Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun, vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye, bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katıldı.
Konuşmasına alandakileri ve Samsun’un ilçelerindeki vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in kapısı, istiklalimizin meşalesi ve öncüsü olan Samsun’a yine hizmetlerle, yatırımlarla, müjdelerle gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. İşte dev Samsun Şehir Hastanesi… Laf ola beri gele yok, icraat var. Sıcağa rağmen, sevda ile bizlere gönüllerinizi açtığınız için, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“SAMSUN’A SEVGİMİZİ, HİZMETE ALDIĞIMIZ DEV PROJELERLE ORTAYA KOYUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’den geldiğini anımsatarak, Samsunlu vatandaşlara Rizelilerin kucak dolusu selamlarını getirdiğini söyledi. Rize’de yapımı tamamlanan eserlerin açılış heyecanını yaşadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek bir törenle toplam yatırım tutarı 10 milyar lirayı bulan proje ve eserleri milletin hizmetine sunmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.
Samsun’un gururları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Samsun, bizim göz bebeğimiz, aşkımız, sevdamız. Bugüne kadar Samsun’a mahcup olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Biz birileri gibi lafazanlık yapmıyoruz. Samsun’u ruhumuzla seviyoruz. Bu sevgimizi de lafta bırakmıyor eserlerimizle, icraatlarımızla, işte bugün burada olduğu gibi hizmete aldığımız dev projelerle ortaya koyuyoruz. Bir medeniyet ve kültür şehri olan, bir liman ve lojistik şehri olan, bir tarım ve sanayi şehri olan bütün yolların birleştiği bir ulaşım şehri olan Samsun’umuzun bu özelliklerini son çeyrek asırdır yaptığımız yatırımlarla güçlendirerek Samsun’a karşı olan tarihî vazifemizi yerine getiriyoruz. Şöyle bir bakın, burası Samsun Şehir Hastanesi. Laf ola beri gele yok. Şehir hastanemizin bugünden itibaren hizmete girmesiyle Samsun bütün bu vasıflarına ‘sağlık şehri’ ünvanını da ekleyecektir. Samsun Şehir Hastanemiz 234 bin metrekare alan üzerine 1027 adet deprem izolatörü kullanılarak inşa edildi. Bu ne demek? Yani burası depreme karşı her türlü dayanıklılığa sahip. 1458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, yüksek teknolojiyle donatılmış 40 ameliyathanesi, 320 polikliniği ve ağız diş sağlığı ünitesi. Tüm bunlara ilave olarak toplam 2 bin 66 araçlık otoparkıyla Samsun Şehir Hastanesi bölgemizin sağlık üssü olarak hizmet verecektir.”
“SAMSUN ŞEHİR HASTANESİNDE 5 BİN 419 SAĞLIK ÇALIŞANI GÖREV YAPACAK”
Hastanenin 3 MR, 3 tomografi, 6 ultrason, 34 röntgen olmak üzere en modern cihazlarla donatıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesinde 548’i uzman hekim olmak üzere 5 bin 419 sağlık çalışanının görev yapacağını söyledi.
Hastanenin sadece vatandaşlara değil çalışanlarına da en üst konforu sağlayacak donanımla tasarlandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplam 17 milyar liralık yatırım bedeliyle gören herkesin göğsünü kabartan bu muhteşem sağlık tesisinin Samsun’umuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
Samsun Şehir Hastanesinde görev yapacak sağlık personelinden beklentileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne demek? Şehir hastanemiz inşallah bütün elemanlarıyla, bütün imkânlarıyla kapıdan içeri Samsunlu kardeşlerim geldiği zaman onlara kucak açacak ve bu şehir hastanesinde evvelallah yok yok, burada inşallah mutluluk var” diye konuştu.
Hastanenin hizmete girmesinde emeği geçen kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şunu da ifade etmek istiyorum, şehir hastanemiz hükümetlerimiz döneminde Samsun’a kazandırdığımız sağlık tesislerinden sadece bir tanesidir. Yatırımlarımızla şehrimizi Karadeniz’in önemli sağlık merkezlerinden biri hâline getirdik. Son 25 yılda Samsun’da 3 bin 551 yatak ve 120 diş ünitesi kapasitesini 27 yeni sağlık tesisiyle inşa ettik. Aile sağlığı merkezlerinden sağlıklı hayat merkezlerine, 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarından halk sağlığı laboratuvarlarına kadar 22 yeni sağlık tesisini Samsunlu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Uzman hekim sayımızı 4 katına, toplam hekim sayımızı 3 katına çıkardık. Son 2 yılda 1510 yeni sağlık çalışanının şehrimize atamasını yaptık. Şu an Samsun’un toplam yatak kapasitesi 5 bin 415’e yükselmiş durumda. Yeni yatırımlarla Samsun’un sağlık altyapısını daha da güçlendiriyoruz. Peki bitti mi? 350 yataklı Atakum Devlet Hastanesi ve 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesinin inşaatları da devam ediyor. Alaçam ve Ayvacık’a 75’er yataklı yeni devlet hastaneleri kazandırıyoruz. 350 yataklı İlkadım Devlet Hastanesinde ise proje süresinin sonuna yaklaşıyoruz. İnşallah onları da peyderpey tamamlayacak ve hizmete açacağız.”
“TÜRKİYE SAĞLIK ALANINDA DÜNYADA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR KONUMA ULAŞTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastaneleri projesinin kendisinin hayali olduğunu söyledi. SSK’lı bir işçi olarak kendisinin de geçmişte çok sıkıntı çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık sistemindeki aksaklıkları, tıpkı yaşı 40’ın üzerinde olan kardeşlerim gibi ben de bizzat tecrübe ettim. Eski Türkiye’nin dili olsa da konuşsa, bir zaman makinesi olsa da çok değil bundan sadece 25-30 sene önce hastanelerimizin hangi durumda olduklarını gençlerimize gösterebilsek. Sağlam girenin hasta çıktığı, ilaçların biri bulunsa diğerinin bulunmadığı, ilaç alabilmek, muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta beklenildiği, vatandaşın insan yerine konulmadığı o kötü günleri hep beraber yaşadık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de göreve geldiklerinde “her işin başı sağlık” diyerek, önceliklerinin en başına eğitimle birlikte sağlığı koyduklarını vurguladı.
Türkiye’nin dört bir yanına hastaneler, sağlık ocakları inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık cihazlarını, ambulansları, doktor, hemşire sayısını kat kat artırdık. Parası olmayanın kapıdan döndüğü, parası olmayanın hastanede rehin alındığı manzaralara son verdik. Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı. Önceden bizim vatandaşımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi bu tablo tersine döndü. Her yıl 100 binlerce yabancı hasta şifalarını artık Türkiye’de arıyor. Bunda şehir hastanelerimizin hizmete girmesinin önemli katkısı var. Bugün itibarıyla 27 şehir hastanemizi tamamlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 40 bin yatak kapasitesine sahip bu hastanelerimiz modern birer sağlık üssü olarak tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyor. Rize’den Diyarbakır’a, Trabzon’dan Şanlıurfa’ya, Sakarya’dan Ordu’ya yapımı devam eden 13 şehir hastanemizi de inşallah tamamlayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje çalışmaları süren şehir hastanelerinin tamamlanmasıyla Türkiye’nin 26 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 21 yeni şehir hastanesine daha kavuşacağını vurguladı.
“ŞEHİR HASTANELERİ KORONAVİRÜS SALGINIYLA MÜCADELEMİZDE ÇOK ÖNEMLİ MİSYONLAR YÜKLENDİ”
Şehir hastanelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kardeşlerim, tabii burada şu acı gerçeği de hatırlatmak durumundayım. Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği şehir hastanelerimizdir. Milletimizin ‘Yapandan Allah razı olsun.’ dediği bu hastaneler maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. Ne dediler? ‘İsraf.’ dediler. ‘Bu hastanelere ne gerek var.’ dediler. ‘Sağlık sistemine hançer vuruyorlar.’ dediler. Hiçbir şey bulamadıklarında ise hastanelerimizi büyük diye eleştirdiler. Peki sonuçta ne oldu. Eleştirilerinin hiçbiri doğru çıkmadı. Ne gerek var dedikleri şehir hastaneleri bilhassa 100 yılın sağlık krizi olan koronavirüs salgınıyla mücadelemizde çok önemli misyonlar yüklendi. Yetersiz sağlık hizmeti sebebiyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri hamdolsun ülkemizde yaşanmadı. O zor günleri, sağlık çalışanlarımızın da olağanüstü fedakarlıklarıyla en rahat yöneten ülkelerden biri olduk. Şehir hastanelerimizin ne kadar vizyoner ne kadar isabetli, ne kadar stratejik bir yatırım olduğu herkes tarafından anlaşıldı. Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda ‘İyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz.’ diyorlar, ‘Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız.’ diyoruz. Her imkânın bulunduğu bu modern sağlık tesislerini Türkiye’ye zamanında kazandırdığımız için Cenab-ı Allah’a hamd ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık altyapısını şehir hastanelerinin yanında vatandaşların ilk başvuru noktası olan koruyucu sağlık hizmetleriyle de büyüttüklerini, ülke genelinde 36 bin yatak kapasitesine sahip 140 hastane ile 1250’yi aşkın Aile Sağlığı ve Sağlıklı Hayat Merkezi yaptıklarını ifade etti.
Sandıkta kendilerine görev ve yetki veren, sorumluluk yükleyen vatandaşların güvenine layık olmak için ter döktüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah son nefesimize kadar da tüm Türkiye için, Türk milleti için aşkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“TÜRKİYE’DE DARBELER DEFTERİ ARTIK KAPANMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümü olduğunu anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bahane edilerek millet iradesinin gasbedilmesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Hangi görüşten, kökenden olursak olalım milletçe hepimize büyük acılar yaşattılar. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan, bir soldan pek çok insanımızı darağaçlarına gönderdiler. Henüz hayatının baharındaki gencecik fidanlarımızı kaybettik. Millet olarak umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik, 12 Eylül darbesi sadece milletimizin gönlünde derin yaralar açmadı. Aynı zamanda Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına da ağır darbeler indirdi. Ülkemiz uzun yıllar ekonomik geri kalmışlığa, yoksulluğa, vesayetçilerin keyfi idaresine mahkûm edildi. Terör başta olmak üzere bugün hâlâ enerjimizi tüketen birçok sorunun temelinde 12 Eylül darbesi var.”
Milletin bu gidişe 3 Kasım 2002’de “Yeter. Söz de karar da milletindir” diyerek set çektiği yönünde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gün bugündür demokrasiye kasteden bütün girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Terör eylemlerinden, Gezi kalkışmasına, 17-25 Aralık darbe girişiminden, 15 Temmuz ihanetine kadar milletin iradesine uzanan kirli eller kırılmıştır. Bilinmesini isterim ki, Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecektir. Biz de 12 Eylül ve 28 Şubat’ın faillerinin Türk adaletine hesap vermesini sağlayarak bu konudaki kararlılığımızı gösterdik. İnşallah bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Başımızı yere eğmeden demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Halkımızdan aldığımız yetkiyle milletin emanetine gözümüz gibi bakacak, bu mukaddes emaneti gerektiğinde canımız pahasına koruyacağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Bu muhteşem eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ediyor, hepsini tek tek kutluyorum. Doktorlarımıza ve sağlık personelimize başarılar temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışı dualarla yapıldı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Amene’r-Rasulü levhasının yer aldığı bir tablo takdim etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde tebrikleri kabul etti.
Törende, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Sayıştay Başkanı Metin Yener, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları, AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, TBMM üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Ankara Valisi Yakup Canbolat, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kamu kurumlarının yöneticileri, Ankara’da görevli büyükelçiler, yabancı misyon şefleri, uluslararası kuruluşların temsilcileri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bayram tebriklerini sundu.
Törende, başkentte görevli çeşitli rütbelerden askerî personel, Kurtuluş Savaşı kahramanlarının yakınları ile olimpiyatlarda çeşitli branşlarda madalya kazanan millî sporcular da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tebriklerini iletti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığındaki Aslanlı Yol’daki kortejde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri ve diğer devlet erkânı yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atatürk’ün mozolesine üzerinde ay yıldız bulunan çelengi bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Daha sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere yazdığı metni okudu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel deftere yazdığı metinde şu ifadelere yer verdi: “Aziz Atatürk, bugün, uğruna büyük bedeller ödediğimiz Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103’üncü seneidevriyesini kutluyoruz. Tarihimize yeni bir istikamet çizen bu önemli günde, zatıâlinizi, silah arkadaşlarınızı ve kahraman şehitlerimizi şükranla yâd ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti’ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaştırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz.
Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken zatıâlinizin 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında münderiç, ‘Bizi, millî davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Millî davamız bizim hayatımızdır’ sözleri ışığında, millî davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Ruhun şad olsun.”
Cumhuriyetin kuruluşunun 103. yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “86 milyon olarak, ortak değerlerimiz etrafında kenetlenerek Türkiye Yüzyılı hedefimizi kuvveden fiile geçirecek, gök kubbemiz olarak gördüğümüz Türkiye Cumhuriyeti’ni çok daha aydınlık yarınlara hep birlikte taşıyacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyetin kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında yaşayan vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde kalbi milletimizle çarpan, bizimle sevinip bizimle üzülen, kader ve gönül birliği yaptığımız bütün dost ve kardeşlerimizi de muhabbetle kucaklıyorum.
Cumhuriyetimiz, tarihi şanlı zaferler ve mücadelelerle dolu Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, hür yaşama kararlılığının ve kendi geleceğini tayin etme azminin en güçlü nişanesidir. Gazi Mustafa Kemal önderliğinde, büyük fedakârlıklarla yürüttüğümüz Millî Mücadele, birlik ve beraberlik içinde kenetlenen bir milletin en zor şartlarda dahi neleri başarabileceğini bütün dünyaya göstermiştir.
İmkânsızlıklar içerisinde elde edilen bu büyük başarı, yalnızca bir milletin kaderini değiştirmekle kalmamış, aynı zamanda millî iradenin gücünü ve bağımsız yaşama hakkının vazgeçilmezliğini tarihe nakşetmiştir. Bundan tam 103 yıl önce milletçe sergilediğimiz azim, cesaret ve kararlılık, bugün de en güçlü motivasyon kaynağımız olmaya devam ediyor.
“ÜLKEMİZ, DAHA GÜÇLÜ BİR GELECEĞE DOĞRU EMİN ADIMLARLA İLERLEMEKTEDİR”
Son 24 yılda savunma sanayiinden enerjiye, ulaştırmadan diplomasiye uzanan geniş bir yelpazede katettiğimiz mesafeyi, müessir ve müreffeh Türkiye’ye giden yolun kilometre taşları olarak görüyoruz.
Kendi teknolojisini geliştiren, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerini artıran, enerji arz güvenliğini güçlendiren, ulaştırma altyapısını çağın gereklerine göre yenileyen ve üretim kapasitesini sürekli büyüten ülkemiz, daha güçlü bir geleceğe doğru emin adımlarla ilerlemektedir.
Türkiye olarak, yakın çevremizde ve dünyanın farklı yerlerinde savaşların, çatışmaların, krizlerin yaşandığı zor bir dönemde, istikrarımızı korumakla kalmayıp anlaşmazlıkların çözümü için de sorumluluk alıyoruz.
‘Dünyada barış, bölgede barış ve yurtta barış’ şiarıyla barış için, adalet için gayret göstermeye bundan sonra da kararlılıkla devam edeceğiz. 86 milyon olarak, ortak değerlerimiz etrafında kenetlenerek Türkiye Yüzyılı hedefimizi kuvveden fiile geçirecek, gök kubbemiz olarak gördüğümüz Türkiye Cumhuriyeti’ni çok daha aydınlık yarınlara hep birlikte taşıyacağız.
Şunu büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki Türkiye, hamdolsun bugün dünden daha güçlüdür; inşallah yarın çok daha güçlü, çok daha itibarlı, her alanda çok daha etkin olacaktır. Allah’ın izniyle içinde bulunduğumuz asra Türk Milleti mührünü vuracaktır. Rabbim milletçe yolumuzu, bahtımızı açık etsin, diyorum.
Bu vesileyle Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Millî Mücadele kahramanlarımızı ve vatanımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Cumhuriyetimizin 103’üncü yılı kutlu olsun!”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.