Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Verdiğimiz mücadele, milletimizi her alanda geri bırakarak, temsilcisi olduğumuz medeniyeti ortadan kaldırmak isteyenlere karşı yeniden bir yükseliş, yeniden bir şahlanış iradesi mücadelesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen, AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Dava ve yol arkadaşlarını, partinin mensuplarını, kadınları ve gençleri selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hediye verilecek mahalle ve sandık başkanları nezdinde, kuruluşundan bugüne AK Parti saflarında görev alan, emek veren, mücadele edenlere şükranlarını sundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partinin kuruluşundan itibaren her kademede, her seçimde, iyi ve kötü her günlerinde birlikte olduklarından ebediyete irtihal edenlere Allah’tan rahmet dileyerek, İstanbul’un tarihte ve kendi davalarında da ayrı bir yere, ayrı bir hikâyeye, ayrı bir öneme sahip olduğunu dile getirdi.
“İSTANBUL’U SEVMEK DEMEK, HER RENGİYLE, HER İNANCIYLA, HER KÜLTÜRÜYLE TÜM İNSANLIĞI SEVMEK DEMEKTİR”
Her fırsatta hatırlattığı gibi İstanbul’un sade bir semtini sevmenin bile bir ömre değer olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul adını göklere yazarsanız düşlerinizden mehtabının kaybolacağından korktuğunuz bir şehir. İstanbul zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilimiz, vatanımız olan bir şehir. İstanbul güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar bir şehirdir. İstanbul insana seversen olayım yarin dedirten bir şehirdir. Biz İstanbul’u işte böyle bir şevkle böyle bir aşkla seviyoruz. Esasen İstanbul’u sevmek demek 81 vilayetin tamamıyla Türkiye’yi sevmek demektir. İstanbul’u sevmek demek gözü ve gönlü burayla rabıtalı Balkanlarından Kuzey Afrika’sına kadar koskoca bir coğrafyayı sevmek demektir. İstanbul’u sevmek demek, her rengiyle her inancıyla her kültürüyle her meşrebiyle tüm insanlığı sevmek demektir. Bu kadar sevilen bir şehre hizmet etmek de o derece meşakkatli ama aynı zamanda o derece şerefli bir iştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şehre hizmet etmenin aynı zamanda İstanbul’un manevi muhafızları olan Eyüp Sultan Hazretleri’ne, Yuşa Hazretleri’ne, Hüdayi Hazretleri’ne ve daha nice gönül sultanına hizmet etmek anlamına geldiğini vurguladı.
Bu şehre hizmet etmenin Fatih Sultan Mehmet Han’dan başlayarak üç kıta yedi iklimi aynı kutlu çınarın altında toplayan ecdada, 84 milyonun tamamının kalbine girmek, daha önemlisi gönül coğrafyasının her köşesine ulaşacak bir sevgi haresi oluşturmak demek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi bu şehre hizmet etme şerefine nail eyleyen Rabbimize ne kadar hamdetsek azdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek, “Bizim gecemizi gündüzümüze katarak çalışmamızın gerisinde işte bu aşk vardır. Bize gerektiğinde yedi düvele meydan okuma gücü veren de işte bu aşktır. AK Parti saflarında samimiyetle gayretle fedakârlıkla mücadele eden her bir kardeşimizin de aynı hissiyatla davasına sarıldığına, partisinin başarısı için çalıştığına inanıyorum” diye konuştu.
Dün Gaziantep’te bunu gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem kapalı salon teşkilat toplantısında hem miting alanında on binlerin olduğu meydanda bu aşkı, bu heyecanı, bu coşkuyu gördüklerini vurguladı.
“İSTANBUL’A KAZANDIRDIĞIMIZ HER YENİ MEDENİYET SEMBOLÜMÜZ BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrikaya gittiğinde işçilerle beraberken de bu heyecanı gördüklerini anlatarak, şöyle konuştu: “Gençler elbette her dava gibi bizim davamızın da sembolleri vardır. Tekbirimizle ezanımızla bayrağımızla İstiklal Marşımızla camilerimizle minarelerimizle bu sembollere sıkı sıkıya sarılmamızın gerisinde davamıza olan inancımız, bağlılığımız, sadakatimiz bulunuyor. İşte bunu için İstanbul’un 1453 yılındaki fethi bizim için çok önemli bir dönüm noktasıdır. İşte bunun için fethin nişanesi olan Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması bizim için çok kıymetlidir. İşte bunun için İstanbul’a kazandırdığımız her yeni medeniyet sembolümüz bizim için çok değerlidir. Çamlıca Camisi bizim için çok ama çok değerlidir. Zira Anadolu Yakası’ndaki en büyük sembol. Avrupa Yakası’ndan baktığımız zaman gördüğümüz en büyük sembol. Aynı şekilde Mimar Sinan Camii yine böyle bir sembol. Şimdi geliyor Barbaros Hayrettin Paşa Camii Levent’te dikiliyor. Rabbime hamdolsun, bunlar bize nasip oluyor. Demek ki iş bilenin kılıç kuşananın.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, verdikleri mücadelenin “Ayasofya’yı minarelerinden kurtaracağız” diyenlere karşı, Ayasofya’nın nezdinde inanca sahip çıkma mücadelesi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Verdiğimiz mücadele, hatırlayın Gezi olaylarında ‘Zulüm 1453’te başladı’ diyenlere karşı, bu CHP’nin artıklarına, atıklarına karşı bu toprakların ebedi vatanımız olduğunu gösterme mücadelemizdir. Verdiğimiz mücadele, milletimizi her alanda geri bırakarak temsilcisi olduğumuz medeniyeti ortadan kaldırmak isteyenlere karşı yeniden bir yükseliş, yeniden bir şahlanış iradesi mücadelesidir. Verdiğimiz mücadele, değerlerinden ve geçmişinden kopartılarak mankurtlaştırılmaya çalışılan gençlerimize 2053 vizyonumuzu emanet etme mücadelesidir. Gerektiğinde vaktinizi, gerektiğinde malınızı, gerektiğinde canınızı ortaya koymaya feda etmeye değecek bir davadır. Şu anda bu salonda 3 bini aşkın kardeşim var. Kardeşlerim, size olan sevdam sebebiyle unutmayın davası olmayanın sevdası olmaz, sevdası olmayanın öfkesi olmaz. Şayet bazen öfkeli gözüküyorsak tek sebebi sevdamızdır, tek sebebi davamızdır. Rabb’im her birimizi bu dava yolundan, bu sevda yolundan, bu aşk yolundan ayırmasın diyorum. Her dönemde bu kutlu davanın, vefakâr, cefakâr, azimli, cesaretli erleri olmuştur.”
AK Parti’yi kurduklarında teşkilatları, bu dava erlerinin hep birlikte hamiyetiyle gayretiyle omuz vermesiyle elini taşın altına koymasıyla oluşturduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık 20 yılını geride bırakan AK Parti’nin inşasında, yaşatılmasında, yükseltilmesinde emeği geçenlerin hikâyelerinin bile omuzlarındaki yükün ağırlığını göstermeye yeterli olacağını kaydetti.
Zeytinburnu’na geçmiş olsun dileklerinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Osman Bey, bu hafta sonu bir Sarıyer yapalım. O hanım kardeşimizin evini bir ziyaret edelim. Bugün aynı fedakârlıkların örnekleriyle sık sık karşılaşıyoruz. Geçtiğimiz günlerde bir şehrimizde kadın kolları ilçe başkanı olan hanımefendi kardeşimiz, teşkilat toplantısından ayrılıyor ve bir saat içinde geri dönüp işine devam ediyor. Bu tabloya şahit olan koordinatör milletvekillerimizden biri yanındakilere ilçe başkanımıza kadın kolları başkanımız hanımefendinin niçin gidip geri döndüğünü soruyor. İlçe başkanımız, hanımefendinin henüz 4 aylık bir evladı bulunduğunu, parti çalışmalarına aksatmadan devam ettiğini ancak arada bir çocuğunu emzirmek için 24 kilometre uzaktaki evine gidip hemen geri geldiğini anlatıyor.”
İstanbul’da da benzer pek çok hikâye olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, nafakasını çıkarmak için gece fabrikada temizlik işi yapıp tüm gün teşkilatın hizmetini göreninden, kürsüde partisinin nasıl başarılı olacağını anlatırken kalp krizi geçirip hayatını kaybeden sandık görevlisine kadar nice örnekler olduğunu ifade etti.
AK Parti Arnavutköy ilçe teşkilatından bir kadının hikâyesini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir hanım kardeşimiz son cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde her gün akşam işinden çıktıktan sonra partiye gelip geç saatlere kadar, çalışmalara katılıyor. Bu arada kanser hastası olan babasının durumu ağırlaşıyor. Kendisi bu zor günlerinde babasının yanında olması gerektiği düşüncesiyle bir gün işten çıktıktan sonra teşkilata gitmeyip evde kalıyor. Babası, evladını evde görünce niye partiye gitmediğini soruyor. Hanım kardeşimiz de babasına kendisiyle vakit geçirmek istediği için böyle yaptığını söylüyor. Bunun üzerine babası, ‘Benim hastalığımın dönüşü yok, vatan babadan önemlidir, senin yerin benim yanım değil, görevinin başıdır. Sana hakkım sonuna kadar helaldir. Sen git partideki çalışmalarını yürüt’ diyor. Ertesi gün de Hakk’ın rahmetine kavuşuyor. Evet, bu dava işte böyle bir davadır. İnsanların kendi canlarından bile aziz bildikleri, önde tuttukları bir davadır. İşte bunun için bu davada bencilliğe yer olmaz” şeklinde konuştu.
“Bu davada kibre yer olmaz. Bu davada nobranlığa yer olmaz, ihanete yer olmaz diyoruz” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hesabi değil, hasbi insanların omuzlarında yükselen bu davayı yine aynı şekilde hep daha ileriye taşıyarak 2023’e de 2053’e de zaferle ulaştırmak sorumluluğunda olduklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu sorumluluğu yüreğinde hissedenin gözüne uyku girmez. Girer mi? Girmez. Bu sorumluluğu kalbinde hisseden, yerinde duramaz. Bu sorumluluğu ruhunda hissedenin gözünde en yüce dağlar düz ovaya dönüşür. Ama bu hissiyatı, bu hasbiliği, bu samimiyeti kaybedenin de gözüne, yumruk kadar çıkıntılar aşılmaz dağlar gibi gözükür. Rabbim hepimizi bu davaya layık olan, layıkıyla hizmet edenlerden eylesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatın, genel merkeziyle, illeriyle, ilçeleriyle, mahalle ve sandık temsilcileriyle partinin gövdesi olduğunu söyledi.
Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul’un, aynı zamanda en büyük teşkilata da sahip olduğunu, kongrenin ardından İl Başkanı ve yeni il yönetiminin büyük bir aşk ve istekle hemen çalışmalara başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki 31 bin 124 sandık için 166 bin 877 kişinin görevlendirildiğini, şehrin 39 ilçesinin her birinde yapılan ilçe danışma toplantılarının 17 bin 834 kişinin iştirakiyle gerçekleştirildiğini aktardı.
Önceki dönemlerde görev almış ilçe başkanlarıyla, belediye başkanlarıyla, belediye ve il genel meclis üyeleriyle bir araya gelinerek geçmişten bugüne güçlü köprüler kurulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki 962 mahalle başkanından 899’unun il yönetimi tarafından evlerinde ziyaret edildiğini, bu mahallelerden 550’sinde mahalle danışma meclisi toplantıları yapıldığını, Ocak ayının ortasına kadar tüm mahallelerde bu toplantıların gerçekleştirileceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim takvimi başlayana kadar AK Parti’nin kuruluşundan itibaren vazife almış tüm sandık kurulu üyeleriyle de bir araya gelineceğini, ilçe başkanlarının, her bir üyelerine, ziyaret ederek telefonla irtibat kurarak ulaşacaklarını bildirdi.
Kendi üyelerinin yanında esnafından hane halkına, sivil toplum temsilcilerine kadar her vatandaşın gönlünü kazanmayı hedefleyen ziyaretlerin kesintisiz sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kapsamda engelli, yaşlı, yetim öksüz, şehit yakını, gazi ve dar gelirli vatandaşlarımıza ulaşmaya ayrı bir önem veriyoruz. İstanbul gibi bir yerde iş insanlarımız, ülkemizin çeşitli bölgelerini temsil eden sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere şehrin ana dinamiklerini oluşturan kesimleri de elbette unutmuyoruz” diye konuştu.
Kadınlara yönelik şiddet, çevre hassasiyeti, hayvanların korunması, her kademedeki öğrencilerin, gençlerin meseleleri gibi konularda da ayrıca özel çalışmalar yürüttüklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan 39 belediyemize sesleniyorum; hayvan barınaklarını ihmal etmeyiniz. Ve bu hayvan barınaklarıyla birlikte Osmanlı’nın yaptıklarını da unutmayınız. Ne yapıyordu? Ağaçlarda meyveler ve o meyvelerden hayvanların gelip nasiplenmesini temin ediyorlardı. Bunları yapmalıyız, bu bize yakışır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Gaziantep’te pitbull cinsi köpeğin saldırısı sonucu ağır yaralanan 4 yaşındaki Asiye Ateş’e değinerek, “İşte dün Gaziantep’te o yavru Asiye, pitbull köpekleriyle nasıl oynuyordu? Ama pitbull köpekleriyle o şekilde oynarken o Asiye’miz işte paramparça edilir hâle geldi. Aradık Ömer Bey’i. Allah razı olsun… Dün evvelsi gece ambulans uçakla Antalya’ya gönderdik ve şu anda tedavisi orada yapılıyor. Biz buyuz. Böyle olmaya da devam edeceğiz” dedi.
“BU MİLLET İÇİN NE YAPSAK, BU ÜLKEYE HANGİ HİZMETİ VERSEK AZDIR”
Siyasetin, hayatın her alanını, toplumun her kesimini kucaklamayı gerektiren bir uğraş olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İhmal ettiğimiz, görmezden geldiğimiz, kulak vermediğimiz, gözümüzü kaçırdığımız her kesimin, her insanın vebalinin boynumuzda olduğunu unutmamalıyız. Başkaları şöyle davranıyor, böyle yapıyor olabilir, bizi ilgilendirmez. Biz İstanbul’a ve tüm Türkiye’de her bir insanımıza ulaşmakla, her bir insanımızın derdini dinlemekle, her bir insanımızın gönlünü kazanmakla mükellefiz. Zira AK Parti gönüllüler kadrosudur. Ana kademesiyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla, şu anda karşımda gönüllüler hareketinin mensuplarını görüyorum. Tüm kademelerdeki teşkilat mensuplarımızın birinci ve asli görevleri budur. İlk günden beri ne diyoruz? AK Parti’yi kuran millettir diyoruz. AK Parti’ye yön gösteren millettir diyoruz. AK Parti’yi iktidara getiren millettir diyoruz. AK Parti’yi iktidarda tutacak olan da millettir diyoruz. Bizim bu millete sadece teşekkür, sadece şükran değil, 15 Temmuz’da olduğu gibi can borcumuz da var. Dolayısıyla bu millet için ne yapsak, bu ülkeye hangi hizmeti versek, hangi eseri kazandırsak insanlarımızın önüne hangi başarıyı sersek azdır. Bizler, çok gayret ettik, ediyoruz ve edeceğiz.”
Eğitimde ve sağlıkta gerekli adımları attıklarını, şehir hastaneleri kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 ayda Atatürk Havalimanı’nda ve Anadolu Yakası’nda Samandıra’da tomografisi, MR’ı ve ultrasonografisiyle 1006 odalı hastane yaptıklarını anımsattı.
Arnavutköy’de tarihî bir kışlayı hastaneye çevirdiklerini, Başakşehir’de Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ni inşa ettiklerini de hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her yerde bu millete yakışanı yaptıklarını ve yapmaya da devam ettiklerini söyledi.
AK Parti’nin geçen 19 yılda ülkeye, şehirlere, vatandaşlara kazandırdığı eser ve hizmetleri, bölgeye ve dünyaya verdiği erdemli mesajları tek tek saymaya kalksa saatlerin değil günlerin yetmeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “76 üniversiteden 207 üniversiteye çıktık mı? Şu anda 81 vilayetimizin tamamında üniversitelerimiz var mı? Niye? İstedik ki Hakkâri’deki bir yavrumuz ta Hakkâri’den İstanbul’a gelmesin, onun ayağına biz üniversiteyi götürelim. Şırnak’taki Ankara’ya, İstanbul’a gelmesin, Şırnak’a üniversiteye götürelim. İşte bu erdemliler hareketinin en önemli başarısıdır, ispatıdır” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta ve eğitimde attıkları adımları ulaşımda da attıklarını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “6 bin 100 kilometreden, 28 bin kilometreye bölünmüş yolları çıkardık. Bununla birlikte otoyolları çıkardık. Şimdi hepsinden öte, Marmaray’ı yaptık mı? Avrasya Tüneli’ni yaptık mı? Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık mı? Osman Gazi Köprüsü’nü yaptık mı? İstanbul-İzmir arasını 7 saatten, 3 saat 15 dakikaya indirdik mi? İzmir Milletvekili Bay Kemal, sen ne yaptın? İzmir belediyesi sen ne yaptın? Bak, felaket yaşandı. Felaketin yaşandığı o yerde, şu anda 750 konutu inşa edip, bunu da oradaki vatandaşlarımıza dağıttık. Biz buyuz. Milletimiz kendi hayatında bu kazanımları görüyor, biliyor. Antalya’da felaket yaşadık, Muğla’da felaket yaşadık. Belediyeler sende. Bay Kemal, ne yaptın? Yapmaz. Öyle bir derdi yok. Ama biz dertliyiz, aşığız. Bizim bu millete aşkımız var, sevdamız var. “
Özellikle AK Parti döneminde doğan ve büyüyen nesil, eski Türkiye’yi bilmediği için bugün sahip oldukları imkânları geçmişle mukayese edemediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, spordan sosyal yardımlara kadar her alanda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetleri bıkmadan, usanmadan anlatmayı sürdürmeliyiz. Türkiye’nin küresel krizler karşısındaki dayanıklılığının gerisinde ülkemize kazandırdığımız bu altyapının bulunduğunu, örnekleriyle izah etmeliyiz. Yeni ekonomi programımızı, bu güçlü altyapının üzerinde inşa ettiğimizi, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokma hedefinin hayal değil, bir el uzatımı mesafeye kadar yaklaşmış bir hakikat olduğunu vurgulamalıyız” dedi.
“FAİZ, ZENGİNİ DAHA ZENGİN, FAKİRİ DAHA FAKİR YAPAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda artan sosyal ve siyasi kaos çıkarma denemelerinin, terör örgütlerini ülkenin üzerine salarak huzuru bozma, sınırları taciz etme gayretlerinin, FETÖ ihanet çetesiyle ülkeyi ele geçirme girişimlerinin, finans tuzaklarıyla ekonomiyi çökertme oyunlarının, Türkiye’yi bu hedeflerinden uzaklaştırma gayreti taşıdığını tekrar tekrar anlatmaları gerektiğini vurgulayarak, “Faiz, kur tartışmaları üzerinden yaşanan son gelişmelerin de bu tablonun bir parçası olduğunu ama Türkiye’nin hedeflerine ulaşacak güce, imkana, kararlılığa sahip bulunduğunu ısrarla söylemeliyiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Faiz, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar ve unutmayın, faiz sebep, enflasyon neticedir. Biz, bu çarkı da inşallah bozacak, milletimizi asli noktadaki hedeflerine ulaştıracağız. Türkiye’yi bu günlere getiren tüm eser ve hizmetlerin altında nasıl AK Parti’nin imzası varsa, ülkemizi 2023’e taşıyacak yeni nesillere, 2053 vizyonunu emanet edecek atılımların da yine AK Parti tarafından gerçekleştirilebileceği gerçeğini herkese göstermeliyiz. Büyük ve güçlü Türkiye’nin hızla inşasından rahatsız olanların, ülkemizi uluslararası alanda geriletmek, iç siyasette yeniden istikrarsızlığa sürüklemek, ekonomide tekrar kendilerine bağımlı kılmak için yaptıkları fütursuz açıklamaları, attıkları sinsi adımları ortaya koymalıyız.
Vatandaşlarımızı, yalan ve iftirayı, siyasetlerinin merkezine oturtarak, bin bir vaatle karşılarına gelenlerin, tıpkı mahallî seçimlerden sonra yaptıkları gibi ülke yönetimini ellerine geçirmeleri hâlinde ne büyük felaketlere yol açacaklarına ikna etmeliyiz. Bunları başardığımızda sadece 2023 seçimlerini değil, ülkemizin ve milletimizin geleceğini de garanti altına alacağımızdan emin olunuz.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçen günlerde Şanlıurfa’da belediyeyi kendilerine vermeleri hâlinde çiftçilere elektriği bedava kullandıracaklarının sözünü verdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elektriğin belediyelerin sorumluluğunda olmaması bir yana güya hesap uzmanı bu zatın yaptığı hesap, başlı başına bir felakettir. Neymiş? Şanlıurfa’da 2 milyon 300 bin dönüm taşlık arazi varmış. Oraya güneş enerjisi sistemi kuracakmış. Bu şekilde üretilen elektriği de çiftçiye bedava verecekmiş. Ya Bay Kemal, siz daha Millet İttifakı olarak Cumhurbaşkanı adayınızı bile belirlemediniz. Önce şunu bir açıklayın” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “Neden Adana’da güneş enerjisi sistemi kurmuyorsunuz?” sorusu sorulduğunda, orada yeteri kadar taşlık arazi olmadığını söylediğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanın bu hesabı neresinden düzelteceğini şaşırdığını dile getirerek, “Çünkü her tarafı yalan, yanlış. Bari biz şimdi buradan basit bir hesapla, CHP Genel Başkanı’na söylediklerinin ne anlama geldiğini anlatmaya çalışalım. Her 1 megavat güneş enerjisi üretimi için 15 dönüm arazi gerekiyor Bay Kemal. Yani 2 milyon 300 bin dönüm arazide 153 bin megavat enerji üretilebilir” diye konuştu.
Türkiye’nin üçte ikisinin kendi dönemlerinde olmak üzere 99 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca kurabildiği toplam enerji gücünün şu an itibarıyla 100 bin megavat olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yani bu zat Şanlıurfa’nın taşlı tarlalarında 99 yıllık birikimimizi 1,5 kat aşacak bir enerji gücü kurmaktan söz ediyor. Ülkemizin hâlihazırdaki 8 bin megavatlık güneş enerjisi altyapısının 21 katının bir kalemde Şanlıurfa’da kuruyor. Peki, böyle enerji gücü oluşturmak için ne kadarlık bir yatırım gerekiyor. Tam 125 milyar dolar gerekiyor. Adana’da böyle bir arazi yok demişti ya, öyle de değilmiş. Adana topraklarının neredeyse yarısı tarıma uygun olmayan taşlık araziymiş. Aynı yatırımı orada da yapmasında hiçbir mahsur yok. Tabi iş yalan. Bu yalanı söylemeye gelince dilin kemiği yok. At atabildiğin kadar. Ama yalanı rakamlarla söyleyince işte böyle hesap kitap devreye giriyor ve gerçekler gelip yüzüne bir tokat gibi çarpıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahallî seçimler öncesi, İstanbul’da kazandıkları belediyelerden tek bir kişinin işten çıkartılmayacağı konusunda namus sözü verdiğini hatırlatarak, “Dikkat edin namus sözü. Seçim meydanlarında verdiği bu sözlere daha sonra ne oldu. Tabi ki diğer tüm vaatleri gibi bu namus sözü de yalan oldu. Bir hesaba göre 13 bin 500, bir hesaba göre 15 bin kişiyi işten çıkartıp yerine aralarında terör örgütüyle iltisaklı kişilerin de bulunduğu 45 bin kişiyi işe aldılar. Şimdi utanmadan, sıkılmadan bana mektup gönderiyor, böyle bir şey yok diye. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önünde hanımlarıyla beraber o ağlayan insanların gözyaşlarını sen bize anlatma” ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kahir ekseriyetinin AK Partili meclis üyelerinden oluştuğunu, bütün kayıtların Cumhur İttifakı olarak onlarda da bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Senin bütün o yalanların orada tutuluyor Bay Kemal ve onun müridi, adını vermeyeceğim. Yenikapı’ya sıra sıra dizdikleri araçların daha fazlasını hem de üç beş kat daha yüksek fiyatta belediyeye doldurdular. Hani İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde personel fazlası vardı. Hani İstanbul Büyükşehir Belediyesinde israf vardı. İstanbul için borçlanmak ihanettir diyerek, göreve geldiler, belediyenin borcunu hiçbir iş yapmadan 23,5 milyar liradan planladıklarıyla birlikte 61 milyar liraya çıkardılar. Anlaşılan o ki 2024’e kadar bu borç rakamı 100 milyar lira sınırına dayanacaktır. Evet, bunun adı İstanbul’a ihanettir. Bunun adı İstanbulluya ihanettir. Bunun adı Türkiye’ye ihanettir. Hâlbuki yaptıkları hiçbir iş yok. Bırakın yeni iş yapmayı, devam eden işleri bile yürütemiyorlar. Geçmişte İstanbul’a yapılan her hizmete karşı çıkmış, engel olmak için kendilerini yırtmışlardı. Şimdi de utanmadan engelleniyoruz yalanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışıyorlar. Ama arkadaşlarımız işin aslının öyle olmadığını bilgisiyle belgesiyle ortaya koyuyorlar. Şehri yönetemiyorlar ama maşallah iftira atmayı, yalan söylemeyi çok iyi başarıyorlar. Bunların hayatı yalan, bunların hayatı iftira. Çiftçiye yalan söylüyorlar, işçiye yalan söylüyorlar, esnafa yalan söylüyorlar, İstanbul halkına yalan söylüyorlar. İnşallah önümüzdeki seçimde millet bunların tüm yalanlarını yüzlerine vuracak ve hak ettikleri yere yuvarlayacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un her seçimde olduğu gibi 2023 seçimlerinde de AK Parti’nin lokomotifliğini yapacağını vurgulayarak, bunun için teşkilatlara her seçimde olduğundan daha çok görev düştüğünü anlattı.
Karşılarındakinin her seçimde olduğundan çok daha büyük bir hırsla çok daha büyük bir kinle, çok daha büyük bir destekle 2023’e hazırlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de bu tabloya uygun şekilde hazırlıklarını yapmaları gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlere güveniyorum, sizleri seviyorum, sizlerle aynı yolda yürüdüğüm, aynı davaya hizmet ettiğim için rabbime hamdediyorum. Allah gayretinizi, aşkınızı, şevkinizi artırsın diyorum. İl başkanımızdan mahalle temsilcimize kadar her birinize Mevla’dan muvaffakiyetler diliyorum. Ahde vefanız ve gayretleriniz için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmanın ardından, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına NFT tabanlı “İstanbul’un Dijital Anahtarı” ve bir tablo hediye etti.
Program sonunda AK Parti İstanbul teşkilatında kuruluştan bugüne kadar mahalle başkanlığı, sandık görevlisi olarak görev yapanlar adına 3 kişiye Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hediyeleri verildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, katılımcıları selamlayıp programa katılmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.
İlim Yayma ailesinin mensubu olmaktan şeref duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemiyetin 75. yılının ülke, millet ve özellikle gençler için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin hasbi ve hakiki bir gönül hareketi olduğunu dile getirerek, cemiyetin ebediyete irtihal etmiş kurucularına Cenabı Allah’tan rahmet diledi.
Cemiyetin Türkiye’nin eğitim ve sivil toplum hayatına damga vurduğunu, projeleriyle, faaliyetleriyle, hizmetleriyle Türkiye’ye katkı sunduğunu, millet ve ümmet aşığı gençlerin Türkiye’ye kazandırılmasına vesile olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hareketin bugünlere gelmesinde payı olan fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimi, büyüklerimi, hocalarımı rahmetle, minnetle yâd ediyorum” diye konuştu.
Şair Erdem Bayazıt’ın “Önden Gidenler” şiirinde yer alan “Onlar gittiler, topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında. Onlar gittiler, gelen zamandan bir haber gibiydiler. Onlar gittiler, giderken bir muştu gibiydiler” mısralarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emaneti sahibine teslim eden bu isimleri ben de şahsen, kutlu bir muştuyu omuzlayıp önden gidenler olarak görüyorum. Rabbim cümlesinin kabirlerini nur, mekânlarını cennet, makamlarını inşallah ali eylesin” ifadelerini kullandı.
“İLİM YAYMA’NIN KURULUŞ FELSEFESİ TÜRKİYE’NİN VAR OLMA FELSEFESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt hizmetlerinden vakıf çalışmalarına, eğitim desteklerinden rehberlik faaliyetlerine İlim Yayma çınarının gölgesini Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına teşmil edenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti: “Rabbim sizlerden razı olsun. Ceddinizi, gayenizi, gayretinizi, şu tertemiz emeklerinizi inşallah hayırlara tebdil eylesin. Son olarak 75’inci yıl kapsamında sene boyunca düzenlenen etkinliklerin 3 çeyrek asırlık birikimin kayıt altına alınması ve İlim Yayma ruhunun yeni nesillere aktarılması noktasında verimli neticeler hâsıl etmesini temenni ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyetinin tarihî aynı zamanda Türkiye’nin tarihidir. İlim Yayma’nın kuruluş felsefesi Türkiye’nin var olma felsefesidir. İlim Yaymanın nihai hedefi Türkiye’nin asırlık gayesidir. İlim Yaymanın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin ilk genel başkanı merhum Seniyüddin Başak’ın Lozan konferansında Türkiye’nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biri olduğunu söyledi.
Ateşten gömlek giydikleri İstiklal Harbi yıllarında İstanbul’dan Anadolu’ya silah ulaştıran Kuvayımilliye’ye çok önemli destekler sunan General Ömer Cemal Karabekir’in de cemiyetin kurucu şahsiyetlerinden olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli vazifeler üstlenmiş istiklal madalyası sahibi emekli kurmay albay merhum Vehbi Bilimer, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yol arkadaşı Sebilürreşad dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır” diye konuştu.
Bu şahsiyetlerin ortak idealinin Türkiye’nin geleceğini inşa edecek, eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu isimlerin müşterek gayesi, Türkiye’nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. ‘Bu milletin evlatları sahipsiz değildir.’, ‘Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz.’ dediler. Zor zamanlarda ‘Ya Allah, Allah bizimledir.’ diyerek, ‘Allah bes, baki heves’ diyerek, surda mukaddes bir gedik açtılar. Gayret bizden tevfik Allah’tandır inancıyla Türkiye’nin eğitim davasına omuz verdiler, gönül ve ömür verdiler” ifadelerini kullandı.
“İLİM YAYMA TÜRKİYE’NİN EĞİTİM VE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle İlim Yaymanın, Türkiye’nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzi, mührü, güçlü bir yansıması olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Aynı şekilde İlim Yaymanın mücadelesi aynı zamanda Türkiye’nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, millî iradenin yanında olmuştur. Üstadın ifadesiyle ‘Allah ve ahlak’ demenin yasaklandığı, evlerin, kursların basıldığı, Kur’an-ı Kerim’i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma, milletçe mesut olmanın imkânlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye’nin üzerine doğmuştur.”
Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra 17 Ekim 1951’de Türkiye’nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyetin, devam eden süreçte 100’den fazla imam hatip lisesinin yapımına da katkı sağladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu’nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu’dan İstanbul’a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır” şeklinde konuştu.
“75 SENE EVVEL 68 İNANMIŞ YÜREĞİN TOPRAĞA DİKTİĞİ MÜTEVAZİ FİDAN, BUGÜN ÇINARA DÖNÜŞMÜŞTÜR”
İlim Yayma mücadelesinin, İlim Yayma davasının nice engele, zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen kök saldığını, büyüdüğünü ve serpildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ne diyor şair? ‘Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyicek hâke nebât / Mütevazı olanı rahmet-i Rahman büyütür.’ Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenabı Allah’ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde Allah’a hamdolsun nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet etti.
Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti, 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor. Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla vatanına ve devletine bağlılık içinde tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu iradenin, bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu aktararak, şunları kaydetti: “Cenabı Allah’a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanı Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği var. Allah rahmet eylesin. Makamı ali olsun inşallah. Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun diyorum. Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler, ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak tarihinden ilham, cesaret ve güç alan bir karaktere sahip olduklarını belirtti.
İlim Yayma Cemiyeti’nin her sayfasının mücadeleyle geçen, binbir emekle özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı 75 yıllık tarihinin önemli ve kıymetli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aslolanın yarına ne söyledikleri, neyi miras bırakmak istedikleri olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuşkusuz kendilerinin en büyük hazinesinin insan olduğunu, en büyük miraslarının ise şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacağını kaydederek, insan yetiştirmenin, emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraş olduğunu, nasıl tam 75 yıl önce atılan tohumların meyveleri toplanıyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumların da çeyrek ve yarım asır sonra meyveye duracağını dile getirdi.
İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yâd ederken, bugün aynı zamanda şu soruları kendilerine sormaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Teknolojinin hızla değiştiği ve ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında millî kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir. İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak da mühimdir.”
“ORTAK HEDEFİMİZ TEKNOLOJİYİ GELİŞTİREN BİR GENÇLİĞİN YETİŞMESİNİ SAĞLAMAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın nereye doğru sürüklendiğini kimsenin kestiremediğini, teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkisinin her geçen gün büyüdüğünü, yapay zekâyla birlikte insan hayatında köklü değişimler yaşandığını söyledi.
Kendini seçilmiş, diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarkların sadece şu anki hayata değil geleceğe de yön vermek, anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir” dedi.
İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünün “Bir mirasın hafızası bir geleceğin inşası” temasıyla idrak edilmesini bu bakımdan fevkalade isabetli bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlim Yayma, değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkâr etmeden, özgüvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma, karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümit var olmanın adıdır. Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır. Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, millî ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır.”
İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şey burada, mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkânlarını kuşanmaktır. Bizim yolumuz da istikametimiz de hedefimiz de tam olarak budur” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK, BUNDAN SONRA DA ASLA EĞDİRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere hitaben şunları söyledi: “İlim Yayma ailesi olarak ne kadar ağır bir mesuliyeti omuzladığınızı en iyi sizler biliyorsunuz. Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye’nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye’yi kuvveden fiile çıkaracak işler yapıyorsunuz. En önemlisi sizler inşallah gönüller sultanı Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın şu müjdesine nail olacak faaliyetler yürütüyorsunuz. Bakın iki cihan serveri ilmi çoğaltanlara, yayanlara yani sizlere nasıl bir müjde veriyor. ‘Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer, sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır, âlimin abide yani ibadet edene üstünlüğü parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır. Onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur’ Evet sizler yani bu ilmi tevarüs edenler gençlerimizi ilimle, hikmetle teçhiz edenler inşallah büyük bir pay alacaksınız. Sizler daha müessir, daha müreffeh bir Türkiye için üreten, emek veren, sayeden, Türkiye’ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak, bu milletin bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız.”
Bugün burada gönül dostlarının arasında, katılımcılara olduğu kadar şahsına da hitap ederken bir gerçeği önemle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı, “Ülkenin ve milletin hayrına olan her işi engellemeye çalışanlar 75 sene olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah’ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz. Rabbim‘in şu müjdesini kendimize rehber edinerek kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz. ‘Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz’ Rütbe, makam, koltuk, şöhret, zenginlik gibi dünyevi payeler beklemeden ömrünü İlim Yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini inşallah yere düşürmeyecek, çok daha yükseklere çıkaracağız. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkese ilim yolunda, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolunda Allah’tan üstün muvaffakiyetler dileyerek, gayretlerinin bereketlenmesi temennisinde bulundu.
Başta şehit Başbakan Adnan Menderes ve cemiyetin kurucuları olmak üzere, duaları, gözyaşları ve infaklarıyla 3 çeyrek asırdır bu çınarın büyümesi için emek veren bütün kardeşlerine, hocalara, hayırseverlere, gönüllülere, mezunlara ve öğrencilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete irtihal eden büyükleri rahmetle yâd ederek, cemiyetin 75. kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Türkiye’ye 24 yılda çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor. İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılar vasıtasıyla, Kırklareli’nde yaşayan bütün vatandaşları yürekten selamladığını söyledi.
Kırklareli’nin güzel insanlarına kendisini hasretle bağırlarına bastıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’tan muhabbeti ve dayanışmayı daim eylemesi temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok önemli bir yatırımın açılışını yapmak üzere katılımcılarla beraber olduklarını ifade ederek “Ulaştırma alanında stratejik bir projeyi daha ülkemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Öncelikle heyecanımızı bugün burada bizlerle paylaşan Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Sayın Marta Kos’a teşekkür ediyorum. Sayın Kos’u bu vesileyle ülkemizde misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin şehrimize, Trakya bölgemize, Türkiye’ye hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Bu önemli yatırımın milletin hizmetine sunulmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere tüm kurumları, yüklenici firmaları, işçisinden mühendisine her bir emek sahibini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biliyorsunuz, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı toplam 229 kilometrelik uzunluğuyla ülkemize vizyon katacak ulaştırma projelerimizden biridir. Projemiz üç etaptan oluşmaktadır. 153 kilometre uzunluğa sahip Çerkezköy-Kapıkule kesimi projemizin en uzun etabıdır. Saatte 200 kilometre tasarım ve işletme hızına sahip olacak hattımız, çift hatlı, elektrikli, sinyalli olarak inşa edilmiştir. Hat üzerinde 31 köprü, 2 bin 520 metre uzunluğunda 8 aç-kapa tünel, 2 viyadük, 114 alt ve üst geçit ile 175 menfez vardır. Böylece Tekirdağ’ı Kırklareli’ne ve Edirne’yi hızlı tren ağına dahil ederek, hızlı tren ağımızı Çerkezköy’den Kapıkule’ye kadar ulaştırmış oluyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin hizmete girmesiyle etkilerini çok geniş bir alanda görecekleri yeni bir dönem başlayacağını dile getirerek “En başta Halkalı-Kapıkule arasındaki yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 30 dakikaya düşecek. Yük taşıma süresi ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya inecek. Demir yolu hattının kapasitesi de yaklaşık 4 katına çıkacak. Yıllık yolcu kapasitesinin 600 binden 3 milyona, yıllık yük kapasitesinin ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona yükselmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“PROJEMİZ TRAKYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE ÇOK CİDDİ KATKILARDA BULUNACAK”
Bunun ulaşımın hızlanması, lojistiğin güçlenmesi ve seyahat süresinin azalması anlamına geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, neticede üretimin, ihracatın ve istihdamın artacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret ve turizm inşallah daha da hareketlenecek. Projemiz sadece gönülleri ve şehirleri birleştirmekle kalmayacak. Aynı zamanda Trakya ve Türkiye ekonomisine çok ciddi katkılarda bulunacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olan Kapıkule’deki demir yolu kapasitesini artırdıklarını, gar sahasında yol sayısını 23’ten 42’ye, toplam hat uzunluğunu ise 15 bin 675 metreden 51 bin metreye çıkardıklarını belirtti.
Proje kapsamında Babaeski, Lüleburgaz ve Büyükkarıştıran’da yeni istasyon binaları inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapıkule ve Edirne gar binalarını yeniden yapıyoruz. Çerkezköy’de yük istasyonu personel binası ve lokomotif bakım atölyesi de projenin kapsamında yer alıyor. Böylece sadece ana hattı değil, hattın bütün unsurlarını modern ve güçlü bir yapıya kavuşturuyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum” diye konuştu.
Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Hattı’nın öneminin yalnızca Trakya bölgesiyle sınırlandırılamayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu hat Bakü, Tiflis, Kars ve Marmaray üzerinden Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’un Avrupa bağlantısını da güçlendiriyor. Halkalı-Kapıkule projesi 6 bin 314 kilometrelik Kalkınma Koridoru’nun Türkiye’den geçecek 2 bin 94 kilometrelik bölümünün kritik parçalarındandır. Faw Limanı’ndan başlayıp ülkemiz üzerinden Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu’nun batı ucundaki Avrupa bağlantısını oluşturacaktır. Bu tablo bize aslında şunu gösteriyor, ulaştırma yatırımlarımız artık yol, köprü ve demir yolu yatırımı olmaktan çıkmış, küresel ticaret yollarının en stratejik halkalarına dönüşmüştür. Halkalı-Kapıkule hattı, İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya’daki organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere sanayi merkezlerimizin ve limanlarımızın Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla bu hat inşallah Anadolu’nun üretimini Avrupa pazarlarına bağlayan bir damar, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasını hızlandıran bir lojistik omurga olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trakya bölgesiyle birlikte Türkiye ekonomisine büyük katkılar yapacağına inandığı bu önemli projenin hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Kırklareli’mize ve tüm bölgemize böylesi stratejik bir yatırımı kazandırmaktan büyük bahtiyarlık duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Rabb’im bizi sizlere ve Türk milletine hizmet yolundan ayırmasın diyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye 24 yılda kelimenin tam anlamıyla çağ atlattıkları alanların başında ulaştırma yatırımlarının bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: “İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır. Toplam demir yolu ağımızı 13 bin 919 kilometreye ulaştırdık. Elektrikli hat uzunluğumuzu 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye çıkardık. Yüzde 243’lük bir artış sağladık. Sinyalli hat uzunluğumuz 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye yükseldi. Buradaki artışımız yüzde 236 oldu. Ülkemizi hızlı trenin konforuyla tanıştıran yine biz olduk.”
Sıfırdan başlayarak ülkeye 2 bin 251 kilometre uzunluğunda hızlı tren hattı kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün hızlı tren hizmetlerinden nüfusumuzun yüzde 51’i yararlanıyor. Çerkezköy-Kapıkule hattının tamamlanmasıyla hızlı tren hatlarımızın uzunluğu 2 bin 604 kilometreye çıkacak. Doğrudan hızlı tren bağlantısı bulunan il sayımız ise 14 olacak. 2028 yılı sonunda ise bunu 27 şehre çıkarmayı istiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında demir yolu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hâlihazırda toplam 4 bin 858 kilometrelik demir yolu hattının yapımı sürüyor. 2053 için hedefimiz demir yolu hat uzunluğumuzu 28 bin 590 kilometreye yükseltmektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların da çok net gördüğüne inandığı derin bir farka bir kez daha vurgu yapmak istediğini belirterek, gündemlerinin ne olduğunun, neyle meşgul olduklarının, ne için çalıştıklarının, hedeflerinin ve hayallerinin katılımcılar tarafından yakından takip edildiğini söyledi.
Kendi gündemlerinde vatandaşa hizmet etmek ve ülkeye eser kazandırmak olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta Şanlıurfa’daydık. Urfa’da 2 bin yatak kapasiteli şehir hastenemizi hizmete açtık. TEKNOFEST Güneydoğu’da Türkiye’nin umudu olan gençlerimizin birbirinden gurur verici projelerine şahitlik ettik. Öncesinde İstanbul Havalimanı 4. pist ve ilave yatırımların açılışını gerçekleştirdik. Daha öncesinde Samsun’da 17 milyar liralık bir yatırım olan 1458 yataklı Samsun Şehir Hastanemizi hizmete aldık” diye konuştu.
“TÜRKİYE’Yİ YENİ YÜZYILA HAZIRLAMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ KOŞTURUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ise Kırklareli’nde olduklarını, durmadan, dinlenmeden 7 gün 24 saat aşkla çalıştıklarını vurgulayarak, “Biz icraat üretiyoruz, icraat. Hizmet üretiyoruz, hizmet, laf değil. Taş üstüne taş koyuyoruz. Biz Türkiye’yi yeni yüzyıla hazırlamak için gece gündüz koşturuyoruz. Peki, sürekli bizi eleştirenler, sürekli bize sataşanlar ne yapıyor? 24 yıldır ne yapıyorlarsa bugün de aynısını yapıyorlar” ifadelerini kullandı.
Dikkat edildiğinde onların gündemlerinde hiçbir somut proje olmadığını, yalanın ise onlarda bol olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin bile inanmadığı popülist vaatler dışında milletin derdine derman olacak hiçbir önerilerinin olmadığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Varsa yoksa yalan, dolan, spekülasyon. Siyasi parti değil, sanki iftira üretme merkezi. Sanki dedikodu kazanı bunlar. Sadece dezenformasyon üretmenin peşindeler. Sadece çamur atmanın, sadece iftira atmanın, kendi pisliklerini bize de bulaştırmanın peşindeler. FETÖ’cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle ellerine ne tutuşturulsa önüne arkasına bakmadan, doğruluğunu yanlışlığını araştırmadan bize saldırıyorlar. Münferit örnekler üzerinden değerlerimize saldırıyorlar. Kimse kusura bakmasın. Boğazlarına kadar yolsuzluğa, ahlaksızlığa batmış durumdalar. Bir de çıkıp utanmadan bize laf söylüyorlar.”
“SİZ ÖNCE SOYUP SOĞANA ÇEVİRDİĞİNİZ BELEDİYELERİN HESABINI VERECEKSİNİZ”
Bunun adının siyaset, muhalefet etmek ve kamu adına hesap sormak olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir defa başkalarına laf söylemeden önce para kulelerinin hesabını vereceksin. Elimizde 32 saatlik kumpasın kaydı var. ‘Ben izledim’ dediğiniz baklava kutularının hesabını vereceksiniz. Siz önce arpalığa çevirdiğiniz eş, dost, akraba çiftliğine çevirdiğiniz, soyup soğana çevirdiğiniz belediyelerin hesabını vereceksiniz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin kendilerine siyasi etik dersi vermeye kalkmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek, “Biz bu ilkesiz siyasete, bu rezil siyasete prim vermeyiz. Kim milletin hakkına, hukukuna ve emanetine el uzatırsa karşısında bizi bulur, yargısıyla, emniyetiyle, maliyesiyle, devletin tüm kurumlarını bulur. Hukukun, meşruiyetin sınırlarını aşanlar aynı zamanda ahlakın sınırlarını da aşarlar. Bizim bunlarla işimiz olmaz ve olamaz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargının suç işleyenin, suçu sabit olanların yakasına yapıştığını vurgulayarak, “Bu konudaki kararlılığımızı, bu konudaki hassasiyetimizi 24 sene boyunca defalarca milletimize gösterdik. Fakat şunu da bilsinler ki ne ekran tetikçilerinin ne de siyasetçi kılıklı müfterilerin haysiyet cellatlığı yapmasına, yargısız infaz yapmasına asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“AKIL VE BASİRETLE BU HASSAS SÜRECİ YÖNETECEĞİZ”
Kirli yöntemler, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla kadrolarına karşı bir operasyon yürütülmesine eyvallah demeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Siyasetin de medyanın da limanı ahlaktır, dürüstlüktür. Biz ilk gün nerede duruyorsak bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Haksızlığın, hukuksuzluğun, tamahkarlığın üzerine istismarcılara rağmen ciddiyetle gidiyoruz ve gideceğiz. Ama bunu yaparken adaletten, ahlaktan, vicdandan, özellikle hakkaniyet çizgisinden bir milim sapmayacağız. Ne oyuna geleceğiz ne tuzağa düşeceğiz ne de birilerinin yalan rüzgarına kendimizi kaptıracağız. Sağduyulu ve serinkanlı bir şekilde akıl ve basiretle inşallah bu hassas süreci yöneteceğiz. Milletim müsterih olsun. Bize güvensin. Ama aynı zamanda uyanık ve dikkatli olsun. Milletim sicili bozuk siyasi fırsatçıların nemalanma tuzağına düşmesin. Biz gerekeni yapıyoruz. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle meseleye vaziyet ediyoruz.”
Halkalı-Kapıkule hızlı tren hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri tebrik etti.
Programda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Avrupa Birliği’nin (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos da bir konuşma yaptı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tablo hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, duanın ardından açılış kurdelesini kesti.
Açılış töreninin ardından makinist koltuğuna geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hızlı tren hattındaki ilk seferi gerçekleştirerek Babaeski’den Lüleburgaz’a yolculuk yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.
Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”
“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.
Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.
“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”
Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.
Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.
Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.
“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”
Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.
Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.
Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”
“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.
Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.
“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”
“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”
Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.