DEV YATIRIMLAR | Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit kesiminin açılış töreni
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit kesiminin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz şimdiden 2053, 2071 Türkiye’sini inşa etmenin hazırlıklarına başladık. Kendi ömrümüz vefa etmese bile, bizden sonraki nesillere böyle bir vizyon bırakmayı, böyle bir ülke bırakmayı milletimize yaptığımız en büyük hizmetlerden biri olarak kabul ediyoruz. Üstelik bunu sadece lafla, sadece söylemle, sadece retorikle yapmıyor, somut icraatlarımızla bilfiil hayata geçiriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit Kavşağı kesiminin açılış törenine video konferansla katılarak bir konuşma yaptı.
Kuzey Marmara Otoyolu’nun İstanbul’un batıdaki en uç noktasından başlayıp, şehri baştan sona kat ederek Kocaeli ve Sakarya’ya kadar uzanan 400 kilometre uzunluğundaki büyük bir proje olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, otoyolun inşaatı biten kesimlerini 2016’dan beri peyderpey hizmete açtıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak mart ayında Kınalı-Çatalca kesiminin açılış törenini gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, Gebze-İzmit arasının, bağlantı yollarıyla birlikte, 57 kilometreyi aşan uzunluğuyla bu projenin en önemli güzergâhlarından biri olduğunu aktardı.
Bu bölümün dahi tek başına viyadükleri, tünelleri, köprüleri, kavşakları, üst ve alt geçitleriyle iftihar verici bir eser olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Mesela güzergâh üzerindeki T2 Tüneli, 4 bin 200 metrelik mesafesiyle ülkemizin en uzun otoyol tüneli unvanına sahiptir. Bilindiği gibi Kuzey Marmara Otoyolu ülkemizin insan ve araç trafiğinin en yoğun olduğu bölgede inşa edildi. Boğaz trafiğinin rahatlatılmasında bu otoyolun bir parçası olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün önemli katkısı vardır. İstanbul-İzmir Otoyolu, Osmangazi Köprüsü ile birlikte bölgede hizmete sunduğumuz bir diğer önemli eserdir. Dikkat ederseniz yol iki çarpı dörttür, yani dört gidiş, dört geliştir. Her zaman söylüyorum, yol medeniyettir. Eğer bu şekilde yolları olmayan ülke durumundaysanız medeni olmaktan bahsedemezsiniz. Ama bu şekilde yollara, viyadüklere, tünellere sahipseniz işte o zaman medeniyet yarışında sizi kimse kolay kolay yakalayamaz. İnşallah 1915 Çanakkale Köprüsü’nün de içinde olduğu Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir projesini de tamamladığımızda Marmara’yı ve Batı Anadolu’yu otoyol ağıyla kuşatmış olacağız.”
“ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMET YOLCULUĞU SON DURAĞI OLMAYAN BİR DAVADIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün hizmete açtığımız Gebze-İzmit kesimi aynı zamanda TEM Otoyolu ve D100 Karayolu’ndaki yükü de azaltacaktır. Tabii bu durum aynı zamanda İstanbul-Ankara güzergâhının en sıkışık kesiminin rahatlaması anlamına geliyor. Sakarya’ya kadar olan bölüm de bittiğinde artık bu bölgedeki sıkıntı tamamen giderilmiş olacaktır. Böylece özellikle bayram, yaz tatili, ara tatil gibi dönemlerde onlarca kilometre uzunluğa ulaşan araç trafiği tarihe karışacaktır” diye konuştu.
Yine bu güzergâhın ülkeye yıllık katkısının zamandan 270 milyon lira, akaryakıttan 317 milyon lira, emisyon salınımının azalmasından 8 milyon lira olmak üzere 595 milyon lirayı bulacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu eserin milletimize kazandırılmasında emeği geçen bakanlığımızı, kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum. Ülkeye ve millete hizmet yolculuğu son durağı olmayan, mesafe kat ettikçe çıtayı yükseltmek gereken heyecanı ve enerjiyi hep artırmak icap eden bir davadır. Yol, elektrik, içme suyu, atık su gibi altyapı hizmetleriyle mimari eserler aynı zamanda medeniyet göstergesidir. Eğitim, sağlık, kültür gibi medeniyet unsurları bu altyapı üzerinde yükselir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın kadim medeniyetlerinin önemli bir kısmına ev sahipliği yapan Anadolu coğrafyasının bu bakımdan çok büyük zenginliğe sahip olduğunu vurgulayarak, böylesine büyük bir mirasın bugünkü emanetçileri olarak geleceğe bırakacak eserler ortaya koymanın gayreti içerisinde olduklarını söyledi.
Medeniyet mirasına katkıda bulunabilecek eserler ortaya koyabilmek için önce bunu yapacak siyasi, ekonomik ve toplumsal yapının inşa edilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin 2002 öncesindeki geri kalmışlığının nedenlerine baktığımızda sebebi darbeler ve vesayet olan istikrarsızlıkları görüyoruz. Yönümüzü geleceğe çevirmek yerine kendi iç sıkıntılarımıza, kavgalarımıza, çekişmelerimize odaklandığımızda enerjimizi ve vaktimizi heba ediyoruz. Gözümüzü ufuktan ve ideallerimizden ayırmadığımızda ise millet olarak çok kısa sürede çok büyük başarılara imza atıyoruz. Biz 18 yıllık hükûmetlerimiz döneminde Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların üç katı, beş katı, 10 katı eseri işte bu sayede ülkemize kazandırdık.”
Demokrasinin ve ekonominin gelişmesini aynı önemde görerek hem hak ve özgürlükleri genişlettiklerini hem de ülkenin 81 vilayetinin tamamının kalkındırıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milleti özlemleriyle buluşturdukları için de bunca yıl hep ayakta kaldıklarını ve destek gördüklerini dile getirdi.
“2053 VE 2071 TÜRKİYE’SİNİ İNŞA ETMENİN HAZIRLIKLARINA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de milletin siyasetten, kendisini içi boş kavgalarla yoracak değil de geleceğini aydınlatacak, umutlarını güçlendirecek bir vizyon beklediğini vurgulayarak, şöyle konuştu: “Biz yaklaşık 10 yıl önce milletimizin huzuruna çıktığımızda birilerinin tek derdi bir kaç ay sonra yapılacak seçimlerdi. Aradan geçen bunca zamana rağmen karşımızda hâlâ ufku yapılacak ilk seçimleri geçemeyen bir siyaset anlayışı var. Hâlbuki biz şimdiden 2023, 2053, 2071 Türkiye’sini inşa etmenin hazırlıklarına başladık. Kendi ömrümüz vefa etmese bile bizden sonraki nesillere böyle bir vizyon bırakmayı, böyle bir ülke bırakmayı milletimize yaptığımız en büyük hizmetlerden biri olarak kabul ediyoruz. Üstelik bunu sadece lafla, sadece söylemle, sadece retorikle yapmıyoruz. Somut icraatlarımızla bilfiil hayata geçiriyoruz. Türkiye’yi bölgesel ve küresel bir güç hâline getirmek için attığımız her adım bu vizyonun birer yapı taşıdır. Suriye’den Libya’ya, Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e kadar geniş bir alanda siyasi, askeri ve ekonomik olarak verdiğimiz mücadelenin başarıya ulaşması bu bakımdan hayati öneme sahiptir. Ülkemizin siyasi ve ekonomik her adımını engelleme gayretlerinin gerisinde işte bu vizyon doğrultusundaki yürüyüşümüzü rayından çıkarma niyeti vardır. Türkiye’yi yeniden kendi iç meseleleriyle boğuşan bir hâle getirerek asırlık uyanışımızı önlemeye çalışıyorlar.”
Milletin bu oyunu görerek 15 Temmuz başta olmak üzere maruz kalınan her saldırıda istiklaline ve istikbaline sahip çıkma iradesini ortaya koyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu iradenin nesilden nesile aktarılarak asırlarca milletin çimentosu olarak devam edeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte yapılan büyük hizmetler ve geleceği kucaklayan vizyonların önemli olduğunu belirterek, insanların bugünkü sıkıntılarına çözüm bulmadan bu heyecanı muhafaza etmenin zor olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son yedi yıldır maruz kaldığı kesintisiz saldırıların diğer alanlarla birlikte asıl ekonomiyi hedef aldığını, Koronavirüs salgınıyla da böyle bir dönemde karşılaşıldığını kaydetti. Salgının gelişmiş ülkelerden gelişmekte ve az gelişmiş ülkelere kadar tüm devletlerin ekonomileri üzerinde yıkıcı derecede olumsuz etkileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tüm bu olumsuzluklardan en az etkilenen ülkeler arasında olduğunu kaydetti.
Salgın krizinin ilk günlerinden itibaren sosyal yardımlardan destek paketlerine kadar pek çok uygulamayla milletin yanında yer aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 35 milyar liralık bir kaynağı karşılıksız olarak milletin istifadesine sunduklarını anlattı.
“EKONOMİDE, SALGININ ETKİLERİNİN ÖNEMLİ BİR KISMINI GERİDE BIRAKTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl olanın reel ekonomiyi ayakta tutmak olduğunu bildiklerini ifade ederek, yılın ilk çeyreğinde büyürken ikinci çeyrekte beklendiği gibi bir daralmayla karşı karşıya kalındığını aktardı.
Yılın üçüncü çeyreğinde ise üretmeye devam ederek salgının etkilerinin önemli bir kısmının geride bırakıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik gidişatın habercisi olan ölçü göstergeler sadece ikinci çeyreğe göre değil geçen senenin bile üzerinde olumlu gelişmelere işaret ediyor. İmalat, satın alma yöneticileri endeksi son üç aydır eşik değer olan 50’nin üzerinde seyrediyor. Hatta ağustos ayındaki 54,3’lük değerle Amerika’yı, Almanya’yı, Fransa’yı, Euro bölgesinin tamamını, Güney Kore’yi geride bıraktık. İmalat sanayi üretiminde nisan ve mayıs ayındaki gerilemeye rağmen yıllık yüzde 5,1 düzeyinde gerçekleşen artış oldukça memnun edici bir gelişmedir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, haziranda yıllık yüzde 11,6 artan toplam ciro endeksinin de temmuzda yüzde 20’nin üzerinde yükseldiğini anlatarak, talepteki yönelimin göstergelerinden olan perakende satış hacminin de temmuzda aylık 9,5, yıllıkta yüzde 11,9 artığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağladığımız uygun finansman imkânlarının etkisiyle, konut ve otomobilde rekorlar ardı ardına geliyor. Konut satışında temmuz ayında Türkiye genelinde şimdiye kadarki en yüksek seviye olan 230 bin rakamına ulaştık. Ağustos ayındaki konut satışları da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54 artarak 170 bini buldu” diye konuştu.
“REEL SEKTÖRDE YAŞANAN TALEP ARTIŞIYLA İSTİHDAMDA OLUMLU GELİŞMELER YAŞANIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağustosta otomobil üretimin yıllık yüzde 44,5 artarken otomobil satışlarının ise geçen seneki seviyesini ikiye katladığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, haziran-ağustos döneminde ihracatın 41 milyar dolar seviyesine ulaşarak geçen yılın dahi üzerine çıktığını dile getirerek, turist sayısının şu ana kadar 10 milyonu aştığını, yıllık 15 milyonu bulacağını kaydetti.
Ağustosta kurulan şirket sayısının geçen yıla göre yüzde 76,4 artarak 9 bin 352’ye ulaştığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Reel sektörde yaşanan talep artışıyla istihdam cephesinde de olumlu gelişmelerin yaşandığını görüyoruz. İstihdam edilenlerin sayısı, salgının etkilerini en yoğun hissettiğimiz nisandan beri yükseliyor. Sadece iki ayda mevsim etkisinden arındırılmış istihdamımız yaklaşık yarım milyon arttı. İstihdam oranımız mevsim artısından, mevsim etkisinden arındırılmış olarak yüzde 41’den yüzde 41,6’ya, iş gücüne katılım oranımız yüzde 47,6’dan yüzde 48,6’ya yükseldi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde istihdamın daha da artacağını belirterek, şöyle konuştu: “İnşallah 3. çeyreği her kesimi memnun eden bir büyüme oranıyla kapatacağız. Bu durumdan ülkemizin kredi notunu düşürmek için pusuda bekleyen kredi derecelendirme kuruluşlarının hiç memnun olmayacakları kesindir. Türkiye’yi Afrika’nın Güney Amerika’nın ücra köşelerindeki ülkelerle aynı not kategorisine sokanlara en güzel cevabı başarılarımızla vereceğiz.”
Açılışı yapılan Kuzey Marmara Otoyolu Gebze-İzmit Kavşağı Kesimi’nin ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin ortaya çıkmasında emeği geçen herkesi tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Yüklenici firmalardan bir ricam da özellikle şu. Şu anda peyzaj düzenlemelerini daha da güçlendirmemiz gerekiyor. Bu noktada ağaçlandırma olsun, bu noktada çalı vesaire olsun bunlarla birlikte çevreyi tamamen yeşile boğabilirsek inanıyorum ki oralardan arabalarıyla geçenler o yeşili gördükleri zaman çok daha farklı bir güzelliğe inşallah mazhar olacaklar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tören alanında bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile diğer yetkilileri takdim etmesinin ardından kurdele kesildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.