Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan “İlk Evim, İlk İş Yerim Projesi” İlk Temel Atma Töreni’ne katılarak vatandaşlara hitap etti.
Törendeki konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün gazi başkent Ankara’nın güzel ilçesi Sincan’da, Türkiye’nin en büyük konut, iş yeri ve arsa kampanyasının ilk temel atma törenini gerçekleştireceklerini belirtti.
Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı sonrası plansız, programsız ve oldukça hızlı bir şehirleşme sürecine girdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, köylerden ilçe ve il merkezlerine, bilhassa büyükşehirlere yönelen göçü yönetecek vizyon olmayınca, ortaya gecekonduların ve sağlıksız beton yığınlarından oluşan yerleşim alanlarının çıktığını söyledi.
Bir yandan hızla artan nüfusun konut ihtiyacı yeterince karşılanamazken, diğer yandan inşa edilen yapıların teknik kontrolünün yapılamadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sağlıksız yapılaşma nedeniyle her depremde yüreklerin ağza geldiğini, nice insanın hayatını kaybettiğini anımsattı.
Yaşanılan her deprem, sel ve heyelan felaketinin bu gerçeği yüze çarptığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun İzmir’de, Malatya’da, Elazığ’da, Simav’da, Türkiye’nin dört bir yanında yaşandığını kaydetti.
Yakın tarihin en büyük acısı olan 1999 depreminin ardından bu doğrultuda bazı adımlar atılmışsa da millete talep ettiği ekonomik ve konforlu konut arzının yeteri kadar sunulamadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde TOKİ vasıtasıyla inşa edilmiş konut sayısı neydi biliyor musunuz? 43 bin. Biz, bugün bu rakamı 1 milyon 170 binin üzerine çıkardık. Nereden nereye” dedi.
Ayrıca bu konut bölgeleri ve çeşitli kurumlar için 26 bin sosyal tesis inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Başlattığımız bu son kampanyayla TOKİ vasıtasıyla milletimize sunduğumuz konut sayısını 2 milyona yükseltiyoruz. Ayrıca kentsel dönüşüm projeleri de hızla ilerliyor. Hâlihazırda kentsel dönüşümle üretilen konut sayısı 3 milyonu bulmuş durumdadır. Daha geçenlerde İstanbul Esenler’de 60 bin konutluk kentsel dönüşüm projesinin ilk etabının teslim töreninde vatandaşlarımızın heyecanına ve sevincine ortak olduk. Elbette 81 ilimizi ve ilçelerinin tamamını kapsayan bu büyük konut atılımı ve kentsel dönüşüm projelerimizin yaygınlaşması özel sektörü de harekete geçirmiştir. Nitekim bugün ülkemizde 28,5 milyon konutun 13,5 milyonunun son 20 yılda inşa edildiğini görüyoruz.”
Önce Kovid-19 salgınıyla sarsılan, ardından Rusya-Ukrayna Savaşı’yla daha da derinleşen bir krizin içine sürüklenen dünyadaki gelişmelerin Türkiye’yi de etkilediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konut ve kira fiyatlarında yaşanan, hiçbir ekonomik ölçüyle kıyaslanamayacak artıştan vatandaşların mağdur olduğuna dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçıların yüksek kiralar uyguladığını dile getirerek, şunları kaydetti: “İşte bunun üzerine kira artış sınırlamaları gibi tedbirleri hayata geçirirken, eş zamanlı olarak da arzdaki artışı temin edecek bu çalışmalara başladık. Son dönemde, 2019’da 50 bin, bir sonraki yılda 100 bin haneyi kapsayan iki ayrı sosyal konut projesine milletimizin gösterdiği ilgiden aldığımız cesaretle, Cumhuriyet tarihinin en büyük kampanyasını planladık. Milletimizle paylaştığımız 500 bin konut, 250 bin arsa ve 50 bin iş yeri kampanyamız işte bu hazırlığın neticesidir. Daha sonra arsa sayısını ne yaptık? 1 milyona çıkardık. Ne dedik? Kura ile bu arsaların da dağıtımını yapacağız. TOKİ desteğiyle kendi evini yapmak isteyen tüm vatandaşlarımızı bu kampanyaya davet ettik. Atacağımız adım nedir? Atacağımız adım şu, altyapıyı biz yapacağız, konutu da vatandaşımız yapacak.”
Türkiye’de TOKİ’nin sunduğu imkânlarla ev sahibi olabilmiş milyonlarca insanın bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim için en büyük mükâfat, bu vatandaşlarımızdan aldığımız duadır. Bugün de yeni kampanyamızın temelini atarken, yine vatandaşlarımızın duasına talibiz” diye konuştu.
“Kampanyaya başvuru sayısının 8 milyona yaklaşması, ne kadar doğru iş yaptığımızı, ne büyük bir ihtiyacı karşıladığımızı göstermektedir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konut ve arsaların tamamı hizmete girdiğinde yaklaşık 6 milyon vatandaşın daha huzurlu, güvenli yuvasına kavuşmuş, yaklaşık yarım milyon insanı istihdam edecek iş yerlerinin faaliyete geçmiş olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeyi açıkladıkları tarihten sadece 40 gün sonra yaptıkları bu temel atma töreninin de millete olan taahhütleri konusundaki hassasiyetlerinin yanında iş yapma kapasitelerinin büyüklüğünü de gösterdiğini vurguladı.
Temelini attıkları ilk etap 5 bin 615 konutun Ankara, Zonguldak, Kırşehir, Kahramanmaraş, Aydın, Bolu, Konya, Afyonkarahisar, Diyarbakır, Uşak, Erzurum, Muğla, Yozgat, Manisa, Amasya, Tunceli ve Elazığ illerini kapsadığını aktaran Erdoğan, hazırlıklar tamamlandıkça bu temelleri kısa bir sürede 81 ilin ve ilçelerinin tamamına yaygınlaştıracaklarını dile getirdi.
Türkiye ekonomisinin, proje kapsamında yapılacak 900 milyar liralık yeni yatırımla, 2 trilyon liralık ivme kazanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah söz verdiğimiz şekilde 2 yıl içinde 250 bin konutluk ilk etabı, 2028’e kadar da 500 bin konutun tamamını bitirip hak sahiplerine teslim edeceğiz. Akşam başka, sabah başka, yalan yok, ne dediysek o, bugüne kadar ne dediysek o. TOKİ’nin yapılmış konutlarını biliyorsunuz, bunları hep görüyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Temel atma töreninin, Malatya ve Elazığ depremlerinin üçüncü, İzmir depreminin ikinci yılında yapılıyor olmasının da ayrıca anlam taşıdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremle sarsılan şehirlerimizdeki vatandaşlarımızı 40 bin konut inşa ederek nasıl en kısa sürede yuvalarına kavuşturduysak inşallah bu projeyi de aynı kararlılıkla hayata geçireceğiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tarihî projenin hazırlıklarını yürüten ve icrasını gerçekleştiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına, TOKİ’ye, yüklenici firmalara ve tüm çalışanlara teşekkür etti.
“YENİ BİR ŞEHİRCİLİK ATILIMINI BAŞLATTIK”
Ülkenin yönetimine talip olarak yola çıkarken “Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dediklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yılda her alanda ülkeye asırlık hizmet, eser kazandırarak millete verdikleri sözü tuttuklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün itibarıyla Türkiye’de artık illerimizin, ilçelerimizin tamamını kuşatan yeni bir şehircilik atılımını başlattık ve bunu iddiayla söylüyoruz” dedi.
Şehir hastanelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eski hastanelerin hâlini düşünün ama şimdi şehir hastanelerimize gittiğiniz zaman konfor ortada. Her yönüyle, odalarımız pırıl pırıl. Bay Kemal’in SSK Genel Müdürü olduğu zaman hastanelerimizin hâli ortadaydı” değerlendirmesini yaptı.
Vatandaşların konut, arsa ya da iş yeri alarak bu atılıma ortak olabileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Altyapıları ve imarı hazırlanmış, inşaata hazır arsalar bu yeni atılımımızı diğerlerinden farklı kılıyor. TOKİ’nin yaptığı konutlardan birini almaya hak kazanamayan vatandaşlarımızdan dileyenler yine TOKİ desteğiyle bu arsalarda kendi evini yapabilecek. Tek kat veyahut da zemin artı bir kat. İstediğin gibi evini yapacaksın, altyapı bizden. Müşterek hisseli arsaların da bu projeye dâhil edilmesiyle çok hareketli, çok bereketli bir konut atılımının bizi beklediğine inanıyoruz. Dikey mimari değil, yatay mimari. Eskiden tek beklentisini, başını sokacak bir eve sahip olmak şeklinde ifade eden vatandaşlarımızın bugün daha yüksek standartlar istediğini de biliyoruz. Yeni projelerimizi sadece konut ihtiyacını değil çağın gerektirdiği yeni imkânları da insanlarımızın hizmetine sunacak bir anlayışla planlıyoruz. Yıllarca bir yuva sahibi olmak gayesiyle tasarruf yapan, biriktiren, borçlanan vatandaşlarımızı mecburiyetten değil mutluluk içinde yaşayacakları yuvalarına kavuşturmak istiyoruz.”
“DEPREM GERÇEĞİNİ ASLA UNUTMUYORUZ”
Projeler sayesinde ev sahibi olanların buralarda kendileri ve çocukları için uzun, hayırlı, mutlu bir gelecek hayal etmelerini sağlamanın çabası içinde olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları çalışmalarda deprem gerçeğini asla unutmadıklarını dile getirdi.
Bununla da sınırlı kalmadıklarını, bu projeler vasıtasıyla çevre düzeniyle parkıyla çarşısıyla camisiyle ulaşımıyla okuluyla sağlık merkeziyle tüm insani ihtiyaçlarıyla adeta kendi kendine yeterli küçük şehirler kurduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni projeleri mahalle kültürünün tüm güzelliklerini yaşatacak şekilde planladıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz hep yaptığımız gibi şehircilik alanında da eserlerimizle hizmetlerimizle konuşmayı tercih ediyoruz” dedi.
“MİLLETİMİZ KAZANACAKSA BİZ HER TÜRLÜ BEDELİ GÖZE ALARAK NE YAPILMASI GEREKİYORSA YAPARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Biz işte bu kültürü yaşatacak bu tür projeler yapmaya özel önem veriyoruz. Yeni kuracağımız mahallelerimizde, sitelerimizde, konut alanlarında tüm bu güzellikler, bu muhabbetler, bu keyifler yaşanacak. Şehit ve gazi yakınlarımız, kahramanlarımızın aziz hatıralarını bu sokaklarda yaşatacak. Engelli kardeşlerimiz engelsiz bir hayata en güzel adımları bu caddelerde atacak, emekli kardeşlerimiz buralarda hak ettikleri sevgi ve saygıyı iliklerine kadar hissedecek. Gençler, bu mahallelerde özgüven kazanacaksınız, hayata daha bir umutla inançla azimle bakacaksınız. Milletimizin yıllarca özlemini, hasretini çektiği tüm eser ve hizmetler gibi konut projelerinin hayata geçirilmesini de bize nasip eden Rabbime şükrediyorum. Ülkemiz, kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına tüm şehirleriyle oralardaki külliyelerimiz, camilerimiz, hanlarımız, hamamlarımız, meydanlarımızla Türkiye Yüzyılı’na hazırlanıyor. Bundan 10 yıl önce 6,5 milyon yapıyı içeren tarihimizin en büyük kentsel dönüşüm hamlesini bu anlayışla başlatmıştık. Hatırlarsanız o gün ‘biz her türlü siyasi bedeli göğüsleriz, yeter ki milletimiz kazansın’ demiştik. Hedefimizin yaklaşık yarısını dönüştürerek milyonlarca insanımızın can ve mal güvenliğini sağladığımız şu günlerde yine aynı şeyi söylüyoruz, milletimiz kazanacaksa biz her türlü bedeli göze alarak ne yapılması gerekiyorsa yaparız.”
Şehirleri sadece konutlarıyla değil maziden atiye tüm zenginliğini, birikimi koruyarak geliştirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara’da başkentimizin ilk toplu konut projesi Saraçoğlu Mahallesi’ni yeniden düzenleyerek şehrimize armağan ediyoruz. Hergelen Meydanı’nda, Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin arşınladığı yolları temizliyoruz” dedi.
“DÜNYADAKİ KRİZLERİN HAYAT PAHALILIĞI OLARAK TEZAHÜR EDEN OLUMSUZ ETKİLERİNİ DE ANCAK ORTADAN BİZ KALDIRIRIZ”
Ülkenin 450 ayrı noktasında yürüttükleri millet bahçeleri projeleriyle her yaştan insana yeni nefes alanları, hayat alanları açtıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dikkat ederseniz bunların hepsi şehircilik alanında yaptığımız çalışmalar. Eğitimde, sporda, sosyal desteklerde durum aynı. Sağlıkta, ulaştırmada, enerjide, sanayide, tarımda durum aynı. Bir de bu CHP’ye bir sorun. Siz ne yaptınız, ne yaptın? Bir sorun. Ziya Paşa diyor ki; ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Güvenlikte, savunmada, adalette durum aynı. İHA’larımız var mı? SİHA’larımız var mı? Akıncılarımız var mı? Evelallah daha neler olacak neler. Yatırımda istihdamda, üretimde, ihracat ve cari fazla ile büyümede durum aynı. Velhasıl her alanda ülkemizi asırlık eser ve hizmetlere kavuşturmak için gece gündüz çalıştık, çabaladık, mücadele ettik. 81 vilayetimizde göreve geldiğimizde 76 üniversite vardı. Şimdi 81 vilayetimizin tamamında 208 üniversite var. Üniversitesi olmayan ilimiz yok. Dünyadaki krizlerin hayat pahalılığı olarak tezahür eden olumsuz etkilerini de ancak ortadan biz kaldırırız. Dikkat ederseniz Türkiye’yi ekonomik bakımdan geliştirecek, insanlarımızın sıkıntılarına çözüm getirecek programı, hazırlığı, kararlılığı olan tek siyasi kadro biziz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Ekim’de Ankara Spor Salonu’nda “Türkiye Yüzyılı Vizyonu”nu açıklayacağını hatırlatarak, “Gelişmiş ülkelerin dahi ciddi sıkıntılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde Türkiye’nin büyüyerek, güçlenerek yoluna devam edebilmesi bu sayededir. İnşallah 2023’te milletimizin desteğini tekrar alarak, Türkiye Yüzyılı’nın inşasını sürdüreceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından sahneye davet ettiği çocuklar ve beraberindeki protokol üyeleriyle Konya, Zonguldak, Aydın, Kırşehir, Erzurum, Bolu, Kahramanmaraş ve Diyarbakır’daki temel atma törenlerinin yapıldığı yerlerde protokol üyeleriyle canlı bağlantı kurdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.