Connect with us

Dünya

“Ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde büyütmeyi sürdüreceğiz”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İnşallah ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde, cari dengemizi fazla yönünde sürekli geliştirerek büyütmeyi sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Kabine Toplantımızda sağlıktan eğitime, güvenlikten turizme ve sosyal yardımlara kadar ülkemizi ve milletimizi yakından ilgilendiren pek çok hususla ilgili değerlendirmelerimizi yaptık.

“POLİSLERİMİZE YÖNELİK SON SALDIRI VE TOPRAKLARIMIZI HEDEF ALAN TACİZLER ARTIK BARDAĞI TAŞIRMIŞTIR”

Sözlerimin hemen başında Fırat Kalkanı Harekât bölgesinde PKK-YPG terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda şehit düşen polis memurlarımız ile Afyonkarahisar’daki trafik kazasında hayatlarını kaybeden öğrencilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Suriye’den ülkemize yönelik terör saldırılarının kaynağı mahiyetindeki kimi yerler konusunda artık tahammülümüz kalmamıştır. Buralardan kaynaklanan tehditleri ya oralarda etkin olan güçlerle birlikte ya da kendi imkânlarımızla bertaraf etmekte kararlıyız. Polislerimize yönelik son saldırı ve topraklarımızı hedef alan tacizler artık bardağı taşırmıştır. En kısa sürede bu sorunların çözümü için gereken adımları atacağız.

Bu vesileyle bugün vefat eden İstanbul Milletvekilimiz, kadim dava ve yol arkadaşım İsmet Uçma’ya da Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Yarın kendisini mezunu olduğu Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camiinden öğle namazını müteakip dar-ül bekaya uğurlayacağız.

“MİLLETİMİZLE TAM BİR DAYANIŞMA İÇİNDE YOLUMUZA DEVAM ETTİK”

Aziz milletim; Kabine Toplantımızda sağlık alanında Kovid-19 salgınındaki gelişmeleri hasta ve vefat sayılarından aşıdaki son duruma kadar tüm boyutlarıyla ele aldık. Türkiye bu küresel tehdide karşı en başından beri gerek sağlık altyapısındaki gücüyle, gerek üretim ve tedarik süreçlerini devam ettirmesiyle, dünyada en iyi kriz yönetimini sergileyen ülkelerin başında geliyor.

Salgın döneminde üretim ve ekonomide kontak kapatan ülkelerin şimdi yeniden çarkları döndürmekte, sistemi işletmekte ne kadar zorlandıklarını hepimiz görüyoruz. Biz salgınla mücadelemizi üretimin ve istihdamın kesintisiz sürmesini sağlayacak bir anlayışla yürütürken maruz kaldığımız ithamları unutmadık. Gereken her türlü tedbiri almak, hizmeti sağlamak, desteği vermek suretiyle hayata geçirdiğimiz bu stratejinin ne kadar doğru olduğunu dünyada yaşanan gelişmeler bir kez daha teyit ediyor.

Gelişmiş ülkelerin çoğundaki sorunun mal veya ürün eksikliğinden ziyade yönetim zafiyetinden kaynaklandığı görülüyor. Biz tıpkı şehir hastanelerini inşa ederek sağlık krizine güçlü bir altyapıyla girdiğimiz gibi, 2018 yılında yönetim sistemimizi değiştirerek bugünlere kendimizi hazırladık. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin getirdiği hızlı karar alma ve etkin uygulama kabiliyeti sayesinde ortaya çıkan bu başarıda emeği olan herkese, tüm bakanlıklarımıza, kurumlarımıza, personelimize teşekkür ediyorum. Tabii en büyük şükranı bu süreçte sabırla ve inançla hep bizim yanımızda yer alan milletimize sunuyoruz.

Diğer ülkelerin sağlık sorunları yanında ciddi sosyal çalkantılarla sarsıldığı bir dönemde biz milletimizle tam bir dayanışma içinde yolumuza devam ettik. Üretim ve istihdam sektörlerinin yanı sıra tüm kademeleriyle eğitimde de normalleşme adımlarını attık ve hamdolsun üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sıkıntıyla karşılaşmadık. Bu çerçevede Millî Eğitim Bakanlığı Mesleki Teknik Eğitim Ar-Ge Merkezi’nde öğretmenlerimize ve personele yönelik olarak geliştirilen Kovid-19 hızlı antijen test kiti üretim aşamasına geldik. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde 750 engelli öğretmenimizin atamasının yapılacağını da bu vesileyle duyurmak istiyorum.

“SALGIN TEDBİRLERİNE RİAYET ETMEYİ BİR MÜDDET DAHA SÜRDÜRMEMİZ GEREKİYOR”

Elbette henüz her şey bitmiş, salgın tümüyle sona ermiş, tehdit ve tehlike ortadan kalkmış değildir. Salgın tedbirlerine riayet etmeyi bir müddet daha sürdürmemiz gerekiyor. Özellikle aşılamada hedeflediğimiz seviyelere bir an önce ulaşmak istiyoruz. Bunun için vatandaşlarımızı aşılarını bir an önce olmaya veya tamamlamaya davet ediyoruz. Bilhassa üniversite öğrencilerimizden yükseköğretim kurumlarındaki sosyal alanların kullanımında ve toplu taşımada tedbirlere azami dikkat etmelerini bekliyoruz.

Biz kendi meselemizi çözsek bile dünya bu virüsten tamamen temizlenmeden iş bitti diyemeyiz. Sizlerin de yakından takip ettiği gibi sürekli yeni varyantlarla yeni dalgalara yol açan salgına karşı hep tetikte olacağız. Sağlık sistemini ayakta tutma yanında tüm boyutlarıyla ekonomide, eğitimde, sosyal hayatta geldiğimiz olumlu seviyeyi korumak ve daha ileriye taşımak için buna mecburuz. Kontrolü asla elden kaçırmadan hem vatandaşlarımızın sağlığını koruyacak hem de günlük hayatın kendi mecrasında akmasını temin edecek tedbirleri uygulayacağız. Eskilerin, “korkulu rüya görmektense uyanık kalmak evladır” sözünde işaret ettikleri gibi, ihtiyatlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz.

“HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİZİM ÖNCELİĞİMİZ MİLLETİMİZİN HUZURUDUR”

Dünyada enerji başta olmak üzere emtia ve gıda fiyatlarında fahiş artışların yaşandığı bir dönemde çoğu ülke pahalılık yanında ciddi bir mal ve ürün kıtlığıyla karşı karşıyadır. Türkiye ise vaktinde aldığı tedbirler ve güçlü altyapısı sayesinde bu sıkıntılara ya tamamen uzaktır ya da çok sınırlı bir şekilde maruz kalmaktadır. Fiyatlaması küresel düzeyde yapılan ürünlerdeki fahiş artışları içeriye sınırlı bir düzeyde yansıtarak vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu gösteriyoruz. Buna rağmen fiyat artışlarından dolayı sıkıntıya düşen çalışanlarımızı ve üreticilerimizi korumak için de her türlü tedbiri alıyoruz.

Kamu işçi ve memur sözleşmelerinde yaptığımız yüksek artışlar bu anlayışın bir yansımasıdır. Artık daha çok üreten, daha çok ihraç eden, daha çok kazanan özel sektörümüzün de kendi çalışanlarını aynı şekilde koruyacak, kollayacak bir anlayışı ortaya koyacağına inanıyorum.

Aynı şekilde yaşanan istisnai durumu yüksek kâr hırsıyla yaptıkları fahiş fiyat artışlarının bahanesi hâline getirerek milletimizin mağduriyetine yol açan fırsatçıları da yakından takip ediyoruz. Her zaman olduğu gibi bugün de bizim önceliğimiz; milletimizin huzurudur, güvenliğidir, refahıdır, geleceğidir.

“TÜRKİYE EKONOMİK OLARAK HER GEÇEN GÜN ÇOK DAHA GÜÇLENECEKTİR”

Ekonomide büyümeden ihracata, istihdamdan cari fazlaya kadar aldığımız her yeni güzel haber geleceğimize daha umutla bakmamızı sağlıyor. İşte bu sabah açıklanan Ağustos ayı cari işlemler hesabında 528 milyon dolar fazla verdiğimiz görülüyor. Yine bugün açıklanan Ağustos ayı işsizlik rakamlarının iş gücüne katılım oranı sürekli arttığı hâlde istihdamdaki ciddi yükseliş sayesinde yatay bir seyir izlediği müşahede ediliyor. Birileri Türkiye’ye siyasi konularda yapamadıkları diz çöktürme işini ekonomide gerçekleştirmek için var güçleriyle saldırıyor olsa da biz kendi potansiyelimizin ve gücümüzün farkındayız.

İnşallah ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde, cari dengemizi fazla yönünde sürekli geliştirerek büyütmeyi sürdüreceğiz. Tüm stratejilerimizi ve imkânlarımızı bu doğrultuda sefer ettik, hamdolsun adım adım neticesini almaya da başladık. Bundan sonra Türkiye ekonomik olarak her geçen gün çok daha güçlenecektir.

“HEDEFLERİMİZE DOĞRU KARARLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜYORUZ”

Aziz milletim; salgın dünyadaki adaletsizlikleri, haksızlıkları, bencillikleri ve bunları örtmek için yapılan güç gösterilerinin gerisindeki zayıf, siyasi sosyal yapıları da gün yüzüne çıkarmıştır. Küçük bir kesimin güvenliği ve refahı için asırlardır sömürülen, bölünen, parçalanan, birbirine kırdırılan, vicdan ve ahlak dışı her türlü muameleye maruz bırakılan insanlığın kalanı artık bu çarpık sisteme itiraz ediyor.

Birleşmiş Milletlerde dile getirdiğimiz Dünya Beşten Büyüktür sözünü daha adil bir dünyanın mümkün olduğu teziyle genişleterek insanlığın bu ortak duygularına tercüman oluyoruz. İşte bu anlayışla Türkiye olarak Balkanlardan Kafkaslara, Afrika’dan Güney Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada hep mazlumun, mağdurun, hakkın ve hakikaten yanında yer alıyoruz.

Hiç şüphesiz bu onurlu ve ilkeli tavrın bir bedeli var. Milletimizle birlikte gerektiğinde bu bedeli ödemekten de kaçmadık, kaçmayız. Ama aynı zamanda bugün Türkiye’nin bölgesel ve küresel bir güç olarak yükselen yıldızının gerisindeki en önemli unsurlardan biri de bu haysiyetli duruşunun sonucu olan etki halkasıdır.

Dünyanın neresine gidersek gidelim insanların bize sevgi ve umutla bakan gözlerinde bu güzel iklimin tezahürleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye’deki 3,6 milyon Suriyeliyi ve toplamda 5 milyonu bulan yabancı uyruklu sığınmacı varlığını yük olarak görenler meseleye bir de bu açıdan bakmalıdır.

Ülkemize karşı yükselen kin, nefret, düşmanlık dalgalarının çoğu defa biz farkında bile olmadan kırılmasında dua ve şükran ifadeleriyle zenginleşen bu tablonun çok önemli rolü olduğuna inanıyorum. Bin yıldır vatanımız olarak bu coğrafyadaki varlığımız devam ettikçe kimi çevrelerin bize olan husumetlerinin bitmeyeceği açıktır. Ama her kökenden, her renkten, her inançtan, her meşrepten yüz milyonlarca insanın desteği ve duası arkamızda olduğu, milletimizin yüreğindeki istiklal ve istikbal aşkı bitmediği müddetçe Allah’ın izniyle kimse bu vatanı elimizden alamaz.

Elbette sadece bu gönül bağına güvenerek sırt üstü yatmıyoruz. Her alanda ülkemizi kalkındıracak, geliştirecek, güçlendirecek politikalarla, yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle, hedeflerimize doğru da kararlı bir şekilde yürüyoruz.

Türkiye’nin Cumhuriyet dönemindeki en iddialı demokrasi ve kalkınma projesinin 2023 vizyonumuz olduğuna inanıyorum. Artık hedeflerinin çoğuna ulaştığımız ve menziline de yaklaştığımız 2023 vizyonumuzu yeni ve daha büyük adımlarla tahkim ettiğimiz bir döneme girdik.

Bir süredir dünya devletleri bir araya gelerek özellikle 2053 vizyonumuz ve bu adımların en yakın, en önemli projesi, her ne kadar uzak bir tarih gibi görünse de devlet ve millet hayatı bakımından önümüzdeki 30 yıllık sürenin kısa bir dönemi ifade ettiğini biliyoruz.

Bir yandan 2023 projelerimizin eksiklerini tamamlarken, diğer yandan gençlerimize emanet edeceğimiz 2053 vizyonumuz için somut hedeflerimizi de yavaş yavaş oluşturmaya başladık.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HERKESİ İLGİLENDİRİYOR”

Bunlardan ilki bir süre önce ilan ettiğimiz Yeşil Kalkınma Devrimi’dir. Sanayi devrimi ile başlayan bilgi ve teknoloji devrimi ile zirveye ulaşan dönemde bugün gelişmiş diye tabir edilen ülkeler insanlığın ortak mirası olan çevreyi ve tabii kaynakları gerçekten çok hoyratça tüketmiştir. Dünya bugün insanlık tarihindeki büyük kırılmaların en önemli sebepleri arasında yer alan ve öncekilerden farklı olarak bu defa kendi eli ile başlattığı yeni bir iklim değişikliği gerçeği ile karşı karşıyadır. Salgın döneminde üretimde ve insan hareketliliğinde yaşanan kısmı yavaşlamanın bile dünyamızı tabiat dengeleri açısından ne kadar rahatlattığını uzaydan çekilen çekimler gösteriyor. Ama maalesef bu geçici duraklama iklim değişikliği sorununa çözüm olmaktan çok uzaktır.

Bir süredir dünya devletleri bir araya gelerek iklim değişikliğinin ağır sonuçlarını en azından hafifletmeye yönelik çözüm yolları arıyor. Paris İklim Anlaşması bu arayışların ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Her ne kadar sorunun sebebi olan gelişmiş ülkeler bu doğrultuda atılacak adımların bedelini karşılamada acil sorumluluk üstlenme konusunda ayak direselerde neticeten iklim değişikliği herkesi ilgilendiriyor.

Türkiye olarak adil yük paylaşımı konusundaki itirazlarımızı saklı tutarak Paris İklim Anlaşması’nı Meclisimizin onayı ile birlikte yürürlüğe koyduk. Önümüzdeki haftalarda İtalya’da yapılacak G-20 toplantısında ve İskoçya’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde ülkemizin bu konudaki yaklaşımlarını tüm taraflarla paylaşacağız. Önümüzdeki dönem için Yeşil Kalkınma Devrimi’ni tüm çalışmalarımızın merkezine yerleştirerek insanlığın önündeki bu önemli krizin çözümünde öncü ve etkin bir rol üstlenmekte kararlıyız.

Hükûmet olarak biz bu hususta üzerimize düşenleri yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Rahmetli Cemil Meriç; samimiyet öyle bir dildir ki onu kör de görür, sağır da duyar diyor. Biz bugüne kadar milletimizin gönlünde karşılığı olmayan hiçbir siyaseti yapmadık, hiç bir uygulamayı hayata geçirmedik. Yeşil Kalkınma Devrimi’ni de aynı samimiyetle milletimizin takdirine sunuyoruz.

Siyasi partilerden özel sektöre ve sivil toplum kuruluşlarına kadar her kesimden sürecin ülkemize külfetlerini asgari düzeyde tutacak, fırsatlarını azami düzeyde değerlendirecek bir yaklaşımla yürüteceğimiz bu tarihî projeye destek vermelerini bekliyoruz. Bu meselenin bırakınız siyaseti, bırakınız Türkiye’yi, tüm insanlığın ortak meselesi olduğu anlayışıyla herkesin samimi ve yapıcı bir şekilde bu sürecin içinde yer almasını temenni ediyoruz.

Cumhuriyet döneminin geçtiğimiz 19 yılda gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma devriminden sonraki bu en önemli atılımının şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu vesileyle iklim değişikliği ve göç konusunda hayata geçirmeyi kararlaştırdığımız yeni yapısal düzenlemelerin müjdesini de milletimizle paylaşmak istiyorum.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız ismini, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştiriyor, bünyesinde bir de İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu oluşturuyoruz. Bu Bakanlığımıza bağlı olarak altında ilgili tüm birimlerin yer alacağı bir İklim Değişikliği Başkanlığı kuruyoruz.

Konu ile yakın ilişkisi sebebiyle hâlen Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü’nü de Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlıyoruz. Bu kurumlarımız Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili sorumluluklarını da yerine getirmeyi sürdürecektir.

Bir diğer kurumsal reformu da göç konusunda yapıyoruz. İçişleri Bakanlığımıza bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün statüsünü yükselterek Göç İdaresi Başkanlığı hâline dönüştürüyoruz. Böylece ülkemizin göç konusunda çok daha kapsamlı, etkin ve hızlı hareket edebilmesini sağlayacak kurumsal kapasiteyi oluşturmayı hedefliyoruz.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne kazandırdığımız İklim Değişikliği Başkanlığı ile Göç İdaresi Başkanlığının ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Bu çalışmada emeği geçen Cumhurbaşkanı Yardımcımıza, Çevre ve Şehircilik Bakanımıza, İçişleri Bakanımıza, Tarım ve Orman Bakanımıza teşekkür ediyorum.

“MİLLETİMİZİN DESTEĞİYLE VERDİĞİMİZ TARİHÎ MÜCADELE SAYESİNDE ÜLKEMİZİ ASIRLIK TUZAKLARDAN KURTARDIK”

Aziz milletim; Türkiye’nin sanayi devrimini kaçırmasının, bilgi ve teknoloji devriminin gerisinde kalmasının sebebi, milletimizin kabiliyetsizliği veya ülkemizin yetersizliği değildir. Türkiye çeşitli dönemlerde farklı siyasi, sosyal, ekonomik araçlar kullanılarak özellikle bu süreçlerin dışına itilmiştir. Tek parti faşizmi bu araçlardan biridir. Darbeler ve vesayet bu araçlardan biridir. Terör bu araçlardan biridir.

Kimi zaman sağ sol, kimi zaman Alevi Sünni, Kimi zaman Türk Kürt, kimi zaman dindar laik kisvesi altında oluşturulan kutuplaşmalar bu araçlardan biridir. Yaşadığımız her siyasi ve sosyal kaos beraberinde ekonomik kayıpları da getirmiştir, bilhassa 1960 darbesinden beri bu gerçeği sayısız örneğiyle görmek mümkündür. Hükûmetlerimiz döneminde başlattığımız büyük demokrasi ve kalkınma devrimlerinin önünü kesmek, etkisini azaltmak, mümkünse takvimleri geriye sarmak için de bu oyunlar oynanmaya devam edilmiştir.

Hatırlayın, 2007 yılında ortada hukuki ve siyasi hiçbir sebep yokken ülkemizin önüne suni bir rejim tartışması, Cumhurbaşkanlığı seçimi krizi çıkardılar. Ardından Gezi olaylarıyla başlayıp 15 Temmuz darbesini de içine alacak şekilde kesintisiz süren bir başka süreç yaşadık. Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizin geri kalmışlığını ortadan kaldıracak yatırımları yaptığımız, hak ve özgürlük sınırlarını genişlettiğimiz bir dönemde çukur eylemleriyle bölücü terörü tekrar hortlattılar. Ülkemizin içinde yaşanan her sıkıntının dışarıdan planlanan ve beslenen bir boyutu da mevcuttur. Bu tablo karşısında milletimizin desteğiyle verdiğimiz tarihî mücadele sayesinde ülkemizi asırlık tuzaklardan, asırlık cenderelerden kurtardık.

“TERÖR ÖRGÜTLERİYLE SINIRLARIMIZ İÇİNDE YÜZLEŞMEK YERİNE TEHDİTLERİ KAYNAĞINDA TESPİT EDECEK YENİ BİR STRATEJİYE GEÇTİK”

Öncelikle güvenlik stratejilerimizi değiştirdik, terör örgütleriyle sınırlarımız içinde yüzleşmek yerine tehditleri kaynağında tespit ve imha edecek yeni bir stratejiye geçtik. Bunun için millî birlik ve beraberliğimizi tahkim ederek hem asker ve polis gücümüz hem diplomatik gücümüzü kullandık. Terör ve teröristle beraber terörizmle de mücadele ettik.

Yaptığımız yatırımlar ve getirdiğimiz hizmetlerle ülkemizin 81 vilayetiyle birlikte terör hadiselerinin yaşandığı şehirlerimizi de hızla kalkındırdık. Kadınıyla, genciyle, çocuğuyla, işçisiyle, işvereniyle, esnafıyla, her kesimden insanımızın sorunlarını çözecek, talep ve beklentilerine cevap verecek imkânlar sağladık.

Askerî gücümüzü, savunma sanayimizi geliştirerek sınırlarımızı korumak ve sınır ötesi harekâtlarımızı yapmak için ihtiyaç duyduğumuz silah ve mühimmatı kendimiz üretmek suretiyle dışa bağımlılıktan kurtardık.

Ülkemizi her türlü meselenin konuşulabildiği; ret, inkâr ve asimilasyon politikaları yerine hak, hukuk ve özgürlük temelli bir yönetim yapısına kavuşturduk. Tüm bunlar sayesinde Türkiye’yi, istisnasız her köşesinde, milletimizin istisnasız her ferdinin aynı demokratik ve ekonomik imkânlara sahip olduğu müreffeh bir yer hâline getirdik. Turizmden çarşı pazara kadar günlük hayatın her anında bu tabloya şahit olmak mümkündür.

Düne kadar teröristlerin kol gezdiği yaylalarda artık bal veren arıların, otlayan hayvanların, piknik yapan vatandaşlarımızın, güzellikleri keşfeden turistlerin sesleri yankılanıyor. Düne kadar teröristlerin yol kesip huzur kaçırdığı ovalarda tarım yapılıyor, üretim yapılıyor. Düne kadar teröristlerin saldırıları sebebiyle kapalı olan okullarda çocuklarımız eğitim öğretim görüyor. Düne kadar yatırımcı olmadığı için tabelalarını indiren sanayi sitelerinde her gün fabrika binaları yükseliyor. İnşallah bu güzel tabloyu daha da geliştirerek sürdüreceğiz.

“TERÖR ÖRGÜTÜNÜN YURT İÇİNDEKİ İNSAN VE FİNANS KAYNAKLARINI BİTİRME NOKTASINA GELDİK”

Hamdolsun, terör örgütünün yurt içindeki insan ve finans kaynaklarını bitirme noktasına geldik. Artık çocukları dağa giden anne babaların yürek sızı yerine çocuklarını kavuşan Diyarbakır annelerinin sevinçlerini paylaşıyoruz. Biz samimiyetle çalıştıkça, attığımız adımların karşılığını da görmeye başladık. Sadece bu yıl ikna yoluyla 153 terör örgütü mensubunun teslim olmasını sağladık. Son beş yılda bu şekilde yeniden kazandığımız gençlerimizin sayısı bini geride bıraktı.

Sınırlarımız ötesinde de PKK’sından DEAŞ’ına ve FETÖ’süne kadar terör örgütü mensuplarına nefes aldırmıyor, nereye kaçarlarsa kaçsınlar tepelerine tepelerin biniyoruz. Artık hiç kimsenin bu ülkede milletimizin bir kesiminin dertleri ve beklentileri üzerinden ayrımcılık siyaseti yapmasına izin vermeyeceğiz.

Diğer yandan, terörün en büyük finans kaynağı olan uyuşturucuyla mücadeleyi de tarihimizin en ileri seviyesine getirdik. Amerika’nın Afganistan’ı işgali sonrasında bu bölgede 20 kat artan afyon ekimi ve uyuşturucu üretiminin Avrupa’ya naklinden en büyük lojistik kaynağı PKK terör örgütüdür. Aynı şekilde Avrupa’daki gelişmiş laboratuvarlarda üretilen sentetik uyuşturucuların Orta Doğu Bölgesi’ne naklinin lojistiğini de PKK mensupları yürütmektedir. Tabii bu arada bizim gençlerimizi zehirleyen uyuşturucunun kaynağı da önemli ölçüde bu örgüttür.

Sınırlarımızı sıkı sıkıya kontrol altına alarak uyuşturucu suçlarına verdiğimiz cezaları arttırarak bu trafiğe çok ciddi darbeler vurduk. Öyle ki, ülkemizde uyuşturucu bağlantılı ölümleri son beş yılda neredeyse üçte bir seviyesine düşürdük. Bugün cezaevlerinde yatan mahkûmların aşağı yukarı üçte biri uyuşturucu suçundan oradadır. Ülkemizdeki terör örgütlerini nasıl insan ve finans kaynaklarını çökerterek etkisiz hâle getirdiysek sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridorlarında da aynısını yapacağız.

“GÖÇ YÖNETİMİNDE DE YENİ STRATEJİLERİ VE UYGULAMALARI DEVREYE ALIYORUZ”

Aziz milletim; son dönemde göç yönetiminde de yeni stratejileri ve uygulamaları devreye alıyoruz. Türkiye, her dönemde olduğu gibi geçtiğimiz 10 yıldır da son derece onurlu ve ahlaklı bir şekilde hayata geçirdiği insani güvenlik anlayışıyla sınırlarına gelen tüm mazlumlara ve mağdurlara kucak açmıştır. Geçmişte Balkanlar’dan ve Kafkaslar’dan, daha yakın tarihte Irak’tan, son olarak Suriye’den gelen büyük göç dalgalarını hep bu anlayışla göğüsledik. Ancak, dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler artık bu tabloyu aynı esneklikte devam ettirebilmemize imkân sağlamamaktadır. Nitekim son beş yılda 2 milyon 350 bin kişiyi ülkemize giriş yapmadan sınırda engelledik. Sınırlarımız içinde yakaladığımız düzensiz göçmen sayısı da 1 milyon 300 bini geçti. Bunların bir kısmı kendiliğinden geri dönerken 286 binini de biz sınır dışı ettik. Tabii bu göçmenlerin neredeyse tamamına yakınının hedefinin Türkiye’de kalmak değil Avrupa’ya, hatta belki oradan da başka yerlere geçmek olduğunun altını çizmemiz gerekir.

Türkiye yürüttüğü bu etkili ve kapsamlı sınır güvenliği ve göç politikasıyla Avrupa’nın özellikle üstesinden gelemeyeceği bir göçmen akınına uğramasının önüne geçmiştir. Ama artık bizim bu yükü tek başına üstlenmemiz mümkün değildir. Meselenin her ne kadar verilen sözler tam manasıyla yerine getirilmemiş olsa da, sadece maddi külfet paylaşımıyla çözülemeyecek bir boyuta ulaştığını herkes görmeli ve kabul etmelidir. Avrupa başta olmak üzere göçmenlerin hedefi durumundaki ülkelerden daha fazla, daha gerçekçi, daha samimi sorumluluk üstlenmelerini bekliyoruz.

Biz sınırlarımız içindeki mevcut göçmen meselesini bir kısmının güvenli ve gönüllü olarak geri dönmelerini sağlamak, bir kısmını sosyal ve ekonomik programlarla ülkemize entegre etmek suretiyle çözeriz. Bu çerçevede uyum stratejilerimizi belirledik ve gereken adımları atmaya başladık. Gerisi sığınmacıların hedefi olan yerlerin sorunudur. Göçe kaynaklık eden ülkelerden göçün hedefi olan ülkelere kadar tüm tarafları kucaklayan bir program geliştirilmediği sürece bu sorunun çözümünün mümkün olmadığını da biliyoruz. Türkiye’nin bu doğrultuda atılacak her adıma destek olacağından, katkı sağlayacağından kimsenin şüphesi olmasın. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Bu duygularla bir kez daha hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.”

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde konuştu

Haber

on

“Teknolojik bağımsızlığınızı kazanmadan, millî sanayinizi inşa etmeden, ne ekonomik ne de siyasi anlamda özgürlüğünüzü tesis edebilirsiniz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Teknoloji ve Sanayinin Merkezi Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Teknolojik bağımsızlığınızı kazanmadan, millî sanayinizi inşa etmeden, ne ekonomik, ne de siyasi anlamda özgürlüğünüzü tesis edebilirsiniz. Savunmada dışa bağımlılık nasıl ciddi sıkıntılar doğurursa, teknoloji ve üretimde dışa bağımlılık da benzer riskler oluşturur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gebze Bilişim Vadisi’nde düzenlenen, Teknoloji ve Sanayinin Merkezi Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasında, program vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmesini sağlayan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ye değer katanlar deyince akla ilk gelen yerlerden birinin şüphesiz Bilişim Vadisi olduğunu dile getirdi ve “Hatta ‘Kocaeli’ ifadesi dahi bana göre küçük geliyor, ‘Türkiye’ye değer katanlar’ dersek herhâlde çok daha isabetli olur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 yıl önce Bilişim Vadisi’ni açtıklarında buranın, Türkiye’nin yarınlarını şekillendirecek teknoloji ve inovasyon üssü olacağını ifade ettiklerini belirterek, şöyle devam etti: “Aradan geçen kısa süre zarfında vadimizin bu hedefe doğru emin adımlarla ilerlediğini görüyoruz. Bilişim Vadisi yazılım, mobilite, elektronik, enerji, tasarım ve oyun gibi sektörlerde faaliyet gösteren firmalarıyla büyük ve güçlü Türkiye’nin köşe taşıdır. Vadimiz, 230 bin metrekare kapalı alanıyla ülkemizin en büyük teknoloji geliştirme bölgesi hüviyetine sahiptir. İstanbul-Kocaeli-İzmir arasında oluşturduğumuz teknoloji koridoruyla birbirine bağlanan Bilişim Vadisi, millî teknoloji hamlemize büyük bir ivme katıyor. Önümüzdeki dönemde vadimizin teknoloji ve inovasyon kapasitesini daha da artıracağına inanıyorum.”

“GÜZEL İŞLER YAPANLARI TAKDİR ETMEK, GELENEĞİMİZİN MİRASI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Türkiye’nin ufkunu yansıtan böyle bir mekânda Türkiye’nin sanayide lokomotif şehirlerinden Kocaeli’ye değer katan firmaları ödüllendirmenin elbette farklı bir mana taşıdığını dile getirerek, ecdadın “Marifet iltifata tabidir, iltifatsız emek zayidir” dediğini hatırlattı.

Güzel işler yapanları, örnek çalışanları, ortaya eserleriyle çıkanları takdir etmenin geleneklerinin de mirası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, çünkü ödüllendirilen her başarının daha nitelikli, daha büyük, vatana, millete, insanlığa daha faydalı çalışmaların müjdecisi olacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak yenilikçi, kaliteli ve kendi alanında çığır açan projelerin desteklenmesine çok ama çok ehemmiyet veriyorum. Bugün de yatırım, istihdam ve ihracat başta olmak üzere farklı alanlarda Kocaeli’nin gelişmesine, şehrimizin büyümesine katkı sunan firmalarımızı ödüllendiriyoruz” diye konuştu.

“İŞ İNSANLARIMIZI HER ALANDA DESTEKLEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

2021’den bu yana en çok ihracat yapan, istihdamını en fazla artıran ve kadın istihdamı en çok olan firmaları özellikle tebrik ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kocaeli’yle birlikte Türk ekonomisine değer katarak ödül almaya hak kazanan şirketlerimizi ve girişimcilerimizi kutluyor, başarılarının artarak devamını diliyorum. Bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türkiye için hayal kuran ve bu hayallerini gerçeğe dönüştürmeye çalışan siz iş insanlarımızı her alanda desteklemeyi sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojik bağımsızlığı kazanmadan, millî sanayiyi inşa etmeden ekonomik ve siyasi anlamda özgürlüğün tesis edilemeyeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Savunmada dışa bağımlılık nasıl ciddi sıkıntılar doğurursa teknoloji ve üretimde dışa bağımlılık da benzer riskler oluşturur. Koronavirüs salgını sürecinde yaşananlar bu gerçeği çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur. Dünyanın en zengin, en müreffeh ülkeleri bile sağlık çalışanları ve vatandaşları için maske bulamadı. Asgari sağlık hizmetlerini sunmakta zorlandığı günler yaşadı. Küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar nedeniyle birçok yerde üretim aylarca durma noktasına geldi. Hastanelerden, marketlerden, sanayi sitelerinden yansıyan görüntüleri hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz.”

“SAĞLIKLA BİRLİKTE EKONOMİDE DE BAŞARILI BİR İMTİHAN VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak bu sancılı süreçte (Kovid-19 salgını) sağlıkla birlikte ekonomide de başarılı bir imtihan verdiklerini söyledi.

Kimilerinin ülkeyi felakete sürükleyecek akıl ve izan dışı söylemlerine rağmen ekonomik hayatın durmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şirketleri üretime, ticarete, istihdama devam etmeleri noktasında teşvik ettiklerini vurguladı.

Türk firmalarının, Hükûmetin bu teşvikleri sayesinde yurt içinde ve dışında başarı çıtasını sürekli yukarı taşıdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, ekonomik büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdüren sayılı ülkelerden biri olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl elde ettikleri yüzde 11’lik büyümeyle G20 ülkeleri içinde ilk sıraya yerleştiklerine dikkati çekerek, “Bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,3’lük büyüme kaydettik. Dünyada istihdam azalırken, 31 milyon sınırına dayanarak tarihimizin en yüksek rakamına ulaştık. Her ay ihracatta rekor kırıyoruz. Temmuz ayı ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,5 artarak, 18 milyar 550 milyon dolara ulaştı. 2002 yılında sadece 36 milyar dolar ihracat yapabilen Türkiye’nin, yani bununla şunu söylüyorum; göreve geldiğimiz zaman ihracatımız 36 milyar dolardı. Şimdi nereye geldik? 250 milyar dolara yaslandık” bilgisini verdi.

Turizmde 2022 hedeflerinin de üzerine çıkacaklarının görüldüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya merkezli üretim ağına alternatif adres arayışlarında Türkiye’nin isminin giderek daha fazla zikredildiğini belirtti. Erdoğan, başka ülkelerin yurt dışı pazarlarda bıraktığı boşluğu, Türk ürünleri ve firmalarının doldurduğunu dile getirdi.

“RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI’NIN OLUMSUZ ETKİLERİNDEN ÜLKEMİZİ KORUMAYI BAŞARDIK”

Dün Soçi’de olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Döndüğümde, akşam televizyon ekranlarında Rusya’dan gelen kruvaziyer gemisinin Trabzon Limanı’na yanaşmasını gördüm. İftihar ettim. Düşünün, Trabzon Limanı’na artık turistler kruvaziyer gemisiyle geliyor. Sanayisi, üretim kapasitesi, nitelikli iş gücü, üç kıtayı birleştiren stratejik konumu, sağlık ve ulaşım altyapısı ile ülkemizin yıldızı giderek parlıyor. Küresel ölçekte gıda ve enerji krizinin konuşulduğu bir dönemde Allah’a şükür biz oldukça rahatız. İş birliğini, barışı, diplomasiyi önceleyen dengeli politikamızla Rusya-Ukrayna Savaşı’nın olumsuz etkilerinden ülkemizi korumayı başardık. Tahıl koridorunun açılmasını sağlayarak, küresel sorunların çözümünde Türkiye’nin anahtar rolünü bir kez daha teyit ettik.”

“TOPLUMUMUZUN TÜM KESİMLERİNE SAHİP ÇIKIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emtia fiyatlarındaki ani ve aşırı yükselişin sebep olduğu piyasa dengesizliklerini yakından takip ettiklerinin altını çizerek, “Fahiş fiyat artışları ile enflasyon sebebiyle vatandaşımızın ve iş dünyamızın sırtına binen yükü hafifletecek pek çok adım attık, atmayı da sürdürüyoruz. Asgari ücretten memur ve emeklilerimizin maaşlarında yaptığımız artışlara, sosyal koruma kalkanımızın genişletilmesinden iş dünyamıza yönelik kredi imkânlarına kadar, attığımız her adımda toplumumuzun tüm kesimlerine sahip çıkıyoruz. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazlayla ülkemizi büyütme esasına dayanan Türkiye Ekonomi Modelimizi taviz vermeden uyguluyoruz. Hayata geçirdiğimiz politikalarımızın müspet sonuçlarını inşallah önümüzdeki senenin ilk çeyreğinde, özellikle enflasyonda daha net bir şekilde göreceğiz. Türkiye’yi bu küresel fırtınadan da sahil-i selamete mutlaka çıkartacağız” diye konuştu.

Günümüz ekonomisinin rekabetçi yapısında öne çıkmanın yolunun, güçlü üretim kapasitesiyle birlikte yüksek teknoloji ve yenilikçilik olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda Türk ekonomisinin bu yönünü güçlendiren pek çok adım attıklarını, Cumhuriyet tarihinin en büyük sanayi ve teknoloji atılımı olarak Millî Teknoloji Hamlesi’ni başlattıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de dünya ile yarışabilecek bir girişimcilik ekosistemi inşa ederken, Türk girişimlerine yatırım yapanları destekleyecek programları devreye aldıklarını aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’de teknoloji tabanlı işlere yapılan yatırım miktarlarında keskin bir artış yaşanıyor. 2023 için öngördüğümüz yatırım rakamlarını iki yıl öncesinden büyük bir farkla geçtik. 2020 yılında Türkiye’deki teknoloji şirketlerine yapılan yatırımlar sadece 148 milyon dolarken, 2021 yılında bu ne oldu biliyor musunuz? 1,5 milyar doları aştı. 2022’nin ilk yarısında 132 teknoloji girişimine yapılan 1,4 milyar dolarlık yatırım da aslında yeni rekorlar, yeni başarı hikâyelerinin sinyallerini veriyor. Türkiye, bu yılın ilk yarısında oyun yazılımı sektöründe Avrupa’da en fazla yatırım alan ülke oldu. Bundan iki sene önce ülkemizde 1 milyar dolar değerlemeye ulaşan hiç şirket yokken, bugün bu şirketlerin sayısı 6’ya ulaştı. Ayrıca çoğu kendi imkânlarımızla yerli ve millî helikopterlerimizi, roket ve mühimmatlarımızı, eğitim uçaklarımızı, zırhlı araçlarımızı, gemilerimizi, torpidolarımızı, hava savunma sistemlerimizi tasarladık, geliştirdik ve ürettik.”

İHA VE SİHA ÜRETİM SÜRECİ

Bazıları bu başarıları görmezden gelse de 20 yılda yapılanların Türkiye için büyük bir gurur kaynağı olduğunu bildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Az önce Bakanımız tüfeklerden bahsetti. Bırak tüfeği, Sayın Varank ne tüfeği? Bu ülke toplu iğne üretemiyordu, toplu iğne. Şimdi hamdolsun buralara geldik. Bugün dünyada insansız hava araçları denilince akla ilk Türk SİHA’ları geliyor. Önce İHA’yla başladı, ardından SİHA, şimdi Akıncı. Ben Sayın Bush Amerika’da başkanken, kendisiyle bir ziyarette, daha henüz başbakan olmamıştım ama seçimi kazanan bir partinin başkanıydım ve Amerika’ya yaptığım ziyarette Sayın Bush’la bir konuyu ele aldık. Dedim ki ‘Hani terörle mücadelede bize gerekli destekleri verecektiniz. İHA’lar verecektiniz. SİHA’lar verecektiniz.’ Dedi ki, ‘Bunlar verilmiyor mu?’ ‘Evet’ dedim, ‘verilmiyor.’ Ve hemen Condoleezza Rice’ı çağırdı. ‘Türkiye’ye bunlar verilecekti, niçin verilmiyor? Hemen bu işi halledeceksiniz.’ dediler. Ve bize o zamanın şartlarında 24-48 saat ile İHA’ları verdiler. Ama ondan sonra gene tabii çekip alıyor. Allah rahmet etsin. Özdemir Bey bizim bu hâlimizi görünce çocuklarıyla beraber masaya oturdular ve o gün bir adım attılar. Ve süratle hemen ilk adım İHA’nın üretimiydi. İHA’nın üretimini gerçekleştirdiler. Ardından SİHA’nın üretimi gerçekleşti ve en son Akıncı’nın üretimi gerçekleşti. Tabii bütün bunlarla beraber şimdi Türkiye bu alanda sıraya girenlerin olduğu bir ülke konumuna geldi. Şimdi herkes İHA istiyor, SİHA istiyor, Akıncı’yı istiyor. Mesele buydu, bunu başarmaktı, bu noktaya geldik.”

“BİZİMLE ORTAK YATIRIMLARA GİRMEK İSTEYEN DÜNYADAKİ SÜPER GÜÇLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ürettiği insansız hava araçlarına işaret ederek, “Bir savaş hâlini düşünün… Sayın Putin’le de bunları hep konuştuk. Tahran’da da yine konuşmuştuk. Şimdi bizimle bu alanlarda da ortak yatırımlara girmek isteyen dünyadaki süper güçler var. Güçlü olursan bunlar oluyor. Olmadığınız sürece olmuyor. Muharebe meydanlarında kendilerini ispatlayan SİHA’larımızın savaş doktrinlerini yeniden yazan kabiliyetini artık tüm dünya kabul ediyor. Bir dönem en temel savunma ihtiyaçlarını bile ithal eden Türkiye, bugün pek çok ülkeye ileri teknolojiye sahip milyarlarca dolarlık ürün satıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin iyi üniversitelerinde yetişmiş 13 bin mühendis ve teknisyeninin millî muharip uçak projesinde gece-gündüz demeden büyük bir aşkla çalıştığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, birilerinin bu mühendis ve teknisyenlerin şevkini kırmaya çalıştıklarını ancak kendilerinin onlara güvendiklerini ve her alanda desteklediklerini söyledi.

“29 EKİM 2022’DE TOGG ARACININ BANTTAN İNME TÖRENİNİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

Türkiye’nin vizyon projelerinden olan Türkiye’nin otomobilini de belirledikleri takvime uygun şekilde adım adım hayata geçirdikleri bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “İnşallah 29 Ekim 2022’de TOGG’un Gemlik Fabrikası’nın resmi açılışını ve ilk seri üretim aracının banttan inme törenini gerçekleştireceğiz. 2023’ün ilk çeyreğinde TOGG’u vatanımızın yollarında görmeye başlayacağız. ‘Yapamazsınız, üretemezsiniz, üretseniz bile satamazsınız.’ diyenlere inat Türkiye’nin otomobilini, milletimizin ve dünyanın hizmetine sunacağız. Ülkemizi savunma sanayinde nasıl parmakla gösterilen seviyeye getirmişsek inşallah elektrikli otomobilde de benzer bir başarıyı muhakkak yakalayacağız. Az önce gencimizi dinledik. Artık bizim bu tür yetişmiş, kendine inanan gençlerimiz olduğu sürece biz bunları üretiriz, bunları üretmenin ötesinde de artık elektrikli otomobilde de dünya ülkeleriyle yarışa gireriz. Tüm bu hakikatlere rağmen Türkiye’yi hâlâ saman ithalatçısı gibi görmeye çalışanlar, Türk ekonomisinin üretim kapasitesinden habersiz cahillerdir. Bu insanları, yalan yanlış bilgilerle kendi ülkelerine kara çalmak yerine ben Kocaeli’ye davet ediyorum. Gelsinler Kocaeli’ye, buranın organize sanayi bölgelerini ve Bilişim Vadisi’ni gezsinler, görsünler. Kendilerinin de cehaletini burada anlasınlar. Buradaki üretimi, girişimci ruhu bizzat yerinde görsünler. Gelsinler, Türkiye’nin sanayide neleri başardığına bizzat şahitlik etsinler. Gelsinler Gebze Bilişim Vadisi’nin temsil ettiği vizyona tanık olsunlar.”

Kocaeli’nin 14 organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, stratejik üretim tesisleri ve imalatta çalışan yaklaşık 270 bin vatandaşla Türk ekonomisine her yıl devasa katkılar sağladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’nin muazzam üretim hacmiyle otomotiv, kimya ve metal sanayine damga vurduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’nin 2021 yılında Türkiye araç üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını tek başına gerçekleştirdiğini, ayrıca Türkiye’nin ihracatta yakaladığı ivmede en başarılı ikinci şehir olarak ön plana çıktığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Toplam 128 araştırma-geliştirme merkezi ve 15 tasarım merkezi, yaptıkları çalışmalarla şehrimizin rekabetçi gücüne güç katıyor. Kocaeli’deki 5 teknoloji geliştirme bölgesinde yürütülen araştırma ve geliştirme faaliyetleri, katma değerli üretime öncülük ediyor. Bu tabloya baktığımızda Kocaeli’nin, Kocaelili müteşebbislerimizin, sanayicilerimizin Türkiye için ne ifade ettiğini çok net görebiliyoruz. Kocaeli’ye değer katanların birazdan takdim edeceğimiz ödülleri fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum. Bu başarıların artarak devam etmesini diliyorum. Farklı kategorilerde ödüle layık görülen firmalarımızı, bu firmaların çalışanlarını, müteşebbislerimizi canı gönülden tebrik ediyorum. Türk sanayinin lokomotif şehri Kocaeli’nin inşallah inovasyon ve teknolojide de başarı çıtasını yükselteceğine inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, “İstihdamını en fazla artıran sanayi firmaları”, “En fazla ihracat yapan sanayi firmaları”, “En fazla ciro elde eden sanayi firmaları” ile “En fazla kadın istihdamı sağlayan sanayi firmaları” kategorilerinde ödüle layık görülen sanayi firmalarının yöneticilerine ödüllerini takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, “En fazla istihdam sağlayan teknoloji şirketleri”, “En fazla ticaret yapan teknoloji şirketleri” ve “En fazla yatırım alan teknoloji şirketleri” ile “Türkiye’nin en aktif girişim sermayesi fonları”, “Türkiye’nin en aktif melek yatırım fonları” ve “Türkiye’nin en aktif kitle fonu” kategorilerinde ödüle değer görülen teknoloji firmalarının sahiplerine de ödüllerini verdi.

TOGG İLE TEST SÜRÜŞÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gebze Bilişim Vadisi’nde katıldığı “Sanayi ve Teknolojinin Merkezi Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni”nin ardından test ve deneme süreçleri devam eden Türkiye’nin otomobili TOGG’un test sürüşünü gerçekleştirdi.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çalışma ziyareti nedeniyle bulunduğu Rusya’nın Soçi şehrinde, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü.

Görüşmenin basına açık bölümünde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin’e teşekkür ederek, Tahran ziyaretinin ardından 17 gün aradan sonra tekrar bir araya gelişleri sebebiyle memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Her iki ülke heyetinin Türkiye’de yaptığı görüşmelerin de verimli geçtiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasi, ekonomik ve ticari alanlarda birçok konuları ele aldılar ve şimdi de bizim bu konulardan sonra buna bir adeta nokta koymamız inanıyorum ki Türkiye-Rusya ilişkilerinde çok farklı bir sayfayı da açacaktır. Gerek enerjide gerek Karadeniz hattının tarımda, tahılda buradan atılan adımlar, turizmde yapılan görüşmeler, ulaşımla ilgili olarak atılan adımlar ki bütün bunlarla beraber bölgedeki bazı adımların atılması, bunlar gerek heyetlerimizin yaptığı ama bizim de bugün başa baş ikili bu görüşmeyi yapmak suretiyle Türkiye ve Rusya’nın bölgede oynadığı rolü ortaya koyması bakımından çok önemli” ifadelerini kullandı.

“TERÖRLE MÜCADELEDE DAYANIŞMAMIZ BÜYÜK ÖNEM ARZ EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Suriye’deki gelişmeleri bu vesileyle özellikle ele almamız inanıyorum ki bölgeye ayrıca rahatlama getirecektir. Terörle mücadelede dayanışmamız büyük önem arz ediyor ve bu konuyla ilgili olarak da atacağımız adımlar, yapacağımız görüşmelerle inanıyorum ki bir güç kazanacaktır. Yine bugün tabii dünyanın gözü Soçi’de. ‘Acaba Soçi’de ne görüştüler, ne yaptılar?’ Burayı takip ediyorlar. Bizim de yapacağımız bu görüşmelerden sonra da bunlara verilecek olan cevaplar onları belli istikamette yönlendirecektir.”

AKKUYU NÜKLEER ENERJİ SANTRALİ

Akkuyu konusunun büyük önem arz ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Enerji alanında Akkuyu konusunu bugün sizlerle bir noktaya getirmemiz onu belli bir yerde gerçekten değerlendirerek, karara bağlamamız Akkuyu’daki süreci ertelemeye fırsat vermeyecektir. Çünkü belirlenen takvimin işlemesi ve Akkuyu’nun belirlenen zamanda bitirilmesi çok çok büyük önem arz ediyor. Zira Türkiye’nin enerji temininde yüzde 10 enerji potansiyelini Akkuyu Enerji Santrali halledecek ve bu konuyla ilgili olarak da etraflıca bir görüşme yapmamızın faydalı olacağına inanıyorum. Ben de bugün böyle bir fırsatı bulduğumuz için memnuniyetimi özellikle ifade etmek istiyorum.”

RUSYA DEVLET BAŞKANI PUTİN: “TÜRKİYE VE RUSYA, SURİYE’DEKİ DURUMUN NORMALLEŞMESİNE CİDDİ KATKI SAĞLIYOR”

Birleşmiş Milletler ve Türkiye’nin aracılığı sayesinde Ukrayna tahıllarının Karadeniz limanlarından sevkiyatını başlatmak konusunda başarılar elde edildiğini kaydeden Rusya Devlet Başkanı Putin, katkılarından ötürü Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

Rusya Devlet Başkanı Putin, şöyle devam etti: “Rus gıda ürünleri, Rus gübresi bu şekilde dünyaya açılmış oldu. Özelikle gelişmekte olan ülkeler için bu son derece hassas bir mesele, ciddi problemlerle karşı karşıya gelebilirler gıda krizi yüzünden. Tabi ki bütün bu ülkeler bu aldığınız kararları önemsiyorlar, yani sizin kişisel katkılarınız sayesinde mümkün olabildi bütün bunlar. Ve dediğim gibi, umarım bugün ilgili mutabakat zaptını imzalayabileceğiz ticari ve ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesiyle ilgilidir. Dediğim bu heyetlerimizin Türkiye’de sağlamış oldukları uzlaşılar sayesinde böyle bir mutabakat zaptını imzalama şansımız, fırsatımız oldu.”

Suriye krizi başta olmak üzere bölgedeki güvenlik konularını da ele alma fırsatını bulacaklarını belirten Rusya Devlet Başkanı Putin, “Türkiye ve Rusya oradaki durumun normalleşmesine ciddi katkı sağlıyor. Elbette bu konuyu da ele alacağız” ifadesini kullandı.

ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

Okumaya devam edin

Dünya

Ahmet Erdem Kimdir | Genç patronlar Dünyası

Haber

on

Ahmet Erdem İstanbul Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği branşında lisans eğitimi aldıktan sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Enstitüsü’nde Mühendislik Yönetimi branşını tamamlamıştır.

1990 yılında Shell’de çalışmaya başlayan Erdem, Türkiye, Orta Doğu ve Avrupa’da üst kademelerde görev yapmıştır. Yunanistan ve Türkiye Yatırım Müdürlüğü, Türkiye Perakende Satışlar Müdürlüğü görevlerinden sonra, 2006 yılında, halihazırda Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı da yürüttüğü Shell & Turcas Petrol A.Ş. ortak girişim şirketinin kurulmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Ortak girişim şirketinin entegrasyonu sırasında Perakende Genel Müdürü ve İcra Kurulu üyeliği görevlerini yürüttükten sonra Shell’in Doğu Afrika’daki faaliyetlerinin merkezi olan Kenya’da Shell Ülke Başkanı ve Kenya Shell Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiştir. Ahmet Erdem, Royal Dutch Shell bünyesinde finansal ve itibar risk yönetimi ile ilgili eğitimler almıştır ve ülke çapında 20 yıla yakın risk yönetim tecrübesi bulunmaktadır.

Erdem halen Shell Türkiye Ülke Başkanlığı’nın yanı sıra Shell&Turcas A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Sabancı Holding Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürütmektedir.

Ahmet Erdem, önceki yıllarda Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nde (YASED) iki dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış olup halihazırda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) Petrol ve Petrol Ürünleri Sanayi Meclis Başkanlığı, Petrol Sanayi Derneği’nde (PETDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (WBCSD Türkiye), United Nations Global Compact Türkiye ve Enerji Verimliliği Derneği’nde (ENVER) Yönetim Kurulu Üyeliği ve İngiliz Ticaret Odası’nda Danışma Kurulu Üyeliğini sürdürmektedir.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Gündem24 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem ayı iftarına katıldı

Dünya2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde konuştu

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya6 gün önce

Ahmet Erdem Kimdir | Genç patronlar Dünyası

Dünya1 hafta önce

“Türkiye’nin siyasi, ekonomik, diplomatik gücünü dost-düşman herkese kabul ettirdik”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Mezuniyet Töreni’ne katıldı

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de toplu açılış töreninde konuştu

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceliğimiz, istihdamın sürmesi ve artmasıdır”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tahıl Sevkiyatı Anlaşması İmza Töreninde konuştu

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Eyüpsultan’da “41 Ayda 41 Eser Toplu Açılış Töreni”ne katıldı

Dünya3 hafta önce

Emine Erdoğan’a “İklim ve Kalkınma Liderlik Ödülü” takdim edildi

Dünya3 hafta önce

Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Terör örgütleriyle mücadelemiz her daim sürecektir”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya3 hafta önce

“Türkiye-İran ticaret hacminde, iki ülkenin kararlı yürüyüşüyle 30 milyar dolara ulaşacağız”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Reisi ile görüştü

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Sadabad Sarayında

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan İran’da

Dünya3 hafta önce

“Öğrenim kredisi geri ödemeleri, herhangi bir enflasyon farkı veya faiz uygulaması olmaksızın, sadece alınan kredi üzerinden yapılacak”

Dünya3 hafta önce

DEV YATIRIMLAR | OSMANELİ-YENİŞEHİR-BURSA-BALIKESİR HIZLI TREN PROJESİ’NDE T04 TÜNELİNDE IŞIK GÖRÜNDÜ

Dünya4 hafta önce

“Cumhuriyetimizin, millî iradenin üstünlüğü temeli üzerinde payidar olacağını 15 Temmuz gecesi dosta düşmana bir kez daha ispatladık”

Dünya4 hafta önce

“15 Temmuz gecesi Türkiye’nin asla esir edilemeyeceğini gösterdik”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasında herhangi bir duraklamaya, gerilemeye meydan vermeyeceğiz

Dünya1 ay önce

“Türkiye ile Malezya arasındaki ilişkileri kapsamlı stratejik ortaklık seviyesine yükseltme kararı aldık”

Dünya1 ay önce

Malezya Başbakanı Yakub Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya1 ay önce

“Ülkemiz, dünyanın en gelişmiş 10 devleti arasındaki seçkin yerini almaya her zamankinden daha yakındır”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 10 yılda Somali’ye yaptığımız yardımların tutarı bir milyar doları aştı”

Dünya1 ay önce

Somali Cumhurbaşkanı Mahmud Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya1 ay önce

“Bölgemizdeki gelişmeler Türkiye’nin Avrupa Birliği için ne denli önemli olduğunu ortaya koymuştur”

Dünya1 ay önce

İtalya Başbakanı Draghi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya1 ay önce

Ticaret Bakanı Dr. Mehmet Muş, Haziran Ayı Dış Ticaret Rakamlarını Açıkladı

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya3 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya2 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya1 sene önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya1 sene önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Gündem3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın ; Mehmet Cengiz

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya2 sene önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : Türkiye artık savunma sanayii ihraç edebilen bir ülke

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya1 sene önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Tekne Firmaları Türkiye1 sene önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Dünya2 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Reklamlar

Son Dakika Haber