Connect with us

Dünya

“Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Avrupa Birliği’ne üyelik sürecindeki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Afrika’yla yüzyıllara dayanan köklü bağlarımızdan aldığımız güçle, bugün de Kıta’yla ve Afrika Birliği’yle dayanışma içindeyiz. Yeniden Asya girişimimizle de Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki birleştirici konumunu pekiştiriyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ikili ve çok taraflı platformlarda ilişkilerimizi geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur, olmaya devam edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York şehrinde Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu’nun tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki yıl sonra tekrar Genel Kurul’da bulunmaktan ve siz değerli dostlarıma hitap etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Geride bıraktığımız yaklaşık iki yılda tüm insanlık olarak gerçekten sancılı günler geçirdik. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen Kovid-19 salgınında, aralarında dostlarımızın, yakınlarımızın, sevdiklerimizin de olduğu 4,6 milyon insanı kaybettik. Gösterilen onca çabaya ve aşılamada alınan mesafeye rağmen salgının olumsuz etkilerinin hâlen devam ettiğini görüyoruz” diye ekledi.

Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu’nun da işte böyle bir atmosferde gerçekleştirildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada vereceğimiz dayanışma ve iş birliği mesajlarının salgınla mücadeleyi desteklemenin yanı sıra, zor günler yaşayan milyarlarca insanın umutlarını artıracağına da inanıyorum. Genel Kurulumuzun, uluslararası toplumun küresel meselelerin çözümüne daha etkin katkı sağlaması için güçlendirilmesi gerekiyor. Bu doğrultuda verimli çalışmalar yapan 75. Genel Kurul Başkanı Sayın Volkan Bozkır’a şükranlarımı sunuyorum. 76. Genel Kurul Başkanlığını üstlenen Sayın Abdulla Shahid’in devraldığı bayrağı çok daha yukarılara taşıyacağına inanıyorum. Türkiye olarak Genel Kurul’un faaliyetlerini en verimli şekilde icra etmesi için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevini bir kez daha üstlenen Sayın Guterres’i tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.

“SALGINDA, KÜRESEL DAYANIŞMA AÇISINDAN İYİ BİR İMTİHAN VERİLEMEDİ”

Bu yılki Genel Kurul’un “Umutla Dayanaklılığı İnşa Etmek” temasıyla düzenlenmesinin fevkalade isabetli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle, acı da olsa bir gerçeği ifade etmek istiyorum: İnsanlık olarak bize büyük bir aile olduğumuzu tekrar hatırlatan bu salgında, ne yazık ki, küresel dayanışma açısından iyi bir imtihan verilemedi. Bilhassa az gelişmiş ülkeler ve yoksul toplum kesimleri, salgın karşısında âdeta kaderlerine terk edildi. Dünya genelindeki can kaybının yüksekliğinde, küresel sistemin artık çözüm yerine sorun çıkaran, sorunları derinleştiren, sorunları çözümsüzlüğe mahkûm eden çarpık yapısının da payı bulunuyor. Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği, on milyonlarca insanın virüsün pençesinde kıvrandığı bir dönemde, aşı milliyetçiliğinin farklı yöntemlerle hâlen sürdürülüyor olması, insanlık adına yüz kızartıcıdır. Kovid-19 salgını gibi küresel bir felaketin üstesinden, ancak uluslararası işbirliği ve dayanışmayla gelinebileceği açıktır” dedi.

Tüm ülkelerin salgından kurtulmadan, herhangi bir ülkenin tek başına güvenle hayatını sürdürmesinin mümkün olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel Kurul’da ortaya konacak iradenin, bu hakikatin anlaşılması bakımından bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Salgın döneminde küresel iş birliğinin önemi yanında tıp biliminin ulaştığı yüksek seviyeyi de görme imkânı bulduk. Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanan ilk aşının Almanya’da yaşayan Türk kökenli iki bilim insanı tarafından geliştirilmesinden gurur duyduk. Türkiye olarak ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ inancıyla ilk günden itibaren elimizdeki imkânları dost ve kardeşlerimizle paylaşmaya çalıştık Bir taraftan vatandaşlarımıza en iyi sağlık hizmetini sunarken, diğer taraftan da 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa tıbbî yardım gönderdik. Bu vesileyle, yerli aşımız Turkovac’ı yakın zamanda milletimizle birlikte tüm insanlığın istifadesine sunacağımızı ifade etmek istiyorum. Dünya Sağlık Örgütü’nün güçlendirilmesi ve salgınlara karşı sözleşme hazırlanması girişimlerini destekliyoruz. Kamu sağlığının korunması ile sosyal ve ekonomik hayatın devamı arasında makul bir denge kurulması gerektiğini de özellikle vurguluyoruz” şeklinde konuştu.

“AFGANİSTAN’IN ULUSLARARASI CAMİANIN YARDIMINA VE DAYANIŞMASINA İHTİYACI BULUNUYOR”

“Yaşadığımız hadiseler bize bazı gerçekleri tekrar hatırlatmaktadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sevinçlerimiz gibi hüzünlerimiz, acılarımız gibi başarılarımız, sorunlarımız gibi çözümlerimiz de ortaktır. ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla hareket edildiğinde, bunun faturasını sadece belli başlı ülkeler değil, tüm insanlık ödemektedir. Sahadaki gerçekleri ve sosyal dokuyu dikkate almayan dayatmacı yöntemlerle meselelere çözüm üretilemeyeceği en son Afganistan’da, hem de çok acı bir şekilde, görülmüştür. Afganistan halkı, 40 seneden fazladır süren istikrarsızlık ve çatışmaların sonuçlarıyla baş başa bırakılmıştır. Siyasi süreçten bağımsız olarak Afganistan’ın uluslararası camianın yardımına ve dayanışmasına ihtiyacı bulunuyor. Ülkede bir an önce barış, istikrar ve güvenliğin tesis edilerek Afgan halkının huzura kavuşmasını temenni ediyoruz.”

“ULUSLARARASI TOPLUM BİR ON YIL DAHA SURİYE KRİZİNİN DEVAM ETMESİNE İZİN VEREMEZ”

Türkiye’nin bu zor günlerinde Afgan halkına karşı kardeşlik görevini yerine getirmeyi sürdüreceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de tüm dünyanın gözlerinin önünde yüz binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin yerlerinden edilmesine neden olan insani dram, onuncu yılını geride bıraktı. Ülkemiz, bir yandan 4 milyona yakın Suriyeliye kucak açarken, bölgeyi kana ve gözyaşına boğan terör örgütlerine karşı da sahada mücadele etmektedir. DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan ve bu terör örgütünü hezimete uğratan tek NATO müttefikiyiz. Yine sahadaki varlığımızla, PKK terör örgütünün Suriye’deki uzantılarının işlediği katliam ve etnik temizlik faaliyetlerinin önüne geçtik. Şehitler verme pahasına yürüttüğümüz çabalar sonucunda güvenli hâle getirdiğimiz bölgelere, şu ana kadar 462 bin Suriyelinin gönüllü olarak geri dönüşünü sağladık. Aynı şekilde, İdlib’teki varlığımız sayesinde, milyonlarca insanın hem canını kurtardık hem yerinden edilmesini önledik. Uluslararası toplum bir on yıl daha Suriye krizinin devam etmesine izin veremez. Soruna, Suriye halkının beklentilerini karşılayacak şekilde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde siyasi bir çözüm bulunması için daha güçlü bir irade ortaya konulması gerekiyor” diye ekledi.

Suriye’nin kuzeybatısına Türkiye üzerinden ulaştırılan Birleşmiş Milletler insani yardım mekanizmasının 12 ay süreyle uzatılmış olmasını memnuniyetle karşıladıklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda sergilenen uzlaşmacı yaklaşımın, siyasi sürecin ilerletilmesi ve sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde geri dönüşlerinin sağlanması için de ortaya konulmasını temenni ediyoruz. Bölgedeki terör örgütleri arasında ayrım yapılmasının, bunların taşeron olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu, huzurlarınızda tekrar ifade etmek istiyorum. Son on yılda dünyanın farklı ülkelerinde yaşanan terör eylemleri, terörün sadece bizim değil, tüm insanlığın ortak düşmanı olduğunu göstermiştir. Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve millî güvenliğimizi tehdit eden terör örgütleriyle mücadelemiz kararlılıkla sürecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizde, Suriyeliler dışında da sayıları 1 milyonu aşan çeşitli statülerde göçmen vardır. Afganistan’daki gelişmeler sebebiyle, son dönemde bu ülkeden de göç akını ihtimaliyle karşı karşıyayız. Suriye krizinde insanlık onurunu kurtaran bir ülke olarak artık yeni göç dalgalarını karşılamaya ne imkânımız ne de tahammülümüz vardır. Adil yük ve sorumluluk paylaşımı temelinde, tüm paydaşların bu konuda üzerine düşeni yapmasının vakti çoktan gelmiştir. Artık 1951 Cenevre Sözleşmesi’ni ve uluslararası insani hukuku aşındıranlara karşı somut bir tavır ortaya konulmalıdır.”

“Libya’da uluslararası meşruiyete verdiğimiz güçlü destek sayesinde ateşkes tesis edilmiş, ardından da Başkanlık Konseyi ve Millî Birlik Hükûmeti kurulmuştur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Birlik Hükûmeti’nin kamu hizmetlerinin sağlanması, tüm kurumların birleştirilmesi ve seçimlerin zamanlıca düzenlenmesi çabalarına destek vermeye devam edeceklerini kaydetti ve uluslararası topluma Libya’nın tüm bölgelerini temsil eden meşru hükûmetin yanında durulması çağrısını tekrarladı.

“FİLİSTİN HALKINA YÖNELİK ZULÜM SÜRDÜKÇE ORTA DOĞU’NUN KALICI BARIŞ VE İSTİKRARA KAVUŞMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Bölgede istikrarsızlığı körükleyen, barış ve güvenliği tehdit eden en önemli sorunlardan birinin de İsrail-Filistin ihtilafı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin halkına yönelik zulüm sürdükçe Orta Doğu’nun kalıcı barış ve istikrara kavuşması mümkün değildir. Bunun için işgal, ilhak ve yasa dışı yerleşim politikalarına mutlaka ve derhal son verilmelidir. Kudüs’ün 1947 tarihli Birleşmiş Milletler kararına dayanan uluslararası statüsüne, Harem-i Şerif’in mahremiyetine ve Filistin halkının haklarına yönelik ihlallere karşı durmayı sürdüreceğiz. Barış süreci ve iki devletli çözüm vizyonu, daha fazla gecikmeksizin yeniden canlandırılmalıdır. 1967 temelinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması, öncelikli hedeflerimiz arasındaki yerini koruyor” dedi.

Kafkasya’daki istikrar bakımından yakın dönemde önemli adımlar atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Azerbaycan, meşru müdafaa hakkını kullanarak Güvenlik Konseyi’nin yıllardır uygulanmayan kararlarına konu olan öz topraklarındaki işgali sona erdirmiştir. Bu gelişme bölgede, kalıcı barış adına yeni fırsat pencerelerinin açılmasına da imkân sağlamıştır. Tarafların atacağı her olumlu adımı desteklemek kararındayız. İlhakını tanımadığımız Kırım dâhil, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasına önem veriyoruz. Çin’in toprak bütünlüğü perspektifinde Müslüman Uygur Türklerinin temel haklarının korunması hususunda daha çok çaba gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Keşmir’de 74 yıldır süregelen sorunun, taraflar arasında diyalog yoluyla ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde çözülmesinden yana olan tavrımızı sürdürüyoruz. Bangladeş ve Myanmar’daki kamplarda zor şartlarda yaşayan Rohinga Müslümanlarının ana vatanlarına güvenli, gönüllü, onurlu ve kalıcı şekilde geri dönüşlerinin sağlanmasına da destek veriyoruz.”

“DOĞU AKDENİZ’DEKİ SÜKÛNET ORTAMININ DEVAMI ORTAK ÇIKARIMIZADIR”

Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümün ancak sonuç odaklı, gerçekçi bir yaklaşımla mümkün olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletlerin eşit olarak kabul ettiği Ada’daki iki halktan birinin lideri sizlere hitap edebilirken, diğer liderin bu platformda sesini duyuramaması adil değildir. Çözüm için Ada’nın asli unsuru olan Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerekiyor. Kıbrıs Türk halkının ortaya koyduğu yeni çözüm vizyonunu destekliyoruz. Buradan, uluslararası topluma Kıbrıs Türklerinin görüşlerini açık fikirlilikle ve önyargısız bir şekilde değerlendirme çağrısında bulunuyorum. Doğu Akdeniz’deki sükûnet ortamının devamı ortak çıkarımızadır. Deniz yetki alanlarının paylaşımına ilişkin sorunların uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde çözülmesini temenni ediyoruz. Bunun için öncelikle, Doğu Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip Türkiye’yi bölgede yok sayan anlayıştan vazgeçilmesi şarttır” ifadelerini kullandı.

Diyalog ve iş birliği için bölgedeki tüm aktörlerin yer alacağı “Doğu Akdeniz Konferansı” düzenlenmesi önerisinin hâlâ masada olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benzer şekilde Ege Denizi’ndeki sorunların da yine ikili diyalogla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Avrupa Birliği’ne üyelik sürecindeki kararlılığımızı da sürdürüyoruz. Afrika’yla yüzyıllara dayanan köklü bağlarımızdan aldığımız güçle, bugün de Kıta’yla ve Afrika Birliği’yle dayanışma içindeyiz. Bu anlayışla Üçüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin önümüzdeki dönemde Türkiye’de yapılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeniden Asya girişimimizle de, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki birleştirici konumunu pekiştiriyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ikili ve çok taraflı platformlarda ilişkilerimizi geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur, bundan sonra da olmaya devam edecektir” dedi.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN EN BÜYÜK ETKİSİ BÜYÜK ŞEHİRLERİN MERKEZİNDE YAŞAYAN NÜFUSLAR ÜZERİNDE GÖRÜLECEKTİR”

Dünyanın, üzerindeki milyonlarca canlı türüne kucak açarken, bu cömertliğinin karşılığında bizden sadece tabiatın dengesine saygı duymamızı istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanoğlu, tarih boyunca sürdürdüğü gelişme ve kalkınma arayışında, dünyanın bize sunduğu kaynakları, maalesef hoyratça kullanmıştır. Asırlardır devam eden bu sürecin sonunda, tabiatın kendi dengesi dışında, tamamen insanoğlunun yol açtığı tehditlerle karşı karşıya bulunuyoruz. İklim değişikliği, hava kirliliği, su ve gıda güvenliği, biyoçeşitliliğin kaybı gibi başlıklar altında toplayabileceğimiz sorunlar, insanlığın geleceğini belirsizliğe atacak boyuta ulaşmıştır. Bu başlıklardan iklim değişikliği, çevre sorunu olmanın ötesinde telafisi imkânsız sonuçlara yol açması bakımından, üzerinde özellikle durulması gereken bir konudur” açıklamasında bulundu.

“Sanayi öncesi döneme kıyasla yüzde 50 artış gösteren karbondioksit, metan, azot oksit gibi sera gazları, dünyamızın âdeta ateşini yükseltiyor” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim bir süredir dünyanın her tarafında, sanayi öncesi döneme göre 1,1 santigrat derece artış gösteren sıcaklığın yol açtığı afetler yaşanıyor. Asya ve Avrupa’da seller, Amerika’da kasırgalar, Afrika’da kuraklık, Akdeniz çanağında yangınlar, Grönland’ın zirvesine yağmur yağması gibi alışık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz. Bu afetler, çevreye ve ekosisteme verdiği zararlar yanında, insanların can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor. Pek çok yerde insanlar toplu olarak başka yerlere gitmeye, göç etmeye hazırlanıyor. Hâlbuki dünya Suriye ve Afganistan gibi çatışma kaynaklı kriz bölgelerinin yol açtığı mülteci meselesine çözüm bulamadı. Böyle bir dönemde; kuraklık, gıda sıkıntısı, hava olayları gibi sebeplere dayalı yüzlerce milyonluk göçlerle nasıl baş edileceği meçhuldür ” şeklinde konuştu.

İklim değişikliğinin en büyük etkisinin büyük şehirlerin merkezinde yaşayan nüfuslar üzerinde görüleceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela içinde bulunduğumuz New York şehri, sadece iki hafta arayla maruz kaldığı dev kasırgaların yol açtığı ve her biri ancak 500 yılda bir görülebilen yağışlar yüzünden zor günler geçirmiştir. Avrupa’nın batısını etkileyen yağışların sebep olduğu yıkımlar, hâlâ onarılamamıştır. Türkiye olarak bu konuda en hızlı ve etkin çözümler üreten ülke olmamıza rağmen, biz de oldukça sıkıntılı günler yaşadık. Dünyadaki altyapının önemli bir bölümü son iki asrın ürünüdür. İklim değişikliğinin yol açtığı değişimleri bu altyapıyla karşılayabilmek mümkün değildir.”

“ŞEHİR PLANLAMALARININ ARTIK İKLİM DEĞİŞİKLİNİN YOL AÇTIĞI SONUÇLAR GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK YAPILMASI ZORUNLU HÂLE GELMİŞTİR”

“Küresel sıcaklık artışının devam etmesi, dolayısıyla daha yoğun yağışların gelecek olması hepimizi yeni arayışlara yöneltmelidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesela, şehir planlamalarının artık iklim değişiklinin yol açtığı sonuçlar göz önünde bulundurularak yapılması zorunlu hâle gelmiştir. En önemli karbon yutak alanları arasında yer alan ormanların, bir yandan arazi kullanımıyla, diğer yandan yangınlarla yok olmaya yüz tutması, dünyamızı bekleyen bir diğer tehlikedir. Son yıllarda yaşanan ve ülkemizi de etkileyen büyük orman yangınları, karbon depolama alanlarımızı hızla elimizden alıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sıcaklık artışının etkilediği bir diğer alanın da denizlerin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genleşen su ve eriyen buzullar deniz seviyelerini son bir asırda 20 santim yükseltmiştir. Bu rakam, dünyanın son 3 bin yılındaki en hızlı artışı ifade ediyor. Şayet etkin önlemler alınmaz ve sera gazı emisyonları artmayı sürdürürse, yüzyılımızın sonunda deniz seviyelerinin bir metreden fazla yükselmesi bekleniyor. Böyle bir yükseliş, kıyı şehirlerinin ve ada devletlerinin önemli bölümünün haritalardan silinmesi demektir. Üstelik bu felaketten en çok da, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu, iklim değişikliğine neden olmayan ülkeler etkilenecektir. Tabii bu durum beraberinde yeni ve devasa kitlelerden oluşan göç dalgalarını da getirecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Denizlerin bir başka özelliği de, ormanlar gibi, önemli karbon yutak alanları olmalarıdır. Atmosferde sürekli artış gösteren karbondioksit emilimi asitleşmeyi tetikleyerek denizlerdeki canlı hayatını da alt üst edecektir. Dikkatiniz çekmek istiyorum; saydığım tüm bu sorunlar sadece sıcaklıktaki 1,1 santigratlık artışla ortaya çıkmıştır. Bu artışın 1,5 santigrata, 2 santigrata ve daha fazlasına yükseldiğinde nelerle karşılaşabileceğimizin takdirini sizlere bırakıyorum.”

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN SONUÇLARI GELİŞMİŞ ÜLKE, GELİŞMEMİŞ ÜLKE AYRIMI YAPMADAN HERKESİ ETKİLİYOR”

İşte tüm bu gelişmeler üzerine dünya devletleri olarak, iklim değişikliğiyle mücadele için, 2015 yılında bir araya gelerek Paris İklim Anlaşması’nı imzaladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın hedefinin, yüzyılın ortasına kadar küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlı tutmak olduğunu hatırlattı ve “Ancak gidişat, bunun çok da mümkün olmadığına işaret ediyor. Dolayısıyla acil olarak çok daha etkin tedbirlerin alınması gerekiyor. Bunun için öncelikle ve en çok da, iklim değişikliğine yol açan sorunların ortaya çıkmasında tarihî sorumluluğu olan ülkelerin elini taşın altına koyması şarttır. İklim değişikliğinin sonuçları, elbette gelişmiş ülke, gelişmemiş ülke ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor. Koronavirüs salgınının önüne, geliştirilen aşılarla geçmek belki mümkün olabilecek. Ama iklim değişikliği konusunda böyle bir laboratuvar çözümü bulunabilmesi söz konusu değildir” şeklinde konuştu.

“İşte bunun için her fırsatta dile getirdiğimiz ‘Dünya Beşten Büyüktür’ tespitini, iklim değişikliği hususunda da tekrarlıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabiata, havamıza, suyumuza, toprağımıza, yeryüzüne kim en çok zararı verdiyse, doğal kaynakları kim vahşice sömürdüyse, iklim değişikliğiyle mücadeleye en büyük katkıyı da onlar yapmalıdır. Geçmişten farklı olarak bu defa kimsenin, ‘ben güçlüyüm, fatura ödemem’ deme hakkı yok” ifadelerini kullandı.

İklim değişikliğinin, aslında insanoğluna oldukça adil davrandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Avrupalı Asyalı, Amerikalı Afrikalı, zengin fakir farkı dinlemeden herkese aynı muameleyi yapıyor. Hepimize düşen görev bu tehdit karşısında, hakkaniyete dayalı bir yük paylaşımıyla tedbirlerimizi almak, yükümlülüklerimizi süratle yerine getirmektir. Türkiye olarak bu anlayışla hareket ediyoruz. Paris İklim Anlaşması’na ilk imza atan ülkelerden biriyiz. Ancak, yükümlülüklerle ilgili adaletsizlikler sebebiyle henüz bu anlaşmayı yürürlüğe koymamıştık. Son dönemde bu çerçevede kaydedilen mesafenin ardından aldığımız kararı, buradan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndan tüm dünyaya duyurmak istiyorum. Paris İklim Anlaşması’nı, ulusal katkı beyanımız çerçevesinde önümüzdeki ay Meclisimizin onayına sunuyoruz. Glasgow’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’ndan önce, ‘karbon nötr’ hedefli anlaşmanın onay aşamasını tamamlamayı planlıyoruz. Yatırım, üretim, istihdam politikalarımızda köklü değişikliğe yol açacak bu süreci, 2053 vizyonumuzun ana unsurlarından biri olarak kabul ediyoruz.”

“BARIŞ, İSTİKRAR, REFAH VE MUTLULUK İÇİNDE BİR DÜNYAYI BERABERCE İNŞA EDEBİLİRİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii, iklim değişikliğiyle ilgili başka adımlarımız da var. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyum için gereken eylem planını hazırlayarak geçtiğimiz aylarda devreye aldık. Eşim Emine Erdoğan öncülüğünde yürütülen ‘Sıfır Atık Projesi’yle, geri kazanım oranımızı üç yılda dokuz puan artırdık. Orman varlığımızı 20,8 milyon hektardan yaklaşık 23 milyon hektara yükselterek yutak alanlarımızı çoğalttık. Yenilebilir enerji kaynaklarının elektrik üretiminde kurulu gücümüz içindeki payını yüzde 53’e çıkardık. Sanayimizi temiz üretim faaliyetlerine uygun şekilde yapılandıracak adımları zaten uzunca bir süredir teşvik ediyoruz. Bu çalışmaları, gereken finansman desteğini alarak daha ileriye taşıma konusunda kararlıyız” dedi.

Küresel hiçbir soruna, krize, çağrıya kayıtsız kalmayan Türkiye’nin iklim değişikliği ve çevrenin korunması hususlarında da üzerine düşeni yapacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözlerime son verirken karşı karşıya kaldığımız zorluklara rağmen, daha adil bir dünyanın mümkün olduğuna dair inancımızı tekrarlamak istiyorum. Birleşmiş Milletleri, tüm insanlığı ilgilendiren meselelerin çözümü için yegâne platform olarak görmeyi sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz binanın hemen karşısında yer alan ve açılışını dün yaptığımız yeni Türkevi binamız da, Birleşmiş Milletler sistemine olan güvenimizin bir ifadesidir. Dünyadaki en büyük beş diplomatik ağdan birine sahip bir ülke olarak çok geniş bir coğrafyada vicdanlı ve adil çözümler için sahada ve masada güçlü şekilde varlık gösteriyoruz. Barış, istikrar, refah ve mutluluk içinde bir dünyayı beraberce inşa edebiliriz. Hepinizi Milletim ve şahsım adına bir kez daha selamlıyor, 76. Genel Kurul çalışmalarının başarıyla geçmesini temenni ediyorum. Kalın sağlıcakla” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Dünya

DÜNYA“Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerjide Türkiye’ye çağ atlattık”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çorum’daki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerjide ve daha pek çok alanda Türkiye’ye âdeta çağ atlattık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çorum Kadeş Barış Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına tüm vatandaşları selamlayarak ve Çorum’da dün meydana gelen depremden dolayı geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 3,5 yıllık hasretin ardından Çorumlularla birlikte olmanın memnuniyeti içerisinde olduğunu söyledi.

Çorum yöresine ait türkünün “Gezsem de dünyanın dört bucağını / Vallahi gözüme yine boş gelir / Gönül arzu eder dostu, cananı / Sızlar eski yaram gözden yaş gelir” dizelerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de işte yüreği yanık bu aşık gibi siz dostlarımızı, gönüldaşlarımızı görmeye geldik. Hasbihal edelim, hasret giderelim, ahdimizi ve kavlimizi tazeleyelim istedik” ifadelerini kullandı.

“ÇORUM’LA BİRLİKTE 81 VİLAYETİMİZİN TAMAMINA ESERLERİMİZLE MÜHRÜMÜZÜ VURMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Tüm ilçe ve köyleriyle Avrupa’dan, Amerika ve Avustralya’ya kadar gurbeti sılaya çeviren Çorumluları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çorum’a olan bir şükran borcumu burada huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. 2019 mahalli idareler seçimleri öncesinde 12 Şubat’ta bize verdiğiniz söze sahip çıktığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. O gün kışın soğuğuna ve ayazına rağmen meydanlara sığmamıştık. Maşallah, Çorum bugün de yine destan yazıyor, tarih yazıyor. Duruşuyla, vakalarıyla dosta güven aşılıyor. Coşkunuz, sevdanız, aşkınız için her birinize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kardeşinizi bağrınıza bastığınız için, bizi muhabbetle kucakladığınız, bize güvendiğiniz, inandığınız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Milletin adamı, milletin partisi Cumhur İttifakı varken gayrısına meyletmeyen tüm Çorumlulardan Allah razı olsun diyorum. Biliyorum yine birileri çıkacak şu sevdaya çamur atmaya kalkacak. Yine bazı kendini bilmezler çıkacak aramızdaki muhabbete kara çalmaya niyetlenecek. Kapalı otel salonlarını dahi dolduramayanlar meydanlardan sokaklara taşan şu sevgi selini hafife alacaklar. Varsın onlar bizim birbirimizi Allah için sevmemizin sırrına eremesinler. Varsın onlar bizim nasıl bir millet aşkı, nasıl bir memleket sevdası içinde olduğumuzu anlayamasınlar. Varsın onlar bizim bu yola başımızı, canımızı, yüreğimizi koyduğumuzu idrak edemesinler. Biz gözü olup görmeyen, kulağı olup işitmeyen, dili olup söyleyemeyen, kalbi nasır tutmuş gafillere rağmen muhabbetimizi güçlendireceğiz. Millete hizmetten nasibi olmayanlara inat Çorum’la birlikte 81 vilayetimizin tamamına eserlerimizle mührümüzü vurmayı sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımdaki coşku var olduğu müddetçe, bu heyecan sürdüğü müddetçe, sizin hayır dualarınız yanımızda olduğu müddetçe bize durmak yok, bize duraklamak yok, bize rehavet yok” dedi.

RESMÎ AÇILIŞI YAPILAN ESER VE HİZMETLER

Çorum’a eli boş gelmediklerini ve ziyaret vesilesiyle güncel yatırım bedeli 3 milyar 263 milyon lirayı aşan 78 kalem eser ve hizmetin resmî açılışını bugün yapacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde, Çorum merkezde yapımı tamamlanan okulları, Kur’an kurslarını, sağlıkta, ilçelerimizdeki aile sağlığı merkezleriyle, 112 istasyonlarını, kültürde, Osmancık İlçe Halk Kütüphanesi’ni Çorum’un emrine veriyoruz. Hitit Üniversitemiz kuzey kampüsü, ilahiyat fakültesi ile Oğuzlar Yerleşkesi’nin ilk etabını tamamladık. Daha önceki Çorum ziyaretimizde şehrimize modern bir stadyum kazandırmanın sözünü vermiştik. Hamdolsun 15 bin kapasiteli Çorum Şehir Stadyumu’nu tamamlayarak Çorumspor’un ve sporcu gençlerimizin kullanımına açtık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çorum’dan geçen herkesi görkemiyle selamlayan stadyumumuzun şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Stadyumun yanı sıra Alaca, Oğuzlar, İskilip ilçelerimizle Çorum merkezdeki spor yatırımlarının da hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet Su İşlerimiz, Osmancık İncesu Göleti Sulaması, Koçhisar Barajı İkinci Kısım İçme Suyu İsale Hattı, Alaca Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Projelerini, Obruk Barajı Mansap Düzenlemesi ve Kızılırmak-Osmancık geçişini bitirdi. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğümüzün hizmet binalarını, millet bahçelerini, güneş enerjisi santralleriyle altyapı ve çevre düzenleme işlerini bugün sizlerin istifadesine sunuyoruz. Biz buyuz, bizde laf yok, bizde iş var iş” ifadesini kullandı.

Çorum Belediyesinin şehri güzelleştirmek için taş üstüne taş koymaya devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Belediyemizin tamamladığı Recep Tayyip Erdoğan Caddesi’ni, yarı olimpik yüzme havuzlarını, Veli Paşa Hanı ve Dikiciler restorasyonunu, Cenaze ve Defin Binasını, millet kıraathanelerini, semt sahalarını resmen hizmete alıyoruz. İl Özel İdaremiz toplam 729 milyon lira yatırım bedeliyle Çorum ve köylerine sulama tesisleri, yol işleri, içme göletleri, 112 acil çağrı merkezi müdürlüğü hizmet binasını kazandırdı. Bu eserlerin resmî açılışını da bugün yapıyoruz. Tüm bu hizmetleri şehrimize kazandıran bakanlıklarımızı, valiliğimizi, il özel idaremizi ve Çorum Belediyemizi tebrik ediyorum.”

“ZORLUKLARLA KARŞILAŞSAK DA TÜRKİYE’YE HİZMET DAVAMIZDAN ASLA GERİ ADIM ATMADIK”

İki yıl önce vefat eden eski Çorum belediye başkanlarından Prof. Dr. Arif Ersoy’ı rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Arif Ersoy, hem iki dönem belediye başkanı hem de akademisyen olarak şehrimize ve ülkemize takdire şayan hizmetlerde bulundu. Çorum’un manevi muhafızı Suheybi Rumi Hazretlerine, evliyaullahtan Kerebi Gazi ve Ubeydi Gazi Hazretlerine, Fatih’in Hocası Akşemseddin Hazretlerine, son devrin en büyük âlimlerinden İskilipli Atıf Hoca’mıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. 15 Temmuz şehidimiz, değerli yol ve dava arkadaşım Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip’i de burada bir kez daha şükranla, özlemle yâd ediyorum şehitlerimizin ruhu şad, mekânları cennet olsun. Rabbim bizleri de âlimlerimizin ve şehitlerimizin yolunda ayırmasın.”

Yarın AK Parti’nin 21. kuruluş yıl dönümü olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Pazartesi günü Ankara’da 21. yaşımızı, şanımıza, şerefimize uygun bir şekilde idrak edeceğiz. Merhum Neşet Ertaş, ‘Aşk ile çalışan yorulmaz.’ diyordu. Biz de 14 Ağustos 2001’de hangi heyecanla yola çıktıysak bugün de aynı heyecanı yüreğimizde taşıyoruz” dedi.

Mitingin düzenlendiği meydanda yer alan “Altılı masa menüsü” yazan pankartı gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Siz bu menüyü görmüşsünüzdür. Ne var bu menüde? Yalan çorbası var. Koltuk kebabı var. Kandil dolması var. Laf salatası var. Selo kahvaltısı var. Başka? Washington Portakalı var. Ye yiyebildiğin kadar. Burada da yine çok enteresan, ‘Leblebi koydum tasa, doldurdum basa basa, ağzınızla kuş tutsanız size oy yok altılı masa.’ Burası yiğidin harman olduğu yer, kolay değil. Bundan 21. sene önce gönülleri fethetmek, kalpleri kazanmak için nasıl bir azme sahipsek bugün de aynı kararlılıkla yolumuzda yürüyoruz. Aradan geçen yıllarda zorluklarla karşılaşsak da Türkiye’ye hizmet davamızdan asla geri adım atmadık. Saldırılara maruz kalsak da milletimiz ve ülkemiz için hayal kurmaktan vazgeçmedik. Hep daha iyiye, daha güzele ulaşmanın göz bebeğimiz Çorum’u hak ettiği konuma getirmenin mücadelesini verdik. Yol, çevre, konut projeleriyle şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırırken, gelecek kuşaklara daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke bırakmak için gece gündüz demeden gayret gösterdik.”

“BİZ ESER, HİZMET VE MİLLETİMİZİN DERTLERİNE DERMAN ÜRETİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geriye dönüp bakıldığında ve geçmişle mukayese edildiğinde Türkiye’nin her karış toprağında mühürlerinin olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Birileri masa kurup sabah akşam iftira üretirken biz eser, hizmet ve milletimizin dertlerine derman üretiyoruz. Birileri sahte gündemlerin peşinde ömür tüketirken biz Türkiye’yi dünyanın ilk ekonomisinden biri yapmanın mücadelesini veriyoruz. Yeri geliyor Ukrayna’dayız, yeri geliyor Rusya’dayız. Niye? Çünkü biz Türkiye’yiz. Sınırlarımız içerisinde terör örgütlerine nefes aldırmadığımız gibi sınırlarımız dışında da terör bataklığını kurutmak için teröristlerin tepelerine tepelerine biniyoruz. Bunu da bizden önce yapıldığı gibi başkalarının emanet silahlarıyla değil, yerli ve millî imkânlarla imal ettiğimiz helikopterlerle, SİHA’larla yapıyoruz. 21 yıl önce savunma sanayii yüzde 70 dışa bağımlı bir ülkeyi, dünyanın en modern silahlarını tasarlayan, üreten, ihraç eden bir ülke hâline getirdik.”

“DİPLOMASİDE TÜRKİYE’NİN KONUMUNU GÜÇLENDİRDİK”

Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerji ve daha pek çok alanda Türkiye’ye âdeta çağ atlattıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Kurduğumuz ilişkilerle diplomaside Türkiye’nin konumunu güçlendirdik. Hadiseleri tribünden seyretmek yerine krizlere müdahil oluyor, çözüm geliştiriyor, savaşan tarafları dahi aynı zeminde buluşturabiliyoruz. Avrupalılar ‘Kışı nasıl geçireceğiz?’ diye kara kara düşünürken, biz şimdiden enerji arz güvenliğimizi garantiye alacak stratejik çalışmalar yürütüyoruz. Hayata geçirdiğimiz boru hattı projeleriyle ülkemizi doğu ile batı arasındaki en önemli enerji köprülerinden birine dönüştürdük. Daha önce kiralama veya benzeri yöntemlerle gerçekleştirdiğimiz arama-sondaj faaliyetlerini artık kendi gemilerimizle icra ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şu anda dört tane sondaj gemimiz var. Abdülhamid Han sıfır kilometre, iki tane sismik araştırma gemimiz var. Bu altı gemimizle şu anda Akdeniz’de, Karadeniz’de arama-tarama çalışmalarını yapıyoruz. İnşallah doğal gazı çıkarttığımız andan itibaren bu ülke bambaşka olacak çok daha güçlü olacak. Halkımıza bunun yansıması da şüphesiz ki farklı olacak. Salı günü dünyanın en ileri teknolojisine sahip dördüncü sondaj gemimiz Abdülhamid Han’ı Mersin Taşucu Limanı’ndan Mavi Vatan’a yolcu ettik. Şimdi kendisinden müjdeli haberler bekliyoruz. İnşallah Karadeniz’deki 540 milyar metreküplük doğal gaz keşfimiz gibi Abdülhamid Han’ın da milletimize güzel haberler vereceğine inanıyorum. Nasıl savunma sanayiinde ülkemizin makûs talihini yenmişsek enerjide de Türkiye’yi çok farklı bir konuma taşıyacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayattaki hemen her şey gibi ülkeye ve millete hizmetin de nasip işi olduğunu kaydederek “Atalarımız bunun için ‘Zorla güzellik olmaz.’ demişler. AK Parti olarak biz de ‘Memleket işi, gönül işi.’ demişiz. Hizmette gözü olmayanların içler acısı hâlini sizler de görüyorsunuz. Biz gecemizi gündüzümüze katarken, birilerinin nelerle uğraştığını, nelere vakit harcadığını sizler de takip ediyorsunuz” dedi.

İnsanlığın son asrın en ağır ekonomik fırtınalarından birini yaşadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP ve maşa arkadaşları sabah akşam birbirlerine laf yetiştiriyor, boşuna uğraşmayın” diye konuştu.

“40 ÇEŞİT ÜRÜNDE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİNDE İNDİRİME GİDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koyun ve kuzu eti fiyatında yüzde 25 indirim yapıldığını hatırlatarak, “Pazartesiden itibaren büyük başta da yüzde 30-35 indirime gidiyoruz. 40 çeşit üründe inşallah Tarım Kredi Kooperatiflerinde ciddi manada indirime gidiyoruz. Tarım Kredi Kooperatiflerinden alışverişlerinizi rahatlıkla yapabilirsiniz.” bilgisini verdi.

Şekerden pirince, zeytinyağına ve ayçiçek yağına kadar pek çok ürünün Tarım Kredi Kooperatiflerinden alınabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Piyasaları böylece daha da rahatlatacağız. Bazı zincir marketler vesaire onlar da kendilerini buna göre ayarlayacak. Artık CHP ve şürekâsı bırakın ortaya fikir sunmayı, Türkiye’nin kazanımlarını engellemeyi, bundan sonra arkadan nal toplayacaklar. Zaten yaptıkları bir şey yok, ortaya koydukları bir eser yok. Sadece laf, sadece iftira. Hepsini aşacağız.”

“POLİSİMİZE, ASKERİMİZE EL KALDIRANLARIN YANINDA YER ALANLARDAN BİR ŞEY OLMAZ”

İktidarlarının Türkiye’nin çıkarlarını gözetmekten başka bir derdi olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak CHP’nin belediyelerindeki yolsuzluklar, hırsızlık, ahlaksızlık vakaları almış başını gidiyor. Zaten Bay Kemal, Sayın Baykal’ı bir gece kasetle devirerek gelmedi mi? Böyle bu, bunun mesleği bu. Şimdi ise o oturduğu koltuktan tabii ki kalkamıyor ve kasetle genel başkan olunan bir partinin, milletvekili adaylarını hangi kritere göre belirlediği bizzat kendileri tarafından ikrar edilmeye başlandı. Hizmetleri veya eserleriyle konuşulmak yerine her gün yeni bir skandalla ülkenin gündemini meşgul ediyorlar.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçen günlerde işsizlikle ilgili bir iddia ortaya attığını ancak iddiasını ispat edecek rakamları dahi bulup söyleyemediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Bu zat bahar aylarında elektriğe kafayı takmış, faturasını ödemediği için kendini günlerce karanlığa mahkûm etmişti. Güya vatandaş ziyaretleri adı altında milleti kandırmaya çalışmıştı. Şimdi anlıyoruz ki sadece milleti değil, evlerine misafir oldukları kişileri de aldatmışlar. Çeşitli vaatlerde bulunup vatandaşa alçakça ve açıkça yalan söyleyerek, yalan söyleterek utanmadan, sıkılmadan insanımızı siyasi şovlarına alet etmişler. Kim var bunların yanında? PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP, İP, kendisi ve yanında bir de eh işte ufak tefek birileri daha var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Normalde bu zatın siyasi ahlakı olsa çıkar milletten açıkça özür diler ama bunlar milletten af dileyecekleri yerde işi pişkinliğe, arsızlığa vurarak, paçayı kurtarmaya çalışıyorlar. Aynı ikiyüzlülüğü, aynı tutarsızlığı ülkemizin beka meselesi olan terörle mücadelede de sergiliyorlar. İç Anadolu’ya gelince Kandil’i yerle bir etmekten bahseden Bay Kemal, Ankara’ya dönünce Kandil’in siyasi uzantıları karşısında kâğıttan kaplana dönüşüyor. Bay Kemal unutma, bu terör örgütlerinden sana yar olmaz. Bunların hepsini Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler Dereler’de nasıl yerle bir ettiysek, bundan sonra da yerle bir etmeye devam edeceğiz.”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının durumunu gördükçe CHP’ye ve ona oy veren vatandaşlar adına üzüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Polisimize, askerimize el kaldıranların yanında yer alanlardan bir şey olmaz. Kaldı ki bu CHP, terörle, teröristlerle mücadelede parlamentoda ‘ret’ oyu veren değil mi? Bu kadar kıvırmayı bırakın insan belini, rüzgâr gülü bile buna dayanamaz. İradesi ipotek altına alınmış, etrafı kuşatılmış, hırsının esiri olmuş, Türkiye’ye dair hiçbir ideali bulunmayan bir muhalefetle karşı karşıyayız. Mehmet Akif, bakınız bunları nasıl anlatıyor, ‘Şarka bakmaz, garbı bilmez ilimden yok payesi/ Bir kızarmaz yüz, yaşarmaz göz bütün sermayesi.’ Bunların da tek sermayesi kızarmayan yüzleri, yaşarmayan gözleri.”

Vatandaşların son 20 yılda girdikleri 15 seçimin tamamında kendilerine sahip çıktığını ve rekor oy oranıyla desteğini esirgemediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de son 20 senedir kamu ve belediye yatırımlarıyla Çorum’un çehresini değiştirdiklerini anlattı.

“ÇORUM’A 20 YILDA TOPLAM 23,5 MİLYAR LİRA TUTARINDA YATIRIM YAPTIK”

Bugün “Çorum” denilince akla artık sadece tarımın gelmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayisi, ihracatı, ticareti, çevre düzenlemesi, parkları, yolları, tünelleri, geniş caddeleri, modern kamu binaları, spor tesisleriyle Türkiye’nin yüz akı bir şehrin akla geldiğini vurguladı.

Son 20 yılda Çorum’un katettiği mesafe ve Çorumluların başarılarından gurur duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşı 40’ın üzerinde olanların 20 yıl öncesi ile bugünün Çorum’unu çok iyi mukayese edeceklerini, 2002 öncesindeki ülke ve kentin durumunu gençlere anlatmalarını istedi.

Çorum’a son 20 yılda bugünün rakamlarıyla toplam 23,5 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde bin 698 yeni derslik inşa ettiklerini ve şehre Hitit Üniversitesini kazandırdıklarını anlattı.

Toplam 5 bin 220 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını ve toplam 26 spor tesisi yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sosyal yardımlarda Çorumlu ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 3 milyar lira tutarında kaynakla destek olduk. Sağlıkta 14’ü hastaneden oluşan toplam 29 sağlık tesisi inşa ettik. Şehir hastanesi standartlarında toplam 805 yataklı Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni sizlerin hizmetine verdik. Çevre ve şehircilikte Çorum’da 7 bin 858 konut projesini hayata geçirdik. Bu konutların 6 bin 97’sini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kalan bin 761 konutun yapımına devam ediyoruz. Şehrimizin beş millet bahçesi projesi var. Bunlardan Çepni Millet Bahçesi’ni tamamlayıp hizmete aldık. Kalan dört millet bahçemizle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Eski Çorum Stadı’nın olduğu 56 bin metrekarelik alanı da şehrimizin marka değerini artıran vizyoner bir projeyle değerlendiriyoruz. Yer altı ve yer üstü parkları, bisiklet ve koşu yolları, çocuk oyun alanlarının yanı sıra her türlü spor tesisinin yer alacağı bu millet bahçesi projemizle ilgili adımları yakında atıyoruz.”

HIZLI TREN PROJESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Kırkdilim Geçidi’nde yaşanan acıları, kaybolup giden hayatları en iyi Çorumluların bileceğine işaret ederek, “Özellikle yapımı devam eden ve hızlı tren noktasında da atılacak adım konusunda Ulaştırma Bakanımız bu çalışmaları sürdürüyor” dedi.

Merzifon-Amasya tarafındaki yol çalışmalarını devam ettirdiklerini, Samsun-Amasya-Çorum-Kırıkkale hızlı tren projesini daha önce açıkladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Saatte 200 kilometre hız yapacak hızlı tren hattımızın Çorum’a kadar ki kesimini yatırım programına aldık” diye konuştu.

“ÇORUM’U ÜLKEMİZİN EN İDDİALI ALANLARININ BAŞINDA GELEN SAVUNMA SANAYİİNDE ÖNE ÇIKARIYORUZ”

Tarımda, Çorum’a 13 baraj, üç gölet inşa ettiklerini, üç baraj ve bir gölet daha inşa edeceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Enerjide Çorum, Alaca, Dodurga, İskilip, Mecitözü, Merkez, Oğuzlar, Osmancık ve Sungurlu’ya doğal gaz arzını sağladık. Önümüzdeki birkaç yıl içinde Aşdağul, Bayat, Laçin ve Ortaköy’e de doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz. Şimdi bir müjdeyi sanayi ile ilgili verelim. Çorum’u ülkemizin en iddialı alanlarının başında gelen savunma sanayiinde öne çıkarıyoruz. Sungurlu Organize Sanayi Bölgesi’nde 6 milyar liralık bir yatırımla barut, fişek ve kapsül üretim tesisi kuruyoruz. Üç ayrı fabrikadan oluşan ve ilk etabını 2023 Mayıs’ında hizmete almayı planladığınız bu yatırım, savunma sanayiine ayrı bir güç katacaktır. Cumhur İttifakı olarak, tam kapasiteyle Çorum’un genelinde el ele vererek, bir olacağız, beraber, olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.”

Kadeş Barış Meydanı’ndaki toplu açılış töreninde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra AK Parti Çorum İl Başkanlığı’nı ziyaret etti.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde konuştu

Haber

on

“Teknolojik bağımsızlığınızı kazanmadan, millî sanayinizi inşa etmeden, ne ekonomik ne de siyasi anlamda özgürlüğünüzü tesis edebilirsiniz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Teknoloji ve Sanayinin Merkezi Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Teknolojik bağımsızlığınızı kazanmadan, millî sanayinizi inşa etmeden, ne ekonomik, ne de siyasi anlamda özgürlüğünüzü tesis edebilirsiniz. Savunmada dışa bağımlılık nasıl ciddi sıkıntılar doğurursa, teknoloji ve üretimde dışa bağımlılık da benzer riskler oluşturur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gebze Bilişim Vadisi’nde düzenlenen, Teknoloji ve Sanayinin Merkezi Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasında, program vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmesini sağlayan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ye değer katanlar deyince akla ilk gelen yerlerden birinin şüphesiz Bilişim Vadisi olduğunu dile getirdi ve “Hatta ‘Kocaeli’ ifadesi dahi bana göre küçük geliyor, ‘Türkiye’ye değer katanlar’ dersek herhâlde çok daha isabetli olur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 yıl önce Bilişim Vadisi’ni açtıklarında buranın, Türkiye’nin yarınlarını şekillendirecek teknoloji ve inovasyon üssü olacağını ifade ettiklerini belirterek, şöyle devam etti: “Aradan geçen kısa süre zarfında vadimizin bu hedefe doğru emin adımlarla ilerlediğini görüyoruz. Bilişim Vadisi yazılım, mobilite, elektronik, enerji, tasarım ve oyun gibi sektörlerde faaliyet gösteren firmalarıyla büyük ve güçlü Türkiye’nin köşe taşıdır. Vadimiz, 230 bin metrekare kapalı alanıyla ülkemizin en büyük teknoloji geliştirme bölgesi hüviyetine sahiptir. İstanbul-Kocaeli-İzmir arasında oluşturduğumuz teknoloji koridoruyla birbirine bağlanan Bilişim Vadisi, millî teknoloji hamlemize büyük bir ivme katıyor. Önümüzdeki dönemde vadimizin teknoloji ve inovasyon kapasitesini daha da artıracağına inanıyorum.”

“GÜZEL İŞLER YAPANLARI TAKDİR ETMEK, GELENEĞİMİZİN MİRASI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Türkiye’nin ufkunu yansıtan böyle bir mekânda Türkiye’nin sanayide lokomotif şehirlerinden Kocaeli’ye değer katan firmaları ödüllendirmenin elbette farklı bir mana taşıdığını dile getirerek, ecdadın “Marifet iltifata tabidir, iltifatsız emek zayidir” dediğini hatırlattı.

Güzel işler yapanları, örnek çalışanları, ortaya eserleriyle çıkanları takdir etmenin geleneklerinin de mirası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, çünkü ödüllendirilen her başarının daha nitelikli, daha büyük, vatana, millete, insanlığa daha faydalı çalışmaların müjdecisi olacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak yenilikçi, kaliteli ve kendi alanında çığır açan projelerin desteklenmesine çok ama çok ehemmiyet veriyorum. Bugün de yatırım, istihdam ve ihracat başta olmak üzere farklı alanlarda Kocaeli’nin gelişmesine, şehrimizin büyümesine katkı sunan firmalarımızı ödüllendiriyoruz” diye konuştu.

“İŞ İNSANLARIMIZI HER ALANDA DESTEKLEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

2021’den bu yana en çok ihracat yapan, istihdamını en fazla artıran ve kadın istihdamı en çok olan firmaları özellikle tebrik ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kocaeli’yle birlikte Türk ekonomisine değer katarak ödül almaya hak kazanan şirketlerimizi ve girişimcilerimizi kutluyor, başarılarının artarak devamını diliyorum. Bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türkiye için hayal kuran ve bu hayallerini gerçeğe dönüştürmeye çalışan siz iş insanlarımızı her alanda desteklemeyi sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojik bağımsızlığı kazanmadan, millî sanayiyi inşa etmeden ekonomik ve siyasi anlamda özgürlüğün tesis edilemeyeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Savunmada dışa bağımlılık nasıl ciddi sıkıntılar doğurursa teknoloji ve üretimde dışa bağımlılık da benzer riskler oluşturur. Koronavirüs salgını sürecinde yaşananlar bu gerçeği çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur. Dünyanın en zengin, en müreffeh ülkeleri bile sağlık çalışanları ve vatandaşları için maske bulamadı. Asgari sağlık hizmetlerini sunmakta zorlandığı günler yaşadı. Küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar nedeniyle birçok yerde üretim aylarca durma noktasına geldi. Hastanelerden, marketlerden, sanayi sitelerinden yansıyan görüntüleri hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz.”

“SAĞLIKLA BİRLİKTE EKONOMİDE DE BAŞARILI BİR İMTİHAN VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak bu sancılı süreçte (Kovid-19 salgını) sağlıkla birlikte ekonomide de başarılı bir imtihan verdiklerini söyledi.

Kimilerinin ülkeyi felakete sürükleyecek akıl ve izan dışı söylemlerine rağmen ekonomik hayatın durmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şirketleri üretime, ticarete, istihdama devam etmeleri noktasında teşvik ettiklerini vurguladı.

Türk firmalarının, Hükûmetin bu teşvikleri sayesinde yurt içinde ve dışında başarı çıtasını sürekli yukarı taşıdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, ekonomik büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdüren sayılı ülkelerden biri olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl elde ettikleri yüzde 11’lik büyümeyle G20 ülkeleri içinde ilk sıraya yerleştiklerine dikkati çekerek, “Bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,3’lük büyüme kaydettik. Dünyada istihdam azalırken, 31 milyon sınırına dayanarak tarihimizin en yüksek rakamına ulaştık. Her ay ihracatta rekor kırıyoruz. Temmuz ayı ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,5 artarak, 18 milyar 550 milyon dolara ulaştı. 2002 yılında sadece 36 milyar dolar ihracat yapabilen Türkiye’nin, yani bununla şunu söylüyorum; göreve geldiğimiz zaman ihracatımız 36 milyar dolardı. Şimdi nereye geldik? 250 milyar dolara yaslandık” bilgisini verdi.

Turizmde 2022 hedeflerinin de üzerine çıkacaklarının görüldüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya merkezli üretim ağına alternatif adres arayışlarında Türkiye’nin isminin giderek daha fazla zikredildiğini belirtti. Erdoğan, başka ülkelerin yurt dışı pazarlarda bıraktığı boşluğu, Türk ürünleri ve firmalarının doldurduğunu dile getirdi.

“RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI’NIN OLUMSUZ ETKİLERİNDEN ÜLKEMİZİ KORUMAYI BAŞARDIK”

Dün Soçi’de olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Döndüğümde, akşam televizyon ekranlarında Rusya’dan gelen kruvaziyer gemisinin Trabzon Limanı’na yanaşmasını gördüm. İftihar ettim. Düşünün, Trabzon Limanı’na artık turistler kruvaziyer gemisiyle geliyor. Sanayisi, üretim kapasitesi, nitelikli iş gücü, üç kıtayı birleştiren stratejik konumu, sağlık ve ulaşım altyapısı ile ülkemizin yıldızı giderek parlıyor. Küresel ölçekte gıda ve enerji krizinin konuşulduğu bir dönemde Allah’a şükür biz oldukça rahatız. İş birliğini, barışı, diplomasiyi önceleyen dengeli politikamızla Rusya-Ukrayna Savaşı’nın olumsuz etkilerinden ülkemizi korumayı başardık. Tahıl koridorunun açılmasını sağlayarak, küresel sorunların çözümünde Türkiye’nin anahtar rolünü bir kez daha teyit ettik.”

“TOPLUMUMUZUN TÜM KESİMLERİNE SAHİP ÇIKIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emtia fiyatlarındaki ani ve aşırı yükselişin sebep olduğu piyasa dengesizliklerini yakından takip ettiklerinin altını çizerek, “Fahiş fiyat artışları ile enflasyon sebebiyle vatandaşımızın ve iş dünyamızın sırtına binen yükü hafifletecek pek çok adım attık, atmayı da sürdürüyoruz. Asgari ücretten memur ve emeklilerimizin maaşlarında yaptığımız artışlara, sosyal koruma kalkanımızın genişletilmesinden iş dünyamıza yönelik kredi imkânlarına kadar, attığımız her adımda toplumumuzun tüm kesimlerine sahip çıkıyoruz. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazlayla ülkemizi büyütme esasına dayanan Türkiye Ekonomi Modelimizi taviz vermeden uyguluyoruz. Hayata geçirdiğimiz politikalarımızın müspet sonuçlarını inşallah önümüzdeki senenin ilk çeyreğinde, özellikle enflasyonda daha net bir şekilde göreceğiz. Türkiye’yi bu küresel fırtınadan da sahil-i selamete mutlaka çıkartacağız” diye konuştu.

Günümüz ekonomisinin rekabetçi yapısında öne çıkmanın yolunun, güçlü üretim kapasitesiyle birlikte yüksek teknoloji ve yenilikçilik olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda Türk ekonomisinin bu yönünü güçlendiren pek çok adım attıklarını, Cumhuriyet tarihinin en büyük sanayi ve teknoloji atılımı olarak Millî Teknoloji Hamlesi’ni başlattıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de dünya ile yarışabilecek bir girişimcilik ekosistemi inşa ederken, Türk girişimlerine yatırım yapanları destekleyecek programları devreye aldıklarını aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’de teknoloji tabanlı işlere yapılan yatırım miktarlarında keskin bir artış yaşanıyor. 2023 için öngördüğümüz yatırım rakamlarını iki yıl öncesinden büyük bir farkla geçtik. 2020 yılında Türkiye’deki teknoloji şirketlerine yapılan yatırımlar sadece 148 milyon dolarken, 2021 yılında bu ne oldu biliyor musunuz? 1,5 milyar doları aştı. 2022’nin ilk yarısında 132 teknoloji girişimine yapılan 1,4 milyar dolarlık yatırım da aslında yeni rekorlar, yeni başarı hikâyelerinin sinyallerini veriyor. Türkiye, bu yılın ilk yarısında oyun yazılımı sektöründe Avrupa’da en fazla yatırım alan ülke oldu. Bundan iki sene önce ülkemizde 1 milyar dolar değerlemeye ulaşan hiç şirket yokken, bugün bu şirketlerin sayısı 6’ya ulaştı. Ayrıca çoğu kendi imkânlarımızla yerli ve millî helikopterlerimizi, roket ve mühimmatlarımızı, eğitim uçaklarımızı, zırhlı araçlarımızı, gemilerimizi, torpidolarımızı, hava savunma sistemlerimizi tasarladık, geliştirdik ve ürettik.”

İHA VE SİHA ÜRETİM SÜRECİ

Bazıları bu başarıları görmezden gelse de 20 yılda yapılanların Türkiye için büyük bir gurur kaynağı olduğunu bildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Az önce Bakanımız tüfeklerden bahsetti. Bırak tüfeği, Sayın Varank ne tüfeği? Bu ülke toplu iğne üretemiyordu, toplu iğne. Şimdi hamdolsun buralara geldik. Bugün dünyada insansız hava araçları denilince akla ilk Türk SİHA’ları geliyor. Önce İHA’yla başladı, ardından SİHA, şimdi Akıncı. Ben Sayın Bush Amerika’da başkanken, kendisiyle bir ziyarette, daha henüz başbakan olmamıştım ama seçimi kazanan bir partinin başkanıydım ve Amerika’ya yaptığım ziyarette Sayın Bush’la bir konuyu ele aldık. Dedim ki ‘Hani terörle mücadelede bize gerekli destekleri verecektiniz. İHA’lar verecektiniz. SİHA’lar verecektiniz.’ Dedi ki, ‘Bunlar verilmiyor mu?’ ‘Evet’ dedim, ‘verilmiyor.’ Ve hemen Condoleezza Rice’ı çağırdı. ‘Türkiye’ye bunlar verilecekti, niçin verilmiyor? Hemen bu işi halledeceksiniz.’ dediler. Ve bize o zamanın şartlarında 24-48 saat ile İHA’ları verdiler. Ama ondan sonra gene tabii çekip alıyor. Allah rahmet etsin. Özdemir Bey bizim bu hâlimizi görünce çocuklarıyla beraber masaya oturdular ve o gün bir adım attılar. Ve süratle hemen ilk adım İHA’nın üretimiydi. İHA’nın üretimini gerçekleştirdiler. Ardından SİHA’nın üretimi gerçekleşti ve en son Akıncı’nın üretimi gerçekleşti. Tabii bütün bunlarla beraber şimdi Türkiye bu alanda sıraya girenlerin olduğu bir ülke konumuna geldi. Şimdi herkes İHA istiyor, SİHA istiyor, Akıncı’yı istiyor. Mesele buydu, bunu başarmaktı, bu noktaya geldik.”

“BİZİMLE ORTAK YATIRIMLARA GİRMEK İSTEYEN DÜNYADAKİ SÜPER GÜÇLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ürettiği insansız hava araçlarına işaret ederek, “Bir savaş hâlini düşünün… Sayın Putin’le de bunları hep konuştuk. Tahran’da da yine konuşmuştuk. Şimdi bizimle bu alanlarda da ortak yatırımlara girmek isteyen dünyadaki süper güçler var. Güçlü olursan bunlar oluyor. Olmadığınız sürece olmuyor. Muharebe meydanlarında kendilerini ispatlayan SİHA’larımızın savaş doktrinlerini yeniden yazan kabiliyetini artık tüm dünya kabul ediyor. Bir dönem en temel savunma ihtiyaçlarını bile ithal eden Türkiye, bugün pek çok ülkeye ileri teknolojiye sahip milyarlarca dolarlık ürün satıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin iyi üniversitelerinde yetişmiş 13 bin mühendis ve teknisyeninin millî muharip uçak projesinde gece-gündüz demeden büyük bir aşkla çalıştığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, birilerinin bu mühendis ve teknisyenlerin şevkini kırmaya çalıştıklarını ancak kendilerinin onlara güvendiklerini ve her alanda desteklediklerini söyledi.

“29 EKİM 2022’DE TOGG ARACININ BANTTAN İNME TÖRENİNİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

Türkiye’nin vizyon projelerinden olan Türkiye’nin otomobilini de belirledikleri takvime uygun şekilde adım adım hayata geçirdikleri bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “İnşallah 29 Ekim 2022’de TOGG’un Gemlik Fabrikası’nın resmi açılışını ve ilk seri üretim aracının banttan inme törenini gerçekleştireceğiz. 2023’ün ilk çeyreğinde TOGG’u vatanımızın yollarında görmeye başlayacağız. ‘Yapamazsınız, üretemezsiniz, üretseniz bile satamazsınız.’ diyenlere inat Türkiye’nin otomobilini, milletimizin ve dünyanın hizmetine sunacağız. Ülkemizi savunma sanayinde nasıl parmakla gösterilen seviyeye getirmişsek inşallah elektrikli otomobilde de benzer bir başarıyı muhakkak yakalayacağız. Az önce gencimizi dinledik. Artık bizim bu tür yetişmiş, kendine inanan gençlerimiz olduğu sürece biz bunları üretiriz, bunları üretmenin ötesinde de artık elektrikli otomobilde de dünya ülkeleriyle yarışa gireriz. Tüm bu hakikatlere rağmen Türkiye’yi hâlâ saman ithalatçısı gibi görmeye çalışanlar, Türk ekonomisinin üretim kapasitesinden habersiz cahillerdir. Bu insanları, yalan yanlış bilgilerle kendi ülkelerine kara çalmak yerine ben Kocaeli’ye davet ediyorum. Gelsinler Kocaeli’ye, buranın organize sanayi bölgelerini ve Bilişim Vadisi’ni gezsinler, görsünler. Kendilerinin de cehaletini burada anlasınlar. Buradaki üretimi, girişimci ruhu bizzat yerinde görsünler. Gelsinler, Türkiye’nin sanayide neleri başardığına bizzat şahitlik etsinler. Gelsinler Gebze Bilişim Vadisi’nin temsil ettiği vizyona tanık olsunlar.”

Kocaeli’nin 14 organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, stratejik üretim tesisleri ve imalatta çalışan yaklaşık 270 bin vatandaşla Türk ekonomisine her yıl devasa katkılar sağladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’nin muazzam üretim hacmiyle otomotiv, kimya ve metal sanayine damga vurduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’nin 2021 yılında Türkiye araç üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını tek başına gerçekleştirdiğini, ayrıca Türkiye’nin ihracatta yakaladığı ivmede en başarılı ikinci şehir olarak ön plana çıktığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Toplam 128 araştırma-geliştirme merkezi ve 15 tasarım merkezi, yaptıkları çalışmalarla şehrimizin rekabetçi gücüne güç katıyor. Kocaeli’deki 5 teknoloji geliştirme bölgesinde yürütülen araştırma ve geliştirme faaliyetleri, katma değerli üretime öncülük ediyor. Bu tabloya baktığımızda Kocaeli’nin, Kocaelili müteşebbislerimizin, sanayicilerimizin Türkiye için ne ifade ettiğini çok net görebiliyoruz. Kocaeli’ye değer katanların birazdan takdim edeceğimiz ödülleri fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum. Bu başarıların artarak devam etmesini diliyorum. Farklı kategorilerde ödüle layık görülen firmalarımızı, bu firmaların çalışanlarını, müteşebbislerimizi canı gönülden tebrik ediyorum. Türk sanayinin lokomotif şehri Kocaeli’nin inşallah inovasyon ve teknolojide de başarı çıtasını yükselteceğine inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, “İstihdamını en fazla artıran sanayi firmaları”, “En fazla ihracat yapan sanayi firmaları”, “En fazla ciro elde eden sanayi firmaları” ile “En fazla kadın istihdamı sağlayan sanayi firmaları” kategorilerinde ödüle layık görülen sanayi firmalarının yöneticilerine ödüllerini takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, “En fazla istihdam sağlayan teknoloji şirketleri”, “En fazla ticaret yapan teknoloji şirketleri” ve “En fazla yatırım alan teknoloji şirketleri” ile “Türkiye’nin en aktif girişim sermayesi fonları”, “Türkiye’nin en aktif melek yatırım fonları” ve “Türkiye’nin en aktif kitle fonu” kategorilerinde ödüle değer görülen teknoloji firmalarının sahiplerine de ödüllerini verdi.

TOGG İLE TEST SÜRÜŞÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gebze Bilişim Vadisi’nde katıldığı “Sanayi ve Teknolojinin Merkezi Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni”nin ardından test ve deneme süreçleri devam eden Türkiye’nin otomobili TOGG’un test sürüşünü gerçekleştirdi.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çalışma ziyareti nedeniyle bulunduğu Rusya’nın Soçi şehrinde, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü.

Görüşmenin basına açık bölümünde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin’e teşekkür ederek, Tahran ziyaretinin ardından 17 gün aradan sonra tekrar bir araya gelişleri sebebiyle memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Her iki ülke heyetinin Türkiye’de yaptığı görüşmelerin de verimli geçtiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasi, ekonomik ve ticari alanlarda birçok konuları ele aldılar ve şimdi de bizim bu konulardan sonra buna bir adeta nokta koymamız inanıyorum ki Türkiye-Rusya ilişkilerinde çok farklı bir sayfayı da açacaktır. Gerek enerjide gerek Karadeniz hattının tarımda, tahılda buradan atılan adımlar, turizmde yapılan görüşmeler, ulaşımla ilgili olarak atılan adımlar ki bütün bunlarla beraber bölgedeki bazı adımların atılması, bunlar gerek heyetlerimizin yaptığı ama bizim de bugün başa baş ikili bu görüşmeyi yapmak suretiyle Türkiye ve Rusya’nın bölgede oynadığı rolü ortaya koyması bakımından çok önemli” ifadelerini kullandı.

“TERÖRLE MÜCADELEDE DAYANIŞMAMIZ BÜYÜK ÖNEM ARZ EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Suriye’deki gelişmeleri bu vesileyle özellikle ele almamız inanıyorum ki bölgeye ayrıca rahatlama getirecektir. Terörle mücadelede dayanışmamız büyük önem arz ediyor ve bu konuyla ilgili olarak da atacağımız adımlar, yapacağımız görüşmelerle inanıyorum ki bir güç kazanacaktır. Yine bugün tabii dünyanın gözü Soçi’de. ‘Acaba Soçi’de ne görüştüler, ne yaptılar?’ Burayı takip ediyorlar. Bizim de yapacağımız bu görüşmelerden sonra da bunlara verilecek olan cevaplar onları belli istikamette yönlendirecektir.”

AKKUYU NÜKLEER ENERJİ SANTRALİ

Akkuyu konusunun büyük önem arz ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Enerji alanında Akkuyu konusunu bugün sizlerle bir noktaya getirmemiz onu belli bir yerde gerçekten değerlendirerek, karara bağlamamız Akkuyu’daki süreci ertelemeye fırsat vermeyecektir. Çünkü belirlenen takvimin işlemesi ve Akkuyu’nun belirlenen zamanda bitirilmesi çok çok büyük önem arz ediyor. Zira Türkiye’nin enerji temininde yüzde 10 enerji potansiyelini Akkuyu Enerji Santrali halledecek ve bu konuyla ilgili olarak da etraflıca bir görüşme yapmamızın faydalı olacağına inanıyorum. Ben de bugün böyle bir fırsatı bulduğumuz için memnuniyetimi özellikle ifade etmek istiyorum.”

RUSYA DEVLET BAŞKANI PUTİN: “TÜRKİYE VE RUSYA, SURİYE’DEKİ DURUMUN NORMALLEŞMESİNE CİDDİ KATKI SAĞLIYOR”

Birleşmiş Milletler ve Türkiye’nin aracılığı sayesinde Ukrayna tahıllarının Karadeniz limanlarından sevkiyatını başlatmak konusunda başarılar elde edildiğini kaydeden Rusya Devlet Başkanı Putin, katkılarından ötürü Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

Rusya Devlet Başkanı Putin, şöyle devam etti: “Rus gıda ürünleri, Rus gübresi bu şekilde dünyaya açılmış oldu. Özelikle gelişmekte olan ülkeler için bu son derece hassas bir mesele, ciddi problemlerle karşı karşıya gelebilirler gıda krizi yüzünden. Tabi ki bütün bu ülkeler bu aldığınız kararları önemsiyorlar, yani sizin kişisel katkılarınız sayesinde mümkün olabildi bütün bunlar. Ve dediğim gibi, umarım bugün ilgili mutabakat zaptını imzalayabileceğiz ticari ve ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesiyle ilgilidir. Dediğim bu heyetlerimizin Türkiye’de sağlamış oldukları uzlaşılar sayesinde böyle bir mutabakat zaptını imzalama şansımız, fırsatımız oldu.”

Suriye krizi başta olmak üzere bölgedeki güvenlik konularını da ele alma fırsatını bulacaklarını belirten Rusya Devlet Başkanı Putin, “Türkiye ve Rusya oradaki durumun normalleşmesine ciddi katkı sağlıyor. Elbette bu konuyu da ele alacağız” ifadesini kullandı.

ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya4 saat önce

DÜNYA“Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, ticarette, enerjide Türkiye’ye çağ atlattık”

Gündem4 gün önce

Dev yatırımlar | “Denizlerde, dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz”

Gündem6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem ayı iftarına katıldı

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde konuştu

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya2 hafta önce

Ahmet Erdem Kimdir | Genç patronlar Dünyası

Dünya2 hafta önce

“Türkiye’nin siyasi, ekonomik, diplomatik gücünü dost-düşman herkese kabul ettirdik”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT ortak yayınına katıldı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Mezuniyet Töreni’ne katıldı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de toplu açılış töreninde konuştu

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceliğimiz, istihdamın sürmesi ve artmasıdır”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tahıl Sevkiyatı Anlaşması İmza Töreninde konuştu

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Eyüpsultan’da “41 Ayda 41 Eser Toplu Açılış Töreni”ne katıldı

Dünya3 hafta önce

Emine Erdoğan’a “İklim ve Kalkınma Liderlik Ödülü” takdim edildi

Dünya4 hafta önce

Emine Erdoğan, Filistin Gençlik Orkestrası ve CSO sanatçılarının “Barış Konseri”ni izledi

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Terör örgütleriyle mücadelemiz her daim sürecektir”

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî güvenliğimize kast eden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız”

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya4 hafta önce

“Türkiye-İran ticaret hacminde, iki ülkenin kararlı yürüyüşüyle 30 milyar dolara ulaşacağız”

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Reisi ile görüştü

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Sadabad Sarayında

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan İran’da

Dünya4 hafta önce

“Öğrenim kredisi geri ödemeleri, herhangi bir enflasyon farkı veya faiz uygulaması olmaksızın, sadece alınan kredi üzerinden yapılacak”

Dünya4 hafta önce

DEV YATIRIMLAR | OSMANELİ-YENİŞEHİR-BURSA-BALIKESİR HIZLI TREN PROJESİ’NDE T04 TÜNELİNDE IŞIK GÖRÜNDÜ

Dünya1 ay önce

“Cumhuriyetimizin, millî iradenin üstünlüğü temeli üzerinde payidar olacağını 15 Temmuz gecesi dosta düşmana bir kez daha ispatladık”

Dünya1 ay önce

“15 Temmuz gecesi Türkiye’nin asla esir edilemeyeceğini gösterdik”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasında herhangi bir duraklamaya, gerilemeye meydan vermeyeceğiz

Dünya1 ay önce

“Türkiye ile Malezya arasındaki ilişkileri kapsamlı stratejik ortaklık seviyesine yükseltme kararı aldık”

Dünya1 ay önce

Malezya Başbakanı Yakub Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya1 ay önce

“Ülkemiz, dünyanın en gelişmiş 10 devleti arasındaki seçkin yerini almaya her zamankinden daha yakındır”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 10 yılda Somali’ye yaptığımız yardımların tutarı bir milyar doları aştı”

Dünya1 ay önce

Somali Cumhurbaşkanı Mahmud Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya1 ay önce

“Bölgemizdeki gelişmeler Türkiye’nin Avrupa Birliği için ne denli önemli olduğunu ortaya koymuştur”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya3 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya2 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya1 sene önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya1 sene önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Gündem3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın ; Mehmet Cengiz

Dünya2 sene önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : Türkiye artık savunma sanayii ihraç edebilen bir ülke

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya1 sene önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Tekne Firmaları Türkiye1 sene önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Dünya2 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Reklamlar

Son Dakika Haber