Connect with us

Dünya

“Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Avrupa Birliği’ne üyelik sürecindeki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Afrika’yla yüzyıllara dayanan köklü bağlarımızdan aldığımız güçle, bugün de Kıta’yla ve Afrika Birliği’yle dayanışma içindeyiz. Yeniden Asya girişimimizle de Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki birleştirici konumunu pekiştiriyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ikili ve çok taraflı platformlarda ilişkilerimizi geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur, olmaya devam edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York şehrinde Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu’nun tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki yıl sonra tekrar Genel Kurul’da bulunmaktan ve siz değerli dostlarıma hitap etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Geride bıraktığımız yaklaşık iki yılda tüm insanlık olarak gerçekten sancılı günler geçirdik. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen Kovid-19 salgınında, aralarında dostlarımızın, yakınlarımızın, sevdiklerimizin de olduğu 4,6 milyon insanı kaybettik. Gösterilen onca çabaya ve aşılamada alınan mesafeye rağmen salgının olumsuz etkilerinin hâlen devam ettiğini görüyoruz” diye ekledi.

Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu’nun da işte böyle bir atmosferde gerçekleştirildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada vereceğimiz dayanışma ve iş birliği mesajlarının salgınla mücadeleyi desteklemenin yanı sıra, zor günler yaşayan milyarlarca insanın umutlarını artıracağına da inanıyorum. Genel Kurulumuzun, uluslararası toplumun küresel meselelerin çözümüne daha etkin katkı sağlaması için güçlendirilmesi gerekiyor. Bu doğrultuda verimli çalışmalar yapan 75. Genel Kurul Başkanı Sayın Volkan Bozkır’a şükranlarımı sunuyorum. 76. Genel Kurul Başkanlığını üstlenen Sayın Abdulla Shahid’in devraldığı bayrağı çok daha yukarılara taşıyacağına inanıyorum. Türkiye olarak Genel Kurul’un faaliyetlerini en verimli şekilde icra etmesi için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevini bir kez daha üstlenen Sayın Guterres’i tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.

“SALGINDA, KÜRESEL DAYANIŞMA AÇISINDAN İYİ BİR İMTİHAN VERİLEMEDİ”

Bu yılki Genel Kurul’un “Umutla Dayanaklılığı İnşa Etmek” temasıyla düzenlenmesinin fevkalade isabetli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle, acı da olsa bir gerçeği ifade etmek istiyorum: İnsanlık olarak bize büyük bir aile olduğumuzu tekrar hatırlatan bu salgında, ne yazık ki, küresel dayanışma açısından iyi bir imtihan verilemedi. Bilhassa az gelişmiş ülkeler ve yoksul toplum kesimleri, salgın karşısında âdeta kaderlerine terk edildi. Dünya genelindeki can kaybının yüksekliğinde, küresel sistemin artık çözüm yerine sorun çıkaran, sorunları derinleştiren, sorunları çözümsüzlüğe mahkûm eden çarpık yapısının da payı bulunuyor. Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği, on milyonlarca insanın virüsün pençesinde kıvrandığı bir dönemde, aşı milliyetçiliğinin farklı yöntemlerle hâlen sürdürülüyor olması, insanlık adına yüz kızartıcıdır. Kovid-19 salgını gibi küresel bir felaketin üstesinden, ancak uluslararası işbirliği ve dayanışmayla gelinebileceği açıktır” dedi.

Tüm ülkelerin salgından kurtulmadan, herhangi bir ülkenin tek başına güvenle hayatını sürdürmesinin mümkün olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel Kurul’da ortaya konacak iradenin, bu hakikatin anlaşılması bakımından bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Salgın döneminde küresel iş birliğinin önemi yanında tıp biliminin ulaştığı yüksek seviyeyi de görme imkânı bulduk. Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanan ilk aşının Almanya’da yaşayan Türk kökenli iki bilim insanı tarafından geliştirilmesinden gurur duyduk. Türkiye olarak ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ inancıyla ilk günden itibaren elimizdeki imkânları dost ve kardeşlerimizle paylaşmaya çalıştık Bir taraftan vatandaşlarımıza en iyi sağlık hizmetini sunarken, diğer taraftan da 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa tıbbî yardım gönderdik. Bu vesileyle, yerli aşımız Turkovac’ı yakın zamanda milletimizle birlikte tüm insanlığın istifadesine sunacağımızı ifade etmek istiyorum. Dünya Sağlık Örgütü’nün güçlendirilmesi ve salgınlara karşı sözleşme hazırlanması girişimlerini destekliyoruz. Kamu sağlığının korunması ile sosyal ve ekonomik hayatın devamı arasında makul bir denge kurulması gerektiğini de özellikle vurguluyoruz” şeklinde konuştu.

“AFGANİSTAN’IN ULUSLARARASI CAMİANIN YARDIMINA VE DAYANIŞMASINA İHTİYACI BULUNUYOR”

“Yaşadığımız hadiseler bize bazı gerçekleri tekrar hatırlatmaktadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sevinçlerimiz gibi hüzünlerimiz, acılarımız gibi başarılarımız, sorunlarımız gibi çözümlerimiz de ortaktır. ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla hareket edildiğinde, bunun faturasını sadece belli başlı ülkeler değil, tüm insanlık ödemektedir. Sahadaki gerçekleri ve sosyal dokuyu dikkate almayan dayatmacı yöntemlerle meselelere çözüm üretilemeyeceği en son Afganistan’da, hem de çok acı bir şekilde, görülmüştür. Afganistan halkı, 40 seneden fazladır süren istikrarsızlık ve çatışmaların sonuçlarıyla baş başa bırakılmıştır. Siyasi süreçten bağımsız olarak Afganistan’ın uluslararası camianın yardımına ve dayanışmasına ihtiyacı bulunuyor. Ülkede bir an önce barış, istikrar ve güvenliğin tesis edilerek Afgan halkının huzura kavuşmasını temenni ediyoruz.”

“ULUSLARARASI TOPLUM BİR ON YIL DAHA SURİYE KRİZİNİN DEVAM ETMESİNE İZİN VEREMEZ”

Türkiye’nin bu zor günlerinde Afgan halkına karşı kardeşlik görevini yerine getirmeyi sürdüreceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de tüm dünyanın gözlerinin önünde yüz binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin yerlerinden edilmesine neden olan insani dram, onuncu yılını geride bıraktı. Ülkemiz, bir yandan 4 milyona yakın Suriyeliye kucak açarken, bölgeyi kana ve gözyaşına boğan terör örgütlerine karşı da sahada mücadele etmektedir. DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan ve bu terör örgütünü hezimete uğratan tek NATO müttefikiyiz. Yine sahadaki varlığımızla, PKK terör örgütünün Suriye’deki uzantılarının işlediği katliam ve etnik temizlik faaliyetlerinin önüne geçtik. Şehitler verme pahasına yürüttüğümüz çabalar sonucunda güvenli hâle getirdiğimiz bölgelere, şu ana kadar 462 bin Suriyelinin gönüllü olarak geri dönüşünü sağladık. Aynı şekilde, İdlib’teki varlığımız sayesinde, milyonlarca insanın hem canını kurtardık hem yerinden edilmesini önledik. Uluslararası toplum bir on yıl daha Suriye krizinin devam etmesine izin veremez. Soruna, Suriye halkının beklentilerini karşılayacak şekilde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde siyasi bir çözüm bulunması için daha güçlü bir irade ortaya konulması gerekiyor” diye ekledi.

Suriye’nin kuzeybatısına Türkiye üzerinden ulaştırılan Birleşmiş Milletler insani yardım mekanizmasının 12 ay süreyle uzatılmış olmasını memnuniyetle karşıladıklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda sergilenen uzlaşmacı yaklaşımın, siyasi sürecin ilerletilmesi ve sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde geri dönüşlerinin sağlanması için de ortaya konulmasını temenni ediyoruz. Bölgedeki terör örgütleri arasında ayrım yapılmasının, bunların taşeron olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu, huzurlarınızda tekrar ifade etmek istiyorum. Son on yılda dünyanın farklı ülkelerinde yaşanan terör eylemleri, terörün sadece bizim değil, tüm insanlığın ortak düşmanı olduğunu göstermiştir. Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve millî güvenliğimizi tehdit eden terör örgütleriyle mücadelemiz kararlılıkla sürecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizde, Suriyeliler dışında da sayıları 1 milyonu aşan çeşitli statülerde göçmen vardır. Afganistan’daki gelişmeler sebebiyle, son dönemde bu ülkeden de göç akını ihtimaliyle karşı karşıyayız. Suriye krizinde insanlık onurunu kurtaran bir ülke olarak artık yeni göç dalgalarını karşılamaya ne imkânımız ne de tahammülümüz vardır. Adil yük ve sorumluluk paylaşımı temelinde, tüm paydaşların bu konuda üzerine düşeni yapmasının vakti çoktan gelmiştir. Artık 1951 Cenevre Sözleşmesi’ni ve uluslararası insani hukuku aşındıranlara karşı somut bir tavır ortaya konulmalıdır.”

“Libya’da uluslararası meşruiyete verdiğimiz güçlü destek sayesinde ateşkes tesis edilmiş, ardından da Başkanlık Konseyi ve Millî Birlik Hükûmeti kurulmuştur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Birlik Hükûmeti’nin kamu hizmetlerinin sağlanması, tüm kurumların birleştirilmesi ve seçimlerin zamanlıca düzenlenmesi çabalarına destek vermeye devam edeceklerini kaydetti ve uluslararası topluma Libya’nın tüm bölgelerini temsil eden meşru hükûmetin yanında durulması çağrısını tekrarladı.

“FİLİSTİN HALKINA YÖNELİK ZULÜM SÜRDÜKÇE ORTA DOĞU’NUN KALICI BARIŞ VE İSTİKRARA KAVUŞMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Bölgede istikrarsızlığı körükleyen, barış ve güvenliği tehdit eden en önemli sorunlardan birinin de İsrail-Filistin ihtilafı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin halkına yönelik zulüm sürdükçe Orta Doğu’nun kalıcı barış ve istikrara kavuşması mümkün değildir. Bunun için işgal, ilhak ve yasa dışı yerleşim politikalarına mutlaka ve derhal son verilmelidir. Kudüs’ün 1947 tarihli Birleşmiş Milletler kararına dayanan uluslararası statüsüne, Harem-i Şerif’in mahremiyetine ve Filistin halkının haklarına yönelik ihlallere karşı durmayı sürdüreceğiz. Barış süreci ve iki devletli çözüm vizyonu, daha fazla gecikmeksizin yeniden canlandırılmalıdır. 1967 temelinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması, öncelikli hedeflerimiz arasındaki yerini koruyor” dedi.

Kafkasya’daki istikrar bakımından yakın dönemde önemli adımlar atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Azerbaycan, meşru müdafaa hakkını kullanarak Güvenlik Konseyi’nin yıllardır uygulanmayan kararlarına konu olan öz topraklarındaki işgali sona erdirmiştir. Bu gelişme bölgede, kalıcı barış adına yeni fırsat pencerelerinin açılmasına da imkân sağlamıştır. Tarafların atacağı her olumlu adımı desteklemek kararındayız. İlhakını tanımadığımız Kırım dâhil, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasına önem veriyoruz. Çin’in toprak bütünlüğü perspektifinde Müslüman Uygur Türklerinin temel haklarının korunması hususunda daha çok çaba gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Keşmir’de 74 yıldır süregelen sorunun, taraflar arasında diyalog yoluyla ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde çözülmesinden yana olan tavrımızı sürdürüyoruz. Bangladeş ve Myanmar’daki kamplarda zor şartlarda yaşayan Rohinga Müslümanlarının ana vatanlarına güvenli, gönüllü, onurlu ve kalıcı şekilde geri dönüşlerinin sağlanmasına da destek veriyoruz.”

“DOĞU AKDENİZ’DEKİ SÜKÛNET ORTAMININ DEVAMI ORTAK ÇIKARIMIZADIR”

Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümün ancak sonuç odaklı, gerçekçi bir yaklaşımla mümkün olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletlerin eşit olarak kabul ettiği Ada’daki iki halktan birinin lideri sizlere hitap edebilirken, diğer liderin bu platformda sesini duyuramaması adil değildir. Çözüm için Ada’nın asli unsuru olan Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerekiyor. Kıbrıs Türk halkının ortaya koyduğu yeni çözüm vizyonunu destekliyoruz. Buradan, uluslararası topluma Kıbrıs Türklerinin görüşlerini açık fikirlilikle ve önyargısız bir şekilde değerlendirme çağrısında bulunuyorum. Doğu Akdeniz’deki sükûnet ortamının devamı ortak çıkarımızadır. Deniz yetki alanlarının paylaşımına ilişkin sorunların uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde çözülmesini temenni ediyoruz. Bunun için öncelikle, Doğu Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip Türkiye’yi bölgede yok sayan anlayıştan vazgeçilmesi şarttır” ifadelerini kullandı.

Diyalog ve iş birliği için bölgedeki tüm aktörlerin yer alacağı “Doğu Akdeniz Konferansı” düzenlenmesi önerisinin hâlâ masada olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benzer şekilde Ege Denizi’ndeki sorunların da yine ikili diyalogla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Avrupa Birliği’ne üyelik sürecindeki kararlılığımızı da sürdürüyoruz. Afrika’yla yüzyıllara dayanan köklü bağlarımızdan aldığımız güçle, bugün de Kıta’yla ve Afrika Birliği’yle dayanışma içindeyiz. Bu anlayışla Üçüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin önümüzdeki dönemde Türkiye’de yapılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeniden Asya girişimimizle de, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki birleştirici konumunu pekiştiriyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ikili ve çok taraflı platformlarda ilişkilerimizi geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur, bundan sonra da olmaya devam edecektir” dedi.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN EN BÜYÜK ETKİSİ BÜYÜK ŞEHİRLERİN MERKEZİNDE YAŞAYAN NÜFUSLAR ÜZERİNDE GÖRÜLECEKTİR”

Dünyanın, üzerindeki milyonlarca canlı türüne kucak açarken, bu cömertliğinin karşılığında bizden sadece tabiatın dengesine saygı duymamızı istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanoğlu, tarih boyunca sürdürdüğü gelişme ve kalkınma arayışında, dünyanın bize sunduğu kaynakları, maalesef hoyratça kullanmıştır. Asırlardır devam eden bu sürecin sonunda, tabiatın kendi dengesi dışında, tamamen insanoğlunun yol açtığı tehditlerle karşı karşıya bulunuyoruz. İklim değişikliği, hava kirliliği, su ve gıda güvenliği, biyoçeşitliliğin kaybı gibi başlıklar altında toplayabileceğimiz sorunlar, insanlığın geleceğini belirsizliğe atacak boyuta ulaşmıştır. Bu başlıklardan iklim değişikliği, çevre sorunu olmanın ötesinde telafisi imkânsız sonuçlara yol açması bakımından, üzerinde özellikle durulması gereken bir konudur” açıklamasında bulundu.

“Sanayi öncesi döneme kıyasla yüzde 50 artış gösteren karbondioksit, metan, azot oksit gibi sera gazları, dünyamızın âdeta ateşini yükseltiyor” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim bir süredir dünyanın her tarafında, sanayi öncesi döneme göre 1,1 santigrat derece artış gösteren sıcaklığın yol açtığı afetler yaşanıyor. Asya ve Avrupa’da seller, Amerika’da kasırgalar, Afrika’da kuraklık, Akdeniz çanağında yangınlar, Grönland’ın zirvesine yağmur yağması gibi alışık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz. Bu afetler, çevreye ve ekosisteme verdiği zararlar yanında, insanların can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor. Pek çok yerde insanlar toplu olarak başka yerlere gitmeye, göç etmeye hazırlanıyor. Hâlbuki dünya Suriye ve Afganistan gibi çatışma kaynaklı kriz bölgelerinin yol açtığı mülteci meselesine çözüm bulamadı. Böyle bir dönemde; kuraklık, gıda sıkıntısı, hava olayları gibi sebeplere dayalı yüzlerce milyonluk göçlerle nasıl baş edileceği meçhuldür ” şeklinde konuştu.

İklim değişikliğinin en büyük etkisinin büyük şehirlerin merkezinde yaşayan nüfuslar üzerinde görüleceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela içinde bulunduğumuz New York şehri, sadece iki hafta arayla maruz kaldığı dev kasırgaların yol açtığı ve her biri ancak 500 yılda bir görülebilen yağışlar yüzünden zor günler geçirmiştir. Avrupa’nın batısını etkileyen yağışların sebep olduğu yıkımlar, hâlâ onarılamamıştır. Türkiye olarak bu konuda en hızlı ve etkin çözümler üreten ülke olmamıza rağmen, biz de oldukça sıkıntılı günler yaşadık. Dünyadaki altyapının önemli bir bölümü son iki asrın ürünüdür. İklim değişikliğinin yol açtığı değişimleri bu altyapıyla karşılayabilmek mümkün değildir.”

“ŞEHİR PLANLAMALARININ ARTIK İKLİM DEĞİŞİKLİNİN YOL AÇTIĞI SONUÇLAR GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK YAPILMASI ZORUNLU HÂLE GELMİŞTİR”

“Küresel sıcaklık artışının devam etmesi, dolayısıyla daha yoğun yağışların gelecek olması hepimizi yeni arayışlara yöneltmelidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesela, şehir planlamalarının artık iklim değişiklinin yol açtığı sonuçlar göz önünde bulundurularak yapılması zorunlu hâle gelmiştir. En önemli karbon yutak alanları arasında yer alan ormanların, bir yandan arazi kullanımıyla, diğer yandan yangınlarla yok olmaya yüz tutması, dünyamızı bekleyen bir diğer tehlikedir. Son yıllarda yaşanan ve ülkemizi de etkileyen büyük orman yangınları, karbon depolama alanlarımızı hızla elimizden alıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sıcaklık artışının etkilediği bir diğer alanın da denizlerin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genleşen su ve eriyen buzullar deniz seviyelerini son bir asırda 20 santim yükseltmiştir. Bu rakam, dünyanın son 3 bin yılındaki en hızlı artışı ifade ediyor. Şayet etkin önlemler alınmaz ve sera gazı emisyonları artmayı sürdürürse, yüzyılımızın sonunda deniz seviyelerinin bir metreden fazla yükselmesi bekleniyor. Böyle bir yükseliş, kıyı şehirlerinin ve ada devletlerinin önemli bölümünün haritalardan silinmesi demektir. Üstelik bu felaketten en çok da, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu, iklim değişikliğine neden olmayan ülkeler etkilenecektir. Tabii bu durum beraberinde yeni ve devasa kitlelerden oluşan göç dalgalarını da getirecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Denizlerin bir başka özelliği de, ormanlar gibi, önemli karbon yutak alanları olmalarıdır. Atmosferde sürekli artış gösteren karbondioksit emilimi asitleşmeyi tetikleyerek denizlerdeki canlı hayatını da alt üst edecektir. Dikkatiniz çekmek istiyorum; saydığım tüm bu sorunlar sadece sıcaklıktaki 1,1 santigratlık artışla ortaya çıkmıştır. Bu artışın 1,5 santigrata, 2 santigrata ve daha fazlasına yükseldiğinde nelerle karşılaşabileceğimizin takdirini sizlere bırakıyorum.”

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN SONUÇLARI GELİŞMİŞ ÜLKE, GELİŞMEMİŞ ÜLKE AYRIMI YAPMADAN HERKESİ ETKİLİYOR”

İşte tüm bu gelişmeler üzerine dünya devletleri olarak, iklim değişikliğiyle mücadele için, 2015 yılında bir araya gelerek Paris İklim Anlaşması’nı imzaladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın hedefinin, yüzyılın ortasına kadar küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlı tutmak olduğunu hatırlattı ve “Ancak gidişat, bunun çok da mümkün olmadığına işaret ediyor. Dolayısıyla acil olarak çok daha etkin tedbirlerin alınması gerekiyor. Bunun için öncelikle ve en çok da, iklim değişikliğine yol açan sorunların ortaya çıkmasında tarihî sorumluluğu olan ülkelerin elini taşın altına koyması şarttır. İklim değişikliğinin sonuçları, elbette gelişmiş ülke, gelişmemiş ülke ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor. Koronavirüs salgınının önüne, geliştirilen aşılarla geçmek belki mümkün olabilecek. Ama iklim değişikliği konusunda böyle bir laboratuvar çözümü bulunabilmesi söz konusu değildir” şeklinde konuştu.

“İşte bunun için her fırsatta dile getirdiğimiz ‘Dünya Beşten Büyüktür’ tespitini, iklim değişikliği hususunda da tekrarlıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabiata, havamıza, suyumuza, toprağımıza, yeryüzüne kim en çok zararı verdiyse, doğal kaynakları kim vahşice sömürdüyse, iklim değişikliğiyle mücadeleye en büyük katkıyı da onlar yapmalıdır. Geçmişten farklı olarak bu defa kimsenin, ‘ben güçlüyüm, fatura ödemem’ deme hakkı yok” ifadelerini kullandı.

İklim değişikliğinin, aslında insanoğluna oldukça adil davrandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Avrupalı Asyalı, Amerikalı Afrikalı, zengin fakir farkı dinlemeden herkese aynı muameleyi yapıyor. Hepimize düşen görev bu tehdit karşısında, hakkaniyete dayalı bir yük paylaşımıyla tedbirlerimizi almak, yükümlülüklerimizi süratle yerine getirmektir. Türkiye olarak bu anlayışla hareket ediyoruz. Paris İklim Anlaşması’na ilk imza atan ülkelerden biriyiz. Ancak, yükümlülüklerle ilgili adaletsizlikler sebebiyle henüz bu anlaşmayı yürürlüğe koymamıştık. Son dönemde bu çerçevede kaydedilen mesafenin ardından aldığımız kararı, buradan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndan tüm dünyaya duyurmak istiyorum. Paris İklim Anlaşması’nı, ulusal katkı beyanımız çerçevesinde önümüzdeki ay Meclisimizin onayına sunuyoruz. Glasgow’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’ndan önce, ‘karbon nötr’ hedefli anlaşmanın onay aşamasını tamamlamayı planlıyoruz. Yatırım, üretim, istihdam politikalarımızda köklü değişikliğe yol açacak bu süreci, 2053 vizyonumuzun ana unsurlarından biri olarak kabul ediyoruz.”

“BARIŞ, İSTİKRAR, REFAH VE MUTLULUK İÇİNDE BİR DÜNYAYI BERABERCE İNŞA EDEBİLİRİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii, iklim değişikliğiyle ilgili başka adımlarımız da var. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyum için gereken eylem planını hazırlayarak geçtiğimiz aylarda devreye aldık. Eşim Emine Erdoğan öncülüğünde yürütülen ‘Sıfır Atık Projesi’yle, geri kazanım oranımızı üç yılda dokuz puan artırdık. Orman varlığımızı 20,8 milyon hektardan yaklaşık 23 milyon hektara yükselterek yutak alanlarımızı çoğalttık. Yenilebilir enerji kaynaklarının elektrik üretiminde kurulu gücümüz içindeki payını yüzde 53’e çıkardık. Sanayimizi temiz üretim faaliyetlerine uygun şekilde yapılandıracak adımları zaten uzunca bir süredir teşvik ediyoruz. Bu çalışmaları, gereken finansman desteğini alarak daha ileriye taşıma konusunda kararlıyız” dedi.

Küresel hiçbir soruna, krize, çağrıya kayıtsız kalmayan Türkiye’nin iklim değişikliği ve çevrenin korunması hususlarında da üzerine düşeni yapacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözlerime son verirken karşı karşıya kaldığımız zorluklara rağmen, daha adil bir dünyanın mümkün olduğuna dair inancımızı tekrarlamak istiyorum. Birleşmiş Milletleri, tüm insanlığı ilgilendiren meselelerin çözümü için yegâne platform olarak görmeyi sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz binanın hemen karşısında yer alan ve açılışını dün yaptığımız yeni Türkevi binamız da, Birleşmiş Milletler sistemine olan güvenimizin bir ifadesidir. Dünyadaki en büyük beş diplomatik ağdan birine sahip bir ülke olarak çok geniş bir coğrafyada vicdanlı ve adil çözümler için sahada ve masada güçlü şekilde varlık gösteriyoruz. Barış, istikrar, refah ve mutluluk içinde bir dünyayı beraberce inşa edebiliriz. Hepinizi Milletim ve şahsım adına bir kez daha selamlıyor, 76. Genel Kurul çalışmalarının başarıyla geçmesini temenni ediyorum. Kalın sağlıcakla” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Sırbistan’ın Bosna Hersek’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği destek, bölgemizin barış ve istikrarı bakımından çok çok önemlidir. Bosna Hersek’teki krizin aşılması için uluslararası camianın birlikte hareket etmesine ihtiyaç duyulduğu da aşikârdır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde baş başa yaptıkları görüşme ve Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Oturumu’nun ardından çeşitli anlaşmaların imza törenine geçildi. İmzaların atılmasının ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’i ve heyetini Üçüncü Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı dolayısıyla Ankara’da misafir etmekten memnuniyet duyduğunu belirtti.

Sırbistan ile ilişkilerin mükemmel seviyede olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile ikili gerçekleştirdikleri görüşmede, iş birliğinin geldiği aşamayı kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını, gelecek dönemde atılacak adımlar üzerinde durduklarını aktardı.

Görüşmede, başta Balkanlar olmak üzere bölgesel ve uluslararası konularda görüş alışverişinde bulunduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2021 ilişkilerimiz açısından müstesna bir yıl oldu. 1 Eylül’de Yeni Pazar Başkonsolosluğumuzu açtık. Böylece Yeni Pazar’da başkonsolosluk açan ilk ülke olduk. Bu sene inşallah Niş’te de bir konsolosluk ofisi açacağız” ifadelerini kullandı.

“SIRBİSTAN’LA TİCARET HACMİNDE HEDEFİMİZ 5 MİLYAR DOLARI YAKALAMAK”

Sırbistan’ın ise Alanya ve Bursa’da ihdas edilenlerle Türkiye’deki fahri konsolosluk sayısını beşe çıkardığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüs salgınının olumsuz etkilerine rağmen iki ülke arasındaki ticaret hacminin rekor kırmaya devam ettiğinin altını çizdi.

“Geçtiğimiz yıl yüzde 34’e yakın bir artışla bu rakamı 2 milyar dolar seviyesine taşıdık. Hedefimiz 5 milyar doları yakalamaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu doğrultuda atacağımız ortak adımları Sayın Cumhurbaşkanı ile değerlendirdik. Önümüzdeki dönemde icra edilebilecek müşterek projeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. Sırbistan’ın başarıyla yürüttüğü kalkınma hamlesine Türk firmalarının katkı sunması bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Bugün 1300’den fazla Türk şirketi Sırbistan’da faaliyet gösteriyor ve yaklaşık 8 bin kişiye istihdam sağlıyor. Yatırımlarımızın toplam değeri son 10 yıl içerisinde 1 milyon dolardan 250 milyon dolara yükseldi. Müteahhitlerimiz Sırbistan’da bugüne kadar 823 milyon dolar değerinde 45 projeye imza attı. Müteşebbislerimize verdiği samimi destekten dolayı değerli dostuma teşekkür ediyorum. Türkiye olarak biz de ülkemizde yatırım yapmak isteyen Sırp yatırımcılara gereken her türlü yardımı sağlamaya devam edeceğiz. İlgili kurum ve kuruluşlarımız da Sırbistan’daki faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor.”

TİKA’nın bugüne kadar Sırbistan’da 323 proje ve faaliyet gerçekleştirdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belgrad’daki Yunus Emre Enstitüsü tarafından 2 bin 500 kişiye Türkçe kursu verildiğini de söyledi.

“SIRBİSTAN’IN, BOSNA HERSEK’İN EGEMENLİĞİNE VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE VERDİĞİ DESTEK, BÖLGEMİZİN BARIŞ VE İSTİKRARI BAKIMINDAN ÇOK ÖNEMLİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki seyahatlerin ve turist sayılarının da artış gösterdiğini belirterek, Anadolujet’in aralık ayında Ankara-Belgrad seferlerini başlattığını, Air Serbia’nın da bu yıl Niş ve Kraljevo’dan İstanbul’a uçuşlarını devreye aldığını, böylece Sırbistan’daki üç havalimanından da Türkiye’ye doğrudan seferler gerçekleştirildiğini anımsattı.

Bu seferlerin sadece turizme değil, ticarete de ciddi katkılar sağladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm bu gelişmeler, ilişkilerimizin yoğunluğunun somut göstergeleridir. Görüşmemizde, Balkanlar’ın barış ve istikrarına atfettiğimiz önemi güçlü ve kararlı şekilde bir kez daha teyit ettik. Bosna Hersek’te süren siyasi kriz konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Sırbistan’ın, Bosna Hersek’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği destek, bölgemizin barış ve istikrarı bakımından çok önemlidir. Bosna Hersek ile ilgili krizin aşılması için uluslararası camianın birlikte hareket etmesine ihtiyaç duyulduğu da aşikârdır. Tüm tarafların Bosna Hersek’in toprak bütünlüğünü zedeleyici adımlar atmaktan imtina etmeleri ve sorumluluk bilinciyle davranmaları şarttır. Türkiye olarak Balkanlar’da gerilimin azaltılması için elimizden gelen çabayı göstermeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konsey toplantısının ülkeler ve bölge için hayırlara vesile olmasını dileyerek, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ve heyetine ziyaretleri için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek’teki durumla ilgili bir soru üzerine, “Dayton Anlaşması’nın kabul edilebilir, kabul edilemez yönleriyle hepsi bir tarafa, fakat buradaki üçlü yapının Bosna Hersek’in toprak bütünlüğü üzerindeki yaklaşımı büyük önem arz ediyor. Buradaki sıkıntıları giderebilmek için de gerek değerli dostum Vucic, gerekse bizler elimizden gelen gayreti gösteriyoruz, göstermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Sırbistan’da yakın zamanda yapılacak seçimlerin ardından Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi’nin üç liderinin bir araya getirilmesi ve liderlerle bir toplantı yapılmasını istediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toplantıyla özellikle Bosna Hersek’in toprak bütünlüğünü sağlamak için adımlar atmayı arzuladıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hele hele şu anda özellikle yapılmakta olan otoban çalışmaları ve bu çalışmalar üzerindeki nüans farkları diyebileceğimiz bazı hissi yaklaşımlar var. Bu hissi yaklaşımları eğer bir kenara koyar da burada gerçekten ideal olan yaklaşımı yakalarsak ki buna biz birlikte yardımcı olalım istiyoruz. Birlikte yardımcı olmak suretiyle gerek Bosna Hersek’teki yaklaşımda Boşnaklar, gerek Hırvatlar gerekse Sırplar olmak üzere üç lideri bir araya getirelim ve bu işi başaralım. Bu karara vardık. İnşallah seçimin ardından bu buluşmayı sağlayacağız. Bu buluşma belki Belgrad’da olur belki İstanbul’da olur. Bu adımı da inşallah süratle atalım diyoruz. Bu konuda mutabıkız.”

İSRAİL’LE İLİŞKİLER

Bir gazetecinin, “Amerika, içinde İsrail ve Yunanistan’ın da olduğu Doğu Akdeniz’deki doğal gaz projesinden desteğini çektiği açıkladı. Olası bir ittifak oluşumunda Türkiye’nin rolü ne olur ve Türkiye İsrail ile önümüzdeki dönemde nasıl bir diyalog süreci oluşturabilir?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konu Arnavutluk’ta da açıkladığım gibi aslında bana göre Amerika’nın geri çekilme kararı, maliyet analizlerinden sonra kendileri için fayda görmediler. Fayda görmedikleri için de Doğu Akdeniz’deki bu çalışmalardan geri çekilme kararı aldılar” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail ve Türkiye arasında nasıl bir diyalog süreci oluşabileceğine ilişkin olarak da şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçmişte Berat Bey’in Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu zaman İsrail ile görüşmeler yapılıyordu ve bu görüşmelerde de İsrail, buradan çıkacak gazla ilgili olarak Türkiye üzerinden bunun Avrupa’ya götürülmesi konusunda belli bir hedefe varılmıştı. Şu anda bunu yine gerçekleştirebiliriz.

Şu anda Cumhurbaşkanı Sayın Herzog ile yapmakta olduğumuz görüşmeler var. Belki Sayın Herzog’un Türkiye’ye bir ziyareti olabilir. Bu arada Başbakan Sayın Bennett’in bu noktalarda yine bazı olumlu yaklaşımları var. Hedef, olumlu yaklaşımlarla bir yere varmak. Bu olumlu yaklaşım kazan kazan esasına dayalı olduktan sonra biz Türkiye olarak elimizden geleni yaparız.”

Her şeyden önce siyasetçi olduklarını ve siyasetçiler olarak kavga değil barış içinde var olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Barış için ne gerekiyorsa, eğer bu konuda petrol barışın bir aracı olacaksa bunu kullanırız ama barışın aracı olmayacaksa tabii ki karar her ülkenin kendine aittir.

Boşuna biz şu anda sondaj gemilerini ve sismik araştırma gemilerini almadık. Şu anda dört sondaj, iki sismik araştırma gemimiz, bütün bunlar Karadeniz ve Akdeniz’de çalışmaları yapacaklar ve tüm bu çalışmalarla beraber de milletimize, bölgeye inşallah imkânlar sağlamanın gayreti içerisinde olacağız.”

Geçmişte bunun çilelerinin çok çekildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle dünya size istediğiniz zaman isteğiniz yerde ne sismik araştırma gemisi verir ne sondaj gemisi verir, yok böyle bir şey. Ama şimdi elimizde artık en modern şekilde bu çalışmaları yapabilecek bu gemilerimiz var. Yine aynı şekilde bu çalışmaları yapabilecek güce ve imkâna sahip yetişmiş elemanlara sahibiz” diye konuştu.

Karadeniz’de de çalışmaların yürütüldüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz’de de istenilen anda çalışmaların bu ekipmanlarla yürütüleceğini bildirdi.

SIRBİSTAN CUMHURBAŞKANI VUCİC: “BOSNA HERSEK’İN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE SON DERECE SAYGILIYIZ”

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ise Kovid-19 salgınına rağmen iki ülke arasındaki ticaretin geçen yıl yaklaşık yüzde 34 artışla 2 milyar dolara ulaştığını, hedeflerinin 5 milyar doları yakalamak olduğunu kaydetti. Sırbistan’da iş yapacak Türk şirketlerine kapılarının açık olduğunu dile getiren Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, Türk yatırımcıları ülkesine davet etti.

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, Bosna Hersek’teki son durumun ve Boşnaklara mesajının sorulması üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birçok konuyu ele aldıklarını belirterek, “Burada güvenlik çok önemli. Dayton Anlaşması’na uyulmasının çok önemli olduğunu söyledim. Bu konuda iyi anlaştığımızı düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Bosna Hersek’in toprak bütünlüğüne son derece saygılı olduğumuzu söyledim” diye konuştu.

Sırp Cumhuriyeti (Republika Sırpska entitesi) çıkarlarının da önemli olduğunu ve bunun da Dayton Anlaşması’nın içinde yer alan bir husus olduğunu söyleyen Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, “Güvenliği ancak bu şekilde koruyabiliriz” dedi.

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinin Sırbistan medyasınca, kendisinin sözlerinin de Bosna Hersek medyasınca güvensizlik ortamı nedeniyle farklı şekilde algılanabileceğini belirterek, bunun ortak çalışmayla atlatılabileceğini düşündüğünü de söyledi.​​​​​​​

Ortak basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’nin huzurunda iki ülke arasında dört anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda; “Eğitim Alanında İş Birliği Anlaşması”, “Turizm Alanında İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”, “Sinematografik Ortak Yapım Anlaşması” ile “Sırbistan Kültür Anıtları Koruma Enstitüsü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Arasında İş Birliğine Yönelik Çerçeve Anlaşması”, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sırbistan Başbakan Yardımcısı, Kültür ve Enformasyon Bakanı Maja Gojkoviç ve Sırbistan İnşaat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Tomislav Momiroviç tarafından imza altına alındı.​​​​​​​

Okumaya devam edin

Dünya

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için Türkiye’de bulunan Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşme öncesinde Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’i resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin millî marşları çalındı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Sırbistan bayrakları önünde el sıkışarak basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, daha sonra baş başa görüşmelerini ve Türkiye-Sırbistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi üçüncü toplantısını gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da TİKA tarafından restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi.

Konuşmasına gönülleri böylesi güzel bir vesileyle buluşturan Allah’a hamt ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanı dolduranlara gösterdikleri sabır, muhabbet ve ahde vefa için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorum ki Üsküp’ten geldiniz, biliyorum ki İşkodra’dan geldiniz, saatlerce burada beklediniz ve bugün Arnavutluk’ta her bakımdan dolu dolu bir gün geçiriyoruz. Kosova’dan gelen kardeşlerim var, onlara da kalbi selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aramızdaki kardeşliğin nişanesi olan eserleri, projeleri hizmete açmanın sevincini paylaşıyoruz” diye konuştu.

Bu sabah Türkiye tarafından Laç’ta inşa edilen deprem konutlarının teslimini gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Eylül ve 26 Kasım 2019 tarihlerinde meydana gelen depremlerin yaralarının sarıldığını görmekten büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Depremzedeler için inşa edilen 522 konutun bugün tesliminden milleti adına iftihar duyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “O dönemde Başbakan Edi Rama kardeşimle sürekli irtibat hâlinde olduk. Bu eserler meydana geldi. Az önce Arnavutluk Meclisi’nde sizlerin temsilcilerine hitap etme imkânı buldum. Şimdi de Ethem Bey Camimizin TİKA tarafından yapılan restorasyonu sonrasında yeniden ibadete açılışının bahtiyarlığını yaşıyoruz. Türkiye’nin ve Arnavutluk’un ortak tarihî ve kültürel mirası olan Ethem Bey Camii aynı zamanda Tiran’ın mücevheridir. Evlad-ı Fatihan tarafından ilmek ilmek işlenerek her bir noktasına, her bir zerresine el emeği, göz nuru dökülerek inşa edilen camimiz hamdolsun bugün o eski ihtişamına, o mimari zarafetine yeniden kavuşuyor. Kalem işi renkli süslemeleriyle Balkanlar’da çok yaygın olan ince bir sanat anlayışını bizlere sunan bu eşsiz eser, mimarisi bakımından da Osmanlı dönemi usullerini günümüze taşıyan en güzide eserler arasında yer alıyor. Gündüzleri Tiran’a ayrı bir güzellik katan camimiz inşallah bundan sonra geceleri de dış cephe aydınlatmasıyla görenleri kendine meftun bırakacaktır.”

“TİKA MARİFETİYLE 1996 YILINDAN BU YANA 546 PROJEYİ HAYATA GEÇİRDİK”

Türkiye olarak kültürel mirasa ait eserleri ihya etmenin yanı sıra Arnavutluk’un kalkınmasına da destek olmaya önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kapsamda TİKA marifetiyle 1996 yılından bu yana 546 projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da Arnavut halkının yanında olmayı sürdüreceğiz. Fevkalade bir durum olmaması hâlinde inşallah ramazana kadar Namazgâh Camii’ni de bitireceğiz. Balkanlar’da Türkiye ve Arnavutluk’un yakın, samimi, etkin iş birliğiyle üstesinden gelinemeyecek hiçbir mesele olmadığına inanıyorum. Değerli dostum Başbakan Edi Rama ile birlikte inşallah bu tür eserlerimizi bir an önce hayata geçirmenin kardeşliğimizin bir gereği olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Ethem Bey Camii’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyon sürecine verdikleri destek için Başbakan Rama’nın şahsında Arnavutluk bakanlarına şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu güzel camide edilecek duaların, yapılacak ibadetlerin Hak katında kabul ve karin olmasını niyaz ediyorum. Rabbim bizi sevgisiz, susuz, havasız, vatansız, aynı zamanda mabetsiz, minaresiz, ezansız bırakmasın” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın okuduğu duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ve beraberindeki protokol üyeleri kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rama ile beraberindekiler daha sonra Ethem Bey Camii’ne girerek, incelemede bulundu.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya14 dakika önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu

Dünya52 dakika önce

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Dünya2 gün önce

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

Dünya2 gün önce

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni açtı

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Biz 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi seviyoruz”

Dünya4 gün önce

“Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız”

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Kipaş Kâğıt Fabrikası’nın açılışını yaptı

Dünya6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan , “Hedefimiz, savunma sanayinde tam bağımsız bir Türkiye’dir”

Dünya6 gün önce

“Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası olan Türkiye, Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır”

Dünya1 hafta önce

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde Ayvalı Gençlik Merkezi’nin temel atma törenine katıldı.

Dünya1 hafta önce

Onur Air Öz Taşıma İş Ailesine Katıldı

Dünya1 hafta önce

Dev yatırımlar | “Ülkemiz ekonomisinin güçlenmesi ve istihdamın artırılması için mesleki eğitime özel önem veriyoruz”

Dünya1 hafta önce

Öz Taşıma İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Toruntay, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Dünya2 hafta önce

Gençler Şühedanın İzinde Yürüdü

Dünya2 hafta önce

“HER ALANDA ÇAĞ ATLATACAK YATIRIMLARLA TÜRKİYE’Yİ BÜYÜTTÜK”

Dünya2 hafta önce

Emine Erdoğan, Engelsiz Şehirler Fikir ve Proje Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı

Dünya2 hafta önce

Öz Taşıma İş’ten Kayseri Ulaşım A.Ş. Çalışanlarına Rekor Zam

Dünya2 hafta önce

Dev yatırımlar : Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İHA, SİHA ve TİHA üretiminde artık dünyanın ilk üç ülkesi içindeyiz”

Dünya2 hafta önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: İSTANBUL -TAHRAN-İSLAMABAD YÜK TRENİ İKİ ÜLKE ARASINDAKİ TİCARETİ GELİŞTİRECEK

Dünya2 hafta önce

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, “Türk inşaat sektörü 2021’de yurt dışında 29,3 milyar dolarlık iş üstlendi”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye’nin sergilediği performans bizi dünyanın en büyük 10 ekonomisine girme hedefimize adım adım yaklaştırıyor”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, ekonomide kabuk değiştirmekte artık farklı bir lige çıkmaktadır”

Dünya3 hafta önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’tan iş dünyasına çağrı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni küresel yönetim ve ekonomi sisteminde hak ettiğimiz yeri almak için harekete geçtik”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl mesajı yayımladı

Dünya3 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan Pirinkayalar Tüneli Açılış Töreni’ne canlı bağlantı ile katıldı

Dünya3 hafta önce

Amerika Birleşik Devletleri Basketbol Ligi NBA’de 3 sayı rekortmeni Stephen CURRY,

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek”.

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Ödülleri Töreninde Konuştu

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya2 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya1 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya9 ay önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya2 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Gündem3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya11 ay önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya11 ay önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya1 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya1 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Tekne Firmaları Türkiye11 ay önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya10 ay önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya1 sene önce

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,: Sporun güzel yönüyle yarınlara yürümeye devam edeceğiz

Dünya12 ay önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : Türkiye artık savunma sanayii ihraç edebilen bir ülke

Gündem1 sene önce

Gazete ve Dergi Sektöründe Lider Haber Yazılımı

Dünya7 ay önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Reklamlar

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

Son Dakika Haber