Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine” programında yaptığı konuşmada “İstanbul’un fethi; coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine, kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul’un fethi; Ayasofya dâhil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Hem İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü hem de bayram vesilesiyle bir araya gelindiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fethin 573. yıl dönümünde İstanbul’un daha bir güzel olduğunu, katılımcıların mübarek bayram gününde daha bir güzel olduğunu söyledi.
Vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde dünyanın dört bir yanında yaşayan, bayramda sılası gözünde tüten bütün vatandaşlarımın, gönül coğrafyamızdaki her kardeşimizin, yeryüzündeki her Müslümanın bayramını tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bayramın İslam dünyası ve insanlık için mübarek olmasını, kardeşliğe, barışa ve huzura vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kesilen kurbanların Allah katında makbul olmasını diledi.
Bayramın şüphesiz en çok çocuklar için bayram olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayram cennet yüzlü çocukların yüzlerinde tebessüm çiçekleri açınca bayram olur. Asıl böyle anlamını bulur. Türkiye’nin tüm çocuklarının, dünyanın tüm çocuklarının bayramını bugün özellikle tebrik ediyor, her birini sevgiyle kucaklıyor, minik yanaklarından öpüyor, her günlerinin bayram havasında geçmesini temenni ediyorum” diye konuştu.
Mübarek bayram günlerinin insanın dostluğu, kardeşliği, millî ve manevi değerleri en canlı biçimde yaşadığı müstesna zamanlar olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayramlar, yardımlaşma ve paylaşma duygularımızı yüceltmenin yanı sıra birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdiğimiz özel günlerdir. Milletçe bayram günlerinde bu hissiyatı, bu ruhu, bu inancı çok daha diri biçimde idrak ve ihya ediyoruz. Garip gurebanın kapısını çalıyor, öksüzün, yetimin başını okşuyor, en yakınımızdan başlayarak ihtiyaç sahiplerinin derdiyle dertleniyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramlar millet olarak bizi birbirimize yakınlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle de aramızda yeni muhabbet köprülerinin kurulmasını sağlıyor. Bayramlar tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp, ümmet olma şuurumuzun daha da perçinlenmesine vesile oluyor. Geçenlerde Hakk’a uğurladığımız şair Murat Kapkıner bu bilinci şöyle ifade ediyordu. ‘Afrika’da öldürülse bir yerli, canı benden çıkıyor seni bildim bileli.’ İşte bu hissiyatla dünyanın en ücra köşesine kadar milletimizin merhamet ve şefkat elini ulaştıran gönüllü kuruluşlarımıza, hayırseverlerimize, sivil toplum örgütlerimize bugün hassaten teşekkür ediyorum. Cenabı Allah onların eksikliğini bu millete ve ümmete göstermesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan Müslümanların ibadetlerinin kabul olmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gönülden yapılan duaların geri çevrilmediği bu mübarek günde, Fatih Sultan Mehmet Han’ın şu duasına bizler de yürekten amin diyoruz: ‘Zülfünün zincirine bent eyledi şahım beni, kulluğundan kılmasın azat Allah’ım beni.’ Evet, Rabbim bizleri kendi yolundan, Peygamberinin yolundan, Peygamberinin müjdesine nail olan Sultan Fatih’in yolundan ayırmasın. Rabbim nusretini, hamiyetini, merhametini milletimizden eksik etmesin. Rabbim, bu mübarek günler hatırına, bütün mazlum ve yaralı coğrafyaları hasretini çektiğimiz huzur ortamına kavuştursun” ifadelerini kullandı.
Şu anda karşısında “İstanbul” olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bir taraftan Kurban Bayramı’nın sevincini yaşarken diğer taraftan İstanbul’un fethinin 573. yılına kavuşmanın heyecanı içinde olduklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlamlı günde, tam 573 sene önce İstanbul’un fethine katılan, bu şehrin surlarında şehit olan, gazi olan her büyüğümüzü rahmetle anıyorum. Henüz 21 yaşındayken İstanbul’un fethini gerçekleştiren o şanlı komutanı, aynı şekilde kemal-i edeple yâd ediyorum. Yine burada, bin yıldır semalarımızdan ezan-ı Muhammediler eksilmesin. Bayrağımız gökyüzünde nazlı nazlı dalgalansın. Mabetlerimizin üzerine namahrem eli değmesin. Her metrekaresinde bir şehidin yattığı bu aziz topraklar kirletilmesin diye feda-i can eyleyen tüm kahramanlara Rabbimden rahmet diliyorum. Fethin 573. yılı kutlu olsun, mübarek olsun” diye konuştu.
“Bu mübarek günde şu noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul’un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değil, dünyanın gözbebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tebdilidir. İstanbul’un fethi, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde, yüzyıllar sürecek bir huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. İstanbul’un fethi, her kökene, her inanca, her görüşe, o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir. İstanbul’un fethi, coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi, yerine kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul’un fethi, Ayasofya dâhil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır. Bu hakikati büyük tarihçi, rahmetli Halil İnalcık bakınız nasıl anlatıyor: ‘O, 1451’de tahta oturduğu andan bu yana fethi başarmak için gece gündüz çalışıp her türlü diplomatik, askeri, teknolojik ve idari önlemi düşünmüş ve almış. 20 Nisan deniz bozgunu, fethi tehlikeye düşürdüğü anda da azim ve kararında sarsılmamıştır. İstanbul’un fethi ve 500 yıllık imparatorluk, yalnızca genç Türk hükümdarının eseridir. Bu, tarihi bir gerçektir. Harap bir şehir olarak aldığı Konstantiniyye’yi Fatih, vakıflara dayanan külliye imaretleriyle muhteşem bir Türk-İslam şehri olarak yeniden inşa etmiştir.’”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul muhakkak feth olunacaktır, onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir” şeklindeki hadisi şerifi konuşmasında aktardı.
İstanbul’un fethinin iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan bir güneşin doğması, bir baharın gelmesi olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un fethi, yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı hâline getiren, bunun için hiçbir fedâkarlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin, dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un fethinin bu topraklarda, Malazgirt’le başlayan fetihler silsilesinin en parlak halkası olduğuna değinerek, şöyle devam etti: “Hani diyor ya Fazıl Hüsnü Dağlarca, ‘Havanın mazisinde, denizin yeşilinde bir türkü, Orta Asya’dan beri duymuşuz. Anamızın sütünden bayraklara kadar yüce fetihle büyümüşüz. Nur ile kuvvetle aşk ile kaderin büyüsünü bozmuşuz. Görmüşüz suretini güzelliğin, koca feleklere görünmüşüz. Cihanın yarısı gök, önünde şehit şehit durmuşuz. Cihanın yarısı İstanbul, almışız.’ İşte İstanbul’un fethi, devamında fetihler doğuran gaza medeniyetimizin en büyük kapılarından, en büyük kaynaklarından biridir. İstanbul’un fethi, milletimizin mefkûresi, ülküsü, Kızıl Elması uğruna neleri başarabileceğinin numunesidir. Karadan yürütülerek Haliç’ten denize indirilen kadırgalar, Sultan Fatih’in azminin, iradesinin, feth-i mübine olan inancının yansımasıdır. Aynı zamanda İstanbul’un fethi, her delikanlımızın ruhunda bir Fatih idealinin, bir Ulubatlı Hasan fedakârlığının, bir Akşemseddin bilgeliğinin yaşadığını gösteren en güzel örnektir. Nasıl göl yerinde su eksik olmazsa, bu milletin gönlünde de fetih mefkûresi, fetih şuuru, fetih özlemi hiçbir zaman eksik olmaz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toprakların 1071’den bu yana vatanları, İstanbul’un ise 1453’ten bu yana “Türk İstanbul” olarak milletin gözbebeği ve iftihar tablosu olduğunu dile getirdi.
Bunu hâlen kabullenemeyenler olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “İstanbul’un fethini hâlen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda ama buldukları her fırsattan bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Ne diyor onlar? ‘Her kim ‘Zulüm 1453’te başladı’ diyorsa maskesini indirin altından 1453’te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır. Her kim ‘İstanbul’un statüsü değişsin’ diyorsa bunlar Topkapı’da okunan Kur’an’ı, Ayasofya’da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir” ifadelerini kullandı.
“BU ZİHNİYETİN TEMSİLCİLERİNE DÜN FIRSAT VERMEDİK, BUGÜN DE YARIN DA FIRSAT VERMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Her kim ‘İstanbul’da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek, ‘Göçebe barbarlar Anadolu’daki medeniyeti tahrip etti.’ diyorsa pelerinini kaldırın, göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız. Her kim bu şehrin, Yahya Kemal’in ‘Türk İstanbul’ dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda aslında fetihle ve Fatih’le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Allah’ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Han’ın kendilerine emaneti olan bu aziz şehre gözleri gibi bakmaya devam edeceklerini söyledi.
86 yıllık hicranın ardından Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıkları gibi kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un fethi bizlere şunu öğretmiş, şunu hatırlatmıştır, eğer gerçekten inanır, çalışır, zorluklar karşısında sebat edersek milletçe başaramayacağımız iş, ulaşamayacağımız hedef, yeter ki Sultan Fatih gibi ‘Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul’u alacağım.’ diyerek kararlılığı göstermiştir. Yeter ki zafere inanalım, gücümüzün idrakinde olalım. Gerisi Allah’ın izniyle sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için hep birlikte çalışacak, saflarını daha da sıklaştıracaklarını, İstanbul’un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacaklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu bir defa her bir yol ve dava arkadaşımın çok iyi bilmesini isterim.” diyerek şunları söyledi: “Dünyamız ve bölgemiz, gerek siyasi gerek ekonomik gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşıyor. Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze’den Sudan’a, Yemen’den Lübnan’a yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim aynı kirli oyunun farklı sahnelerine tanık oluyoruz. Rabbim daha nice fetihlere bizleri eriştirsin. Bunun için de Cumhur İttifakı’nın birliğini beraberliğini daim eylesin. Birliğimizi beraberliğimizi bozmayacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye’nin yarınlarına yürüyeceğiz.”
Haliç’ten geçen gemiler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve katılımcıları selamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, program süresince yanına gelen ve elini öperek kendisiyle bayramlaşan çocuklara bayram harçlığı verdi.
Konuşması sırasında yanına gelen engelli bir kız çocuğu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüzünü okşayıp öptü ve kendisine sarıldı. Erdoğan da kız çocuğuna sarılarak karşılık verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından önce sahne alan Azerin, “Türkler Geliyor” ve “Çırpınırdı Karadeniz” şarkılarını seslendirdi.
Azerbaycanlı sanatçı daha sonra sahneden inerek selamlaştığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bayramını kutladı.
Çocuklardan oluşan Gülbeşeker Eğitim Kurumları Mehteran Takımı program sonunda sahne aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek şehrinde düzenlenen, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’de yaptığı konuşmada, “Bugünkü buluşmamızda çok kutuplu uluslararası sisteme katkıları ele alacak olmamızı kıymetli buluyorum. Yaklaşık 3,5 milyar insanı ve 35 trilyon dolarlık yurt içi hasılayı temsil eden Şanghay İşbirliği Teşkilatı son 25 yılda çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biri hâline gelmiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek şehrinde düzenlenen, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Nepal’de yaşanan doğal felakette vatandaşlarını kaybeden ülkelere taziyelerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov başta olmak üzere Zirve’nin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Diyalog Ortaklığına kabul edilen Laos’u tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan’a Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2027-2028 Geçici Üyeliğine seçilmiş olmasından ötürü başarılar diledi.
Zirvede, çok kutuplu uluslararası sisteme katkıları ele alacak olmalarını kıymetli bulduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Yaklaşık 3,5 milyar insanı ve 35 trilyon dolarlık yurt içi hasılayı temsil eden Şanghay İşbirliği Teşkilatı son 25 yılda çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiştir. Asya Pasifik Bölgesi’yle Orta Doğu’yu aynı zeminde buluşturan teşkilatı, Birleşmiş Milletler’in destekleyicisi ve tamamlayıcısı olarak görüyoruz. Şanghay İşbirliği Teşkilatı her şeyden evvel bizim bölgesel sahiplenmeyi merkeze alan çok boyutlu dış politikamızla örtüşen bir yapıya sahiptir. Türkiye olarak etrafımızda yaşanan çatışmaların diyalog ve diplomasi yoluyla çözüme kavuşturulması için sorumluluk alıyor, bölgemizle birlikte tüm dünyada barış için, huzur ve istikrar için çalışmaya devam ediyoruz.”
“HER ALANDA İŞ BİRLİĞİMİZİ İLERLETMENİN GAYRETİ İÇİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütünün önemine değinerek, şu ifadeleri kullandı: “Teşkilatın sadece barış ve istikrarın temininde değil, halklarımızın refahı için çok önemli olan kesintisiz ve güvenli ulaştırma koridorlarının tesisiyle enerji arzı güvenliği gibi alanlarda da rol oynayabileceğini düşünüyoruz. Ülkemizin Teşkilat coğrafyasının Batı pazarlarına erişimi noktasında bilhassa enerji koridorlarının çeşitlendirilmesi ve jeopolitik risklerin yönetilmesinde kritik rolünün altını çizmek istiyorum. Hazar Geçişli Orta Koridor Girişimi’ni, Kuşak ve Yol Girişimi’yle de uyumlu hale getirilmesini istiyor, bu bağlamda Teşkilat bünyesindeki iş birliğine büyük önem veriyoruz. Yükselen bir yıldız olarak gördüğümüz Şanghay İşbirliği Teşkilatıyla her alanda iş birliğimizi ilerletmenin gayreti içinde olacağız.”
Adil düzen arayışlarının temel gayelerinden birinin de gelecek nesillere daha istikrarlı, müreffeh ve yaşanabilir bir dünya bırakmak olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İklim değişikliği, düzensiz göç, terörizm, sınır aşan suçlar ve gıda güvenliği gibi meseleler artık birçok ülke için tehdit teşkil etmektedir. Türkiye olarak iklim değişikliğinin farklı coğrafyalar üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadelede üzerimize düşeni yapmayı hedefliyoruz. Bu amaçla 11-12 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağız. Bu önemli zirvede siz değerli dostlarımızı da aramızda görmekten büyük bir memnuniyet duyacağımızı ifade etmek isterim. Sözlerime son verirken, Teşkilatımızın Şanghay ruhundan aldığı motivasyonla gerçek anlamda çok kutuplu bir dünya inşa edilmesinde önemli rol üstleneceğine inandığımı bir kez daha vurguluyorum. Kırgızistan’dan dönem başkanlığını devralacak olan Pakistan’a başarılar diliyor, toplantılarımızın bölgemiz ve ülkelerimizin ortak geleceği için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mekke Savunma İttifakı’na da değinerek, konuşmasını şöyle tamamladı: “Suudi Arabistan ve Pakistan’la hayata geçirdiğimiz Mekke Savunma İttifakı, bölgesel sahiplenme ve kolektif caydırıcılık temelinde bölge ve dünya barışına, istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Barışı konuşurken İsrail’in saldırıları nedeniyle çoğu çocuk ve kadın 74 bin insanın hayatını kaybettiği Gazze’yi ve Lübnan’ı unutmamalıyız. Bu saldırgan politikanın bedelini tüm bölgemiz ödemektedir. Tekrar Kırgızistan’dan dönem başkanlığını devralacak olan Pakistan’a başarılar diliyor, toplantılarımızın bölgemiz ve ülkelerimizin ortak geleceği için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan’ın Bişkek şehrinde düzenlenen, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı.
Ordo Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen zirveye gelişinde Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer liderlerle birlikte aile fotoğrafı çektirdi. Aile fotoğrafının ardından zirveye geçildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e ulaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Manas Uluslararası Havalimanı’nda, Kırgızistan Başbakanı Adılbek Kasımaliyev ve Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kırgızistan ziyaretinde eşi Emine Erdoğan da eşlik ediyor.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.