Connect with us

Dünya

“Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı olarak malum açıklamayı yapan büyükelçiler hususunda ülkem ve milletim adına ortaya koyduğumuz tavır sorumlu ve samimi duruşun tezahürüdür. Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin hakkını, hukukunu, onurunu, çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır. Nitekim bugün aynı büyükelçilikler tarafından yapılan yeni bir açıklamayla yargımıza ve ülkemize yönelik bühtandan geri dönülmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Bilindiği gibi geçtiğimiz hafta üç ülkeyi kapsayan ve toplamda beş devlet başkanıyla bir araya geldiğimiz oldukça verimli bir Afrika seyahati gerçekleştirdik. Gittiğimiz her Afrika ülkesi gibi Angola, Togo ve Nijerya’da da büyük bir hüsnükabulle, samimi bir misafirperverlikle karşılandık. Gerek baş başa ve heyetler arasında yaptığımız görüşmelerde, gerekse de iş insanlarımızın muhataplarıyla olan temaslarında bölgedeki büyük potansiyeli bir kez daha müşahede ettik.

Şu hususun altını bilhassa çizmek istiyorum: Hükûmete geldikten sonra en çok önem verdiğimiz ve en çok emek harcadığımız konulardan biri, Afrika Kıtası’yla ilişkilerimizi geliştirmekti. Bu anlayışla Başbakan ve Cumhurbaşkanı sıfatıyla 30 Afrika ülkesine 50 seyahat gerçekleştirdik. Diplomatik temsilcilik sayımızı kıta genelinde artırırken ticari ve ekonomik iş birliklerimizi de güçlendirmeye çalıştık. Dünyanın yükselen kıtası Afrika’nın önemi 21. yüzyılda giderek daha çok artacaktır.

“TÜRKİYE’NİN AFRİKA’YA BAKIŞI BATI ÜLKELERİNDEN ÇOK FARKLIDIR”

Sağlık ve iklim krizleriyle sarsılan, dengeleri bozulan, yeni arayışlara yönelen dünya için Afrika’nın mümbit toprakları hâlâ en değerli kaynaktır. Sömürgecilerin sürekli biçim, yol, yöntem değiştirerek kıtayı ellerinde tutma gayretleri bitmedi ve bitmeyecektir. Buna karşılık Afrika halklarının hafızalarında geçmişte yaşadıkları acılar tüm tazeliğiyle durmaktadır. Daha önemlisi, Afrikalı dostlarımız sahip oldukları zenginliklerin öneminin ve kendilerine sağlayacağı faydanın da farkındadır. Afrika toplumları artık sömürülmek, ezilmek, öldürülmek değil adil bir paylaşımla gelişmek, kalkınmak, büyümek ve insanlığa bu şekilde katkıda bulunmak istiyor.

Hiç şüphesiz Türkiye’nin Afrika’ya bakışı Batı ülkelerinden çok farklıdır. Tarihinde sömürgecilik lekesi ve katliam ayıbı bulunmayan bir ülke olarak kıtaya insan merkezli yaklaştığımızı muhataplarımız da görüyor. Bunun için de özellikle bizi farklı bir yere koyuyorlar. Tabii asırlardır sömürülen siyasi, sosyal ve ekonomik düzeni bu şekilde kurulmuş bir coğrafyada mesafe kat etmek öyle kolay olmuyor. Sömürgecilerin izlerini kıtanın dört bir yanında siyasetten ekonomiye, sosyal ve kültürel hayata kadar her alanda görmek mümkündür. Buna rağmen Türkiye’nin karşılıklı saygıya, muhabbete, dayanışmaya, birlikte kazanmaya ve paylaşmaya dayalı politikaları artık yavaş yavaş kök salmaya, taban tutmaya, karşılık bulmaya başlamıştır.

Kıtadaki pek çok bölgeyle 500 yıllık geçmişe sahip kültürel ve beşeri ilişkilerimizin bulunması işimizi oldukça kolaylaştırıyor. Aynı şekilde Kızılay, TİKA, Yurt Dışı Türkler Başkanlığı, Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü, insani yardım kuruluşlarımız gibi yapılarımızla kıtada yürüttüğümüz faaliyetler fevkalade müspet bir iklim oluşturmuştur. İşte bu altyapı üzerinde Afrika’yı pazar değil ortak olarak gören bir yaklaşımla kıtanın tamamında güçlü dostluk ve iş birliği köprüleri kuruyoruz.

Afrika seyahatimizin hemen ardından İstanbul’da yapılan Türkiye-Afrika Ekonomi ve İşbirliği Forumu ile 17-18 Aralık’ta gerçekleştirilecek olan Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi gibi etkinlikler bu doğrultuda kat ettiğimiz mesafenin somut örnekleridir.

“AFRİKALI DOSTLARIMIZLA ORTAK BİR GELECEK İNŞA ETMEYİ, DOLAYISIYLA SÖMÜRGECİLERE RAHATSIZLIK VERMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Ülkemizde neredeyse her ay bir ve birkaç Afrikalı misafirimizi ağırlıyoruz, aynı şekilde oradan da çok sayıda ziyaret daveti alıyoruz. İnşallah en kısa sürede yeni bir Afrika programıyla bu güzel iklimi daha ileriye taşıyacak adımlar atacağız. Eğitim, sağlık, ticaret gibi amaçlarla ülkemize gelen Afrikalıların sayısının her geçen yıl artması ilişkilerimizin geleceği bakımından umut vericidir. Türk iş insanlarının Afrika’daki yatırımlarının da sürekli büyüdüğüne, genişlediğine şahit oluyoruz. Nitekim son seyahatimizde de her üç ülkede toplam 18 ekonomik ve kültürel anlaşma veya mutabakat imzalandı, ortak bildiri yayınlandı.

Türkiye’nin Afrika’da attığı her adım elbette kıtayı kendi arka bahçeleri olarak gören eski sömürgecileri rahatsız ediyor. Ülkemiz aleyhinde Batıda yürütülen kampanyaların gerisindeki sebeplerden biri de budur. Kimse kusura bakmasın, biz Afrikalı dostlarımızla ortak bir gelecek inşa etmeyi, dolayısıyla sömürgecilere rahatsızlık vermeyi sürdüreceğiz. Her ne kadar bize olan husumetlerinden dolayı gözlerine perde inenler Türkiye-Afrika ilişkilerindeki gelişmeleri önemsizleştirmeye çalışsa da, kıtada ülkemiz adına çok hayırlı ve faydalı işler yapmaya devam edeceğiz.

“ÜLKEMİZİ GÜÇLÜ TUTMAK, MİLLETİMİZİN HAYSİYETİNİ KORUMAK İÇİN CANLA BAŞLA MÜCADELE EDİYORUZ”

Bin yıllık vatanımız Anadolu’da neredeyse her günümüz mücadeleyle geçmiştir. Bugün de ülke ve millet olarak sınırlarımızın güvenliğinden siyasi, ekonomik ve sosyal alana kadar her cephede aynı mücadeleyi veriyoruz. Gazi Mustafa Kemal’in millî mücadelenin en kritik safhalarından biri olan Sakarya Meydan Muharebesinde söylediği, ‘Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır’ ilkesi ülkemiz için hâlâ geçerlidir. Boş bıraktığımız, ihmalkâr davrandığımız, gereken tedbiri almadığımız, yeterli tahkimatı yapmadığımız her alanın ülkemizin istiklali ve istikbali için bir tehdit olarak karşımıza çıktığı gerçeğini defalarca yaşadık.

Bu tecrübenin ışığında diplomasiden güvenliğe, ekonomiden teknolojiye uzanan geniş bir yelpazede ülkemizi güçlü tutmak, milletimizin haysiyetini korumak için canla başla mücadele ediyoruz. Yürüttüğümüz mücadelede Cumhuriyetimizin 1 asırlık birikimi, Osmanlı ve Selçuklunun 10 asırlık mirası, medeniyetimizin 15 asırlık zenginliği, devletimizin 20 asırlık geleneği en büyük güç kaynağımızdır.

Tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de önümüzde kimi dış, kimi iç kaynaklı sıkıntılarımız, zorluklarımız mutlaka vardır. Türkiye diye bir devletin, Türk Milleti diye bir milletin bırakınız sahip oldukları gücü ve imkânları, varlığına bile tahammülü olmayanlar bugün de boş durmuyor. Kendi güvenlikleri ve refahları söz konusu olduğunda dünyaya ateşe atmaktan çekinmeyenlerin ülkemizin aynı çerçevedeki hassasiyetlerine saygı göstermelerini elbette beklemiyoruz. Bunun örneğini darbelerden vesayet düzenine verilen desteğe, terör örgütleri konusunda sergilenen çifte standarttan bölgemizdeki insani güvenlik krizleriyle ilgili tutuma kadar sayısız örnekte gördük, görüyoruz. Küresel yönetim sisteminin vanasını elinde tutanlar kendi sınırları içindeki tek bir olumsuzluk karşısında dahi her türlü hak ve hukuku askıya almayı meşru sayarken, milyonlarca insanın ölümünü duyarsızlıkla seyrediyor. Ucu kendilerine değen hususlarda hukuk, teamül ve ahlak tanımayanlar konu mazlum ve mağdurlar, konu Türkiye gibi hakkı ve adaleti savunanlar olduğunda ağız birliği yapıp bambaşka istikametlere yönelebiliyor. Geçmişte uzunca bir süre bu anlayışla ülkemizi istedikleri gibi yönlendirenler, istedikleri gibi şekillendirebilenler Türkiye artık kendi duruşunu sergilemeye başladığında paniğe kapıldılar.

“TÜRK YARGISI KİMSEDEN TALİMAT ALMAZ, KİMSENİN EMRİNE GİRMEZ”

Bir süredir yaşadığımız siyasi, ekonomik, toplumsal, diplomatik saldırıların gerisinde işte bu panik hâlinin yol açtığı acelecilik ve saygısızlık vardır. Türkiye’nin nezaketini, teennisiyle davranma tarzını zaaf olarak görerek eski alışkanlıklarına yönelenler, yaptıkları yanlışı kabul etmedikleri sürece hak ettikleri cevabı alacaklardır. Son dönemde bazı ülkelerin büyükelçileri tarafından yapılan hadsiz ve talihsiz açıklamayı da aynı çerçevede değerlendiriyoruz. Bu açıklama herhangi bir kişiyi veya konuyu değil doğrudan ülkemizin yargısını ve egemenlik haklarını hedef almıştır. Her şeyden önce bu tavır ülkemizdeki yargı teşkilatımızı, hâkimlerimiz, savcılarımız, avukatlarımızla birlikte tüm yargı mensuplarımıza yapılmış bir büyük hakarettir. Anayasamızın 138. maddesinde belirtildiği şekilde Türk yargısı kimseden talimat almaz, kimsenin emrine girmez. Kendi yasama ve yürütme organlarımızın bile Anayasa gereği işine karışamadığı yargımızı bir grup büyükelçinin sigaya çekmesine tahammül edemeyiz.

Dünyada nice acılar yaşanır, zulümler yapılır, adaletsizlikler sergilenirken Türkiye’yi dillerine dolayanların amaçlarının hak, hukuk takibi olduğuna kimse bizi inandıramaz. Bağımsız ve tarafsız yargımız ile yargı mensuplarımıza yönelik bu saygısızlığa gereken cevabı vermek devletin başı olarak herkesten önce bizim görevimizdir.

Cumhurbaşkanı olarak malum açıklamayı yapan büyükelçiler hususunda ülkem ve milletim adına ortaya koyduğumuz tavır işte bu sorumlu ve samimi duruşun tezahürüdür. Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin hakkını, hukukunu, onurunu, çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır. Nitekim bugün aynı büyükelçilikler tarafından yapılan yeni bir açıklamayla yargımıza ve ülkemize yönelik bühtandan geri dönülmüştür. Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesi ne yani ülkelerin kanunlarına ve nizamlara uygulayacağı, içişlerine karıştırılmayacağı taahhüdüne bağlılıklarını ifade eden bu büyükelçilerin artık Türkiye’nin egemenlik hakları konusundaki beyanlarında daha dikkatli olacaklarına inanıyoruz.

Ülkemizin bağımsızlığına ve milletimizin hassasiyetlerine saygı duymayan hiç kimsenin sıfatı ne olursa olsun bu ülkede barınamayacağını da ayrıca ifade etmek istiyorum.

Diğer yandan, bu süreçte kimin ülkenin ve milletin yanında durduğunu, kiminde ellerin kılıcını çaldığını bir kez daha hep birlikte gördük. Türkiye’nin bugün yaşadığı en büyük sancılardan biri de bu tür meselelerde yerli ve millî duruş sergilemeyi bir türlü başaramayan kimi siyasetçi, eski diplomat ve medya mensubundan oluşan güruhtur. Kişisel hırsları, ideolojik saplantıları ve kalplerini karartan kinleri uğruna kendi ülkelerinin aleyhindeki kampanyaların gönüllü aparatına soyunan, sözcülüğünü üstlenen mankurtları milletimiz yakından takip etmektedir.

Önümüzdeki dönemde güvenlikten ekonomiye pek çok sorunumuzla birlikte inşallah bu hastalıklı zihniyetten de kurtulacağız. Esasen ülke ve millet olarak bu tür çarpıklıklarla uluslararası medyadan siyasetçisine kadar farklı kesimler üzerinden ilk defa karşılıyor da değil.

Gezi olaylarında neredeyse bir ay boyunca ülkemizden yapılan canlı yayınları hatırlayın. Benzer hadiseler çok daha vahim boyutlarda Avrupa başkentlerinde yaşandığında aynı çevreler tek bir karenin bile dışarıya sızmasına izin vermediler. Ülkemizin yakın tarihlerindeki en büyük ihanetleri olan 17-25 Aralık emniyet, yargı darbe girişiminin ardından kopartılan fırtınaları da hatırlayın. PKK terör örgütünün çukur eylemleri ve HDP’nin 6-8 Ekim kanlı sokak olayları sırasında yaşananları da hatırlayın. DEAŞ’ın ve PKK’nın sınırlarımız boyunca ve sınırlarımız içinde gerçekleştirdikleri kanlı eylemleri de hatırlayın. Ve elbette 15 Temmuz darbe girişimini hatırlayın. Bunların hangisinde ülkemize her fırsatta demokrasi ve hukuk diskuru çekenlerin haktan, adaletten, meşrutiyetten, hepsini bir kenara bıraktım insanlıktan yana tavır aldığını gördünüz mü? Tam tersine bu hadiselerin hepsinde de terör örgütleri ve darbecilerin sırtları sıvazlamış, Türkiye’nin seçilmiş yöneticileri, diplomasi ve medya kıskacına alınarak pes ettirilmeye çalışılmıştır.

Hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle tüm bu oyunları bozduk, tuzakları boşa çıkardık, hevesleri kursaklarda bıraktık. Hangi engelle karşılaşırsak karşılaşalım ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırma azmimizden zerre kadar geri adım atmadık.

“TÜRKİYE GİBİ MİSYON SAHİBİ BİR ÜLKEDE HİÇBİR KARAR TESADÜFEN ALINMAZ”

Terörle ve darbe ile yapamadıklarını ekonomi ile yapmak için başlattıkları sinsi saldırıları da çok ciddi bedeller ödeme pahasına engelledik, engelliyoruz. Ülkemizin izlediği ekonomi politikasının sebebini ve amacını hâlâ anlamamış olanlar dönüp millî mücadeleye, Türkiye’nin 70 yıllık çok partili siyasi hayatında yaşadıklarına, özellikle de son sekiz yılına bakmalıdır. Tarih ve vicdan penceresinden bakılırsa bize yapılanların da, bizim yaptıklarımızın da gerisindeki asıl fotoğraf gayet iyi görülecektir.

Türkiye gibi misyon sahibi bir ülkede hiçbir hadise rastgele yaşanmaz. Hiçbir karar tesadüfen alınmaz. Hiçbir eylem bilinçsiz yapılmaz. Biz ne yaptığımızı da, ne için yaptığımızı da, bunun sonucunda nelerin ortaya çıkacağını da gayet iyi biliyoruz. Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak neredeyse 20 yıldır dünyada birlikte çalışmadığımız lider, içinde bulunmadığınız platform, arka planına vakıf olmadığımız hadise kalmadı. Avrupa’nın ve dünyanın en kıdemli lideri olarak tüm bu tecrübeler ışığında ve kurduğumuz güçlü altyapı üzerinde başlattığımız demokrasi ve kalkınma hamlesini sonuçlandırarak büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmeye çalışıyoruz.

Milletimiz emin olsun ki, bu hedefe çok yaklaştık. Dışarıda ve içeride artan gürültülerin sebebi bu gerçeğin herkes tarafından bilinmesidir. İşte hep birlikte yaşayarak görüyoruz, dünyanın en güçlü sağlık altyapısını biz kurduk. Şehir hastaneleri gibi eşi benzeri olmayan bir modeli hayata geçirdik ve Koronavirüs salgını döneminde bunun meyvelerini toplamaya başladık.

Üretim altyapımızı geliştirmek için ülkemizin her şehrini sanayi bölgeleri ile fabrikalarla donattık, yeniden inşa hareketini devam ettirdik işte bu hafta Eskişehir’de Organize Sanayi’de 52 fabrikanın açılışını yaptık. Bunun yanında 106 tane yine ayrıca fabrika açılışını yaptık. Bunlar kendiliğinden olmuyor, hani bir şey yapılmıyordu? Eskişehir’e git Bay Kemal orada bunların hepsini gör. Ve Çin’den işte dünyanın en önemli markası geldi orada kurutma makinesi, çamaşır makinesi bunun temelini değil, açılışının yaptığımız bir tesisi modern bir şekilde kurduk. Ülkemizde hidroelektrik, termik, doğal gaz, güneş ve rüzgâr santralleri ile donatarak kurulu enerji gücümüzü üç katından fazla artırdık. Çoğalan nüfusa ve üretim kapasitesine rağmen elektrik sıkıntısı çekmeyerek bu yatırımlarımızın meyvelerini toplamaya başladık.

Kara yoluyla, hava yoluyla, demir yoluyla, deniz yoluyla, ulaşım alt yapımıza tarihimizde görülmedik yatırımları yaptık. Dünyanın üretim merkezinin değişmeye başlamasıyla lojistik avantajımızın meyvelerini toplamaya başladık. Ülkemizin her şehrine yaydığımız üniversitelerimizle, yeniden ayağa kaldırmaya başladığımız mesleki ve teknik eğitimimizle, yetişmiş insan kaynağımızı güçlendirdik. Her alanda bunlarında meyvelerini toplamaya başladık.

“EVLATLARIMIZA BIRAKACAĞIMIZ EN BÜYÜK MİRAS OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ 2053 VİZYONU İÇİN GEREKEN TEMELİ ATTIK”

Adam utanmadan, sıkılmadan ‘81 vilayete niçin üniversite kuruyorsunuz?’ diyor. Söyleyeyim sana niçin kurduğumuz, biz 81 vilayetteki evlatlarımızın ülkemizin bir ucundan bir diğer ucuna gitmemesi için bunları kurduk. Ne çileler çekti bu ülkenin evlatları. 76 vilayette üniversite varken şimdi toplam 207 üniversitemiz var, bundan niye rahatsız oluyorsun Bay Kemal, niye bundan rahatsız oluyorsun? Ve 207 üniversiteyle biz şu anda ilim, irfan dağıtıyoruz ve dağıtmaya da devam edeceğiz. Sizin yapamadıklarınızı işte biz yaptık, yapıyoruz.

Bu örnekleri her konuya, her alana, her başlığa yaymak mümkündür. Hep söylediğimiz gibi, biz bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Ülkemizin istisnasız her karış toprağını milletin her ferdini kucaklayan eserlerimiz ve hizmetlerimizle evlatlarımıza bırakacağımız en büyük miras olarak gördüğümüz 2053 vizyonu için gereken temeli attık. Büyük ve güçlü Türkiye’nin siluetinin şekillenmeye başladığı şu dönemde, ülkemizi 2023’te kavşağında yeniden eski düzene, yani siyasi kaos, ekonomik yıkım, sosyal çatışma iklimine döndürmek isteyenler var. Kim bunlar? CHP. CHP deyince de çılgına dönüyorlar. Dışarıda ve içeride tek bir koro hâlinde yürütülen kampanyanın amacı, bizden kurtulmak değil bizim ülkemizin hanesine yazdırdığımız demokrasi ve kalkınma kazanımlarını yok etmektir, dertleri bu.

Bayraklar farklı, lisanlar farklı, çehreler farklı, ifadeler farklı olabilir, ama amaç aynıdır, o da büyük ve güçlü Türkiye, özellikle Türkiye hedefinin önünü kesmektir. Ama onların bilmediği bir şey var, milletimizle birlikte diplomasinin de, siyasetin de, ekonominin de dilini çözeli çok oldu. Buradan bir kez daha tekrarlıyorum, başaramayacaksınız, ya bu ülkenin bağımsızlığını, bu ülkenin vakarını, bu devletin büyülüğünü kabul edeceksiniz ya da nefesiniz tükenene kadar içinde çırpındığınız kibir ve nefret çukurunda debelenmeye devam edeceksiniz.

Dünyayı ve ülkemizi okurken insanlarımızın yaşadığı sıkıntıları asla görmezden geliyor, çözümü için çalışmaktan geri durmuyoruz. Ülkemizin güvenliği ve hedefleri için yedi düvelle mücadele ederken insanımızın sofrasındaki ekmeğinin, aşının, evindeki elektriğinin, doğal gazının, suyunun, kapısındaki aracın yakıtının, içindeki kazancının, kendisi ve ailesi için kurduğu hayallerin de derdiyle dertleniyoruz. Ya utanmadan, sıkılmadan ‘aşı yok’ diyor, ‘evine götürecek ekmeği yok’ diyor. Ya böyle bir yalan olur mu? Kim bunu diyen? CHP’lisi, İP’lisi. Ya bunlar korkulması gereken Yüceler Yücesinden de korkmuyorlar ki, bunlarda edep, hayâ yok.

Öyle diyor şair:

‘Ne aru namusu, ne ırzu hayâ,

Nedama medavu nedamu medavu.’

Ne ar kaldı, ne namus kaldı, ne hayâ kaldı, gelen geçti, gelen geçti, gelen geçti; bunlar böyle, maalesef. “

“KÜRESEL KRİZLERİN ÜSTESİNDEN GELMEKLE PAHALILIĞIN, YOKSULLUĞUN, HAKSIZLIĞIN, ADALETSİZLİĞİN ÖNÜNE GEÇMEK BİZİM AYNI DERECEDE MÜHİMDİR”

Ya şu anda bakıyorsunuz her evde araba var, kapıcısında araba var; şu anda ikinci el araba yetişmiyor zaten, böyle bir durum var. Ya bunları nasıl görmemezlikten geliyorsunuz? Ama bunu televizyon ekranlarından vatandaşa anlatır vatandaşı kandırabilirsiniz, ama bizi kandıramazsınız, biz çünkü hepsinin istatistiklerini tutuyoruz, nerede ne oluyor, ne satılıyor, bunların hepsini gayet iyi biliyoruz.

Ve bir diğer taraftan, Koronavirüs salgınından iklim değişikliğine kadar nice küresel krizin ülkemize etkileriyle uğraşırken kadınlarımızın, gençlerimizin, yaşlılarımızın, işçilerimizin, işverenlerimizin, garip gurebanın sesine de kulağımızı ve kalbimizi açık tutuyoruz. Büyük vizyonlara ve hedeflere odaklanırken, gözümüzün önündeki, burnumuzun dibindeki meselelere sırtımızı dönmüyoruz. Terörle mücadeleyle işsizlikle mücadele bizim için aynı mesabededir. Küresel krizlerin üstesinden gelmekle içerideki pahalılığın, yoksulluğun, haksızlığın, adaletsizliğin önüne geçmek bizim aynı derecede mühimdir. Esasen bunların hepsi de aynı makinenin farklı parçaları gibi birbiriyle yakından ilişkilidir. Hepsini birden hâl yoluna koymazsak yollumuza devam edemeyiz.

Bu dönemdeki talihsizliğimiz, küresel kriz ile ülkemize yönelik saldırıların aynı dönemde zirve yapmış olmasıdır. Salgınla birlikte bozulan küresel ekonomik dengeler yaygın kullanımı olan pek çok ürünün ham maddesinde, üretiminde, dağıtımında çok ciddi fiyat artışlarının yaşanmasına yol açtı. Türkiye bu fiyat artışlarını halkına nispeten en az yansıtan ülkelerin başında geliyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin pek çoğunda durum çok daha vahimdir. Bu sıkıntılı sürecin olumsuz etkilerini dünyada önümüzdeki dönemlerde daha fazla göreceğiz.

Türkiye olarak artan üretim ve lojistik gücümüzle yaşanan sıkıntıları kendimiz için bir fırsata dönüştürme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Tabi bu arada yaşanan fiyat artışları ve diğer sıkıntıların insanlarımızı bunaltmaması için gereken tedbirleri alıyoruz. Tarım ürünlerinde belirlediğimiz oldukça yüksek alım fiyatları bu tedbirlerden biridir. Yine kamu işçi ve memurlarının ücretlerinde yaptığımız artışlarda da bu durumu dikkate alarak çıtayı bir hayli yüksek tuttuk. Elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki maliyet satış oranlarında devlet olarak epeyce ciddi seviyede sübvansiyon yapıyoruz. Sosyal yardım sistemimizi etkin şekilde işleterek geliri olmayan ve çok düşük gelirli vatandaşlarımızı sahipsiz bırakmıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu doğrultuda atacağımız ilave adımlarımız olacak.

“SALGIN DÖNEMİNDE FEDAKÂRLIK YAPAN VATANDAŞLARIMIZIN ÜZERLERİNE DAHA FAZLA YÜK BİNMEMESİ İÇİN GEREKEN TEDBİRLERİ ALMAKTA KARARLIYIZ”

Salgın döneminde zaten fedakârlık yapan vatandaşlarımızın üzerlerine daha fazla yük binmemesi için gereken tedbirleri almakta kararlıyız. Maliyetlerdeki yükselişin ötesinde fırsatçılık yapanlara da kusura bakmasınlar göz açtırmayacağız, bu konudaki denetimleri ve müeyyideleri sıkılaştırıyoruz. Geçtiğimiz hafta Meclis’e sunduğumuz yarın Plan Bütçe Komisyonu’ndaki müzakereleri başlayacak 2022 bütçemizi de bu anlayışla hazırladık. Nice krizleri, nice sıkıntıları, nice saldırıları başarıyla geride bırakan ülkemizin bu küresel türbülansın da üstesinden geleceğine inanıyoruz. Bunun için Cumhurbaşkanı olarak, Kabine olarak, tüm yönetim olarak üzerimize düşenleri yapıyoruz, yapmayı sürdüreceğiz. Mesela bu hafta sonu Roma’da yapılacak G-20 Liderler Zirvesi’nde ve ardından Glasgow’da katılacağımız Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde hem gündemdeki konularla ilgili ülkemizin görüşlerini dile getirecek, hem de önümüzdeki fırsatları değerlendirmeye yönelik temaslarda bulunacağız.

Salgın krizinden iklim değişikliğine kadar her hususta ülkemizin küresel sistemdeki söz hakkını ve itibarlı konumunu güçlendirmek için gereken her adımı attık, atıyoruz. Aynı şekilde ülke içindeki sıkıntıları çözmek, her kesimden insanımıza rahat nefes aldırmak için de daha çok çalışacak, daha çok kaynak üretecek, daha çok politikalar geliştireceğiz.

Bugünkü Kabine gündemimizde talimatımızla ülkemizin 58 ilindeki 1585 cem evi ziyaret edilerek hazırlanan kapsamlı bir çalışmayı da görüştük. Aynı şekilde İnsan Hakları Eylem Planı’nda yer alan azınlık vakıflarının seçim usulüyle ilgili hususu da değerlendirdik. Hangi kökene, hangi inanca, hangi meşrebe sahip olursa olsun, Türkiye’nin 84 milyon vatandaşımızın her birinin meselesi bizim meselemizdir. Bu anlayışla millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek her adımı geçmişte attık, bugün de atmayı sürdüreceğiz.

Özellikle sözlerime son vermeden önce salgın tehdidi tamamen ortadan kalkana kadar tedbirlere riayet etmeyi sürdürmemiz gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum. İleri yaştaki vatandaşlarımız başta olmak üzere herkese gönüllülük esasına göre ikinci ve üçüncü doz aşılarını bir an önce olmalarını tekrar hatırlatıyorum.

Ve bu vesileyle özellikle de bir taraftan malum Ankara’daki AKM’nin olduğu yeri millet bahçesi, millet parkı hâline getirdik ve buranın da açılışını inşallah yapıyoruz ve bunun için de tüm başta Ankaralılar olmak üzere bu açılışta beraberce bulunmayı arzu ediyoruz. Aynı şekilde 29 Ekim’de de İstanbul’umuzda yine AKM’nin açılışını yapacağız, tüm İstanbullular bu açılışa davetli. Gerçekten muhteşem bir eseri İstanbul’umuzda, Taksim’de orada da yine meydana getirdik, inşası bitti, ihyası aynı şekilde İstanbullularla birlikte olacak. Ve o akşamı da İstanbullularla birlikte yaşamak istiyoruz; Ankara, ardından İstanbul.

Sizleri en kalbi duygularla selamlarken Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyor, bu duygularla bir kez daha hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da TİKA tarafından restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi.

Konuşmasına gönülleri böylesi güzel bir vesileyle buluşturan Allah’a hamt ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanı dolduranlara gösterdikleri sabır, muhabbet ve ahde vefa için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorum ki Üsküp’ten geldiniz, biliyorum ki İşkodra’dan geldiniz, saatlerce burada beklediniz ve bugün Arnavutluk’ta her bakımdan dolu dolu bir gün geçiriyoruz. Kosova’dan gelen kardeşlerim var, onlara da kalbi selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aramızdaki kardeşliğin nişanesi olan eserleri, projeleri hizmete açmanın sevincini paylaşıyoruz” diye konuştu.

Bu sabah Türkiye tarafından Laç’ta inşa edilen deprem konutlarının teslimini gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Eylül ve 26 Kasım 2019 tarihlerinde meydana gelen depremlerin yaralarının sarıldığını görmekten büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Depremzedeler için inşa edilen 522 konutun bugün tesliminden milleti adına iftihar duyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “O dönemde Başbakan Edi Rama kardeşimle sürekli irtibat hâlinde olduk. Bu eserler meydana geldi. Az önce Arnavutluk Meclisi’nde sizlerin temsilcilerine hitap etme imkânı buldum. Şimdi de Ethem Bey Camimizin TİKA tarafından yapılan restorasyonu sonrasında yeniden ibadete açılışının bahtiyarlığını yaşıyoruz. Türkiye’nin ve Arnavutluk’un ortak tarihî ve kültürel mirası olan Ethem Bey Camii aynı zamanda Tiran’ın mücevheridir. Evlad-ı Fatihan tarafından ilmek ilmek işlenerek her bir noktasına, her bir zerresine el emeği, göz nuru dökülerek inşa edilen camimiz hamdolsun bugün o eski ihtişamına, o mimari zarafetine yeniden kavuşuyor. Kalem işi renkli süslemeleriyle Balkanlar’da çok yaygın olan ince bir sanat anlayışını bizlere sunan bu eşsiz eser, mimarisi bakımından da Osmanlı dönemi usullerini günümüze taşıyan en güzide eserler arasında yer alıyor. Gündüzleri Tiran’a ayrı bir güzellik katan camimiz inşallah bundan sonra geceleri de dış cephe aydınlatmasıyla görenleri kendine meftun bırakacaktır.”

“TİKA MARİFETİYLE 1996 YILINDAN BU YANA 546 PROJEYİ HAYATA GEÇİRDİK”

Türkiye olarak kültürel mirasa ait eserleri ihya etmenin yanı sıra Arnavutluk’un kalkınmasına da destek olmaya önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kapsamda TİKA marifetiyle 1996 yılından bu yana 546 projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da Arnavut halkının yanında olmayı sürdüreceğiz. Fevkalade bir durum olmaması hâlinde inşallah ramazana kadar Namazgâh Camii’ni de bitireceğiz. Balkanlar’da Türkiye ve Arnavutluk’un yakın, samimi, etkin iş birliğiyle üstesinden gelinemeyecek hiçbir mesele olmadığına inanıyorum. Değerli dostum Başbakan Edi Rama ile birlikte inşallah bu tür eserlerimizi bir an önce hayata geçirmenin kardeşliğimizin bir gereği olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Ethem Bey Camii’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyon sürecine verdikleri destek için Başbakan Rama’nın şahsında Arnavutluk bakanlarına şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu güzel camide edilecek duaların, yapılacak ibadetlerin Hak katında kabul ve karin olmasını niyaz ediyorum. Rabbim bizi sevgisiz, susuz, havasız, vatansız, aynı zamanda mabetsiz, minaresiz, ezansız bırakmasın” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın okuduğu duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ve beraberindeki protokol üyeleri kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rama ile beraberindekiler daha sonra Ethem Bey Camii’ne girerek, incelemede bulundu.

Okumaya devam edin

Dünya

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Meclisi’ne hitaben yaptığı konuşmada, “Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi, iyi komşuluk ilişkilerinin ve bölgesel iş birliğinin temini Türk dış politikasının öncelikleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın davetine icabetle bulunduğu Arnavutluk’ta, Arnavutluk Meclisi’ne hitaben bir konuşma yaptı.

Konuşmasına Meclis’te bulunanları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizleri, şahsım, heyetim ve milletim adına en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Güçlü tarihî ve beşeri bağlara sahip olduğumuz Arnavutluk’u bir kez daha ziyaret etmekten, bu vesileyle Arnavutluk Meclisi’nde sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bundan üç hafta önce Sayın Meclis Başkan Nikolla’yı Türkiye’de misafir ettik. Kendisiyle, parlamentolar arası ilişkilerimizin önümüzdeki dönemde nasıl ileriye götürülebileceği konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Milletvekillerimiz arasında teması ve iş birliğini artırmanın, ilişkilerimizin gelişimine ciddi katkı sağlayacağı noktasında mutabık kaldık” dedi.

“Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından kısa bir süre sonra, 1923 yılında akdettiğimiz ilk dostluk anlaşmalarından biri de Arnavutluk’la yapılmıştır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ebedi Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’ adını taşıyan bu anlaşma, esasen ilişkilerimizin sadece devletten devlete değil, insandan insana olduğunu izhar ediyor. Aramızda başka sınırlar olsa da Arnavutluk bizim gönül komşumuzdur. İlişkilerimiz, yaklaşık altı asrı bulan köklü, güçlü bir maziye dayanıyor. Ortak tarihimizin izleri, sadece siyasi hayatta değil; İşkodra’nın taş konaklarında, Berat’ın cumbalı evlerinde, Ethem Bey Camii’nin mimarisinde de ifadesini buluyor. Dostluk ve akrabalık bağlarımız bu sağlam temel üzerinde her geçen gün gelişiyor” şeklinde konuştu.

“ÜLKELERİMİZ ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN ÇOK GÜZEL BİR İKLİME SAHİBİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hükûmetlerimizin gayretleri sayesinde, ülkelerimiz arasındaki iş birliğini geliştirmek için çok güzel bir iklime sahibiz. Sayın Başbakan’ın 2013 yılında Türkiye’yi tek taraflı olarak Arnavutluk’un beş stratejik ortağından biri ilan etmesi, bu tablonun ifadesidir. Başbakan Rama’nın geçtiğimiz yılın başında Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmî ziyaret vesilesiyle imzaladığımız ‘Ortak Siyasi Bildiri’ ile ilişkilerimizi resmî olarak da stratejik ortaklık seviyesine çıkardık. Bundan sonra da hem ülkelerimizin hem bölgemizin hem de tüm dünyanın barış, refah, huzur, istikrarına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz.”

Türkiye ile Arnavutluk’un el ele verdiğinde üstesinden gelemeyeceği sorunun, çözemeyeceği sıkıntının, ulaşamayacağı hedefin kalmayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeter ki biz kardeşliğimize, kuşatıcı yaklaşımımıza, ortak hedeflerimize, iş birliğimizi sürekli daha ileriye taşıma azmimize sıkı sıkıya sahip çıkalım. Bu güzel ve sevindirici tabloyu hiç kimsenin bozmasına beraberce izin vermeyeceğimize ben yürekten inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi, iyi komşuluk ilişkilerinin ve bölgesel iş birliğinin temini Türk dış politikasının öncelikleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Malum Kosova birinci sırada ABD tarafından tanınmıştır. Bakanlar Kurulu toplantısındaydım. O zaman Başbakanım ve ikinci olarak hemen anında biz Kosova’yı tanıdık. O günden bugüne de Kosova’nın dünyada tanınması mücadelesini dünyanın değişik ülkelerinde vermeye devam ediyoruz. Arnavutluk’un, Balkanlar’da oynadığı yapıcı rolü takdirle takip ediyoruz. Tarihî bağlarımız yanında, NATO’daki müttefiklik hukukumuz da ilişkilerimizin güvenlik boyutunda önemli yere sahiptir. Balkanların ortak iradesini ve özgün sesini yansıtan tek Balkan Forumu olan Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci çatısı altında da Arnavutluk’la örnek bir dayanışma içindeyiz” ifadelerini kullandı.

“Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ise dayanışma sergilediğimiz bir diğer bölgesel platformdur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ve Arnavutluk’un, bölgede barış ve istikrarın kökleşmesi bakımından müştereken oynadığı rolü sadece bu örneklerde dahi çarpıcı şekilde görmek mümkündür. Bu vesileyle, Arnavutluk’u 1 Ocak 2022 tarihinde üstlendiği Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği için de tebrik ediyorum. Geçmişte bizim de icra ettiğimiz bu görev boyunca sahip olduğumuz tecrübeleri, Arnavutluk’la paylaşmaktan memnuniyet duyacağız” şeklinde konuştu.

Türk milletinin her zaman olduğu gibi bugün de tüm gücü ve imkânlarıyla Arnavutluk halkının yanında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim 2019 depreminde ve müteakiben 2020 yılında patlak veren koronavirüs salgınında, Arnavutluk’a en etkin ve samimi yardımları sağlayan ilk ülke Türkiye olmuştur. Şu anda da bildiğiniz gibi TURKOVAC aşısını çıkardık. Ve TURKOVAC aşısıyla da birlikte yine her zaman imkânlarımızla Arnavutluk’un yanında olacağız. Geçtiğimiz Nisan ayında, Arnavut kardeşlerimiz için 68 gün gibi rekor bir sürede inşaatını tamamladığımız Fier’deki Türkiye-Arnavutluk Dostluk Hastanesi’ni hizmete aldık. Bugün de Laç’da yaptırdığımız deprem konutlarının teslimini gerçekleştirdik. Mutluyum çünkü verdiğimiz sözü tarihi gelmeden bitirip teslim ettik. Bu katkılarımız Arnavut kardeşlerimizin yaralarına bir nebze merhem olmuşsa ne mutlu bize” açıklamasında bulundu.

“FETÖ MESELESİNDE DOĞRU BİLDİKLERİMİZİ İFADE ETMEYİ, STRATEJİK ORTAKLIĞIMIZIN BİR İCABI OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları kaydetti: “Devletimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, iş dünyamızla ihtiyaç duyduğu her alanda ve her zaman Arnavutluk’un yanında yer almayı sürdüreceğiz. Aynı şekilde Arnavut dostlarımızın da Türkiye’nin hassasiyetlerini gözeteceğine yürekten inanıyoruz. Ülkemizde darbe girişiminde bulunarak demokrasimize kast eden, Meclisimizi bombalayan, insanlarımızı katleden FETÖ terör örgütüyle mücadele bu hassasiyetlerimizin başında yer alıyor. Maalesef, bu örgütün mensupları, ülkemizde darbeye teşebbüs ettikten beş yıl sonra bile; Arnavutluk’ta eğitim, sağlık, dinî kurumlar ve özel sektörün kayda değer bir kısmında hâlâ mevcudiyetlerini devam ettiriyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden şu hususu asla unutmamanızı istiyoruz: Gerçek dost, acı da olsa hakikatleri dile getirmekten çekinmeyendir. FETÖ meselesinde, doğru bildiklerimizi açık yüreklilikle ifade etmeyi, kardeşliğimizin, dostluğumuzun ve stratejik ortaklığımızın bir icabı olarak görüyoruz. Hangi kılıfla karşınıza çıkarsa çıksın bu yapı, tıpkı zehirli bir yılan gibi, önünde sonunda kendisine kol kanat gerenleri de sokan, sokacak olan bir ihanet çetesidir. Türkiye’de olduğu gibi, buradaki FETÖ iltisaklı kurum ve çevrelerin de gizli gündemleri olduğundan, vakti saati geldiğinde gerçek yüzlerini ortaya sereceklerinden zerre kadar şüpheniz bulunmasın. Tıpkı Türkiye gibi, tıpkı pek çok ülke gibi Arnavutluk’un millî güvenliği için de bir tehdit oluşturan bu yapıdan ne kadar çabuk kurtulursanız, geleceğinize o derece güvenle bakabilirsiniz. Derhal harekete geçmezseniz, bu yapının ülkemizde teşebbüs ettiği alçak girişimlerin benzerlerinin burada da tekrarlanması kaçınılmazdır. Biz bu hakikati, ağır bedeller ödeyerek yaşadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Sizlerin de aynı akıbete uğramamanız için bunları dile getirmeyi bir kardeşlik görevi telaki ediyorum. Arnavutluk’tan, ülkedeki FETÖ yapılanmasına karşı hemen ve topyekûn harekete geçerek ilişkilerimizin bu sebeple gölgelenmesine meydan verilmemesini bekliyoruz. Aramızda konuşacak, görüşecek, birlikte geleceğe adımlar atacak onca husus varken, böyle bir meseleyle vakit kaybetmekten dolayı üzüntülüyüz. İnşallah bir dahaki temasımızı, bu konuyu artık gündemimizden çıkarmış olarak yapmayı ümit ediyoruz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, Arnavutluk Yüce Meclisi’nin değerli üyelerini ve şahsınızda tüm Arnavutluk halkını bir kez daha selamlıyorum. Türkiye ve Arnavutluk arasındaki dostluk ve kardeşliğin ebediyen sürmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam edin

Dünya

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene yüzde 68’e yakın bir artışla 853 milyon dolar seviyesine ulaştı, şimdi hedef bir milyar dolar hedefimizi yakalayarak kısa sürede buna ulaşalım istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile gerçekleştirdiği baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

İki ülke arasında 7 anlaşmanın imzalandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlaşmaların iki ülke için hayırlara vesile olmasını diledi.

Kendilerini muhabbetle bağrına basan Arnavut halkına ve makamlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutların misafirperverliğiyle bugün bir kez daha kendilerini evlerinde hissettiklerini söyledi.

“ARNAVUTLUK’LA YAKIN DOSTLUK VE KARDEŞLİK BAĞLARIMIZ BULUNUYOR”

Türkiye’nin Arnavutluk ile kökleri asırlara sâri yakın dostluk ve kardeşlik bağları bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız her hadisede, karşılaştığımız her sıkıntıda iki ülke arasında bu özel münasebetlerin sağlamlığına şahitlik ediyoruz” diye konuştu.

Arnavutluk’ta 2019’da meydana gelen depremde Türk halkının Arnavutluk’un acısını yüreğinde hissettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçek dost çağrılmadan koşandır” inancıyla deprem haberini alır almaz hemen harekete geçtiklerini anlattı.

Türk yardım ekiplerinin yaraların süratle sarılması, sıkıntıların hafifletilmesi amacıyla çok yoğun gayret sarf ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de yürütülen bu çalışmaları değerli dostum Sayın Edi Rama ile sık sık görüşerek yakından takip ettik. Söz verdiğimiz gibi depremde evleri yıkılanlar için Laç şehrinde yaptırdığımız deprem konutlarının teslimini bugün gerçekleştirdik. 522 konutu 13 ay gibi rekor sayılacak sürede tamamlayarak hamdolsun aramızdaki kardeşliğe verdiğimiz önemin iddialı bir şekilde neticelenmesini görmüş olduk. İnşallah bundan sonra da iyi gününde ve kötü gününde Arnavutluk’un yanında olmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Arnavutluk’taki müşterek kültürel mirası yansıtan tarihî eserlere yürütülen yenileme çalışmaları vasıtasıyla özel önem verdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, kültür ve turizmin Türkiye’de tek çatı altında toplandığını, Arnavutluk’ta ise iki ayrı bakanlık olduğunu anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arnavutluk’taki müşterek bu kültürel miras noktasında da bizler özellikle kurumlarımızla başta TİKA olmak üzere buralarda da destek çalışmalarımızı sürdürebiliriz” diye konuştu.

“ETHEM BEY CAMİİ SEMBOL BİR ESERDİR”

Restorasyonu TİKA tarafından tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını da yapacaklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ethem Bey Camii bir ibadethane olmasının yanında aynı zamanda Tiran şehrinin tarihi ve turistik dokusuna katkı sağlayan sembol bir eserdir. Yanı başındaki Osmanlı dönemine ait olan Tarihî Saat Kulesi ile birlikte Tiran’ın günümüze ulaşan en önemli kültürel miraslarından biridir” dedi.

Başbakan Edi Rama ile stratejik ortaklık seviyesindeki ilişkileri de ayrıntılı şekilde ele aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi mekanizmasının işler hâle getirilmesinin önemine değindiklerini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konsey toplantısını bu yılın ilk yarısında icra edeceklerini, bunun için Dışişleri Bakanlarının ikili görüşme suretiyle tarihi belirleyeceklerini belirtti.

“ARNAVUTLUK’TAKİ FETÖ YAPILANMASINA KARŞI DAHA SOMUT ADIMLAR ATILMASI EN SAMİMİ BEKLENTİMİZDİR”

Görüşmelerde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadeleyi de değerlendirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biliyorsunuz bu terör örgütü 15 Temmuz 2016’da demokrasimizi hedef alan başarısız bir darbe girişiminde bulundu. Milletimizin direnişi sayesinde boşa çıkardığımız bu terör eylemi sırasında maalesef 251 insanımızı alçakça bunlar şehit etti. Elinde masumların kanı olan bu yapının sadece Türkiye’ye değil, varlık gösterdiği her ülkeye büyük bir tehdit oluşturduğu aşikârdır. Dost ve kardeş ülke Arnavutluk’ta FETÖ’nün halen faaliyet alanı bulabilmesi, evlatlarını şehit veren milletimizi derinden yaralamaktadır. Önümüzdeki dönemde Arnavutluk’taki FETÖ yapılanmasına karşı daha somut, kararlı ve hızlı adımlar atılması en samimi beklentimizdir.”

İki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri de masaya yatırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke ticaret hacminin geçen yıl yüzde 68’e yakın artışla 853 milyon dolar seviyesine ulaştığını, şimdi bir milyar dolar hedefini yakalayarak kısa sürede buna ulaşmak istediklerini bildirdi.

“ARNAVUTLUK’TAKİ EN BÜYÜK YATIRIMCI TÜRKİYE OLACAKTIR”

Müteahhitlik hizmetleri de özellikle katıldığında Arnavutluk’taki en büyük yatırımcının Türkiye olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yatırımlarımızın toplam miktarı 3,5 milyar dolardır. 600’ü aşkın firmamız yaklaşık 15 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. Tabii biz bu rakamları yeterli bulmuyoruz, bunun çok daha iyi bir konuma gelmesi lazım. Arnavutluk makamlarının vereceği güçlü destekle bu sayıların daha da artacağına inanıyorum. İlişkilerimizi her alanda derinleştirmeli, bu kararlılıkla da yolumuza devam etmeliyiz diye düşünüyorum. Sözlerime son verirken özellikle hastane noktasındaki talepleri de ikili görüşmede değerli dostumdan aldım. Bu konuda Sağlık Bakanımıza da gerekli talimatı vermek suretiyle bu ihtiyacı insan unsuru noktasında inşallah gidererek orada da sağlıklı bir adımı atmakla üzerimize düşeni yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

Balkanlar’da barış ve huzurun geleceği, teminatı için bizler de garanti olan ülkelerden bir tanesiyiz Balkanlar’da geçen ay yükselen tansiyon sonrası AB’nin bölgedeki güvenilirliğinin tartışılmaya başlandığı, ayrıca Brüksel merkezli bir gazetede, “AB’nin bölgede güvenilirliğini yitirdiği, Türkiye’nin ortak tarihî mirası ve farklı sebeplerle Balkan ülkeleriyle yakın ilişkiler kurduğu, AB’nin ve NATO’nun Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu” değerlendirmesinin yer aldığı aktarılarak, “Siz AB ile ilişkilerde nasıl bir dönem bekliyorsunuz? AB’nin Türkiye’ye yönelik tutumunda bir değişiklik söz konusu olabilir mi?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB’nin yaklaşım tarzından öte Türkiye için NATO’nun yaklaşım tarzının çok daha önemli olduğunu belirtti.

“BALKANLARDA HUZURUN TEMİNATI İÇİN GARANTÖR ÜLKELERDEN BİRİYİZ”

AB’nin henüz Türkiye’yi üye ülke olarak kabul etmediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fasılların görüşülmesinden tutunuz da aç kapa meselesinde, sadece birinci fasılda geçici olarak kapama yaptılar. Bunun dışında diğerleriyle ilgili maalesef oyalama taktiği devam ediyor” dedi.

Türkiye’nin, NATO’nun şu anda onurlu, güçlü bir üyesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “NATO ile ilgili atılacak adımlarda her zaman bizler üzerimize düşen görevi bugüne kadar nasıl yaptıysak, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Balkanlar’ın barışını, huzurunu çok önemsiyoruz ve Balkanlar’ın barışı, huzuru için de üzerimize düşeni bugüne kadar nasıl yaptıysak bundan sonra da yine aynı şekilde Balkanlar’da barış ve huzurun geleceği, teminatı için bizler de garantör olan ülkelerden bir tanesiyiz.”

Arnavut bir gazeteci Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Arnavutluk’a verdiğiniz destek hiçbir ülkenin verdiği destekle kıyaslanamaz. Acaba AB, sizin Arnavutluk’a verdiğiniz bu ilgiden dolayı endişelenmeli midir? Acaba sizin Arnavutluk’a yapılan bunca yatırımlar sayesinde bir kazancınız olur mu? Aldığınız bir şey var mı?” sorusunu yöneltti.

Aynı gazeteci Arnavutluk Başbakanı Rama’ya da “Bence kardeşten alınan borçların da belli bir seviyesi olması lazım. Acaba Arnavutluk-Türkiye arasındaki durum böyle mi?” diye sordu.

Soruların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Öyle bir soru sordun ki, futbolda bizim ters köşe diye bir anlayış vardır. Bizi ters köşe yapmak istiyorsun galiba. Ama biz ters köşe olmayacağız. Kardeşlik hukuku farklıdır, kardeşlik hukuku içerisinde öyle destekler olur ki bu destekler kardeşliğinizin gereği olur. Ama bir de öyle bir ikili ilişki olur ki, o da borçlar hukukuna dayalı olur. Şu anda bizim bu deprem felaketinde yaşanan olay, borçlar hukukuna dayalı değil, kardeşlik hukukuna dayalıdır ve bizler de bu kardeşlik hukukuna dayalı olarak bu eserleri orada süratle inşa ettik. Aynı şekilde tarihi eserlerle ilgili olanlar da yine kardeşlik hukukuna dayalıdır ve bu kardeşlik hukukuna dayalı olarak da aynı şekilde bu tarihi eserlerin inşa ve ihyasını yapıyoruz. Buralarda herhangi bir şey aramanın anlamı yok. Zira kardeşiz. Ne zaman, nerede, ne olacak, bunun sorgulanması da yapılmaz.”

ARNAVUTLUK BAŞBAKANI RAMA: “TÜRKİYE, AB’NİN GÜVENLİĞİ İÇİN KAÇINILMAZ BİR UNSUR”

Depremden sonra ilk saniyelerden itibaren yanlarında olan ve sözünü tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Arnavutluk Başbakanı Rama, “Tabii ki söz Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geldiğinde bu bir yenilik değildir, çünkü o her zaman söylediğini yapandır” dedi.

Arnavutluk Başbakanı Rama, deprem konutlarının inşa edilme sürecinde her türlü desteği verenlere de teşekkür ederek, böylece hem depremzedelerin hayatlarını değiştirdiklerini hem de Arnavutluk ile Türkiye arasındaki ilişkilerin değer ve derinliği için yeni bir anlamlı örnek oluşturduklarını söyledi.

Arnavutluk Başbakanı Rama, deprem konutlarının teslim edildiği Laç şehrinden dönerken sosyal medyada gördüğü bir yorumda, “İyi ki Müslüman değilsin, çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile o kadar yakın duruyorsun ki Müslüman olsaydın AB’dekiler kim bilir ne derdi?” yazıldığını aktardı.

Kendisinin bir Katolik ancak eşinin Müslüman olduğunu kaydeden Arnavutluk Başbakanı Rama, “Ancak Arnavutluk veya AB’de hiç kimsenin, iki ülke arasındaki ilişkilerinden rahatsız olmaları gerektiğine inanmıyorum. Çünkü, bu ilişki geleneksel bir ilişkidir” şeklinde konuştu.

Arnavutluk Başbakanı Rama, Türkiye’nin bölgedeki barışın tesisinde yapıcı rolünün yerinin doldurulamaz, vazgeçilmez ve yorumsuz olduğunu vurgulayarak, “Türkiye ve Cumhurbaşkanının üzerine atılan tüm gölgeler hepsi birer hayal gücüne dayalı filmdir ve gerçekte karşılık bulmayan yorumlardır” dedi.

Türkiyesiz AB’nin bugünkünden daha kötü bir durumda olabileceğini belirten Rama, “Türkiye, AB’nin güvenliği için kaçınılmaz, vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz bir unsurdur. Ben bunu NATO’da da, Brüksel’de de, ikili görüşmelerde de ifade ettim. Bugün de açıkça söylüyorum çünkü bu bir gerçek” ifadelerini kullandı.

İMZALANAN ANLAŞMALAR

Türkiye ile Arnavutluk arasında afet ve acil durum yönetimi, medya, devlet arşivleri, kültür ve sanat, güvenlik, gençlik ve spor ile protokol alanında 7 anlaşmaya imza atıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Arnavutluk Başbakanı Rama huzurunda, ortak basın toplantısı öncesinde iki ülke arasında anlaşmalar imzalandı.

Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Kolluk Eğitimi İşbirliği Mutabakat Zaptı’na İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Arnavutluk İçişleri Bakanı Bledar Çuçi imza attı.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı Arasında Protokol Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Arnavutluk Cumhuriyeti Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı Bakan Yardımcısı Megi Fino imzaladı.

Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı Arasında Gençlik ve Spor Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile Arnavutluk Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Evis Kushi tarafından imzalandı.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Bale Genel Müdürlüğü ile Arnavutluk Opera, Bale ve Folk Topluluğu Arasında İşbirliği Protokolü’nü Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Arnavutluk Cumhuriyeti Kültür Bakanı Elva Margariti imza altına aldı.

Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı Ulusal Sivil Koruma Kurumu arasında Afet ve Acil Durum Yönetimi Alanında Mutabakat Zaptı, AFAD Başkanı Yunus Sezer ve Arnavutluk Cumhuriyeti Savunma Bakan Yardımcısı Dallendyshe Bici tarafından imzalandı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı ile Arnavutluk Cumhuriyeti Merkezi Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Arasındaki İşbirliği Protokolü’ne Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal ile Arnavutluk Cumhuriyeti Arşivler Genel Müdürü Dr. Ardit Bido imza attı.

Anadolu Ajansı (AA) ve Arnavutluk Telegrafik Ajansı Arasında İşbirliği Anlaşması’nı, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ile Arnavutluk Telegrafik Ajansı Genel Müdürü Valbona Zhupa imzaladı.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Dünya2 gün önce

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

Dünya2 gün önce

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni açtı

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Biz 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi seviyoruz”

Dünya4 gün önce

“Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız”

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Kipaş Kâğıt Fabrikası’nın açılışını yaptı

Dünya6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan , “Hedefimiz, savunma sanayinde tam bağımsız bir Türkiye’dir”

Dünya6 gün önce

“Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası olan Türkiye, Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır”

Dünya7 gün önce

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde Ayvalı Gençlik Merkezi’nin temel atma törenine katıldı.

Dünya1 hafta önce

Onur Air Öz Taşıma İş Ailesine Katıldı

Dünya1 hafta önce

Dev yatırımlar | “Ülkemiz ekonomisinin güçlenmesi ve istihdamın artırılması için mesleki eğitime özel önem veriyoruz”

Dünya1 hafta önce

Öz Taşıma İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Toruntay, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Dünya2 hafta önce

Gençler Şühedanın İzinde Yürüdü

Dünya2 hafta önce

“HER ALANDA ÇAĞ ATLATACAK YATIRIMLARLA TÜRKİYE’Yİ BÜYÜTTÜK”

Dünya2 hafta önce

Emine Erdoğan, Engelsiz Şehirler Fikir ve Proje Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı

Dünya2 hafta önce

Öz Taşıma İş’ten Kayseri Ulaşım A.Ş. Çalışanlarına Rekor Zam

Dünya2 hafta önce

Dev yatırımlar : Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İHA, SİHA ve TİHA üretiminde artık dünyanın ilk üç ülkesi içindeyiz”

Dünya2 hafta önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: İSTANBUL -TAHRAN-İSLAMABAD YÜK TRENİ İKİ ÜLKE ARASINDAKİ TİCARETİ GELİŞTİRECEK

Dünya2 hafta önce

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, “Türk inşaat sektörü 2021’de yurt dışında 29,3 milyar dolarlık iş üstlendi”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye’nin sergilediği performans bizi dünyanın en büyük 10 ekonomisine girme hedefimize adım adım yaklaştırıyor”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, ekonomide kabuk değiştirmekte artık farklı bir lige çıkmaktadır”

Dünya3 hafta önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’tan iş dünyasına çağrı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni küresel yönetim ve ekonomi sisteminde hak ettiğimiz yeri almak için harekete geçtik”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl mesajı yayımladı

Dünya3 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan Pirinkayalar Tüneli Açılış Töreni’ne canlı bağlantı ile katıldı

Dünya3 hafta önce

Amerika Birleşik Devletleri Basketbol Ligi NBA’de 3 sayı rekortmeni Stephen CURRY,

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek”.

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Ödülleri Töreninde Konuştu

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı

Dünya4 hafta önce

Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirme hedefimize hiç olmadığımız kadar yakınız.

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya2 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya1 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya9 ay önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya2 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Gündem3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya11 ay önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya11 ay önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya1 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya1 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Tekne Firmaları Türkiye11 ay önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya10 ay önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya1 sene önce

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,: Sporun güzel yönüyle yarınlara yürümeye devam edeceğiz

Dünya12 ay önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : Türkiye artık savunma sanayii ihraç edebilen bir ülke

Gündem1 sene önce

Gazete ve Dergi Sektöründe Lider Haber Yazılımı

Dünya7 ay önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Reklamlar

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

Son Dakika Haber