Connect with us

Dünya

“Fatih Sondaj Gemimiz, Sakarya Gaz Sahasındaki Amasra-1 Kuyusunda 135 milyar metreküplük yeni bir doğal gaz keşfi daha yaptı”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filyos Limanı Açılışı ve Doğal Gaz İşleme Tesisleri Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Fatih Sondaj Gemimiz, Sakarya Gaz Sahasındaki Amasra-1 Kuyusunda 135 milyar metreküplük yeni bir doğal gaz keşfi daha yaptı. Böylece, Karadeniz’deki toplam gaz keşfimiz 540 milyar metreküpe ulaştı. Amasra-1 kuyusunun çevresindeki yeni arama ve sondajlama çalışmalarımız sürüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filyos Limanı Açılışı ve Doğal Gaz İşleme Tesisleri Temel Atma Töreni’ne katıldı.

Konuşmasında tarihî bir ana şahitlik etmek üzere, Filyos’ta olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Heyecanlıyım, zira bu eser 10 yıllık değil, 20 yıllık değil, bu eserin mazisi 150 yıl, Sultan Abdülhamid’e dayanıyor ama o günden bugüne ihmallerle geldi, dayandı” ifadelerini kullandı.

Limanı ve gaz işleme tesislerinin inşa edileceği alanı gezdiklerini ve sunumları dinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük tonajlı gemilerin yükleme ve boşaltma yapabileceği uluslararası bir ticaret ve sanayi alanı kurma projesi olan Filyos Limanı’nın nihayet hayata geçtiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Mendireği ile limanıyla ve burası aynı anda 13 gemiyi, tanker hariç, alabilecek durumda ve 13 gemi buraya yanaşabilecek durumda. Bu liman aynı zamanda 2023 hedeflerimiz arasında yer alan ülkemizi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına çıkarma projemizin de önemli altyapılarından biridir.”

“YILSONUNDA, 200 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT RAKAMINA ULAŞMANIN IŞIĞINI GÖRMEYE BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin en büyük üç limanından biri olan Filyos, yılda 25 milyon tonluk kapasitesiyle ihracatımıza çok önemli katkı sağlayacaktır. Dört diyorum ya yatırım, istihdam, üretim, ihracat. İşte şimdi bütün bunların hepsinin temerküz edeceği yer burası. İşte önce ilk çeyrek büyüme rakamlarımız, ardından mayıs ihracat rakamlarımız yine yeni rekorlarla açıklandı. Yine ilk çeyreğindeki yüzde 7’lik büyümenin devam edeceğinin ispatı mayıs ayında 16,5 milyar dolar olarak gerçekleşen ihracattır. Bay Kemal, bu rakamları iyi takip et. Böylece yılın ilk 5 ayındaki ihracat rakamımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 38 artışla 85 milyar doların üzerine çıkmıştır. İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 80’ler düzeyinde gerçekleşmesi yakaladığımız ivmenin sağlıklı ve kalıcı olduğunu gösteriyor. İnşallah yılsonunda, 200 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmanın ışığını görmeye başladık. Enflasyondaki düşüşün sürmesi de başka bir sevindirici haberdir. Ülkemizin artan ihracatı bakımından kritik öneme sahip şu Filyos Limanı, Türkiye yanında tüm Doğu Avrupa’nın konteyner, dökme yük ve kuru yük ticaretini yürütebilecek potansiyele sahiptir, hamdolsun Allah’a bunu da yakaladık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filyos Limanı’nın altyapı inşaatı kamu kaynaklarıyla tamamlanırken üstyapı, ekipman ve işletme süreçlerinin yap-işlet-devret modeliyle hayata geçeceğini söyledi.

Bugün limanın inşası tamamlanan mendirek, geri saha ve rıhtım bölümlerini hizmete açtıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in çıkış kapısı olacak Filyos Limanı hem Marmara limanlarının ve boğazların yükünü hafifletecek hem de Orta Asya ve Karadeniz kaynaklı dış ticaretin demir yolu ağımız üzerinden güneye ve Orta Doğu’ya ulaşmasını sağlayacaktır” ifadesini kullandı.

“FİLYOS ENDÜSTRİ BÖLGESİ, ÜRETİM ÜSSÜ OLARAK ÇALIŞACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filyos Limanı’nın aslında Filyos Vadisi Projesi’nin bir parçası olduğunu belirterek, “Endüstri bölgesi, limanı, demir yolu ve diğer ulaşım imkanlarıyla Filyos Vadisi, ulusal ve uluslararası yatırımcılara entegre sanayi konsepti sunuyor. Bu vadide yatırımcılarımıza birçok imkân vadediyoruz” diye konuştu.

Millî Teknoloji Hamlesi vizyonu ışığında yüksek katma değerli üretimin artırılması ve verimliliğin yükseltilmesi için sanayi ve teknoloji yatırımlarına devam ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Filyos Vadisi’nin göbeğinde yer alan yaklaşık 600 hektarlık alana sahip Türkiye’nin ilk mega endüstri bölgesi olan Filyos Endüstri Bölgesi’ni işte bu vizyonla ilan ettik. Bölge, 350 kilometre çapındaki bir alanda 30 milyon nüfus ve 80 milyar dolarlık ekonomiye erişim imkânı sağlıyor. Ayrıca havalimanı, demir yolu ve kara yolu bağlantılarına sahip stratejik konumu ile muazzam bir lojistik fırsatı içerisinde barındırıyor. Filyos Endüstri Bölgesi, büyük yatırımcıları bölgeye çekerek iç piyasa talebinin karşılanması ve dış ticaret açığının azaltılması noktasında üretim üssü olarak çalışacak. Filyos Vadisi, entegre yapısıyla önümüzdeki dönemde bölgenin ve Türkiye’nin üretimine, ihracatına ve istihdamına çok önemli bir katkı sunacak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu bölgenin stratejik özelliğini artıran bir diğer hususun da Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası’nda tespit edilen doğal gazın kara bağlantı ve işleme tesisine ev sahipliği yapmasının olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Karadeniz’de çalışmalara başlayan Fatih sondaj gemimiz… Geçtiğimiz yıl toplamda 405 milyar metreküplük doğal gaz rezervi keşfettik. Bu sonuç dünyada 2020 yılında denizlerde yapılan en büyük keşif olarak kayıtlara geçmiştir. Biz, yıllar yılı kiralama usulü bu işleri yapıyorduk ama şimdi artık kiralama usulü geride kaldı. Şimdi kendi gemilerimizle hem sismik araştırmaları hem de sondaj araştırma çalışmalarımızı yapıyoruz ve artık bütün bunları yaparken ‘Acaba kim ne der?’ yok, ‘Biz ne deriz?’ var. Karar bizim.”

“KARADENİZ’DEKİ TOPLAM GAZ KEŞFİMİZ 540 MİLYAR METREKÜPE ULAŞTI”

Türkiye’nin hidrokarbon kaynakları konusundaki uzun arayışlarının nihayet yüz güldüren bir neticeye ulaşması olarak gördükleri bu keşfin, yeni müjdelerin öncüsü olması dileğini her fırsatta ifade ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İşte şimdi milletimizle yeni bir müjdeyi paylaşıyoruz. Heyecanlıyım. Fatih sondaj gemimiz, Sakarya Gaz Sahası’ndaki Amasra-1 kuyusunda 135 milyar metreküplük yeni bir doğal gaz keşfi daha yaptı. Böylece Karadeniz’deki toplam gaz keşfimiz, 540 milyar metreküpe ulaştı. Bu güzel haberin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Amasra-1 kuyusunun çevresindeki yeni aranma ve sondajlama çalışmalarımız sürüyor. Durmak yok yola devam, inşallah bu bölgeden yeni müjdeli haberler bekliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı bağlantı kurulacak Kanuni Sondaj Gemisi’nin, Fatih’in açtığı kuyuları üretime hazır hâle getirmek üzere faaliyete başlayacağını belirtti. Millete söz verdikleri gibi Karadeniz gazını 2023’te kullanıma sunmak için gece gündüz çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filyos’taki tesisi de hızla tamamlayarak hem denizde hem karada bu işi bir an önce bitirmekte kararlıyız” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ ENERJİ İTHALATINDAN KURTARARAK KALKINMA HAMLEMİZİ HIZLANDIRMAK EN BÜYÜK HEDEFİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’yi en büyük cari açık kalemi olan enerji ithalatından kurtararak kalkınma hamlemizi hızlandırmak en büyük hedefimizdir. Denizdeki doğal gazı karaya üç etapta çıkarmayı planlıyoruz. Birinci aşama, deniz tabanında kurulacak doğal gaz üretim sistemleridir. İkinci aşama, karada doğal gazı işleyecek ve kullanıma hazır hale getirecek tesistir. Üçüncü aşama ise denizdeki sistemle karadaki tesis arasındaki bağlantıyı sağlayacak boru hattıdır. Doğal gaz, kullanıma hazır hâle geldiğinde zaten ekonomimize büyük katkı sağlayacaktır. Bu aşamaya kadar karada ve denizde yapılan her işlem, yatırım, çalışma millî ekonomimize ilave katkı sağlayacak imkânlar ortaya çıkartacaktır. İlk etapta 10 kuyunun sondajını ve tamamlama işlemini bitirecek, ardından yeni sahalara açılacağız.”

Türkiye’nin denizdeki ve karadaki doğal gaz arama faaliyetlerinde bugün geldiği yerin dikkatli, sabırlı ve azimli çalışmaların ürünü olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, nice sıkıntılara, tuzaklara, sabotajlara ve ihanetlere göğüs gererek, baş koydukları bu yolda adım adım ilerlediklerini vurguladı.

Fatih Sultan Mehmet’in aşılmaz denilen surlarla çevrili İstanbul’u gemileri karada yürüterek fethettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de maruz kaldıkları gizli-açık nice ambargoyu, siyasi baskıyı, ekonomik engeli, sinsi ayak oyunlarını aşarak Türkiye’yi 2023 hedeflerinin eşiğine getirdiklerini söyledi.

Bugün topladıkları meyvelerin gerisinde böyle bir arka planın bulunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, temeli atılan doğal gaz kara bağlantı ve işleme tesisinin şimdiden millete hayırlı olmasını diledi.

Enerjide elde edilen başarıların, Karadeniz’deki doğal gaz keşfiyle sınırlı olmadığını, geçen haftalarda Diyarbakır ve Kırklareli’ndeki 3 kuyudan günlük 6 bin 800 varillik petrol keşfi yapıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece son 3 yılda bu tür gayretlerle günlük petrol üretimimizi yüzde 35 artırarak 61 bin varile çıkardık. Böylece yıllık petrol üretimimiz 54 milyon varil sınırına dayandı” diye konuştu.

Güneş ve rüzgâr enerjisi üretimini her geçen yıl artırdıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün enerjide Türkiye’nin toplam kurulu gücü olan 96 bin megavatın, 61 megavatını yerli enerji kaynaklı olarak hallettik. Bu 61 bin megavatın 50 bin megavatı da yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilmektedir. İthal kaynaklara dayalı kurulu gücümüz ise 35 bin megavat civarındadır.”

“1000 MEGAVATLIK GÜNEŞ ENERJİSİ YATIRIMIYLA İLGİLİ SÜRECİ TAMAMLADIK”

Yenilenebilir enerji konusunda önemli atılımlar yaptıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri paylaştı: “Hali hazırda 1000 megavatlık güneş enerjisi yatırımıyla ilgili süreci tamamladık. Bu yıl 2 bin megavatı güneş ve 2 bin megavatı rüzgâr olmak üzere toplam 4 bin megavatlık yenilenebilir enerji yatırımını harekete geçirmiş olacağız. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin üçüncü reaktörünün temel atma törenini Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin ile gerçekleştirdik. İnşallah bu santralin ilk reaktörünü 2023’te hizmete alacağız. Vadeli elektrik piyasasını da devreye alarak elektriğin ileri tarihli alım ve satımına imkân sağlıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda olduğu gibi enerjide de çalışmaya, üretmeye, gelecek nesillere eser bırakmaya devam edeceklerinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: “Biz, eser ve hizmet siyasetiyle 19 yıldır milletimizin emrinde gece gündüz çalışıyoruz. Yaptığımız işlerin şahidi bizatihi milletimizin ta kendisidir. Demokrasiyi ve özgürlükleri toplumun her kesimine her bireye yayan bir yönetim anlayışının sahipleri olarak kalkınma atılımlarımızı da ülkemizin 81 vilayetini kapsayacak şekilde genişlettik. Batı Karadeniz’in tüm şehirlerini yatırım, üretim, ticaret, ihracat merkezi yapacak Filyos projesi işte bu anlayışın örneklerinden biridir. Filyos’u ülkemizin kara, demir ve hava yollarına bağlayacak ulaştırma altyapıları tüm bölgeye de hizmet verecektir. Artık Batı Karadeniz’de yeni bir dönem başlıyor. Zonguldaklı, Bartınlı, Karabüklü ve bölgedeki diğer şehirlerde yaşayan kardeşlerimizin her geçen yıl bu yatırımların faydasından daha çok istifade edeceklerdir.Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme odaklı kalkınma hamlelerinin somut neticeleri birer birer ortaya çıktıkça 2023 hedeflerinin, 2053 vizyonunun afaki söylemler olmadığı çok daha iyi anlaşılacaktır. Ülkemizi terör örgütleri ve bölgesindeki kriz merkezleri üzerinden köşeye sıkıştırdığını, hedeflerinden uzaklaştırdığını sananlara cevabımız işte bugün burada açılışını yaptığımız, temelini attığımız tesisler, müjdesini paylaştığımız haberlerdir. Büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak sesleri giderek daha yakından gelmeye başladıkça birilerinin telaşı da artıyor. Ama ne yaparlarsa yapsınlar bu kutlu yürüyüşü engelleyemeyecekler.”

Türkiye’nin Yavuz, Fatih ve Kanuni isimlerini taşıyan üç derin deniz sondaj gemisi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üst üste keşifler yapan Fatih gemisinin Türkali-2 kuyusunda sondaja devam ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanuni gemisinin de Fatih gemisinin doğal gaz keşfettiği kuyularda üretim için gereken testleri ve tamamlama faaliyetlerini yürüteceğini bildirdi.

Akdeniz’de görevli Yavuz gemisinin de Taşucu Limanı’nda bakımda olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah o da yakında faaliyet sahasına dönüp, sondaja başlayacak” dedi.

Daha sonra Kanuni sondaj gemisine canlı bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, oradaki yetkililerden çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

Filyos Doğal Gaz Kara Bağlantısı ve Gaz İşleme Tesisi Temel Atma Töreni’ne de bağlanan ve tesise ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla temel atma törenine geçildi ve tesisin ilk harcı döküldü. Temel atma töreninin ardından Filyos Limanı’nın açılışına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenlere teşekkür etti ve petrol kuyularından bereketli neticeler almayı diledi.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler açılışı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdele kesimi sırasında, “Rabb’im Filyos Limanı’nın açılışını bizlere nasip etti, inşallah tüm buraya gemilerin yanaşmasıyla birlikte elleçleme olsun, buradan ihracatlar olsun, o günleri de görmeyi bizlere nasip etsin” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez tarafından hediye takdim edildi.

Dünya

“Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 76. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Avrupa Birliği’ne üyelik sürecindeki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Afrika’yla yüzyıllara dayanan köklü bağlarımızdan aldığımız güçle, bugün de Kıta’yla ve Afrika Birliği’yle dayanışma içindeyiz. Yeniden Asya girişimimizle de Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki birleştirici konumunu pekiştiriyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ikili ve çok taraflı platformlarda ilişkilerimizi geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur, olmaya devam edecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York şehrinde Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasının başında Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu’nun tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki yıl sonra tekrar Genel Kurul’da bulunmaktan ve siz değerli dostlarıma hitap etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Geride bıraktığımız yaklaşık iki yılda tüm insanlık olarak gerçekten sancılı günler geçirdik. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen Kovid-19 salgınında, aralarında dostlarımızın, yakınlarımızın, sevdiklerimizin de olduğu 4,6 milyon insanı kaybettik. Gösterilen onca çabaya ve aşılamada alınan mesafeye rağmen salgının olumsuz etkilerinin hâlen devam ettiğini görüyoruz” diye ekledi.

Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu’nun da işte böyle bir atmosferde gerçekleştirildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada vereceğimiz dayanışma ve iş birliği mesajlarının salgınla mücadeleyi desteklemenin yanı sıra, zor günler yaşayan milyarlarca insanın umutlarını artıracağına da inanıyorum. Genel Kurulumuzun, uluslararası toplumun küresel meselelerin çözümüne daha etkin katkı sağlaması için güçlendirilmesi gerekiyor. Bu doğrultuda verimli çalışmalar yapan 75. Genel Kurul Başkanı Sayın Volkan Bozkır’a şükranlarımı sunuyorum. 76. Genel Kurul Başkanlığını üstlenen Sayın Abdulla Shahid’in devraldığı bayrağı çok daha yukarılara taşıyacağına inanıyorum. Türkiye olarak Genel Kurul’un faaliyetlerini en verimli şekilde icra etmesi için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevini bir kez daha üstlenen Sayın Guterres’i tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.

“SALGINDA, KÜRESEL DAYANIŞMA AÇISINDAN İYİ BİR İMTİHAN VERİLEMEDİ”

Bu yılki Genel Kurul’un “Umutla Dayanaklılığı İnşa Etmek” temasıyla düzenlenmesinin fevkalade isabetli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle, acı da olsa bir gerçeği ifade etmek istiyorum: İnsanlık olarak bize büyük bir aile olduğumuzu tekrar hatırlatan bu salgında, ne yazık ki, küresel dayanışma açısından iyi bir imtihan verilemedi. Bilhassa az gelişmiş ülkeler ve yoksul toplum kesimleri, salgın karşısında âdeta kaderlerine terk edildi. Dünya genelindeki can kaybının yüksekliğinde, küresel sistemin artık çözüm yerine sorun çıkaran, sorunları derinleştiren, sorunları çözümsüzlüğe mahkûm eden çarpık yapısının da payı bulunuyor. Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği, on milyonlarca insanın virüsün pençesinde kıvrandığı bir dönemde, aşı milliyetçiliğinin farklı yöntemlerle hâlen sürdürülüyor olması, insanlık adına yüz kızartıcıdır. Kovid-19 salgını gibi küresel bir felaketin üstesinden, ancak uluslararası işbirliği ve dayanışmayla gelinebileceği açıktır” dedi.

Tüm ülkelerin salgından kurtulmadan, herhangi bir ülkenin tek başına güvenle hayatını sürdürmesinin mümkün olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel Kurul’da ortaya konacak iradenin, bu hakikatin anlaşılması bakımından bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Salgın döneminde küresel iş birliğinin önemi yanında tıp biliminin ulaştığı yüksek seviyeyi de görme imkânı bulduk. Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanan ilk aşının Almanya’da yaşayan Türk kökenli iki bilim insanı tarafından geliştirilmesinden gurur duyduk. Türkiye olarak ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ inancıyla ilk günden itibaren elimizdeki imkânları dost ve kardeşlerimizle paylaşmaya çalıştık Bir taraftan vatandaşlarımıza en iyi sağlık hizmetini sunarken, diğer taraftan da 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa tıbbî yardım gönderdik. Bu vesileyle, yerli aşımız Turkovac’ı yakın zamanda milletimizle birlikte tüm insanlığın istifadesine sunacağımızı ifade etmek istiyorum. Dünya Sağlık Örgütü’nün güçlendirilmesi ve salgınlara karşı sözleşme hazırlanması girişimlerini destekliyoruz. Kamu sağlığının korunması ile sosyal ve ekonomik hayatın devamı arasında makul bir denge kurulması gerektiğini de özellikle vurguluyoruz” şeklinde konuştu.

“AFGANİSTAN’IN ULUSLARARASI CAMİANIN YARDIMINA VE DAYANIŞMASINA İHTİYACI BULUNUYOR”

“Yaşadığımız hadiseler bize bazı gerçekleri tekrar hatırlatmaktadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sevinçlerimiz gibi hüzünlerimiz, acılarımız gibi başarılarımız, sorunlarımız gibi çözümlerimiz de ortaktır. ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla hareket edildiğinde, bunun faturasını sadece belli başlı ülkeler değil, tüm insanlık ödemektedir. Sahadaki gerçekleri ve sosyal dokuyu dikkate almayan dayatmacı yöntemlerle meselelere çözüm üretilemeyeceği en son Afganistan’da, hem de çok acı bir şekilde, görülmüştür. Afganistan halkı, 40 seneden fazladır süren istikrarsızlık ve çatışmaların sonuçlarıyla baş başa bırakılmıştır. Siyasi süreçten bağımsız olarak Afganistan’ın uluslararası camianın yardımına ve dayanışmasına ihtiyacı bulunuyor. Ülkede bir an önce barış, istikrar ve güvenliğin tesis edilerek Afgan halkının huzura kavuşmasını temenni ediyoruz.”

“ULUSLARARASI TOPLUM BİR ON YIL DAHA SURİYE KRİZİNİN DEVAM ETMESİNE İZİN VEREMEZ”

Türkiye’nin bu zor günlerinde Afgan halkına karşı kardeşlik görevini yerine getirmeyi sürdüreceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de tüm dünyanın gözlerinin önünde yüz binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin yerlerinden edilmesine neden olan insani dram, onuncu yılını geride bıraktı. Ülkemiz, bir yandan 4 milyona yakın Suriyeliye kucak açarken, bölgeyi kana ve gözyaşına boğan terör örgütlerine karşı da sahada mücadele etmektedir. DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan ve bu terör örgütünü hezimete uğratan tek NATO müttefikiyiz. Yine sahadaki varlığımızla, PKK terör örgütünün Suriye’deki uzantılarının işlediği katliam ve etnik temizlik faaliyetlerinin önüne geçtik. Şehitler verme pahasına yürüttüğümüz çabalar sonucunda güvenli hâle getirdiğimiz bölgelere, şu ana kadar 462 bin Suriyelinin gönüllü olarak geri dönüşünü sağladık. Aynı şekilde, İdlib’teki varlığımız sayesinde, milyonlarca insanın hem canını kurtardık hem yerinden edilmesini önledik. Uluslararası toplum bir on yıl daha Suriye krizinin devam etmesine izin veremez. Soruna, Suriye halkının beklentilerini karşılayacak şekilde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde siyasi bir çözüm bulunması için daha güçlü bir irade ortaya konulması gerekiyor” diye ekledi.

Suriye’nin kuzeybatısına Türkiye üzerinden ulaştırılan Birleşmiş Milletler insani yardım mekanizmasının 12 ay süreyle uzatılmış olmasını memnuniyetle karşıladıklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda sergilenen uzlaşmacı yaklaşımın, siyasi sürecin ilerletilmesi ve sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde geri dönüşlerinin sağlanması için de ortaya konulmasını temenni ediyoruz. Bölgedeki terör örgütleri arasında ayrım yapılmasının, bunların taşeron olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu, huzurlarınızda tekrar ifade etmek istiyorum. Son on yılda dünyanın farklı ülkelerinde yaşanan terör eylemleri, terörün sadece bizim değil, tüm insanlığın ortak düşmanı olduğunu göstermiştir. Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve millî güvenliğimizi tehdit eden terör örgütleriyle mücadelemiz kararlılıkla sürecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizde, Suriyeliler dışında da sayıları 1 milyonu aşan çeşitli statülerde göçmen vardır. Afganistan’daki gelişmeler sebebiyle, son dönemde bu ülkeden de göç akını ihtimaliyle karşı karşıyayız. Suriye krizinde insanlık onurunu kurtaran bir ülke olarak artık yeni göç dalgalarını karşılamaya ne imkânımız ne de tahammülümüz vardır. Adil yük ve sorumluluk paylaşımı temelinde, tüm paydaşların bu konuda üzerine düşeni yapmasının vakti çoktan gelmiştir. Artık 1951 Cenevre Sözleşmesi’ni ve uluslararası insani hukuku aşındıranlara karşı somut bir tavır ortaya konulmalıdır.”

“Libya’da uluslararası meşruiyete verdiğimiz güçlü destek sayesinde ateşkes tesis edilmiş, ardından da Başkanlık Konseyi ve Millî Birlik Hükûmeti kurulmuştur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Birlik Hükûmeti’nin kamu hizmetlerinin sağlanması, tüm kurumların birleştirilmesi ve seçimlerin zamanlıca düzenlenmesi çabalarına destek vermeye devam edeceklerini kaydetti ve uluslararası topluma Libya’nın tüm bölgelerini temsil eden meşru hükûmetin yanında durulması çağrısını tekrarladı.

“FİLİSTİN HALKINA YÖNELİK ZULÜM SÜRDÜKÇE ORTA DOĞU’NUN KALICI BARIŞ VE İSTİKRARA KAVUŞMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Bölgede istikrarsızlığı körükleyen, barış ve güvenliği tehdit eden en önemli sorunlardan birinin de İsrail-Filistin ihtilafı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin halkına yönelik zulüm sürdükçe Orta Doğu’nun kalıcı barış ve istikrara kavuşması mümkün değildir. Bunun için işgal, ilhak ve yasa dışı yerleşim politikalarına mutlaka ve derhal son verilmelidir. Kudüs’ün 1947 tarihli Birleşmiş Milletler kararına dayanan uluslararası statüsüne, Harem-i Şerif’in mahremiyetine ve Filistin halkının haklarına yönelik ihlallere karşı durmayı sürdüreceğiz. Barış süreci ve iki devletli çözüm vizyonu, daha fazla gecikmeksizin yeniden canlandırılmalıdır. 1967 temelinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması, öncelikli hedeflerimiz arasındaki yerini koruyor” dedi.

Kafkasya’daki istikrar bakımından yakın dönemde önemli adımlar atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Azerbaycan, meşru müdafaa hakkını kullanarak Güvenlik Konseyi’nin yıllardır uygulanmayan kararlarına konu olan öz topraklarındaki işgali sona erdirmiştir. Bu gelişme bölgede, kalıcı barış adına yeni fırsat pencerelerinin açılmasına da imkân sağlamıştır. Tarafların atacağı her olumlu adımı desteklemek kararındayız. İlhakını tanımadığımız Kırım dâhil, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasına önem veriyoruz. Çin’in toprak bütünlüğü perspektifinde Müslüman Uygur Türklerinin temel haklarının korunması hususunda daha çok çaba gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Keşmir’de 74 yıldır süregelen sorunun, taraflar arasında diyalog yoluyla ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde çözülmesinden yana olan tavrımızı sürdürüyoruz. Bangladeş ve Myanmar’daki kamplarda zor şartlarda yaşayan Rohinga Müslümanlarının ana vatanlarına güvenli, gönüllü, onurlu ve kalıcı şekilde geri dönüşlerinin sağlanmasına da destek veriyoruz.”

“DOĞU AKDENİZ’DEKİ SÜKÛNET ORTAMININ DEVAMI ORTAK ÇIKARIMIZADIR”

Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümün ancak sonuç odaklı, gerçekçi bir yaklaşımla mümkün olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletlerin eşit olarak kabul ettiği Ada’daki iki halktan birinin lideri sizlere hitap edebilirken, diğer liderin bu platformda sesini duyuramaması adil değildir. Çözüm için Ada’nın asli unsuru olan Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerekiyor. Kıbrıs Türk halkının ortaya koyduğu yeni çözüm vizyonunu destekliyoruz. Buradan, uluslararası topluma Kıbrıs Türklerinin görüşlerini açık fikirlilikle ve önyargısız bir şekilde değerlendirme çağrısında bulunuyorum. Doğu Akdeniz’deki sükûnet ortamının devamı ortak çıkarımızadır. Deniz yetki alanlarının paylaşımına ilişkin sorunların uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde çözülmesini temenni ediyoruz. Bunun için öncelikle, Doğu Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip Türkiye’yi bölgede yok sayan anlayıştan vazgeçilmesi şarttır” ifadelerini kullandı.

Diyalog ve iş birliği için bölgedeki tüm aktörlerin yer alacağı “Doğu Akdeniz Konferansı” düzenlenmesi önerisinin hâlâ masada olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benzer şekilde Ege Denizi’ndeki sorunların da yine ikili diyalogla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Avrupa Birliği’ne üyelik sürecindeki kararlılığımızı da sürdürüyoruz. Afrika’yla yüzyıllara dayanan köklü bağlarımızdan aldığımız güçle, bugün de Kıta’yla ve Afrika Birliği’yle dayanışma içindeyiz. Bu anlayışla Üçüncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin önümüzdeki dönemde Türkiye’de yapılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeniden Asya girişimimizle de, Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki birleştirici konumunu pekiştiriyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ikili ve çok taraflı platformlarda ilişkilerimizi geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur, bundan sonra da olmaya devam edecektir” dedi.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN EN BÜYÜK ETKİSİ BÜYÜK ŞEHİRLERİN MERKEZİNDE YAŞAYAN NÜFUSLAR ÜZERİNDE GÖRÜLECEKTİR”

Dünyanın, üzerindeki milyonlarca canlı türüne kucak açarken, bu cömertliğinin karşılığında bizden sadece tabiatın dengesine saygı duymamızı istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanoğlu, tarih boyunca sürdürdüğü gelişme ve kalkınma arayışında, dünyanın bize sunduğu kaynakları, maalesef hoyratça kullanmıştır. Asırlardır devam eden bu sürecin sonunda, tabiatın kendi dengesi dışında, tamamen insanoğlunun yol açtığı tehditlerle karşı karşıya bulunuyoruz. İklim değişikliği, hava kirliliği, su ve gıda güvenliği, biyoçeşitliliğin kaybı gibi başlıklar altında toplayabileceğimiz sorunlar, insanlığın geleceğini belirsizliğe atacak boyuta ulaşmıştır. Bu başlıklardan iklim değişikliği, çevre sorunu olmanın ötesinde telafisi imkânsız sonuçlara yol açması bakımından, üzerinde özellikle durulması gereken bir konudur” açıklamasında bulundu.

“Sanayi öncesi döneme kıyasla yüzde 50 artış gösteren karbondioksit, metan, azot oksit gibi sera gazları, dünyamızın âdeta ateşini yükseltiyor” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim bir süredir dünyanın her tarafında, sanayi öncesi döneme göre 1,1 santigrat derece artış gösteren sıcaklığın yol açtığı afetler yaşanıyor. Asya ve Avrupa’da seller, Amerika’da kasırgalar, Afrika’da kuraklık, Akdeniz çanağında yangınlar, Grönland’ın zirvesine yağmur yağması gibi alışık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz. Bu afetler, çevreye ve ekosisteme verdiği zararlar yanında, insanların can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor. Pek çok yerde insanlar toplu olarak başka yerlere gitmeye, göç etmeye hazırlanıyor. Hâlbuki dünya Suriye ve Afganistan gibi çatışma kaynaklı kriz bölgelerinin yol açtığı mülteci meselesine çözüm bulamadı. Böyle bir dönemde; kuraklık, gıda sıkıntısı, hava olayları gibi sebeplere dayalı yüzlerce milyonluk göçlerle nasıl baş edileceği meçhuldür ” şeklinde konuştu.

İklim değişikliğinin en büyük etkisinin büyük şehirlerin merkezinde yaşayan nüfuslar üzerinde görüleceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mesela içinde bulunduğumuz New York şehri, sadece iki hafta arayla maruz kaldığı dev kasırgaların yol açtığı ve her biri ancak 500 yılda bir görülebilen yağışlar yüzünden zor günler geçirmiştir. Avrupa’nın batısını etkileyen yağışların sebep olduğu yıkımlar, hâlâ onarılamamıştır. Türkiye olarak bu konuda en hızlı ve etkin çözümler üreten ülke olmamıza rağmen, biz de oldukça sıkıntılı günler yaşadık. Dünyadaki altyapının önemli bir bölümü son iki asrın ürünüdür. İklim değişikliğinin yol açtığı değişimleri bu altyapıyla karşılayabilmek mümkün değildir.”

“ŞEHİR PLANLAMALARININ ARTIK İKLİM DEĞİŞİKLİNİN YOL AÇTIĞI SONUÇLAR GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK YAPILMASI ZORUNLU HÂLE GELMİŞTİR”

“Küresel sıcaklık artışının devam etmesi, dolayısıyla daha yoğun yağışların gelecek olması hepimizi yeni arayışlara yöneltmelidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesela, şehir planlamalarının artık iklim değişiklinin yol açtığı sonuçlar göz önünde bulundurularak yapılması zorunlu hâle gelmiştir. En önemli karbon yutak alanları arasında yer alan ormanların, bir yandan arazi kullanımıyla, diğer yandan yangınlarla yok olmaya yüz tutması, dünyamızı bekleyen bir diğer tehlikedir. Son yıllarda yaşanan ve ülkemizi de etkileyen büyük orman yangınları, karbon depolama alanlarımızı hızla elimizden alıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sıcaklık artışının etkilediği bir diğer alanın da denizlerin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genleşen su ve eriyen buzullar deniz seviyelerini son bir asırda 20 santim yükseltmiştir. Bu rakam, dünyanın son 3 bin yılındaki en hızlı artışı ifade ediyor. Şayet etkin önlemler alınmaz ve sera gazı emisyonları artmayı sürdürürse, yüzyılımızın sonunda deniz seviyelerinin bir metreden fazla yükselmesi bekleniyor. Böyle bir yükseliş, kıyı şehirlerinin ve ada devletlerinin önemli bölümünün haritalardan silinmesi demektir. Üstelik bu felaketten en çok da, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu, iklim değişikliğine neden olmayan ülkeler etkilenecektir. Tabii bu durum beraberinde yeni ve devasa kitlelerden oluşan göç dalgalarını da getirecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Denizlerin bir başka özelliği de, ormanlar gibi, önemli karbon yutak alanları olmalarıdır. Atmosferde sürekli artış gösteren karbondioksit emilimi asitleşmeyi tetikleyerek denizlerdeki canlı hayatını da alt üst edecektir. Dikkatiniz çekmek istiyorum; saydığım tüm bu sorunlar sadece sıcaklıktaki 1,1 santigratlık artışla ortaya çıkmıştır. Bu artışın 1,5 santigrata, 2 santigrata ve daha fazlasına yükseldiğinde nelerle karşılaşabileceğimizin takdirini sizlere bırakıyorum.”

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN SONUÇLARI GELİŞMİŞ ÜLKE, GELİŞMEMİŞ ÜLKE AYRIMI YAPMADAN HERKESİ ETKİLİYOR”

İşte tüm bu gelişmeler üzerine dünya devletleri olarak, iklim değişikliğiyle mücadele için, 2015 yılında bir araya gelerek Paris İklim Anlaşması’nı imzaladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın hedefinin, yüzyılın ortasına kadar küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlı tutmak olduğunu hatırlattı ve “Ancak gidişat, bunun çok da mümkün olmadığına işaret ediyor. Dolayısıyla acil olarak çok daha etkin tedbirlerin alınması gerekiyor. Bunun için öncelikle ve en çok da, iklim değişikliğine yol açan sorunların ortaya çıkmasında tarihî sorumluluğu olan ülkelerin elini taşın altına koyması şarttır. İklim değişikliğinin sonuçları, elbette gelişmiş ülke, gelişmemiş ülke ayrımı yapmadan herkesi etkiliyor. Koronavirüs salgınının önüne, geliştirilen aşılarla geçmek belki mümkün olabilecek. Ama iklim değişikliği konusunda böyle bir laboratuvar çözümü bulunabilmesi söz konusu değildir” şeklinde konuştu.

“İşte bunun için her fırsatta dile getirdiğimiz ‘Dünya Beşten Büyüktür’ tespitini, iklim değişikliği hususunda da tekrarlıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabiata, havamıza, suyumuza, toprağımıza, yeryüzüne kim en çok zararı verdiyse, doğal kaynakları kim vahşice sömürdüyse, iklim değişikliğiyle mücadeleye en büyük katkıyı da onlar yapmalıdır. Geçmişten farklı olarak bu defa kimsenin, ‘ben güçlüyüm, fatura ödemem’ deme hakkı yok” ifadelerini kullandı.

İklim değişikliğinin, aslında insanoğluna oldukça adil davrandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Avrupalı Asyalı, Amerikalı Afrikalı, zengin fakir farkı dinlemeden herkese aynı muameleyi yapıyor. Hepimize düşen görev bu tehdit karşısında, hakkaniyete dayalı bir yük paylaşımıyla tedbirlerimizi almak, yükümlülüklerimizi süratle yerine getirmektir. Türkiye olarak bu anlayışla hareket ediyoruz. Paris İklim Anlaşması’na ilk imza atan ülkelerden biriyiz. Ancak, yükümlülüklerle ilgili adaletsizlikler sebebiyle henüz bu anlaşmayı yürürlüğe koymamıştık. Son dönemde bu çerçevede kaydedilen mesafenin ardından aldığımız kararı, buradan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndan tüm dünyaya duyurmak istiyorum. Paris İklim Anlaşması’nı, ulusal katkı beyanımız çerçevesinde önümüzdeki ay Meclisimizin onayına sunuyoruz. Glasgow’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’ndan önce, ‘karbon nötr’ hedefli anlaşmanın onay aşamasını tamamlamayı planlıyoruz. Yatırım, üretim, istihdam politikalarımızda köklü değişikliğe yol açacak bu süreci, 2053 vizyonumuzun ana unsurlarından biri olarak kabul ediyoruz.”

“BARIŞ, İSTİKRAR, REFAH VE MUTLULUK İÇİNDE BİR DÜNYAYI BERABERCE İNŞA EDEBİLİRİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii, iklim değişikliğiyle ilgili başka adımlarımız da var. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyum için gereken eylem planını hazırlayarak geçtiğimiz aylarda devreye aldık. Eşim Emine Erdoğan öncülüğünde yürütülen ‘Sıfır Atık Projesi’yle, geri kazanım oranımızı üç yılda dokuz puan artırdık. Orman varlığımızı 20,8 milyon hektardan yaklaşık 23 milyon hektara yükselterek yutak alanlarımızı çoğalttık. Yenilebilir enerji kaynaklarının elektrik üretiminde kurulu gücümüz içindeki payını yüzde 53’e çıkardık. Sanayimizi temiz üretim faaliyetlerine uygun şekilde yapılandıracak adımları zaten uzunca bir süredir teşvik ediyoruz. Bu çalışmaları, gereken finansman desteğini alarak daha ileriye taşıma konusunda kararlıyız” dedi.

Küresel hiçbir soruna, krize, çağrıya kayıtsız kalmayan Türkiye’nin iklim değişikliği ve çevrenin korunması hususlarında da üzerine düşeni yapacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözlerime son verirken karşı karşıya kaldığımız zorluklara rağmen, daha adil bir dünyanın mümkün olduğuna dair inancımızı tekrarlamak istiyorum. Birleşmiş Milletleri, tüm insanlığı ilgilendiren meselelerin çözümü için yegâne platform olarak görmeyi sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz binanın hemen karşısında yer alan ve açılışını dün yaptığımız yeni Türkevi binamız da, Birleşmiş Milletler sistemine olan güvenimizin bir ifadesidir. Dünyadaki en büyük beş diplomatik ağdan birine sahip bir ülke olarak çok geniş bir coğrafyada vicdanlı ve adil çözümler için sahada ve masada güçlü şekilde varlık gösteriyoruz. Barış, istikrar, refah ve mutluluk içinde bir dünyayı beraberce inşa edebiliriz. Hepinizi Milletim ve şahsım adına bir kez daha selamlıyor, 76. Genel Kurul çalışmalarının başarıyla geçmesini temenni ediyorum. Kalın sağlıcakla” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri, iki güçlü stratejik ortak ve 70 yıllık müttefiktir”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan İş Konseyi (TAİK) 11. Türkiye Yatırım Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye ve ABD iki güçlü stratejik ortak ve 70 yıllık müttefiktir. Bu çok özel ve sağlam temellere dayanan iş birliğimiz, yıllardır dünyanın birçok coğrafyasında barışa, istikrara ve güvenliğe katkı sağlamıştır. Son dönemde yaşanan kritik gelişmeler ülkelerimiz arasındaki stratejik ortaklığın önemini ve kıymetini bir kez daha göstermiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk-Amerikan İş Konseyi (TAİK) 11. Türkiye Yatırım Konferansı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, etkinliğe katılanları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu vesilesiyle geldiği New York’ta bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.

Amerikan iş dünyasının farklı sektörlerini temsilen toplantıya iştirak eden misafirlere “hoş geldiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayında bazı Amerikan şirketlerinin yöneticileriyle video konferans yoluyla fikir alışverişinde bulunduğunu, yeni iş birliği ve yatırım imkânlarını ele aldıklarını hatırlattı.

Bu defa da Türk-Amerikan İş Konseyi’nin Amerikan iş dünyasının değerli temsilcileriyle bir araya gelmelerine imkân sağladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konseye teşekkür etti.

“GENİŞ BİR ALANDA CİDDİ İŞ BİRLİĞİ İMKÂNLARIMIZ BULUNUYOR”

Toplantının, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkı yapmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ve ABD iki güçlü stratejik ortak ve 70 yıllık müttefiktir. Bu çok özel ve sağlam temellere dayanan iş birliğimiz, yıllardır dünyanın birçok coğrafyasında barışa, istikrara ve güvenliğe katkı sağlamıştır. Son dönemde yaşanan kritik gelişmeler, ülkelerimiz arasındaki stratejik ortaklığın önemini ve kıymetini bir kez daha göstermiştir” dedi.

Türkiye ile ABD arasında sadece ekonomi ve ticarette değil, güvenlikten teröre, savunmadan yatırımlara uzanan geniş bir alanda ciddi iş birliği imkânlarının bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kişisel ilişkilerde olduğu gibi devletler de zaman zaman bazı konularda görüş ayrılıkları yaşayabilir. Biz, bunların dayanışma ve karşılıklı saygı çerçevesinde diyalog yoluyla aşılabileceğine inanıyoruz. Türk-Amerikan ilişkilerinin konu bu zaviyeden ele alındığında karşılaşılan zorlukları aşabilecek olgunluğa ve kapasiteye sahip oldu görülecektir. Önemli olan her iki ülkede de bu yönde kuvvetli bir siyasi anlayış ve iradenin bulunmasıdır. Değerli dostum Başkan Biden ile 14 Haziran’da Brüksel’de yaptığımız samimi ve kapsamlı görüşmede bu konudaki ortak irademizi teyit ettik. Sayın Başkanla ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesinin hem mümkün hem de gerekli olduğu hususunda tam bir mutabakat içindeyiz. İkili ticaret hacmimizi 100 milyar dolara ulaştırmaya yönelik kararlılığımızı beraberce vurguladık. Bu rakamın, doğru adımların atılması hâlinde rahatlıkla erişilebilecek gerçekçi bir hedef teşkil ettiğinden hemfikiriz.”

“İKİLİ TİCARET HACMİ, SALGIN ŞARTLARINA RAĞMEN GEÇEN SENE 21 MİLYAR DOLARA YÜKSELMİŞTİR”

Türkiye ile ABD arasındaki ikili ticaret hacminin salgın şartlarına rağmen geçen sene 21 milyar dolara yükseldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında üçüncü sırada yer aldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikili ticaret hacminin yılsonunda 25 milyar dolara ulaşmasını beklediklerini belirterek şöyle konuştu: “Siz, iş insanlarımızla birlikte salgın sonrası dönemi doğru şekilde değerlendirmemiz hâlinde 100 milyar dolar hedefimize rahatlıkla ulaşacağımıza inanıyorum. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin gelişmesinde artan karşılıklı yatırımların önemli bir rolü bulunuyor. 2021 yılının Haziran ayı itibariyle Türkiye’de faaliyet gösteren Amerikalı şirket sayısı bin 971’e ulaştı. Amerika’nın Türkiye’deki doğrudan yatırımları 13 milyar doları buldu. Türk yatırımcıları da Amerika’da 7,2 milyar dolarlık doğrudan yatırım yaptı. Uygun maliyet ve geniş üretim imkânları, iyi eğitimli iş gücü ve modern lojistik altyapısıyla Türkiye, küresel ticarette giderek daha fazla ön plana çıkıyor. Ülkemiz salgın dönemi boyunca küresel tedarik zincirlerinin güvenilir bir halkası olduğunu göstermiştir. Salgın döneminde sadece sağlıkta değil; üretim, lojistik, kamu güvenliği, istihdam, sosyal destekler alanlarında da ülkemiz pozitif yönde ayrıştı.”

“ULUSLARARASI YATIRIMCILARIN ÜLKEMİZDE GÜVENLE YATIRIM YAPMALARI İÇİN GEREKLİ YASAL DÜZENLEMELERİ HAYATA GEÇİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Asya merkezli üretim ağına alternatif arayışlarında üç kıtayı birleştiren stratejik konumuyla Türkiye’nin giderek daha çok öne çıkmaya başladığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olumsuz küresel ekonomik iklime, tedarik ve lojistik zincirlerindeki aksaklıklara ve artan korumacılığa rağmen 2020 yılını büyümeyle kapattığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl gerçekleşen yüzde 1,8’lik büyüme oranıyla Türkiye’nin G-20 içerisinde ikinci sırada yer aldığına dikkati çekerek, Türkiye’nin aynı dönemde G-20’de sanayi üretimi en çok artan ülkelerden olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin bu ivmeyi 2021’in ilk çeyreğinde yüzde 7,2 ve ikinci çeyreğinde yüzde 21,7 oranında büyüme oranları yakalayarak devam ettirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde ihracatta da bir rekora imza atılarak yıllık bazda 210 milyar doların geride bırakıldığını aktardı.

Son 19 yıldır aralıksız sürdürdükleri reform gündeminden de kopmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kısa süre önce İnsan Hakları Eylem Planımız ile Ekonomi Reform Paketimizi milletimizle paylaştık. Ülkemizi sivil, daha demokratik ve özgürlükçü bir anayasaya kavuşturma hedefiyle başlattığımız çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uluslararası yatırımcıların ülkemizde güvenle yatırım yapmaları için gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Küresel ekonomi ve üretim paradigmasında yaşanan köklü değişimleri de yakından izliyoruz. İnsanlığın iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini giderek daha fazla hissetmeye başladığını görüyoruz. Biz de ekonomimizi bu yönde dönüştürecek yenilikçi ve çevre dostu adımları atıyoruz. Esnek ve yüksek üretim kapasitemiz, özellikle tedarik zincirleri ve arz güvenliği bakımından Amerikan firmaları için birçok fırsat barındırıyor.”

Ekonomik ve ticari dayanışmayı güçlendirmenin bir yolunun da iş birliği alanlarını çeşitlendirmekten geçtiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerji konusu bu bakımdan her iki ülkeye ciddi imkânlar sunuyor. Amerika’yla enerji alanındaki iş birliğimiz özellikle sıvılaştırılmış doğal gaz LNG sektöründeki ortak faaliyetlerimiz artarak devam ediyor. Bu alandaki iş birliğimizi önümüzdeki dönemde daha da ilerleteceğimize inanıyorum.” dedi.

Türk Hava Yolları’nın, Amerika’da hâlihazırda 10 noktaya doğrudan uçuş gerçekleştirdiğini, 23 Eylül’de de Dallas Havaalanına da uçuş başlatacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk Hava Yolları’nın gelişmiş ağıyla kurulan bu hava köprüsünün turizm başta olmak üzere ilişkilerimizin her boyutuna müspet yansımaları olacağı aşikârdır” dedi.

İş insanlarının iki ülke arasındaki dostluğun ve ortaklığın elçileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ile Amerika arasındaki ekonomik ve ticari ortaklığın gerçek potansiyeline ulaşmasında sizlerin vereceği güçlü desteğin katkısı büyük olacaktır. Önümüzdeki bu kazançlı potansiyelden daha fazla yararlanmak için karşılıklı diyaloğu ve iş birliğini artırmalıyız. Bu amaçla Amerika’nın farklı sektörel önceliklere sahip 50 eyaletine yönelik yerel odaklı ticaret politikaları geliştiriyoruz. Biz bu doğrultuda samimiyetle çalışırken Amerika’nın Türkiye’ye yönelik ticareti engelleyici bazı tek taraflı uygulamaları işimizi zorlaştırıyor. Bununla birlikte bu meselelerin karşılıklı çıkar ve anlayış temelinde diyalog yoluyla çözüme kavuşturulacağını düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN AYDINLIK GELECEĞİNE VE POTANSİYELİNE GÜVENMEYİ SÜRDÜRMENİZİ BEKLİYORUM”

İş insanlarına bu konuda büyük rol düştüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaretimizin önündeki engellerin kaldırılması hususunda Amerikan makamları nezdinde girişimlerde bulunmanızı bekliyoruz. Türk-Amerikan ilişkilerinin ilerletilmesi için sizlerin ve iş konseylerinin göstereceği katkıların çarpan etkisi yapacağı şüphesizdir. Tek gündemi Türk-Amerikan ilişkilerini zehirlemek olan bazı lobilerin ve çıkar gruplarının ülkemiz aleyhindeki asılsız karalama kampanyalarının gerçek amacını ve arz ettiği tehlikeyi de çok iyi gördüğünüzü biliyorum. Bu art niyetli hukuki ve tarihî gerçeklerden uzak bu faaliyetlere karşı sağlam bir duruş sergileyeceğinize inanıyorum” diye konuştu.

Toplantıya katılımları için iş insanlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’deki ilgili kurum ve kuruluşlarımız ile Amerika’daki temsilciliklerimizin kapılarının sizlere her zaman açık olduğunu hatırlatmak istiyorum. Sizlerden Türkiye’nin aydınlık geleceğine ve potansiyeline güvenmeyi sürdürmenizi bekliyorum” dedi.

Toplantının icrasında emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta yeni Türkevi binasının açılışına katıldı

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Yeni Türkevi Binası’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkevi Binamız, Birleşmiş Milletlere, çok taraflılığa, adalete ve barışa olan inancımızın da bir sembolüdür. Büyüyen, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin diplomatik ağırlığının ve vizyonunun yeni bir nişanesini burada yükselttik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta Yeni Türkevi Binası’nın açılış törenine katıldı.
Temeli dört yıl önce atılan ve açılışını yaptıkları Yeni Türkevi binasının hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tarihî günde aramızda olduğunuz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“NEW YORK’UN SİLÜETİNE TARİHÎ VE GELENEKSEL MİMARİMİZİN GÜZELLİKLERİNİ VE ZARAFETİNİ YANSITIYORUZ”

Bugün, haklı bir gurur yaşadıkların söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gururluyuz; çünkü devletimize, milletimize kalıcı bir eser daha kazandırıyoruz. Gururluyuz; çünkü bu eserle New York’un siluetine tarihî ve geleneksel mimarimizin güzelliklerini ve zarafetini yansıtıyoruz. Gururluyuz; çünkü mimarlarımızın, mühendislerimizin, işçi kardeşlerimizin alın teriyle muhteşem bir eserin inşasını tamamladık” dedi.

Bu göz kamaştırıcı binanın inşasında kullanılan malzeme ve tefrişat unsurlarının büyük ölçüde Türkiye’den getirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mimarinin ve mühendisliğin en son imkânlarının kullanıldığı binamızın tasarımı, iklim değişikliğini konuştuğumuz şu dönemde, çevreye duyarlılık esasına göre yapıldı. Böylece, ortaya Türkiye’nin büyüklüğünü, birikimini ve artan gücünü yansıtan bir başyapıt çıktı” şeklinde konuştu.

Türkevi binasının bugünkü konumuna gelmesinde birçok ismin payı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Binamız, Dışişleri eski Bakanlarımızdan merhum İhsan Sabri Çağlayangil tarafından devletimize kazandırılan arsa üzerinde yükseldi. 1977-2013 yılları arasındaki ilk hizmet döneminin ardından binamızı yenilemeye karar verdik. Kültürümüzde müstesna bir yere sahip laleden ilham alınarak, Selçuklu motifleri gibi geleneksel öğelerle bezenerek tasarlanan yeni mimarisiyle Türkevi’ne bugün tekrar kavuştuk.”

“TÜRKİYE, ULUSLARARASI BARIŞIN VE GÜVENLİĞİN TESİSİ İÇİN GÖSTERİLEN ÇABALARA AKTİF KATKI SAĞLIYOR”

Türkevi’nin Birleşmiş Milletler Nezdindeki Daimi Temsilciliğine ve New York Başkonsolosluğuna ev sahipliği yapacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti New York Temsilciliği’nin de Türkevi’nde faaliyet göstereceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler binasının tam karşısında bu denli önemli bir eseri hayata geçirmemiz ayrı bir anlam taşıyor. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden biri olarak uluslararası barışın ve güvenliğin tesisi için gösterilen çabalara aktif katkı sağlıyor. Uluslararası misyonlarda üstlendiğimiz sorumlulukları başarıyla yerine getirdik, getiriyoruz. Küresel sorunların çok taraflılık temelinde çözülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. ‘Dünya beşten büyüktür” diyerek daha adil bir küresel düzeni savunuyoruz. Girişimci ve insani dış politikamızla, uluslararası alanda etkin roller üstlenerek, milyonlarca mazlum göçmene kapılarımızı açarak, daha adil bir sistem tahayyülünün hayata geçirilmesi için çaba harcıyoruz. Türkevi Binamız, Birleşmiş Milletlere, çok taraflılığa, adalete ve barışa olan inancımızın da bir sembolüdür. Büyüyen, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin diplomatik ağırlığının ve vizyonunun yeni bir nişanesini burada yükselttik” şeklinde konuştu.

“YENİ TÜRKEVİ, SUNDUĞU İMKÂNLARLA BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN VE ÜYE ÜLKELERİN FAALİYETLERİNE DE HİZMET VERMEYE HAZIRDIR”

Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023’e giden süreçte, Türkevi binasının, uluslararası toplumdaki yerimizin de bir yansıması olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temeline bırakmış olduğum mektubumda da vurguladığım üzere, binamız Türkiye’nin başarı hikâyesinin sembollerinden biri olarak inşallah uzunca bir süre hizmet verecektir. Yeni Türkevi, sunduğu imkânlarla Birleşmiş Milletlerin ve üye ülkelerin faaliyetlerine de hizmet vermeye hazırdır” dedi.

Türkevi’nin Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan vatandaşlara, soydaşlara, akraba ve dost topluluklara da yeni bir çatı olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Genişleyen imkânlarımız sayesinde, Başkonsolosluk hizmetlerimiz burada çok daha verimli bir şekilde yürütülecektir. Siyasi, ekonomik ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak yeni binamızın, gerçek bir cazibe merkezi olarak faaliyet göstereceğine inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkevi’nin içinde çalışacak, yaşayacak, ziyarete gelecek insanların samimiyetle sahiplenmesiyle, kullanmasıyla, hakkını vermesiyle arzu ettiğimiz konumuna geleceğini düşünüyorum. İşte bunun için Türkevi binamızın kapılarının herkese açık olduğunun altını tekrar çiziyorum. Dışişleri Bakanlığımızın da binanın işletmesini bu kucaklayıcı anlayışla yürüteceğinden şüphe duymuyorum. New York’un örnek binalarından biri olacak Yeni Türkevi’nin; devletimize, milletimize, Türk-Amerikan toplumuna, Dışişleri Bakanlığımıza, Birleşmiş Milletlere ve New York’a hayırlı olmasını diliyorum. Her aşamasını yakından takip ettiğim bu binanın inşasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum. Açılışa gösterdiğiniz ilgi ve katılımdan dolayı siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya10 saat önce

“Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur”

Dünya1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri, iki güçlü stratejik ortak ve 70 yıllık müttefiktir”

Dünya1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta yeni Türkevi binasının açılışına katıldı

Dünya1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı sosyal barışı tehdit eden yıkıcı bir akıma dönüşmüştür”

Dünya3 gün önce

“Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için yoluna devam eden Türkiye’nin en önemli kozu ihracat gücüdür”

Tekne Firmaları Türkiye4 gün önce

Yatlar Burada | Türkiye

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin’de gençlerle bir araya geldi

Dünya4 gün önce

“Türkiye’ye diz çöktürmek için yıllardır çırpınanların heveslerini kursaklarında bırakarak 2023 hedeflerimize yürüyoruz”

Dünya4 gün önce

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde incelemelerde bulundu

Dünya5 gün önce

“Aziz millete hizmetkâr olmaktan, milletimize aşkla hizmet etmekten şeref duyuyoruz”

Dünya6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ahilik Teşkilatı, asırlarca bu topraklarda ticaretin ve dayanışmanın bel kemiği olmuştur”

Dünya6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan 6. Anadolu Medya Ödülleri Töreni’nde konuştu

Dünya1 hafta önce

“Asırlık kayıplarımızı telafi ettiğimiz, aydınlık geleceğimize güvenle baktığımız bir dönemin eşiğindeyiz”

Dünya1 hafta önce

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Ticaret Bakanı Muş ile Bir Araya Geldi

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin potansiyeline inanan, ekonomimize güvenen yatırımcılarımızın yanında durmayı sürdüreceğiz”

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sakarya Zaferi’nin kazanıldığı 1921 yılı, Anadolu’daki bin yıllık varlığımızın da dönüm noktalarından biridir”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu’na katıldı

Gündem2 hafta önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : TOGG 2022 son çeyrekte banttan inecek

Dünya2 hafta önce

“Afrika’yla ilişkilerimizin özü; samimiyet, kardeşlik, dayanışmadır”

Dünya2 hafta önce

Kongo Cumhurbaşkanı Tshilombo Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya2 hafta önce

Emine Erdoğan, Matbaanın Ön Sözü “Basmacı İbrahim Efendi” Müteferrika Sergisi’nin açılışını yaptı

Dünya2 hafta önce

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, TİM ve THY Hava Kargo İşbirliği Protokolü İmza Töreninde Konuştu

Tekne Firmaları Türkiye2 hafta önce

Tekne Firmaları Burada | ORADAX FETHİYE MUĞLA

Dünya2 hafta önce

“Ekonomilerin derinden sarsıldığı 2020 yılında, yüzde 1,8’lik büyüme ile OECD ve G-20 ülkeleri arasında bu başarıyı elde edebilen birkaç ülkeden birisi olduk”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Programı’nda konuşuyor

Dünya2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı” kitabının tanıtım programına katıldı

Dünya2 hafta önce

“Bilimin, araştırmanın, geliştirmenin ve yenilikçiliğin kök salmadığı bir şehrin, diğer alanlarda hedeflerine ulaşması mümkün değildir”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize Salarha Tüneli Açılış Töreni’ne katıldı

Dünya2 hafta önce

“Ülkemizin demokratik ve ekonomik kalkınmasının yönünün hep yukarı doğru olmasını sağlamak için var gücümüzle çalıştık”

Dünya3 hafta önce

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Çalışanlarımızı Enflasyona Ezdirmedik

Dünya3 hafta önce

“Yeni adli yılda, hem adalet teşkilatımızı, hem milletimizi rahatlatacak yargı reformu çalışmalarımızı hızlandıracağız”

Dünya3 hafta önce

“Büyük ve güçlü Türkiye’yi, hak ve özgürlüklerden ekonomiye kadar her alanda kökleştirecek adımları kararlılıkla atıyoruz”

Dünya3 hafta önce

Emine Erdoğan, sel felaketinin yaşandığı Kastamonu’nun Bozkurt ilçesini ziyaret etti

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya2 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya6 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya1 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya9 ay önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya5 ay önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya6 ay önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Gündem2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya9 ay önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya7 ay önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya7 ay önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya6 ay önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya9 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya9 ay önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya6 ay önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya1 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Tekne Firmaları Türkiye7 ay önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Dünya12 ay önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya2 sene önce

“Türkiye’nin haklarını sonuna kadar savunacağız”

Dünya11 ay önce

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,: Sporun güzel yönüyle yarınlara yürümeye devam edeceğiz

Kiralık Yelkenli2 sene önce

Setmarine yachts |Çeşme Kiralık Yelkenli

Gündem10 ay önce

Gazete ve Dergi Sektöründe Lider Haber Yazılımı

Reklamlar

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

Son Dakika Haber