Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin ve milletimizin huzuru, geleceği, güvenliği için özellikle atik olacağız, ihtiyatlı olacağız, gerçekçi olacağız, ayaklarımızı yere sağlam basacağız. Hepsinden önemlisi her hâl ve şart altında vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Türkiye salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak girecektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu üyelerini, Dolmabahçe Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabulde yaptığı konuşmada, 2020 yılının Aralık ayı ile Ocak-Aralık dönemi merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı.
DEİK çatısı altında Türkiye’nin gelişmesi, güçlenmesi, büyümesi için gayret gösteren tüm iş insanlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, programdan önce, Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı Resim Müzesi Restorasyon Sonrası Açılış Programı’nı gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Açılışı yapılan sergiyi muhteşem olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan sonraki süreçte de yine o depolarda kalan diğer resimleri de bakımlarını yapmak suretiyle alıp, onları da değişik yerlerdeki yeni yaptığımız veya mevcut inşallah binalarımıza taşıyarak milletimiz, tüm insanlığa bunları sunacağız. Çünkü kültürünüz varsa, sanatınız varsa gücünüz var. Eğer kültür ve sanattan yoksunsanız hiçbir şeyiniz yok” diye konuştu.
“TÜRKİYE OLARAK TİCARET DİPLOMASİSİ ALANINDA YENİ BİR SIÇRAMAYA İHTİYAÇ DUYUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 senesinin tüm insanlık için sağlık, huzur, esenlik getirmesini temenni ederek, 2020 yılında Koronavirüs salgını sebebiyle DEİK ailesiyle arzu ettikleri sıklıkta bir araya gelemediklerini ifade etti. Mart ayında planlanan Dünya Türk İş Konseyi’nin 10. Kurultayı’nı da yine salgın nedeniyle gerçekleştiremediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın şartlarının hafiflemesiyle beraber DEİK bünyesindeki çalışmalara hız vereceklerini, en kötü ihtimalle video konferans ya da telekonferans yöntemiyle de olsa çalışmaları yürütmeye devam edeceklerini bildirdi.
“Türkiye olarak ticaret diplomasisi alanında yeni bir sıçramaya ihtiyaç duyuyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde güçlü sağlık alt yapısının yanı sıra üretimin, araştırma-geliştirmenin, ihracatın, ticaretin ve ticarette pazar ve ürün çeşitliliğinin önemine şahit olduklarını söyledi. Sadece iç piyasaya odaklanan şirketlerin salgından olumsuz etkilenirken ihracata, inovasyona, AR-GE’ye önem veren firmaların bu süreci en az zararla atlattığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle ihracat odaklı çalışan şirketlerin salgın döneminde müşteri yelpazesini genişlettiklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayicimizle bir araya geldikçe, üreticilerimizi, ihracatçılarımızı dinledikçe şu gerçeğin farkına daha iyi varıyoruz. Her ne kadar bu salgın beraberinde çeşitli zorluklar, sıkıntılar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyoruz” diye konuştu.
“DÜNYA SALGIN SONRASI DÖNEMDE DE TÜRKİYE’NİN BAŞARILARINI KONUŞMAYA DEVAM EDECEK”
Türk firmalarının yine bu dönemde kaliteli ürünleri, rekabetçi fiyatları, hepsinden önemlisi güvenilirlikleriyle rakiplerine fark attığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şüphesiz bunda dünya genelinde Asya merkezli üretim biçimlerine yeni alternatifler oluşturma çabasının da payı var. Salgında tüm yumurtalarını tek sepete koymanın özellikle riskini gören şirketler bu süreçte üretim ağlarını ve merkezlerini çeşitlendirmeye başladılar. Bu arayışlarda ülkemizin adı giderek daha fazla ön plana çıkıyor. Aşılamanın artmasıyla beraber dünya genelinde salgın geriledikçe taşlar yerine oturacak, ülkemizin yakaladığı ivme daha da artacaktır. Tıpkı salgın döneminde olduğu gibi, salgın sonrası dönemde de dünya inşallah Türkiye’nin başarılarını konuşmaya devam edecektir. Küresel ticaret ve büyümede beklenen büyük düşüşe karşılık Türkiye pozitif büyüme çizgisinin altına inmemeyi başarmış bir ülkedir. Bu tabloda özellikle ihracatta yakaladığımız performansın büyük katkısı vardır. Geçtiğimiz yılı 169,5 milyar dolar gibi orta vadeli program hedefinin 4 milyar üzerinde bir rakamla kapatmayı başardık. Öyle ki 2020’nin son ayında tüm zamanların ihracat rekorunu kırdık. Aynı şekilde 4. çeyrek de 51,2 milyar dolarla en yüksek ihracatı gerçekleştirdiğimiz dönem oldu.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatın ithalatı karşılama oranının altın hariç tutulduğunda yüzde 85,6 ile oldukça yüksek bir düzeyde gerçekleştiğini açıklayarak, Türkiye’nin küresel ihracattaki payının geçen yılın Ocak-Ekim verileri itibarıyla ilk defa yüzde 1’i geçerek yüzde 1,03 seviyesine çıktığını dile getirdi.
İhracatçı sayısı 87 bin 400’ü aşarken geçen yıl ilk defa ihracat yapan firma sayısının da 18 bin 123 olarak kayıtlara geçtiği bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçılara tanınan yeşil pasaport uygulamasından şu ana kadar 17 bin 514 iş insanının faydalandığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl mal ve hizmet ihracatlarına toplam 3 milyar 150 milyon lira destek ödemesi yaptıklarını belirterek, bu yıl destek ödemesinde hedefin 4,1 milyar liraya ulaşmak olduğunu kaydetti.
Salgın döneminde sanal ticaret heyetleri, sanal fuarlar, elektronik ticaret faaliyetleri gibi organizasyonlarla ihracatçıları desteklemeyi sürdürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Temassız ticaret uygulamasını yaygınlaştırarak ürün sevkiyatlarının kesintisiz yapılabilmesini bu arada temin ettik. Ağustos ayında devreye aldığımız kolay ihracat platformu dünyadaki emsallerine göre çok daha kapsamlı ve etkin hizmetler vermektedir. Yeni nesil ihtisas ve serbest bölge modeliyle özellikle AR-GE yoğun, yüksek katmanlı inovasyon ve teknoloji odaklı sektörlerde yeni firmaları ve yatırımları teşvik ediyoruz. Yurt dışı lojistik merkezlerini destekleyerek ihracatçılarımızın tedarik ve dağıtım süreçlerine katkı sağlıyoruz. Hâlen 102 ülkedeki 146 merkezde görev yapan 201 ticaret müşavirimizle dünyanın her yerinde her an ihracatçılarımızın yanında olduğumuzu gösteriyoruz.”
2020’nin son günlerinde İngiltere ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Gümrük Birliği’nden sonraki en önemli ticaret anlaşması olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık ile ticari ilişkilerin Brexit sonrası daha da genişleyerek sürebilmesini sağladıklarını söyledi.
Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmasını güncelleme çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılında tüm bu çalışmaları daha da ileriye taşıyarak yola devam edeceklerini kaydetti.
Salgının oluşturduğu ekonomik ortamda Türkiye olarak, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin sağladığı avantajlar sayesinde sosyal bünyeyi ve ekonomiyi destekleyecek tedbirleri hızla devreye aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, nasıl bir musibetle karşılaşılırsa karşılaşılsın Türkiye’nin her türlü zorluğa, yeni gelişen fırsatlara ve farklı senaryolara hazırlıklı olduğunu herkese gösterdiklerini dile getirdi.
“ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN GELECEĞİ VE GÜVENLİĞİ İÇİN AYAKLARIMIZI YERE SAĞLAM BASACAĞIZ”
Salgın nedeniyle hayata geçirilen kısıtlamaların üretici ve çalışanlar üzerinde oluşturduğu yükü en az seviyeye indirebilmek için pek çok ilave desteği uygulamaya soktuklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerekirse yeni destekleri de devreye alacağız. Ülkemizin ve milletimizin huzuru, geleceği, güvenliği için özellikle atik olacağız, ihtiyatlı olacağız, gerçekçi olacağız, ayaklarımızı yere sağlam basacağız. Hepsinden önemlisi her hâl ve şart altında vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Türkiye salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak girecektir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde atılan adımların etkisinin finansal piyasa göstergelerine müspet şekilde yansımaya başladığını ifade ederek, “Kur cephesine baktığımızda Türk lirasının dolara karşı yüzde 12, avroya karşı yüzde 10 düzeyinde değer kazandığını görüyoruz. Paramızın değerindeki artış ve altın fiyatlarındaki gerileme sayesinde kasım ayından bu yana merkezi yönetim borç stokumuz yaklaşık 150 milyar lira azaldı. Sadece bu netice bile 2020 yılı millî gelir tahminimizin yaklaşık yüzde 3’üne denk geliyor” dedi.
“TÜRKİYE’YE GÜVENEN YATIRIMCILAR BUGÜNE KADAR OLDUĞU GİBİ BUNDAN SONRA DA KAZANMAYA DEVAM EDECEK”
Ülke risk biriminin düştüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son iki ayda 5 yıl vadeli Türkiye CDS’leri 210 bas puanlık bir gerilemeyle 320 bas puana indi. Türkiye’nin borçlanma maliyetlerini atacağımız kararlı adımlar ve güçlü politika çerçevemizle inşallah düşürmeye devam edeceğiz” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son aylarda Türkiye’ye yurt dışından 15 milyar doların üzerinde portföy girişinin gerçekleştiğini bildirerek, Türkiye’ye güvenen yatırımcıların bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kazanmaya devam edeceğinin altını çizdi.
“Yeni hamlelerle Türkiye’yi değişen küresel değer zincirinin önemli bir oyuncusu hâline getireceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Yüksek teknoloji sektörleri öncelikli olmak üzere çekeceğimiz uluslararası yatırımlarla ülkemizi bir yatırım, üretim ve teknoloji üssü yapacağız. Yatırım ortamının daha da iyileştirileceği, öngörülebilirliğin daha da artırılacağı, yatırımcıların beklentilerini daha yüksek düzeyde karşılanacağı bir ortamın tesisi için gereken tüm adımları atacağız. Ekonomi ve hukuk alanındaki reform gündemimizle ilgili yoğun bir hazırlık dönemini geride bıraktık. Arkadaşlarımız iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarının görüş, öneri ve taleplerini en ince ayrıntısına kadar dinlediler. Yakında bu reformları kamuoyuyla paylaşacağız. Reform gündemimize uygun adımları hızla hayata geçireceğiz. Ekonomide bu sene temel hedeflerimizden birisi fiyat istikrarını sağlamak olacaktır. Enflasyon bu ülkede yaşanan her bir ferdin hayatına dokunuyor. Biz enflasyonu yüzde 30’lar civarından tek hanelere düşürmüş bir yönetim olarak, faiz oranının yüzde 63 olduğu böyle bir dönemden 4,6’ya, enflasyonu da 6,4’e düşürdüğümüz dönemi biz yaşadık, boşuna konuşmuyorum. Yüksek faize karşı olduğumu söylemek boşuna değil. Bütün bunları bu işi yaşayarak söyleyen birisiyim.”
Yatırımcıların, girişimcilerin faiz yükü altında ezildiğini bildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda dünyaya bakalım Amerika’da faiz oranı ne? Japonya’ya bakalım, faiz oranı ne? Eksi. Gelelim Avrupa’ya, 1-2, İsrail eksi. Bütün bunlar apaçık ortadayken biz yüksek faizlerle övünüyoruz; yüzde 20, yüzde 25, yüzde 30’lara kadar bir ara gitti, bununla övünüyoruz. Ve birçok şirketimizi adeta batırmakla övünüyoruz” sözlerine yer verdi.
Faizle mücadelesine sonuna kadar devam edeceğini ve yüksek faizle bir yere varılamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bana karşı ‘efendim işte bizim şu kadar borcumuz var, bu borcu neyle ödeyeceğiz?’ Bu borcu yüksek faizle dışarıdan kendimize imkân sağlamakla değil kendi kaynaklarımızla bunu nasıl öderiz onun çalışmasını yapacağız, bunun başka çıkışı olmaz” dedi.
Kur istikrarının enflasyonla mücadelede oldukça önemli bir tuttuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl iş faizi düşürmek suretiyle enflasyonu aşağıya çekmektir. Bunun bir numaralı enflasyonla mücadelede altyapısını faiz oluşturuyor. Faiz, enflasyonla doğru orantılıdır, ne kadar aşağıya çekerseniz o da aşağıya gelir, çünkü biz bunu yaşadık” açıklamasında bulundu.
Enflasyonla bütüncül bir mücadeleyi etkili bir şekilde sürdüreceklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, her türlü ürünü üretebilecek kapasiteye sahip olan imalat sanayinin ithal ara malı bağımlılığını azaltma yönünde mesafe alındığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayinde başarıyı getiren yönetişim modelini imalat sanayinin diğer alt sektörlerinde de uygulayacağız. Avrupa başta olmak üzere önemli ticaret ortaklarımızdaki canlanma ile turizm ve hizmet sektörlerinde beklediğimiz toparlanma cari açıkla mücadelemize katkı sağlayacaktır” şeklinde konuştu.
Ekonomide “güven ve istikrar” kavramlarının önemini anlatarak, bundan asla taviz veremeyeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizim dönemimizde ekonomimizin en güçlü yanlarından biri, daima sağlam kamu maliyesi olmuştur. Kamu maliyemiz nispeten düşük borçluluk, özellikle bu düşük borçluluk oranlarımız sayesinde bugün de bizi pek çok ülkeden önemli yönde ayrıştırıyor. Dönemsel etkiler nedeniyle bütçe açığımız son yıllarda artış göstermiş olmakla birlikte alacağımız kararlı tedbirlerle burada da kalıcı bir iyileştirme yapmak amacındayız. Bu vesileyle sizlere kamu maliyesinde 2020 yılını nasıl geçirdiğimizin kısa bir değerlendirmesini yapmak istiyorum. Yılsonu rakamları bugün itibariyle netleşmiş durumdadır. 2020 yılında toplam bütçe harcamaları 1 trilyon 202 milyar liraya ulaşarak program hedefimizin altında kaldı. Gelir tarafında ise, beklentilerden daha iyi ekonomik performans göstererek 1 trilyon 29 milyar liraya ulaştık. Böylece yılsonu bütçe açığımız 173 milyar lirayı bile bulmayarak program hedefi olan 239 milyar liranın altında kaldı. Programda bu sene için öngördüğümüz büyüme oranının gerçekleşmesi durumunda bütçe açığı millî gelirin yüzde 3,6 oranına gerileyecektir. Böylece yılı yüzde 4,9’luk bütçe açığı hedefinin altında kapatmış olacağız.”
“SALGIN DÖNEMİNDE GELEN İLAVE YÜKLERE RAĞMEN MALİ DİSİPLİNDEN TAVİZ VERMEMEKTE KARARLILIYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 10,7’lik bütçe açığının takdire şayan olduğunu, geçen Eylül ayındaki hazırlıklar sırasında 2021 yılı için de yüzde 4,3’lük bir bütçe açığı hedefi koyduklarını belirterek, “Küresel salgının etkilerinin 2021 yılında da hissedileceği anlaşılıyor. Aşı ile ilgili gelişmelerin beklenenden daha uzun bir sürece yayılması tüm dünyada ekonomilerin ve bütçe açıklarının toparlanmasını geciktiriyor” dedi.
Bütçeye salgın döneminde gelen ilave yüklere rağmen mali disiplinden taviz vermemekte kararlı olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mali disiplini 18 yıldır yaptığımız gibi önümüzdeki dönemde de en önemli çıpası olarak kullanmayı sürdüreceğiz. Bu amaçla 2021 yılı için bütçe açığını millî gelirin yüzde 3,5’u seviyesinde tutmayı yeni hedef olarak belirledik. Bütçede oluşturacağımız mali alanı gerekmesi hâlinde salgın kaynaklı ilave harcama ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanacağız” diye konuştu.
“Hizmette tasarruf olmayacağının altını özellikle çizmek istiyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerimizi artırırken kamu olarak vatandaşın bize emanet ettiği vergileri en doğru şekilde ekonomik ve verimli kullanacağız. Bu anlayışla özellikle kamu harcamalarını daha verimli hâle getirecek bir tasarruf programını hayata geçireceğiz. Özellikle cari harcamaların daha tasarruflu bir biçimde yapılmasına özen göstereceğiz. Taşıttan lojmana, temsil ağırlamadan hizmet binası yapımına kadar tüm harcamaları asgari seviyede tutarak tasarruf tedbirlerine azami riayet edeceğiz” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, araştırma-geliştirme, dijitalleşme, insan kaynakları, lojistik, enerji gibi yatay alanların yanı sıra, savunma sanayi ile sulama başta olmak üzere tarımdaki yatırımları hızlandıracaklarına işaret ederek, dijital dönüşüme hız vereceklerini, elektronik tebligat, uzaktan eğitim, çevrim içi toplantı ve elektronik belge yönetim sistemleri gibi uygulamaların kullanımlarını yaygınlaştıracaklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, koruyucu sağlık hizmetlerini artırarak sağlık harcamalarını azaltacaklarını, kamu harcama programlarını düzenli olarak gözden geçirerek verimsiz olanları tasfiye edeceklerini aktardı.
Vergi politikalarını da adil, öngörülebilir, sadece, yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı teşvik edecek bir temele oturtacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “İdare alacaklarının zamanında tahsilinin sağlanması için daha etkili bir tahakkuk ve tahsilat mekanizması kuracağız. Kayıt dışılık ile etkin mücadelemizi devam ettireceğiz. Gerek harcamalar, gerekse gelirler konusunda öngördüğümüz tedbirlerin detaylarını Hazine ve Maliye Bakanımız Lütfi Elvan Beyle önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız. İktisat tarihi kitaplarına geçecek böylesine zorlu bir küresel konjonktürü 18 yılın birikimi ve tecrübesi sayesinde başarıyla atlatacağımıza olan inancım tamdır. Samimiyetle, istişareyle ve ortak akılla çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Uzun soluklu, sabırlı ve kararlı adımlarla ülkemizin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz. Vatandaşlarımız müsterih olsunlar, bize 18 yıldır güvendiler ve netice ortada. Bundan sonraki süreçte de bize güvensinler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı İbrahim ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Geçtiğimiz sene şubat ayında Kuala Lumpur’u ziyaret etmiştim. Ziyaretimde ülkelerimiz arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kurulmasını kararlaştırmıştık. Nitekim bugün, Konseyimizin ilk toplantısını icra ettik. Gücünü kadim tarihimizden alan Türkiye-Malezya dostluğunu bu mekanizmayla daha da perçinleyeceğimize inanıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki baş başa görüşmeleri, Türkiye-Malezya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı ve anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Geçen yıl şubat ayında Kuala Lumpur’u ziyaretinde ülkeler arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kurulmasını kararlaştırdıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Konseyin ilk toplantısını icra ettiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gücünü kadim tarihten alan Türkiye-Malezya dostluğunu bu mekanizmayla daha da perçinleyeceklerine inandığını söyledi.
İlişkilerin ahdî zeminini güçlendirecek belgelere az önce imza attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya’nın ASEAN Bölgesindeki Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumunda olduğunu söyledi.
Türkiye-Malezya arasında serbest ticaret anlaşmasının da mevcut olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuala Lumpur ziyaretinde de ticaret hacmi hedefi olarak 10 milyar doları açıkladıklarını, ortak çabalarla ticareti dengeleyip sürdürülebilir şekilde bu hedefe taşıyabileceklerine samimiyetle inandığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Keza ülkelerimiz arasındaki yatırım ilişkilerine de yeniden bir hareketlilik getirmeyi, Malezya’nın ülkemizdeki yatırımlarını artırmasını arzu ediyoruz. Sayın Başbakan’ın bugün ve yarın Türk iş çevreleriyle toplantılarının ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” açıklamasını yaptı.
Bugünkü görüşmelerde savunma sanayii konularını da ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanlarda Malezya ile birçok proje gerçekleştirdiklerini, birçoğunun da devam ettiğini ifade etti.
“TÜRKİYE-MALEZYA KARDEŞLİĞİNİN TEMELİNİ TEŞKİL EDEN BEŞERÎ BOYUTU DA GÖRÜŞMELERİMİZDE İSTİŞARE ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde kazan-kazan ilkesinden hareketle bu alanda atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz. Ayrıca Türkiye-Malezya dostluk ve kardeşliğinin temelini teşkil eden beşerî boyutu da görüşmelerimizde istişare ettik. Halklarımız arasındaki diyaloğu güçlendirecek adımları, eğitim, kültür ve turizm alanlarındaki çalışmalarımızı devam ettirme kararı aldık” diye konuştu.
Bölgesel ve uluslararası gelişmelerin de gündemlerinin üst sıralarında olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bir kez daha uluslararası meselelerde benzer görüşlerde olduklarını memnuniyetle gördüğünü dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilhassa Gazze konusunu birlikte yakından takip etmeye devam edeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2019 yılında ilan ettiğimiz ‘Yeniden Asya’ girişimimiz çerçevesinde bölge ülkeleri ve ASEAN’la iş birliğimize ayrı bir ehemmiyet veriyoruz. Malezya’da 2025 yılında ASEAN dönem başkanı olarak yoğun bir süreç geçirdi. Kendilerini başarılı şekilde tamamladıkları bu dönem başkanlığı için tebrik ediyorum. Ayrıca Enver kardeşimin Tayland ile Kamboçya arasındaki gerginliğin azaltılmasında büyük katkıları oldu” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı İbrahim’e ve heyetine Türkiye’yi ziyaretleri için teşekkür ederek, Konsey Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını diledi.
MALEZYA BAŞBAKANI İBRAHİM: “İLİŞKİLERİMİZİ, TİCARETİ VE YATIRIMI GENİŞLETMEYE VE ARTIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Malezya Başbakanı İbrahim de konuşmasında, “Sayın kardeşim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siz benim için sadece bir Cumhurbaşkanı olmanın ötesinde bir dost oldunuz” diyerek, “Cesur bir lider olarak sadece Türkiye Cumhuriyeti için değil, aynı zamanda dünyanın geneli ve özellikle de İslam dünyasına yaptığınız liderlikten dolayı teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Malezya Başbakanı İbrahim, iki ülke arasındaki iş birliğini Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği seviyesine çıkarma düşüncesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederek, bunun Malezya’da son derece nadir bir uygulama olduğunu söyledi.
Bu tür bir ilişkiye, karşılıklı güvene ve muhabbete sahip oldukları çok az ülke bulunduğunu belirten Malezya Başbakanı İbrahim, “Biz sizin yeteneklerinize, kapasitenize ve gücünüze inanıyoruz. Türk halkının, Türk sanayisinin bilim ve teknoloji konusundaki kapasitesine inanıyoruz. Bu, bütün dünyaya yeteneklerini kanıtlamış ve göstermiş olan bir ülke. Bu vesileyle ilişkilerimizi, ticareti ve yatırımı genişletmeye ve artırmaya devam edeceğiz. 10 milyar dolar hiçbir zaman çok iddialı bir hedef değil. Çok büyük bir ekonominiz var” diye konuştu.
Malezya Başbakanı İbrahim, “Uluslararası ilişkiler konusunda, sizin gerçekten bu anlamdaki liderliğiniz tartışılmaz. Bütün dünyanın bildiği bir liderlik sergiliyorsunuz. Biz sadece bu konudaki duruşunuzu takdir etmekle, buna imrenmekle kalmıyoruz aynı zamanda çabalarınızı destekliyoruz” ifadelerini kullandı.
İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Malezya Başbakanı İbrahim huzurunda, iki ülke arasında anlaşmalar imzalandı.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Türkiye-Malezya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı’nın ardından çeşitli anlaşmaların imza törenine geçildi.
Törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Malezya Başbakanı İbrahim Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kurulması hakkındaki ortak bildiriyi imzaladı.
“Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Malezya Yükseköğretim Bakanlığı Arasında Yükseköğretim Alanında İşbirliği I. Ortak Komite Toplantısı Tutanağı” Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Malezya adına Malezya Yüksek Öğretim Bakanı Dr. Zambry Abd Kadir tarafından imza altına alındı.
“Türkiye Cumhuriyeti Yatırım ve Finans Ofisi ile Malezya Yatırım Geliştirme Kurumu Arasında Mutabakat Zaptı”na Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ile Malezya adına Malezya Yatırım Geliştirme Kurumu Yürütme Kurulu Başkanı Ybhg. Datuk Sikh Shamsul İbrahim Sikh Abdul Majid imza attı.
“Türkiye İhracat Kredi Bankası ile Malezya İthalat-ihracat Bankası Arasında Mutabakat Zaptı”nı Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türkiye İhracat Kredi Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik ile Malezya adına Malezya İthalat-İhracat Bankası Başkanı Datuk Nurbayu Kasim Chang imzaladı.
“Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı ve Malezya Uluslararası Stratejik ve Araştırmalar Merkezi Arasında Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”nı Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Genel Koordinatörü Doç. Dr. Nebi Miş ile Malezya adına Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mohd Faiz Abdullah tarafından imza altına alındı.
“Desan Tersaneleri ve Malezya İçişleri Bakanlığı Arasında Bir Adet Çokamaçlı Görev Gemisi Alımına İlişkin Kabul Mektubu”nu DESAN Tersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu ile Malezya adına Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Amran Mohamed Zin imzaladı.
“Türkiye Cumhuriyeti Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) İle Malezya İletişim ve Multimedya Komisyonu (MCMC) Arasında Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ile Malezya adına Malezya İletişim ve Multimedya Komisyonu Başkanı Tan Sri Mohamad Salim Bin Fateh Din imza attı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Malezya Başbakanı İbrahim’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Malezya Başbakanı İbrahim’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Malezya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Malezya Başbakanı İbrahim, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genç İstihdam Hamlesi-GÜÇ Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’nın en önemli aktörü olan gençlerimiz için çalışmaya, evlatlarımıza hem iş hem de eğitim hayatlarında en iyi en yüksek en kaliteli imkânları sunmaya inşallah devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Genç İstihdam Hamlesi-GÜÇ Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Programı düzenleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Bakan Vedat Işıkhan’ı kutlayarak, destek verenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, buluşmanın gençler, iş dünyası ve millet için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Konuşmasının hemen başında bir hakikati ifade etmek istediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazı değerler vardır ki takvim yaprakları hangi tarihî gösterirse göstersin, zamanın ruhu ne olursa olsun bunlar önemini, kıymetini asla yitirmez. Bu değerler olmadan dünü bugüne, bugünü ise yarına taşıyamazsınız. Bilim ve teknolojiden kültür ve sanata kadar bunlar olmadan hiçbir alanda mesafe alamazsınız. Emek işte bu değerlerden biridir. Kuşkusuz birçok kültürde emek başarının anahtarı olarak görülür ama diğerlerinden farklı olarak bizim inanç ve medeniyet dünyamızda emek yalnızca başarı getirmez, rahmet ve berekete de vesile olur.”
İstiklal Marşı’nın şairi merhum Mehmet Akif Ersoy’un, “Cemaat intibah ister, uyanmaz gizli yaşlarla. Çalışmak, başka yol yok, hem nasıl canlarla başlarla. Alınlar terlesin, derhal iner mev’ud olan rahmet. Nasıl hasir kalır ‘tevfiki hak ettim’ diyen millet?” dizelerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet alın teri dökerseniz, azminizi sebatla, çabanızı ihlasla besleyip büyütürseniz tevfike yani başarıya da Allah’ın izniyle erişirsiniz. Yani rahmet zahmetin neticesidir, meyvesidir, Allah’ın lütfu keremidir. Unutmayın zahmetsiz rahmet olmaz” diye konuştu.
“HERKESİN GELECEĞE GÜVENLE BAKTIĞI BİR SİSTEMİ HAYATA GEÇİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin emanetini devraldıkları günden beri, bilhassa emeğe hak ettiği değerin verilmesi noktasında büyük bir hassasiyetle hareket ettiklerini belirterek, şöyle devam etti: “Diğer pek çok alanda olduğu gibi işçi ve işveren arasındaki ilişkiyi de hakkaniyet penceresinden bakarak tesis ettik. Esnafından çiftçisine, memurundan işçisine, girişimcisinden ihracatçısına kimsenin mağdur olmadığı, herkesin geleceğe güvenle baktığı bir sistemi hamdolsun hayata geçirdik. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört taşıyıcı sütun üzerinde yükselttiğimiz Türkiye ekonomisini hem büyüttük hem de şoklara karşı dirençli hâle getirdik. Toplumun tüm kesimlerinin refah ve istikrardan azami ölçüde istifade ettiği, kimsenin geride bırakılmadığı bir düzeni milletimizin desteğiyle inşa ettik. Ekonomik kalkınmayı, sosyal kalkınmayla birlikte sürdürdük. Sistemi bir bütün olarak ele aldık. Kalıcı istihdam odaklı çalışmalarımızı ekonominin her bir paydaşının faydasına olacak şekilde tasarladık. Bunu yaparken, özellikle gençlerimizi sisteme doğrudan dâhil eden, uygulama metotlarıyla teşvik ve destek paketlerini de devreye aldık. Türkiye’nin 23 yıldır devam eden kalkınma maratonu bütün hızıyla sürüyor. Şunu bugün bir kez daha görüyorum ki, muhalefetin başını çektiği marjinal çevreler, bu ülkenin gençlerine sokağı adres gösterirken biz ekonomideki hedeflerimize gençlerimizle birlikte yürüyoruz. Boğazlarına kadar battıkları rüşvet ve yolsuzluk çamurundan, duygularını manipüle ettikleri gençlerin omuzlarına basarak kurtulmaya çalışanlara rağmen biz gençlerimizi el üstünde tutuyor, onlara destek oluyoruz.”
Hükûmet olarak gençlere daha iyi bir gelecek sağlamak için ellerinden geleni yapmanın çabası içinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bizim derdimiz var, bu ülkeyle ilgili hayallerimiz var. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuz var. Bunun için siyasette, eğitimde, bürokraside, iş hayatında, sivil toplumda ve daha pek çok alanda kaynaklarımızı seferber ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin bilgisinden, dinamizminden ve kabiliyetlerinden istifade etmeye her zaman önem verdiklerini ifade ederek, bununla birlikte eğitim ve istihdam arasındaki kopukluğu giderecek, sistemin aksayan yanlarını tamir edecek adımlar atmayı da sürdürdüklerini, Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programının da bunlardan biri olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, beş temel destek alanını kapsayan Gençliğin Üretim Çağı Programı ile “her gencin yeteneklerini geliştirebildiği, kabiliyetlerini iş gücü piyasasına aktarabildiği, meslek hayatına başlarken devletini yanında hissettiği” bir sistem kurmayı hedeflediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güç Programı ile staj imkânlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine, eğitim ve istihdamda yer almayan gençlere yönelik yenilikçi modellere kadar çok geniş bir yelpazede gençlere ve işverenlere yeni destekler sunacaklarını söyledi.
Hayata geçirdikleri proje ile devletin istihdamındaki rolünü de yeniden tanımladıklarını, şekillendirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Güç Programı’mız kapsamında ilk adımı staj destekleriyle atıyoruz. Staj destekleriyle gençlerimizin eğitimleri sürerken iş gücü piyasasıyla tanışmasını ve mezuniyet sonrası istihdamı kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Biliyorsunuz İŞKUR bünyesindeki staj portalı ile evlatlarımız uygun staj imkânlarına erişebiliyor. İşletmelerimizde iş ilanlarını yayınlayabiliyorlar. Şimdi bu sistemi bir üst seviyeye taşıyoruz. Ulusal Staj Programı’nı İŞKUR’un uhdesine devrettik ve mevcut staj portalı ile birleştirdik. Aynı şekilde 10’dan fazla çalışanı olan kamu ve özel sektör işletmelerindeki stajyer çalıştırma yükümlülüğünü titizlikle uygulayacağız. Aktif iş gücü programlarından yararlanan işletmelere de en az yüzde 10 oranında stajyer alma zorunluluğu getiriyoruz. Staj döneminde, gençlerimizin ücret ve prim maliyetlerini desteklemeye devam edeceğiz. İş yeri ve stajyer eşleşmesini kolaylaştırmak için iş ve meslek danışmanlığı hizmeti vererek gençlerimizin yanında olacağız. Staj desteklerimize önümüzdeki 3 yıl için toplam 27 milyar liralık bütçe ayırdık. Mevcut staj kapasitesine ilave olarak 3 yılda 800 bin gencimizin daha staj süreçlerine devlet olarak inşallah destek sunacağız. Staj başvurularını bugün itibarıyla İŞKUR üzerinden almaya başlıyoruz. Şimdiden tüm gençlerimiz için hayırlı uğurlu olsun.”
KATSAYI UYGULAMASI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üretim kapasitesinin en verimli kaynaklarından birinin eğitim altyapısı olduğunu ifade ederken, eğitim sisteminin 28 Şubat döneminin adaletsiz politikaları sebebiyle çok ağır yara aldığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Katsayı denilen ucube uygulamayla meslek liseli gençlerimizin yıllarca önü kesildi, istedikleri üniversitelerde eğitim görmeleri engellendi. Bu haksızlığa son verdik. Meslek liselerini çocuklarımız için tekrar cazibe merkezi hâline getirdik. Mesleki eğitim kurumlarımızdan mezun olan gençlerimiz bugün iş gücü piyasasında büyük bir avantaja sahiptir. Bu gençlerimiz eskilerin deyişiyle kollarında altın bilezikle iş hayatında çok ayrıcalıklı bir yer tutmaktadır. Kendileri için geçmişte sıkça kullanılan ‘ara eleman’ ifadesinin yerini bugün iş dünyasının ‘aranan eleman’ tabiri almıştır. Bu dönüşüm, mesleki eğitimin üretim süreçlerindeki yerini göstermesi açısından çok mühimdir. Meslek liseleri ve meslek yüksekokullarında öğrenim gören gençlerimizi doğru yönlendirmemiz, onları henüz diplomalarını almadan farklı sektörlere dâhil edebilmemiz önem arz etmektedir. Bu sayede genç istihdam oranını artırabilir, sanayimizin ve hizmet sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü çok daha hızlı karşılayabiliriz. İşte bu amaçla Güç Programı kapsamında Geleceğim Meslekte Uygulaması’nı hayata geçiriyoruz.”
“HER ÖĞRENCİYE İŞ VE MESLEK DANIŞMANI ATANACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uygulama çerçevesinde Yükseköğretim Kurulu, Millî Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında güçlü bir iş birliği tesis ettiklerini dile getirdi.
Mesleki ve teknik liselerin son sınıfındaki öğrencilerin bilgilerini İŞKUR sistemine aktardıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Meslek yüksekokullarımızın son sınıflarında eğitimlerini sürdüren öğrencilerimizin bilgilerini de yakında İŞKUR veri tabanına dâhil edeceğiz. Her öğrencimize kendileriyle yakından ilgilenecek iş ve meslek danışmanı atayacağız. Başta savunma sanayi olmak üzere, öğrencilerimizi aileleri ve danışmanlarıyla uyum içinde yönlendirip farklı sektörlerdeki işverenlerimizle bir araya getireceğiz. Bu suretle her sene yaklaşık 250 bin meslek lisesi ve meslek yüksekokulu son sınıf öğrencimizi iş ve meslek danışmanlarıyla buluşturacak, 3 yılın sonunda toplam 750 bin gencimizi iş hayatına hazır hâle getireceğiz. Şunu da büyük bir gururla ifade etmek durumundayım. Son yıllarda ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerimizin oranında kayda değer bir düşüş yaşanıyor. Bu şüphesiz kıymetli bir kazanımdır. Ancak bu kazanımı kalıcı hâle getirmek zorundayız. Zaman zaman ‘Gençler iş beğenmiyor’ diyorlar. Bu tarz gençlerimize haksızlık eden genellemelerin yapıldığını görüyoruz. Bunun da ötesinde ‘ev genci’ gibi incitici ifadelerle gençlerimizin hedef alındığına şahit oluyoruz. Bu ülkenin aydınlık yüzlerini edilgen bir konuma iten, onların potansiyelini yok sayan hiçbir yaklaşımı bugüne kadar kabul etmedik ve etmeyeceğiz.”
“GENÇLERİMİZİ NİTELİKLERİNE UYGUN İŞLERDE İSTİHDAM ETMELİYİZ”
“İşverenlerimizin haklarını nasıl gözetiyorsak gençlerimizin taleplerine de büyük bir hassasiyetle kulak vermemiz gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, işverenlere bu noktada kritik bir sorumluluğun düştüğüne dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İş hayatına ilk adımını atmaya hazırlanan gençlerimizi niteliklerine uygun işlerde istihdam etmeli, adil ücret, gelişim imkânı ve öngörülebilir çalışma koşullarını kendilerine sağlamak mecburiyetindeyiz. Bu şartlar temin edildiğinde gençlerin istihdama katılımının hangi düzeyde arttığını sahada çok daha net görebiliyoruz. Türkiye’nin geleceğinde önemli roller üstlenecek her bir gencimizi ihtiyaç duyulan alanlara kazandırmakta kararlıyız. Üçüncü destek modülümüz İşgücü Uyum Programı’nı (İUP) işte bu amaçla başlatıyoruz. Bu programla gençlerimiz yeni beceriler kazanacak ve farklı alanlarda görev alarak uygulamalı deneyim elde edecekler. Programa katılan her gencimize günlük 1375 lira cep harçlığı vereceğiz. İş kazası, meslek hastalığı ve Genel Sağlık Sigortası primlerini de İŞKUR üzerinden devlet olarak biz üstleneceğiz. Bu suretle önümüzdeki 3 yıl boyunca her sene 150 bin, 3 yılın sonunda ise toplam 450 bin gencimize eğitim vereceğiz. 108 milyar lira kaynak ayırdığımız bu programla eğitim ve istihdamın dışında kalmış gençlerimizi üretim sürecine yeniden dâhil etmiş olacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sosyal Güvenlik Kurumunun verilerine göre Temmuz 2024-Haziran 2025 döneminde yaklaşık 1,5 milyon kişinin ilk kez sigortalı olarak veya kendi işini kurarak iş gücü piyasasında girdiğini belirtti.
İlk kez sigortalı olanların yüzde 58’i 18-29 yaş aralığında bulunurken kendi işini kuranların neredeyse yarısının gençlerden oluştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüzde 42’lik önemli bir kesimin ilk işe giriş yaşının 30 ve üstü olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tablonun hem iş hayatına katılımın hem de aile kurma süreçlerinin belirgin şekilde uzadığına ve geciktiğini göstermesi bakımından önemli olduğuna dikkati çekti.
Bu süreleri kısaltmak için devreye alınan dördüncü programın “İlk Adım Programı” olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özel sektörle iş birliğinde tasarladığımız bu programla, 18-25 yaş arası gençlerimizin işe girdikten sonraki ilk altı aylık maaşlarını biz karşılayacağız. Aynı şekilde ilk sigortalarını başlatarak altı aya kadar tüm sigorta primlerini de biz ödeyeceğiz. Üstelik bunun karşılığında işverenlerimize herhangi bir istihdam garantisi şartı getirmeyeceğiz” diye konuştu.
“‘GENÇLER TECRÜBESİZ’ ŞEKLİNDEKİ ÖN YARGIYI ORTADAN KALDIRMIŞ OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, verilen bu desteklerle işverenlerin ilave istihdam sağladığı durumlarda ilk işe girişin maliyet kalemi olmaktan çıkacağını, gençler için de 6 ay boyunca güvenli bir başlangıç olacağını söyledi.
“‘Gençler tecrübesiz’ şeklindeki ön yargıyı da fiilen ortadan kaldırmış olacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeden en az bir çalışanı olan küçük ölçekli esnafı da yararlandıracaklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 216 milyar lira kaynak ayırmayı öngördükleri bu programdan her sene 250 bin kişi olmak üzere, üç yılda 750 bin genci faydalandırmayı amaçladıklarını bildirdi.
Güç hamlesinin beşinci ve son ayağını İŞKUR Gençlik Programı’nın teşkil ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl uygulamaya aldıkları bu programın, gençler tarafından büyük bir ilgi ve teveccühle karşılandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, haftada 1 ila 3 gün çalışarak gelir elde eden öğrencilerin sayısının bir yılda 150 bine ulaştığını belirterek, “Şimdi bu projeyi daha da büyütüyor ve güçlendiriyoruz. Günlük 1083 lira olan cep harçlığını 1375 liraya yükseltiyoruz. Böylece İŞKUR Gençlik Programı dâhilinde haftada üç gün görev alan her bir gencimizin gelirini aylık 15 bin liradan 19 bin liraya çıkarıyoruz. Gençlerimize hayırlı olsun” dedi.
“GÜÇ PROGRAMI İLE ÖĞRENCİLER ERKEN YAŞTA NİTELİKLİ İŞ DENEYİMİ KAZANACAK”
“Önümüzdeki üç yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak, 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güç Programı ile öğrencilerin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, meslek liselerinde okuyan gençlerin daha mezun olmadan sağlıklı ve güvenilir kanallardan iş hayatına yönlendirileceğini, eğitim ve istihdam dışı gençlerin yeniden sisteme dâhil edileceğini kaydetti.
Üniversite mezunlarının ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yükseköğrenimlerini sürdüren gençlerimiz ise hem okurken hem üretirken geleceğe daha donanımlı hazırlanmış olacak. Gençlerimiz, öğrencilerimiz ve elbette işverenlerimiz için hayırlı, uğurlu olsun. Türkiye Yüzyılı’nın en önemli aktörü olan gençlerimiz için çalışmaya, evlatlarımıza hem iş hem de eğitim hayatlarında en iyi, en yüksek, en kaliteli imkânları sunmaya inşallah devam edeceğiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uygulanan programın hayırlara vesile olmasını diledi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.