Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Subay ve Astsubay Öğrencileri Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizi bölgesel ve küresel meselelerde söz ve etki sahibi yaptık, çözümün anahtarını elinde tutan stratejik bir konuma yükselttik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beytepe’de Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Stadyumu’nda düzenlenen Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Subay ve Astsubay Öğrencileri Mezuniyet Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Akademiden başarıyla mezun olan öğrencileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün 763’ü subay, 2 bin 937’si astsubay olmak üzere toplam 3 bin 700 evladımızı görev yerlerine uğurlamanın heyecanını yaşıyoruz. Bu mezunlarımız arasında kendi öğrencilerimizin yanı sıra dost ve kardeş ülkelerden gençlerimiz de bulunuyor. Her biri milletimizin gönül elçisi olan misafir öğrencilerimizi de kutluyor, kendilerine ülkelerinde üstlenecekleri görevlerde başarılar diliyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun olan yabancı öğrencilerin hem kendi toplumlarına hizmet edeceğini hem de ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağlayacağını belirterek subay ve astsubayları en donanımlı şekilde yetiştiren öğretmenler, komutanlar ve ailelerine teşekkür etti.
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinden, kurulduğu 2016’dan bugüne kadar 33’ü uluslararası öğrenci olmak üzere toplam 23 bin 546 gencin mezun olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün mezuniyet sevinci yaşayan her öğrencimiz, tıpkı selefleri gibi Türkiye’nin en gözde eğitim kurumlarından birinde eğitim aldılar. Bu çatı altında bulundukları süre boyunca evlatlarımız, mesleki becerileri yanında akademik, sosyal ve entelektüel yönlerini de geliştirdiler. Pratik ve teorik açıdan yoğun bir eğitimi alınlarının akıyla bitirerek üstlenecekleri vazifeye hazır hâle geldiler. Yeni mezunlarımız, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarımızın farklı kademelerinde görev alarak yüksek vazife şuuru içinde milletimize aşkla hizmet ettiler, bundan sonra da hizmet edeceklerdir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun olan subay ve astsubayların üstlendikleri sorumluluğu, şartlar ne olursa olsun hakkıyla yerine getireceğine yürekten inandığını dile getirerek, “Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarımızın gelecekteki komutanlarını yetiştiren bu akademide alınan eğitimi son derece önemsiyorum. Buradaki gençlerimizin en nitelikli şekilde yetişmesini, milletimizin huzuru yanında vatanımızın bekası açısından da hayati ehemmiyette görüyorum” diye konuştu.
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin bir benzerinin dünyada olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burası bambaşka, bu fiziki mekana sahip olan böyle bir akademi yok ve buradan da eserleri görüyorsunuz. Bu şekilde dipdiri imanıyla, itikadıyla bir nesil yetişecek, komutanlar ordusu yetişecek. Onlar da ne Gabar’da ne Cudi’de ne Tendürek’te ne Bestler Dereler’de bugüne kadar nasıl terörist bırakmadıysalar, bundan sonra da bırakmayacaklar” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, polis ve jandarma teşkilatının yangın, sel gibi felaketlerde de fedakârca çalıştığını vurguladı.
“TARİHİYLE, KÜLTÜRÜYLE, DEĞERLERİYLE NAM SALMIŞ BÜYÜK BİR DEVLETİZ”
Türkiye’nin, üç kıtanın kesişme noktasında yer alan, stratejik önemi fevkalade yüksek bir coğrafi konuma sahip olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Asya’dan Afrika’ya, Kafkasya’dan Avrupa’ya uzanan geniş bir bölgede yaşanan her olay, bizi doğrudan etkilemektedir. Afganistan’da 40 yıldır devam eden iç karışıklıkların, Libya’daki ardı arkası kesilmeyen kardeş kavgasının, Yemen’de çözüme kavuşturulamayan çatışmaların, Suriye’de 11 yıldır devam eden zulüm ve saldırıların, Balkanlarda yeniden alevlenmeye başlayan gerilimlerin, Afrika’da her yıl yüz binlerce cana mal olan açlık ve fakirliğin, Kafkasya’da körüklenmeye çalışılan fitne girişimlerinin, velhasıl komşularının yanı sıra çok geniş bir alanda ortaya çıkan krizlerin menfi yansımalarını en fazla hisseden ülke, hiç şüphesiz ülkemiz, vatanımız Türkiye’dir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kim ne derse desin, coğrafi konumu, kültürel ve beşeri bağları itibarıyla Türkiye’nin buralara sırtını dönme lüksünün olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Komşularımıza ateş düşmüşse, kapılarımızı, pencerelerimizi kapatıp ‘bana ne’ diyemeyiz. Yüzyıllar boyunca cihana adalet dağıtmış bir ecdadın torunları olarak ‘Bize ne Kudüs’ten, bize ne Filistin’den, bize ne Suriye’den, Irak’tan, Yemen’den, Türkistan’dan’ diyemeyiz. Hele hele Batılılar gibi, ‘Bana ne başkalarının acısından, gözyaşından’ hiç diyemeyiz. Çünkü biz tarihiyle, kültürüyle, değerleriyle nam salmış büyük bir devletiz. Biz, vicdanıyla, merhametiyle temayüz etmiş büyük bir milletin evlatlarıyız. Ne diyor şair, ‘Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz, gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir öğretmişiz.’”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zorluklara aldırmadan, gereği neyse onu yapmanın, onu yerine getirmenin, mazlum ve mağdura kucak açmanın vicdani görev olduğunu söyledi.
Dili, kültürü, kökeni, meşrebi ne olursa olsun, bölgenin tüm halklarının, birbirlerinin kardeşleri, akrabaları olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, birinin yaşadığı acıya diğerinin kayıtsız kalmasının her şeyden önce kadim kardeşlik ve akrabalık hukukuna aykırı olduğunu dile getirdi.
“BİZ YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Filistin, Suriye, Irak ile diğer dost ve kardeş halklarla ilişkimizi eleştirenler, Türkiye’nin sadece coğrafi konumundan değil, aynı zamanda tarihî ve beşeri derinliğinden de bihaber olan gafillerdir. Şayet birisi, zerre kadar tarih bilgisi olup da hâlâ ‘Türkiye’nin Suriye’de ne işi var?’ diyorsa emin olun ülkemizin kötülüğünü istiyordur. Haritayı önüne koyup da hâlâ ‘Irak ile niye yakından ilgileniyoruz?’ diye soran kimse varsa Türkiye’nin fenalığını düşünüyordur. Yunanistan’a yapılan askerî yığınağı gördüğü hâlde hâlâ savunma sanayi atılımlarımızı eleştiren varsa stratejik öngörüsünü kaybetmiş demektir. Başkaları 10 bin kilometre öteden gelip Suriye’ye, Irak’a, Libya’ya müdahil olurken ses çıkarmayanların, Türkiye’nin sınır ötesi harekâtlarını hedef alması, eğer husumetten kaynaklanmıyorsa basiretsizliğin işaretidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 bin kilometre öteden ülkeme ve ülkemde teröristlere tırlarla eğer mühimmat getiriyorsa eğer buraya bütün araç, gereç getiriyorsa ve onlarla sınır ötesi bize operasyon yapıyorlarsa onlara da biz, sınır ötesinde, yaptığımız anlaşmayla sınır çizgisinin 30 kilometre ötesine kadar gereken cevabı veriyoruz. Bundan rahatsız oluyorlarsa hiç kusura bakmasınlar onlar rahatsız olacak, biz de yolumuza devam edeceğiz. Elbette gün gelecek, tarih bunları yargılayacak ve hükmünü verecektir” diye ekledi.
Yabancı basına, Türkiye’yi ve Türkiye’nin savunma sanayi hamlelerini şikâyet edenlere acıdıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız hava araçlarını, silahlı insansız hava araçlarını, akıncıları, savaş uçaklarını yapacaklarını, helikopterleri de yapmaya devam edeceklerini belirtti.
“TÜRKİYE DİPLOMATİK, EKONOMİK VE ASKERÎ BAŞARILARIYLA GÖZ DOLDURMAKTADIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Son 20 yıldır olduğu gibi bugün de onları kendi hırsları, kendi sığ hesaplarıyla baş başa bırakıp işimize bakıyoruz. Kimse, Yunanistan’da 10-15 Amerikan üssü var diye eleştirmiyor. Kimse, Batı Yunanistan’a yığınak yapıyor diye eleştirmiyor ama en ufak bir ses çıktığı zaman ‘Türkiye, Yunanistan’ı tehdit ediyor’ Hayır. Eğer bize yan bakan olduğu zaman yan bakana kusura bakmasınlar herhalde biz de düz bakmayız. Biz kimseye, hiçbir ülkeye husumet beslemiyoruz. Tam tersine her ülkeyle, her toplumla mümkün olan en iyi, en ileri, en samimi ilişkileri kurmak ve geliştirmek istiyoruz. Amacımız yakın komşularımızdan başlayarak çevremizde bir ‘barış ve iş birliği kuşağı’ tesis etmektir. Birileri tarafından bilinçli olarak bölgemize giydirilen kardeş kavgası ve husumet üzerine kurulu deli gömleğini yırtıp atmakta kararlıyız. Özellikle son dönemde, bu yönde pek çok olumlu adım attık. Kimi konularda anlaşmazlık yaşadığımız ülkelerle ilişkilerimizi kazan kazan ve karşılıklı saygı temelinde yeniden rayına oturttuk.”
Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin arabuluculuk rolünü çok daha güçlü bir biçimde öne çıkardıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi, bölgesel ve küresel meselelerde söz ve etki sahibi yaptıklarını, çözümün anahtarını elinde tutan stratejik bir konuma yükselttiklerini aktardı.
Türkiye’nin, çatışmaların, istikrarsızlıkların eksik olmadığı sancılı bir bölgede, diplomatik, ekonomik ve askerî başarılarıyla göz doldurduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçimizdeki birileri anlamasa da akıl ve izan sahibi herkes, Türkiye’nin bu hamlelerini görüyor, takdir ediyor” şeklinde konuştu.
“NEREDE BİR TERÖRİST VARSA KAYNAĞINDA ETKİSİZ HÂLE GETİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin güvenlik politikalarında, mevcut paradigmaları değiştiren başarılarının inkâr edilemez bir gerçek olduğuna dikkati çekti.
“Artık terörün kapımıza dayanmasını beklemiyor, terör tehdidi nereden geliyorsa nerede bir terörist varsa kaynağında etkisiz hâle getiriyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin operasyon derinliğini, Suriye’den Irak’a kadar uzattıklarını, kendilerini en emniyette hissettikleri bölgelerde bile bölücü terör örgütüne tarihinin en ağır darbelerini indirdiklerini anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunu da başkaları gibi sivil, terörist ayrımı gözetmeden toptan imha yerine, âdeta bir kuyumcu titizliğiyle, kılı kırk yaran bir hassasiyetle yürütüyoruz. Askerimiz, polisimiz, jandarmamız, istihbaratçımız, güvenlik korucumuz tam bir koordinasyon içinde hareket ederek terör örgütlerine nefes aldırmıyor. Öyle ki bir dönem teröristlerin cirit attığı dağlarda, artık vatandaşlarımız terör tehdidinin korkusunu hissetmeden, aileleriyle piknik yapmanın huzurunu yaşıyor. Teröristlerin saldırılarından dolayı yatırım alamayan bölgelerimiz, bugün turizmden sanayiye her alanda zirveleri zorluyor, ihracatta, istihdamda rekorlar kırıyor.”
“İNSANIMIZIN HUZURUNA KASTEDEN TÜM ODAKLARA KARŞI GEREKEN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYORUZ”
Türkiye’nin, sadece terörle mücadelede değil, suç örgütleri ve düzensiz göçle mücadelesinde de başarı çıtasını sürekli yukarıya taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahil Güvenliğimizin olağanüstü çabalarıyla Ege’de ölümlerin önüne geçtik. Son 2 yılda Yunanistan tarafından botları batırılıp ölüme terk edilen, çoğu kadın ve çocuk, 41 bin insanın hayatını biz kurtardık. Sahil Güvenlik teşkilatımız tarafından yakalanan düzensiz göçmen sayısı 245 bine ulaştı. Jandarma teşkilatımız da sınır bölgelerimiz başta olmak üzere, düzensiz göçle ve insan kaçakçılarıyla mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor” şeklinde konuştu.
Uyuşturucu baronlarına ve gençlerin geleceğini çalan zehir tacirlerine göz açtırmadıklarını da anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanımızın huzuruna, vatanımızın birlik ve bütünlüğüne kasteden tüm odaklara karşı gereken her türlü tedbiri alıyoruz. İnşallah sizlerin de katılımıyla farklı cephelerde verdiğimiz bu zorlu mücadelemizi artık çok daha başarılı ve etkin şekilde yürüteceğiz” dedi.
“HAYATA GEÇİRDİĞİMİZ REFORMLARLA TÜRKİYE’NİN BİR DAHA VESAYET GİRDABINA SÜRÜKLENMESİNE MÜSAADE ETMEDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun öğrencilere şöyle seslendi: “Farklı rütbelerde, teşkilatımızın farklı sınıf ve birimlerinde, ülkemize ve milletimize hizmet edeceksiniz. Tahsil hayatınız boyunca edindiğiniz bilgi, birikim, tecrübe ve yeteneklerin, bu süreçte sizlere daima yol göstereceğine inanıyorum. Sizlerden devletimize büyük bir aşkla hizmet ederken şu kadim ilkeyi asla aklınızdan çıkarmamanızı istiyorum. Devleti korumanın yegâne yolu, bağrından çıktığınız milleti korumaktır. İnsanımıza tepeden bakanların, insanlarımızı hor, hakir görenlerin, kendini toplumdan izole edenlerin ne bu ülkeye ne de millete faydası dokunur. Türkiye, kendini kanunların, hukukun ve demokratik prensiplerin üstünde görenlerden çok çekmiş bir ülkedir. Bizler aynı zamanda demokrasi dışı yöntemlerle millî iradenin ve siyasetin dizayn edildiği acı günler yaşadık. Hamdolsun, 2002’den itibaren hayata geçirdiğimiz reformlarla Türkiye’nin bir daha vesayet girdabına sürüklenmesine müsaade etmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetinde milletle omuz omuza verdikleri mücadele sayesinde Türkiye’de merkezinde hukukun, sivil iradenin, insan haysiyetinin olduğu yepyeni bir sistemi inşa ettiklerini belirterek şunları kaydetti: “Sizlerden bu yeni dönemin ruhuna uygun şekilde, insanımızın canına, malına, temel hak ve hürriyetlerine el uzatanlara karşı tavizsiz bir duruş sergilemenizi bekliyorum. Sizlerden görevinizi kanunlar ve mevzuat çerçevesinde yaparken, vatandaşlarımıza karşı daima müşfik davranmanızı bekliyorum. Milletimizin hakkını koruma noktasında en küçük bir zafiyet göstermeden sorumluluklarınızı yerine getireceğinize inanıyorum. Devletin ve milletin emri, hizmeti, hiyerarşisi dışında bir yerin tasallutuna girmeyeceğinizden şüphe duymuyorum. Sizlere güveniyorum ve diyorum ki ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ Rabbim sizleri her türlü kazadan, beladan, saldırıdan, görünür, görünmez her türlü musibetten muhafaza buyursun diyorum.”
Türkiye’nin bekası uğrunda can veren şehitleri rahmetle yâd eden, gazilere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin tüm hocalarını, tüm komutanlarını, mezunları ve ailelerini tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı İbrahim ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Geçtiğimiz sene şubat ayında Kuala Lumpur’u ziyaret etmiştim. Ziyaretimde ülkelerimiz arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kurulmasını kararlaştırmıştık. Nitekim bugün, Konseyimizin ilk toplantısını icra ettik. Gücünü kadim tarihimizden alan Türkiye-Malezya dostluğunu bu mekanizmayla daha da perçinleyeceğimize inanıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki baş başa görüşmeleri, Türkiye-Malezya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı ve anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Geçen yıl şubat ayında Kuala Lumpur’u ziyaretinde ülkeler arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kurulmasını kararlaştırdıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Konseyin ilk toplantısını icra ettiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gücünü kadim tarihten alan Türkiye-Malezya dostluğunu bu mekanizmayla daha da perçinleyeceklerine inandığını söyledi.
İlişkilerin ahdî zeminini güçlendirecek belgelere az önce imza attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya’nın ASEAN Bölgesindeki Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumunda olduğunu söyledi.
Türkiye-Malezya arasında serbest ticaret anlaşmasının da mevcut olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuala Lumpur ziyaretinde de ticaret hacmi hedefi olarak 10 milyar doları açıkladıklarını, ortak çabalarla ticareti dengeleyip sürdürülebilir şekilde bu hedefe taşıyabileceklerine samimiyetle inandığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Keza ülkelerimiz arasındaki yatırım ilişkilerine de yeniden bir hareketlilik getirmeyi, Malezya’nın ülkemizdeki yatırımlarını artırmasını arzu ediyoruz. Sayın Başbakan’ın bugün ve yarın Türk iş çevreleriyle toplantılarının ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” açıklamasını yaptı.
Bugünkü görüşmelerde savunma sanayii konularını da ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanlarda Malezya ile birçok proje gerçekleştirdiklerini, birçoğunun da devam ettiğini ifade etti.
“TÜRKİYE-MALEZYA KARDEŞLİĞİNİN TEMELİNİ TEŞKİL EDEN BEŞERÎ BOYUTU DA GÖRÜŞMELERİMİZDE İSTİŞARE ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde kazan-kazan ilkesinden hareketle bu alanda atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz. Ayrıca Türkiye-Malezya dostluk ve kardeşliğinin temelini teşkil eden beşerî boyutu da görüşmelerimizde istişare ettik. Halklarımız arasındaki diyaloğu güçlendirecek adımları, eğitim, kültür ve turizm alanlarındaki çalışmalarımızı devam ettirme kararı aldık” diye konuştu.
Bölgesel ve uluslararası gelişmelerin de gündemlerinin üst sıralarında olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bir kez daha uluslararası meselelerde benzer görüşlerde olduklarını memnuniyetle gördüğünü dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilhassa Gazze konusunu birlikte yakından takip etmeye devam edeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2019 yılında ilan ettiğimiz ‘Yeniden Asya’ girişimimiz çerçevesinde bölge ülkeleri ve ASEAN’la iş birliğimize ayrı bir ehemmiyet veriyoruz. Malezya’da 2025 yılında ASEAN dönem başkanı olarak yoğun bir süreç geçirdi. Kendilerini başarılı şekilde tamamladıkları bu dönem başkanlığı için tebrik ediyorum. Ayrıca Enver kardeşimin Tayland ile Kamboçya arasındaki gerginliğin azaltılmasında büyük katkıları oldu” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malezya Başbakanı İbrahim’e ve heyetine Türkiye’yi ziyaretleri için teşekkür ederek, Konsey Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını diledi.
MALEZYA BAŞBAKANI İBRAHİM: “İLİŞKİLERİMİZİ, TİCARETİ VE YATIRIMI GENİŞLETMEYE VE ARTIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Malezya Başbakanı İbrahim de konuşmasında, “Sayın kardeşim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siz benim için sadece bir Cumhurbaşkanı olmanın ötesinde bir dost oldunuz” diyerek, “Cesur bir lider olarak sadece Türkiye Cumhuriyeti için değil, aynı zamanda dünyanın geneli ve özellikle de İslam dünyasına yaptığınız liderlikten dolayı teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Malezya Başbakanı İbrahim, iki ülke arasındaki iş birliğini Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği seviyesine çıkarma düşüncesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederek, bunun Malezya’da son derece nadir bir uygulama olduğunu söyledi.
Bu tür bir ilişkiye, karşılıklı güvene ve muhabbete sahip oldukları çok az ülke bulunduğunu belirten Malezya Başbakanı İbrahim, “Biz sizin yeteneklerinize, kapasitenize ve gücünüze inanıyoruz. Türk halkının, Türk sanayisinin bilim ve teknoloji konusundaki kapasitesine inanıyoruz. Bu, bütün dünyaya yeteneklerini kanıtlamış ve göstermiş olan bir ülke. Bu vesileyle ilişkilerimizi, ticareti ve yatırımı genişletmeye ve artırmaya devam edeceğiz. 10 milyar dolar hiçbir zaman çok iddialı bir hedef değil. Çok büyük bir ekonominiz var” diye konuştu.
Malezya Başbakanı İbrahim, “Uluslararası ilişkiler konusunda, sizin gerçekten bu anlamdaki liderliğiniz tartışılmaz. Bütün dünyanın bildiği bir liderlik sergiliyorsunuz. Biz sadece bu konudaki duruşunuzu takdir etmekle, buna imrenmekle kalmıyoruz aynı zamanda çabalarınızı destekliyoruz” ifadelerini kullandı.
İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Malezya Başbakanı İbrahim huzurunda, iki ülke arasında anlaşmalar imzalandı.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Türkiye-Malezya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı’nın ardından çeşitli anlaşmaların imza törenine geçildi.
Törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Malezya Başbakanı İbrahim Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kurulması hakkındaki ortak bildiriyi imzaladı.
“Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Malezya Yükseköğretim Bakanlığı Arasında Yükseköğretim Alanında İşbirliği I. Ortak Komite Toplantısı Tutanağı” Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Malezya adına Malezya Yüksek Öğretim Bakanı Dr. Zambry Abd Kadir tarafından imza altına alındı.
“Türkiye Cumhuriyeti Yatırım ve Finans Ofisi ile Malezya Yatırım Geliştirme Kurumu Arasında Mutabakat Zaptı”na Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ile Malezya adına Malezya Yatırım Geliştirme Kurumu Yürütme Kurulu Başkanı Ybhg. Datuk Sikh Shamsul İbrahim Sikh Abdul Majid imza attı.
“Türkiye İhracat Kredi Bankası ile Malezya İthalat-ihracat Bankası Arasında Mutabakat Zaptı”nı Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türkiye İhracat Kredi Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik ile Malezya adına Malezya İthalat-İhracat Bankası Başkanı Datuk Nurbayu Kasim Chang imzaladı.
“Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı ve Malezya Uluslararası Stratejik ve Araştırmalar Merkezi Arasında Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”nı Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Genel Koordinatörü Doç. Dr. Nebi Miş ile Malezya adına Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mohd Faiz Abdullah tarafından imza altına alındı.
“Desan Tersaneleri ve Malezya İçişleri Bakanlığı Arasında Bir Adet Çokamaçlı Görev Gemisi Alımına İlişkin Kabul Mektubu”nu DESAN Tersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu ile Malezya adına Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Amran Mohamed Zin imzaladı.
“Türkiye Cumhuriyeti Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) İle Malezya İletişim ve Multimedya Komisyonu (MCMC) Arasında Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ile Malezya adına Malezya İletişim ve Multimedya Komisyonu Başkanı Tan Sri Mohamad Salim Bin Fateh Din imza attı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Malezya Başbakanı Enver İbrahim’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Malezya Başbakanı İbrahim’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Malezya Başbakanı İbrahim’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Malezya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Malezya Başbakanı İbrahim, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genç İstihdam Hamlesi-GÜÇ Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’nın en önemli aktörü olan gençlerimiz için çalışmaya, evlatlarımıza hem iş hem de eğitim hayatlarında en iyi en yüksek en kaliteli imkânları sunmaya inşallah devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Genç İstihdam Hamlesi-GÜÇ Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Programı düzenleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Bakan Vedat Işıkhan’ı kutlayarak, destek verenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, buluşmanın gençler, iş dünyası ve millet için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Konuşmasının hemen başında bir hakikati ifade etmek istediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazı değerler vardır ki takvim yaprakları hangi tarihî gösterirse göstersin, zamanın ruhu ne olursa olsun bunlar önemini, kıymetini asla yitirmez. Bu değerler olmadan dünü bugüne, bugünü ise yarına taşıyamazsınız. Bilim ve teknolojiden kültür ve sanata kadar bunlar olmadan hiçbir alanda mesafe alamazsınız. Emek işte bu değerlerden biridir. Kuşkusuz birçok kültürde emek başarının anahtarı olarak görülür ama diğerlerinden farklı olarak bizim inanç ve medeniyet dünyamızda emek yalnızca başarı getirmez, rahmet ve berekete de vesile olur.”
İstiklal Marşı’nın şairi merhum Mehmet Akif Ersoy’un, “Cemaat intibah ister, uyanmaz gizli yaşlarla. Çalışmak, başka yol yok, hem nasıl canlarla başlarla. Alınlar terlesin, derhal iner mev’ud olan rahmet. Nasıl hasir kalır ‘tevfiki hak ettim’ diyen millet?” dizelerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet alın teri dökerseniz, azminizi sebatla, çabanızı ihlasla besleyip büyütürseniz tevfike yani başarıya da Allah’ın izniyle erişirsiniz. Yani rahmet zahmetin neticesidir, meyvesidir, Allah’ın lütfu keremidir. Unutmayın zahmetsiz rahmet olmaz” diye konuştu.
“HERKESİN GELECEĞE GÜVENLE BAKTIĞI BİR SİSTEMİ HAYATA GEÇİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin emanetini devraldıkları günden beri, bilhassa emeğe hak ettiği değerin verilmesi noktasında büyük bir hassasiyetle hareket ettiklerini belirterek, şöyle devam etti: “Diğer pek çok alanda olduğu gibi işçi ve işveren arasındaki ilişkiyi de hakkaniyet penceresinden bakarak tesis ettik. Esnafından çiftçisine, memurundan işçisine, girişimcisinden ihracatçısına kimsenin mağdur olmadığı, herkesin geleceğe güvenle baktığı bir sistemi hamdolsun hayata geçirdik. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört taşıyıcı sütun üzerinde yükselttiğimiz Türkiye ekonomisini hem büyüttük hem de şoklara karşı dirençli hâle getirdik. Toplumun tüm kesimlerinin refah ve istikrardan azami ölçüde istifade ettiği, kimsenin geride bırakılmadığı bir düzeni milletimizin desteğiyle inşa ettik. Ekonomik kalkınmayı, sosyal kalkınmayla birlikte sürdürdük. Sistemi bir bütün olarak ele aldık. Kalıcı istihdam odaklı çalışmalarımızı ekonominin her bir paydaşının faydasına olacak şekilde tasarladık. Bunu yaparken, özellikle gençlerimizi sisteme doğrudan dâhil eden, uygulama metotlarıyla teşvik ve destek paketlerini de devreye aldık. Türkiye’nin 23 yıldır devam eden kalkınma maratonu bütün hızıyla sürüyor. Şunu bugün bir kez daha görüyorum ki, muhalefetin başını çektiği marjinal çevreler, bu ülkenin gençlerine sokağı adres gösterirken biz ekonomideki hedeflerimize gençlerimizle birlikte yürüyoruz. Boğazlarına kadar battıkları rüşvet ve yolsuzluk çamurundan, duygularını manipüle ettikleri gençlerin omuzlarına basarak kurtulmaya çalışanlara rağmen biz gençlerimizi el üstünde tutuyor, onlara destek oluyoruz.”
Hükûmet olarak gençlere daha iyi bir gelecek sağlamak için ellerinden geleni yapmanın çabası içinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bizim derdimiz var, bu ülkeyle ilgili hayallerimiz var. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuz var. Bunun için siyasette, eğitimde, bürokraside, iş hayatında, sivil toplumda ve daha pek çok alanda kaynaklarımızı seferber ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin bilgisinden, dinamizminden ve kabiliyetlerinden istifade etmeye her zaman önem verdiklerini ifade ederek, bununla birlikte eğitim ve istihdam arasındaki kopukluğu giderecek, sistemin aksayan yanlarını tamir edecek adımlar atmayı da sürdürdüklerini, Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programının da bunlardan biri olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, beş temel destek alanını kapsayan Gençliğin Üretim Çağı Programı ile “her gencin yeteneklerini geliştirebildiği, kabiliyetlerini iş gücü piyasasına aktarabildiği, meslek hayatına başlarken devletini yanında hissettiği” bir sistem kurmayı hedeflediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güç Programı ile staj imkânlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine, eğitim ve istihdamda yer almayan gençlere yönelik yenilikçi modellere kadar çok geniş bir yelpazede gençlere ve işverenlere yeni destekler sunacaklarını söyledi.
Hayata geçirdikleri proje ile devletin istihdamındaki rolünü de yeniden tanımladıklarını, şekillendirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Güç Programı’mız kapsamında ilk adımı staj destekleriyle atıyoruz. Staj destekleriyle gençlerimizin eğitimleri sürerken iş gücü piyasasıyla tanışmasını ve mezuniyet sonrası istihdamı kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Biliyorsunuz İŞKUR bünyesindeki staj portalı ile evlatlarımız uygun staj imkânlarına erişebiliyor. İşletmelerimizde iş ilanlarını yayınlayabiliyorlar. Şimdi bu sistemi bir üst seviyeye taşıyoruz. Ulusal Staj Programı’nı İŞKUR’un uhdesine devrettik ve mevcut staj portalı ile birleştirdik. Aynı şekilde 10’dan fazla çalışanı olan kamu ve özel sektör işletmelerindeki stajyer çalıştırma yükümlülüğünü titizlikle uygulayacağız. Aktif iş gücü programlarından yararlanan işletmelere de en az yüzde 10 oranında stajyer alma zorunluluğu getiriyoruz. Staj döneminde, gençlerimizin ücret ve prim maliyetlerini desteklemeye devam edeceğiz. İş yeri ve stajyer eşleşmesini kolaylaştırmak için iş ve meslek danışmanlığı hizmeti vererek gençlerimizin yanında olacağız. Staj desteklerimize önümüzdeki 3 yıl için toplam 27 milyar liralık bütçe ayırdık. Mevcut staj kapasitesine ilave olarak 3 yılda 800 bin gencimizin daha staj süreçlerine devlet olarak inşallah destek sunacağız. Staj başvurularını bugün itibarıyla İŞKUR üzerinden almaya başlıyoruz. Şimdiden tüm gençlerimiz için hayırlı uğurlu olsun.”
KATSAYI UYGULAMASI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üretim kapasitesinin en verimli kaynaklarından birinin eğitim altyapısı olduğunu ifade ederken, eğitim sisteminin 28 Şubat döneminin adaletsiz politikaları sebebiyle çok ağır yara aldığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Katsayı denilen ucube uygulamayla meslek liseli gençlerimizin yıllarca önü kesildi, istedikleri üniversitelerde eğitim görmeleri engellendi. Bu haksızlığa son verdik. Meslek liselerini çocuklarımız için tekrar cazibe merkezi hâline getirdik. Mesleki eğitim kurumlarımızdan mezun olan gençlerimiz bugün iş gücü piyasasında büyük bir avantaja sahiptir. Bu gençlerimiz eskilerin deyişiyle kollarında altın bilezikle iş hayatında çok ayrıcalıklı bir yer tutmaktadır. Kendileri için geçmişte sıkça kullanılan ‘ara eleman’ ifadesinin yerini bugün iş dünyasının ‘aranan eleman’ tabiri almıştır. Bu dönüşüm, mesleki eğitimin üretim süreçlerindeki yerini göstermesi açısından çok mühimdir. Meslek liseleri ve meslek yüksekokullarında öğrenim gören gençlerimizi doğru yönlendirmemiz, onları henüz diplomalarını almadan farklı sektörlere dâhil edebilmemiz önem arz etmektedir. Bu sayede genç istihdam oranını artırabilir, sanayimizin ve hizmet sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü çok daha hızlı karşılayabiliriz. İşte bu amaçla Güç Programı kapsamında Geleceğim Meslekte Uygulaması’nı hayata geçiriyoruz.”
“HER ÖĞRENCİYE İŞ VE MESLEK DANIŞMANI ATANACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uygulama çerçevesinde Yükseköğretim Kurulu, Millî Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında güçlü bir iş birliği tesis ettiklerini dile getirdi.
Mesleki ve teknik liselerin son sınıfındaki öğrencilerin bilgilerini İŞKUR sistemine aktardıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Meslek yüksekokullarımızın son sınıflarında eğitimlerini sürdüren öğrencilerimizin bilgilerini de yakında İŞKUR veri tabanına dâhil edeceğiz. Her öğrencimize kendileriyle yakından ilgilenecek iş ve meslek danışmanı atayacağız. Başta savunma sanayi olmak üzere, öğrencilerimizi aileleri ve danışmanlarıyla uyum içinde yönlendirip farklı sektörlerdeki işverenlerimizle bir araya getireceğiz. Bu suretle her sene yaklaşık 250 bin meslek lisesi ve meslek yüksekokulu son sınıf öğrencimizi iş ve meslek danışmanlarıyla buluşturacak, 3 yılın sonunda toplam 750 bin gencimizi iş hayatına hazır hâle getireceğiz. Şunu da büyük bir gururla ifade etmek durumundayım. Son yıllarda ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerimizin oranında kayda değer bir düşüş yaşanıyor. Bu şüphesiz kıymetli bir kazanımdır. Ancak bu kazanımı kalıcı hâle getirmek zorundayız. Zaman zaman ‘Gençler iş beğenmiyor’ diyorlar. Bu tarz gençlerimize haksızlık eden genellemelerin yapıldığını görüyoruz. Bunun da ötesinde ‘ev genci’ gibi incitici ifadelerle gençlerimizin hedef alındığına şahit oluyoruz. Bu ülkenin aydınlık yüzlerini edilgen bir konuma iten, onların potansiyelini yok sayan hiçbir yaklaşımı bugüne kadar kabul etmedik ve etmeyeceğiz.”
“GENÇLERİMİZİ NİTELİKLERİNE UYGUN İŞLERDE İSTİHDAM ETMELİYİZ”
“İşverenlerimizin haklarını nasıl gözetiyorsak gençlerimizin taleplerine de büyük bir hassasiyetle kulak vermemiz gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, işverenlere bu noktada kritik bir sorumluluğun düştüğüne dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İş hayatına ilk adımını atmaya hazırlanan gençlerimizi niteliklerine uygun işlerde istihdam etmeli, adil ücret, gelişim imkânı ve öngörülebilir çalışma koşullarını kendilerine sağlamak mecburiyetindeyiz. Bu şartlar temin edildiğinde gençlerin istihdama katılımının hangi düzeyde arttığını sahada çok daha net görebiliyoruz. Türkiye’nin geleceğinde önemli roller üstlenecek her bir gencimizi ihtiyaç duyulan alanlara kazandırmakta kararlıyız. Üçüncü destek modülümüz İşgücü Uyum Programı’nı (İUP) işte bu amaçla başlatıyoruz. Bu programla gençlerimiz yeni beceriler kazanacak ve farklı alanlarda görev alarak uygulamalı deneyim elde edecekler. Programa katılan her gencimize günlük 1375 lira cep harçlığı vereceğiz. İş kazası, meslek hastalığı ve Genel Sağlık Sigortası primlerini de İŞKUR üzerinden devlet olarak biz üstleneceğiz. Bu suretle önümüzdeki 3 yıl boyunca her sene 150 bin, 3 yılın sonunda ise toplam 450 bin gencimize eğitim vereceğiz. 108 milyar lira kaynak ayırdığımız bu programla eğitim ve istihdamın dışında kalmış gençlerimizi üretim sürecine yeniden dâhil etmiş olacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sosyal Güvenlik Kurumunun verilerine göre Temmuz 2024-Haziran 2025 döneminde yaklaşık 1,5 milyon kişinin ilk kez sigortalı olarak veya kendi işini kurarak iş gücü piyasasında girdiğini belirtti.
İlk kez sigortalı olanların yüzde 58’i 18-29 yaş aralığında bulunurken kendi işini kuranların neredeyse yarısının gençlerden oluştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüzde 42’lik önemli bir kesimin ilk işe giriş yaşının 30 ve üstü olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tablonun hem iş hayatına katılımın hem de aile kurma süreçlerinin belirgin şekilde uzadığına ve geciktiğini göstermesi bakımından önemli olduğuna dikkati çekti.
Bu süreleri kısaltmak için devreye alınan dördüncü programın “İlk Adım Programı” olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özel sektörle iş birliğinde tasarladığımız bu programla, 18-25 yaş arası gençlerimizin işe girdikten sonraki ilk altı aylık maaşlarını biz karşılayacağız. Aynı şekilde ilk sigortalarını başlatarak altı aya kadar tüm sigorta primlerini de biz ödeyeceğiz. Üstelik bunun karşılığında işverenlerimize herhangi bir istihdam garantisi şartı getirmeyeceğiz” diye konuştu.
“‘GENÇLER TECRÜBESİZ’ ŞEKLİNDEKİ ÖN YARGIYI ORTADAN KALDIRMIŞ OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, verilen bu desteklerle işverenlerin ilave istihdam sağladığı durumlarda ilk işe girişin maliyet kalemi olmaktan çıkacağını, gençler için de 6 ay boyunca güvenli bir başlangıç olacağını söyledi.
“‘Gençler tecrübesiz’ şeklindeki ön yargıyı da fiilen ortadan kaldırmış olacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeden en az bir çalışanı olan küçük ölçekli esnafı da yararlandıracaklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 216 milyar lira kaynak ayırmayı öngördükleri bu programdan her sene 250 bin kişi olmak üzere, üç yılda 750 bin genci faydalandırmayı amaçladıklarını bildirdi.
Güç hamlesinin beşinci ve son ayağını İŞKUR Gençlik Programı’nın teşkil ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl uygulamaya aldıkları bu programın, gençler tarafından büyük bir ilgi ve teveccühle karşılandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, haftada 1 ila 3 gün çalışarak gelir elde eden öğrencilerin sayısının bir yılda 150 bine ulaştığını belirterek, “Şimdi bu projeyi daha da büyütüyor ve güçlendiriyoruz. Günlük 1083 lira olan cep harçlığını 1375 liraya yükseltiyoruz. Böylece İŞKUR Gençlik Programı dâhilinde haftada üç gün görev alan her bir gencimizin gelirini aylık 15 bin liradan 19 bin liraya çıkarıyoruz. Gençlerimize hayırlı olsun” dedi.
“GÜÇ PROGRAMI İLE ÖĞRENCİLER ERKEN YAŞTA NİTELİKLİ İŞ DENEYİMİ KAZANACAK”
“Önümüzdeki üç yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak, 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güç Programı ile öğrencilerin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, meslek liselerinde okuyan gençlerin daha mezun olmadan sağlıklı ve güvenilir kanallardan iş hayatına yönlendirileceğini, eğitim ve istihdam dışı gençlerin yeniden sisteme dâhil edileceğini kaydetti.
Üniversite mezunlarının ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yükseköğrenimlerini sürdüren gençlerimiz ise hem okurken hem üretirken geleceğe daha donanımlı hazırlanmış olacak. Gençlerimiz, öğrencilerimiz ve elbette işverenlerimiz için hayırlı, uğurlu olsun. Türkiye Yüzyılı’nın en önemli aktörü olan gençlerimiz için çalışmaya, evlatlarımıza hem iş hem de eğitim hayatlarında en iyi, en yüksek, en kaliteli imkânları sunmaya inşallah devam edeceğiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uygulanan programın hayırlara vesile olmasını diledi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.