinlemeye büyük önem veriyorum. Çünkü biz gücümüzü, heyecanımızı gençlikten alıyoruz. Milletimizin geçmişten bugüne verdiği mücadelede gençlerimiz hep önde oldu, öncü oldu. Yarının büyük ve güçlü Türkiye’sinin önderleri ve mirasçıları da yine gençler olacaktır. Sizlere müreffeh ve güçlü bir ülke bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. İnanıyorum ki sizler de devraldığınız bayrağı çok daha ilerilere taşıyacaksınız. Yaşamın her alanında yapacağınız tercihlerin, alacağınız kararların kişisel hayatınızla birlikte ülkemizin geleceğini de inşa edeceğini unutmayın. Sizlere güveniyoruz. Sizlere inanıyoruz. Sizlerle gurur duyuyoruz.”

“GÜÇLÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE BİLİŞİM ALTYAPISIYLA EĞİTİMLERİNİZİ KESİNTİSİZ SÜRDÜRMENİZİ SAĞLADIK”

Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgınının ülkedeki gençlerin eğitim ve sosyal yaşamına yansımaları olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar oluşturduğumuz güçlü eğitim-öğretim ve bilişim altyapısıyla eğitimlerinizi uzaktan ama kesintisiz sürdürmenizi sağladık. Sosyal yaşamla ilgili olarak ise bir süre daha hepimizin fedakârlık yapması gerekiyor. Tedbirlere sıkı sıkıya riayet ederek, bu salgını en kısa zamanda atlatıp normal hayatımıza döneceğimiz günlerin yakın olduğuna inanıyorum. Bu vesileyle her birinize Rabbimden başarılı ve sağlıklı bir gelecek temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin aileleri ve arkadaşlarına selamlarını ileterek, “Şimdiden Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra bağlantılarla gençlerin sorularını cevapladı.

Rize’den bağlanan 20 yaşındaki Eda Nur Balcı, salgının yarattığı tahribata karşılık destek paketleri açıklandığını hatırlatarak, gençlere bu süreçte bir sorumluluk düşüp düşmediğini sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sormuş olduğun sorunun içeriği itibarıyla gerçekten tüm gençliğimizi yakından ilgilendiren bana göre üç tane önemli boyutu var. Birincisi, kurallara riayet ederek salgının bir an önce tehdit olmaktan çıkmasına özellikle gençlerimizin yardımcı olması, destek vermeleridir. İkincisi, yalan ve yanlış haberlerle milletimizin moralini bozmak isteyenlere fırsat tanımamalarıdır. Biliyorsunuz ciddi manada dezenformasyon yapılıyor ve bu kadar önemli yatırımlar olmasına rağmen, bu yalan yanlış haberlerle halkımız aldatılıyor. Üçüncüsü ise şartlar ne olursa olsun kendilerini geliştirmeye, okumaya, tefekküre, geleceğe hazırlanmaya devam etmeleridir. Unutmayınız sizler bu ülkenin 2053 vizyonunu hayata geçirecek kuşaklarısınız. Sizlerden sadece ilim sahibi olmanızı değil, bunun yanında irfan sahibi olmanızı, bunun yanında hikmet sahibi olmanızı da istiyorum. Yani ilim, irfan ve hikmet. Bunların üçü zaten bir arada olduğu zaman o gençliği kimse yıkamaz.”

Programa katılan Ankara Adalet Nizamoğlu Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencisi Umut Kelepircioğlu, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ni liseli gençler olarak aktif kullandıklarını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanım pandemi sebebiyle okullarımızdan uzak kaldık. Acaba gerekli hijyen koşulları sağlandıktan sonra okullarımız açılacak mı?” sorusunu yöneltti.

“VEFAT SAYISINDA DÜŞÜŞ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruyu şöyle cevapladı: “İnşallah 17 Mayıs itibarıyla başlayacak yeni normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. İlk kabine toplantımızın en önemli gündem maddelerinden bir tanesi de zaten bu olacak. Bu takvimde okulların açılışıyla ilgili süreç de yer alacak. Salgının şüphesiz ki inişli çıkışlı seyri bu tür konularda çok önceden kesin tarihler vermemize mani oluyor. Bakınız şu anda ciddi manada vefat sayısında düşüş var. Tabii bu aldığımız tedbirlerin netice vermeye başladığını gösteriyor. Vaka sayılarında çok ciddi düşüş var. Bu da netice almaya başladığımızı gösteriyor. Fakat gerektiğinde şartları zorlama pahasına sizleri okulunuzla buluşturmak için her türlü gayreti gösterdiğimizden emin olabilirsiniz. Zira herhâlde bir gencin en büyük aşkı öğretmenidir, okulundaki arkadaşlarıdır, okuludur. Ve okullarımızla bizler gelişiyoruz. Okullarımızla geleceğe yönelik güç, kuvvet buluyoruz. Onun için derdimiz bir an önce sağlıklı bir şekilde okullarınıza kavuşmak ve tekrar derslerinize dönmek, hocalarınızla bir arada olmaktır.”

Ordu Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi Betül Dilara Süer’in, “Büyüklerimizden sürekli olarak duyduğumuz ‘Nerede o eski ramazanla?r’ cümlesine katılıyor musunuz? Siz de bu ramazanlara özlem duydunuz mu? Eski ramazanlarda neler vardı?” şeklindeki sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu karşılığı verdi: “Her şeyden önce hassasiyetiniz bizim için de bir hassasiyettir. Tabii bu soru gerçekten geçmişte yaşadığımız, bugünde yine ‘Ah nerede o eski ramazanlar’ diye zaman zaman ah çektiğimiz, tabii programlar. Benim şu anda o ramazanları yaşadığım babam yok, anneciğim de yok. Onlarla beraber gerçekten biz çok farklı ramazanlar yaşadık. ‘Ah nerede o eski ramazanlar’ diyenler, anneleri ve babalarıyla birlikte o yaşadıkları ramazanları hatırlıyorlar. Şu anda programda anlatamayacağımız o kadar güzellikler, o kadar hassasiyetler vardı ki; onu artık bugüne vurmak çok da kolay değil. İftar saatine doğru koşup fırından 2-3-4 ekmek hamurunu alıp anacığıma yetiştirdiğim günleri hatırlıyorum. O da hemen evde tabii kuzinemiz var. Kuzineye anacağım o hamuru açıyor, üzerine kavurmayı filan yerleştiriyor, üzerine birkaç tane yumurta kırıyor ve ondan sonra iftarı onunla birlikte yapıyoruz. Şimdi tabii siz de iştahlandınız ‘Biz de böyle bir iftar yapabilir miyiz?’ diye. Bizim yaşımızdaki insanlar için elbette eski günleri hakikaten özlemle yâd etmek gayet normaldir. Ama her dönemin kendine göre güzellikleri olduğunu da unutmayın. Sizler de ileride belki bugünkü ramazanları aynı hissiyatla yâd edeceksiniz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlik yıllarından beri hep siyasetin ve yoğun sosyal hayatın içinde olduğu için iftarları çoğu zaman çekirdek ailesiyle yapamadığını anlatarak, şunları söyledi: “O denli aileden uzak bir durumun içindeydik. Bununla birlikte iftarda birlikte olduğumuz her kesimden insanımızı büyük ailemizin bir parçası olarak görüyoruz. Elbette bulduğumuz her fırsatta çocuklarımızla, torunlarımızla, yeğenlerimizle iftar yapmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ama ben yine de sizlere özel olarak şu tavsiyemi yapıyorum. Aman hem ailenizle birlikte iftar yapmaktan ama bunun yanında da fakir fukara, garip gureba sofrasında olmaktan da bence geri durmayın. Okuldaki arkadaşlarınızla, tabii korona hep önünü kesiyor ama birlikte iftar yapmak da bir başka zevktir. Ondan da ayrı kalmayın derim.”

18 yaşındaki üniversite sınavına hazırlanan Mert Eren Yavuz, Diyarbakır’dan katıldığı programda “Sizin gibi saygıdeğer bir devlet büyüğümüzle konuşmanın verdiği sevinç ve gururu yaşıyorum. Yakınınızdaki eş, dost ve akrabalarınız sizin için ‘Tam bir Kasımpaşalı’ ifadesini kullanıyor. Sizce sizi Kasımpaşalı yapan en belirgin özellikleriniz nelerdir?” diye sordu.

“HİÇBİR ZAMAN NAMERTLERİN KARŞISINDA BAŞ EĞMEDİM”

Kasımpaşa’nın İstanbul’un en renkli insan çeşitliliğine, buna bağlı olarak da en zengin kültüre sahip semtlerinden biri olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları anlattı: “Böyle bir semtte doğup büyümüş olmayı kendim için adeta bir lütuf olarak görüyorum. Her ne kadar birileri Kasımpaşalı deyimini kabadayılıkla örtüştürmeye çalışsa da bana göre Kasımpaşalılığın en önemli özelliği işte bu insan ve kültür zenginliğidir. Siyasette, belediye başkanlığında, Başbakanlıkta ve Cumhurbaşkanlığında böyle zenginlik içinde yetişmiş olmamın çok büyük faydalarını gördüm. En azından o aldığım kültür bana baş eğdirmedi. Hiçbir zaman namertlerin karşısında baş eğmedim. Mert olmaktan asla taviz vermedim. İşte o Kasımpaşa’nın bana vermiş olduğu o kültürün bir gereğidir. Hep dik durduk, dikleşmedik. İşte onu oradan aldım. Bundan dolayı da Kasımpaşa’nın tüm o geçmişteki büyüklerime, benim de çocukluğumu geçirdiğim, oradaki hakikaten irfan idrak sahibi büyüklerime çok teşekkür ediyorum. Ölenlere de Allah’tan rahmet diliyorum.”

Van’ın İpekyolu ilçesinden bağlanan, üniversite sınavına hazırlanan 19 yaşındaki Tutku Kılıç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 2023’te ilk kez oy kullanacak olmanın gururunu yaşadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Cumhurbaşkanım sizi 18 yaşından beri siyasette bulunduran ve neticede girdiği her seçimi kazanan bir parti lideri, Cumhurbaşkanı yapan en büyük motivasyon kaynağı nedir?” şeklindeki soru üzerine, şunları söyledi: “Tutku kızım, her şeyden önce yakaladığın bu soru, gerçekten benim için içinde çok ciddi hassasiyetler barındıran bir soru. Siyasete kendimize ait hissettiğimiz davamıza daha iyi hizmet edebilmek için girdik. Yani bir eğlence olsun diye girmedik. Bir dava olarak baktığımız için girdik. Elde ettiğimiz her başarıya, geldiğimiz her makama da aynı hissiyatla baktık. Her zaman söylediğim gibi biz bu millete efendi olmaya değil, hizmet etmeye geldik.”

Her işe öncellikle Allah’ın rızasına nail olmak için başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklarımızın masum yüzlerinde, gençlerimizin umutla parlayan gözlerinde şahit olduğumuz azim, verdiğimiz çok yönlü mücadelede en önemli ilham kaynağımız budur. Ülkemize kazandırdığımız her eserin ve hizmetin ardından milletimin gönlünden kopup gelen bir ‘Allah razı olsun’ sözü bize en büyük mükâfattır. Ondan daha büyük ödül olamaz. Dünyanın dört bir yanındaki mazlumların ve mağdurların kalplerini ve yönlerini Türkiye’ye çevirmiş olduklarını görmek ise sorumluluğumuzu daha da ağırlaştırıyor” ifadelerini kullandı.

“ADALETLE HÜKMETMEYE ÇALIŞAN BİR TÜRKİYE VAR”

Afrin’de iftar saatine doğru, oradaki dükkânların kapılarında kendisinin fotoğraflarının asılı bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu acaba niçin? Afrinli böyle bir sevgiyi, o resimlerle nasıl sembolleştiriyor? Birbirimizi tanımıyoruz. Tanıyoruz. Nereden tanıyoruz? Onlar mazlum durumdayken bizler kardeşleri olarak onların yanında yer aldık, oradan tanışıyoruz. Biz işte tüm bunlardan aldığımız güç ve motivasyon ile birlikte vesayetten darbecilere kadar herkese meydan okuyor, ‘Dünya beşten büyüktür’, bunu nerede söyledik? Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda söyledim. Bazıları ‘Hani nerede, ne söylüyor?’ filan diyorlar da, hâlbuki bir videoyu falan karıştırsa oradan görecek. Dünya bütün adaletsizlikleri yaşadığı yerde, karşısında adaletle hükmetmeye çalışan bir Türkiye var. Bunun için de diyoruz ki; dünya beşten büyüktür. Bunu bugün söylüyoruz, yarın da söyleyeceğiz. Kaldı ki Birleşmiş Milletler’de daimi üye sayılarının tamamı, bütün ülkeler, üye sayısı 196, bunların da tamamı daimi olabilmeli, ama dönerli şekilde, ama farklı şekilde. Bunu her gittiğimiz ülkeye anlatıyoruz, kabul ediyorlar. Şu anda beş tane daimi üye ülkenin iki dudağı arasında. Bu adil bir dünya değil. Artık dünya 1. Dünya Savaşı sonrası şartlarda değil, onlar artık geride kaldı. Şimdi eğer yeni bir dünyayı hep birlikte kuracaksak, bunu ben göremezsem bile inşallah sizler göreceksiniz. Sizler bunu başaracaksınız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’den bağlanan Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Deniz Kaya’nın, yoğun çalışma temposu ile yoğun siyasi hayatının, aile hayatında baba ve dede rolünü nasıl etkilediğini sorması üzerine, şunları söyledi: “Deniz şimdi öyle bir soru sordu ki, yaramı deşti. Bu seçim çalışmalarından, gece geç saatlerde eve gelişlerden bir tanesinde de yine eve çok geç gelmiştim. Yatak odamızın kapısına büyük kızım bir pusula yapıştırmıştı. Pusulada şu yazıyordu. ‘Babacığım bir geceni de bize ayırır mısın?’ Çünkü her gece eve geliş saat 24.00, 01.00. Ben geldiğim de bir de bakıyorum çocuklar yatmış. Ama biz de tabii çalışmalarımızı yapıyoruz, toplantılarımız oluyor vesaire. Belki yanlış yaptım ama sonra düşünüyorum ki biz çalışmazsak, o çalışmazsa, bu çalışmazsa kim çalışacak? Bir şeyler yapmamız lazım. Yarının aydınlık Türkiye’sini, hani diyoruz ya Gazi’nin söylediği gibi ‘Muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak’ Bu lafla olmaz. Eğer Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkaracaksak, çok çalışacağız, çok gayret edeceğiz. İşte 18 senede öyle çalıştık, öyle çalıştık ve hâlâ çalışıyoruz ki, bak İstanbul-İzmir arasını 3 saat 15 dakikaya düşürdük mü? Artık arabanıza biniyorsunuz, 3 saat 15 dakikada İstanbul’dasınız veya İstanbul’dan İzmir’desiniz. Şimdi davama, ülkeme ve milletime karşı sorumluluklarımı yerine getirmek için koştururken çocuklarıma yeteri kadar vakit ayıramamış olmak tabii ki en büyük yaramdır. Hamdolsun onlar bu durumu gördükleri için fedakârca sabrettiler ve hep yanımda yer aldılar. Torunlarımla daha fazla vakit geçirebilmek için her vesileyi kullanıyor, her fırsatı değerlendiriyorum. Üstlendiğim görevlerin yoğunluğu sebebiyle çocuklarımla ve torunlarımla hâlâ arzu ettiğim kadar vakit geçiremiyorum. Fakat onların zaman zaman yanıma gelmiş olmaları, şu anda tabii Allah’ıma hamdolsun, sekiz tane torunum var. Ama dua edelim daha çok olsun inşallah. 2053’ün neslini yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz. Sizleri ben 2053’ün şimdiden mimarları olarak görüyorum ve bunu da başaracaksınız. Buna da inanıyorum. Çok çalışacağız, çok gayret edeceğiz ve bunu da başaracağız inşallah.”

Konya’dan katılan lise son sınıf öğrencisi Fatih Furkan Emre Deveci, Millî Teknoloji Hamlesi’nin, hem gençlerde hem de Türk halkında heyecan uyandırdığını belirterek, “Bugünden baktığımızda gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz, biz gençleri Milli Teknoloji Hamlesi’nde daha neler bekliyor?” sorusunu yöneltti.

“SAVUNMA SANAYİNDE İHRACAT YAPAN ÜLKE KONUMUNDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir ülkenin gerçek manada egemen bir devlet hâline gelebilmesinin bazı şartları olduğunu ifade ederek, soruya şu karşılığı verdi: “Bunlardan bir tanesi de teknoloji geliştirebilen ve üretebilen altyapıya sahip olmasıdır. Bakın ülkemden şöyle bir profil çiziyorum. Biz bir zamanlar toplu iğneyi dahi üretemiyorduk. Biz aynı şekilde millî savunmada yüzde 20 yerli, bunun dışında tamamen ithal savunma sanayinde kullanım yapıyorduk. Ama şimdi yüzde 20’den yüzde 76’ya çıktık. Nereden nereye. Belki bilinçli olarak, belki gaflet sebebiyle uzunca bir süre Türkiye millî ve yerli teknolojiden uzak kalmıştır. Göreve geldiğimizde bu acı durumun en büyük ve tehlikeli yansımalarını da savunma sanayinde gördük. Amerika’ya gittim. Amerika Başkanı, evlat Bush’tan ben bu dronlarla ilgili, İHA’larla ilgili ‘Bize İHA vermeyecek misiniz?’ dedim. O zamanlar bize 48 saatte bir anlık İHA gönderiyorlar. Ne için biliyor musun? Terörle mücadele için. Hemen o zamanki Dışişleri Bakanı’nı yanına çağırdı, o da toplantımızdaydı. Dedi ki ‘Niye böyle yapıyorsunuz?’ Dışişleri Bakanı da o zaman Rice. Dedi ‘Bundan böyle kesinlikle Türkiye’ye insansız hava aracı, bakın SİHA demiyorum, İHA vereceksiniz’ 24 saatliğine bize İHA’lardan veriyorlardı. Terörle mücadele edeceksin. Neyle? SİHA ile değil, İHA ile. İHA ne işe yarıyor o zaman. İHA sadece nokta tespiti yapıyor. Yani koordinatları belirliyor. O koordinatları belirledikten sonra servise sinyallerini veriyor. Servise verdiği sinyallerle de F-16’lar gidip orayı vuruyor. Tabii bu size bir zaman kaybettiriyor aynı zamanda. Daha sonra ne oldu? Bayraktarlar İHA’yı da yaptı, SİHA’yı da yaptı. Şimdi de üçüncü olarak Akıncı’yı yaptı. Bundan böyle çok daha farklı bir konumdayız. Geldiğimiz yer elbette çok önemli ama henüz yine de söylüyorum hedeflerimizin gerisindeyiz. Şu anda ciddi manada savunma sanayinde ihracat yapan ülke konumundayız. İthalat değil, ihracat. Artık biz SİHA’larımızın bütün mühimmatını da Türkiye’de yapıyoruz. Yani ‘Birisi bize göndersin de kullanalım’ yok. Biz şimdi kendimiz onu da üretiyoruz. Yani daha açık konuşayım, bombalarını da biz üretiyoruz. Yani bütün Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, buralarda teröristlerin inlerine girdik ve giriyoruz.”

“GENÇLERİMİZİN MİLLÎ TEKNOLOJİ HAMLESİ’NE OLAN İLGİLERİNİN HER GEÇEN GÜN ARTTIĞINI GÖRÜYORUZ”

Teknoloji geliştirmek için gereken insan kaynağını ve fiziki altyapıyı bir anda ortaya çıkarmanın mümkün olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun uzun soluklu bir mücadeleyi gerektirdiğine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neredeyse 20 yıla yaklaşan sürede serptiğimiz tohumların yeşerdiğini Allah’a hamdolsun, gençlerimizin Millî Teknoloji Hamlesi’ne olan ilgilerinin her geçen gün arttığını TEKNOFEST’lerde görüyoruz. On binler, yüz binler TEKNOFEST’teki gösterilere katılıyor. Niye? Ya bu milletin aşkı var. Bu milletin genci bugünlerin hep özlemi içerisindeydi ve şimdi umudumuz artıyor, umudumuz güçleniyor. İnşallah bu mücadeleyi zirveye sizler çıkartacak, nihai hedeflerine de sizler ulaştıracaksınız” diye konuştu.

Muğla’nın Datça ilçesinden bağlanan ve Anadolu Lisesi 3. sınıfta okuyan Furkan Yedikat, “2002 yılı öncesinde birçok zorluklarla uğraşan bir Türkiye vardı. Ancak bu zorlukların hiçbirini yaşamadığımız için bize uzak geliyor. Bu zorlukları anlayabilmek ve yakınlarımıza anlatabilmek için bizlere ne tavsiye edersiniz?” sorusunu yöneltti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle tabii bu sözlerine bu zorlukları yaşamış, çekmiş İstiklal Marşı’mızın şairiyle cevap vermek istiyorum. Mehmet Akif merhum, ‘Tarihi tekerrür diye diye tarif ediyorlar / Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?’ Bizim de millet olarak geçmişimizden ibret alarak aynı hatalara düşmememiz gerekiyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşı 35-40’ın üzerinde olanlar için eski Türkiye ile bugünkü Türkiye’nin mukayesesini yapmanın nispeten daha kolay olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: “Çünkü onlar tüm zorlukları, sıkıntıları, çarpıklıkları yakinen gördüler, yaşadılar. Gençlerimiz, bizzat tecrübe etmedikleri bu mukayeseyi yapmakta elbette zorlanıyor. Sizlerin de büyüklerinizden dinleyerek, o dönemin görüntülerini seyrederek, okuyarak bu eksiği kapatmanız gerekiyor. Unutmayın sevgili gençler, yapmak zor, yıkmak kolaydır. Ne diyor Akif? ‘Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, iki kazma kürek, iki de ırgat gerek ancak hadi gel yapalım şunu geri desen bir Sinan, bir de Süleyman gerek.’ Ne düzel değil mi? Hem elimizdekinin kıymetini bilmek hem de hedeflerine sıkı sıkıya sarılmak için geçmişimizi çok iyi öğrenmeliyiz. Yıkmak kolay, yapmak zor ama siz inşallah yıkanlardan değil, yapanlardan olacaksınız. Bilgisayarınızla hedefleri aynı şekilde inşallah olgunlaştıracaksınız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Medipol Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü 1. sınıf öğrencisi Mihal Sarıyıldız’ın, Adalar’daki 978 atın akıbetini sorması üzerine, Adalar’daki atların bir canlıya yakışmayacak şartlarda çalıştırılması ve muhafazasının uzunca bir süredir gündemlerinde olduğunu söyledi. Bu konuda eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları rahmetli Kadir Topbaş ile Mevlüt Uysal’ın çeşitli çalışmalar yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Ancak bu hazırlıklar uygulanamadan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yönetim değişti. Ardından da hâlâ ne olduğuna dair tatmin edici bir açıklamanın yapılamadığı müessif hadise yaşandı. Hayvan hakları konusunda ortalığı toza dumana katanların bu hususta hiç ses çıkarmamaları da ayrı bir ikiyüzlülük örneğidir. Hadi konuşsanıza, niye konuşmuyorsunuz? Sesinizi çıkarsanıza, niye çıkarmıyorsunuz? Bu işin ideolojik boyutu olamaz. Hayvanlara acımanın ideolojik boyutu tam aksine olması lazım. Nedir o? Hayvanı seveceksin ve onların bu ıstıraptan kurtulması için ne gerekiyorsa bunu yapacaksın. Bize haber geldi, İçişleri Bakanım beni aradı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da yanındaydı. Ben dedim ki, ‘Ne gerekiyorsa yapalım’ Söyledikleri, ‘Burada elektrikli araçlar kullanabilir miyiz?’ Hayırlı olsun kullanın, yeter ki hayvanlar bu ıstırabı çekmesin. İstanbul’un atlarına dahi sahip çıkıp, hesabını veremeyenlerin diğer konularda neler yaptıklarını düşünmek bile istemiyoruz. Hiç şüphesiz tüm bu olup bitenleri, İstanbul halkıyla birlikte milletimiz görüyor, değerlendiriyor. Günü geldiğinde bunların hesabı sandıkta feraset sahibi tüm İstanbullular tarafından sorulacaktır, ben buna inanıyorum.”

“GENÇLERİMİZ TRANSKRİPT BELGELERİNİ, HERHANGİ BİR ÜCRET ÖDEMEDEN VE HIZLI BİR ŞEKİLDE ALABİLECEKLER”

Sinop’tan bağlanan Bursa Uludağ Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü 2. sınıf öğrencisi Şevval Çörtmenoğlu’nun, yaklaşık 8 milyon üniversite öğrencisi olarak dünyanın her yerinden alınabilen transkript belgesinin ücretsiz ve çift dilli olmasını istediklerini dile getirmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine teşekkür ederek, bugünlerin hassas sorularından biri olduğunu ifade etti.

Bu konuda bir süredir üniversite öğrencilerinden şikâyetler aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konuyu Yükseköğretim Kurumumuzla görüşerek çözümü konusunda gereken talimatları verdik. Yükseköğretim Kurumumuz da üniversitelerimizle gereken koordinasyonu sağlayarak, hazırlıklarını tamamladı. Şimdi sizlere bu müjdeyi ekrandan duyurmak istiyorum. Artık gençlerimiz transkript belgelerini, tam da sizin istediğiniz şekilde, istedikleri yerden, çift dilli olarak, herhangi bir ücret ödemeden ve hızlı bir şekilde alabilecekler. Hem salgın döneminde farklı şehirlerde bulunan hem de eğitimlerine yurt dışında devam etmek isteyen öğrencilerimize büyük kolaylık sağlayacak bu yeniliğin gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Antalya’nın Alanya ilçesinden katılan ve üniversite sınavına hazırlandığını belirten 19 yaşındaki Arif Emirhan Bulut’un, Türkiye’nin salgın döneminde yaptığı insani yardımların devamının gelip gelmeyeceği sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın tamamıyla birlikte Türkiye’yi de derinden etkileyen Koronavirüs salgınıyla mücadelede örnek bir ülke konumunda olduklarını ifade etti.

“SALGIN DÖNEMİNDE ÇOK YÖNLÜ BİR DESTEK PROGRAMINI HAYATA GEÇİRDİK”

Sağlık sisteminin gücü sayesinde pek çok yerde ortaya çıkan felaket görüntülerinin Türkiye’de yaşanmadığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gıda üretimi ve tedarikindeki güçleri sayesinde de hiçbir insanın temel ihtiyaçlarını karşılama hususunda sıkıntıya düşmediklerini aktardı.

Bununla birlikte zorunlu olarak aldıkları kısıtlama tedbirlerinden olumsuz etkilenen kesimler olduğunu da bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hiçbir vatandaşımızı sahipsiz bırakmama anlayışıyla çok yönlü bir destek programını hayata geçirdik. Salgın döneminde şimdiye kadar, sosyal koruma kalkanı adı altında, bakın gençler burası çok önemli, 61 milyar liralık bir meblağı karşılıksız olarak her kesimden ihtiyaç sahibi insanımıza dağıttık. 61 milyar diyorum. Bu çerçevede, hane bazlı sosyal destekler kapsamında yaklaşık 2 milyon 300 bin ihtiyaç sahibi vatandaşımıza 8,5 milyar lira aktardık. İstihdamı korumaya yönelik kısa çalışma ödeneğinden 3 milyon 765 bin, nakdi ücret desteğinden 2,5 milyon, işsizlik ödeneğinden 1 milyon insanımız istifade etti. Normalleşme desteği için de 3,2 milyon esnafımıza 4 milyarın üzerinde karşılıksız destek sağladık. Gelir kaybı ve kira desteği olarak da 5 milyar liranın üzerinde bir kaynağı esnaflarımıza hibe olarak dağıttık. Bakın, karşılıklı ödeme değil, hibe olarak dağıttık. Ayrıca vergi ve sigorta primlerinden çek ve senetlere kadar, reel sektörün işleyişinde sıkıntıya yol açabilecek ödemeleri erteledik. Tüm bunlara ilave olarak, faizsiz veya düşük faizli kredilerle esnafımızdan sanayicimize kadar iş dünyasının tüm kesimlerini 315 milyar lirayı bulan bir kaynakla destekledik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, temennilerinin, salgının bir an önce sona ermesi ve insanların hayatlarının normale dönmesi olduğunu, bu gerçekleşene kadar millete verdikleri destekleri, gerektiğinde çeşitlendirerek sürdürmekte kararlı olduklarını vurguladı.

“Son 16 aydır yaşanan hadiseler, ülkemizde hiç kimsenin sahipsiz olmadığını, devletin tüm imkânlarıyla vatandaşının yanında yer aldığını göstermiştir. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde devlet vatandaşına sahip çıkmayı sürdürecektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En Uzun İftar Sofrası” programını, ismiyle müsemma uzun ve keyifli bir sohbet olarak gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Katılan gençlere teşekkür ederek aileleriyle birlikte mutluluklar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kadir Gecesi’ni ve Ramazan Bayramı’nı kutladı.

Dünya

“NATO Zirvesi’nde müttefiklerimizle birlikte ittifaka verdiğimiz önemin altını bir kez daha çizeceğiz”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Belçika’ya hareketinden önce yaptığı açıklamada, “İttifakın önümüzdeki 10 yıllık yol haritasını belirleyecek NATO 2030 sürecine ilişkin kararların alınacağı önemli bir zirveye iştirak edeceğiz. Müttefiklerimizle birlikte ittifaka verdiğimiz önemin altını bir kez daha çizeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Belçika’nın başkenti Brüksel’e hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde basın toplantısı düzenledi.

İttifakın 10 yıllık yol haritasının belirleneceği NATO 2030 sürecine ilişkin kararların alınacağı önemli bir zirveye katılacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müttefiklerimizle birlikte ittifaka verdiğimiz önemin altını bir kez daha çizeceğiz” dedi.

“AYNI ANDA BİRÇOK TERÖR ÖRGÜTÜYLE MÜCADELE YÜRÜTÜYORUZ”

Bugün küresel istikrarı riske atan krizlerin çoğunun Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede yaşandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye olarak DEAŞ’tan PKK, YPG’sine, FETÖ’den DHKP/C’sine kadar aynı anda birçok terör örgütüyle mücadele yürütüyoruz. Bu mücadeleyi de sadece sınırlarımız içinde değil Suriye’den Irak’a kadar geniş bir alanda veriyoruz. Dün Afrin’deki Şifa Hastanesi’ne yapılan terör saldırısı, PKK-YPG’nin nasıl kalleş ve vahşi bir örgüt olduğunu göstermiştir. Aralarında bebeklerin, doktorların, hastaların da olduğu 14 sivil saldırıda şehit olmuş, 32 kardeşimiz de yararlanmıştır. Ülkemizde masumları, Suriye’de sivilleri, Irak’ta Kürt kardeşlerimizi katleden bu alçaklardan döktükleri her damla kanın hesabını soracağız.”

Türkiye olarak sadece terörle mücadele etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin aynı zamanda doğu-batı yönünde yoğun bir düzensiz göç baskısına da maruz kaldığını aktardı.

“KENDİ SINIRLARIMIZI KORURKEN, NATO’NUN SINIRLARINI DA KORUYORUZ”

Türkiye’nin sınırlarının, NATO’nun da sınırlarını oluşturduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz kendi sınırlarımızı korurken, NATO’nun sınırlarını da koruyoruz. Farklı cephelerden verdiğimiz mücadelelerde haklı olarak ittifak ruhuna uygun şekilde hareket edilmesini bekliyoruz. Zirve sırasındaki müttefiklerimize başta terörizm olmak üzere ülkemize yönelik tehditler karşısında dayanışma göstermelerini beklediğimizi de ifade edeceğiz. 1952’den bu yana ihtiyaç duyulan her dönemde ittifaka sağladığımız katkılar, Türkiye’nin NATO’daki yeri ve önemi konusunda birer mihenk taşıdır. Günümüzde de NATO’nun yüzleştiği sınamalar karşısında güvenilir bir müttefik olarak kritik sorumluluklar üstlendik, üstleniyoruz. 2030’a giden süreçte Türkiye’nin ittifak içindeki rolünün daha da önem kazanacağına inanıyoruz.”

Zirve marjında, bazı müttefik ülke, devlet ve hükûmet başkanları ile de görüşmeler yapacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu görüşmelerde hem gündemdeki ikili meseleleri hem de NATO bünyesindeki iş birliğini değerlendireceklerini söyledi.

“TÜRKİYE-AZERBAYCAN KARDEŞLİĞİ, BÖLGEMİZİN BARIŞ, REFAH VE İSTİKRARININ TEMİNATIDIR”

NATO Zirvesi sonrasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile davetine icabetle Azerbaycan’a resmî bir ziyaret gerçekleştireceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye-Azerbaycan kardeşliği, bölgemizin barış, refah ve istikrarının teminatıdır. Bu süreç içinde özellikle de Azerbaycan Karabağ’da tarihî bir zafere imza atarak 30 yıllık işgale malum son vermiştir. Bu zafer aynı zamanda bölgede kalıcı barış ve istikrarın da kapısını aralamıştır. Bu fırsatın iç siyasi hesaplarla heba edilmemesi en büyük temennimizdir. 10 Aralık 2020 tarihinde Bakü’de düzenlenen zafer geçit törenini izlemiş, Azerbaycan’ın haklı gururunu paylaşmıştık. Bu seferki ziyaretimde ise Bakü’nün yanı sıra zaferin kazanıldığı topraklara gideceğiz. Türk dünyası için tarihî değeri olan birçok sanatçı yetiştiren ve Azerbaycan’ın kültür başkenti olarak ilan edilen Şuşa’yı inşallah ziyaret edeceğiz. 16 Haziran Çarşamba günü A Millî Futbol Takımımızın, Galler ile oynayacağı maçı da değerli kardeşim Sayın Aliyev ile birlikte izleyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışı ziyaretlerinin ardından Türkiye’ye dönerek önemli uluslararası toplantılara katılacağını da söyledi.

“77 NOKTADA 1700 METREKÜP MÜSİLAJ TEMİZLENMİŞ VAZİYETTE”

Basın toplantısının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmara Denizi’nde son dönemde yaşanan müsilaj sorununun ardından balıkçılara yönelik ne gibi tedbirler alınacağı ve toplanan müsilajın tarımda kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin soru üzerine şunları söyledi: “Dün akşam Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ni yayımladık. Bu genelgeyle birlikte de Marmara Denizi Eylem Koordinasyon Kurulu’nu kurduk. İki gün önce de Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde YÖK’ün organizesiyle üniversitelerimizden tüm hocalarımızla bu konuyla ilgisi olan, bir araya geldik. Biz mesajlarımızı verdik, YÖK Başkanımız mesajlarını verdi, bunun yanında hocalarımızı da dinleme fırsatımız oldu. Bundan sonraki süreçte de birlikte neler yapabiliriz bunları konuştuk. Şu anda 77 noktada 1700 metreküp müsilaj temizlenmiş vaziyette. Yoğun bir çalışma devam ediyor. 7/24 esasına göre bu çalışmalar devam edecek. Şimdi buradan toplanan müsilajın incelemeler neticesindeki durumuna göre, bunlar eğer gübre olmaya müsaitse gübre olarak kullanılabilir ama bunun kararını kim verecek? İşte bu kurulan ekipler, bunların kararını verecek ve ona göre de bunların adımı atılmış olacak. Fakat bütün mesele buradaki bizim oluşturmuş olduğumuz bu kurulun yapacağı hassas çalışmalar neticesinde verilecektir. Biraz zaman alacak ama bu işi inşallah kısa zamanda başaracağız.”

“TEMENNİ EDERİM Kİ 24 NİSAN’I UNUTTURACAK ADIMLARI ATMIŞ OLURUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin “ABD yönetiminin 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak tanımalarının Türkiye’ye karşı bir tutum olduğunu kabul edersek, bu zirveyle açıkladığınız hedeflerinize ulaşmanız ne kadar mümkün olabilir?” sorusuna şu karşılığı verdi: “Amerika ile Amerika’nın liderleriyle yeni tanışan birisi değilim. Yani Bush döneminden itibaren, bu süreç içerisinde gerek Sayın Obama ile olan bir sürecimiz var, yine bu arada işte malum Trump ile olan bir sürecimiz var. Şimdi de Biden ile olan bir süreci yaşıyoruz. Bu süreç içerisinde de hepsiyle kötü günlerimiz oldu diyemem. Genelde çok çok başarılı çalışmalar yaptık. ‘Bu başarılı çalışmalar esnasında Amerika gibi bir ülkeden Türkiye’nin beklentileri acaba tam manasıyla karşılığını buldu mu?’ derseniz ona da ‘Buldu’ diyemem. Temenni ederim ki bundan sonraki süreçte bunu bulalım. Çünkü şu anda NATO ülkeleri içerisinde üzerine düşen görevleri yerine tam manasıyla getiren ülkelerden bir tanesi, ilk beşin içerisinde olmak suretiyle Türkiye’dir. Bu tabii önemli bir durum. Bunu kendileri de takdir ediyorlar, kabul ediyorlar. Şu anda da benim Sayın Biden ile geçmişe yönelik görüşmelerimde ilk defa bir araya gelmeyeceğiz. Geçmişte kendileriyle gerek evimde ziyaret etmek suretiyle gerek Amerika’da bulunduğumuz yerde bir araya gelmek suretiyle birçok görüşmelerimiz oldu. Yani kendisi Obama’nın yardımcısı olduğu dönemde de yine sık sık görüştüğümüz bir dostumuz. Şu anda da temenni ederim ki bu görüşmelerimizi aynı hassasiyet içerisinde yaparak 24 Nisan’ı unutturacak adımları da atmış oluruz. NATO ile ilgili de aynı kararlılık içerisinde oluruz. NATO’da da biz yapılan ödemeleri de yerine getiren ülkelerden, müstesnalardan bir tanesiyiz.”

“TÜRKİYE-AMERİKA İLİŞKİLERİNİ ŞÖYLE MASAYA BİR YATIRMAMIZ GEREKİYOR”

NATO Liderler Zirvesi’nde ABD Başkanı Joe Biden’ın ile yapacağı görüşmede hangi konuların ele alınacağının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Biden’la göreve geldikten sonra gerçekleştirecekleri ilk yüz yüze görüşme olacağını belirterek, şöyle konuştu: “Birinci derecede Türkiye-Amerika ilişkilerini şöyle masaya bir yatırmamız gerekiyor. Birçok tabii dedikodular vesaire içeride, dışarıda oldu. Bunları geride bırakıp ‘Neler yapabilir, neler yapacağız’ bunları konuşmamız lazım. Görüşme alanımız çok geniş. Zira 24 Nisan, bizler için maalesef çok çok olumsuz bir süreç oldu. Böyle bir yaklaşımı tabii ki beklemezdik ama bu yaklaşım bizleri ciddi manada üzmüştür ve bunu gündeme getirmeden geçmeyi tabii doğru bulmamız mümkün değil. Zira Türkiye rastgele bir ülke değil. Türkiye, Amerika ile NATO’da müttefik bir ülke. İki müttefik ve bu iki müttefikin kalkıp da bu konuda NATO’yla yakından uzaktan alakası olmayan Ermeniler konusunda böyle bir yaklaşımın içerisine girilmesi bizi rahatsız etmiştir, üzmüştür. Tabii bunu hatırlatmadan geçmek mümkün değildir.”

Şu anda savunma sanayine yönelik masaüstünde kalan birçok konu olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların da en önemlisi, F-35 konusudur. Bu konuda Türkiye, maalesef ahdini yerine getirdiği hâlde ahdini yerine getirmeyen, sözleşmeye uymayan bir Amerika vardır. Ödemelerini yapmış bir Türkiye var. Bunun yanında ciddi manada parça alma işlemini Türkiye’den yaptıkları hâlde, yani sadece parça noktasında 700-750 civarında parçayı veren bir Türkiye var ama bütün bunlarla da beraber çok ciddi bir ödemeyi de yapmış Türkiye var. 5 tane F-35 verilmiştir ve daha sonra da bu F-35’lere el koymak suretiyle bunlar gönderilmemiştir” dedi.

“BEKLENTİMİZ, AMASIZ VE FAKATSIZ BİR YAKLAŞIMI AMERİKA’DAN GÖRMEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yanında patriotlar konusu olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Bu konuda da yine Amerika sözünde durmamış, bunları geri almış. Geri alınca tabii bizler de bu arada Rusya’yla bir anlaşmaya gitmek suretiyle malum S400’ler konusunda adım attık ve S400’leri aldık. Bütün bunların yanında tabii daha başka birçok savunma sanayiinde başlayıp da devam edemediğimiz konular var. Gönül tabii bunların hiçbirini arzu etmiyor. Bundan sonraki sürece yönelik ‘Neleri yaparız veya yapamayız’ bunları da yine ikili görüşmede masaya yatırmamızda fayda var. Bunları da ayrıca görüşeceğiz. Bizim bütün derdimiz, beklentimiz, NATO’nun birlik ve beraberliğine, dayanışmasına güç katacak yani amasız ve fakatsız bir yaklaşımı Amerika’dan görmektir. Bir diğer adım da tabii biz NATO’dan ve ittifak üyelerinden, ülkemizin güvenlik hassasiyetlerini dikkate alınmasını, söylem ve eylemde müttefiklik ruhuna uygun hareket edilmesini bekliyoruz. Kaldı ki şu anda Amerika malum yakın bir zamanda Afganistan’ı terk etmenin şu anda hazırlığı içerisinde ve burayı terk ettiği andan itibaren de orada süreci devam ettirecek güvenilir tek ülke malum Türkiye ve bu konuda da zaten arkadaşlarımız muhataplarına gereken cevapları da verdiler. Şu anda onlar da bundan memnunlar, mutlular. Bunları da ayrıca Afganistan sürecini falan da kendileriyle görüşeceğiz.”

NATO, Türkiye’nin terörle mücadelesine yeterli desteği sağlamadı. Zirvede bu konu gündeme getirilecek mi, Türkiye’nin yaklaşımı nasıl olacak?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO Genel Sekreteri Sayın Stoltenberg’le de orada muhakkak bir görüşmemiz olacak, konuşacağız. Bu süreç içerisinde gerçekten NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, olumlu yaklaşımlar içerisinde olmuş bir dostumuzdur. Bu süreç içerisinde de bu olumlu yaklaşımından hiçbir zaman taviz vermedi ve aynı şekilde bu süreci devam ettiren bir dost, bir arkadaştır. Tabii burada da yine ‘Ne gibi adımlar atacağız, neler yaparız, neler yapabiliriz’, bunları da görüşme imkânımız olacak” cevabını verdi.

“MERKEZ BANKASININ DÖVİZ REZERVİ 100 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE ULAŞTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankasının rezervlerinin durumu ve yerel paralarla ticaret konusundaki gelişmelerin sorulması üzerine, Merkez Bankasının döviz rezervinin 100 milyar dolar seviyesine ulaştığını söyledi.

Ülkelerin kendi yerel paralarıyla ticaretlerinin, Merkez Bankaları arasında yapılan ve “swap” adı verilen para takası anlaşmalarıyla gerçekleştiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu çerçevede yakın zamanda en büyük ticaret ortaklarımızın başında gelen Çin’le çok önemli bir anlaşmayı yaptık. Daha önce Çin’le 2,4 milyar dolarlık bir swap anlaşmamız zaten vardı. Şimdi bu rakamı 3,6 milyar dolarlık yeni bir swap anlaşmasıyla toplamda 6 milyar dolara çıkarmış olduk. Tabii bu, 46 milyar Türk lirası, Çin olarak da 35 milyar yuana karşılık gelen 6 milyar dolarlık bir anlaşmayı böylece gerçekleştirmiş olduk. Tabii bu Türkiye’nin son zamanlardaki çok ciddi bir sıçraması oldu. Bazı, malum kendilerine göre Merkez Bankasının döviz rezervi düşüyor. Bundan dolayı zil takıp oynayanlar var. Onların bu oyunlarını da bozmuş oldu. Zira 100 milyar dolarla inşallah şimdi Başbakanlığım döneminde 135 milyar dolara kadar çıkmıştık. İnşallah bu tırmanış şimdi yeniden başlıyor ve bu tırmanışı da devam ettireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde düzenlediği basın toplantısının ardından Brüksel’e hareket etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Belçika ve Azerbaycan ziyaretlerinde eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar da eşlik ediyor.

Okumaya devam edin

Dünya

Dev yatırımlar | Otomotiv endüstrisine yeni Tedarikçiler kazandırmak istiyoruz

Haber

on

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, otomotiv sektörünün çok hızlı bir dönüşümden geçtiğini kaydederek, “Alüminyum parçalar otomotiv endüstrisinde hızla devreye girmeye başladı. Özellikle karbon salınımında daha hafif araçların olması, elektrikli araçlarda bu tip parçaların daha sık kullanılması bu parçaları daha değerli hale getiriyor. Türkiye’nin Otomobili ile bu alanda Türkiye iddiasını ortaya koydu. İnşallah böyle firmalarımızla değişen dönüşen endüstriye yeni tedarikçiler kazandırmayı istiyoruz. Bu firmalarımız hem Türkiye’ye parça üretecekler hem de burada elde ettikleri başarılarla isimlerini yurt dışında iyi noktalara taşıyacaklar, dünyada rekabetçi olacaklar.” dedi.

Bakan Varank, Otomotiv Tedarik Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (TOSB) bulunan Çelikel Alüminyum firmasını ziyaret etti. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve Çelikel Alüminyum yöneticilerinin eşlik ettiği ziyarette Bakan Varank’a, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Üretim alanlarını gezerek işçilerle sohbet eden Bakan Varank üretim tesisindeki faaliyetleri inceledi.

KİLOGRAM BAŞINA İHRACAT DEĞERİ 5 AVRO

Ziyaretin ardından açıklama yapan Varank, Çelikel Alüminyum’un 53 yıllık bir aile şirketi olduğunu ve yüksek basınçlı enjeksiyonlu alüminyum otomotiv parçaları ürettiğini belirtti. Şirketin özellikle dünyadaki prestijli markalara kilogram başına ortalama 5 avrodan ihracat yaptığını söyledi.

40 MİLYON AVROLUK İHRACAT

Varank, firmanın 2020 ihracatının 40 milyon avro olduğuna anlatarak “Alüminyum parçalar, otomotiv endüstrisinde hızla devreye girmeye başladı. Özellikle karbon salınımında daha hafif araçların olması, elektrikli araçlarda bu tip parçaların daha sık kullanılması bu parçaları daha değerli hale getiriyor.” dedi.

ÇEVREYE SAYGILI

Firmanın örnek olacak bir yaklaşımının da özellikle çevreye saygılı, geri dönüşümü önceleyen bir üretim tesisini kurması olduğunu vurgulayan Varank, “Dünyada artık sadece üretmek yetmiyor üretim proseslerinizi ne kadar verimli yaparsanız ne kadar çevreye saygılı yaparsanız firmalar bir adım öne çıkıyor.” diye konuştu.

YENİ TEDARİKÇİLER

Varank, otomotiv sektörünün çok hızlı bir dönüşümden geçtiğini kaydederek “Türkiye’nin Otomobili ile biz aslında elektrikli otonom arabalardan bahsetmiyoruz teknolojik ürünlerden bahsediyoruz. Bu alanda Türkiye iddiasını ortaya koydu inşallah böyle firmalarımızla değişen dönüşen endüstriye yeni tedarikçiler kazandırmayı istiyoruz. Bu firmalarımız hem Türkiye’ye parça üretecekler hem de burada elde ettikleri başarılarla isimlerini yurt dışında iyi noktalara taşıyacaklar, dünyada rekabetçi olacaklar. Önümüzdeki yıllarda ihracatlarını çok daha arttırarak Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam edecekler.” dedi.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Efes Spor Kulübü yönetici, teknik heyet ve sporcularını kabul etti

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ING Basketbol Süper Ligi ve THY Avrupa Ligi’ni şampiyon olarak tamamlayan, Anadolu Efes Spor Kulübü yönetici, teknik heyet ve sporcularını Vahdettin Köşkü’nde kabul etti.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya4 gün önce

“NATO Zirvesi’nde müttefiklerimizle birlikte ittifaka verdiğimiz önemin altını bir kez daha çizeceğiz”

Dünya4 gün önce

Dev yatırımlar | Otomotiv endüstrisine yeni Tedarikçiler kazandırmak istiyoruz

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Efes Spor Kulübü yönetici, teknik heyet ve sporcularını kabul etti

Mavi Yolculuk Türkiye5 gün önce

Çeşme Tekne kiralama – ORADAX Çeşme

Dünya7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cengiz Aytmatov Uluslararası 4. Issık-Göl Forumu’na katıldı

Dünya7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kırgızistan’la maziden atiye uzanan kardeşlik bağlarımızı daha da güçlendirerek devam ettireceğiz”

Dünya7 gün önce

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya7 gün önce

Verimlilik ve Teknoloji Fuarı açıldı

Dünya1 hafta önce

Dev yatırımlar | Enerji Bakanı Fatih Dönmez, Karadeniz’de Bu Yıl Yeni Keşif Kuyusu Açılabilir

Dünya1 hafta önce

Emine Erdoğan, Beyoğlu’nda atık malzemelerden üretilen ürünlerin yer aldığı serginin açılışını yaptı

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta Marmara olmak üzere, müsilaj belasından denizlerimizi kurtaracağız”

Dünya2 hafta önce

“Fatih Sondaj Gemimiz, Sakarya Gaz Sahasındaki Amasra-1 Kuyusunda 135 milyar metreküplük yeni bir doğal gaz keşfi daha yaptı”

Dünya2 hafta önce

Sektöre yön verenler , Anıl UZ

Gündem2 hafta önce

Emine Erdoğan, çevreye olan katkılarından dolayı UN-Habitat tarafından “Atık Alanında Akıllı Şehirler Küresel Şampiyonu” ödülüne layık görüldü

Dünya2 hafta önce

Tayland Kraliyet Büyükelçiliğinden Ankara’da FOTOĞRAF SERGİSİ

Dünya2 hafta önce

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çamlıca Kulesi’nin açılışını gerçekleştirdi

Dünya2 hafta önce

Emine Erdoğan, Kitaplar ve Kâğıtlar Sergisi’nin açılışını yaptı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Taksim Camii, İstanbul’un sembolleri arasındaki seçkin yerini şimdiden almıştır”

Dünya3 hafta önce

Emine Erdoğan, Artsın Eksilmesin Dönüşüm Pazarı’nı ziyaret etti

Mavi Yolculuk Türkiye3 hafta önce

Çeşme Alaçatı Tekne kiralama – ORADAX

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“1960 darbesi, aradan geçen 60 yılı aşkın süreye rağmen milletimizin kalbinde hâlâ kanayan bir yaradır”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üç kıtanın kalbi konumundaki Türkiye’yi küresel bir üretim ve teknoloji üssü hâline getireceğimize inanıyorum”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya3 hafta önce

DÜNYADA BİYOÇEŞİTLİLİK AZALIRKEN TÜRKİYE’DE ARTIYOR

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, tarihinde ilk kez NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye insansız hava aracı ihraç edecektir”

Dünya3 hafta önce

Emine Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Sebastian Duda’nın eşi Agata Kornhauser Duda ile PIKTES Ofisi’ni ziyaret etti

Dünya3 hafta önce

Polonya Cumhurbaşkanı Duda Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya3 hafta önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

Dünya4 hafta önce

“Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün bedelini artık hiç kimse Türk tarafına ödetemez”

Dünya4 hafta önce

“Türkiye’nin bölgesindeki ve dünyadaki konumunu medeniyetimizin ve tarihimizin mirasına uygun seviyeye yükselttik”

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beşiktaş JK yönetici, teknik heyet ve futbolcularını kabul etti

Gündem4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kütüphane Söyleşileri” programında gençlerle bir araya geldi

Gündem4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm yurtta aynı anda okunan İstiklal Marşı’na eşlik etti

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya1 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya9 ay önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya12 ay önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya2 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya4 ay önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya3 ay önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Gündem2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya12 ay önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya3 ay önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya6 ay önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya3 ay önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya2 sene önce

“Türkiye’nin haklarını sonuna kadar savunacağız”

Dünya6 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya5 ay önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya9 ay önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya3 ay önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Kiralık Yelkenli2 sene önce

Setmarine yachts |Çeşme Kiralık Yelkenli

Tekne Firmaları Türkiye4 ay önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Gündem7 ay önce

Gazete ve Dergi Sektöründe Lider Haber Yazılımı

Kiralık Tekne2 sene önce

Vip Tekne Kiralama -Setmarine Çeşme

Dünya8 ay önce

Sabancı ve Skoda Transportation güçlerini TEMSA’nın geleceği için birleştirdi.

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin Büyük Halk Meclisi’nde resmî törenle karşılandı

Kiralık Tekne2 sene önce

Çeşme -Mavi yolculuk

Reklamlar

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

Son Dakika Haber