Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara her alanda Türkiye’nin nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes görüyor, kabul ediyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilecik Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış törenine katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Ertuğrul Gazi’nin, Hayme Ana’nın, Şeyh Edebali’nin, Osman Gazi’nin emaneti Bilecik ile hasret gidermeye geldiklerini ifade etti.
Söğüt’te dikilen Osmanlı çınarının, 3 kıta ve 7 iklimi kucaklayan dallarıyla 600 yıl boyunca dünyanın en güçlü devleti olarak tarihteki şerefli yerini aldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, esasen milletin, tarih boyunca hep güçlü devletler kurduğunu, idaresi altında yaşayan herkesi inancına ve kökenine bakmadan koruduğunu, güvende tuttuğunu, müreffeh kıldığını aktardı.
Buna karşılık, kendisine düşmanlık edenlere de Orhun Yazıtları’ndaki ifadeyle başlıya baş eğdirerek, dizliye diz çöktürerek hep galebe çaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Divanu Lugati’t-Türk’te, Rabb’imizin bu milleti halk üzere görevlendirdiği, hak üzere kuvvetlendirdiği, mensuplarını aziz kıldığı ve muratlarına erdirdiği ifade ediliyor. Bilecik, işte bu kutlu yürüyüşün sancağının 7 asır önce bu topraklarda bir kez daha ve en yükseğe dikilişinin sembolüdür” diye konuştu.
“MİLLETİMİZ, ECDADINA VE ONUN HAYALLERİNE HEP SAHİP ÇIKMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki diğer beyliklerin tersine, her geçen yıl artan bir güç, azim ve cesaret ile gaza yolunda yürüyen Osman Gazi’nin bıraktığı emanetin nesilden nesle geçip, Cumhuriyet’e miras kaldığını anlatarak, şöyle devam etti: “Bu topraklarda Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan tarihi süreklilik içinde verilen her mücadelenin başımızın üzerinde, kalbimizin en mutena köşesinde yeri vardır. Kendi öz yurdunda garip hâle düşürülmeye çalışıldığında bile milletimiz bu vizyonu kaybetmemiş, ecdadına ve onun hayallerine hep sahip çıkmıştır. Biz de geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız her eseri, milletimize yaptığımız her hizmeti, bu anlayışla hayata geçirdik. Attığımız her adımda, girdiğimiz her mücadelede Sultan Alparslan’ın, Osman Gazi’nin, Fatih Sultan Mehmet Han’ın, aziz şehitlerimizin manevi desteğini hep yanımızda hissettik. Geliştirdiğimiz son teknoloji ürünü insansız hava aracına ‘Kızılelma’ adını verirken de bu kavramın işaret ettiği hedefi hayal ediyorduk.”
Osmanlı’nın Söğüt’te başladığı yolculuğunu önce Bursa’ya, ardından Edirne’ye, sonra İstanbul’a, onu takiben Belgrad’a ve nihayet Viyana kapılarına kadar sürdürürken, sadece toprak kazanma peşinde olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim milletimiz ayak bastığı her yeri eman yurdu hâline getirme, huzuru, adaleti, refahı hâkim kılma gayesi taşıyordu. Avrupa’nın şark meselesi olarak gördüğü Osmanlı’yı parçalamak için dört bir yandan üzerine çullandığı dönemde dahi bu hayal tüm canlılığıyla milletimizin benliğinde yaşıyordu” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalabalığın, “Bilecik sizinle gurur duyuyor” sloganlarına, “Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Bu coşkunuz, bu heyecanınız, inanıyorum ki evet 14 Mayıs’ta burası bir başka patlayacak. Buna hazır mıyız?” karşılığını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayallerini kaybeden yani Kızılelma’sı olmayan milletler, tıpkı geçmiştekiler gibi tarihin tozlu sayfaları arasına karışmaya mahkûmdur. Biz millet olarak hayallerimizden asla vazgeçmediğimiz için hâlâ dimdik ayaktayız. Hâlâ bölgemize ve dünyaya sözümüzü söylüyoruz. Emperyalistlerin, kan, zulüm, sömürü üzerine kurduğu kirli düzenin aksine bizim hayallerimizin istikameti hep barışa ve hakkaniyete dönüktür” diye konuştu.
Dünyanın hâlâ hayranlıkla karışık bir çekingenlikle Osmanlı Devleti’ni kuran Osman Gazi’yi andığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Osman Gazi’yi bakınız tarihçilerimiz nasıl anlatıyor. Osman Gazi, küçük bir bölgede tutunmaya çalışan Türkmenleri büyük bir devletin çekirdeği hâline getirdi. Devrin büyük güçleri Bizans’a ve Moğollar’a riske girmeden meydan okudu. Hâkimiyeti altındaki yerlerde yaşayan Hristiyanlara iyi davrandı. Siyasi gelişmeleri ve fırsatları iyi değerlendirdi. Nerede ilerleyeceğini, nerede duracağını Osmanlı iyi bildi. Kuvvet ve müsamaha, cesaret ve tedbir, askeri güç ve strateji unsurlarını daima birlikte kullandı. Böylece bir dünya devleti kurdu” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de bugün tıpkı Osman Gazi’nin yaptığı gibi ülkeyi çağın şartlarına göre en iyi eserlere, hizmetlere, siyasi etkinliğe, ekonomik altyapıya, askerî güce kavuşturma mücadelesi verdiklerini vurgulayarak, ‘‘Her kim, bazı tarihçilere göre bugün 724. kuruluş yıl dönümü olan Osmanlı Devleti’ni kötülüyor, aşağılıyorsa bilin ki ya mankurttur ya kuyruk acısı vardır” dedi.
Bilecik’ten Osman Gazi’yi ve Osmanlı’yı yöneten tüm nesli rahmetle, şükranla yâd ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im bizlere inşallah onlara layık olmayı, onların mirasını yaşatmayı, onların bıraktığı emaneti daha ilerilere taşımayı nasip etsin. Kardeşlerim, biz hiçbir zaman sizlerin ve milletimizin hiçbir ferdinin vaktini hamasetle heba etmedik. Allah’ın yardımına ve milletimizin desteğine güvenerek çıktığımız eser ve hizmet yolculuğunda medeniyet ve tarih mirasımızı, bize ışık tutan bir rehber olarak gördük” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN NEREDEN NEREYE GELDİĞİNİ AKIL VE VİCDAN SAHİBİ HERKES GÖRÜYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar verdikleri tüm sözleri yerine getirme gayretinde olduklarını ve taahhütlerinin çoğunu daha da ilerisine geçerek yerine getirdiklerini anlatarak, “Eksik kalan işler elbette oldu. Ama kazanım öylesine büyük ki bunların telafisi sadece vakit meselesidir. Yaşı müsait olanlar 20 yıl öncesinin eski Türkiye’sini hatırlar mı? Hatırlar. Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara, her alanda Türkiye’nin nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes görüyor, kabul ediyor” dedi.
Türkiye’ye 20 yılda asırlık eser ve hizmetler kazandırdıklarını söylerken mübalağa yapmadıklarını, kimseyi kandırmaya çalışmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sadece tüm kalbimizle inandığımız somut verileri, ortada olan bir hakikati dile getiriyoruz. Ülkemizin tarihi olarak eski, coğrafi olarak nispeten küçük şehirlerinden biri olan Bilecik, bunların en yakın şahididir. Bilecik’e son 20 yılda 20 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde toplam 773 yeni derslik ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesini kazandırdık. Gençlik ve sporda 2 bin 736 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Toplam 21 spor tesisi inşa ettik. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 563 milyon lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 8’i hastaneden oluşan toplam 26 sağlık tesisinin yapımını tamamladık. 3 sağlık tesisimizin inşaatı devam ediyor. Söğüt’e 50 yataklı bir devlet hastanesi yapmak için çalışmalarımız sürüyor. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle 2 bin 933 konut yaptık. Bilecik’te İlk Evim projemizle 1037 konut daha inşa edecek, İlk Arsam projemizle 3 bin 900 altyapılı arsa vereceğiz. Bu kapsamda Bayırköy’deki konutlarımızın yapımına da başladık. Söğüt Millet Bahçemizi açılışa hazır hâle getirdik. Osmaneli Millet Bahçemizin yapımı sürüyor. Ayrıca 4 millet bahçesinin daha yapımına en kısa sürede başlıyoruz.”
İktidarları döneminde Bilecik’te yapılan ulaşım yatırımlarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde Bilecik’te 22 kilometre bölünmüş yol vardı, biz bunu nereye çıkardık biliyor musunuz? 175 kilometreye çıkardık. 22 nere, 175 nere? Bursa ve Eskişehir güzergâhlarındaki yol çalışmalarının bir kısmını bu yıl, bir kısmını seneye tamamlıyoruz. Ankara-Eskişehir-Bilecik-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattı’nı, Bilecik Yüksek Hızlı Tren Garı’nı, Bozüyük Hızlı Tren Garı’nı, Bozüyük Lojistik Merkezinin birinci etabını hizmete açtık. Yapımı süren Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Hattı’nı inşallah 2025 yılında bitiriyoruz” diye konuştu.
“BİLECİKLİ ÇİFTÇİLERE 500 MİLYON LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve ormancılıkta Bilecik’e 12 baraj, 27 sulama tesisi, 30 taşkın koruma tesisi, 3 hidroelektrik santrali inşa ettiklerini aktardı.
Toplam 40 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 5 baraj ile 26 bin dekar araziyi sulayacak 4 sulama tesisinin yapımının sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecikli çiftçilere 500 milyon lira tutarında tarımsal destek verdiklerini kaydetti.
Sanayi ve teknolojide şehre iki yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, 7 araştırma-geliştirme merkezi ve bir tasarım merkezi kurduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerjide; Bilecik, Bozüyük, Söğüt, Pazaryeri, Osmaneli, Gölpazarı, Dodurga, İnhisar ve Yenipazar’a doğal gaz arzını sağladık. Durmak yok, o kadar. Yarın birileri de buralara gelecek. Onlara sormak lazım ‘Ya siz ne yaptınız?’ Bugün açılışını yaptığımız yerlerle birlikte artık Bilecik’te doğal gaz götürmediğimiz ilçemiz kalmadı. Tabii bir avantajınız da var yani. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bilecikli olunca… Görüldüğü gibi ne kadar özetlersek özetleyelim, Bilecik’e hizmetlerimiz saymakla bitmiyor. Üstelik bu kadarla da kalmıyoruz” diye konuştu.
Bugün de güncel yatırım tutarı 1 milyar 771 milyon lirayı geçen 52 kamu yatırımı ile 653 milyon lirayı bulan 10 özel sektör yatırımının resmi açılışını yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımlar arasında Bilecik 300 yataklı ve Bozüyük 200 yataklı devlet hastaneleriyle diğer sağlık tesislerinin de bulunduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sizlere efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Şu güzelliği görüyorsunuz değil mi? Şu hastanelerin güzelliğine bakın. Bu Bay Kemal, SSK’nın genel müdürüyken bu hastanelere girilmezdi girilmez” ifadelerini kullandı.
Ulaştırmada, Gölpazarı-Yenipazar yolunu hizmete açtıklarını, tarımda 7 bin 600 dekar alanı sulayacak Söğüt Çaltı Göleti’nin resmi açılışını yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca çeşitli kurumlara ait yatırımların resmî açılışlarını buradan gerçekleştirdiklerini söyledi.
Türkiye’nin üretimine, istihdamına, ihracatına önemli katkıda bulunacağına inandığı 10 özel sektör yatırımının da resmi açılışını yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu kamu ve özel sektör yatırımlarının Bilecik’e hayırlı olmasını dileyerek, kente bu yatırımları kazandıran bakanlıkları, kurumları ve özel sektörü tebrik etti.
“ALTIN ÜRETİMİNDE DE KISA SÜREDE ÖNEMLİ İLERLEMELER SAĞLAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gübretaş Maden Yatırımları A.Ş Söğüt Altın Madeni tesis açılışını yaptıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabii bir de buraya gelmeden önce bugün bir açılış yaptık. Duydunuz değil mi? Ve ilk altın dökümünü gerçekleştirdiğimiz Tarım Kredi Kooperatiflerimizin Gübretaş şirketine ait altın madeni ocağı burada. İlk etapta 70 milyon dolarlık bir yatırımla işletmeye açtığımız bu tesisin toplam yatırım tutarı ne biliyor musunuz? 500 milyon doları bulacaktır. İlk fazda yıllık 2,5 ton, ilerleyen dönemde 6,5 ton üretim yapacak bu maden şimdiden 1000 kişiyi istihdam etmeye başladı. Bu safhaya geldiğinde Söğüt’teki tesisimiz ülkemizdeki 16 madenin toplamda yıllık ortalama 35 tonu bulan üretimi arasında 3’üncü sırada yer alacak. Artık ülkemizin altın talebinin yarısını kendi üretimimizle karşılayabileceğimiz bir seviyeye geliyoruz. Petrolle birlikte ithalatımızda en büyük yeri tutan altın üretimimizi daha ileri seviyelere çıkarmamız gerekiyor. Doğal gaz ve petrolde nasıl tarihi adımlar attıysak inşallah altın üretiminde de kısa sürede önemli ilerlemeler sağlayacağız. Söğüt altın madenimizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
Tören alanındaki vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Şimdi Bilecik buradan öyle bir ses verin ki tarih boyunca Osmanlı bayrağının dalgalandığı her yerden duyulsun. Hazır mıyız? Türkiye, hazır mıyız? Bilecik, Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmeye var mıyız? Bilecik; güvenli, huzurlu, müreffeh Türkiye’nin yolunu sandıkta bir kez daha açmaya hazır mıyız? Bilecik, dışarıda Türkiye düşmanlarının, içeride maşalarının heveslerini kursaklarında bırakmaya hazır mıyız? Bilecik, Cumhuriyetimizin yeni asrını bir olarak, diri olarak, iri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak kucaklamaya hazır mıyız?” soruları üzerine vatandaşlar “Evet” yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Rabbim hepinizden razı olsun” ifadesini kullandı.
Seçimlere “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla hazırlandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Rahmetli Menderes, 73 yıl önce emperyalistlerin ülkemize operasyon aracına dönüşen tek parti faşizmine karşı ne demişti. ‘Yeter, söz milletindir.’ demişti. Her ne kadar Menderes’in sonu idam sehpasında bitmiş olsa da bu söz yıllardır milletimizin yüreğinde yankılanmaya devam etmiştir. Şimdi bu CHP, çıkmış bizi taklit ediyor; ‘Yeter, söz milletindir.’ Bay Kemal, bunu biz söyleyeli ne kadar oldu, haberin yok mu? Bunlar darbeci, darbeci. Bunlar vesayetçi. Şimdi hep birlikte öyle bir haykıralım ki Türkiye duysun. Kaldıralım elleri. Hanımlar sizden çok şey bekliyorum. Kale içeriden fethedilir. Onun için göreviniz ağır. Hazırız; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Yolumuz açık olsun.”
Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhuriyet Meydanı’ndan, yapımı tamamlanan projelerin açılışlarının yapıldığı üç farklı noktaya telekonferansla canlı bağlantı gerçekleştirdi.
İlk olarak 300 yataklı Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlanarak, eserin videosunu izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanemiz nasıl oldu? Laf değil, laf değil, üretim, üretim. Bay Kemal, sen bir zamanlar SSK’nın genel müdürüydün. Böyle bir tane hastane yapabildin mi? Rahmetli Savaş Ay, bununla ilgili bir program yapmıştı, hatırlıyorsunuz değil mi? Savaş Ay, şimdi hayatta olsaydın da bu programı bir daha yapsaydın. Her taraf rezillikti, kan revan içinde, pislik. O galoşlar, satıyorlardı, tekrar alıyorlardı, tekrar satıyorlardı. Nasıl Bilecik’teki eğitim ve araştırma hastanemiz? Şu güzelliğe bak. Size bu yakışır.”
Savaş Ay’ın o dönem hastanelerin durumunu anlattığı programdan bir kesitin gösterilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, bunun hesabını nasıl vereceksin?” dedi.
Videoda gösterilen hastanenin yerine yeni bir hastane yaptıklarını, adını da Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu koyduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii muhteşem bir hastane. Ben şimdi CHP’li kardeşlerime sesleniyorum. Lütfen gidin o hastaneyi bir de şimdi görün. Bir de işte Savaş Bey’in şu video kasetindekine bakın, mukayeseyi yapın. Biz neyiz, bu ne? Şu hâle bak, şu ihtişama, şu güzelliğe bak. Nereden nereye? CHP, işte hep diyorum ya çöp, çukur, çamur. İşte bizde de pırıl pırıl hastaneler. Halep oradaysa arşın 14 Mayıs’ta. Bilecik, sandıkları patlatacağına inanıyorum” diye konuştu.
Ardından Bozüyük 250 yataklı Devlet Hastanesi, Ağız Diş Sağlığı Merkezi, Palyatif Bakım Merkezi, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Aile Sağlı Merkezinin açılışına bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bozüyük, nasıl beğendiniz mi? İşte buyur. Yani böyle Bilecik’ten geçerken uğradık değil her yere eserlerimizi şöyle koyalım diyoruz. Bilecik’e bu yakışır, Bozüyük’e bu yakışır, Söğüt’e madenler yakışır. Maşallah. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.
Söğüt Çaltı Barajı’nın açılışının yapıldığı noktaya da canlı bağlantı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeye ilişkin videoyu izledikten sonra “Nasıl? Unutmayın, su medeniyettir. İşte baraj. Barajlarınız varsa suyunuz var. Barajlarınız yoksa kuraklık var. Buralar sayesinde inşallah bölgede kuraklık olmayacak. Çaltı Barajı Söğüt’e, Bilecik’e hayırlı ve uğurlu olsun” diye konuştu.
Son olarak İnhisar ve Yenipazar ilçelerindeki doğal gaz verme törenine bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnhisar ve Yenipazar’a doğal gaz veriyoruz inşallah. Hazır mıyız? Ya Allah, bismillah” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayide doğal gaza yüzde 16 indirim yaptık. Elektrikte de aynı şekilde indirimimizi yaptık. Hep ‘Zam, zam’ diyorlar. Zam mı bu, indirim yapıyoruz. Sanayide, elektrikte indirimler… Elhamdülillah, daha iyi olacak.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı bağlantıların ardından Bilecik’te yapımı tamamlanan tüm projelerin resmî açılışını protokol üyeleriyle kurdele kesmek suretiyle gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.