Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.
Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Kurban Bayramı öncesinde hem gündemimizdeki konuları, hem de bayram hazırlıklarını değerlendirmek amacıyla yaptığımız kabine toplantımızı az önce tamamladık.
Türkiye’nin salgın sonrası kontrollü normalleşme süreci başarıyla yürüyor. Şu ana kadar hedeflerimizden kayda değer bir sapma hamdolsun yaşamadık. Aşılama çalışmalarını hızla sürdürüyoruz. Yapılan toplam aşı sayımız 59 milyona yaklaştı. Dünyada salgına karşı bilinen en etkili ve yaygın koruma yöntemi aşılamadır.
Virüsün yeni varyantları dünyayı tehdit ediyor. Biz hem sağlık sistemimizin gücü, hem aşılama oranlarımızla nispeten iyi bir noktadayız. Gücümüzü korumak için elimizdeki imkânları çok daha etkin kullanmalıyız. Buradan bir kez daha tüm vatandaşlarımı kendilerinin ve sevdiklerinin sağlığı için bayrama kadar aşılarını yaptırmaya davet ediyorum.
Ülkemizin normalleşme adımlarını süratle atmasında ve başarıyla sürdürmesinde aşılamada kat ettiğimiz mesafenin çok büyük payı vardır. Aşılamanın nispeten düşük olduğu yerler önümüzdeki günlerde tehdit altına girebilir. Ciddi gayretler ve fedakârlıklar neticesinde elde ettiğimiz bu avantaja hep birlikte sahip çıkmak mecburiyetindeyiz. Toplumsal bağışıklık sağlanana kadar temizlik, maske ve mesafe kurallarından taviz vermemeliyiz.
Kamu kurumlarımız başta olmak üzere insanların kalabalık olarak bulunduğu her yerde her organizasyonda bu kurallara riayet etmek çok daha önemlidir. Bayram günlerini de aynı şekilde kurallara uyarak geçirmeliyiz. Önümüzdeki dönemde yeniden aynı sıkıntılara düşmemek için tedbiri elden bırakmamalıyız. İşte yaşanan güzel gelişmeleri sizler de görüyorsunuz. Faaliyetlerini belirlenen kurallara göre normal düzene uyarak geçirenler işletmeler başta olmak üzere kayıpları hızla telafi ediyor. Turizm sektörü 25 milyon turist ve 20 milyar dolar turizm geliri hedefiyle son süratle çalışıyor.
Üretim ve ihracat tarafında zaten bir sıkıntımız yoktu, normalleşmeyle birlikte hamdolsun orada da bir yükseliş trendi başladı. İnşallah 2021’de ihracatımızı 200 milyar doların üzerine çıkartarak tüm zamanların rekorunu kıracağız.
Uluslararası yatırımcıların ülkemize ilgisi giderek artıyor. Kendi yatırımcılarımızın da yeni yatırım kapasite artışı, makine alımı, ham madde tedariki konusunda yoğun gayret gösterdiğini biliyoruz.
Pek çok şehrimizde organize sanayi bölgeleri yetersiz kaldığı için yenilerinin kuruluş hazırlıkları yapılıyor. Mesela Gaziantep’te 5 organize sanayi bölgesi dolduğu için şimdi 6’ncısı kuruluyor. Son dönemde ziyaret ettiğimiz şehirlerde gerçekleştirdiğimiz açılış törenlerinin listesinde mutlaka çok sayıda fabrika yer alıyor. Yetişmiş eleman istihdamı konusundaki sıkıntı arttığı için mesleki eğitimde yeni modeller üzerinde çalışıyoruz. Artık meslek liselerini ve meslek yüksekokullarını sanayi bölgeleri içinde açarak okul eğitimi ile iş başı eğitimini birleştiriyoruz. Gençlerimizin girişimcilik konusundaki iştahlarını ve kabiliyetlerini memnuniyetle takip ediyoruz. Bakanlıklarımız kendi alanlarında gençlerimizin bu potansiyellerini hayata geçirmeye yardımcı olacak pek çok program ve proje uyguluyor. Kabiliyetli ve birikimli insanlarımız için ülkemizin sunduğu imkânları yurt dışındaki alternatiflerin kat be kat üzerinde olduğunu söyleyebilirim.
Tüm bu olumlu gelişmelerin istihdama sağladığı katkının neticelerini önümüzdeki dönemde beraberce takip edeceğiz. Geçtiğimiz hafta yaptığımız kabine toplantısının ardından gerçekleştirdiğimiz millete sesleniş konuşmasında ekonomimizle ilgili kapsamlı bir değerlendirmeyi sizlerle paylaşmıştım. Türkiye’nin üzerinde kara bulutlar dolaştırmak için çalışanların müspet tüm gelişmelerin üzerini kapatarak umutsuzluk körükleme gayretlerinin beyhude olduğunu inşallah açıklanan her veriyle tekrar tekrar göreceğiz.
“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASI YOLUNDA DİĞER ALANLARLA BİRLİKTE EKONOMİDE DE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ”
Sıkıntılarımız, sorunlarımız, kayıplarımız yok mu? Elbette var. Ama elimizdeki imkânlar, potansiyelimiz ve yakaladığımız fırsatlar bu sıkıntıların kat be kat üzerindedir. Türk ekonomisini sadece döviz kuru, faiz, enflasyon parantezine hapsetmeye çalışanların gerideki yatırım, üretim, istihdam, ihracat, büyüme temelli asıl fotoğrafı gözlerden kaçırma çabaları boşunadır. Allah’ın izniyle 2021 yılında ulaşacağımız büyüme oranıyla dünyanın yükselen ekonomisi olduğumuzu, hedeflerimize adım adım yaklaştığımızı ispatlayacağız. Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolunda diğer alanlarla birlikte ekonomide de emin adımlarla ilerliyoruz.
Vatandaşlarımızın salgın döneminde yaşadıkları kayıpları ve çektikleri sıkıntıları telafi etmek için bugüne kadar pek çok destek ve teşvik programını hayata geçirmiştik. Önümüzdeki dönemde de ihtiyaç olması hâlinde bu adımları sürdürmekte kararlıyız. Küresel yönetim ve ekonomi sisteminin yeni baştan yapılandığı şu süreçte Türkiye’yi hak ettiği yere getirmek için son iki asrın en önemli fırsatını yakalamış durumdayız. Sürekli altını çizdiğimiz 2023 hedefleri ve 2053 vizyonu Türkiye için sıradan siyasi söylemler değil, tarihî bir kavşak noktasının ifadesidir. Geçtiğimiz 19 yılda kurduğumuz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı, önümüzdeki bu büyük imkânı değerlendirme konusunda bize çok önemli avantaj sağlıyor. Ülkemizi istikrar ve güven ikliminde hedeflerine doğru yaklaştırdıkça bu tabloyu çok daha net görebileceğiz.
Bugüne kadar pek çok önemli siyasi, sosyal, ekonomik, güvenlik ve son olarak sağlık krizinin üstesinden nasıl başarıyla geldiysek, inşallah ülkemizi hedeflerine de aynı şekilde başarıyla ulaştıracağız.
“ARTIK TÜRKİYE SİYASİ VE EKONOMİK OLARAK DÜNYANIN EN ÜST LİGİNE ADIM ATMAK ÜZEREDİR”
Uzunca bir süredir Türkiye’ye diz çöktürmek, milletimizin umutlarını kırmak, ülkemizi demokrasi ve kalkınma çizgisinden uzaklaştırmak için kurulan her tuzak, oynanan her oyun, yapılan her saldırı milletimizle birliğimizi, beraberliğimizi, kararlılığımızı daha da pekiştirmiştir. Artık Türkiye siyasi ve ekonomik olarak dünyanın en üst ligine adım atmak üzeredir. Önümüzdeki yılları kazasız belasız geride bırakarak gündemimizdeki projeleri, yatırımları, politikaları hayata geçirdiğimizde büyük ve güçlü Türkiye’yi tamamen inşa etmiş olacağız. İşte o güne kadar durmadan, duraksamadan azimle, gayretle yolumuza devam edeceğiz.
Aziz milletim; ulaşım ülkemizin en önemli kalkınma altyapı yatırımlarını yaptığımız alanların başında geliyor. Geçtiğimiz 19 yılda bu alanda toplamda 1 trilyon 104 milyar lirayı aşan yatırım gerçekleştirilmiştir. Türkiye’yi dünyanın en konforlu ulaşım altyapısına sahip yeni lojistik süper gücü yapmak için gece-gündüz çalıştık. Hamdolsun geldiğimiz noktada hedeflerimizin önemli bir kısmına ulaştık.
Bölünmüş yol uzunluğumuzu 6.100 kilometreden 28.200 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 1.714 kilometreden 3.532 kilometreye çıkardık. Bu yollar üzerinde uzunluğu 567 kilometreyi bulan 364 yeni tünel, yine uzunluğu 396 kilometreyi bulan 567 yeni köprü ve viyadük inşa ettik. Demiryollarında, havayollarında ve deniz yollarında da benzer atılımları hayata geçirdik. Ülkemizi küresel bir lojistik merkezi hâline getirerek dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almamızı sağlayacak çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz. Ulaştırma projelerimizi devreye alırken farklı yatırım modelleri kullanıyoruz. Bazılarını doğrudan kamu kaynaklarıyla, bazılarını da kamu-özel sektör iş birliğiyle yapıyoruz.
Ankara-Niğde Otoyolu kamu-özel sektör iş birliği ile milletimizin hizmetine sunduğumuz yatırımlardan biridir. Üç kesim hâlinde geçtiğimiz yıl devreye aldığımız bu otoyolumuz sahip olduğu yerli ve millî akıllı ulaşım sistemleriyle kendi alanında önemli bir yatırımdır. Bu projenin hizmete girmesiyle ülkemiz Edirne’den Şanlıurfa’ya 1.230 kilometre uzunluğunda kesintisiz ulaşım yapılabilen bir otoyol ağına sahip olmuştur.
Şimdi Niğde-Ankara Akıllı Otoyolunu kullanan vatandaşlarımıza bir müjde vermek istiyorum. Artık bu otoyolda sürücülerimiz otomobilleriyle yüzde 20, minibüs, yolcu otobüsü, kamyon ve tırlarıyla da yüzde 40 indirimli olarak seyahat edebilecek. Cuma gece yarısı devreye girecek bu indirimin ülkemize ve otoyolumuzu kullanan sürücülerimize hayırlı olmasını diliyorum.
Karayolları Genel Müdürlüğümüzün işletmesindeki otoyollar ve köprülerde bayram vesilesiyle uygulanacak geçişler de Cuma gece yarısı başlayacaktır.
Diğer yandan, tamamlanan ulaştırma yatırımlarımızı peyderpey hizmete açmaya devam ediyoruz. Her biri ayrı güzelliklere sahip Bartın, Amasra, Kuruca Şile, Cide arasındaki yolu tamamlayarak bu gerekten zor güzergâhın standardını yükselttik, mesafesini de 15 kilometreden 11,8 kilometreye düşürdük. Bunun için güzergah boyunca uzunluğu 5 kilometreyi bulan 3 adet çift tüp tünel uzunluğu, 267 metre olan bir adet çift viyadük, uzunluğu 320 metre olan 6 adet çift köprü, 4 adet de kavşak inşa ettik. İnşallah en yakın zamanda bu yolumuzun resmî açılışını da yapacağız.
“ÇANAKKALE 1915 KÖPRÜSÜ, CUMHURİYETİMİZİN 100. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜNÜN EN ÖNEMLİ SEMBOLLERİNDEN BİRİ OLACAKTIR”
Çanakkale 1915 Köprüsünün de içinde yer aldığı ve Malkara-Çanakkale otoyolundaki çalışmalarımız da hızla sürüyor. Önümüzdeki yılın 18 Mart’ında hizmete açmayı planladığımız 1915 Çanakkale Köprüsünde araçların geçeceği yolun çelik döşemelerinin tabliye montajına başlıyoruz. Çanakkale Deniz Zaferinin kazanıldığı 18 Mart 1915’i işaret eden 318 metrelik çelik kuleleri ve iki kule arasındaki 2023 metrelik orta açıklığıyla bu köprümüz inşallah Cumhuriyetimizin 100. Kuruluş Yıldönümünün en önemli sembollerinden biri olacaktır. Ülkemizin dört bir yanında inşası süren tünel ve köprü ve projelerimizle milletimize eser kazandırmaya devam ediyorum.
Aziz milletim; geçtiğimiz Cuma günü Diyarbakır’da vatandaşlarımızla, teşkilatlarımızla ve gençlerimizle gerçekten çok samimi, çok hasbi, çok özel bir gün geçirdik.
Türkiye’nin üzerine serpilmek istenen ölü toprağını nasıl attığının, istiklaline ve istikbaline nasıl dört elle sarıldığının en somut, en canlı örneğini Diyarbakır’da yaşadık. Coğrafyamızın ve medeniyetimizin bu kadim şehri 40 yıllık çük büyük acılar çekti, çok büyük kayıplar yaşadı. Darbelerin ve onun ikisi olan vesayetin kurduğu baskı ve zulüm düzeni ülkemizin her yeri gibi Diyarbakır’da da ağır şekilde hissedilmişti. İşte bu dönemin sembollerinden olan Diyarbakır Cezaevini hem geçmişin bir kesitinin muhafaza edildiği, hem gençlerimizin umutlarının ve heyecanlarının yaşatıldığı bir kültür merkezine dönüştürme kararı aldık.
Yaptığımız toplu açılış töreninde şehrin eğitimden sağlığa, ulaşımdan sulamaya kadar her alanda ihtiyacı olan yüzlerce kamu yatırımını halkımızın hizmetine sunduk. Ayrıca, şehir hastanesinden raylı sisteme kadar pek çok hizmetin müjdesini Diyarbakırlılarla paylaştık. Bu törende terör örgütünün vesayetinden kurtarıp halkın hizmetine verdiğimiz belediyelerimizin yatırımlarını da hizmete açtık.
Aynı şeklide Tekstil Organize Sanayi ve organize bölgesinde inşa edilen 30 yeni fabrikanın resmî açılışını gerçekleştirerek şehrimizin gelişme ve kalkınma hamlesinin sevincine ortak olduk. Bu vesileyle Diyarbakırlı kardeşlerimizle şöyle geçmişten bugüne yaşananların hasbihalini de yaptık.
Bir dönem ülkemizin ilk 5 sanayi şehri arasında yer alan Diyarbakır’ın nasıl olup da geri kalmışlık batağına saplandığından başlayıp çözüm sürecine kadar uzanan kapsamlı bir değerlendirmeyi oradaki vatandaşlarımızla ve tüm milletimizle paylaştık.
Terör örgütünün Kürt kardeşlerimizin sadece değerlerine savaş açmakla kalmayıp gözlerinin nuru erkek ve kız çocuklarını nasıl kendilerinden kopardığını, onları nasıl kasıtlı olarak ölüme sürüklediğini hatırlattık.
Her türlü riskini ve sorumluğunu üzerimize alarak sırf ülke ve bölge terör belasından kurtulsun diye başlattığımız çözüm sürecinin bölücü örgüt tarafından hangi karanlık emellerle bitirildiğini anlattık.
Türkiye’yi Suriyelileştirmek isteyenlerin taşeronluğuna soyunanların bu ülkeye ve millete yaptıkları alçakça ihanete işaret ettik.
Yasin Börü gibi nice Kürt gencini alçakça katledenlerin, çocuklarını dağa kaldırıp yüreklerini yaktıkları nice ailelere sırtını dönenlerin kendi evlatlarını nasıl ihtimamla büyüttüğünü hatırlattık.
Sokaklarda oluk oluk kan akarken belli çevreler tarafından şişirilen sözde siyasetçilerin aslında hangi oyunun figüranları, hangi silahın tetikçileri olduğunun ısrarla sorulmasını istedik.
Kimseyi izam etmedik, kimseyi itham etmedik, kimseyi karalamadık, kimseyi ötekileştirmedik, sadece vicdan ve ahlak sorgulaması yaptık.
Bölgedeki her vatandaşımıza, eğer amaç hizmetse kimin kendilerine hizmet getirdiğini, eğer amaç hak ve özgürlük mücadelesiyse kimin kendilerine bunları sağladığını düşünmeleri çağrısında bulunduk.
Diyarbakırlı kardeşlerimizden sadece yaşananları gözden geçirerek kimin istismar siyaseti, kimin eser ve hizmet siyaseti peşinde koştuğunu tespit etmelerini beklediğimizi söyledik. Bu muhasebeyi akıl, vicdan ve izan çerçevesinde yapan herkesin Türkiye’nin 81 vilayetinin her birinin Cumhuriyet döneminde ilk defa demokrasi ve kalkınma bakımından aynı şartlara ve imkânlara bizim dönemimizde kavuştuğunu idrak edeceğine inanıyoruz. Hamdolsun, ülkemizin doğusuyla batısı, kuzeyiyle güneyi arasında hem hak ve özgürlükler, hem temel hizmetler bakımından hiçbir fark kalmamıştır.
“DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGEMİZDE HIZLI BİR SANAYİ VE TİCARET ATILIMI GÖZE ÇARPIYOR”
Terör örgütünün dağdaki ve şehirdeki unsurları etkisiz hâle geldikçe, bunların istismar araçları ellerinden alındıkça, ülkemizle birlikte bölgede de bir huzur havası hâkim olmuştur. İşte bu iklimde şehirlerimiz kendi potansiyelleri ve özgün kabiliyetleri çerçevesinde kurduğumuz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde gelişiyor, büyüyor, geleceğe hazırlanıyor. Uzunca bir dönem tarım ve hayvancılık dışında kayda değer bir ekonomik faaliyetin olmadığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizdeki şehirlerimizde hızlı bir sanayi ve ticaret atılımı göze çarpıyor. Yüksek istihdam kapasitesine sahip fabrikaların ardı ardına açıldığı, hizmet sektörünün canlandığı, ihracatın yaygınlaştığı bu şehirlerimiz, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasına çok önemli destek veriyor. Bölge insanını baskı ve zulüm altında tutan, inim inim inleten, geri kalmışlığa mahkûm eden bu bölücü zihniyet geriledikçe, bu şehirlerimizin kalkınma ve büyüme heyecanı da güçleniyor.
Biz geçtiğimiz Cuma günü Diyarbakır’da bu heyecanı bir kez daha ve çok daha belirgin şekilde gördük. İnşallah ülke ve millet olarak hepimizin önünde aydınlık bir gelecek bizi bekliyor. Yeter ki bir olalım, iri olalım, beraber olalım, kardeş olalım hep birlikte Türkiye olalım.
“15 TEMMUZ DESTANI, ASIRLAR BOYUNCA HATIRLANACAK TARİHÎ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”
Aziz milletim; önümüzdeki Perşembe günü 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin beşinci yıl dönümüdür. Bu vesileyle ülkemizin ve milletimizin bekası yolunda hayatlarını feda eden tüm güvenlik güçlerimiz ve askerlerimizle birlikte 15 Temmuz şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Türk milletinin yazdığı 15 Temmuz destanı asırlar boyunca hatırlanacak ve dersler çıkartılacak tarihî bir dönüm noktasıdır. İnşallah 15 Temmuz günü bizzat iştirak edeceğimiz programlarla bu önemli hadiseyi bir kez daha ibretle anacak, milletimize şükranlarımızı tekrar ifade edeceğiz. Her 15 Temmuz tarihi bizim için ülkemize ve milletimize uzanan hain elleri kırma azmimizi bileyen bir hatırlama vesilesi olacaktır.
Diğer yandan önümüzdeki hafta idrak edeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Kurban Bayramı günü inşallah 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde olacağız. Bayramın 1. gününü Kıbrıslı kardeşlerimizle geçirecek ve 20 Temmuz törenlerine katılacağız. Böylece tüm dünyayı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin hak ve adalet arayışında en güçlü şekilde yanında olduğumuzun mesajını da vereceğimize inanıyorum.
Ülkemizde de Kurban Bayramı için tüm kurumlarımız hazırlıklarını yürütmektedir. Trafik düzeninden, kurban kesme organizasyonlarına kadar milletimizin hayatını kolaylaştıracak her tedbir ilgili kurumlarca alınmaktadır. Bayram tatili vesilesiyle yola çıkacak tüm vatandaşlarımdan trafik kurallarına harfiyen riayet etmelerini can ve mal kaybıyla sonuçlanacak kazalara karşı dikkatli olmalarını şimdiden özellikle Cumhurbaşkanları olarak rica ediyorum. Sürücülerimizin kesinlikle yola yorgun çıkmamaları, varacakları yere yaklaştıkça tedbiri artırmaları, yolda seyreden mobilet, motosiklet, bisiklet türü küçük araçlar konusunda dikkatli olmaları çok çok önemlidir.
İçişleri Bakanlığımıza bağlı emniyet ve jandarma birimlerimiz bayram boyunca denetimlerini kesintisiz devam ettireceklerdir. Tarım ve Orman Bakanlığımız ile diğer ilgili kurumlarımızla vatandaşlarımızın kurbanlarını gönül huzuruyla kesebilmeleri için gereken tedbirleri aldılar.
Bu arada malum üç tane yangın söndürme uçağını da filomuzun içerisine katmış bulunuyoruz, temenni ederiz ki orman yangınlarıyla bu süreç içerisinde inşallah karşı karşıya kalmayız. Ülkemizde geçtiğimiz yıl 2,8 milyonu küçükbaş, 963 bini büyükbaş olmak üzere toplam da 3 milyon 774 bin baş hayvan kurban olarak kesilmişti. Bu yıl 3,7 milyon küçükbaş ve 1 milyon 350 büyükbaş olmak üzere toplamda 5 milyon 50 bin hayvan kurban kesmek isteyen vatandaşlarımız için hazır edilmiştir. Rabbimden hepimize ve cümle ümmeti Muhammed’e manevi hazzını alarak huzurla, sağlıkla, ağız tadıyla bir bayram geçirmeyi nasip etmesini diliyorum.
Bayramın Suriye, Filistin, Yemen gibi kardeşlerimizin zulüm altında yaşadığı coğrafyalar başta olmak üzere tüm insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.
“TÜM VATANDAŞLARIMIZIN DİN VE İNANÇ HÜRRİYETLERİNİ KORUMAK EN BAŞTA GELEN VAZİFEMİZDİR”
Tabi bu arada özellikle İstanbul Kadıköy’de bir kilise duvarının üzerine çıkılarak sergilenen saygısızlığı şu mübarek günlerde birliğimize, beraberliğimize yönelik bir provokasyon olarak görüyorum. Tüm vatandaşlarımızın din ve inanç hürriyetlerini korumak en başta gelen vazifemizdir. Benzer hadiseler gibi bu konunun da sonuna kadar takipçisi olacağız. Ve böyle bir ahlaksızlığı, böyle bir edepsizliği bizim kabullenmemiz mümkün değildir. Hangi dinden olursa olsun, hangi inançtan olursa olsun kalkıp kesinlikle onların mabetlerine bu tür saldırıları kabul etmemiz asla mümkün değildir.
Bir diğer taraftan bilindiği gibi Bayram arifesi olan Pazartesi günü yarım gün, bayramın ilk gününden son gününe kadar olan Salı’dan Cuma’ya kadar ise tam gün tatildir. Kabine toplantımızda yaptığımız istişarede Pazartesi günkü yarım günü idari tatil olarak belirleme kararı aldık. Böylece vatandaşlarımız fiilen 16 Temmuz Cuma akşamından 26 Temmuz Pazartesi sabahına kadar sürecek bir tatile kavuşmuş oluyorlar. 15 Temmuz zaten malum bizim FETÖ terör hareketi sebebiyle o günü tatil olarak ilan etmiştik. O gün itibariyle başlıyoruz ve süreç bu şekilde devam ederken 16’sında herkes mesaisinde olabilecek. Bu kararın gerek bulundukları yerde kurbanlarını kesecek, gerek memleketlerine ziyarete gidecek, gerekse bu süreyi tatil için kullanacak vatandaşlarımız için hayırlı olmasını diliyorum.
Bu duygularla bir kez daha hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum ve kalın sağlıcakla diyor tekrar bayram tebrikimi tazeliyorum.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, katılımcıları selamlayıp programa katılmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.
İlim Yayma ailesinin mensubu olmaktan şeref duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemiyetin 75. yılının ülke, millet ve özellikle gençler için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin hasbi ve hakiki bir gönül hareketi olduğunu dile getirerek, cemiyetin ebediyete irtihal etmiş kurucularına Cenabı Allah’tan rahmet diledi.
Cemiyetin Türkiye’nin eğitim ve sivil toplum hayatına damga vurduğunu, projeleriyle, faaliyetleriyle, hizmetleriyle Türkiye’ye katkı sunduğunu, millet ve ümmet aşığı gençlerin Türkiye’ye kazandırılmasına vesile olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hareketin bugünlere gelmesinde payı olan fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimi, büyüklerimi, hocalarımı rahmetle, minnetle yâd ediyorum” diye konuştu.
Şair Erdem Bayazıt’ın “Önden Gidenler” şiirinde yer alan “Onlar gittiler, topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında. Onlar gittiler, gelen zamandan bir haber gibiydiler. Onlar gittiler, giderken bir muştu gibiydiler” mısralarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emaneti sahibine teslim eden bu isimleri ben de şahsen, kutlu bir muştuyu omuzlayıp önden gidenler olarak görüyorum. Rabbim cümlesinin kabirlerini nur, mekânlarını cennet, makamlarını inşallah ali eylesin” ifadelerini kullandı.
“İLİM YAYMA’NIN KURULUŞ FELSEFESİ TÜRKİYE’NİN VAR OLMA FELSEFESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt hizmetlerinden vakıf çalışmalarına, eğitim desteklerinden rehberlik faaliyetlerine İlim Yayma çınarının gölgesini Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına teşmil edenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti: “Rabbim sizlerden razı olsun. Ceddinizi, gayenizi, gayretinizi, şu tertemiz emeklerinizi inşallah hayırlara tebdil eylesin. Son olarak 75’inci yıl kapsamında sene boyunca düzenlenen etkinliklerin 3 çeyrek asırlık birikimin kayıt altına alınması ve İlim Yayma ruhunun yeni nesillere aktarılması noktasında verimli neticeler hâsıl etmesini temenni ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyetinin tarihî aynı zamanda Türkiye’nin tarihidir. İlim Yayma’nın kuruluş felsefesi Türkiye’nin var olma felsefesidir. İlim Yaymanın nihai hedefi Türkiye’nin asırlık gayesidir. İlim Yaymanın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin ilk genel başkanı merhum Seniyüddin Başak’ın Lozan konferansında Türkiye’nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biri olduğunu söyledi.
Ateşten gömlek giydikleri İstiklal Harbi yıllarında İstanbul’dan Anadolu’ya silah ulaştıran Kuvayımilliye’ye çok önemli destekler sunan General Ömer Cemal Karabekir’in de cemiyetin kurucu şahsiyetlerinden olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli vazifeler üstlenmiş istiklal madalyası sahibi emekli kurmay albay merhum Vehbi Bilimer, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yol arkadaşı Sebilürreşad dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır” diye konuştu.
Bu şahsiyetlerin ortak idealinin Türkiye’nin geleceğini inşa edecek, eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu isimlerin müşterek gayesi, Türkiye’nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. ‘Bu milletin evlatları sahipsiz değildir.’, ‘Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz.’ dediler. Zor zamanlarda ‘Ya Allah, Allah bizimledir.’ diyerek, ‘Allah bes, baki heves’ diyerek, surda mukaddes bir gedik açtılar. Gayret bizden tevfik Allah’tandır inancıyla Türkiye’nin eğitim davasına omuz verdiler, gönül ve ömür verdiler” ifadelerini kullandı.
“İLİM YAYMA TÜRKİYE’NİN EĞİTİM VE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle İlim Yaymanın, Türkiye’nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzi, mührü, güçlü bir yansıması olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Aynı şekilde İlim Yaymanın mücadelesi aynı zamanda Türkiye’nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, millî iradenin yanında olmuştur. Üstadın ifadesiyle ‘Allah ve ahlak’ demenin yasaklandığı, evlerin, kursların basıldığı, Kur’an-ı Kerim’i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma, milletçe mesut olmanın imkânlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye’nin üzerine doğmuştur.”
Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra 17 Ekim 1951’de Türkiye’nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyetin, devam eden süreçte 100’den fazla imam hatip lisesinin yapımına da katkı sağladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu’nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu’dan İstanbul’a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır” şeklinde konuştu.
“75 SENE EVVEL 68 İNANMIŞ YÜREĞİN TOPRAĞA DİKTİĞİ MÜTEVAZİ FİDAN, BUGÜN ÇINARA DÖNÜŞMÜŞTÜR”
İlim Yayma mücadelesinin, İlim Yayma davasının nice engele, zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen kök saldığını, büyüdüğünü ve serpildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ne diyor şair? ‘Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyicek hâke nebât / Mütevazı olanı rahmet-i Rahman büyütür.’ Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenabı Allah’ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde Allah’a hamdolsun nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet etti.
Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti, 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor. Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla vatanına ve devletine bağlılık içinde tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu iradenin, bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu aktararak, şunları kaydetti: “Cenabı Allah’a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanı Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği var. Allah rahmet eylesin. Makamı ali olsun inşallah. Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun diyorum. Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler, ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak tarihinden ilham, cesaret ve güç alan bir karaktere sahip olduklarını belirtti.
İlim Yayma Cemiyeti’nin her sayfasının mücadeleyle geçen, binbir emekle özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı 75 yıllık tarihinin önemli ve kıymetli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aslolanın yarına ne söyledikleri, neyi miras bırakmak istedikleri olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuşkusuz kendilerinin en büyük hazinesinin insan olduğunu, en büyük miraslarının ise şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacağını kaydederek, insan yetiştirmenin, emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraş olduğunu, nasıl tam 75 yıl önce atılan tohumların meyveleri toplanıyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumların da çeyrek ve yarım asır sonra meyveye duracağını dile getirdi.
İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yâd ederken, bugün aynı zamanda şu soruları kendilerine sormaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Teknolojinin hızla değiştiği ve ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında millî kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir. İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak da mühimdir.”
“ORTAK HEDEFİMİZ TEKNOLOJİYİ GELİŞTİREN BİR GENÇLİĞİN YETİŞMESİNİ SAĞLAMAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın nereye doğru sürüklendiğini kimsenin kestiremediğini, teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkisinin her geçen gün büyüdüğünü, yapay zekâyla birlikte insan hayatında köklü değişimler yaşandığını söyledi.
Kendini seçilmiş, diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarkların sadece şu anki hayata değil geleceğe de yön vermek, anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir” dedi.
İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünün “Bir mirasın hafızası bir geleceğin inşası” temasıyla idrak edilmesini bu bakımdan fevkalade isabetli bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlim Yayma, değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkâr etmeden, özgüvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma, karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümit var olmanın adıdır. Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır. Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, millî ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır.”
İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şey burada, mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkânlarını kuşanmaktır. Bizim yolumuz da istikametimiz de hedefimiz de tam olarak budur” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK, BUNDAN SONRA DA ASLA EĞDİRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere hitaben şunları söyledi: “İlim Yayma ailesi olarak ne kadar ağır bir mesuliyeti omuzladığınızı en iyi sizler biliyorsunuz. Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye’nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye’yi kuvveden fiile çıkaracak işler yapıyorsunuz. En önemlisi sizler inşallah gönüller sultanı Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın şu müjdesine nail olacak faaliyetler yürütüyorsunuz. Bakın iki cihan serveri ilmi çoğaltanlara, yayanlara yani sizlere nasıl bir müjde veriyor. ‘Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer, sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır, âlimin abide yani ibadet edene üstünlüğü parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır. Onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur’ Evet sizler yani bu ilmi tevarüs edenler gençlerimizi ilimle, hikmetle teçhiz edenler inşallah büyük bir pay alacaksınız. Sizler daha müessir, daha müreffeh bir Türkiye için üreten, emek veren, sayeden, Türkiye’ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak, bu milletin bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız.”
Bugün burada gönül dostlarının arasında, katılımcılara olduğu kadar şahsına da hitap ederken bir gerçeği önemle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı, “Ülkenin ve milletin hayrına olan her işi engellemeye çalışanlar 75 sene olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah’ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz. Rabbim‘in şu müjdesini kendimize rehber edinerek kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz. ‘Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz’ Rütbe, makam, koltuk, şöhret, zenginlik gibi dünyevi payeler beklemeden ömrünü İlim Yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini inşallah yere düşürmeyecek, çok daha yükseklere çıkaracağız. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkese ilim yolunda, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolunda Allah’tan üstün muvaffakiyetler dileyerek, gayretlerinin bereketlenmesi temennisinde bulundu.
Başta şehit Başbakan Adnan Menderes ve cemiyetin kurucuları olmak üzere, duaları, gözyaşları ve infaklarıyla 3 çeyrek asırdır bu çınarın büyümesi için emek veren bütün kardeşlerine, hocalara, hayırseverlere, gönüllülere, mezunlara ve öğrencilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete irtihal eden büyükleri rahmetle yâd ederek, cemiyetin 75. kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Türkiye’ye 24 yılda çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor. İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılar vasıtasıyla, Kırklareli’nde yaşayan bütün vatandaşları yürekten selamladığını söyledi.
Kırklareli’nin güzel insanlarına kendisini hasretle bağırlarına bastıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’tan muhabbeti ve dayanışmayı daim eylemesi temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok önemli bir yatırımın açılışını yapmak üzere katılımcılarla beraber olduklarını ifade ederek “Ulaştırma alanında stratejik bir projeyi daha ülkemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Öncelikle heyecanımızı bugün burada bizlerle paylaşan Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Sayın Marta Kos’a teşekkür ediyorum. Sayın Kos’u bu vesileyle ülkemizde misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin şehrimize, Trakya bölgemize, Türkiye’ye hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Bu önemli yatırımın milletin hizmetine sunulmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere tüm kurumları, yüklenici firmaları, işçisinden mühendisine her bir emek sahibini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biliyorsunuz, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı toplam 229 kilometrelik uzunluğuyla ülkemize vizyon katacak ulaştırma projelerimizden biridir. Projemiz üç etaptan oluşmaktadır. 153 kilometre uzunluğa sahip Çerkezköy-Kapıkule kesimi projemizin en uzun etabıdır. Saatte 200 kilometre tasarım ve işletme hızına sahip olacak hattımız, çift hatlı, elektrikli, sinyalli olarak inşa edilmiştir. Hat üzerinde 31 köprü, 2 bin 520 metre uzunluğunda 8 aç-kapa tünel, 2 viyadük, 114 alt ve üst geçit ile 175 menfez vardır. Böylece Tekirdağ’ı Kırklareli’ne ve Edirne’yi hızlı tren ağına dahil ederek, hızlı tren ağımızı Çerkezköy’den Kapıkule’ye kadar ulaştırmış oluyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin hizmete girmesiyle etkilerini çok geniş bir alanda görecekleri yeni bir dönem başlayacağını dile getirerek “En başta Halkalı-Kapıkule arasındaki yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 30 dakikaya düşecek. Yük taşıma süresi ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya inecek. Demir yolu hattının kapasitesi de yaklaşık 4 katına çıkacak. Yıllık yolcu kapasitesinin 600 binden 3 milyona, yıllık yük kapasitesinin ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona yükselmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“PROJEMİZ TRAKYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE ÇOK CİDDİ KATKILARDA BULUNACAK”
Bunun ulaşımın hızlanması, lojistiğin güçlenmesi ve seyahat süresinin azalması anlamına geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, neticede üretimin, ihracatın ve istihdamın artacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret ve turizm inşallah daha da hareketlenecek. Projemiz sadece gönülleri ve şehirleri birleştirmekle kalmayacak. Aynı zamanda Trakya ve Türkiye ekonomisine çok ciddi katkılarda bulunacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olan Kapıkule’deki demir yolu kapasitesini artırdıklarını, gar sahasında yol sayısını 23’ten 42’ye, toplam hat uzunluğunu ise 15 bin 675 metreden 51 bin metreye çıkardıklarını belirtti.
Proje kapsamında Babaeski, Lüleburgaz ve Büyükkarıştıran’da yeni istasyon binaları inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapıkule ve Edirne gar binalarını yeniden yapıyoruz. Çerkezköy’de yük istasyonu personel binası ve lokomotif bakım atölyesi de projenin kapsamında yer alıyor. Böylece sadece ana hattı değil, hattın bütün unsurlarını modern ve güçlü bir yapıya kavuşturuyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum” diye konuştu.
Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Hattı’nın öneminin yalnızca Trakya bölgesiyle sınırlandırılamayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu hat Bakü, Tiflis, Kars ve Marmaray üzerinden Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’un Avrupa bağlantısını da güçlendiriyor. Halkalı-Kapıkule projesi 6 bin 314 kilometrelik Kalkınma Koridoru’nun Türkiye’den geçecek 2 bin 94 kilometrelik bölümünün kritik parçalarındandır. Faw Limanı’ndan başlayıp ülkemiz üzerinden Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu’nun batı ucundaki Avrupa bağlantısını oluşturacaktır. Bu tablo bize aslında şunu gösteriyor, ulaştırma yatırımlarımız artık yol, köprü ve demir yolu yatırımı olmaktan çıkmış, küresel ticaret yollarının en stratejik halkalarına dönüşmüştür. Halkalı-Kapıkule hattı, İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya’daki organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere sanayi merkezlerimizin ve limanlarımızın Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla bu hat inşallah Anadolu’nun üretimini Avrupa pazarlarına bağlayan bir damar, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasını hızlandıran bir lojistik omurga olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trakya bölgesiyle birlikte Türkiye ekonomisine büyük katkılar yapacağına inandığı bu önemli projenin hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Kırklareli’mize ve tüm bölgemize böylesi stratejik bir yatırımı kazandırmaktan büyük bahtiyarlık duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Rabb’im bizi sizlere ve Türk milletine hizmet yolundan ayırmasın diyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye 24 yılda kelimenin tam anlamıyla çağ atlattıkları alanların başında ulaştırma yatırımlarının bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: “İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır. Toplam demir yolu ağımızı 13 bin 919 kilometreye ulaştırdık. Elektrikli hat uzunluğumuzu 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye çıkardık. Yüzde 243’lük bir artış sağladık. Sinyalli hat uzunluğumuz 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye yükseldi. Buradaki artışımız yüzde 236 oldu. Ülkemizi hızlı trenin konforuyla tanıştıran yine biz olduk.”
Sıfırdan başlayarak ülkeye 2 bin 251 kilometre uzunluğunda hızlı tren hattı kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün hızlı tren hizmetlerinden nüfusumuzun yüzde 51’i yararlanıyor. Çerkezköy-Kapıkule hattının tamamlanmasıyla hızlı tren hatlarımızın uzunluğu 2 bin 604 kilometreye çıkacak. Doğrudan hızlı tren bağlantısı bulunan il sayımız ise 14 olacak. 2028 yılı sonunda ise bunu 27 şehre çıkarmayı istiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında demir yolu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hâlihazırda toplam 4 bin 858 kilometrelik demir yolu hattının yapımı sürüyor. 2053 için hedefimiz demir yolu hat uzunluğumuzu 28 bin 590 kilometreye yükseltmektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların da çok net gördüğüne inandığı derin bir farka bir kez daha vurgu yapmak istediğini belirterek, gündemlerinin ne olduğunun, neyle meşgul olduklarının, ne için çalıştıklarının, hedeflerinin ve hayallerinin katılımcılar tarafından yakından takip edildiğini söyledi.
Kendi gündemlerinde vatandaşa hizmet etmek ve ülkeye eser kazandırmak olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta Şanlıurfa’daydık. Urfa’da 2 bin yatak kapasiteli şehir hastenemizi hizmete açtık. TEKNOFEST Güneydoğu’da Türkiye’nin umudu olan gençlerimizin birbirinden gurur verici projelerine şahitlik ettik. Öncesinde İstanbul Havalimanı 4. pist ve ilave yatırımların açılışını gerçekleştirdik. Daha öncesinde Samsun’da 17 milyar liralık bir yatırım olan 1458 yataklı Samsun Şehir Hastanemizi hizmete aldık” diye konuştu.
“TÜRKİYE’Yİ YENİ YÜZYILA HAZIRLAMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ KOŞTURUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ise Kırklareli’nde olduklarını, durmadan, dinlenmeden 7 gün 24 saat aşkla çalıştıklarını vurgulayarak, “Biz icraat üretiyoruz, icraat. Hizmet üretiyoruz, hizmet, laf değil. Taş üstüne taş koyuyoruz. Biz Türkiye’yi yeni yüzyıla hazırlamak için gece gündüz koşturuyoruz. Peki, sürekli bizi eleştirenler, sürekli bize sataşanlar ne yapıyor? 24 yıldır ne yapıyorlarsa bugün de aynısını yapıyorlar” ifadelerini kullandı.
Dikkat edildiğinde onların gündemlerinde hiçbir somut proje olmadığını, yalanın ise onlarda bol olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin bile inanmadığı popülist vaatler dışında milletin derdine derman olacak hiçbir önerilerinin olmadığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Varsa yoksa yalan, dolan, spekülasyon. Siyasi parti değil, sanki iftira üretme merkezi. Sanki dedikodu kazanı bunlar. Sadece dezenformasyon üretmenin peşindeler. Sadece çamur atmanın, sadece iftira atmanın, kendi pisliklerini bize de bulaştırmanın peşindeler. FETÖ’cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle ellerine ne tutuşturulsa önüne arkasına bakmadan, doğruluğunu yanlışlığını araştırmadan bize saldırıyorlar. Münferit örnekler üzerinden değerlerimize saldırıyorlar. Kimse kusura bakmasın. Boğazlarına kadar yolsuzluğa, ahlaksızlığa batmış durumdalar. Bir de çıkıp utanmadan bize laf söylüyorlar.”
“SİZ ÖNCE SOYUP SOĞANA ÇEVİRDİĞİNİZ BELEDİYELERİN HESABINI VERECEKSİNİZ”
Bunun adının siyaset, muhalefet etmek ve kamu adına hesap sormak olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir defa başkalarına laf söylemeden önce para kulelerinin hesabını vereceksin. Elimizde 32 saatlik kumpasın kaydı var. ‘Ben izledim’ dediğiniz baklava kutularının hesabını vereceksiniz. Siz önce arpalığa çevirdiğiniz eş, dost, akraba çiftliğine çevirdiğiniz, soyup soğana çevirdiğiniz belediyelerin hesabını vereceksiniz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin kendilerine siyasi etik dersi vermeye kalkmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek, “Biz bu ilkesiz siyasete, bu rezil siyasete prim vermeyiz. Kim milletin hakkına, hukukuna ve emanetine el uzatırsa karşısında bizi bulur, yargısıyla, emniyetiyle, maliyesiyle, devletin tüm kurumlarını bulur. Hukukun, meşruiyetin sınırlarını aşanlar aynı zamanda ahlakın sınırlarını da aşarlar. Bizim bunlarla işimiz olmaz ve olamaz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargının suç işleyenin, suçu sabit olanların yakasına yapıştığını vurgulayarak, “Bu konudaki kararlılığımızı, bu konudaki hassasiyetimizi 24 sene boyunca defalarca milletimize gösterdik. Fakat şunu da bilsinler ki ne ekran tetikçilerinin ne de siyasetçi kılıklı müfterilerin haysiyet cellatlığı yapmasına, yargısız infaz yapmasına asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“AKIL VE BASİRETLE BU HASSAS SÜRECİ YÖNETECEĞİZ”
Kirli yöntemler, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla kadrolarına karşı bir operasyon yürütülmesine eyvallah demeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Siyasetin de medyanın da limanı ahlaktır, dürüstlüktür. Biz ilk gün nerede duruyorsak bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Haksızlığın, hukuksuzluğun, tamahkarlığın üzerine istismarcılara rağmen ciddiyetle gidiyoruz ve gideceğiz. Ama bunu yaparken adaletten, ahlaktan, vicdandan, özellikle hakkaniyet çizgisinden bir milim sapmayacağız. Ne oyuna geleceğiz ne tuzağa düşeceğiz ne de birilerinin yalan rüzgarına kendimizi kaptıracağız. Sağduyulu ve serinkanlı bir şekilde akıl ve basiretle inşallah bu hassas süreci yöneteceğiz. Milletim müsterih olsun. Bize güvensin. Ama aynı zamanda uyanık ve dikkatli olsun. Milletim sicili bozuk siyasi fırsatçıların nemalanma tuzağına düşmesin. Biz gerekeni yapıyoruz. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle meseleye vaziyet ediyoruz.”
Halkalı-Kapıkule hızlı tren hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri tebrik etti.
Programda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Avrupa Birliği’nin (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos da bir konuşma yaptı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tablo hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, duanın ardından açılış kurdelesini kesti.
Açılış töreninin ardından makinist koltuğuna geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hızlı tren hattındaki ilk seferi gerçekleştirerek Babaeski’den Lüleburgaz’a yolculuk yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.
Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”
“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.
Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.
“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”
Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.
Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.
Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.
“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”
Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.
Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.
Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”
“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.
Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.
“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”
“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”
Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.