Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da “Yeniden Daha Güçlü Anadolu’’ 130 Bin Konut Anahtar Teslimi, Kura Çekimi ve Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “2025 yılı sonunda 452 bin 958 konut, iş yeri ve ahırı teslim etmiş olacağız. Deprem bölgesinde evine girmeyen hiçbir hak sahibimiz kalmayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay Gülderen Mahallesi TOKİ Konutları’nda “Yeniden Daha Güçlü Anadolu” 130 Bin Konut Anahtar Teslimi, Kura Çekimi ve Toplu Açılış Töreni’ne katıldı.
Törende yaptığı konuşmada, alandaki katılım ve coşkuya dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maşallah bu coşkunuz, bu kararlılığınız son seçimlerde nereye gittiğinizi gösterdi ve son seçimlerden büyük bir zaferle çıkarak bugünlere geldik” ifadelerini kullandı.
“TEK GÜNDEMİ HATAY’A HİZMET OLACAK BİR KADROYLA SİZLERİN HUZURUNA ÇIKTIK”
Kardeşlik, barış ve tarih şehri Hatay’da çok önemli bir tören vesilesiyle beraber olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizleri buluşturan Rabb’ime sonsuz hamdolsun. ‘Hatay’ı alın.’ dedik ve aldınız. Hatay 1 Nisan’da gerçek belediyecilikle tanıştı. Öncelikle Hatay’a olan şükran borcumuzu ödemek istiyorum. Bundan 7 ay önce çok çekişmeli geçen bir yerel yönetimler seçimi yaşadık. 31 Mart seçimleri sürecinde en fazla örselenen, hırpalanan, tartışma konusu yapılan şehirlerimizin başında Hatay geliyordu.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geriye dönüp baktığımızda üzüntü verici hadiselere şahit olduk. Hataylı kardeşlerimiz depremin yaralarını sarmaya çalışırken maalesef başkaları da kendi aralarında koltuk kapmaca oynuyordu. Hatay, belediyecilik hizmetlerinde bakımsızlığa terk edilmişti. Hatay gündelik siyasetin ayak oyunlarının kurbanı olmuştu. Cumhur İttifakı olarak Hataylı kardeşlerimizin çığlıklarına kulak verdik. Tek gündemi Hatay’a hizmet olacak bir kadroyla sizlerin huzuruna çıktık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart gecesi gözlerinin, kulaklarının hep Hatay’da ve Hataylılarından gelecek müjdeli haberde olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sizlere öyle bir belediye başkanı gönderdik ki milletvekilleri ile beraber inşallah çift gözlü olacak, dört gözlü olacak ve Cumhurbaşkanı’yla birlikte burası yeniden ayağa kalkacak. 31 Mart’ta Hatay’dan tüm Türkiye’ye örnek olacak bir sonuç bekliyorduk, Hatay halkı da bizim bu beklentilerimizi boşa çıkarmadı. Büyükşehir Belediyesi ile toplam 8 ilçemizin emaneti, emin ve ehil ellere sayenizde teslim edildi. Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuna güvenen Hatay halkına gönülden teşekkür ediyorum. AK Parti’li kardeşlerimle birlikte MHP’li kardeşlerime, bunun yanında muhalefetten umudunu keserek adaylarımıza destek olan tüm vatandaşlarıma teşekkürlerimi iletiyorum. Rabb’im hepinizden, tüm Hataylı kardeşlerimden razı olsun.”
“HATAY’I HEP BİRLİKTE ÇOK DAHA GÜZEL YERLERE TAŞIYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart akşamı sandıkların kapanması ile seçim yarışının bittiğini, Hatay’a hizmet yarışının başladığını ifade etti.
Önemli olanın Hatay’ın bir an önce ayağa kalkması olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Önemli olan Hatay halkının birliği, beraberliği ve dayanışmasıdır. Cumhur İttifakı olarak sizlerin teveccühüne layık olmaya çalışacağız. Beşeri ve kültürel zenginliğimizin sembol şehri Hatay, bundan sonra belediyecilik hizmetlerinde de artık parmakla gösterilecek. 31 Mart’ta 10 yıllık fetret devrinden kurtardığımız Hatay’ı hep birlikte çok daha güzel yerlere taşıyacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hatırlayın. ‘Oy yoksa hizmet de yok.’ diyenlerden değil, bize oy versin veya vermesin Hataylı kardeşlerimizin tamamına hizmet götürenlerden olacağız. Hataylı kardeşlerim şunu çok iyi bilsin. Biz de ayrımcılık, ötekileştirme olmaz. Biz de insanları kökenine, meşrebine, görüşüne göre tasnif etmek olmaz. Bizde aslolan milletimizin takdiridir, muhabbetidir, hayır duasını almaktır. Siz bize inandınız, bize itimat ettiniz, bize güvendiğinizi gösterdiniz. İnşallah biz de her günü fırsat bilecek ve sizlere aşkla hizmet edeceğiz.”
“DEVLETİMİZİN TÜM KAPASİTESİNİ DEPREM BÖLGESİNE TEKSİF ETMİŞ DURUMDAYIZ”
6 Şubat depremlerinin vurduğu şehirleri yeniden ihya ve imar etmek için durmadan, dinlenmeden çalıştıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başkalarının gündemi ne olursa olsun iktidarımızın ve ittifakımızın birinci gündemi, depremzedelerimizi süratle yeni yuvalarına kavuşturmaktır. Seçim dönemlerinde bile bu önceliğimizi geri plana almadık, devletimizin tüm kapasitesini deprem bölgesine teksif etmiş durumdayız” diye konuştu.
Birileri hâlen yeterince kavrayamasa da Türkiye’nin 6 Şubat’ta tam anlamıyla “asrın felaketini” yaşadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, 2010’da 316 bin kişinin öldüğü Haiti’deki depremden 15 kat daha büyük enerji açığa çıkaran bir doğal afetle sarsıldığına dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın 90 ülkesinden daha geniş bir alanı etkileyen bu depremler, Hatay’ımız başta olmak üzere 11 ilde büyük yıkımlara yol açtı. O gün kimi kardeşlerimizin ifadesiyle hüznü, çaresizliği, kıyameti, kimine göre endişeyi, felaketi, acıyı yaşadık. Toprağın altında kalan canlarımızı hiçbir zaman unutmadık ama yüreğimizdeki acı, yaşadığımız yıkım çok büyük olsa da umudumuzu daima diri tuttuk” ifadesini kullandı.
“11 İLİMİZİ DÜNYANIN EN BÜYÜK ŞANTİYE SAHASINA DÖNÜŞTÜRDÜK”
Depremin hemen ardından 3 ay gibi kısa bir sürede 180 bin konutun yapımına başladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece 11 ilimizi dünyanın en büyük şantiye sahasına dönüştürdük. Bugün deprem bölgemizde bin 900 şantiyede ve 4 bin 333 köyümüzde 160 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz canla başla çalışıyor. Şu ana kadar 350 bin 430 konut ve iş yerimizin ihalesini gerçekleştirdik. Bunlardan 18 bin 404’ü Hatay’da olmak üzere 101 bin 254 tanesini teslim ettik” dedi.
Alandaki vatandaşlara “Hazır mısınız?” diye seslenerek “Tek vatan, tek bayrak, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Hep beraber kardeş olacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün Hatay’ımızda 7 bin 856, Malatya’mızda 6 bin 759, Gaziantep’imizde 5 bin 259, Kahramanmaraş’ımızda 3 bin 135, Adıyaman’ımızda 3 bin 108, Adana’da 648, Diyarbakır’ımızda 641, Elazığ’ımızda 569, Şanlıurfa’mızda 17, Kilis’imizde 9, Osmaniye’mizde bin 310 olmak üzere toplamda 29 bin 311 yuvamızın daha kuralarını çekerek hak sahiplerine teslim ediyoruz. Böylece 130 bininci afet konutumuzun anahtarlarını depremzedelerimize teslim etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni evlerin depremzedeler için hayırlı, uğurlu olmasını diledi.
“DEPREM BÖLGEMİZ YENİDEN AYAĞA KALKANA KADAR BURADAN ASLA AYRILMAYACAĞIZ”
Hatay’da toplam 152 bin 959 hak sahibi olduğu bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “11 ilimizde ise toplam 442 bin 709 hak sahibi bulunuyor. Bu yılın sonuna kadar 201 bin 688 ev ve iş yerimizin daha anahtarlarını sahiplerine teslim edeceğiz. 2025 yılı sonunda 452 bin 958 konut, iş yeri ve ahırı teslim etmiş olacağız. Deprem bölgesinde evine girmeyen hiçbir hak sahibimiz kalmayacak. Bir defa şunu çok açık ve net söylemek isterim. Biz meydanlarda verdiği sözü göreve gelince unutanlardan değiliz. Biz ahdine, vadine, millete verdiği sözlere sadık bir yönetimiz. Biz ‘bir şeyi yapacağız’ dersek, Allah’tan bir mani olmazsa yaparız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yanı sıra AFAD, Kızılay, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarının da şehirleri ayağa kaldırmak için uğraştığına işaret ederek, “AFAD vasıtasıyla Hatay’a yaptığımız nakdi yardımların toplamı nedir biliyor musunuz? 36 milyar 150 milyon lirayı aştı. İmece usulüyle Hatay’ın ihtiyaçlarını gidermek için devlet-millet el ele vermiş durumdayız. Hataylı kardeşlerim bu konuda gönüllerini ferah tutsun. Deprem bölgemiz sanayisiyle, ticaretiyle, üretimiyle, kültürel zenginliğiyle yeniden ayağa kalkana kadar buradan asla ayrılmayacağız” diye konuştu.
Depremde vefat edenlere bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, evlerin yapımında alın teri döken mimar, mühendis, işçi ve kurumları da tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde Hataylı kardeşlerimizin bir an önce yeni hayatlarına başlaması için desteklerini esirgemeyen savunma sanayimizin gururu Baykar’a, Doğuş Grubuna, Türkiye İş Bankasına ve tüm hayırseverlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum” dedi.
“ŞEHİRLERİMİZİ AYAĞA KALDIRIRKEN HAFIZA MEKÂNLARI OLAN KÜLTÜR VARLIKLARIMIZI DA İHYA EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemil Meriç’in “Tarihimiz mührü sökülmemiş bir hazinedir” sözlerini anımsatarak, “Üstadın dediği gibi mazimiz dünyada eşi benzeri bulunmayan nadide bir hazinedir. Şehirlerimizi ayağa kaldırırken hafıza mekânları olan kültür varlıklarımızı da ihya ediyoruz” ifadesini kullandı.
Hatay’da Habibi Neccar Camii ve meclis binasındaki çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uzun Çarşı bölgesi, Kurtuluş Caddesi ve Kemalpaşa Caddesi gibi tarihî alanları restore ederek, kültürel mirası yaşattıklarını söyledi.
“İSKENDERUN SAHİLİNDE YENİ BİR PROJEYİ DAHA HAYATA GEÇİRİYORUZ”
Asi nehrinin çevresi, altyapısı, yeşil alanları, parkları, bisiklet ve yürüyüş yollarının yeniden canlandırıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Deprem nedeniyle 80 santim çökme yaşanan İskenderun sahilinde yeni bir projeyi daha hayata geçiriyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’mız deniz dibindeki tahkimatı tamamladı. Çevre Bakanlığı’mız ise 303 bin metrekare alanda çalışmalarına devam ediyor. Projemizin tamamlanmasıyla yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları, kafeteryaları ve restoranları vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş olacağız. 2025’ten sonra da yüzlerce yıldır Harput Kalesi’nden yükselen o güzel selamlara Hatay Habibi Neccar Camii’nin minareleri yine cevap verecek.”
Hatay’ın eskisinden daha güzel daha modern depreme daha dayanıklı hâle getirene kadar durmadan ve dinlenmeden çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada şunu söylemek isterim, altyapısı ve üstyapısıyla bu kadar çok çalışmayı, aynı anda yürütmek öyle her baba yiğidin harcı değildir. Gelişmiş denilen ülkelerin daha küçük afetlerde nasıl zorlandığını hepimiz görüyoruz” ifadelerini kullandı.
“HEDEFLERİMİZE DOĞRU EMİN ADIMLARLA YÜRÜYECEĞİZ”
Deprem bölgelerindeki çalışmaların, devletin vatandaşına verdiği değer yanında organizasyon kapasitesini de gösterdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Daha önemlisi depremzedelerimizi yuvalarına bir an önce kavuşturma, şehirlerimizi bir an önce ayağa kaldırma irademizi gösteriyor. İşte bunun için ‘Yeniden daha güçlü Anadolu’ diyoruz. İşte bunun için ‘Güçlü Türkiye’ diyoruz. İşte bunun için ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz. Allah’ın izniyle bu iddialarımızın hiçbirinden vazgeçmeyeceğiz. Şunu herkes görsün ve anlasın, ne kandan ve gözyaşından beslenen terör baronları ne gözlerini Hatay’a diken emperyalizmin uşakları ne de bölgemizi kana ve ateşe boğan terör devletleri, bunların hiçbiri Türkiye Yüzyılı ülkümüzle aramıza giremez.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye, sadece tarihiyle kültürüyle birikimiyle değil, hadiseleri okuyuş tarzı itibarıyla da çok büyük bir devlettir. Biz meseleleri başkaları gibi yarım asırlık, çeyrek asırlık tecrübeyle değil 2 bin 200 yıllık süreci aşan köklü bir hafızayla değerlendiriyoruz. Bin düşünüyor, bir söylüyoruz. İktidar ve İttifak olarak bir adım atmadan önce de her şeyi en ince detayına kadar hesaba katıyoruz. Önümüze çıkan engelleri aşarak, kurulan tuzakları bozarak, hedeflerimize doğru emin adımlarla yürüyeceğiz. Ülkemizde olan tüm araçları, bütün imkânları kullanarak terörün olmadığı, şiddetin olmadığı, huzurun, demokrasinin ve kardeşliğin egemen olduğu bir Türkiye’yi mutlaka inşa edeceğiz.”
“BU TOPRAKLAR ÜZERİNDE DAHA NİCE ASIRLAR BOYU 85 MİLYON HEP BERABER KARDEŞÇE YAŞAYACAĞIZ”
“Bu topraklar üzerinde daha nice asırlar boyu Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni demeden 85 milyon hep beraber kardeşçe yaşayacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet olarak birlik ve beraberliğimiz her türlü hainliğin, her türlü alçaklığın, her türlü sabotaj girişiminin fevkindedir” ifadesini kullandı.
Terör örgütlerinin Türkiye’yi maşa gibi kullanamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedeflerine ulaşamayacaklar, iç cephemizi sarsamayacaklar, ezelî ve ebedî kardeşliğimize nifak tohumları ekemeyecekler. Hep beraber Türkiye olmamızı engelleyemeyecekler, kardeşliğimizi bozamayacaklar” dedi.
“SİYONİST İSRAİL HÜKÛMETİ BU TARZ SALDIRILARLA BÖLGESEL BİR ÇATIŞMANIN FİTİLİNİ ATEŞLEMEYE ÇALIŞIYOR”
İsrail’in İran’daki askerî noktalara saldırısına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu vesileyle dün gece İsrail saldırganlığının hedefi olan komşumuz İran’a ve İran hükûmetine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Batılı güçler tarafından iyice şımartılan, Siyonist İsrail hükûmeti bu tarz saldırılarla bölgesel bir çatışmanın fitilini ateşlemeye çalışıyor. İsrail’in ve destekçilerinin bu oyununa gelinmemesi son derece önemlidir. İsrail bu anlayışla, bu kafayla bir yere varamayacak. Duamız şu, ‘Ya Kahhar’ ismi şerifi hürmetine Allah’tan bunların kahrını bekliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından dua edilirken AFAD Başkanı Okay Memiş, TOKİ ve Emlak Konut yetkililerinin başlattığı kura çekimiyle de hak sahipleri belirlendi.
Depremden etkilenen Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa’ya canlı bağlantıyla hak sahiplerine konutların anahtarları teslim edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.