Connect with us

Dünya

“Türkiye olarak, Balkanlar’ın tümüyle refah, huzur ve barış içinde kalkınmasına büyük önem atfediyoruz”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna-Hersek’e hareketinden önce düzenlediği basın toplantısında, “Türkiye olarak, Balkanlar’ın tümüyle refah, huzur ve barış içinde kalkınmasına büyük önem atfediyoruz. Bölgenin çok kültürlü yapısının korunmasını arzu ediyor, bu amaçla yürütülen her çabaya destek veriyoruz. Bosna-Hersek ve Karadağ ile ilişkilerimizin Balkanlar’ın istikrarına kayda değer katkı yaptığına inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna-Hersek’e hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde basın toplantısı düzenledi.

Ortak coğrafya Balkanlar’da iki dost ülke olan Bosna-Hersek ve Karadağ’ı ziyaret etmek üzere bölgeye hareket edeceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretin ilk bölümünde bugün Saraybosna’da Devlet Başkanlığı Konseyi Üyeleriyle bir araya geleceğini söyledi.

“BOSNA-HERSEK, BALKAN COĞRAFYASININ KİLİT BİR ÜLKESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyelerinin 16 Mart’ta resmî temaslar için Türkiye’yi ziyaret ettiklerini, kendilerini ayrıca 17-20 Haziran’da Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirvesi ile Antalya Diplomasi Forumu münasebetiyle misafir ettiklerini hatırlatarak, böylelikle bu yıl içinde üçüncü kez bir araya geleceklerini kaydetti.

Bosna-Hersek’in, çok kültürlü yapısıyla güvenlik, istikrar ve kalkınmasına büyük önem verdikleri Balkan coğrafyasının kilit bir ülkesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dost ve kardeş Bosna-Hersek’le çok yakın tarihî, kültürel ve beşeri bağlarımız mevcuttur. İşte bu temel üzerinde iki ülkenin ortak iradesiyle bu iradeye inşa ettiğimiz mükemmel ilişkilerimiz ve geniş bir alana yayılan çok verimli bir iş birliğimiz mevcut. Ziyaretimizde iş birliğimizi daha da ilerletmek için birlikte atabileceğimiz adımları da görüşme fırsatını bulacağız. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi imkânlarını gözden geçirerek başta altyapı ve yatırım alanlarında olmak üzere mevcut ortak projelerdeki son durumu değerlendireceğiz.”

“BÖLGENİN ÇOK KÜLTÜRLÜ YAPISININ KORUNMASINI ARZU EDİYORUZ”

Bosna-Hersek’teki temaslarını tamamladıktan sonra 28 Ağustos Cumartesi günü Karadağ’a geçeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dost ve müttefik Karadağ’a ilk resmî ziyaretimi gerçekleştirecek olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Ziyaretim sırasında Karadağ Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakan’la görüşmelerde bulunacağım. Bu görüşmelerde ikili ilişkilerimizin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gündemi meşgul eden güncel meseleleri ele alacağız. Özellikle Kovid-19 salgını sonrası ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarında iş birliğimizin ilerletilmesi hususunu muhataplarımla istişare edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyareti vesilesiyle ayrıca Tuzi şehrinde Sultan Fatih döneminde inşa ettirilen ve TİKA tarafından restore edilen Nizam Camisi ile buradaki Osmanlı Şehitliği’ni de ziyaret edeceklerini belirterek, açıklamasını şöyle tamamladı: “Karadağ’daki Boşnak ve Arnavut toplulukların temsilcileriyle bir araya geleceğiz. Türkiye olarak, Balkanlar’ın tümüyle refah, huzur ve barış içinde kalkınmasına büyük önem atfediyoruz. Bölgenin çok kültürlü yapısının korunmasını arzu ediyor, bu amaçla yürütülen her çabaya destek veriyoruz. Bosna-Hersek ve Karadağ ile ilişkilerimizin Balkanlar’ın istikrarına kayda değer katkı yaptığına inanıyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, ziyaretlerimiz ve temaslarımızın hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme ilişkin soruları da cevaplandırdı. Afganistan’daki tahliyelere ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle dün Kabil’de gerçekleştirilen o felaketi, o kapsamlı terör saldırısını milletçe telin ediyoruz, kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

“AFGAN HALKINA MİLLETÇE GEÇMİŞ OLSUN DİYORUZ”

Kendisine gelen ilk bilgilerde 72 kişinin öldüğünü, bunların içerisinde Taliban’dan da ölenlerin söz konusu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Böyle bir felaketi şu anda DEAŞ üstlendi. DEAŞ’ın böyle bir süreç içerisinde bu adımı atmış olması da bölgede ve dünyada nasıl tehlikeli bir örgüt olduğunu ortaya koyuyor. Burada Afgan halkına biz milletçe geçmiş olsun diyoruz. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, bütün yakınlarına ve Afgan milletine de başsağlığı diliyoruz. Bu menfur saldırıda Afganistan’da güvenliğin ne kadar önemli olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Bizim şu an için Afganistan’da önceliğimiz, vatandaşlarımızın Afganistan’dan tahliyesidir. Yoğun bir şekilde bu tahliye çalışmaları da devam ediyor. Afganistan’dan ülkemize dönmek isteyen vatandaşlarımızla ilgili gerekli planlamaları titizlikle yaptık ve peyderpey gelmek isteyen vatandaşlarımız şu anda ülkemize dönüyorlar. Bu tahliyeleri havalimanındaki olağanüstü şartlarda şu ana kadar başarıyla gerçekleştirdik ve gelen vatandaşlarımızın da çok çok memnun olduklarını, mutlu olduklarını da görüyoruz.”

“TAHLİYELERİ EN KIZA ZAMANDA VE EN HIZLI BİR ŞEKİLDE TAMAMLAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin tahliyesinin de devam ettiğini dile getirerek, güzergâhın daha çok Kabil Askeri Havaalanı’ndan İslamabad’a gidip, oradan da Türk Hava Yollarının uçaklarıyla gelmek isteyen gerek sivil gerekse askeri heyetlerin ülkeye getirildiğini anlattı.

Bu süreç boyunca Afgan halkının barışına, huzuruna ve istikrarına çok önemli katkılar sağladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “20 yıldır Türkiye gerek devletiyle gerek sivil yatırımcılarıyla iş adamlarıyla hep Afganistan’da yer almıştır. Altyapı, üstyapı bütün bu çalışmalarda gerekli olan adımları atmıştır. Bu karar doğrultusunda da biz tahliyeleri en kıza zamanda ve en hızlı bir şekilde tamamlayacağız. Bu konuda ilgili birimlerimiz en ufak bir rehavete kapılmadan bu adımları atıyor. Gerek istihbaratımız gerek Savunma Bakanlığımız gerek Dışişleri Bakanlığımız bu sürecin yakın takipçisi konumundayız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Taliban’la temas devam ediyor mu? Türkiye’nin Afganistan konusunda bundan sonraki yol haritası ne olacak. Havalimanın işletilmesinde Türk firmalarının devreye gireceği noktasında yorumlarda var. Türkiye iç kamuoyunda Taliban’la temas edilmesi noktasında size yöneltilen eleştiriler de var. ‘Temas edilmemeli, görüşülmemeli.’ şeklinde. Bu konudaki değerlendirmeniz ne olur?” sorusu üzerine, kimlerin bu noktada nasıl ve ne tür eleştiriler yaptığını bilemeyeceğini söyledi.

“BİZİM DE KİMİNLE, NEREDE, NE ZAMAN, NE GİBİ GÖRÜŞMELER YAPACAĞIMIZ İÇİN KİMSEDEN İZİN ALMAK GİBİ BİR LÜKSÜMÜZ DE YOKTUR”

Herkesin eleştiri hakkının mahfuz olduğunu, istediği eleştiriyi yapabildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim de kiminle, nerede, ne zaman, ne gibi görüşmeler yapacağımız için kimseden izin almak gibi bir lüksümüz de yoktur. Biz şu anda büyükelçiliğimizi Kabil Havaalanı’nın içerisindeki askerî bölüme taşıdık ve bizim büyükelçiliğimiz oradaki askerî bölümde bu tür faaliyetlerini sürdürüyor. Görüşmelerimizin ilkini de orada Taliban ile ilgili olarak ilk görüşme, 3,5 saat süren bir görüşmeyi, büyükelçiliğimiz nezaretinde orada arkadaşlarımız sürdürdüler. Ondan sonraki süreçte de gerekirse burada yine bu tür görüşmeleri yapma fırsatımız olacak. Bu tür görüşmelerle süreci bir defa sağlıklı yürütmenin gayreti içerisindeyiz. Onların beklentileri nedir, bizim beklentimiz nedir, bütün bunları görüşerek yapacaksınız. Görüşmeden bu tür şeyleri yapmak mümkün değil. Bu bakımdan da diplomasi diyorsanız, tabii bu insanlara şunu da söylemek lazım, diplomasi nedir arkadaş? İşte diplomasi budur. Bunu da birinci derecede kimler yürütür? Dışişleri yürütür, Dışişlerinin temsilcileri yürütür, siyasiler yürütür. Yaptığımız iş budur. Tabii şu anda da arkadaşlarımız bunu kararlılıkla sürdürmektedir.”

Afganistan’daki gelişmelerin ardından Almanya Başbakanı Angela Merkel’in, “Türkiye’yle birlikte çalışma yapmalıyız” ifadesini kullandığı hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii Şansölye ile bizim biliyorsunuz sık sık görüşmelerimiz var, görüşüyoruz, yol haritalarını gözden geçiriyoruz. Fakat tabii bazı şeylerde çok geç kaldıkları da ortada. Yani Türkiye’yle çalışma tespiti geç alınmış bir karar. Herkes Afganistan’ı terk ederken, biz Afganistan’ı terk etmedik. Biz Afganistan’da ve Kabil Havaalanı’nda kaldık. Oradaki süreci de en ideal şekilde sürdürdük” diye konuştu.

“AFGANİSTAN’DAN MEVCUT GÖÇMEN SAYISI 300 BİN”

Şu anda göç baskısına en yakın ülkenin Türkiye olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ama Türkiye’nin içindeki bazı mahfiller var ki bunlar hep söylüyorum ya yalan terörü, bunlar yalan terörü estiriyorlar. Nedir söyledikleri, Türkiye’de şu anda 1,5 milyon Afgan göçü söz konusu, Afgan göçmen var. Bakın ben size resmi rakam söylüyorum. Şu anda İçişleri Bakanlığımızın kayıtlarında, kayıtlı kayıtsız mevcut göçmen sayısı Afganistan’dan 300 bin. Ama Bay Kemal, onun izninde gidenler, bunu 1,5 milyon gibi açıklıyorlar. Bunların hepsi yalan, adamların işi gücü yalan ve bu yalan terörünü, bir şaklaban da bulmuşlar onunla beraber sürdürüyorlar. Böyle bir şey söz konusu değil. Bizler göç olayında da çok hassasız. Biliyorsunuz, İran sınırından Irak sınırına, Suriye sınırına kadar neredeyse her yeri şu an itibarıyla duvarlarla örüyoruz. Artık az bir miktarda örülmeyen bölge kaldı. Oraları da yaptıktan sonra zaten ciddi manada sınırlarımızı bu tür duvarlarla örmüş olacağız.”

“AFGANİSTAN’DA ŞU ANDA CİDDİ BİR YÖNETİM BOŞLUĞU SÖZ KONUSU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Ağustos Afganistan için kritik bir tarih. 1 Eylül’den sonra Türkiye’nin oradaki tutumu nasıl olacak? Özellikle uçuş seferleri de askıya alınmış, yeniden oraya, havalimanına bir sefer düzenlenmesi söz konusu olacak mı?” sorusu üzerine, “Öncelikle tabii Afganistan’daki tabloyu, durumu görmemiz lazım. Afganistan’da şu anda ciddi bir yönetim boşluğu söz konusu. Önce burada yönetimin belli olması, yönetimin belirgin hale gelmesi, yönetimin belirgin hale gelmesinden sonra da biz o zaman kararımızı vereceğiz, kurumlarımız o zaman kararlarını verecekler. Örneğin, şu anda Türk Hava Yolları bizim sivil, asker neyse nereden gidip alıyor? İslamabad’dan gidip alıyor. Peki, İslamabad’a sivil, asker vatandaşlarımızı kim taşıyor? Onu da askeri uçaklarımız taşıyor. Biz devletiz, devlet olarak da olması gereken neyse bunu yapıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“Taliban’la görüşme” konusuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gerektiğinde yaparız ama şu anda bir defa Taliban hatta Kabil Havalimanı’nın işletilmesi noktasında teklifleri var. Kime, bize. Güvenliği diyor biz sağlayalım ama işletmeyi siz yapın. Şimdi bizim bu konuda bile şu anda henüz verilmiş bir kararımız yok. Çünkü orada her an her türlü ölüm vesaire mümkün. Şimdi dünkü olayda 72 kişinin ölmesi. Orada eğer bizim adımız geçerse, o arada kalkıp da Türkiye Cumhuriyeti yer alıyor veyahut da orada işte askeri havalimanını işletiyor, sivil havalimanını işletiyor ama buna rağmen 72 kişi öldü. Buna biz bulaşırsak, biz bunu izah edemeyiz. Onun için bizim şu anda böyle bir kararımız söz konu değil. Biz şu anda askerimizi, sivil vatandaşlarımızı önce İslamabad’a, İslamabad üzerinden de ülkemize geri getiriyoruz. Çünkü onların yüzlerindeki memnuniyet bizim için en önemli adımdır. Şu anda uçak seferlerinin başlaması vesaire bunlarla ilgili acelemiz yok. Orada sükunet hakim olduğu zaman gerekli kararı veririz. Çünkü Afgan halkı bizim asırlarca kardeşimiz olmuş ve onların din, dil vesaire bu noktada bizimle aynı dünyayı paylaşmış olan insanlardır. Biz onlarla zaten ayrı düşünemeyiz. İnşallah orası da şöyle sahil-i selamete çıksın ve biz de adımlarımızı ona göre atalım.”

“BU YILSONU İTİBARIYLA MERKEZ BANKASININ DÖVİZ REZERVİ 115 MİLYAR DOLARLARI BULACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere Savunma Bakanlığının mülteciler konusunda yaptığı açıklamanın BBC Türkçe tarafından “Türkiye’de ve Pakistan’da mülteci merkezleri oluşturulacakmış” algısıyla paylaşıldığının, İletişim Başkanlığının bunun söz konusu olmadığına dair açıklama yaptığının, muhalefetin ise bu konuda ağır eleştiriler getirdiğini hatırlatılması ve “Muhalefetten özür bekliyor musunuz veya herhangi bir açıklama geldi mi?” sorusu üzerine, şöyle konuştu: “Öncelikle şunu sormam lazım. Siz yani bu muhalefetin bu tür yalanlarda, bu tür iftiralarda hiçbir zaman şöyle bir geri dönüş yaparak özür dilediğini duydunuz mu? Bunların karakterinde bir defa böyle bir şey yok. Her şeyleri bunların yalan. Her şeyleri. İşte şimdi bakın, kalktılar Merkez Bankası ile ilgili ciddi yalanlar uydurdular. Şu anda döviz rezervi Merkez Bankasının bakın nerelere çıktı. Her şey ortada. Peki, bunların bir özür dilemesi söz konusu mu? Bu yılsonu itibarıyla Merkez Bankasının da döviz rezervi inşallah 115 milyar dolarları bulacak. Ama bunlarda böyle bir şey yok. Hayatları yalan. Bir de işte bulmuşlar bir kadın, yalan makinesi, çıkartıyorlar sürekli televizyona ona bol bol yalanlar söylettiriyorlar ve onunla adeta sanki güç buluyorlar. Böyle de bir halleri var.”

“BBC’nin yalan söylemesini normal karşılarım da bunları öyle görmek istemezdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu ülkenin ana muhalefetisin, muhalefetisin. Ya bu kadar yangın, sel felaketleri oldu. Bu iktidar, bu devlet sel felaketinden tut yangın felaketine, bütün buralarda dünyanın hiçbir yerinde icra edilmemiş operasyonlar icra etti. Arkadaşlar, bir lehte açıklamalarını duydunuz mu? Tam aksine AFAD’ın yardım toplamasına bile karşı çıktılar. Bunlar böyle kepaze bir takım ama biz yolumuza devam ediyoruz. Ben buradan yine açıklıyorum. Eğer şu anda AFAD’a destek olacak olanlar, yardım yapmak isteyenler göğüslerini gere gere AFAD’ımıza destek verebilirler, yardımcı olabilirler. Çünkü AFAD, bu noktada topladığı yardımlarla da her türlü afet mücadelesini bunlarla yürütüyor” ifadelerini kullandı.

“1 YIL İÇİNDE AFETE UĞRAYAN BÖLGELERDEKİ VATANDAŞLARIMIZ EVLERİNE DÖNECEKLER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin AFAD’a verdiği desteklerin de olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: “Onunla zaten yürüyor. Ama bu arada hayırseverlerimiz diyor ki ‘Ben yardım yapmam lazım. Yardım yapacağım. Bu yardımı nereye yapayım?’ Herhalde biz böyle ‘Sağda, solda, rastgele, şöyle örtülü-örtüsüz bir yerlere yap’ diyecek halimiz yok. Devletiz. Ne diyoruz biz? ‘AFAD diye bizim resmi kuruluşumuz var. AFAD’ımıza yardımını yapabilirsin. İşte hesap numaraları da şudur. Şu hesap numarasına da girip nakdi yardımını yatırabilirsin.’ Ya bundan daha güzel bir şey olabilir mi? İllegal bir şey değil, legal bir şey yapıyoruz. Ve bununla da her şey ispatlı, her şey kayıtlı adımları atıyoruz. Ve bizler gerek selde gerek yangın afetinde hepsinden memnunuz ve şu anda da yoğun bir şekilde bakan arkadaşlarım arazideler. Sürekli bölgedeler ve sürekli kendileriyle irtibat halindeyim. Gerek İçişleri Bakanım gerek Çevre Şehircilik Bakanım gerek Ulaştırma Bakanım. Mesela dün bizimle Malazgirt’e gelmek istediler. Ben bir bakanım hariç diğerlerine ‘Hayır siz bölgede kalacaksınız.’ dedim. Böyle çalışıyoruz ve bundan sonra da yine bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. İnşallah 1 yıl içerisinde de sel afetine uğrayan bölgeler, yangın afetine uğrayan bölgeleri, derleyip toparlayıp vatandaşlarımız rahatlıkla huzur içerisinde inşallah evlerine dönecekler.”

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan 6. Anadolu Medya Ödülleri Töreni’nde konuştu

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6. Anadolu Medya Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Özgür, sorumlu ve millî basın, milletimizin aydınlık yarınlarına ulaşma mücadelesinin en önemli destekçilerinden biridir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 6. Anadolu Medya Ödülleri Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına ödül alanları tebrik ederek başladı. Bünyesinde 320 mahallî ve bölgesel radyoyu, televizyonu, gazeteyi, dergiyi bir arada buluşturan Anadolu Yayıncılar Derneği’nin (AYD) yürüttüğü faaliyetleri takdirle izlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, derneğin mahallî basının sesi olma yanında millî meselelerde ortaya koyduğu onurlu tavrın Türk medyasının gerçek duruşunu yansıttığına inandığını söyledi.

Medya özel ödülleri kapsamında Ahmet Kekeç, Ferhat Koç, İbrahim Toru, Markar Esayan gibi son yıllarda hayatını kaybeden isimlerin yaşatılıyor oluşunun önemli bir vefa ve kadirşinaslık örneği olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle görevleri başında hayatını kaybedenler başta olmak üzere ahirete irtihal eden tüm medya mensuplarını rahmetle andı.

Özgür, sorumlu ve millî basının milletin aydınlık yarınlara ulaşma mücadelesinin en önemli destekçilerinden olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin dört bir yanında adeta dişini tırnağına takarak çeşitli mecralarda görevlerini yürüten tüm medya mensuplarına teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hakikatin, hakkın, hukukun, özgürlüğün, velhasıl insana dair her özlemin savunucusu olarak gördüğüm medya mensuplarımızın her birine başarılar diliyorum. Bilhassa bugün burada birlikte olduğumuz kardeşlerimize büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasına verdikleri destek için şükranlarımı sunuyorum. Siyasi hayatımız boyunca hep yakın mesai içinde olduğumuz basınımızla inşallah daha nice yolları birlikte yürüyecek, daha nice güzel haberler paylaşacağız” diye konuştu.

“ANADOLU BASINI, DEMOKRASİNİN BESLENMESİ VE SAĞLIKLI İŞLEMESİ BAKIMINDAN HAYATİ ÖNEME SAHİPTİR”

Anadolu basınının demokrasinin beslenmesi ve sağlıklı işlemesi bakımından hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem halkın vaktinde ve doğru bilgilenmesi hem de idarecilerin halkın gündemini sağlıklı takip edebilmesi bakımından medyanın yeri doldurulamayacak bir görev yerine getirdiğini vurguladı.

Doğru ve hakikatli bir kanaatin beslediği demokrasi kültürünün millî iradenin üstünlüğünün güçlü şekilde korunmasının da temel şartı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel olarak basının, özellikle de Anadolu basınının bu yönüyle mutlaka desteklenmesi ve teşvik edilmesi gereken bir vazife gördüğünü kaydetti.

Tüm bu misyonların hakkıyla ifasının, mahallî basının görevini meslek ahlakından taviz vermeden ve ülkesine karşı sorumluluklarının bilinci içerisinde yerine getirmesine bağlı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şayet Anadolu basını bu iki hususta taviz vermeden yoluna devam ederse gücünü hiçbir zaman kaybetmez, tam tersine daha da artırır. Her şeyin küreselleştiği, her şeyin dijitalleştiği, her şeyin teknolojik mecralara evrildiği bir dönemde insanı sosyal çevresiyle hâlâ merkezde tutan sahiciliğin son kalesi işte bu anlayışla çalışan basın olacaktır. Bir insanın ölümünü trajedi, bir milyon insanın ölümünü istatistik olarak gören zihniyetin dünyamızı istila etmeye başladığı bir dönemde siz her bir insanı ayrı bir değer kabul eden yaklaşımla farkınızı ortaya koyabilirsiniz. Sosyal medya gibi doğrunun yalanla, iftiranın kumpasla, çarpıtmanın kötü niyetle, sinsiliğin çıkarcılıkla karıştığı mecraları zapturapt altına alacak olan da yine sizin gayretinizdir. Gücünü insandan alan, malzemesi de muhatabı da insan olan Anadolu basınımız kendini bu doğrultuda ne kadar geliştirirse geleceğine o derece güvenle bakar. Tüm kalbimle inandığım şu gerçeği bir kez de sizlerin huzurunda ifade etmek istiyorum. Medyamızın yüz akları, tüm değerleri, tarihi, kültürüyle milleti aşağılayan mankurtlar değil, bu millete hizmet etmeyi en büyük şeref kabul edenlerdir.”

“ÜLKESİ, HALKI VE MESLEĞİNİN İTİBARI İÇİN MÜCADELE EDEN GAZETECİLERİ BU MİLLET ASLA UNUTMAYACAK”

Bunları söylerken aslında ülkede geçmişi iki asrı bulan basın hayatında aşağı yukarı hep aynı başlıklar altında gündeme getirilen tartışmaları da ifade etmiş olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tartışmanın bir tarafında icraatlarının eleştirilmesinden hoşlanmayan yönetimler, diğer tarafında ise maşeri vicdan yerine belli çıkar çevrelerinin aparatı olmakla itham edilen basın vardır. Nitekim basın tarihiyle ilgili çalışmalara baktığımızda Avrupa ve Amerika’daki basının ortaya çıkış ve gelişme süreciyle bizdeki serencamı arasındaki keskin fark açıkça görülmektedir. Bununla birlikte Çanakkale Savaşı, İstiklal Harbi, Kıbrıs çıkarması, terörle mücadele, 15 Temmuz gibi kritik dönemlerde basının önemli bir kısmının sergilediği onurlu yaklaşım tarihimize şanla, şerefle kaydedilmiştir. Aynı şekilde 27 Mayıs Yassıada yargılamaları, muhtıralar, 12 Eylül, 28 Şubat gibi dönemlerde ülkesinin ve milletinin değil de darbecilerin yanında saf tutanlar da millî hafızamızın kara kaplı defterine mimlenerek işlenmiştir. Milletimiz bilhassa 1960’tan beri darbecilere ve onların yaptığı insanlık dışı işlere kılıf bulmaya çalışan gazeteci sıfatlı haysiyet cellatlarını unutmadı, unutmayacak. Ülkesi, halkı ve mesleğinin itibarı için özgürlüğü ve canı dâhil her türlü riski göze alarak mücadele eden gazetecileri de bu millet asla unutmadı ve unutmayacak.”

Türkiye’nin son iki asrının sadece basın değil, her alanda arayışlarla, keskin yol ayrımlarıyla geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı’nın sömürgecilik ve sanayileşme yoluyla oluşturduğu maddi üstünlük karşısında eldeki son vatan toprağı Anadolu’nun dahi tehlikeye girdiği dönemler yaşandığını, milletin canını dişine takarak verdiği mücadelelerden sonra da rahat bırakılmadığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu’ya sahip olamayanların milletin ruhunu işgal etmek, her şeyini elinden almak için içeriden ve dışarıdan nice yollara, yöntemlere başvurduklarını ifade ederek, tek parti faşizmi, darbeler, vesayet, siyasi, sosyal ve ekonomik saldırıların bu zorlu sürecin farklı dönemlerdeki tezahürleri olduğunu söyledi.

“2023 HEDEFLERİ RAYINDA TUTARAK, VAKTİMİZİ VE ENERJİMİZİ HEBA ETME GİRİŞİMLERİNİ BOŞA ÇIKARDIK”

Türkiye’nin sanayi devrimini kaçırmasını, bilgi ve teknoloji devriminde geride kalmasını sağlayanların Türkiye’yi yeniden yapılanan küresel siyasi ve ekonomik düzenden dışlamak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bu defa farklı bir Türkiye ile karşı karşıya kaldılar. Artık siyasetini, ekonomisini, dış politikasını, sosyal dinamiklerini diledikleri gibi yönlendirebilecekleri bir Türkiye olmadığını gördüler. Rahmetli Menderes ve Özal’ın başlattığı demokrasi ve kalkınma hamlesini geçtiğimiz 19 yılda en üst seviyeye çıkarmış, kendi politikalarını kendi belirleyen bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıya kaldılar” ifadelerini kullandı.

Söz konusu güçlerin, bölgesinde hem sahadaki varlığıyla hem masadaki gücüyle söz sahibi bir Türkiye olduğunu yaşayarak kabullendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyada haksızlıklara, adaletsizliklere, riyakârlıklara meydan okuyan, mazlumların ve mağdurların umudu bir Türkiye fotoğrafının yükseldiğini fark ettiler. Altyapısını tamamlamış, yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve büyüme hedefiyle 2023’e yürüyen bir Türkiye hakikati, attıkları her adımda karşılarına çıktı. Bununla kalmayıp evlatlarına 2023’ü, 2071’i hedef gösteren, vizyon sahibi bir Türkiye’nin yükselişini şu anda seyrediyorlar. Daha düne kadar bırakınız 30 yılı, 50 yıl sonrasını, üç gün, beş gün sonrasını göremeyen, buna göre hesap yapamayan bir Türkiye’den böyle bir ufka sahip bir Türkiye’ye ulaşmanın anlamını en iyi sizler bilirsiniz.

Ekonomisi birkaç milyar dolarlık spekülasyonlarla yerle yeksan olan, siyaseti birkaç ihtirasla, aktörle kaosa sürüklenebilen, güvenliği üç beş teröristle tehlikeye düşürülebilen, sanayisi dışa bağımlı, ticareti hacimsiz, turizmi kısır, toplumsal fay hatları faal, velhasıl her tarafı lime lime dökülen bir Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanlar elbette hâlâ mevcut. Bu hevesle son yedi sekiz yıldır buldukları her araca her fırsatta sarıldılar ama hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu tuzakların tamamını bozduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi 2023 hedefleri rayında tutarak, vaktimizi ve enerjimizi heba etme girişimlerini boşa çıkardık. Bununla kalmadık, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçiş gibi önemi ve anlamı ileride çok daha iyi anlaşılacak olan tarihî bir yönetim reformunu hayata geçirdik. İki asırdır defalarca sergilenen oyunların artık işe yaramadığı bu Türkiye gerçeğini kabullenmek istemeyenlerin, kimi zaman açık kimi zaman gizlice sergiledikleri taktikleri bir bir ifşa ettik” dedi.

“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASI YOLUNDAKİ EN ÖNEMLİ DURAĞIMIZ 2023’ÜN EŞİĞİNDEYİZ”

Demokrasinin, hukuk devletinin, özgürlüklerin kurallarını kendi çıkarları doğrultusunda eğip bükenlerin, buram buram riyakârlık kokan sözleri ve tavırlarının artık işe yaramadığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi toplumlarının güvenliği ve refahı dışında hiçbir şeyi umursamayanların bencillikleri dönüp dolaşıp kendilerini vuracak bir bumeranga dönüştü. Göçten iklim değişikliğine, terörden salgın krizine kadar dünyanın ve insanlığın tamamını ilgilendiren her yeni sınamada kendilerini gelişmiş olarak nitelendirenlerin aslında ne kadar zayıf oldukları anlaşıldı” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye, bu sınamalar karşısında verilen başarılı imtihanla farkını ortaya koydukça hesapların sürekli yeniden yapılmaya başlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bugün büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolundaki en önemli durağımız 2023’ün eşiğindeyiz. Ülkemizi küresel sistemin yeniden yapılanmasının dışına itmek için kıvrananların son umudu 2023’te eski Türkiye’yi yeniden hortlatmaktır. İnşallah bu defa da başaramayacaklar. Milletimiz uzunca bir mücadelenin ardından döktüğü alın teri ve gerektiğinde feda etmekten çekinmediği canı pahasına yakaladığı bu fırsatı kaçırmama azim ve kararlılığını sahiptir” diye konuştu.

“2023, TÜRKİYE’NİN VE TÜRK MİLLETİ’NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ SEMBOLÜDÜR”

Verdikleri büyük ve güçlü Türkiye mücadelesinde hep yanlarında olan Anadolu medyasının desteğini, girilen bu son süreçte daha güçlü şekilde göreceklerine inandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Unutmayınız bu mesele ne Tayyip Erdoğan’ın kişisel meselesidir ne parti meselesidir ne başka bir kısır hesap meselesidir. 2023, Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin yeniden şahlanışının sembolüdür. 2071 özellikle Anadolu’nun ebedi vatanımız olduğu gerçeğini bir kez daha ilanımız olarak ortaya koyduğumuz bir yıl olacaktır. Ve 2053, sahip olduğumuz tarihi mirasımıza sıkı sıkıya sahip çıkmamızın iradesidir. Bu hedeflere ve vizyonlara sahip çıkmak da ülkemizdeki her vatandaşımızın, her kurumumuzun, her kuruluşumuzun en başta gelen sorumluluğudur. Bizim tek yaptığımız da bu sorumluluğun gereğini yerine getirmeye çalışmaktan ibarettir” ifadelerini kullandı.

Dünyanın terör, göç, iklim değişikliği, kıtlık ve yeni nesil teknolojiler gibi girift meselelerle uğraştığı bir dönemde hiç kimsenin Türkiye’yi yeniden kendi iç çekişmeleri içine gömmesine izin veremeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye, geçmişte bu içe dönük kavgaların bedellerini hem maddi hem manevi olarak ziyadesi ile ödedi. Geçtiğimiz 19 yılda 81 vilayetimizin tamamını eğitimden sağlığa, ulaşımdan sanayiye, enerjiden spora her alanda gerçekten çok iyi bir altyapıya kavuşturduk. Gençlerimizin heyecanı, kabiliyeti, azmi, gayreti gözlerinden okunuyor. Sahip olduğumuz altyapı üzerinde ihtiyacımız olan asıl büyük sıçramayı yapabileceğimiz bir döneme girdik.

Gençlerimizle Kahramanmaraş’ta yaptığımız sohbette bunu gördüm ve onların gözlerinde bu ışıltıyı gördüm. Bu imkânı en iyi şekilde değerlendirebilmek için istikrar ve güven ikliminden taviz vermememiz gerekiyor. İnşallah cuma günü Mersin’de yine gençlerimizle beraber olacağız. Milletimiz için hiçbir hayalleri, ülkemiz için hiçbir projeleri, devletimiz için hiçbir programı olmayanların, kendi ideolojik saplantıları ve kişisel hırsları uğruna bu güzel tabloyu tersine çevirmesine rıza gösteremeyiz. Bunun için hep birlikte kazanımlarımıza sahip çıkacağımız, potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendireceğimiz siyasi ve sosyal zeminden taviz vermemeliyiz.

Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkı sarılarak tüm dikkatimizi ve gücümüzü geleceğimizin inşasına yönetmeliyiz. İnşallah Cuma günü nükleer santralimizi yerinde gidip ziyaret edeceğiz. Geldiği safhayı göreceğiz ve 2023’e, inşallah nükleer santralin ülkemize kazandırıldığını da göreceğiz. Medya kuruluşlarımıza ve medya mensuplarımıza bu tarihî süreçte çok önemli görevler düşüyor. Milletimize hakikatleri göstererek, Türkiye’nin bu hayati sınamadan başarıyla çıkmasına katkı sağlayacağınıza inanıyor, bu duygularla bir kez daha Anadolu Medya Ödülleri’ni tevdi edeceğimiz kurumlarımızı ve arkadaşlarımızı tebrik ediyor, Anadolu Yayıncılar Birliği yöneticilerine bizleri bu güzel atmosferde bir araya getirdikleri için tekrar şahsım milletim adına teşekkür ediyorum.”

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, çeşitli kategorilerde ödüle layık görülenlere ödüllerini verdi. “Yılın İletişim Ödülü” Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a verildi. “Yılın Haber Ajansı Ödülü”ne layık görülen Anadolu Ajansı adına da ödülü Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz aldı.

Okumaya devam edin

Dünya

“Asırlık kayıplarımızı telafi ettiğimiz, aydınlık geleceğimize güvenle baktığımız bir dönemin eşiğindeyiz”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İşçi Buluşması programında yaptığı konuşmada, “Ülkemizin siyasetten ekonomiye, savunmadan altyapıya her alanda kat ettiği mesafeyi görenlerin panikleri, doğru istikamette ilerlediğimizi gösteriyor. İnşallah hem asırlık kayıplarımızı telafi ettiğimiz, hem de aydınlık geleceğimize güvenle baktığımız bir dönemin eşiğindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (TÜRK-İŞ) bağlı farklı sektörlerde çalışan işçilerle, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı sektörlerde alınlarının teriyle ekmeklerini kazanan işçilerle, gazi mekânda, milletin evinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirterek, buluşmaya vesile olan TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’e teşekkür etti.

“Hayata İETT’de işçi olarak başlamış, daha sonra kendi işini kurmuş, siyasetin her kademesinde bulunmuş, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı makamlarına gelmiş bir kardeşinizim” sözleriyle konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeğiyle, alın teriyle, beden gücüyle çalışmanın hem yorgunluğunu, hem de bu şekilde evine helal rızık götürmenin verdiği manevi hazzı çok iyi biliyoruz” ifadesini kullandı.

“ÇALIŞANLARIN HAKLARININ TESLİMİ İÇİN GAYRET GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çalışmak kadar emeğinin karşılığını hakkıyla almanın ne kadar önemli olduğunun da gayet iyi farkındayız. Belediye Başkanlığı dönemimden itibaren sorumluluğunu üstlendiğimiz her yerde ve her makamda, çalışanların haklarının teslimi için gayret gösterdik. Gerektiğinde bütçe imkânlarını zorlama, gerektiğinde başka kalemlerden fedakârlık yapma pahasına, tercihimizi hep çalışanların emeklerinin karşılığını verme istikametinde kullandık.”

“Tabii sonuçta imkân-mümkün arasında bir denge kurmak mecburiyetinde kalıyoruz” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bununla birlikte ülkemizin potansiyeline, milletimizin çalışkanlığına ve üretkenliğine güvenerek, çıtayı sürekli daha yükseğe çıkartıyoruz. Türkiye’nin, son 19 yılda istihdam sayısını 9,5 milyon artırırken, çalışanların gelir seviyesini de katbekat yükseltmiş bir ülke olduğu gerçeğini asla unutmamalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Millî gelirimiz Türk Lirası olarak yaklaşık 11 kat yükselirken, asgari ücretin 16 kata yakın artması, bunun en somut örneklerinden biridir. Aynı fevkalade yükselişi emekli maaşlarında da görmek mümkündür. Öyle ki 27 kat artan emekli maaşları vardır. Bugüne kadar yaptığımız tüm toplu sözleşme görüşmelerinde, hep çalışanlarımızın gelirlerini ve refahlarını yükseltecek formüller üzerinde durduk. Kamu işçilerimizin ücretlerindeki artışlar, özel sektörü de benzer yönde hareket etmeye yönelttiği için, burada çıkan rakamlar kısa sürede tüm çalışanlara şamil oluyor.”

“GÖSTERGELER EKONOMİDEKİ POZİTİF YÜKSELİŞİN ARTARAK SÜRECEĞİNE İŞARET EDİYOR”

Türkiye’ye kazandırdıkları eser ve hizmetlerle insanların hayat kalitesini, refah seviyesini artırmak için mücadele ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizle birlikte ilan ettiğimiz 2023 hedeflerimizle, Türkiye’yi her alanda olduğu gibi çalışanlarımızın gelir seviyeleri konusunda da en üst sıralara çıkarmayı planladık” ifadesini kullandı.

Son yıllarda ardı ardına yaşanılan darbe girişimleri, ekonomik saldırılar, salgın ve afetler sebebiyle gecikme yaşanmış olsa da, hedeflerine sıkı sıkıya bağlı olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde sanayi üretiminde, ihracatta, istihdamda, büyümede hızlı bir yükselişle, salgın öncesi dönemin bile üzerine çıktıklarına işaret etti. Turizm başta olmak üzere hizmetler sektöründe süratli bir toparlanma yaşandığını, makroekonomide dengelerin tekrar yerine oturmaya başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Göstergeler ekonomideki pozitif yükselişin artarak süreceğine işaret ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tüm bu olumlu gelişmeler sayesinde, hem işçilerimizin, hem memurlarımızın toplu sözleşmelerinde oldukça tatminkâr artışlar yapma imkânına kavuştuk. Mesela, geçtiğimiz ay imzalanan kamu işçileri toplu sözleşmesiyle, 700 bin kamu işçimizin ücretlerinde çok ciddi iyileştirmeler yaptık. Bu kapsamda, asgari ücret ile 4 bin lira arasında ücret alan işçilerimize seyyanen 500 lira zam yaptık. Böylece, 4 bin liraya kadar olan işçilerimizin ücretlerinde yüzde 34, tüm işçilerimizin ücretlerinde ortalama yüzde 25 artış gerçekleşti. Sosyal yardımlar, ilave tediye ikramiyeleri gibi ödemelerle aylık giyinik ücret tutarı 9 bin lirayı aşmıştır. Memurlarımızın maaşlarında da, benzer şekilde en düşük ücretlerde yüzde 31’i geçen oranlarda artış yapıldı. Bir süre önce emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de artışa gitmiştik.”

Çalışanların gelirlerini artırırken, esnafından sanayicisine her kesimi de gözeten uygulamalar geliştirdiklerine, kapsamlı sosyal destek programlarıyla her vatandaşı koruyup kolladıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer bu ülkenin kazancından 84 milyonun tamamının faydalanmasını temin etmeyeceksek, bunca gayrete, bunca mücadeleye, bunca kavgaya ne gerek var?” diye sordu.

“EVLATLARIMIZA HEPİNİZİN HAYALİ OLAN BİR ÜLKE BIRAKACAĞIMIZDAN ŞÜPHENİZ OLMASIN”

Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getireceklerini söylerken, bu sözü işçisinden memuruna, esnafından emeklisine herkes için söylediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, zenginleştikçe her bir vatandaşımızın da refah seviyesi artacaktır. Allah’ın izniyle büyük ve güçlü Türkiye silüeti ufukta gözükmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları kaydetti: ”Biz millet olarak birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıktığımız müddetçe, bu hedefe ulaşmamıza kimse engel olamaz. Ülkemizin siyasetten ekonomiye, savunmadan altyapıya her alanda kat ettiği mesafeyi görenlerin panikleri, doğru istikamette ilerlediğimizi gösteriyor. İnşallah hem asırlık kayıplarımızı telafi ettiğimiz, hem de aydınlık geleceğimize güvenle baktığımız bir dönemin eşiğindeyiz. Sembolü 2023 hedeflerimiz olan bu süreci, istikrar ve güven iklimini koruyarak devam ettirdiğimizde, evlatlarımıza hepinizin hayali olan bir ülke bırakacağımızdan şüpheniz olmasın.”

Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki işçi buluşmasını; kararlılığın, azmin, dirayetin tüm dünyaya ilanı olarak gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçilerin her birine kazasız, belasız, verimli, huzurlu çalışmalar temennisiyle konuşmasını tamamladı.

Okumaya devam edin

Dünya

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Ticaret Bakanı Muş ile Bir Araya Geldi

Haber

on

TİM BAŞKANI GÜLLE: YIL SONU 211 MİLYAR DOLARA ULAŞACAĞIZ

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı, Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un katılımıyla yapıldı. TİM Başkanı İsmail Gülle, ihracat ailesinin Ticaret Bakanı Muş’a talep ve önerilerini aktarma imkanı bulduğu toplantıda; yaptıkları çalışmaları, gelecekle ilgili hedef ve beklentileri paylaştı.

TİM Başkanı Gülle “Son 12 ayımızın 10’unda aylık ihracat rekorlarına imza attık. Yılın ilk 8 ayında geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 37 artışla 140 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. İnşallah yıl sonunda, Orta Vadeli Program’da belirlenen 211 milyar dolar ihracata hep beraber ulaşacağız. Ümit ediyorum ki ihracatımızı bugüne getiren gayretlerimizi artıracağız ve Türkiye’yi 5 senede 300 milyar dolar ihracata taşıyacağız” dedi.

61 ihracatçı birliği, 27 sektörü ile 100 bin ihracatçının Türkiye’de tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ‘Made in Türkiye’ markasını güçlendirmek ve ihracat hedefine ulaşmak amacıyla çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Bu kapsamda TİM Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı; Ticaret Bakanı Mehmet Muş, TİM Başkanı İsmail Gülle ve İhracatçı Birliklerinin başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’nin ekonomi ve ticaret diplomasisinin saha neferleri olan ihracat ailesi, TİM’in Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen toplantıda ihracatla ilgili talep ve çözüm önerilerini Ticaret Bakanı Mehmet Muş’a aktardı. TİM Başkanı İsmail Gülle, toplantıda ihracat ailesi adına yaptıkları çalışmaları, gelecekle ilgili hedef ve beklentileri Bakan Muş ile paylaştı.

“Türkiye’yi 5 senede 300 milyar dolar ihracata taşıyacağız”

Toplantıda yaptığı konuşmada pandemi gibi tarihte eşi görülmemiş bir dönemde dahi ihracatçıların önlerine çıkan tüm zorlu engelleri aşmayı başardığına vurgu yapan TİM Başkanı Gülle “Göreve geldiğimizden bugüne, ihracatçı birliklerimizin başkanları ile ülkemiz ihracatını daha ileriye götürmek için ihracatı ilgilendiren her alanda sorumluluk ve farkındalık hisleriyle çalışmalarımızı yürütüyoruz. 2020 yılını, ihracat hedefimizin üstünde, 169,6 milyar dolarla kapattık. 2020’nin dördüncü çeyreğinden itibaren ihracatımızda güçlü bir toparlanma görüldü. Bu ivme 2021’de de artarak devam etti. Temmuz ayı itibarıyla tarihimizde ilk defa 12 aylık periyotta 200 milyar doları aştık. Son 12 ayımızın 10’unda aylık ihracat rekorlarına imza attık. Yılın ilk 8 ayında geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 37 artışla 140 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu büyük başarı, değerli başkanlarımızın ve ihracat ailemizin her bir üyesinin eseri. Tüm başkanlarımızı, bu büyük başarılardan dolayı bir kez daha tebrik ediyorum. Hükümetimizin de destekleriyle, inanıyorum ki yeni dönemde ihracat hedeflerimize kararlılıkla yürümeyi sürdüreceğiz. Ümit ediyorum ki ihracatımızı bugüne getiren gayretlerimizi artıracağız ve Türkiye’yi 5 senede 300 milyar dolar ihracata taşıyacağız” dedi.

“TİM E-İhracat Konseyi’ni kuracağız”

Türkiye’nin ihracatta geldiği noktanın artık katma değeri yüksek ihracata ulaşma dönemi olduğunu dile getiren Gülle “2000’li yılların başından bu yana ülkemiz, tüm sektörlerde önemli kazanımlar elde etti. Üretim tesislerimiz modernize edildi, ekiplerimiz uzmanlaştı, kapasitelerimiz arttı, kaliteli ürünün merkezi konumuna geldik. Şimdi, ihracatımızın katma değerini artırma vaktidir. TİM olarak ihracatımızın katma değerini artırmak üzere birçok faaliyet gerçekleştiriyoruz. Bu amaç doğrultusunda, TİM Marka Konseyi’ni hayata geçirdik. Çünkü ‘Made in Türkiye’ markasını yükseltecek olanların ancak ve ancak ihracatçılar olduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin uluslararası düzeyde kendini ispatlamış firma temsilcilerinden oluşan konseyimiz, ülkemizde markalaşma sürecine önemli katkılar vermek üzere çalışmalarına tüm gayretleriyle devam ediyor. Bunun yanında, Meclisimiz çatısı altında e-ihracat konularını, TİM ve ilgili kurumların gündemine taşımak; ulusal ve uluslararası düzeyde e-ihracat ekosistemini genişletmek amacıyla, TİM E-İhracat Konseyi’nin kurulması çalışmalarımız sürüyor” ifadelerini kullandı.

“Her ay 1700 firma ihracata ‘merhaba’ diyor”

İhracatın tabana yayılması adına çalışmalar yaptıklarını aktaran Gülle, şöyle devam etti:

Ülkemizin dinamosu olan KOBİ’lerimizi de unutmadık. Bu kapsamda, TİM KOBİ ihracat seferberliği eğitim programlarını aralıksız şekilde sürdürdük. Seferberliğimizin sonuçlarını, ihracatçı firma sayılarımızda da net bir şekilde görmekteyiz. 2020’nin her ayında ortalama 1500 yeni firmamız ihracata başladı. 2021’de bu ortalama, daha da yükselerek aylık 1700 seviyelerine çıkmış durumda. Daha güçlü bir Türkiye için, daha güçlü ihracatın vazgeçilmezliğinin bilincinde olduk. Yıllık ihracatı da bu sene 200 milyar doların üzerine taşıdık. İnşallah yıl sonunda, Orta Vadeli Program’da belirlenen 211 milyar dolar ihracata hep beraber ulaşacağız.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya15 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan 6. Anadolu Medya Ödülleri Töreni’nde konuştu

Dünya2 gün önce

“Asırlık kayıplarımızı telafi ettiğimiz, aydınlık geleceğimize güvenle baktığımız bir dönemin eşiğindeyiz”

Dünya2 gün önce

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Ticaret Bakanı Muş ile Bir Araya Geldi

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin potansiyeline inanan, ekonomimize güvenen yatırımcılarımızın yanında durmayı sürdüreceğiz”

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sakarya Zaferi’nin kazanıldığı 1921 yılı, Anadolu’daki bin yıllık varlığımızın da dönüm noktalarından biridir”

Dünya5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu’na katıldı

Gündem7 gün önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : TOGG 2022 son çeyrekte banttan inecek

Dünya1 hafta önce

“Afrika’yla ilişkilerimizin özü; samimiyet, kardeşlik, dayanışmadır”

Dünya1 hafta önce

Kongo Cumhurbaşkanı Tshilombo Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya1 hafta önce

Emine Erdoğan, Matbaanın Ön Sözü “Basmacı İbrahim Efendi” Müteferrika Sergisi’nin açılışını yaptı

Dünya1 hafta önce

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, TİM ve THY Hava Kargo İşbirliği Protokolü İmza Töreninde Konuştu

Tekne Firmaları Türkiye1 hafta önce

Tekne Firmaları Burada | ORADAX FETHİYE MUĞLA

Dünya1 hafta önce

“Ekonomilerin derinden sarsıldığı 2020 yılında, yüzde 1,8’lik büyüme ile OECD ve G-20 ülkeleri arasında bu başarıyı elde edebilen birkaç ülkeden birisi olduk”

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Programı’nda konuşuyor

Dünya2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı” kitabının tanıtım programına katıldı

Dünya2 hafta önce

“Bilimin, araştırmanın, geliştirmenin ve yenilikçiliğin kök salmadığı bir şehrin, diğer alanlarda hedeflerine ulaşması mümkün değildir”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize Salarha Tüneli Açılış Töreni’ne katıldı

Dünya2 hafta önce

“Ülkemizin demokratik ve ekonomik kalkınmasının yönünün hep yukarı doğru olmasını sağlamak için var gücümüzle çalıştık”

Dünya2 hafta önce

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Çalışanlarımızı Enflasyona Ezdirmedik

Dünya2 hafta önce

“Yeni adli yılda, hem adalet teşkilatımızı, hem milletimizi rahatlatacak yargı reformu çalışmalarımızı hızlandıracağız”

Dünya2 hafta önce

“Büyük ve güçlü Türkiye’yi, hak ve özgürlüklerden ekonomiye kadar her alanda kökleştirecek adımları kararlılıkla atıyoruz”

Dünya2 hafta önce

Emine Erdoğan, sel felaketinin yaşandığı Kastamonu’nun Bozkurt ilçesini ziyaret etti

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık çok daha güçlü, kabiliyetli ve donanımlı bir askerî eğitim-öğretim sistemine sahibiz”

Dünya2 hafta önce

TÜRK ARKEOLOJİ VE ETNOGRAFYA DERGİSİ YENİDEN YAYIN HAYATINA BAŞLADI

Dünya2 hafta önce

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Bakanlığı Ay Yıldız Projesi Temel Atma Töreni’ne katıldı

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde tebrikleri kabul etti

Dünya2 hafta önce

30 Ağustos Zafer Bayramı : Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Taarruzi İnsansız Hava Aracımız Akıncı ile birlikte Türkiye, bu teknolojide dünyanın en ileri üç ülkesinden biri olmuştur”

Dünya3 hafta önce

“Türkiye, Karadağ’a en fazla yatırım yapan ilk 10 ülke arasında yer alıyor”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadağ Cumhurbaşkanlığı Rezidansı’nda

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Karadağ’da

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bosna-Hersek’in Toprak Bütünlüğü, Siyasi Birliği Ve Egemenliği Bölge Barışının Anahtarıdır”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya2 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya12 ay önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya5 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya1 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya9 ay önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya4 ay önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Gündem2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya6 ay önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya9 ay önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya7 ay önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya6 ay önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya6 ay önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya9 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya8 ay önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya6 ay önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya1 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Tekne Firmaları Türkiye7 ay önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Dünya12 ay önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya2 sene önce

“Türkiye’nin haklarını sonuna kadar savunacağız”

Dünya11 ay önce

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,: Sporun güzel yönüyle yarınlara yürümeye devam edeceğiz

Kiralık Yelkenli2 sene önce

Setmarine yachts |Çeşme Kiralık Yelkenli

Gündem10 ay önce

Gazete ve Dergi Sektöründe Lider Haber Yazılımı

Reklamlar

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

Son Dakika Haber