Connect with us

Dünya

“Tüm insanlığa hizmet edecek yeni bir küresel güvenlik mimarisinin kurulması şarttır”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Statüko yerine barışı gözetecek, beş ülkenin çıkarı yerine tüm insanlığa hizmet edecek yeni bir küresel güvenlik mimarisinin kurulması şarttır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen, Anadolu Ajansı’nın (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu Antalya Diplomasi Forumu’na katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun bu buluşmasında devlet ve hükûmet başkanlarıyla bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirterek, “Sizleri medeniyetler beşiği Akdeniz’in incisi, güzel Antalya’mızda misafir etmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Asya, Avrupa ve Afrika’nın buluşma noktası, tarih, turizm ve kültür şehri Antalya’mıza hepiniz hoş geldiniz. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Forumun katılımcı ülkeler ve insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Geçen sene, salgın şartlarına rağmen Antalya Diplomasi Forumu’nun ilk toplantısını başarıyla icra ettik. Tüm insanlığın sağlık kriziyle boğuştuğu sancılı bir dönemde Antalya’dan verdiğimiz barış, diyalog ve dayanışma mesajlarının foruma çok ayrı bir anlam kattığına inanıyorum. İkinci Antalya Diploması Forumu’na gösterilen teveccüh, forumun zaman içinde ‘küresel diplomasinin kalbinin attığı bir zemine dönüşmesi’ temennimizin kısa sürede gerçeğe dönüşeceğine işaret ediyor. Rusya ve Ukrayna krizinin ardından iki ülke arasındaki ilk üst düzey temasın, dışişleri bakanları seviyesinde dün burada gerçekleşmiş olması forumun amacına ulaşmaya başladığını gösteriyor. Foruma iştirak eden devlet ve hükûmet başkanları, ülke temsilcileri ve diğer misafirlerimizin oturumlara yapacakları katkılar yanında aralarında tesis edecekleri güçlü diyaloğu da önemli görüyorum. Aynı şekilde istikbalimizin teminatı olan gençlerimizin foruma yönelik yoğun ilgisini memnuniyetle karşılıyorum. Daha geniş katılımla tercih ettiğimiz İkinci Antalya Diplomasi Forumu’nun rüştünü ispat etmiş bir uluslararası etkinlik olarak inşallah yoluna kararlılıkla devam edeceğine inanıyorum.”

“SON 10 SENEDE DÜNYA GENELİNDE MÜLTECİ SAYISI 2 KATTAN FAZLA ARTARAK 85 MİLYONA ULAŞTI”

Dünyanın 21 yüzyılın ilk çeyreğini geride bırakmaya hazırlanırken, insanlığın küresel barışa, huzura ve refaha duyduğu özlemin arttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilimde, teknolojide, tarımda, sanayide, iletişimde ve ulaşım imkânlarında yaşanan onca ilerlemeye rağmen insanlık olarak temel meselelerimizi henüz çözüme kavuşturamadığımızı görüyorum” diye konuştu.

Terörizm, açlık, yoksulluk, kıtalar arasındaki adaletsizlik, sıcak çatışma ve iç savaşlar ile iklim değişikliğinin yol açtığı çevre felaketlerinin küresel gündemin en üst sıralarında yer almayı sürdürdüğünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomiler büyürken, gökdelenler yükselirken birilerinin cüzdanları şişerken, belli başlı ülkeler günden güne zenginleşirken, istatistikler bize daha müreffeh bir dünya resmi çizerken, maalesef hemen yanı başımızda çocuklar açlıktan ölmeye devam ediyor. ‘Açlık virüsü’ her yıl dünyada koronavirüsten daha fazla insanın hayatına mal oluyor. Bugün yeryüzünde her 10 saniyede bir çocuk, sırf bir lokma ekmek, bir yudum su bulamadığı için ölüyor” değerlendirmesini yaptı.

İstikrarsızlık ve çatışmalar sebebiyle milyonlarca insanın evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Akdeniz’de, Sahra Çölü’nde veya karlı bir dağın tepesinde yitip giden hayatlar, insanların içinde bulunduğu çaresizliği ortaya koyuyor. Bakınız burada hepimizi düşündürmesi gereken bazı çarpıcı rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum. Sadece 2014’den bu yana Akdeniz’in mavi suları 25 bine yakın umut yolcusunun mezarı oldu. Son 10 senede dünya genelinde mülteci sayısı 2 kattan fazla artarak 85 milyona ulaştı. Bu sayıya 15 günde 2 milyondan fazla Ukraynalı mülteci eklendi. Yerlerinden edilen kişi sayısının önümüzdeki dönemde daha da yükseleceği anlaşılıyor. Hâlihazırda 1 milyar insan günde 2 doların altında bir gelirle hayatta kalma mücadelesi veriyor. Esasen bu rakamların her biri tek başına karşı karşıya bulunduğumuz adaletsizliği göstermeye yeterlidir. Dahası bu sayıların her biri candır, onurlu, güvenli hayat sürmeye hakkı olan birer anne, baba, kardeştir. Çocukların çaresizlikten daha körpe bir fidanken solduğu, 800 milyon insanın temel gıda maddelerine erişemediği her gün yüz milyonlarca insanın yatağa aç girdiği bir dünyada yaşıyoruz.”

“TERÖR ÖRGÜTLERİ VE AŞIRILIK TÜM DÜNYADA ZEMİN KAZANDI”

Böyle bir dünyada hayali kurulan kalıcı barış, huzur ve istikrarın tesis edilemeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bırakın yeni savaşların önüne geçmeyi 10 yıllardır süren çatışmaların dahi çözülemediği bir denklemde kimse kendini emniyette hissedemez. Dünyanın devasa bir köye dönüştüğü günümüzde nerede yaşarsak yaşayalım hiçbirimiz, ‘Başkasından bana ne’ diyemez. Söndüremediğimiz her yargının, durduramadığımız her çatışmanın, engelleyemediğimiz her zulmün, üzerine gitmediğimiz her problemin eninde sonunda bizi de etkileyeceğini, bizi de yakacağını bilmeliyiz. Bu acı gerçeğe Suriye’de, Yemen’de, Afganistan’da, Libya’da, Irak’ta, Arakan’da ve daha birçok kriz bölgesinde defalarca şahit olduk. Bu çatışma alanlarında çoğu kadın ve çocuk milyonlarca sivil hayatını kaybetti. Medeni değerler ve insani hasletler çok ağır yara aldı. Uluslararası kuruluşlara güven iyice dibe vurdu. Terör örgütleri ve aşırılık tüm dünyada zemin kazandı. İnsanlığın ortak kültür mirası olan kadim şehirler enkaz yığınına döndü.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi zaman coğrafi kimi kültürel sebeplerle görmezden gelinen kriz bölgelerinin tamamında ihmallerin bedelini sadece sorumluların değil tüm insanlığın ödediğini ifade etti.

“BUGÜN VAKTİNDE GÜÇLÜ İRADE SERGİLENMESİ HÂLİNDE DİPLOMASİ İLE ÇÖZÜLEBİLECEK SORUNLARIN YIKICI VE CAN YAKICI SONUÇLARIYLA YÜZLEŞİYORUZ”

Tarihin, ibret almayanlar ve kıssadan hisse çıkarmayanlar için tekerrür ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ders alınmadığında sadece tarihin değil aynı zamanda acıların da tekrarlandığını, Ukrayna meselesinin bu hakikatin en son örneği olarak karşılarında durduğunu belirtti.

Türkiye’nin hem Akdeniz hem de Karadeniz ülkesi olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna ve Rusya’nın Karadeniz’den komşuları ve dostları olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin komşuları arasındaki krizin sıcak çatışmaya dönüşmesinden büyük üzüntü duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerilimin tırmanarak bu aşamaya evrilmesi en fazla bizi rahatsız etti, en çok bizi endişelendirdi. Komşumuz olan bir ülkenin egemenliğine yönelik saldırgan eylemleri asla mazur göremeyiz. Kırım’ın yasadışı ilhakı başta olmak üzere Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü hiçe sayan gayrimeşru adımları Türkiye olarak reddediyoruz. Kırım’la ilgili net tutumumuzu 2014 yılından bu yana her vesileyle ifade ettim, ifade ettik, her zeminde açıkça dile getirdik. Gerek Rusya Federasyonu ile gerekse Ukraynalı dostlarımızla yaptığımız tüm görüşmelerde bu meseleyi hep gündemde tuttuk. Şimdi söylüyorum. Eğer 2014’te Kırım’ın işgaline tüm Batı, tüm dünya ses çıkarmış olsaydı acaba bugünkü tablo ile karşı karşıya kalır mıydık? Ama Kırım’ın işgaline sessiz kalanlar şimdi bir şeyler söylüyorlar. İyi güzel de adalet bu yerkürenin belli bir bölümünde geçerli diğer bölümünde ise geçersiz mi? Bu nasıl bir dünya. İşte ne yazık ki bu haksızlığın giderilmesi hususunda uluslararası toplum gereken hassasiyeti göstermedi, desteği vermedi. Ukrayna haklı davasında yalnız bırakıldı. İşte bugün vaktinde güçlü irade sergilenmesi hâlinde diplomasi ile çözülebilecek sorunların yıkıcı ve can yakıcı sonuçlarıyla yüzleşiyoruz.”

“HEP BİRLİKTE BARIŞIN DÜNYASINI KURMAYA MECBURUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, evlerini terk eden sivilleri, korku ve endişe dolu çocukları, harap olan şehirleri, ölen masumları gördükçe üzüntülerinin katlanarak arttığını aktardı. Mülteciler içerisinden iki tabloyu katılımcılarla paylaşmak istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bir yavru annesinin kucağında, annesinin gözleri yaşlı. Baktım ki o yavru annesinin gözyaşlarını yalamaya başladı. Bir taraftan siliyor bir taraftan da annesinin gözyaşlarını yalıyor. Dünya bu tabloya mahkûm mu, bu olacak şey mi? Niçin böyle bir dünya? Biz bunun için mi varız? Aynı şekilde babası polis memuru olan yine ufak bir yavru. O da bir eliyle kâh babasının yanaklarını tokatlıyor bir diğer eliyle de babasının kaskına vuruyor. Baba polis, çocuk babasının kucağında bunu yapıyor. Bu dediğin öyle 10-15 yaşında değil iki buçuk, üç yaşında bir çocuk. Dünya buna mı mahkûm? O polisin görevi yavrusunun o ağlayışını dindirmek mi yoksa terörü, anarşiyi engellemek mi? İşte ben şu andaki bu topluma, ekranları başında bizi izleyen tüm dostlarımıza diyorum. Hep birlikte biz barışın dünyasını kurmaya mecburuz, savaşın değil.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelinen aşamada yangına körükle gitmenin, ateşe benzin dökmenin kimseye faydasının olmayacağı kanaatinde olduklarını vurguladı.

Ukrayna halkının meşru mücadelesi desteklenirken bu mücadeleye zarar verecek, leke sürecek adımlardan mutlaka imtina edilesi gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı ülkelerinde yaşayan Rus kökenli insanlara ve Rus kültürüne yönelik faşizan uygulamaların asla kabul edilemeyeceğini söyledi.

“TEMENNİMİZ SİLAHLARIN BİR AN ÖNCE SUSMASIDIR”

Almanya’da bir orkestra şefinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in arkadaşı olduğu için görevden alındığını, bir başka Avrupa ülkesinde Dostoyevski’nin yayınlarının, eserlerinin yasaklandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bunu neye benzetiyoruz biliyor musunuz? Bir zamanlar Irak’ta Hülagü’nün o yakıp yıktığı kütüphaneler vardı ya aynı o döneme dönüş olarak görüyoruz. Biz yeni Hülagüler istemiyoruz. Ne demokrasi ne diplomasi ne de insanlık bunlara layık değil” ifadelerini kullandı.

Türkiye olarak hem can kayıplarının önüne geçmek hem de bölgede barış ve istikrarı yeniden tesis etmek için yoğun çaba harcadıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Temennimiz itidal ve sağduyunun galip gelmesi, silahların bir an önce susmasıdır. Bugün görüştüğümüz bir dost dedi ki ‘bir SİHA bizim ülkemize düştü’. Şu anda o da dinleyicilerin arasında. Bakın hiç ilgisi, alakası olmayan ülkeyi de demek ki bu silahlar vuruyor. Bu doğrultuda kriz öncesinden başlayıp bugüne kadar süren yoğun bir diploması trafiği yürüttük, 25-30’a yakın liderle görüşmelerim oldu ve devam ediyor. Aynı şekilde Dışişleri Bakanım ve bakan arkadaşlarımın görüşmeleri oldu, devam ediyoruz. Yaptığımız tüm görüşmelerde olduğu gibi bugün ve yarınki temaslarımızda da çözüm tekliflerimizi muhataplarımızla paylaşacağız. Bölgemizde sulhu sükûnun hâkim kılınması için Montrö Sözleşmesi’nin ülkemize verdiği yetkilerin kullanılması dâhil elimizden gelen her türlü gayreti göstermeye devam edeceğiz.”

“YAŞADIĞIMIZ HADİSELER BİZE TESPİT VE TEKLİFLERİMİZİN NE KADAR İSABETLİ OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel hatlarıyla ifade ettiği birçok meselenin gerisinde İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan, müesses nizamın bulunduğunu vurguladı. Savaştan galip çıkan beş devletin menfaatlerini önceleyen mevcut güvenlik mimarisinin günün ihtiyaçlarına cevap vermediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler üyesi 193 ülkenin kaderini, Güvenlik Konseyi daimi üyesi beş ülkenin insafına bırakan bu sistemin adaletsiz olduğu sizlerin de malumudur” diye konuştu.

Ukrayna kriziyle beraber sistemin çarpıklığının ötesinde çok daha büyük açıklarının ve yapısal problemlerinin olduğunun ortaya çıktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çatışan taraflardan biri veto hakkına sahip daimi üye olunca, Güvenlik Konseyi’nin icbar edici rolü boşa çıkmış, sistem iflas bayrağını çekmiştir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan kararların bağlayıcı yönü bulunmadığı için de çatışmaları sonlandıracak hiçbir adım atılamamıştır. Düşünün 141 üye, o beş üyenin içindeki bir veya iki üyeye karşı oy kullanırken netice alınabildi mi? Alınamadı. Böyle bir adalet olur mu? İşte mesele, ben diyorum ki artık daha adil bir dünyayı tesis etmek için uzun bir süredir ‘Dünya beşten büyüktür’ diyerek sistemin bu yönüne dikkati çekiyor, günümüz şartlarına göre reforme edilmesi gerektiğini hep söyledik, söylüyoruz. Ancak sistemin açıkları bilinmesine rağmen veto yetkisini elinde tutanlar gücü paylaşmaya yanaşmadığı için reform talepleri görmezden gelindi. Veto hakkı olmayan geçici üyelik, bu da çok komik geliyor bana, 15 tane geçici üye, beş tane de daimi üye. Böyle komik bir şey olur mu? Bununla nereye varılıyor? Geçici üye olmak için de o ülkeler, ‘Ben de geçici üye olabilir miyim?’ diye çırpınıyorlar. Çeşitli lobiler yapıyorlar, kulisler atıyorlar. Olsan ne yazar? Aynı şeyi biz de yaşadık. Hiçbir faydası var mı? Yok. Elini kaldır indir. Asıl iş o beşten bir tanesinde. O beş üyeden bir tanesi ne derse o oluyor. Geçici üyelik üzerinden sistemin yapısal sorunlarının üstü örtülmeye çalışıldı.”

Türkiye gibi doğru bildiklerini yüksek sesle haykırmaktan çekinmeyen ülkelerin ise haksız, temelsiz, son derece çirkin ithamlarla susturulmak istendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Oysa biz, dünya beşten büyüktür derken, sadece kendimiz için, kendi ülkemiz için bir talepte bulunmuyorduk. Milletimizin hakkıyla beraber tüm insanlığın hakkını, hukukunu, ortak menfaatini de savunmaya çalışıyorduk. Yaşadığımız hadiseler bize tespit ve tekliflerimizin ne kadar doğru, yerinde ve isabetli olduğunu göstermiştir. Aynı gerçeğin Güvenlik Konseyi daimi üyeleri tarafından da görüldüğünü, anlaşıldığını ümit ediyorum. Statüko yerine barışı gözetecek, beş ülkenin çıkarı yerine tüm insanlığa hizmet edecek yeni bir küresel güvenlik mimarisinin kurulması şarttır.”

“YENİLİKÇİ BİR DİPLOMASİ ANLAYIŞINI HEP BİRLİKTE GELİŞTİRMEMİZ ŞARTTIR”

Daha adil bir dünyanın mümkün olduğu inancıyla gelecek dönemde Birleşmiş Milletler reformu çabalarını arttırarak sürdüreceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aydınlık yarınlarımız uğrunda vereceğimiz bu mücadeleye sizlerin de gereken desteği sağlayacağınıza yürekten inanıyorum. Türkiye olarak uluslararası alanda öncülük ettiğimiz projeleri hayata geçirmek için sadece güçlü bir iradeye değil aynı zamanda diplomaside yeni bir paradigmaya da ihtiyaç duyuyoruz. Diplomasiye yaklaşımımızın da değişmesi, dönüşmesi, yaşanan tecrübeler ışığında yeniden ele alınması gerektiği kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı.

Diplomaside gelenek, deneyim, teamüller ve alışkanlıkların ebette önemli olduğunu ancak dünyanın karşı karşıya kaldığı girift sorunların çözümünde sadece bunların yeterli olmayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Diplomasiden, problemleri çözme kabiliyeti yanında daha çok sorunları önlemede, gerilimlerin önüne geçmede de istifade edilmelidir. Diplomasinin birincil görevi barışı tesis değil barışı ve istikrarı tahkim etmek olmalıdır. Asıl maharet, sorunlar daha filizlenmeden zamanlıca müdahil olabilmektir. Diğer türlü maliyetlerin artması, vakit ve enerji kaybının yaşanması, acıların ve zulümlerin derinleşmesi kaçınılmazdır. Geçmişin birikimini, asırlara sari tecrübeyi reddetmeden, proaktif, girişimci ve yenilikçi bir diplomasi anlayışını hep birlikte geliştirmemiz şarttır. Bu çabalarımızda bize yol gösterecek maziden gelen zengin bir hazine yanında, iyi ve başarılı örnekler de olduğunu biliyoruz. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Medeniyetler İttifakı, Avrupa Birliği, Afrika Birliği gibi örneklerden yararlanmamız gerektiğine inanıyorum. Bu çerçevede forumun temasının diplomasiyi yeniden kurgulamak olarak belirlenmesini son derece isabetli buluyorum. Bu tema altında yapılacak tartışmaların ve işin ehli insanlar tarafından gerçekleştirilecek sunumların, bizlere yeni ufuklar açacağına inanıyorum. Bölgemize ve dünyaya dair kritik meselelerin ele alınacağı İkinci Antalya Diplomasi Forumu’nun diplomasi üzerine yeni açılımlara, yeni önerilere, yeni fikirlerin yeşermesine vesile olmasını temenni ediyorum.”

Antalya Diplomasi Forumu’nun düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını “Savaşların olduğu değil barışın egemen olduğu bir dünya için sizleri saygıyla selamlıyorum” sözleriyle tamamladı.

Dünya

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam bin yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihî Millî Parkı’nda düzenlenen 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve bazı siyasi partilerin genel başkanları ile katılımcıları selamlayarak başladı.
Dün Anadolu’nun giriş kapısı Ahlat’taki etkinlik alanını ziyaret ederek gençlerle kucaklaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Kabine Toplantısı’nı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesi’nde üçüncü kez gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Bizans’ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu’nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt’te sizlerle beraberiz. Konuşmamın başında Malazgirt Zaferi’mizin 955. yıl dönümü mübarek olsun diyorum. Malazgirt’te hem dehasının hem de bileğinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemal-i edeple yâd ediyorum” ifadelerini kullandı.
Etkinlik meydanını tıka basa doldurarak, dünyaya çok güçlü birlik ve beraberlik mesajı veren vatandaşlara şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Gelecekteki zaferlerimizin, istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum. Tarihinize, ruh köklerinize, ecdadın mukaddes emanetine sahip çıktığınız için, Alparslan’ın ve gaza erlerinin o mübarek ruhlarını bugün bir kez daha şad ettiğiniz için, şu muhteşem kardeşlik tablosu için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Rabbim sizleri korusun. Rabbim bu aziz millete, bu büyük devlete en güzel, en hayırlı hizmetleri yapmayı siz gençlerimize nasip eylesin. Bugün aynı zamanda Anadolu’nun harimiismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz’un 104. seneidevriyesini idrak ediyoruz.”
“SÖZ KONUSU VATANIMIZ OLDUĞUNDA, KİMSEYE BOYUN EĞMEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle Millî Mücadele’de bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim. Sevgili gençler, biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin devletin bekası, milletin varlığı, bayrağın göklerde gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir millet olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. İnşallah bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde, bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Malazgirt’in öneminin başlı başına bir tarih olmasından kaynaklandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bayrak şairimiz merhum Arif Nihat Asya, burada yazılan o muhteşem destanı işte bu sözlerle ifade etmişti. Bakınız bundan tam 955 sene önce, 26 Ağustos 1071’de, Sultan Alparslan ordusuyla birlikte cuma namazını eda etti. Ardından askerleriyle birlikte Cenabı Allah’a dualar etti. Dua bitince o yiğit Sultan ordusuna dönüp şunları söyledi, ‘Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman çoğunlukta olduğu hâlde böyle bekleyeceğiz. Ben bizzat Müslümanların minberlerde bizim için dualar ettikleri vakitte düşmanın üzerine atılmak istiyorum. Galip gelirsek ne ala, aksi takdirde şehit olarak cennete gideceğiz. Şu anda karşınızda ne emreden bir sultan ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerden biriyim. Sizinle beraber kılıç sallayacağım. Benimle gelmek isteyenler gelsin, istemeyenler geri dönsün’ Sözlerini bitirince ‘Ölürsem kefenim olsun’ diyerek giydiği beyaz elbisesi sırtında, okunu ve yayını aldı, atının kuyruğunu bağladı. Düşmana yaklaştığında atından inip yüzünü toprağa sürerek yine Rabbine dualar etti, niyazda bulundu. Sonra atına tekrar binerek kendisi önde, Gazanferler yanında, düşmanın üzerine ok gibi atıldı. Savaşın sonunda ordusuyla beraber Malazgirt’te tarihe geçen görkemli bir destan yazdı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan Alparslan’ın muhteşem zaferiyle sadece Anadolu’nun kapılarını millete açmadığına işaret ederek, “Selahaddin Eyyubi ile Kudüs’e, Sultan Fatih’le İstanbul’a, Osmanlı Cihan Devleti’yle üç kıtaya giden yolları da açtı. Mevlana’yla, Yunus Emre’yle, Hacı Bektaşi Veli’yle, İdris-i Bitlisi ve Ahmed-i Hani’yle gönüllere giden yolları da açtı. Anadolu’dan Balkanlara, Hicaz’dan Kuzey Afrika’ya, Adriyatik’ten Atayurdu’muza giden yolları da açtı. Kilit diyoruz ya işte o kilidi Sultan Alparslan ve ordusu açtı. Merhum Fazıl Hüsnü Dağlarca bunu şöyle anlatıyor. ‘Bağladı atının kuyruğunu, yaptı bir topuz/Ölümü ölüme doladı Alparslan/Sürdük atlarımızı üstüne 300 binin atıldık/Sağlı sollu, damar damar yarıldı gökyüzü/Allığından varırken tanrısına bir şehit gökçe yollu/Her gören taş kesildi ulu görkemimizden/Atlar dört başlı, işte yiğitler sekiz kollu’ Alparslan ve yiğitlerinin aziz ruhları şad olsun. Medeniyet coğrafyamızı ihya eden ecdadın ruhu şad olsun. Bin yıldır şehitler tepesini boş bırakmayan cümle şühedanın ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.
“MİLLET OLARAK NE ZAMAN BİR OLDUYSAK BAŞARIDAN BAŞARIYA, ZAFERDEN ZAFERE KOŞTUK”
Tarihte bazı hakikatlerin tahrif edilmesinin, yok sayılmasının, inkâr edilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gerçeklerden biri de şudur. Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak, sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. 955 yıl önce Malazgirt destanını, unutmayın, böyle yazdık. Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz’da zorlukları böyle aştık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefrikaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi özellikle vurgulamak istediğini belirterek, şunları kaydetti: “Biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam bin yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için, yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz güçlü olmak zorundayız. Savunmadan diplomasiye, eğitimden ulaştırmaya, ekonomiden sağlığa tüm çabamız müessir ve müreffeh bir Türkiye’yi inşa etmek içindir. Bu uğurda elimizle birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız.”
“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA ETMEK İÇİN ATIMIZIN KUYRUĞUNU BAĞLADIK”
Millet olarak çok eski bir gelenekleri olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın bölgemizde tarih yeniden yazılıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön verdiğini, bunun önünü artık hiç kimsenin kesemeyeceğini vurgulayarak, “Tahriklerle, tuzaklarla Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek, azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Mevla yolumuzu açık etsin diyorum” ifadelerini kullandı.
Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünün mübarek olmasını dileyerek, Anadolu’yu vatan eyleyen şehit ve gazilere Allah’tan rahmet niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, etkinliklere bu yıl 10. defa öncülük ederek gençlere tarih şuuru kazandıran Okçular Vakfı’nı tebrik etti, misafirlere teşekkürlerini iletti.

Okumaya devam edin

Dünya

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü kutlama törenleri kapsamında Ahlat’taki etkinlikte yaptığı konuşmada, “Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız. İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah, milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü kutlama törenleri kapsamında Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen etkinliğe katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi, bazı siyasi partilerin genel başkanlarını, Okçular Vakfının mensuplarını ve katılımcıları selamlayarak başladı.

Anadolu’nun giriş kapısında, asırlar boyunca ilmin, sanatın, medeniyetin merkezi olan ata şehri Ahlat’ta katılımcılarla beraber olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin şahsında Güroymak’tan Adilcevaz’a, Mutki’den Hizan ve Tatvan’a, Bitlis’in dört bir yanındaki kardeşlerime Ahlat’tan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı şekilde, 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımıza, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza Ahlat’tan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı programı düzenleyen Okçular Vakfını canıgönülden tebrik ettiğini, organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kuruluşları, belediyeleri, vakıf ve dernekleri ayrı ayrı kutladığını söyledi.

Kendilerini hüsnükabulle karşılayan Ahlat ve Bitlis halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, birlik, beraberlik ve kardeşliğin daim olması temennisinde bulundu.

“ANADOLU’NUN DÜĞÜMÜ, AHLAT’TA ÇÖZÜLMÜŞTÜR”

Yarın Türk tarihinin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünün idrak edileceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ahlat’tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedecek, fethin mukaddes havasını bir kez daha teneffüs edeceğiz. Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum. Ahlat, şehadete ermişlerin, yani şehitlerin, Ahlat, saadete, selamete ermişlerin, yani saitlerin, selimlerin Ahlat, İ’la-yı Kelimetullah yolunda gaza şuuruna ermişlerin, yani gazilerin mekânıdır. Ahlat, Anadolu’da yoğrulan millet ruhunun, hamurunun mayasıdır. Ahlat, 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu ordudan fırtına gibi esen alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat’ın her hâliyle şüheda ocağı, gaziler otağı, milletin kimlik vesikası ve tarihin iftihar sayfası olduğunu kaydederek, “Şurası muhakkak ki Malazgirt’e giden yol, Ahlat’tan açılmıştır. Anadolu’nun düğümü, Ahlat’ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyar-ı Rum’u Darülislam hâline getiren, bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat’ta ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat’ın Kubbetü’l İslam olduğunu, bu toprakları imar, inşa ve ihya eden ecdadın Anadolu’ya giriş kapısı olduğunu söyledi.

“Önce Malazgirt’e, devamında ebedî yurdumuz Anadolu’ya, ardından üç kıtaya şerha şerha yayılan o ruh bugün yine buradadır, Allah’a hamd olsun dimdik ayaktadır.” Diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat halkına ata mirasına sahip çıktıkları, coşkuları ve heyecanları, dosta güven düşmana korku salan dik duruşları için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat halkının teveccühüne layık olabilmek için çalışmaya kararlı bir şekilde devam ettiklerini dile getirdi.

Bitlis’in Tatvan, Ahlat ve Güroymak ilçeleri sınırlarında bulunan alanın Nemrut Kalderası’nın millî park ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece, tarihî ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum” ifadesini kullandı.

Ahlat’taki Selçuklu Mezarlığı’nda ecdadın tezyin ettiği 10 bine yakın mezar taşı bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ayetlerle, kandillerle, mihrap ve hatlarla süslü, ataların âdeta dile getirdiği şahidelerimiz var. Bu şahideler, bizim bu topraklardaki bin yıllık varlığımızın şahitleridir. Bu şahidelerdeki mukarnaslar, işletmeler, milletimizin hikmet ve estetikte ulaştığı seviyenin simgesidir. Bu şahidelerdeki çift başlı ejderler, tıpkı çift başlı Selçuklu Kartalı gibi kuvvet ve kudretimizin, basiret ve ferasetimizin nişanesidir. Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir. Bizim millî hafızamız işte bu eserlere hem de silinmemek üzere kazınmıştır. Anadolu’yu yurt kılan şehit ve gazilerimizin her birinin ruhları şad olsun. Buradaki akıncı beylerinin, gaza erlerinin, komutanların, cümle ecdadın mekânı cennet olsun. Malazgirt Zaferi’nden İstanbul’un fethine, Çanakkale’den Millî Mücadele’ye, terörle mücadeleden 15 Temmuz destanına, bin yıldır bu aziz vatan için, bu asil millet için canlarını veren cümle şehitleri bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Bugün burada olduğu gibi, ecdadın hatırasına sahip çıkan, birliğimize, beraberliğimize dört elle sarılan herkesten Allah razı olsun diyorum.”

“AHLAT, MİLLET OLMA BİLİNCİMİZİN, BİRLİK VE BERABERLİĞİN EN GÜÇLÜ İŞARETİDİR”

Konuşmasında gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ahlat asırlar boyunca, farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde bir arada ve kardeşçe yaşadığı belde olarak tebarüz etmiştir. İlim, kültür ve medeniyet yüzyıllar boyu burada neşet etmiştir. Burada yetişen alimler, edipler, büyük şahsiyetler Anadolu’yu mamur etmiş, şenlendirmiş, Ahlat’tan hareket edip gönüllere girmişlerdir. Burası yalnızca orduların hareket üssü değil, kalplerin ve zihinlerinde çekim merkezi olmuştur. Ahlat, millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğin remzidir, en güçlü işaretidir. Bitlisli merhum bir şairimizin de çok veciz bir şekilde ifade ettiği gibi ‘Her fikre hürmet et, olgun karşıla. Mücadele olmaz silahla taşla. Yabanı ağaca meyve aşıla, marifet kökünden kesmekte değil. Eksiltme yüzünden ar perdesini, kulak ardı etme Hakk’ın sesini. İnsan rozeti tak, at gerisini. Marifet birlikte, nifakta değil.’ Evet, insan rozeti takıp Hakk’ın sesine uyanlar, marifeti nifakta değil birlikte arayanlar işte buradadır. Aynı devleti, aynı milleti müdafaa edenler işte buradadır. Aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı mefkûreyi namus bilenler işte buradadır. Aynı istikbalin, aynı hedefin, aynı ümidin peşinden gidenler işte buradadır. Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Alevi’siyle, Sünni’siyle omuz omuza verenler işte buradadır.”

“TÜRKİYE’Yİ ÇOK DAHA GÜÇLÜ YARINLARA TAŞIYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönül, ülkü ve kader birliği içinde Ahlat’ta tarihî bir destan yazıldığını vurgulayarak “Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız. 86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada, Ahlat’ta olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz. Şundan kimsenin şüphesi olmasın, büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine buradaki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz. Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak. Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”

Türkiye’yle ve Türk milletiyle birlikte coğrafyadaki tüm kardeş halkların kazanacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Onlara diyorum ki ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşle kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz. Ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz. Biz, bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan, kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var. Hepsinden önemlisi âlemlerin Rabb’i olan Cenabıallah’ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek. Kan tüccarları kaybedecek, terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek. Coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek. Kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak, barış ve istikrar olacak, kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak. Kimsenin tereddüdü olmasın büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı sökmüştür, Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Allah’ın izniyle önümüz de ufkumuz da açıktır. Rabb’imiz yar ve yardımcımız olsun diyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın kutlanacak Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünün hayırlı ve mübarek olması temennisinde bulunarak, “Buluşmamıza teşrif eden, bizleri samimiyetle bağrına basan siz kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Okçular Vakfımız başta olmak üzere programda emeği geçen tüm kurumlarımızı, kuruluşlarımızı tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla” diye konuştu.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Okumaya devam edin

Dünya

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”nda yaptığı konuşmada, “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Bu tarihî günde, bu anlamlı buluşmada partilileri en kalbi duygularla, hürmetle, muhabbetle selamladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cennet vatanın dört bir yanındaki tüm vatandaşları selamladı.

Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı coğrafyalarında milleti temsil eden tüm vatandaşlara da muhabbetlerini gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönül ve kültür coğrafyasının dört bir yanında şu anda kalbi kendileriyle atan tüm dostlarına selamlarını iletti.

Ülkenin ve dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın partilerine, kendisine ve hareketlerine muhabbet duyan herkese selamlarını ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam gönlü kendileriyle atan, bu yolda beraber yürüdükleri Cumhur İttifakı ortakları MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye partisi ve tüm arkadaşları adına selamlarını gönderdi.

“BUGÜN TARİHÎ BİR GÜN”

Türkiye’nin 81 ilinden gelip Başkent Millet Bahçesi’ni dolduran partililere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aşkınız için, dayanışmanız için, ahde vefanız için, en çok da görenleri kıskandıran şu muhabbetiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Rabbim, kardeşliğimizi daim kılsın. Dostluğumuz, yol arkadaşlığımız inşallah ebedî olsun, daim kalsın” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün çok özel, tarihî bir gün. Bugün 25’inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. AK kadrolar olarak çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kendilerine bugünleri gösteren, bu güzelliği yaşatan Allah’a sonsuz şükrettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “25’inci yaş günümüz, 25’inci doğum günümüz kutlu olsun” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Ağustos 2001’den bu yana AK Parti çatısı altında farklı kademelerde görev yapan her bir parti mensubuna ayrı ayrı teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisiyle mesaide bulunan ve ailesi programa katılan Abdülmecit Yücel’in, hareketlerindeki gönlünü ortaya koyuşunu unutmalarının mümkün olmadığını dile getirdi.

Bakanlardan milletvekillerine, il, ilçe, belde başkanlarından belediye başkanlarına, meclis üyelerinden mahalle-köy temsilcilerine, sandık müşahitlerinden üyelere kadar yol ve dava arkadaşlarının tamamına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurulduğu ilk günden itibaren bu hareketi samimiyetle bağrına basan kadınlara, AK Parti Kadın Kolları’nın tüm mensuplarına, partiye renk, dinamizm katan gençlere teşekkürlerini iletti.

Sandık her kurulduğunda, sabahın erken saatlerinden itibaren bir bayram havasında sandıkları şenlendiren seçmenlere de gönülden teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar oyunu alamadığımız ama tercihlerine saygıyla yaklaştığımız vatandaşlarımıza ise demokrasimize yaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurdukları Cumhur İttifakı bünyesinde, Türkiye’nin bekası, milletin istikbali uğrunda birlikte yol yürüdükleri ittifak ortaklarına da dayanışmaları için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kutlama programına gönderdiği çiçek dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, kendilerini telefonla arayarak veya mesajla partisinin kuruluş yıl dönümünü kutlayan diğer siyasi parti genel başkanlarına teşekkürlerini iletti.

25 yıl içinde pek çok parti mensubunu fani dünyadan ebedî âleme uğurladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dava ve yol arkadaşlarından ahirete irtihal edenlere, Allah’tan rahmet diledi.

“TÜRKİYE’NİN ÖZ GÜVENİNİ YÜKSELTTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “AK Parti, bundan 25 sene önce milletimizin umudu olarak doğdu. Bu partiyi millet kurdu, sizler kurdunuz, kumaşını millet dokudu, hamurunu millet yoğurdu. Siyasetin sıkıştığı, ekonominin ağır kriz yaşadığı, Türkiye’nin önünü göremediği bir dönemde ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ şiarıyla yola revan olduk. ‘Sorunlar çözümsüz değildir’ dedik. ‘Çözümler imkânsız değildir’ dedik. ‘Buradan bir çıkış yolu var’ dedik. ‘Bizim reçetemiz var, bizim çözüm önerilerimiz var, bizim umudumuz, heyecanımız, gayretimiz var’ dedik. 14 Ağustos 2001’de AK Parti’yi kurduk ve kurarken de tüm Türkiye’ye ‘Karanlığa kapalı, aydınlığa açık’ dedik. ‘Yeter, söz de, karar da milletindir’ dedik.”

Partiyi kurduktan sadece 15 ay sonra, 3 Kasım 2002’de seçime girdiklerini ve milletin teveccühüyle tek başına iktidara geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Ne dediler? ‘Yapamazlar’ dediler, yaptık, hem de en güzelini yaptık. Türkiye’yi rahatlattık. Umudu çoğalttık. En başta Türkiye’nin öz güvenini, milletin öz güvenini yükselttik. AK Parti olarak, siyasetteki temsil açığına millet iradesiyle, istikrar açığına güçlü ve öngörülebilir yönetimle, icraat açığına eser ve hizmet siyasetimizle, kalkınma açığına yatırım ve girişimcilikle, öz güven açığına Türkiye merkezli bir gelecek tasavvuruyla çözüm ürettik. Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık.”

“SAVUNMA SANAYİİNDE DESTAN YAZDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıklarının tamamını anlatmanın mümkün olmadığını, bu tarihî günde kısa bir muhasebe yapmakta fayda gördüğünü söyledi.

25 yıllık icraat karnesini vatandaşlarla paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitime 37 trilyon lira, sağlığa 14 trilyon lira, gençlik ve spora 5 trilyon lira, sosyal yardımlara 12 trilyon lira, adalete 4 trilyon lira, içişlerine 3 trilyon lira, AFAD bünyesinde olmak üzere toplam 5 trilyon lira harcama yaptık. Çalışma ve sosyal güvenliğe 7 trilyon lira, ulaştırmaya 15 trilyon lira, çevre ve şehirciliğe 19 trilyon lira, kültür ve turizme 11 trilyon lira, tarım ve ormana 7 trilyon lira, enerjiye 8 trilyon lira, savunma sanayiine 374 milyar dolar, sanayi ve teknolojiye 2 trilyon liralık kaynak kullandık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşviklerle 19 trilyon liralık 129 bin yatırımın ve 4 milyon 128 bin nitelikli istihdamın önünü açtıklarına işaret ederek, şöyle devam etti: “36 milyar dolar olan yıllık ihracatımız, haziran ayında 278 milyar dolara çıktı. Millî gelirimiz 240 milyar dolardan, 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı. Dünyanın 21’inci büyük ekonomisi olan Türkiye, 2025 yılı itibarıyla dünyada 16’ncı, Avrupa’da 6’ncı sıraya yükseldi. Dışişlerimiz, Türkiye’yi bölgesinde ve dünyada “sözü güçlü, gücü tesirli” bir ülke konumuna getirdi.”

Savunma sanayiinde kelimenin tam anlamıyla “destan” yazdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülkeyi kendi savaş gemisini, insansız uçağını, helikopterini, tankını, füzesini, denizaltısını yapar hâle getirdik. Yıllık 10 milyar doları aşan ihracat rakamıyla bugün dünyanın 185 ülkesinde Türk savunma sanayii ürünleri kullanılıyor” dedi.

“2028’E KADAR 27 ŞEHRİMİZİ HIZLI TREN AĞIYLA BİRBİRİNE BAĞLAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma alanında Türkiye’ye çağ atlattıklarına işaret ederek, şöyle konuştu: “Tam 24 bin kilometre yeni bölünmüş yol yaptık. Otoyol uzunluğumuzu iki kat artırdık. İki kıtayı Marmaray ve Avrasya Tüneli ile yer altından Yavuz Sultan Selim ve 1915 Çanakkale Köprüsü ile yer üstünden birbirine bağladık. 26 olan havalimanı sayımız, 58’e çıktı. Yapımı devam edenler hizmete girdiğinde, bu sayı 60 olacak. Türkiye’yi hızlı trenin konforuyla tanıştırmak bizlere nasip oldu. Sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Sizler için, halkımız için bunu biz başardık. 2028’e kadar 27 şehrimizi hızlı tren ağıyla birbirine bağlayacağız. 2053 yılında, 48 saatte tüm Türkiye hızlı trenle gezilebilecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde, nicelik ve nitelik olarak Türkiye’nin standartlarını yükselttiklerine işaret ederek, 422 bin yeni derslik inşa ettiklerini, toplam 836 bin yeni öğretmen ataması yaptıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “‘Başörtüsü yasağına son vereceğiz’ dedik, üniversitede, okulda, kamuda son verdik. ‘Üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğini kaldıracağız’ dedik, kaldırdık. ‘Harçları kaldıracağız, ders kitaplarını ücretsiz dağıtacağız’ dedik, sözümüzü tuttuk. Yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi 182 binden 983 bine yükselttik.”

Sağlıkta, vatandaşları birinci sınıf sağlık hizmetleriyle tanıştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sayısı 27’ye çıkan şehir hastaneleriyle bu alanda âdeta devrim yaptıklarını belirtti.

“KARADENİZ’DEKİ KEŞFİMİZ SAYESİNDE BUGÜN MİLYONLARCA EVDE KENDİ DOĞAL GAZIMIZ KULLANILIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet bahçeleriyle şehirlerin çehresini değiştirdiklerini işaret ederek, 323 millet bahçesini hizmete açtıklarını, 239 tanesinin yapımının devam ettiğini bildirdi.

TOKİ’yle 1 milyon 766 bin konut ürettiklerini, 369 bin konutun inşasının sürdüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “6 Şubat asrın felaketinde 455 bin konutu ve iş yerini, 3 yıl gibi rekor sürede depremzedelerimize teslim ettik. Deprem turistleri istismar peşinde, fırsatçılık peşinde koşarken biz yaraları sarmak için tam 91,5 milyar dolarlık kaynak kullandık. 500 bin sosyal konut projemizle çok önemli bir ihtiyacı gideriyoruz. Şurası da çok mühim. Eskiden terörün kol gezdiği Gabar’da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz. Karadeniz’deki keşfimiz sayesinde bugün milyonlarca evde kendi doğal gazımız kullanılıyor.”

“SADECE YATIRIMLARDA DEĞİL, HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ALANINDA DA SESSİZ BİR DEVRİME İMZA ATTIK”

Artık başkalarının ürettiği araçlara gıptayla bakmadıklarını, Türkiye’nin otomobili TOGG’u yollarda gördükçe herkesin gurur duyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece yatırımlarda değil, hak ve özgürlükler alanında da aynı şekilde sessiz bir devrime imza attık. ‘OHAL’i kaldıracağız’ dedik, kaldırdık. ‘Farklı dil ve lehçelerde yayınları serbestleştireceğiz’ dedik, TRT Kurdi’yi kurduk, özel yayınları serbest bıraktık” diye konuştu.

Gençlerin siyasette önünü açarak seçilme yaşını 30’dan 25’e, sonra 18’e indirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’yle, ülkemizin en kronik sorunlarından olan yönetimde istikrar meselesini çözüme kavuşturduk. ‘Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri kıracağız’ dedik, Fatih’in emaneti Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ni yeniden ibadete açtık. Daha burada tek tek sayamayacağımız nice reformu, hizmeti, eseri, projeyi ülkemize kazandırdık” ifadelerini kullandı.

Parti programlarında ve seçim beyannamelerinde millete ne taahhüt edildiyse bunları yüzde 90 oranında gerçekleştirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu da burada ifade etmek istiyorum. Gelecek 25 yılı da planladık, gelecek 50 yılı da planladık. Bugün paylaştığımız 25’inci yıl vizyon belgemizin rehberliğinde hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmeye devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

“MİLLETE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TUTMANIN GURURUYLA BURADAYIZ”

Bu 25 yıl boyunca dikensiz bir gül bahçesinde yürümediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler. Darbe senaryoları yazdılar. Muhtıra vermeye kalkıştılar. Partimizi kapatmaya kalktılar. Danıştayda, Gezi’de, terör eylemleriyle provokasyonlar yaptılar. 17-25 Aralık’ta yargı darbesi yapmaya yeltendiler. 15 Temmuz’da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatlarıyla, dışarıdaki ağababalarıyla üzerimize geldiler. Allah’a hamdolsun, hepsini tek tek püskürttük. 25 yıl sonra işte buradayız. Sapasağlam burada, milletin huzurundayız. İlk günkü heyecanımızla buradayız. İlk günkü enerjimizle buradayız. İlk günkü aşkımızla, ilk günkü kararlılığımızla yine Ankara Millet Bahçesi’ndeyiz. Millete verdiğimiz sözleri tutmanın gururuyla buradayız. Milletin emanetine sahip çıkmanın izzetiyle buradayız. Türkiye’yi her alanda büyütmenin kıvancıyla buradayız. Size mahcup olmamanın, sizi mahcup etmemenin, sizin umutlarınızı boşa çıkarmamanın bahtiyarlığıyla buradayız.”

25 yıl boyunca milletin gönlünde olduklarını, bugün de milletin gönlünde en müstesna yerde bulunduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’a hamdolsun, çeyrek asırda büyük işler başardık ama bitmedi, hiçbir zaman bitmeyecek. Kimse bizden yorulma beklemesin. 25 yıl boyunca her sabah yeniden başladık. Her sabah ilk günkü gibi işimize sarıldık” ifadelerini kullandı.

“DAHA YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR”

Bundan sonra da her günün kendileri için yeni bir gün olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Partimizi kurduktan sonraki ilk sabah, 15 Ağustos sabahı nasılsa bugün de yarın da her sabah 15 Ağustos sabahı gibi olacak. Daha yeni başlıyoruz. Türkiye’yi işte bu hareket, bu kadro kadınıyla, erkeğiyle, genciyle ve bu gençler, onların çocukları, torunları inşallah önce 2053’e, sonra da 2071’e taşıyacak. Türkiye’nin son 25 yılına olduğu gibi geleceğine de işte bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var. Türkiye’yi ellerinden tuttuk, ayağa kaldırdık, küllerinden yeniden inşa ettik, doğrulduk, büyük işler başardık ama durmayacak, dinlenmeyecek, ara vermeyecek, istikbali de inşa edecek, imar edeceğiz. Hani diyor ya Yunus ‘Biz, sevdik aşık olduk, sevildik, maşuk olduk, her dem yeniden doğarız bizden kim usanası’. Evet, her gün yeniden doğacağız. Her sabah yeniden başlayacağız. ‘Bugün unutmayın yeni bir gündür’ diyeceğiz. ‘Şimdi yeni şeyler söylemek lazım’ diyeceğiz, her dem taze kalacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, 1970’lerden itibaren, sinsi sinsi büyüyen FETÖ sorunu olduğunu hatırlatarak, “1970’lerden itibaren hiçbir hükûmet bunların önünü kesemedi. 1980’de, 1997’de, iki kez darbe yapıldı bu ülkede. FETÖ’ye dokunmadılar, tam tersine önünü açtılar. Biz ülkeyi yönetme görevini devraldığımızda virüs vücuda yayılmış, bünyeyi âdeta felç etmişti” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’ye karşı sabırla, akılla ve dikkatle yürüdüklerine dikkati çekerek, “O meşum gecede, o hain darbe girişiminde, Allah onlara fırsat vermedi” dedi.

“BU ÜLKEYİ KARDEŞLİK BÜYÜTECEK”

Terör meselesinin de 1984’ten bu yana can yaktığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Evlatlarımız tek tek toprağa düşüyordu. Türkiye’nin gençleri de birikimi de morali de hayalleri de terörle, hain terör eylemleriyle her gün solup gidiyordu. Ne dedik? ‘Biz çözeceğiz’ dedik. ‘Türkiye’yi 40 yıllık bu sıkıntıdan kurtaracağız’ dedik. Elhamdülillah, işte onu da Cumhur İttifakı olarak çözüyoruz ve çözdük. Gazi Meclisimizin desteğiyle, aziz milletimizin hayır duasıyla çözüyoruz. Şehitlerimizin kahramanlığıyla, gazilerimizin fedakârlıklarıyla çözüyoruz. 86 milyon olarak el birliği, gönül birliği, hedef birliği yaparak çözüyoruz. Farklı kesimlerin bir araya geldiği Türkiye mutabakatını tesis ederek çözüyoruz. Şunu unutmayacağız, bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Kardeşliği korursak bu ülkeye hiç kimse kem gözle bakamaz. Bizi var eden, bizi bin yıldır dimdik ayakta tutan, bizi bu coğrafyaya hâkim kılan, Müslümanlık’tan gelen kardeşliğimizdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu topraklarda ezan sesi susarsa, bu topraklarda Kur’an’ın sesi kısılırsa, bu topraklarda Müslümanlık zayıflarsa, kardeşliğin de zayıflayacağını belirterek, “Kardeşliğimiz zayıfladığında, ülkemiz de zayıflamıştır. Biz en başından itibaren işte bu duyguyla hareket ediyoruz. Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek. Bu ülkeyi kardeşlik güçlendirecek. 21’inci yüzyılı, inşallah kardeşlik ‘Türkiye Yüzyılı’ yapacak. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Ne yapıyorsak, ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz. Ne yapıyorsak, gelecek nesillerin selameti, refahı, aydınlık yarınları için yapıyoruz. Ne yapıyorsak, bu meseleyi tamamen çözerek, evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz” diye konuştu.

“TÜRKİYE, İŞTE ŞİMDİ ŞAHA KALKIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi birileri suyu bulandırmaya, zihinleri kurcalamaya çalışıyor. Milleti korkutup, sorunları çözümsüz bırakmak istiyorlar. Niye? Çünkü işsiz kalacaklar. Terör parantezi kapandığında, istismar edecekleri bataklık da kuruyacak, işte bundan korkuyorlar. Bakın biz, sadece terör sorununu bitirmiyoruz. İnşallah terörle birlikte, Türkiye’nin içini karıştıran, o emperyalist planı da altüst ediyoruz. Terörün bitmesine kim üzülür? Türkiye üzerine hesabı olanlar üzülür. Bu yaranın, bir 40 sene daha kanamasından çıkar sağlayanlar üzülür. Siyaseti ve toplumu terör üzerinden yıllardır dizayn etmeye alışanlar üzülür. Varsın, üzülsünler. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak, gençler toprağa düşmeyecek, çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak, ülkenin enerjisi heba olmayacak. Türkiye, işte şimdi şaha kalkıyor. Türkiye Yüzyılı’nın şafağı, işte şimdi söküyor. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor, gücümüze güç katılıyor, tarih yeniden yazılıyor, açın yolları, büyük Türkiye Cumhuriyeti geliyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’a, Suriçi’ne Türkiye’nin her şehrinden, dünyadan turist akacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Şimdi Tunceli’nin dağlarında barut değil, mis gibi çiçek kokacak, çimen kokacak. Şimdi Cilo dağlarında halaylar çekilecek. Dicle’nin, Fırat’ın, Munzur’un suları bundan sonra daha berrak, daha coşkun akacak. Tekrar kucaklaşacağız. Mardin’in camilerinde aynı namazda saf tutacağız. Şanlıurfa’da aynı ezanı birlikte dinleyeceğiz. Dili ne olursa olsun, aynı duyguların türkülerini birlikte söyleyeceğiz. Birlik içinde, bütünlük içinde, kardeşlik içinde geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Samimiyiz, hasbiyiz, kararlıyız ve Allah’ın izniyle, milletimizin hayır duasıyla bu sefer menzili maksudumuza inşallah ulaşacağız.”

“BU HAREKET GÖNÜL HAREKETİDİR”

“25’inci yılımızda şu gerçeği bir kez daha hatırlatmak istiyorum, bu hareket, gönül hareketidir, gönüllere girme hareketidir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle doğrudan, göz göze, ruberu, gönül gönüle irtibat kurarak bugünlere geldiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilata, kapı kapı dolaşarak şimdiye kadar ne yaptıklarını ve bundan sonra ne yapacaklarını anlatması tavsiyesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu da unutmayın kardeşlerim. Bu hareket, bu dava, sadece bizimle kaim değildir. Bu hareketin, bu davanın dünü vardı, yarını da olacak. Bu, uzun soluklu bir yürüyüştür. Bu, maziden atiye giden kutlu bir yolculuktur. Önemli olan, sen yaşarken bu dava için ne yaptın? Sana bırakılan mirası nereden aldın, nereye taşıdın? Bizim meselemiz işte budur. Bayrağı devraldık, onu zirvedeki burçlara diktik, gelecek nesillere de o bayrağı inşallah emanet edeceğiz, onlar da hakkıyla taşıyacak. Burada şunu da açık yüreklilikle ifade etmek isterim. Tayyip Erdoğan olarak, siyasette 50 yılı geride bıraktım. Ortak eserimiz AK Parti, bugün çeyrek asrı geride bırakıyor. Allah ömür ve sağlık verirse, daha nice yıllar Türkiye’ye hizmet mücadelesi içinde olacağım. Aziz milletimin duası ve teveccühüyle, inşallah bu ülkeye aşkla çalışmayı sürdüreceğim. Yuvam olarak, evim olarak gördüğüm AK Parti’nin bir neferi olmaya, bu hareketin başarısı için en ön safta koşturmaya devam edeceğim. Bu can bu tende olduğu müddetçe, bu sevdamız dinmeyecek. Ancak bugün içim rahat, gönlüm ferah. Arkamızdan çok çok farklı, bambaşka bir gençlik geliyor. Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, Türkiye’yi tanıyan, ecdadını, tarihini, mirasını idrak eden, imanlı, vatansever, en önemlisi de öz güveni yüksek bir gençlik geliyor. ‘İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ İşte en büyük eserim, işte bu gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek olmuştur.”

“TÜRKİYE’Yİ KALAN BÜTÜN HEDEFLERİNE KAVUŞTURMAK İÇİN AZİMLE YOL ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Kaygılı ve karamsar olmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu gençlik, inanıyorum ki vakti geldiğinde, emaneti bizden devralacak, çok daha yükseklere çıkaracaktır. İşte onun için Türkiye’nin ufku aydınlıktır. Türkiye, bu gençlik sayesinde eski karanlık günlerine asla dönmeyecektir. Türkiye, bu gençlik sayesinde geriye değil, hep daha ileriye gidecektir. 25 yılda böyle bir gençliği, böyle bir nesil yetiştirme şerefini bize bahşeden Allah’a sonsuz hamdüsenalar olsun. Türkiye’yi kalan bütün özlemlerine, hayallerine, hedeflerine kavuşturmak için azimle, sabırla, heyecanla yol almaya devam edeceğiz. Bu kadroyu, bu teşkilatı, siz değerli arkadaşlarımı, Türkiye aşkınızdan, Türkiye’ye kazandırdıklarınızdan dolayı bir kez daha tebrik ediyorum. Türkiye’ye, Cumhuriyet tarihinin altın yıllarını yaşattığınız için her birinizi ayrı ayrı kutluyorum. Bu kardeşinize 25 yıl boyunca yoldaşlık ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Ebediyete uğurladığımız kardeşlerimizi rahmetle, şükranla yâd ediyorum. Birazdan AK Parti ailesine katılacak milletvekillerimize ve belediye başkanlarımıza hoş geldiniz diyorum. Rabb’im dayanışmamızı, muhabbetimizi daim eylesin, diyorum.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya21 dakika önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

Dünya1 gün önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

Dünya2 hafta önce

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

Dünya2 hafta önce

Filistin Devlet Başkanı Abbas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Gündem2 hafta önce

“Avusturya ile ticaret hacmini 5 milyar dolara ulaştıracağız”

Dünya2 hafta önce

Avusturya Şansölyesi Stocker Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya3 hafta önce

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ortak Savunma Anlaşması imzalandı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

Dünya4 hafta önce

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

Adalet1 ay önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderler onuruna resepsiyon verdi

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

Dünya2 ay önce

ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı karşıladı

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile bir araya geldi

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile görüştü

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi

Dünya2 ay önce

“Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

Dünya2 ay önce

“42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz”

Dünya2 ay önce

“Türkiye, güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisiyle NATO’nun güvenliğine katkı sunmaktadır”

Dünya2 ay önce

“2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”

Dünya2 ay önce

“Polonya ile iki NATO müttefiki olarak iş birliğimizi güçlendirmek için çalışıyoruz”

Dünya2 ay önce

Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya2 ay önce

“Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayiimiz oluşturuyor”

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Dan ile görüştü

Dünya7 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya6 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya5 sene önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya7 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya5 sene önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya5 sene önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya5 sene önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya7 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya5 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

Dünya5 sene önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Canan Alime Kocaman

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya6 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya7 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya6 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya7 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya5 sene önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya6 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya7 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya7 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Tekne Firmaları Türkiye5 sene önce

AMERİKA | 2. El Tekne Yelkenli Yat Nasıl Satın Alınır ?

Dünya5 sene önce

İyi ki varsın ; Mehmet Cengiz

Dünya3 sene önce

“14 Mayıs 2023 tarihinde milletimiz, cumhurbaşkanını ve milletvekillerini seçmek üzere sandık başına gidecektir”

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Reklamlar
Reklamlar

PATRONLAR

Dünya21 dakika önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam...

Dünya1 gün önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü kutlama törenleri kapsamında Ahlat’taki etkinlikte yaptığı konuşmada, “Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep...

Dünya2 hafta önce

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”nda yaptığı konuşmada, “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını,...

Dünya2 hafta önce

Filistin Devlet Başkanı Abbas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Filistin...

Gündem2 hafta önce

“Avusturya ile ticaret hacmini 5 milyar dolara ulaştıracağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi,...

Dünya2 hafta önce

Avusturya Şansölyesi Stocker Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve...

Dünya3 hafta önce

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ortak Savunma Anlaşması imzalandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde...

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi: “1. 04...

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un...

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma,...

Reklamlar

Son Dakika Haber

seers cmp badge