Connect with us

Dünya

“Türkiye’nin çevresinde istikrar kuşağı oluşturma çalışmalarımızı sürdürüyoruz”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan ziyareti öncesinde yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin çevresinde bir barış, istikrar ve refah kuşağı oluşturma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kapsayan ziyaretleri öncesinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda bir basın toplantısı düzenleyerek gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Körfez ülkeleriyle son dönemde önemli mesafeler kat edildiğini ve 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketi sonrasında maddi ve manevi her türlü desteklerini gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle dost ve kardeş ülkelerin konteyner temininden insani yardıma kadar pek çok alanda Türkiye’yle tam bir dayanışma sergilediğini söyledi.

“KÖRFEZ ÜLKELERİYLE İKİLİ TİCARET HACMİMİZ 22 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye adına bu ülkelere teşekkürlerini ilettiğini belirterek, şunları kaydetti: “Türkiye’nin çevresinde bir barış, istikrar ve refah kuşağı oluşturma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun en kritik adımını bölge ülkeleriyle ilişkilerimizi güçlendirmek teşkil ediyor. 2023 yılını bu bakımdan bir fırsat yılı olarak görüyoruz. Bu sene hem Katar hem de Birleşik Arap Emirlikleri’yle (BEA) diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 50. yıl dönümünü kutluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suudi Arabistan’la diplomatik ilişkilerimiz de malum 1929 yılında tesis edilmişti. İlişkilerimizin dayandığı sağlam temelleri geniş bir iş birliği alanına yaymayı arzu ediyoruz. Ziyaretlerimiz esnasında öncelikli gündemimiz bu ülkelerle önümüzdeki dönemde yürüteceğimiz ortak yatırım ve ticari faaliyetler olacak. Kazan kazan anlayışıyla neler yapabileceğimizi değerlendireceğiz. Körfez ülkeleriyle ikili ticaret hacmimiz son 20 yılda 1,6 milyar dolardan yaklaşık 22 milyar dolara yükseldi.”

Düzenlenecek iş forumlarıyla bu rakamın çok daha ileriye taşımanın yollarını arayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle İslam dünyasında yaşanan krizlerin Türkiye ve Körfez ülkeleri arasında yakın istişare ve iş birliğini gerekli kıldığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ziyaretlerimiz esnasında kardeş ülkelere nasıl yardımcı olacağımızı da enine boyuna konuşma fırsatı bulacağız. Bölgemizin en önemli ülkelerinden biri olan Suudi Arabistan ticaret, yatırımlar, müteahhitlik hizmetleri gibi alanlarda özel bir konuma sahip. Müteahhitlerimizin son 20 yılda Suudi Arabistan’da üstlendiği projelerin rakamı yaklaşık 25 milyar dolardır. Suudi Arabistan’ın büyük çaplı projelerinde Türk firmalarının daha fazla rol oynamasını arzu ediyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Bu sene Kovid-19 salgınından sonra hac ibadetinin yeniden hiçbir kısıtlama olmadan yapılabildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak Diyanet İşleri Başkanından aldığı rakamla 88 bin hacının bu yıl hacca gidebildiğini aktardı.

“İKİLİ MÜNASEBETLERİMİZİN YANI SIRA MEVCUT BÖLGESEL MESELELER HAKKINDA FİKİR TEATİSİNDE BULUNACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Suudi Arabistan makamları depremzede vatandaşlarımızın hac farizasının yerine getirebilmeleri için ülkemize ilave kota sağladığı gibi organizasyondaki başarısı sebebiyle de Diyanet İşleri Başkanlığımız orada ödül almaya hak kazandı. Kendilerine verdikleri ilave kota için müteşekkir olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Rabbim tüm hacılarımızın ibadetlerini, katında kabul eylesin diyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cidde’nin ardından, stratejik ortağımız ve yakın iş birliği içinde olduğumuz dost ve kardeş Katar’ı ziyaret edeceğiz. Katar’la ilişkilerimiz her düzeyde mükemmel şekilde seyrediyor. Ziyaretimiz vesilesiyle ikili münasebetlerimizin yanı sıra mevcut bölgesel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunacağız. Körfez turumuzun son durağı, ilişkilerimizin her alanda gelişme gösterdiği Birleşik Arap Emirlikleri olacak. Birleşik Arap Emirlikleri, Körfez Bölgesi’nde ticaretimizin son dönemde en yüksek seyrettiği ülkedir. Bu rakamı iki ülkenin gerçek potansiyeline yaraşır bir seviyeye çıkarmak istiyoruz” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılacak ziyarete değinen Erdoğan, bu üç ülkeyi ziyaretinde, Türkiye’nin gurur kaynağı olan elektrikli otomobil TOGG’un, muhataplarına hediye olarak verileceğini anlattı.

Abu Dabi’deki temasların ardından Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 49. yıl dönümü münasebetiyle düzenlenecek 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenlerine katılmak üzere Lefkoşa’ya geçeceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ziyaretim vesilesiyle Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar ile bir araya gelerek, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkilerinin daha da güçlendirilmesi amacıyla atılacak adımları ele alacağız. Ercan Havalimanı’nın yeni terminal ve pistinin açılışını gerçekleştireceğiz.” ifadesini kullandı.

“33 MİLYON TONDAN FAZLA TAHIL ÜRÜNÜ SEVK EDİLDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna arasındaki çatışmaların daha fazla yıkıma, gözyaşı ve drama yol açmaması için yoğun çaba harcadıklarını belirterek, “İlk günden itibaren ‘savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz’ diyoruz. Birinci yılına girmek üzere olduğumuz Karadeniz Girişimi, insani mülahazaların çatışma dinamiklerine galebe çaldığını ispatlayan bir projedir” değerlendirmesinde bulundu.

Bu girişimin önemli bir diplomatik başarı olarak şimdiden tarihe geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Girişim sayesinde dünya piyasalarına 33 milyon tondan fazla tahıl ürünü sevk edildi. Böylece gelir seviyesi düşük birçok ülkenin gıda krizine sürüklenmesinin önüne geçildi. Karadeniz Girişimi’nin devam etmesine atfettiğimiz önemi farklı vesilelerle dile getirdik. Bu amaçla diplomatik gayretlerimizi son günlerde yoğunlaştırdık. Girişimin bu noktaya gelmesine katkıda bulunan ilgili tüm taraflara tekrar teşekkür ediyorum. Bugün yapılan açıklamaya rağmen, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı dostum Putin’in bu insani köprünün devamını istediğine inanıyorum. Bu arada Dışişleri Bakanı, muhatabıyla görüşmelerini yapacak. Biz de seyahatten döner dönmez, Sayın Putin ile ben de görüşmelerimi yapacağım. Kendisiyle ağustos ayında ülkemizde bir araya geldiğimizde tüm bu hususları görüşme fırsatını da bulacağız. Ayrıca Rus tahıl ve gübresinin sevkinin önünün açılması noktasında nasıl hareket edebileceğimizi de istişare edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de bazı ormanlık alanlardaki yangınlara işaret ederek, şunları söyledi: “Dün itibarıyla ağırlıklı olarak gerek Muğla, gerek Mersin, gerek Çanakkale, bütün buralarda beş ayrı noktada yangınlar oldu ve bunlar büyük oranda kontrol altına alındı ve ben İçişleri Bakanımla, Orman Bakanımla görüşmelerimi yaptım. Onlar da yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Şu anda bütün gece görüşlü helikopterlerimiz, uçaklarımız hepsi yoğun çalışma içerisinde. Kontrol altına alma, soğutma, bu çalışmalarını devam ettiriyorlar. Tüm bunların yanında ayrıca Rusya ile görüşme yapıp onlardan özellikle yangın söndürme ile ilgili büyük gövdeli uçaklardan temin etme yoluna gideceğiz ve onlarla da bunu hallettiğimize inanıyorum ki bu yaz sezonu içerisinde bu işleri çok daha seri, çok daha yoğun halletme imkânına kavuşacağız. Bu düşüncelerle kritik bir dönemde yaptığımız ziyaretlerimizin, gerek ikili ilişkilerimiz gerek bölgesel istikrar bakımından hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

“6 ŞUBAT DEPREMLERİNDEN SONRA KÖRFEZ ÜLKELERİNDEN BÖLGEYE PEK ÇOK FARKLI YARDIM YAPILDI”

Bir gazetecinin, “Şu anda deprem bölgesinde hâlen yeni binaların inşaatı, altyapı çalışmaları devam ediyor. 6 Şubat depremlerinden sonra özellikle Körfez ülkelerinden bölgeye pek çok farklı yardım yapıldı. Yapacağınız Körfez turunda yeni yardım ve yatırımların da gündeme gelmesi bekleniyor mu?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Katar’ın, çok ciddi konteyner desteği verdiğini aktardı.

Bu konteynerleri, deprem bölgelerine taksim ederek, buralara yerleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “Şimdi de son olarak bir hafta öncesine göre bizde 80 bin çadır vardı, şimdi de bu 80 bin çadırı tamamen kaldırıp onların yerlerine de konteyner yerleştirme çalışmalarını inşallah başlatıyoruz. Bu konuyla ilgili gerek yerli gerek ithal, burada Kızılay’ımızı da devreye sokmak suretiyle inşallah tamamıyla çadırların yerlerine konteyner yerleştirelim diyoruz. Kalıcı konutların inşası bir taraftan devam ediyor, köy konutlarının inşası bir taraftan devam ediyor. Ama biz öyle de olsa böyle de olsa hiç olmazsa diyoruz, konteynerle çadırları değiştirelim, artık çadır bu bölgelerde kalmasın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez ziyaretinin iki ana başlığının olduğunu aktararak, şöyle devam etti: “Bir, yatırımlar boyutu var, bir diğeri de finans boyutu ve her ikisinden de tabi umudumuz çok çok var. Oralarda yatırım söz konusu. Aynı zamanda ülkemizde yatırımlar söz konusu. Bu konuda gerek Cevdet Bey’in (Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz) gerek Mehmet Bey’in (Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek) birlikte yapmış olduğu ziyaretlerde bunun sinyallerini aldık. İnşallah bu yaptığımız ziyaret, bu sinyallerin devamı olacaktır. Bildiğiniz gibi Mehmet Bey şu anda Gürcistan’da Maliye ve Hazine Bakanları Toplantısı’na, Merkez Bankası Başkanı ile beraber katıldılar. Oradan Suud’daki katılıma veyahut da Katar’a kendisi de yetişecek. Orada beraber devam edeceğiz. Bu konularla ilgili olarak şu anda savunma sanayiinde bunun yanında altyapı, üstyapı yatırımlarında bu üç ülkeye, Türkiye’nin ciddi bir, inşallah yatırım imkânı olacak. Bu ziyaretlerimizde bunu görüyorum. Bunun yanında da bu ülkelerin Türkiye’den belli assetleri satın alma durumları da olacak. O bazı cambazların söylediği gibi ‘yok BOTAŞ’ı satıyorlar, şu oluyor, bu oluyor’. Böyle bir şey yok. Biz neyin satılacağını neyin satılmayacağını çok iyi biliriz. 21 yıldır bu tecrübeyle hamdolsun bugünlere geldik. Bundan sonra da aynı tecrübeyle yolumuza devam edeceğiz.”

“SURİYE’YLE KAPIYI KAPAMA GİBİ BİR DURUMUMUZ SÖZ KONUSU DEĞİL”

Bir gazetecinin, Tahıl Koridoru Anlaşması’na ilişkin sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da tahıl koridoruyla ilgili çalışmaları yürüten bir heyetin bulunduğunu hatırlattı.

Bunların, şu an Millî Savunma Üniversitesi’nde bu çalışmayı birlikte yürüttüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat biz, bugün gerek Dışişleri Bakanım muhatabıyla bir görüşme yapacak ve bu görüşmeyle birlikte temenni ediyorum ki süratle bir mesafe alırız ve aralık vermeden yolumuza devam ederiz. Belki bu arada ağustosu beklemeden Sayın Putin’le de bir telefon görüşmesiyle adımlarımızı atarız” sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, Suriye’nin, Arap Birliği’ne döndüğünü vurgulayarak, Türkiye, Suriye, Rusya ve İran arasındaki dörtlü zirvelerin tekrar devam edip etmeyeceğini ve Suriye ile normalleşme sürecini sorması üzerine, şu cevabı verdi: “Bizim Suriye’yle kapıyı kapama gibi bir durumumuz söz konusu değil. Kapı açık, bu dörtlü zirvelerle ilgili de biz yine hem bu dörtlü zirveler yapılsın, ama biz Beşşar Esed ile görüşme noktasında kapalı değiliz, görüşürüz. Bütün mesele, onların bize yaklaşım tarzı önemli. Şu anda tabii Suriye’de Esed, maalesef Türkiye’nin Kuzey Suriye’den çıkmasını istiyor. Böyle bir şey olamaz. Çünkü biz orada terörle mücadele ediyoruz. Yani sınırlarımızda bu teröristler varken nasıl çıkarız? Devamlı oradan tehdit altında olan bir Türkiye var. Aynı ifadeyi farklı ülkelere kullanabiliyor mu? Kullanamıyor, onun için de adil yaklaşım arıyoruz. O adil yaklaşım olduktan sonra mesele yok, bunların hepsini aşarız.”

Dünya

“Türk demokrasisi, yeni ve sivil anayasa yapma eşiğini aşacak güce, olgunluğa fazlasıyla sahiptir”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılının darbe anayasasıyla geçirilmesi zaten siyaset kurumu adına büyük bir mahcubiyet kaynağıdır. Sırf birilerinin konforu bozulmasın diye bu utancı milletimize daha fazla yaşatamayız. Bugün Türk demokrasisi, yeni ve sivil anayasa yapma eşiğini aşacak güce, kudrete, olgunluğa fazlasıyla sahiptir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ndaki Adnan Menderes Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin gönlünde derin yaralar açan 27 Mayıs askerî darbesinin 64. yılında, “Türkiye Yüzyılı Anayasası”nı konuşmak üzere katılımcılarla bir arada olduklarını söyledi.

Bu sempozyuma öncülük eden İstanbul 2 Nolu Barosu’na teşekkür eden, yeni Türkiye’nin sembollerinden olan Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen bu anlamlı sempozyumun ülke ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından bir yargı tiyatrosuyla idama mahkum edilen ve darağacına gönderilen Adnan Menderes’i, Hasan Polatkan’ı ve Fatin Rüştü Zorlu’yu burada tekrar rahmet ile minnetle yâd ettiğini belirtti.

“KALEMİNDEN KAN DAMLAYAN SÖZDE HUKUKÇULARI UNUTMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yassıada Mahkemeleri’nde türlü baskılara, insanı insanlığından utandıran hakaretlere ve işkenceye maruz kalan her üç devlet adamının isimlerini milletin gönlüne “şehit” ve “millî irade kahramanları” olarak yazdırdığını dile getirerek, şöyle devam etti: “Bu millet, merhum Menderes ve arkadaşlarını her zaman şükranla ve biraz da idamlarına engel olamamanın mahcubiyetiyle hatırlayacaktır. Sempozyumu gerçekleştirdiğimiz eski adıyla Yassıada’yı, milletimizin adlandırmasıyla ‘Yaslıada’yı verdikleri kararlarla demokrasimizin utanç adasına, hüzün adasına dönüştürenleri de bugün bir kez daha nefretle anıyoruz. Üzerinden değil 64 sene, asırlar bile geçse darbecileri unutmayacağız ve affetmeyeceğiz. Sokakları karıştırarak darbeye zemin hazırlayanları, ‘kıyma yaptılar’ diyerek ahlaksızca üniversite öğrencilerini kışkırtanları dilinden ve kaleminden kan damlayan sözde hukukçuları unutmayacağız ve affetmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şairler Sultanı” üstat Necip Fazıl’ın “Bir nar ağacı var, bir de darağacı. Namerde nar düştü, yiğide darağacı” dediği hukuk cinayetlerini, ülkeye ve millete yaşatanları asla bağışlamayacaklarını vurguladı.

Millet ve millî irade uğrunda bedel ödeyenleri minnetle yâd ettikleri gibi demokrasi cellatlarını da bir utanç kaynağı olarak daima hatırlayacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “27 Mayıs darbesi adım adım uygulanan bir provokasyonun sonucudur. 14 Mayıs 1950 seçimleriyle birlikte Türkiye’de yeni bir dönem başlamış ilk kez milletin özgür iradesiyle bir parti iktidara gelmiştir. Demokrat Parti iktidarı, on yıllar süren tek parti dönemi sultası sonrasında millete umut vermiş, özgüven aşılamış, ülkemiz genelinde bir kalkınma hamlesinin başlamasına vesile olmuştur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının iktidar vazifesini üstlendikleri 10 yıl boyunca Türkiye’ye gerçekten çok büyük hizmetler yaptığını ve çok büyük eserler kazandırdığını dile getirdi.

Adnan Menderes ve arkadaşlarının, Ezan-ı Muhammedi’nin aslına uygun okunmasından, imam hatip okullarının açılmasına kadar her alanda büyük işlere imza attığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Menderes ve Demokrat Parti’nin milletle devleti birbirine yaklaştıran politikaları bu ülkeyi tapulu mülkü gibi gören imtiyazlı azınlığı rahatsız etti. Bu rahatsızlık 1956 yılından itibaren kendini göstermeye başlamıştır” dedi.

Darbenin start düğmesine 6-7 Eylül olaylarıyla basıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ardından ülkemizin farklı illerinde provokasyonlar, kavgalar, protestolar doğrudan toplumsal fay hatlarını kaşıyan gerilimler yaşanmıştır. Darbeden 3 sene önce Menderes’e ‘Zıddıma gittiğinizde yapamayacağım yoktur’ tehdidinin özellikle baş mimarları, darbeye uygun ortam hazırlamak için üç yıl boyunca uğraştılar, didindiler. Ellerinden geleni artlarına koymadılar” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük Taarruz” adı verilen propaganda savaşıyla Demokrat Parti ve Menderes’in düşmanlaştırıldığını, nefret objesi hâline dönüştürüldüğünü söyledi.

Bu süreçte muhalefete bağlı gazetelerin, hepsinin yalan olduğu sonradan ortaya çıkan manşetlerle Menderes’i ve Demokrat Partiyi hedef aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son olarak tahkikat komisyonu bahane edilerek, ‘İhtilal meşru bir haktır’ açıklamasıyla alenen darbeye davetiye çıkartıldı. Kendini devletin yegâne sahibi gören oligarşik yapı, 27 Mayıs darbesiyle, 14 Mayıs demokrasi ihtilalinin rövanşını 14 yıl sonra milletten almayı başardı” diye konuştu.

“SADECE MENDERES VE YOL ARKADAŞLARI DEĞİL, DEMOKRASİMİZ, MİLLETİN İHTİLALİ YARGILANMIŞTIR”

“Nasıl darbeye bir günde karar verilmemişse Yassıada Mahkemeleri’nde yaşanan hiçbir sahne ve alınan hiçbir kararın da tesadüf olmadığına” dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Darbeciler ve 27 Mayıs rejiminin ağababaları tarafından burası özellikle seçilmiştir. Pusulası millete ve demokrasiye ayarlı sivil siyaset için Yassıada’nın bir ibret kaynağı olması arzulanmıştır. Ülkenin cumhurbaşkanına, başbakanına, bakanlarına, komutanlarına, milletvekilleri ve bürokratlarına karşı sergilenen küstahlıkların, merhum Menderes’in nezaketini korumasına rağmen mahkeme heyetinin kendisini sürekli azarlamasının, İstiklal Harbimizin kahramanlarından olan Cumhurbaşkanının intiharın eşiğine kadar getirilmesinin, daha bunun gibi nice nobranlığın, nice vicdansızlığın, insanlığın gözünün içine sokulmasının en önemli sebebi işte budur.”

Siyaset kurumuna ve siyasetçilere, “Haddinizi bilin” denildiğini, millete “Ayağınızı denk alın, çizgiyi aşmayın” mesajı verildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yassıada’da sadece Menderes ve yol arkadaşları değil, aynı zamanda 14 Mayıs yargılanmış, demokrasimiz, milletin ihtilali yargılanmıştır. Menderes ve arkadaşlarının şahsında önce mahkûm edilen, sonra idam edilen bizatihi milletin özgür iradesidir. ‘Yeter, söz milletindir’ demenin, gücü ve yetkiyi onun asıl sahibi olan millete vermenin faturası işte burada, bu adada merhum Menderes ve arkadaşlarına ödettirilmiştir. Bu ülkede kimin muktedir olduğu, iktidar gücünün kimde olduğu, devletin tapusunun kime ait olduğu, milletin hafızasına kanla yazılmak istenmiştir. Ne yaptılarsa bunun için yaptılar. Millî iradeye darbe hançerini bunun için vurdular. Siyasetçileri bunun için yargıladılar. Örselediler, tahkir ve tahrik ettiler. ‘Köpek davası’, ‘Bebek davası’ diyerek masum insanların onuruyla bunun için oynadılar. Kararlar verilmeden önce idam sehpalarını bunun için kurdular. Hiçbir delil olmadığı halde Menderes ve iki arkadaşını bunun için astılar. Milletle dalga geçer gibi 27 Mayıs darbesini ‘Hürriyet ve Anayasa Bayramı’ olarak yıllarca bunun için kutladılar ve zorla kutlattılar. Burayı sivil ve demokratik siyasetin kâbusu, heyulası, ibret vesikası hâline getirmeyi hedeflediler.”

“MİLLÎ İRADEYİ GASBETMEK İÇİN 22 YIL BOYUNCA HER YOLU DENEDİLER”

Yassıada üzerinden millî iradeye had bildirmek isteyen yapıların bunda önemli ölçüde muvaffak olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk siyasetinin uzun yıllar boyunca kargaşa, istikrarsızlık ve öz güvensizlik girdabından bir türlü kurtulamadığını, 27 Mayıs’ın karanlık gölgesinin her 10 yılda bir tekrarlanan darbelerle millî iradenin peşini bırakmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Mayıs öncesi kurulan darbe mekaniğinin 12 Mart muhtırası, 12 Eylül darbesi ve 28 Şubat müdahalesinde de harfiyen işletildiğine işaret ederek, “Sokak olaylarından üniversitelerin karıştırılmasına, ‘cunta bülteni’ gibi çıkan gazetelerden beşli çetelerin rol kapma yarışına, ne idiği meçhul tiplerin piyasaya sürülmesinden siyaset kurumunun yıpratılmasına kadar aynı senaryo birkaç kez yeniden tedavüle kuruldu. 27 Mayıs planı, AK Parti’nin iktidar olduğu 22 yıllık süre zarfında da açık söylüyorum, defalarca sahnelenmeye çalışıldı. Türk siyasi tarihinin en fazla darbe girişimine maruz kalan hükümetiyiz. Anadolu ihtilalini içlerine sindiremeyenler, millî iradeyi gasbetmek için 22 yıl boyunca her yolu denediler” değerlendirmesinde bulundu.

Geride bırakılan 22 yılda AK Parti iktidarlarına karşı yapılan darbe girişimlerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ordu göreve’ pankartlarıyla açıkça darbe çağrısı yaptılar. Cumhuriyet mitingleriyle belli hassasiyetleri kaşımaya çalıştılar. 27 Nisan Bildirgesi’yle siyaset kurumuna ayar vermeye kalktılar. Önce 7 Şubat MİT krizi, ardından 17-25 Aralık girişimiyle seçilmiş iktidarı alaşağı etmeye yeltendiler. Gezi olaylarıyla sokaklarımızı terörize etmek istediler. Hendek ve çukur terörüyle şehirlerimizin huzuruna kastettiler. Kanlı terör eylemleriyle, devletle millet arasına nifak sokmaya çalıştılar. En son 15 Temmuz darbe teşebbüsüyle doğrudan şahsımızı, ailemizi, millî iradenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ve aziz milletimizin bizatihi kendisini hedef alacak kadar gözlerini kararttılar” ifadesini kullandı.

“SALDIRILAR KARŞISINDA ASLA GERİ ADIM ATMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların dışında da gizli, açık, pek çok teşebbüsün olduğunu, imtiyazlarını korumak uğrunda ellerinin altında ne kadar vesayet aparatı varsa hepsini üzerlerine saldıklarını belirterek, “Ama biz olduğumuz yerde sapasağlam durduk. Saldırılar karşısında asla geri adım atmadık. Milletin tertemiz iradesine leke sürdürmedik. Sokak olaylarıyla ülkemizin karıştırılamayacağını, terör örgütleriyle siyasetin dizayn edilemeyeceğini, fezlekeler ve iddianamelerle siyasete operasyon çekilemeyeceğini, tankla, tüfekle, uçakla, millî iradenin teslim alınamayacağını içerideki ve dışarıdaki tüm vesayet heveslilerine çok net biçimde gösterdik” dedi.

Sadece bununla da kalmadıklarını, anayasa değişiklikleriyle demokrasinin gücüne güç kattıklarını, hak ve hürriyetler alanında hayata geçirdikleri tarihî nitelikteki reformlarla da demokrasinin standartlarını yükselttiklerini, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçerek millî iradenin hâkimiyetini perçinlediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbecilerin yargılanmasının yanı sıra 27 Mayıs mağdurlarının zararlarını tazmin edip, bu ülkede darbe suçunun cezasız kalmayacağını, yapanın yanına asla kâr kalmayacağını ortaya koyduklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yassıada’yı ‘Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na çevirerek, Menderes ve arkadaşlarının muhterem hatıralarına sahip çıktık. Meşruiyetini milletten alan, sırtını sadece millete dayayan, milletin çizdiği rotadan sapmayan bir iktidar ve ittifak olarak, hamdolsun bugünlere kadar yüzümüz ak, başımız dik bir şekilde gelmeyi başardık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de demokrasi mücadelesinin tehditlere, saldırılara, korkutmalara ve müdahalelere rağmen kararlılıkla ilerlediğini belirtti.

Millî iradenin Türkiye’de elde ettiği eşsiz kazanımların gerisinde statükoya karşı yürütülen çetin mücadelelerin olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbime, bizi milletimize karşı mahcup etmediği, sandığa itibarını tekrar kazandırmayı nasip ettiği için sonsuz hamdediyorum. Şu gerçeği bugün bir kez daha belirtmekte fayda görüyorum. Bu ülkede artık darbeler ve muhtıralar dönemi kapanmıştır. Bu ülkede suyu bulandırıp, bulanık suda demokrasiyi avlama dönemleri artık geride kalmıştır. Bu ülkede fezlekeler, iddianameler, tetikçiler ve terör örgütleri üzerinden siyaset mühendisliği yapıldığı günler sona ermiştir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de iktidara gelmenin, hükümet etmenin tek bir yolu olduğunu, onun da milletin aziz iradesinin özgürce tecelli ettiği sandıktan geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sandık dışında yol arayanlar, sandık dışında farklı odaklardan medet umanlar bu ülkede artık başarılı olamazlar, hedeflerine ulaşamazlar. Demokrasimize ve millî iradeye kimsenin pusu kurmasına izin vermeyiz. Her kim kanunun ve hukukun dışına çıkarsa karşısında bizi, milletimizi ve tüm kurumlarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bulur ve bulacaktır. Türkiye’de egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

“MİLLETİMİZ ‘EVET’ OYUNU, DARBECİLERİN ÜLKENİN BAŞINDAN BİR AN ÖNCE GİTMESİ İÇİN VERMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî iradenin üstünde hiçbir güç tanımadıklarını, bunun da gereğini her alanda yaptıklarını ve yapacaklarını ifade etti.

Yeni anayasayla tüm bu kazanımları daha da öteye taşımayı hedeflediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin siviller eliyle yapılmış kuşatıcı ve özgürlükçü bir anayasaya olan ihtiyacını uzun süredir dile getirdiklerini hatırlattı.

Yeni anayasaya Türkiye’nin niçin lüzum duyduğunu, yeni anayasayla neyi murat ettiklerini farklı vesilelerle kamuoyuyla paylaştıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malumunuz olduğu üzere, anayasa normlar hiyerarşisinin tepesinde yer alır. Bu yönüyle devleti, devlet organlarını ve bu organların birbiriyle olan münasebetlerini tayin ve tespit eder. Anayasalar birer toplum sözleşmesi olarak devlet ve toplum arasında fikri ve duygusal bağlar kurulmasına da hizmet eden yazılı belgelerdir. Serbest ve demokratik seçimlerle milleti temsile yetkili kılınmış, egemenliği millet adına kullanmaya yetkili kurumlar tarafından yapıldıkları takdirde anayasalar, bu bağı tam manasıyla kurabilirler” dedi.

Türkiye’deki birçok sorunun temelinde bu bağın yeterince kurulamamasının bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1921 ve 1924 Anayasalarını bir yana bırakırsak, bütün anayasalarımız vesayetçilerin direktifiyle yapıldı ve halka empoze edildi. Elbette her iki anayasa sandıkta milletten ‘evet’ oyu aldı. Fakat hem 1961 Anayasasının hem de 1982 Anayasası’nın hazırlanma ve onay sürecinde milletin iradesi serbest biçimde tecelli etmedi. Milletimiz ‘evet’ oyunu bu iki anayasanın kendisine getirdiklerinden ziyade, darbecilerin ülkenin başından bir an önce gitmesi için vermiştir” şeklinde konuştu.

Darbe anayasalarının, şekil şartları taşısalar bile toplumsal meşruiyet açısından sorunlu olduklarının öncelikle kabul edilmesi gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anayasalarımız içinde vesayetin en fazla nüfuz ettiği 1961 Anayasasıdır. Her ne kadar belli ideolojik çevreler 61 Anayasasını en özgürlükçü olarak pazarlasalar da esas itibarıyla 27 Mayıs rejimini kurumsallaştırmıştır. 1961 Anayasasının millete ve millî iradeye zorla giydirdiği deli gömleği 1982 Anayasasıyla daha da sıkılaştırılmış, daraltılmıştır. Bizim dönemizdekiler dahi 82 Anayasasında yapılan 20’den fazla değişiklikle bu gömleğin iplerinin biraz olsun gevşetilmesini sağladık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasa değişiklikleriyle hem 367 ucubesi gibi millî iradeyi boğma teşebbüslerinin tekerrür etmesinin önüne geçtiklerini hem de demokrasiye ve millete rahat nefes aldıracak önemli adımlar attıklarını vurguladı.

Onca değişikliğe rağmen mevcut anayasanın dilinden, ruhuna kadar birçok asli unsurunun problemli olduğunu herkesin kabul ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin mevcut darbe anayasasına mahkûm edilmesi, demokrasimizin rüştüne dair şüpheleri besliyor, siyaset kurumuna olan güveni zedeliyor, elitlerin ve vesayet yanlılarının halka rağmen halkçılık iştahını diri tutuyor” dedi.

“ELİTLERİN UZLAŞISINI YANSITAN MEVCUT ANAYASAMIZLA YOLA DEVAM EDEMEYİZ”

Son 22 yılda, demokrasiye yönelik tehditlerin arkasının kesilmemesinin sebeplerinden birinin de bu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii burada 61 ve 82 Anayasalarının şu özelliğini de vurgulamakta fayda var. Her iki anayasamız da ideolojiktir, katıdır, siyaset dışı aktörler tarafından hazırlandığı, siyaset kurumuna kötü bırakıldığı için siyasal yanları zayıftır. Milletin fikri, talepleri, endişeleri ve beklentileri dikkate alınmadan, uzlaşma aranmadan yapılan anayasalar, doğumundan itibaren sakattır, özürlüdür, sorun çözmekten ziyade kriz üretmeye daha yakındır” diye konuştu.

Yakın siyasi tarihte bunun pek çok örneğinin bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yasama, yürütme ve yargı arasında nükseden tartışmalardan, bizzat yüksek yargı organları arasında ortaya çıkan gerilimlere kadar mevcut anayasamızdan kaynaklı sıkıntılarla karşılaştık, hâlen de karşılaşıyoruz. Devlet ile vatandaş arasındaki ilişkiyi zehirleyen bürokratik oligarşinin bir türlü yok edilememesinin sebebinin de aynı olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Gelinen noktada artık bazı gerçeklerin kabullenilmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çerçevesini darbecilerin çizdiği, dili sorunlu, dili mutabakattan ziyade elitlerin uzlaşısını yansıtan mevcut anayasamızla yola devam edemeyiz. Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılının darbe anayasasıyla geçirilmesi zaten siyaset kurumu adına büyük bir mahcubiyet kaynağıdır. Sırf birilerinin konforu bozulmasın diye bu utancı milletimize daha fazla yaşatamayız. Bugün Türk demokrasisi, yeni ve sivil anayasa yapma eşiğini aşacak güce, kudrete, olgunluğa fazlasıyla sahiptir. İçinde bulunduğumuz 28’inci Yasama Dönemi’nde siyaset müessesesinin yeni anayasa yapmasının millî bir ödev olduğuna inanıyorum. Türkiye’ye tarihinin en büyük demokrasi zaferlerini kazandırmış bir iktidar olarak, biz yapıcı ve uzlaşmacı tavrımızı sonuna kadar koruyacağız. Muhalefetteki muhataplarımızın da ülkemizi darbe anayasasına mahkûm ve mecbur etmekte ısrarcı olmayacaklarını düşünüyorum.”

“NETANYAHU VE CİNAYET ŞEBEKESİ, DAHA FAZLA KAN DÖKEREK SİYASİ ÖMRÜNÜ UZATMAYA ÇALIŞMAKTADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sempozyumun ufuk açıcı tartışmalara vesile olmasını dileyerek, İstanbul 2 No’lu Barosunu hem sempozyumun düzenlenmesi hem de Gazze’de yaşanan soykırımın sorumlularının hesap vermesi noktasındaki gayretleri dolayısıyla tebrik etti.

Bu mücadelelerinin ne kadar önemli ve insani bir duruş olduğunu dün gece bir kez daha gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bugüne kadar 36 binden fazla Filistinli kardeşimizi şehit eden soykırımcı caniler, dün de güvenli bölge ilan ettikleri Refah’ta bulunan bir mülteci kampındaki sivillerin üzerine füze ve bomba yağdırmışlardır. Uluslararası Adalet Divanı’nın saldırıları durdurma çağrısının ardından gerçekleşen bu katliam, terör devletinin kanlı ve kalleş yüzünü bir kez daha ifşa etmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesi Filistin halkının kahramanca direnişini kıramadıkça ülkesinde iyice köşeye sıkışmakta, daha fazla kan dökerek siyasi ömrünü uzatmaya çalışmaktadır. Ama bunun hiçbir fayda sağlamadığını pek yakında görecek. Tıpkı özendiği Hitler gibi, Miloseviç gibi, Karadziç gibi ve tarihteki diğer firavunlar gibi lanetle anılmaktan kurtulamayacaklardır. Türkiye olarak, insanlıktan zerre kadar nasibini almamış bu katillerden, bu barbarlardan hesap sorulması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Rabbim, Filistin halkının ve Gazzeli kardeşlerimizin yardımcısı olsun. Rabbim bebek, çocuk, kadın, yaşlı, sivil demeden masumları öldürenleri ‘kahhar’ ismi şerifi hürmetine kahru perişan eylesin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda 27 Mayıs darbecilerinin kurduğu darağaçlarında son nefeslerini veren şehitleri rahmetle yâd etti.

Açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Baro Başkanı Yasin Şamlı tarafından, İsrail’in Gazze’de savaş ve soykırım suçu işlediğine dair delillerin yer aldığı İstanbul 2. No’lu Barosu’nun “Uluslararası Ceza Mahkemesi Şikâyet Dilekçesi”ni içeren kitabı hediye edildi.

Okumaya devam edin

Dünya

Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

Tiny House Üreticisi | Setencioğlu

Genç Gazeteciler

Haber

on

Doğayla İç İçe, Evinizin Konforunda, Özgürlüğün Keyfini Yaşayın. | Setencioğlu Tiny House

İletişim | +90 0 532 4026422

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde konuştu

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Gazze ve Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her türlü çabayı gösteriyoruz. Güney Afrikalı dostlarımızın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasına biz de müdahil olmayı kararlaştırdık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Yurt dışından programa teşrif eden misafirleri Türkiye’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizleri iyiliğin, cihanşümul şemsiyesi altında böylesine kıymetli bir programda buluşturan Diyanet Vakfımıza ve Diyanet İşleri Başkanlığımıza şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“BİZ, ŞEFKAT VE SEVGİ MEDENİYETİNİN MENSUPLARIYIZ”

Diyanet Vakfının, 49 yıldır Türkiye ve dünyanın dört bir yanında yürüttüğü faaliyetlerle farklı coğrafyalara iyilik tohumları serpmeye, dostluk, dayanışma ve kardeşlik köprüleri kurmaya devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Üstat Necip Fazıl’ın, ‘Tohum saç bitmezse toprak utansın, hedefe varmayan mızrak utansın’ ruhuna uygun şekilde karşılık beklemeden koşan koşturan, ter döken vakfımızın kıymetli mensuplarını kutluyor, özverili çalışmalarından ötürü kendilerine teşekkür ediyorum. Yurt içindeki özellikle de ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır’ düsturunu kendisine rehber edinen Türkiye Diyanet Vakfı, görüyoruz ki görkemli bir çınar gibi günden güne serpiliyor, büyüyor, tüm dünyaya dal budak salıyor.”

Diyanet Vakfının, yurt içinde bin 3 şubesi ve dünyanın 149 ülkesindeki eğitim, kültür, sosyal hizmetler ve yardım faaliyetleriyle Türkiye’nin medarıiftiharı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada öncelikle bir hususu dile getirmekte fayda görüyorum. Biz, şefkat ve sevgi medeniyetinin mensuplarıyız. Mazlumların, yetimlerin, çaresizlerin, muhtaçların yardımına koşmak, kimsesizlerin kimsesi olmak esasen dinimizin bizlere emridir. Rabb’imiz Nisa Suresi’nin 36’ncı ayetinde şöyle buyuruyor, ‘Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şey ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez’ Bir başka ayeti celilede Allahüteala, müminleri, ‘Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda gizli açık harcayan kimseler’ olarak tarif ediyor. ‘Kendiniz için istediğinizi kardeşiniz için de istemedikçe kâmil mümin olamazsınız’ diyen bir Peygamberin ümmetiyiz.”

“Dolayısıyla biz, komşu açken tok yatanlardan olamayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kardeşlerine sırtını dönenlerden olamayız. ‘Bana ne’ diyenlerden, ‘Her koyun kendi bacağından asılır’ diyenlerden asla olamayız. İnançta kardeşlerimiz olan müminlere, hilkatte kardeşimiz olan insanlara karşı hepimiz sorumluluk taşıyoruz. Kendimiz huzur içinde, sevdiklerimizle beraber barış ve emniyet içinde yaşarken hemen yanı başımızdaki insani dramlara kayıtsız kalamayız. 13 yıldır vatan hasretiyle yürekleri kavrulan Suriyeli muhacirlere, bir lokma ekmek bulamadığı için anasının kucağında son nefesini veren Somalili, Sudanlı, Yemenli çocuklara, tam 76 senedir evlerine, yurtlarına, topraklarına geri dönmenin hayalini kuran Filistinli kardeşlerimize karşı mesuliyetimiz vardır. Bunları yok sayamaz, göz ardı edemeyiz.”

“İYİLİK ÖDÜLLERİ’NİN DALGA DALGA BÜYÜYEN ETKİLERİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne mutlu, kalplerinde hiçbir ayrım yapmadan mazlum ve muhtaçlara yer açabilenlere diyorum. Ne mutlu, karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek infak edenlere diyorum. Mevla bizleri de kardeşlik görevlerini yerine getirenlerden eylesin diye dua ediyorum” dedi.

Diyanet Vakfının, Uluslararası İyilik Ödülleri marifetiyle şefkat ve yardımlaşma sancağını ülkenin ve dünyanın dört bir yanında yücelttiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İmanlı ellerin, ihlaslı kalplerin, aydınlık yüzlerin, vicdan sahiplerinin yaptığı iyilikler, Uluslararası İyilik Ödülleri ile takdir ediliyor, destekleniyor. İyilik Ödülleri’nin dalga dalga büyüyen etkilerinden memnuniyet duyuyoruz. Rabb’im iyilik neferlerinin ecirlerini arttırsın, çalışmalarını bereketli kılsın diyorum.”

“HEPİMİZİN İÇİNİ ISITAN GÜZEL ÖRNEKLER, İYİLİĞİN EVRENSEL OLDUĞUNU BİZLERE HATIRLATIYOR”

Beraber izledikleri bu güzel hikâyeleri görüp de duygulanmamanın elde olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepimizin içini ısıtan güzel örnekler, iyiliğin, dürüstlüğün ve merhametin evrensel olduğunu, sınır tanımadığını, dil, ırk, renk, mezhep ayırt etmediğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Yurt içi iyilik ödüllerini kazanan İbrahim Taşdemir, Ahmet Seferoğlu, Turgut Kılıç ve Necmettin Erbakan Akyüz kardeşlerimi tebrik ediyorum. Yurt dışı iyilik ödüllerimizi takdim edeceğimiz Bisibo Amani, Adeviyye Salih ve Halil Kastrati’yi burada ayrıca kutluyorum” diye ekledi.

Yurt İçi Vefa Ödülleri’ni bu sene, merhum Ömer Faruk Bilgili adına Zeliha Bilgili’ye, Ali Fuat Atik’e, Murat Kekilli’ye ve Duygu Kaçaranoğlu’na tevcih edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Vefa Ödülü’nü kazanan kardeşlerimi de tebrik ediyor, 30 yılı aşkın Diyanet İşleri Başkanlığımız bünyesinde önemli görevler ifa etmiş Hatay İl Müftümüz Ömer Faruk Bilgili hocamızı burada rahmetle yâd ediyorum. Yurt Dışı Vefa Ödülleri’ni ise Gazze’den Halid Nabyan adına Yusuf Ebu Hassır’a, can Azerbaycan’dan Server Beşirli kardeşlerimize ve temsilcilerine takdim edeceğiz. Ödüller vereceğimiz tüm kardeşlerimizin iyilik ve başarı öykülerinin, istikrarlı bir şekilde sürmesini temenni ediyorum. Şunu hepimiz çok çok iyi biliyoruz, dünya işte buradakiler gibi hamiyetperver insanların yüzü suyu hürmetine dönmektedir. Etrafımızı kuşatan onca acıya, kötülüğe, zulme, mazlumların gökyüzünü çınlatan onca feryadına rağmen dünya hâlen ayaktaysa, sebebi iyi insanların, güzel insanların, sizin gibi iyiliksever insanların varlığıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremde başkaları için gerektiğinde canını tehlikeye atan, bir ihtiyaç sahibine daha ulaşmak için kendini paralayan, hakkı ve adaleti savunmak için her türlü riski göze alan, Kur’an’ın nuru ile aydınlanan nesillerin yetişmesi için gayret eden, yetimlere, öksüzlere, yaşlılara hatta kuşlara bile el uzatan koca yürekli, yüce gönüllü insanların eksikliğini Rabb’im bizlere hissetirmesin diyorum. Sizlere müteşekkiriz, minnettarız” diyerek, Türkiye’de ve yeryüzünün farklı noktalarında iyiliği, kardeşliği ve güzelliği yaymak için yardımseverlerin yaptıkları çalışmaların daim olmasını dileğinde bulundu.

“GAZZE’DE SON ASRIN EN HOYRAT SOYKIRIMLARINDAN BİRİ İŞLENİYOR”

Ömrünü Bosna’nın özgürlüğü için adayan bir dava ve devlet adamı olan merhum Aliya İzetbegoviç’in büyük bir mütefekkir olmasının yanı sıra, küresel sistemin işleyişini çok iyi bilen tecrübeli bir siyasetçi olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerektiğinde ülkesi ve milleti için takım elbiseyi çıkarıp askerî kamuflaj giyecek kadar vatanperverdi, cesurdu, yiğitti, her açıdan örnek bir liderdi. Şahsımın gönül dünyasında da kendisinin mutena bir yeri vardı. Rahmetli Aliya’nın sadece mücadelesi değil, fikirleri, tavsiyeleri ve sözleri de bize örnek olmuştur. Merhum Aliya, Srebrenitsa soykırımı için şöyle demişti: ‘Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır’. Evet, unutulan veya unutturulan soykırımın tekerrür etmesi kaçınılmazdır” diye konuştu.

İzetbegoviç’in dikkat çektiği acı gerçeğe maalesef bugün Gazze’de hep birlikte şahit olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “7 Ekim’den bu yana tüm dünyanın gözleri önünde Gazze’de son asrın en hoyrat soykırımlarından biri işleniyor. 15 bini aşkın çocuk maalesef katledildi, 35 bin masum şehit edildi, 80 binden fazla Filistinli yaralandı. Gazze’nin neredeyse tamamı enkaza döndü. Abluka nedeniyle zaten bir açık hava hapishanesi olan Gazze’yi son 229 günde devasa bir çocuk mezarlığına çevirdiler. Kuvözdeki bebekleri öldürecek, hastaneleri, ibadethaneleri bombalayacak, yardım malzemesi götüren kamyonlara saldıracak, gıda sırası bekleyen masum sivillerin tepesine bomba yağdıracak kadar insanlıklarını kaybettiler.”

“GAZZELİ MAZLUMLARIN KANI, İŞGALCİLERİN VE HAMİLERİNİN ALNINA YAPIŞMIŞTIR”

“Tüm bunları da yıllardır bize insan hak ve hürriyetleri dersi verenlerin silahları, bombaları, uçakları ve koşulsuz diplomatik desteğiyle yaptılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimse bizim aklımızla alay etmesin. Kimse bizim gözümüzün içine bakarak yalan söylemesin. Gazze’de oluk oluk akan kanda en az işgalciler kadar onlara lojistik ve askerî destek sağlayanların da vebali vardır. Sanmayın ki Gazze’de ölen biçarelerin ahı bunları tutmayacak, sanmayın ki zalimlerin yaptıkları yanlarına kar kalacak, asla. Gazzeli mazlumların kanı, işgalcilerin ve hamilerinin alnına yapışmıştır.”

“BATILI GÜÇLER, NETANYAHU’NUN ARKASINDA DURDUKÇA FİLİSTİN’DE KATLİAMLARIN ÖNÜNE GEÇİLEMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamas’ın önceki hafta ateşkes teklifini kabul ettiğini açıkladığını ancak İsrail’in uzlaşmaz tavrını sürdürdüğü söyledi.

İsrail yönetiminin bununla da yetinmeyerek, sivillerin son sığınağı Refah’a saldırarak gerçek niyetini ortaya koyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir defa şunu artık herkesin kabullenmesi lazım, Batılı güçler tüm şımarıklığına ve pervasızlığına rağmen Netanyahu’nun arkasında durdukça, Filistin’de katliamların önüne geçilemez” dedi.

Netanyahu’nun kendi siyasi ömrünü uzatmak için antisemitizmi körüklediğini ve kendi vatandaşlarının güvenliğini tehlikeye attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Siyonist yayılmacılık böyle devam ederse, açık söylüyorum, dünyamız yeni çatışmalara gebedir. İran’la geçen ay yaşanan gerilim bunun sadece bir işaretiydi. İsrail’in Lübnan’a ve diğer bölge ülkelerine yönelik saldırıları artıyor. İsrail yönetiminin daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk, daha fazla kadın ölmeden, insanlığa dair umutlar daha fazla kaybolmadan bir an önce durdurulması gerekiyor. Katliamın durdurulması ilk adımdır, bununla birlikte soykırımcıların adalete hesap vermesi sağlanmalıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze ve Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her türlü çabayı gösteriyoruz. Güney Afrikalı dostlarımızın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasına biz de müdahil olmayı kararlaştırdık” dedi.

“İSRAİL YÖNETİMİ, GAZZE HALKININ ÇELİKTEN İRADESİNİ KIRAMADI”

İsrail’in soykırım suçu işlediğine dair tüm belgeleri ve bilgileri muhataplarına ilettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, Filistin halkının ve doğdukları toprakları kahramanca savunan Filistinli direnişçilerin yanındadır. Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların toplamı 54 bin tonu geçti. Ülkemize getirdiğimiz hasta ve yaralıların tedavileri devam ediyor” diye konuştu.

İsrail’e ithalat ve ihracat işlemlerini geçen ay tamamen durdurduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaklaşık 9,5 milyar dolarlık ticaret hacminden sarfınazar ettik” ifadesini kullandı.

İsrail’i ateşkese zorlamak için dost ve kardeş ülkeler nezdinde temasları yoğunlaştırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yabancı liderlerle yaptığımız görüşmelerin vazgeçilmez gündem maddesi Filistin devletinin tanınması ve Gazze’de katliamların durmasıdır. Uluslararası alanda bu yönde başlatılan tüm girişimlere destek veriyoruz. Burada bir hususu da ifade etmek durumundayım. Filistinli kardeşlerimiz tüm imkânsızlıklara rağmen verdikleri mücadeleyle dik ve dirayetli duruşlarıyla insanlığın yüz akı oldular. 229 gündür uyguladığı soykırıma rağmen İsrail yönetimi, Gazze halkının çelikten iradesini kıramadı, mücadele azmini yok edemedi. Filistinliler yaralandılar, öldürüldüler, sürüldüler, göçe zorlandılar, açlıkla, susuzlukla sınandılar, öpmeye kıyamadıkları yavrularını toprağa verdiler.”

“İSRAİL YÖNETİMİ İNSANLIĞIN VİCDANINDA MAHKÛM OLMUŞTUR”

Filistinlilerin işkencenin her türlüsüne maruz bırakıldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel sistemin tüm acizliklerini bizzat yaşadılar. Ama zulme ve zalime asla boyun eğmediler. İnsanlığın onurunu savunmaya devam ettiler. Hâlen de devam ediyorlar. Buradan Gazze’nin ve Ramallah’ın yiğit evlatlarını ben ve milletim adına bir kez daha saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Filistinli şehitleri rahmetle anıyor, yaralılara Allah’tan acil şifalar diliyorum. Avrupa’dan Amerika’ya, Afrika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanında her hafta sokakları ve meydanları dolduran tüm vicdan sahibi insanlara da sizlerin vasıtasıyla teşekkürlerimi iletiyorum. Siyonist lobinin tehditlerine rağmen Filistin’e sahip çıkan, Gazze için kıyama kalkan üniversite öğrencilerini, hocaları, sanatçıları ayrıca tebrik ediyorum.”

İsrail’in insanlığın gözünde bu vahşi savaşı kaybettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail yönetiminin insanlığın vicdanında mahkûm olduğunu söyledi.

“Gazzeli kardeşlerimiz bir kez daha adlarını tarihe yazdırmışlardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin davasının, küresel ölçekte daha da güçlenerek 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasıyla zafere ulaşacağını vurguladı.

Buna tüm kalpleriyle inandıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim bizlere o güzel günleri görmeyi nasip eylesin diyorum. Bugün, Norveç, İrlanda ve İspanya’nın Filistin devletini tanıyacaklarını açıklamalarından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Her üç ülkenin liderine, tarihin doğru tarafında yer alan bu vicdanlı kararlarından dolayı şahsım, milletim adına takdirlerimizi iletiyoruz. Henüz Filistin devletini tanımayan ülkeleri de daha fazla vakit kaybetmeden aynı adımı atmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

“DÜN 43 VAGONDAN OLUŞAN BİR YARDIM TRENİNİ AFGANİSTAN’A YOLCU ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da meydana gelen sel felaketinde 400’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini anımsatarak, bu zor günlerinde afetzedelere yardım etmeyi bir görev olarak kabul ettiklerini belirtti.

Felaketin ardından ilk etapta kargo uçağıyla Afganistan’a yardım malzemeleri gönderildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Toplam 24 tonu bulan yardım malzemelerimiz cuma günü bölgeye ulaştı. Dün de 43 vagondan oluşan bir yardım trenini Afganistan’a yolcu ettik. Dünkü trenimiz, AFAD’ın koordinasyonunda bugüne kadar Afganistan’a gönderdiğimiz 20’nci iyilik trenimizdi. Toplam 619 tonluk yardım malzemesinin iki hafta içerisinde Afganistan’a ulaşmasını bekliyoruz. Dost ve kardeş ülkeleri de Afgan halkına destek vermeye davet ediyorum.”

Sudan’da bir yıldır devam eden çatışmalara da dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef iç savaş nedeniyle 8 milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bu zor günlerinde Sudan halkının da yanında olmamız önem arz ediyor” diye konuştu.

Türkiye’nin, Türkistan’dan Balkanlar’a, Güney Asya’dan Afrika’ya kadar nerede bir sorun, bir zulüm ve dram varsa tüm imkânlarıyla ihtiyaç sahiplerine el uzatmanın gayreti içerisinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, “İçimizdeki nasipsizler anlamasa da zalimin karşısında, mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Tören öncesi Uluslararası İyilik Ödülleri Sergisi’ni gezen, eserleri inceleyerek bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş da eşlik etti.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya5 saat önce

“Türk demokrasisi, yeni ve sivil anayasa yapma eşiğini aşacak güce, olgunluğa fazlasıyla sahiptir”

Dünya2 gün önce

Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde konuştu

Dünya5 gün önce

Emine Erdoğan, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” programına katıldı

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

Dünya1 hafta önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

Dünya2 hafta önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe İbrahim Türk

Dünya2 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

Dünya2 hafta önce

“Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’i kabul etti

Gündem2 hafta önce

Tiny House Türkiye Tekerlekli Ev Üreticisi | Setencioğlu

Dünya2 hafta önce

Emine Erdoğan, Anneler Günü vesilesiyle Devlet Konukevi’nde anneleri ağırladı

Dünya2 hafta önce

“Güçlü, bağımsız, seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır”

Dünya3 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah’a Devlet Nişanı tevcih edildi

Dünya3 hafta önce

Kuveyt Emiri el Sabah Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Emiri el Sabah’ı karşıladı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, UID Kapasite Geliştirme ve Eğitim Çalıştayı katılımcılarını kabul etti

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’i kabul etti

Dünya4 hafta önce

“ Her Kategoride Liderlik Hedefliyoruz, çünkü ezber Bozacağız”

Dünya4 hafta önce

“Sendikal haklar ve özgürlükler alanında 21 yılda tarihî nitelikte pek çok adım attık”

Dünya4 hafta önce

“Ülkemiz için kentsel dönüşüm çalışmaları tercihten öte zorunluluktur”

Dünya1 ay önce

“Hollanda ile ticari ve ekonomik ilişkilerimiz derinleşerek güçleniyor”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda Başbakanı Rutte ile görüştü

Dünya1 ay önce

“Elimizdeki tüm imkânlarla Filistin’in yanında olmaya devam edeceğiz”

Dünya1 ay önce

“Almanya ile ticaret hacmimizi 60 milyar dolar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz”

Dünya1 ay önce

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de 23 Nisan resepsiyonuna katıldı

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanı Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Dünyası Çocukları ve TRT Çocuk Şenliği Konuk Çocukları ile bir araya geldi

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı es-Sudani ile görüştü

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Cumhurbaşkanı Reşid ile görüştü

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak’ta

Dünya4 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya3 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya5 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya4 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya5 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya3 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya3 sene önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Dünya3 sene önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya3 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya5 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya5 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya5 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın ; Mehmet Cengiz

Dünya1 sene önce

“14 Mayıs 2023 tarihinde milletimiz, cumhurbaşkanını ve milletvekillerini seçmek üzere sandık başına gidecektir”

Dünya5 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya3 sene önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya3 sene önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : Türkiye artık savunma sanayii ihraç edebilen bir ülke

Reklamlar
Reklamlar

PATRONLAR

Dünya5 saat önce

“Türk demokrasisi, yeni ve sivil anayasa yapma eşiğini aşacak güce, olgunluğa fazlasıyla sahiptir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı Anayasası Sivil Anayasa Güçlü Türkiye Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılının darbe anayasasıyla geçirilmesi zaten siyaset...

Dünya2 gün önce

Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

Tiny House Üreticisi | Setencioğlu

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Gazze ve Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her...

Dünya5 gün önce

Emine Erdoğan, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası:...

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

“Ülkemizi aydınlık yarınlara adalet sistemimizin kusursuz işleyişi ile taşıyabiliriz”

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

19 Mayıs 1919

Dünya1 hafta önce

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Dünya2 hafta önce

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe İbrahim Türk

Dünden Bugüne Yarından Geleceğe

Dünya2 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı’nı çiftçilerimizle omuz omuza inşa edeceğiz”

“MİLLETİN EKMEĞİNE GÖZ DİKENLERDEN BUNUN HESABINI MUTLAKA SORACAĞIZ”

Dünya2 hafta önce

“Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek güçleniyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile düzenledikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Yunanistan ile terörle mücadele konusunda anlayış birliğimiz giderek...

Reklamlar

Son Dakika Haber

seers cmp badge