Connect with us

Dünya

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli ; “Ülkemizin kalkınması, kırsalın kalkınmasından geçer”

Haber

on

“IPARD İLE KIRSALDA YAKLAŞIK 11 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, 2021 Yılı IPARD Yatırımcı Buluşması dolayısıyla düzenlenen programda konuştu.

KIRSALDAN UZAKLAŞMALAR VE GÖÇ EĞİLİMİ GİDEREK ARTIYOR

Konuşmasında kırsal alanların üretimin can damarı, kalkınmanın merkezi olduğuna vurgu yapan Bakan Pakdemirli “Maalesef son yüzyılda, Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de kırsaldan uzaklaşmalar ve göç eğilimi giderek artıyor. Oysa biz kırsalı uzak diyarlar, dinlenmek için sığınılan limanlar olarak görmüyoruz. Bugün nüfusumuzun yaklaşık yüzde 25’inin yaşadığı kırsal alanlarda, sürdürülebilir kalkınma temel hedefimizdir. Ülkemize güç katan bu dinamoyu, daha çok enerjiye ve daha çok üretime çevirmek için çalışıyoruz. İstiyoruz ki, insanlarımız kendi topraklarından, kültürlerinden, ailelerinden ve sevdiklerinden kopmadan, doğduğu yerde iş kursun, iş versin, üretim yapsın. İstiyoruz ki, kırsal alanlar ülkemizin lokomotifi olsun, yeni yatırımlarla ekonomimize daha çok katkı sunsun” diye konuştu.

“ÜLKEMİZİN KALKINMASI, KIRSALIN KALKINMASINDAN GEÇER”

Son 19 yılda büyük bir kalkınma hamlesine imza attıklarının altını çizen Pakdemirli “Her alanda büyüme, her alanda kalkınma vizyonuyla başlayan bu atılım döneminde, tarım ve kırsal daima ilk sıralarda yer aldı. Birçok ürünün anavatanı olan Anadolu toprakları, bu süreçte büyük bir değişime sahne oldu. Bakanlık olarak, kırsal kalkınma kapsamında çok sayıda hibe programı uyguluyoruz. Kırsalı, çok yönlü, insan odaklı olarak destekliyoruz. Bugüne kadar toplam 480 bin projeye, reel rakamlarla 27 Milyar Lira hibe ödedik. Bu destekler sayesinde 350 bin yeni istihdam oluştu, kırsalda 50 Milyar Liralık yatırım yapıldı. Böylece; sağladığımız bu desteklerle, kırsalda binlerce modern tesis kurduk. Bu tesisler ile üretiminin gücünü artırırken, on binlerce kişiye de yeni istihdam kapılarını açmış olduk. İşte yaptığımız bu hamleler sayesinde bir hayal gerçek oldu ve Doğduğumuz yer, doyduğumuz yer oldu. Her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var; Ülkemizin kalkınması, kırsalın kalkınmasından geçer” değerlendirmesinde bulundu.

IPARD İLE KIRSALDA YAKLAŞIK 11 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPILDI

Kırsal kalkınma programları içinde, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı IPARD’ın ayrı ve önemli bir yeri olduğunu belirten Bakan Pakdemirli şöyle devam etti:

“IPARD kapsamında, 42 ilimizde 16 sektördeki yatırımlara, % 40 ile %70 arasında hibe veriyoruz. Hayvancılıktan kırsal turizme, gıda ürünlerinin işlenmesinden tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğine, arıcılıktan seracılığa, el sanatlarından yenilenebilir enerjiye kadar geniş yelpazede kırsaldaki yatırımlara destek sağlıyoruz. AB Komisyonu tarafından akreditasyonun alındığı 2011’den bugüne IPARD Programı kapsamında, toplam 19 bin 319 proje sahibiyle sözleşme imzaladık. Söz konusu yatırımlar için girişimcilere 5,4 Milyar Lira hibe verdik. Bu hibeler sayesinde kırsalda yaklaşık 11 Milyar liralık yatırımın önünü açtık, 74 bin yeni istihdam sağladık. IPARD hibeleriyle, Kırsala yapılan Avrupa Birliği standartlarındaki yüksek üretim kapasiteli, küresel rekabet edebilirliğe sahip uluslararası çevre ve hijyen niteliklerine uygun yatırımları ülkemize kazandırdık.

SON 3 YILDA 5.047 PROJEYE, YAKLAŞIK 2 MİLYAR LİRA DESTEK VERİLDİ

Son 3 yılda ise IPARD hibelerin daha hızlı ve daha etkin uygulanması için çalışmalarımıza hız verdik. Toplam 5.047 projeye, yaklaşık 2 Milyar Lira destek verdik ve kırsalda 13 bin vatandaşımıza istihdam sağladık. Tabi, bu hibeler sadece tarım ve hayvancılığa gidiyor diye bakmak doğru değil. Verilen desteklerin ekonomideki çarpan etkisini göz önüne aldığımızda kalkınmaya sağlanan faydanın ne kadar büyük olduğunu fark edebiliriz. Geçtiğimiz 2020’de Dünya gündemine oturan küresel koronavirüs salgınında da üreticimizi, yatırımcımızı IPARD Programı kapsamında desteklemeye durmadan, beklemeden, hız kesmeden devam ettik.

2020’de hayata geçirilen 2 bin 752 proje ile vatandaşlarımıza 957 Milyon Lira hibe ödemesi gerçekleştirdik. Bu hibeler sayesinde kırsalda toplam 1,5 Milyar Liralık yatırımın hayata geçmesini sağladık. Ayrıca, yatırımcılara kolaylık sağlamak amacıyla, yatırım öncesi finansman kaynağı sağlayabilmek için ödeme yapacağımız hibe desteğinin yüzde 50’si tutarında avans alabilme imkânını getirdik”

Son 3 yılda IPARD kapsamında yeni kırsal kalkınma tedbirlerini de uygulamaya aldıklarını belirten Pakdemirli “Tarım-Çevre Tedbirini AB’ye aday ülkeler içinde ilk kez Türkiye’de uygulanmaya başladı. Toprağın ve çevrenin korunmasına yönelik faaliyetlerin desteklendiği bu tedbir kapsamında ilk çağrımıza 2018 yılı Eylül ayında çıktık. Yine, Avrupa Birliğinin büyük önem verdiği IPARD-LEADER tedbiri de aday ülkeler için ilk kez Türkiye’de uygulanmaya başladı. Yereldeki kalkınma stratejilerinin desteklenmesini esas alan bu uygulama kapsamında, kamu, STK ve özel sektörün ortaklaşa kurduğu yerel eylem gruplarının faaliyetlerini destekliyoruz. Yine birçok tarımsal STK ile IPARD hibelerinin tanıtımı ve daha etkin kullanımı için işbirliği protokolleri imzaladık” açıklamasında bulundu.

KADIN VE GENÇLERE POZİTİF AYRIMCILIK YAPIYORUZ

Konuşmasında IPARD programından faydalanarak başarı hikayesi oluşturan girişimcilerden bahseden ve il programları kapsamında onları muhakkak ziyaret etmeye çalıştığını vurgulayan Bakan Pakdemirli “IPARD kapsamında kadın ve gençlere pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Kadın girişimcilerin projelerine ilave puan vererek, proje seçim aşamasında öne çıkmasını sağlıyoruz. Yine 40 yaşın altındaki genç yatırımcılara hayvancılık tedbirinde ilave puan vererek, daha fazla hibe almasını sağlıyoruz. IPARD kapsamında desteklediğimiz projelerden 4 bini kadın yatırımcılara, 10 bini ise 18-40 yaş arasındaki genç girişimcilere aittir. Amacımız kadın ve gençleri kırsalda tutmak, kendi işlerini kurmalarına destek olmaktır” dedi.

IPARD PROGRAMINI EN BAŞARILI UYGULAYAN ÜLKE TÜRKİYE

IPARD Programı’ndan faydalanmış yatırımcıların bir araya geldiği IPARD Yatırımcı Buluşması programlarını her yıl geleneksel hale getirileceğini ifade eden Bakan Pakdemirli “IPARD 2 Programı’nın da sonuna yaklaşırken yatırım hikayelerini başarıya dönüştürmüş çalışkan, dürüst Anadolu insanımızın gayretinin yeni hazırlanacak IPARD 3 Programına da ışık tutmasını istiyoruz” diye konuştu.

Avrupa Komisyonu raporlarına göre IPARD Programı’nı en başarılı uygulayan ülkenin Türkiye olduğunu da belirten Pakdemirli “İnşallah bu başarıları daha yukarıya çıkarmaya, üreticimizi ve yatırımcımızı desteklemeye, kırsaldaki yatırımları artırmaya bundan sonra da devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Dünya

“Afrika kıtasıyla ilişkilerimizi ‘kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde’ ilerletmek istiyoruz”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola, Togo ve Nijerya ziyaretleri öncesinde düzenlediği basın toplantısında, “21’inci yüzyılda Afrika kıtasının rolünün belirleyici olacağı inancıyla kıtayla ilişkilerimizi ‘kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde’ ilerletmek istiyoruz. Hep söylüyorum; biz Afrika ülkeleriyle iş birliğimize asla kısa vadeli ve çıkar odaklı bakmıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Angola, Togo ve Nijerya ziyaretleri öncesinde Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenleyerek basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Mevkidaşlarının davetlerine icabetle Angola, Togo ve Nijerya’ya hareket edeceğini, Afrika ziyaretinin ilk durağının Luanda olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretinde kendisine bakanlar ve milletvekillerinin yanı sıra iş dünyasının temsilcilerinin de eşlik ettiğini söyledi.

Başbakanlığı dâhil bugüne kadar 28 Afrika ülkesine 38 ziyaret gerçekleştirdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde büyük çoğunluğu ilk kez olmak üzere Afrika ülkelerinin devlet ve hükûmet başkanlarını Türkiye’de misafir ettiklerini belirtti.

“TÜRKİYE İLE AFRİKA’YI HER ALANDA YAKINLAŞTIRMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Angola ve Togo’ya, Türkiye’den Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk resmî ziyaret olması dolayısıyla bu seyahatin ayrıca önem taşıdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço’nun Türkiye’yi ziyaretinden yaklaşık üç ay sonra yaptıkları bu ziyaretin, ülkeler arasında yeni bir dönemin de başlangıcı olacağını kaydetti.

Görüşmelerde ikili ilişkilerin tüm yönlerini etraflıca ele alacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ziyaretim sırasında Angola Meclisi’ne de hitapta bulunacağım. Başkent Luanda’da gerçekleşecek iş forumu, iki ülke özel sektör temsilcilerini bir araya getirecektir. İkili ilişkilerimizin savunma ve güvenlik boyutlarında da önemli adımlar atacağız. Batı Afrika turumuzun ikinci durağında ise Togo’da olacağız. Değerli dostum Cumhurbaşkanım Faure Gnassingbe 2014 yılındaki göreve başlama törenime iştirak etmişti. Son dönemde Togo ile bakan düzeyinde gerçekleştirilen karşılıklı ziyaretler, ikili ilişkilerimizde önemli bir ivme yakalanmasına vesile oldu. Lome Büyükelçiliğimizi 1 Nisan itibariyle faaliyete geçirdik. Böylece Afrika’daki büyükelçiliklerimizin sayısı 43’e yükseldi. Togo’da yapacağımız görüşmelerde ülkelerimiz arasındaki ilişkileri nasıl daha ileri noktalara taşıyacağımızı da ele alacağız. Togo Cumhurbaşkanı’nın ev sahipliğinde Burkina Faso Cumhurbaşkanı Sayın Roch Marc Christian Kabore ve Liberya Cumhurbaşkanı George Weah ile bir çalışma yemeğinde bir araya geleceğim. Hem Burkina Faso hem de Liberya cumhurbaşkanları ile ikili görüşmeler de gerçekleştireceğim.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika turunun son durağının İslam İşbirliği Teşkilatı, Afrika Birliği Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı D8’in önemli üyelerinden Nijerya olacağını bildirdi.

Bu ziyaretinde Türkiye-Nijerya ilişkilerini, her boyutta nasıl daha ileri taşıyabileceklerine ilişkin kapsamlı görüş alışverişinde bulunacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nijerya, geçtiğimiz yıl 2 milyar dolar büyüklüğündeki ticaret hacmi ile Sahra Altı Afrika’da en büyük ticaret ortağımız oldu. Bu rakamı 5 milyar dolar seviyesine taşımayı hedefliyoruz. Nijerya ile askerî, savunma sanayi ve terörle mücadele alanlarında gelişmiş ilişkilere sahip olduğumuzu da hatırlatmak isterim” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ile Afrika’yı her alanda yakınlaştırmaya devam ediyoruz. Kıtada gün geçtikçe genişleyen diplomatik ağımızla 2020 yılı sonu itibariyle 25 milyar doları geçen ticaret hacmimizle Türkiye, Afrika ülkeleri için stratejik bir ortak olarak öne çıkıyor. Maarif Vakfı Okulları, Yunus Emre Kültür Merkezleri, Türk Kızılay’ı, TİKA gibi kurumlarımızın çalışmaları da Afrikalı kardeşlerimizle gönül köprülerimizi sağlamlaştırıyor” diye konuştu.

“AFRİKALI KARDEŞLERİMİZLE BİRLİKTE YÜRÜMEK ARZUSUNDAYIZ”

3’ncü Türkiye-Afrika İş Forumu’nu seyahatinin hemen ardından 21-22 Ekim tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştireceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17-18 Aralık’ta da Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’ne İstanbul’da ev sahipliği yapacaklarını ifade etti.

Böylece ilkini 2008 yılında İstanbul’da, ikincisini 2014 yılında Malabo’da düzenledikleri ortaklık zirvelerini kurumsallaştırmış olacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “21’inci yüzyılda, Afrika kıtasının rolünün belirleyici olacağı inancıyla kıtayla ilişkilerimizi ‘kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde’ ilerletmek istiyoruz. Hep söylüyorum; biz Afrika ülkeleriyle iş birliğimize asla kısa vadeli ve çıkar odaklı bakmıyoruz. Başkaları gibi eski sömürge düzenlerini yeni yol ve yöntemlerle devam ettirmeye çalışanlardan da değiliz. Afrikalı kardeşlerimizle birlikte başarmak, birlikte yürümek arzusundayız” değerlendirmesini yaptı.

“TÜRKİYE, BİR HUKUK DEVLETİDİR”

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medyada memur ve bürokratlara yönelik paylaştığı videoyu nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu açıklama tabii CHP zihniyetinin vesayet zihniyeti olduğunun açık bir itirafıdır. Bürokrasiyi özellikle seçilmiş hükûmete karşı çıkmaya davet etmek vesayet çağrısından başka bir şey değildir. Tabii bu CHP zihniyetinin ilk böyle bir çılgınlığı da değildir. Bu hukuk dışı çağrı kamu düzenine ciddi bir tehdittir. Bunlar ne devlet yönetiminin ne millî iradenin ne de demokrasinin ne olduğunu biliyorlar. Bunlardan tamamıyla uzak bir yapının maalesef tezahürü” diye konuştu.

Milletin, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi için iradesini ortaya koyduğunu, bu tercihin bir sebebinin de vesayet düzenini kalıcı olarak ortadan kaldırmak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hatırlayın, parlamenter sistemde bürokrasiyle seçilmiş irade arasında hep çatışmalar olurdu. CHP zihniyeti her zaman bürokrasiyi, seçilmiş iradeyi sınırlandıracak bir enstrüman olarak kullandı ve bundan artık milletçe de tabii ki bıktık. Milletimiz de bütün bunlardan bıktığı içindir ki başkanlık sistemini tercih etti. Yeni sistem ise bürokrasinin siyaset yapmasının millet hilafına adım atmasının önüne geçti. Yeni sistem bürokrasisinin siyasi olma özelliğini ortadan kaldırdı ve bürokrasiyi gerçek anlamda idari bürokrasi hâline getirdi. Biz CHP’nin özlemini çektiği vesayet düzeninin defterini çoktan dürdük. Bay Kemal’in heves ettiği vesayet günleri artık geride kaldı. Boş heves. Diğer taraftan, Türkiye bir hukuk devletidir. Bunu Bay Kemal’e hatırlatıyorum. Burası bir hukuk devletidir. Bir kabile devleti değildir. Bay Kemal’in âdeta oyun oynadığı bir alan da değildir. Ve şunu bilmesi lazım, heves ettiğiniz günler, ki vesayet günleridir, onlar da geride kaldı.”

Cumhurbaşkanından en alt düzeydeki memuruna kadar herkesin görevini hukuka uygun yapmak mecburiyetinde olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı mecburiyetin tüm siyasetçiler ve elbette muhalefet mensupları için de geçerli olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kılıçdaroğlu’nun kamu görevlilerine yönelik bu tehdidi, siyasi garabetini bir kenara bıraktım aynı zamanda açıkça bir suçtur” diyerek, şöyle devam etti: “Sen nasıl olur da bu ülkenin memurlarını tehdit edersin? Bir taraftan kalkıyorsun öğretmenleri tehdit ediyorsun. Bir taraftan memurları tehdit ediyorsun. Yeri geliyor polisi, yeri geliyor yargıyı tehdit ediyorsun. Sen kimsin ya? Böyle bir şeyi nasıl yaparsın? Bugüne kadar AK Parti zihniyetinden şu 19-20 yıl içerisinde böyle bir şey duydun mu? Yerel seçimlerde iş başına geldiniz. Belediyeleri boşaltıyorsunuz. Ve bütün bunlar olurken AK Parti iktidarı elindeki gücü size karşı bu şekilde düşündü, böyle bir adım attı mı? Hayır. Gerçi Kılıçdaroğlu’nun kamu görevlilerini hatta genel olarak milletimizi ilk tehdidi de bu değildir. Daha önce, yine söylüyorum, hâkimlerden başladı, polislere, öğretmenlere kadar pek çok kamu görevlisine kendi aklınca tehditler savurdu. Şimdi bir de tarih veriyor. Ve yarın pazartesi. Pazartesiden itibaren bu ülkede memurların vay hâline. Hadi bakalım. Göreceğiz. Ne yapacağını göreceğiz. Bay Kemal, bu alan boş değil. Ve bu ülkede memurunun, hâkiminin, polisinin, öğretmeninin, bütün bunların haklarını savunan bir iktidar vardır.”

“TÜRKİYE’NİN, DÜNYANIN İÇİNDEN GEÇTİĞİ ŞU KRİTİK DÖNEMDE ESER VE HİZMET SİYASETİNE İHTİYACI VARDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkez Bankası’nın bağımsızlığını tartışıyorsun. Merkez Bankası Başkanı sana randevu verdi mi? Randevu istediğin gün sana randevu verdi mi? Randevu verdi. Eğer bağımsız olmamış olsaydı sana bu randevuyu vermeyebilirdi. İşte bağımsız olduğu içindir ki sana randevuyu istediğin gün verdi. Ve yalan yanlış açıklamalarına da ziyaretten çıktıktan sonra hâlâ medyayı kandırmaya kalkıyorsun, halkı kandırmaya kalkıyorsun. Verdiğiniz rakamlar baştan aşağı yalan yanlış ve utanmadan, sıkılmadan böyle bir ziyareti gerçekleştirdiğini de ifade ediyorsun” şeklinde konuştu.

“Tabii Bay Kemal yeri geldi çiftçiyi tehdit etti. Yeri geldi esnafı tehdit etti. Yeri geldi toplumun hemen her kesimini tehdit etti. Her şeyden önce bu dil, vesayet ve darbe dönemlerinin dilidir. Biz CHP’nin bu diline alışığız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Her şeyden önce Türkiye vesayeti de darbe zihniyetini de gömeli çok oldu. Tabii Bay Kemal o zamanlar siyaseti hiç de bilmiyordu. Yeni yeni güya bu işe alışacak ama buna alışabilmesi de çok zaman alacak ve ondan sonra da herhâlde ‘Elveda siyaset.’ diyecektir. Ve sanıyorum bu zat Türkiye’nin hâlâ tek parti CHP’si faşizminde veya kendisinin kamu görevlisi olarak bulunduğu 28 Şubat döneminde olduğunu sanıyor. Bu zatın FETÖ’cülerin, PKK’lıların ve kendilerini desteklediklerini açıkça beyan eden kimi ülkelerin gazıyla kendini bu şekilde ortaya atarak rezil etmesinden Türk siyaseti adına doğrusu ben de üzüntü duyuyorum. Koronavirüse bile çare bulma aşamasına gelen tıp ilminin bu zatın acınası hâline de bir çözüm geliştireceğine inanıyorum. Türkiye’nin üstelik de dünyanın içinden geçtiği şu kritik dönemde bu tarz yıkım siyasetine değil, eser ve hizmet siyasetine ihtiyacı vardır. CHP’ye gönül veren vatandaşlarımı da partilerini bu acıklı durumdan kurtarmak üzere harekete geçmeye davet ediyorum. Diğer taraftan bu hukuksuz çağrının zillet ittifakında kol kola yürüdükleri terör örgütü güdümündeki partinin sivil itaatsizlik çağrısıyla benzerlik göstermesi de manidardır. Kamu düzenini bozmak için dostlarıyla söylem birliği ve rol paylaşımı yapmışlar. Merkez Bankası ziyareti ise gerçekleri görmesi bakımından umarım yine de kendisi için faydalı olmuştur. Tabii ancak ziyaret sonrası yaptığı açıklamalarda görülüyor ki kim hangi doğru ve gerçek bilgiyi verirse versin, CHP yöneticilerinin bunları anlamadığı aşikârdır.”

“SANDIK YATIRIMLARIN AYNASIDIR”

Son dönemde farklı platformlarda sık sık anketlerin yayımlanması ve anket sonuçlarının yurt dışındaki çeşitli gazetelerde yer almasıyla yapılmak istenenin ne olduğuyla ilgili sorulan bir soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortaya çıkan anketlerin kimler tarafından, ne amaçla yapıldığının ortada olduğunu söyledi.

Bu tür anketlerdeki manipülasyonlardan ciddi manada bıktıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekçi anketlerin ise manipülasyonları ayaklar altına alacağını belirterek şöyle devam etti: “Anketlerle millete psikolojik operasyon çekme çabaları her zaman olmuştur. Biz bunlardan bıktık ve bunlara da alışığız. Kamuoyu araştırma ve anket şirketlerine benim güvenimin kalmadığını daha önce de hatırlayın, açıklamıştım. Son seçimlerde sonuçları bırakın bileni, yakın tahminde bulunan şirket bile çıkmadı. İşte şahsımın Cumhurbaşkanı seçildiği o seçimlerde bunu çok açık, net gördük. Birçok anket şirketi bu işin ticaretini yapar hâle geldi. Çalıştıkları partinin beklentilerine göre de ortaya sonuçlar çıkardılar. Yalan terörü, algı operasyonları ve kişi kurum suikastlarıyla AK Parti’ye ve hükûmetimize saldıran kesimler şimdi de anketlerle algı operasyonlarına devam ediyorlar ve Cumhur İttifakı’nı ellerinden geldiğince küçük göstermenin gayreti içerisinde bulunuyorlar. Sahte ve hileli anketlerle vatandaşları yönlendirebileceğini zannedenler, bu yolla toplum mühendisliği yaparak millete istikamet çizmeye çalışıyorlar.”

Türkiye’de seçim konusu açılınca bilinçli olarak bir kesimin anketleri öne çıkardığını ve oradan bir şeyleri kendilerine toparlamaya çalıştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin gönlüne giremeyenlerin, anlatacak icraatı olmayanların yalan, yanlış, hileli ve sahte anketlerle milleti yönlendirebileceklerini sandıklarını söyledi.

Altyapı ve üstyapı gibi alanlarda Türkiye’nin dört bir yanında eserleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları belirtti: “Acaba muhalefetin hangi eseri var da vatandaşıma, milletime ‘Biz şurada şunu yaptık, altyapı olarak şunu yaptık, üstyapı olarak şunu yaptık’ diyebilecekleri bir eser var mı? Benim milletim bunları görmüyor mu sanıyorsunuz? Hepsini görüyor. Bu şekilde de sandığa gidecektir. Sandık yatırımların aynasıdır. Ve bu yatırımların aynası olarak aynı zamanda milletin gönlünde şaşmaz yerini alan AK Parti’yi inşallah Haziran 2023’te de yoluna ‘devam’ diyecektir. Ben milletimizin bu balon anketlere gereken cevabı en güzel şekilde vereceğine inanıyorum.”

“SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN DİYALOĞU ÖNEMSİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ABD’den 40 adet F-16 satın alacağına dair bir talebin gündeme geldiğiyle ilgili sorulan soruyu ise şöyle cevapladı: “Bu konu, tabii malum F-35 konusuyla bağlantılı bir konu, yani bizim böyle bir durumumuz söz konusu değil. Ama bizim 1 milyar 400 milyon dolar, F-35’ler için yapmış olduğumuz ödeme söz konusu. Bu ödemeler karşısında Amerika’nın böyle bir teklifi söz konusu oldu. Bununla ilgili olarak da biz ülkemizin savunma ihtiyaçlarını gidermek için ne gerekiyorsa, hangi adımları atmamız gerekiyorsa bu adımları da atalım dedik. Bugünün devamlılığı içinde özellikle savaş uçağı filomuzu her zaman hazır ve modern duruma getirmek için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunlarla ilgili elimizdeki F-16’ların modernizasyonundan tutunuz da yeni ilave F-16’lar almak suretiyle filomuzu daha da geliştirelim gayreti içerisindeyiz. F-35 programı kapsamında bu verilen paranın da âdeta bir ödemesini geriye borçlandırdığımız için almamız gerekiyor. Görüşmelerimizde bu konuyu bizler dile getiriyoruz. Sorunun çözümü için de diyaloğu önemsiyoruz. Şu an itibariyle de başta Savunma Bakanlığımız olmak üzere bu görüşmeler devam ediyor. Netice itibarıyla ortada yapılmış bir ödeme var ve bu ödemenin de şu anda geri iadesi çalışmalarını arkadaşlarımız devam ettiriyor.”

“ÜLKEMİZ KORONAVİRÜS SALGINIYLA MÜCADELEDE DE YOKSUL ÜLKELERİN, DEZAVANTAJLI KESİMLERİN YANINDA YER ALMIŞTIR”

Koronavirüs salgıyla mücadelede yoksul ülkelerin aşıdan mahrum kalmasıyla ortaya çıkan adaletsizlik hakkındaki bir soru üzerine, bazı ülkelerin ciddi manada gücü olduğunu ve stokçuluk yaptığı söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika gibi bazı ülkelerin ise bunun eksikliğini ve yoksulluğunu çektiğini dile getirdi. İnsanlığın koronavirüs salgınıyla çok büyük bir imtihan verdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası toplumun bu imtihanı başarıyla veremediğini, Türkiye’nin elindeki mevcut imkânlarıyla da olsa aşı ve ilaçlar noktasında her türlü desteği, dünyanın neresinden kendisine bir talep gelirse verdiğini, hatta solunum cihazlarına varıncaya kadar bütün desteklerin verildiğini ifade etti.

“Az gelişmiş ülkeler, yoksul toplumlar salgına karşı ne yazık ki kaderine terk edildi” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ama biz Türkiye olarak kendi değerlerimizden gelen anlayışla öyle bakamayız. Onun için de elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar nasıl verdiysek bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Tabii salgın yeryüzünden silinmeden herhangi bir ülkenin tek başına güvende olmadığı, küresel sağlığın risk altında olduğu bir gerçektir. Biz, işte en kısa zamanda inşallah TURKOVAC çıkıyor. Ve TURKOVAC’ın hayata geçmesiyle birlikte biz TURKOVAC’la da böyle kimseye herhangi bir sansür uygulama veyahut da bir engel çıkarma yoluna gitmeden, bu gönüllülük sürecini açtıktan sonra da biz TURKOVAC’la elimizden gelen desteği inşallah her yere vermeye çalışacağız. Tabii Türkiye olarak bu süreçte biliyorsunuz, şu ana kadar 159 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa tıbbi ekipman ve salgınla mücadelede ihtiyaç duyulan malzeme yardımında bulunduk. Zaten maske konusunda çok açık, net desteğimizi sürdürdük. Bu ülkeler arasında Afrika ülkeleri hep çoğunlukta olmuştur. Acaba ne gerekir ne gerekmez demedik, bu ülkelere de biz bu desteklerimizi verdik. Dezavantajlı kitlelerin, az gelişmiş ülkelerin aşı, tanı, tedavi ve kişisel koruma araçlarına erişiminin evrensel sağlık hakkı olduğunu biliyor, buna inanıyoruz. Tüm dünya halklarının, ülkelerin bu imkânlara kavuşmadan da bu musibetten kurtulamayacağını çok iyi biliyoruz. Bunun da gereğini buna göre yapıyoruz. Bu anlayışla inşallah TURKOVAC ve diğer millî aşılarımızı en kısa zamanda seri üretime geçirerek tüm insanların kullanımına sunmayı amaçlıyoruz. Hiç, burada en ufak bir kısıtlamaya gitme diye bir derdimiz söz konusu değil. Bu düşüncelerimizi geçen ayın son günlerinde gerçekleştirilen ‘Küresel Kovid-19 Zirvesi’nde de dile getirerek az ve düşük, orta gelirli ülkeler için üzerimize düşeni yapmayı taahhüt ettik. Küresel meselelere karşı bakış açısı her zaman insan odaklı olan ülkemiz koronavirüs salgınıyla mücadelede de yoksul ülkelerin, dezavantajlı kesimlerin yanında yer almıştır. Yer almaya da devam edecektir.”

Okumaya devam edin

Dünya

CİMNASTİK Federasyonu DELEGELERİ BAŞKAN SUAT ÇELEN’le devam dedi.

Haber

on

BAŞKAN ÇELEN, Cimnastik federasyonunu 5. Olağan genel kurulunda GÜVEN TAZELEDİ.

Çelen, başkanlık İçin tek aday olarak katıldığı genel kurulda yeniden başkanlığa getirildi.

Cimnastik Federasyonu’nun Ankara GREEN Park Otel’de yapılan olağan genel kurulunda Suat ÇELEN, genel kurula katılan 191 delegeden 169’unun oyunu alarak yeniden başkanlığa seçildi.

Genel kurula katılan Spor Hizmetleri Genel MÜDÜRÜ Mehmet BAYKAN konuşmasında, cimnastikte Dünya ve Avrupa şampiyonalarında alınan başarıları işaret ederek bu başarıların Tokyo Olimpiyatları’ndaki BRONZ madalyayla taçlandırıldığını söyledi. Bu başarıyla Türk sporunun bir noktayı yakaladığını ifade eden Mehmet BAYKAN, bunun kritik eşiğin geçildiğinin de bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.

Başkanlığa Üçüncü defa seçilen Suat ÇELEN de oylamadan önce yaptığı konuşmada, döneminde kazanılan başarılara atıfta bulunarak daha iyi olmak için gayret göstereceklerini söyledi.

Suat ÇELEN’in konuşmasından sonra Cimnastik Federasyonunun Başkan, yönetim kurulu, disiplin kurulu ve denetleme kurulu üyelikleri için seçim yapıldı. Oylama sonucunda Suat ÇELEN yeniden başkanlığa getirilirken yönetim kurulu üyelikleri de belirlendi.

Yönetim Kurulu şu üyelerden oluştu. Ahmet BİLGİÇ, Ahmet ÇOTUK, Cumhur ÖZÇELİK, Derviş ÇATALBAŞ, Esra KARABAL ARDA, Esra KIRATLI NALBANT, Hasan Birol YALÇIN, İsmail GÖKTEKİN, Mehmet GÜNBAŞ, Natalya İMGA, Recep ÇEVİK, Tarık KARKINÇAM Ümran SONGUN ve Yener ALTINTAŞ. Suat ÇELEN’in Başkan olarak seçildiği Cimnastik Federasyonu’nda Gencer ÖZDEMİR, Avni ÖZBAY, Hazal ŞAHİN, Bora ÖZGÜR ve Hulusi APAYDIN da Disiplin Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar. Denetleme Kurulu üyeliklerine ise Mustafa ÖZTÜRK ve Oğuzhan ŞİMŞEK getirildi.

Cimnastik Federasyonu’nun genel kurulu, sonuçların açıklanmasından sonra Başkan Suat ÇELEN’in delegelere yaptığı teşekkür konuşmasıyla sona erdi.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile ortak basın toplantısı düzenledi

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Sayın Merkel’le yakın diyaloğumuz yalnızca ikili konularda değil, bölgesel meselelere çözümler geliştirilmesine de ciddi katkılar sağladı. Suriye kaynaklı düzensiz göç krizinin engellenmesinden Suriye’nin kuzeyine insani yardımların ulaştırılmasına kadar pek çok hususta Sayın Merkel inisiyatif almaktan ve sorumluluk üstlenmekten asla çekinmedi” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile Huber Köşkü’nde gerçekleştirdiği baş başa görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dost ve müttefik Almanya Şansölyesi Merkel’i ve heyetini İstanbul’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

“Bir kez de sizin huzurunuzda Sayın Merkel’e ‘Hoş geldiniz.’ diyorum. Değerli dostum Sayın Merkel’le göreve başladığı 2005 yılından bu yana karşılıklı saygıya dayalı yakın bir diyalog tesis ettik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 senedir gerçekleştirdikleri görüşmelerde Almanya Şansölyesi Merkel’in her zaman sağduyulu ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilediğini, görev süresi boyunca Avrupa Birliği’nin içinden geçtiği krizlerde liderliğinin belirleyici olduğunu ifade etti.

İkili ilişkilerde zaman zaman sıkıntılı dönemler yaşansa da bunları aşmayı ve iş birliğini çok daha ileriye taşımayı daima başardıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sayın Merkel’le yakın diyaloğumuz yalnızca ikili konularda değil, bölgesel meselelere çözümler geliştirilmesine de ciddi katkılar sağladı. Suriye kaynaklı düzensiz göç krizinin engellenmesinden Suriye’nin kuzeyine insani yardımların ulaştırılmasına kadar pek çok hususta Sayın Merkel inisiyatif almaktan ve sorumluluk üstlenmekten asla çekinmedi. Sayın Şansölye’ye özellikle Suriye krizinin çözümüne yönelik gösterdiği samimi çabalar için şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 Eylül’de Almanya’da gerçekleştirilen Federal Meclis seçim sonuçlarının Alman halkı için hayırlı olmasını, kurulacak yeni hükûmete ve şansölyesine de muvaffakiyetler dileyerek, “Sayın Merkel’le yürüttüğümüz başarılı çalışmaların yeni hükûmet döneminde de aynı şekilde devam etmesini temenni ediyorum” dedi.

“İKİLİ TİCARET HACMİMİZİN EN KISA SÜREDE 50 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE ULAŞMASINI HEDEFLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel’in devlet ve diplomasi tecrübesinin etkisini hissettirdiği bir başka alanın Türkiye-Avrupa Birliği münasebetleri olduğuna işaret ederek, “Türkiye olarak tam üyelik yolunda önümüze çıkan onca zorluğa ve engele rağmen Sayın Merkel’in bu süreçteki müspet katkılarını her zaman takdirle hatırlayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile bugünkü görüşmelerine ilişkin şu bilgileri verdi: “Nitekim Sayın Merkel’le bugünkü görüşmelerimizde ikili ilişkilerimiz başta olmak üzere gündemimizdeki meseleleri ayrıntılı şekilde ele aldık. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin geliştirilmesine verdiğimiz önemi teyit ettik. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize serbestisi, 18 Mart Mutabakatı’nın yenilenmesi başta olmak üzere kritik meselelerdeki beklentilerimizi değerli dostumla bir kez daha paylaştım. Doğu Akdeniz, Afganistan, Libya ve Suriye’deki gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İkili ticaret hacmimizin en kısa sürede 50 milyar dolar seviyesine ulaşmasını hedefliyoruz. Almanya’daki Türk toplumu, ilişkilerimizin en önemli sosyal yönünü oluşturuyor. Ortak zenginliğimizi teşkil ediyor.”

Bu yıl Türkiye ile Almanya arasında 1961 senesinde imzalanan iş gücü anlaşmasının 60. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya’nın kalkınmasına, çok kültürlü ve müreffeh bir ülke hâline gelmesine önemli katkılar yapan Türk toplumunun emeklerini bir kez daha takdir ettiklerini söyledi.

“YABANCI DÜŞMANLIĞI İLE AYRIMCILIK NE YAZIK Kİ AVRUPA’DAKİ TÜRK TOPLUMUNUN BAŞLICA SORUNLARI OLMAYA DEVAM EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel’in görev süresi boyunca Türk toplumuyla geliştirdiği yakın temastan mutluluk duyduklarının altını çizerek şöyle devam etti: “Irkçılık, İslam ve yabancı düşmanlığı ile ayrımcılık ne yazık ki Avrupa’daki Türk toplumunun başlıca sorunları olmaya devam ediyor. Saldırı, hakaret, düşmanca ve ayrımcı muamelelerde bulunan tüm faillere karşı etkin tedbirler alınması büyük önem taşıyor. Kültürel ırkçılığın toplumsal köklerinin kurutulması, Türklerin kendilerini Avrupa’da tam anlamıyla evlerinde hissetmelerine yardımcı olacaktır. Şansölye Merkel, bu sorunların çözümü konusunda daima samimi çaba göstermiştir. Halefinin de aynı gayret içerisinde olacağına yürekten inanıyorum. Sayın Şansölye’nin bundan sonra da Türk-Alman dostluğuna önemli katkılar sağlayacağına eminim.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şansölye sıfatıyla Türkiye’ye gerçekleştirdiği bu son ziyaret için Almanya Şansölyesi Merkel’e teşekkür ederek bundan sonraki hayatında kendilerine başarılar diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası camianın Almanya Şansölyesi Merkel’in tecrübelerinden yararlanmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Almanya Şansölyesi Merkel ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı.

Türkiye’deki tutuklu Alman vatandaşlarının durumuna ilişkin bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, her ülkede yargının bağımsız olduğunu söyledi.

Yargının bağımsızlığını savunduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’de de yargı bağımsızdır. Yargının vereceği veya verdiği karara benim bir Cumhurbaşkanı olarak müdahale etmem söz konusu değil. Yeter ki yargının adil olduğuna hep birlikte inanmış olalım” diye konuştu.

MÜLTECİ ANLAŞMALARI KONUSU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mülteci anlaşmaları konusundaki soru üzerine şunları aktardı: “Mülteciler konusunda malumunuz Türkiye bu işin âdeta misafirhanesi durumunda. Malum 5 milyon Suriye’den var, Irak’tan var, Afganistan’dan 300 bin var. Bütün bunlara ev sahipliği yapmaya devam ediyoruz. Ve bu insanları tabii bizim ötelememiz Yunanistan’ın yaptığı gibi, mümkün değil, yapamayız. Şu anda biz bunlara aynı şekilde ev sahipliği yapmaya devam ediyoruz ve bu ev sahipliğimiz devam edecektir. Çünkü göçleri bugüne kadar uyguladığımız gibi aynen kabulleniyoruz. Bir taraftan biliyorsunuz briket evler yaparak o briket evlerde de onlara çadırlarda falan değil, o briket evlerde onları ağırlamayı da ayrıca bir görev telakki ettik. Şu an itibarıyla 60 bini aşkın briket evi bitirdik, hedefimiz bunu 100 binin üzerine çıkarmak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Şansölye ile çalışmak nasıldı?” sorusuna şu karşılığı verdi: “16 yıl kısa bir süreç değil. Benim de 19 yılım var. Bu süreç içerisinde birçok dünya lideriyle bir arada çalıştık, görüştük. Tabii Sayın Şansölye özellikle Almanya’nın idaresinde, yönetiminde gerçekten başarılı bir sürece imza attı. Belki koalisyon hükûmetleri olmamış olsaydı Almanya, Türkiye ilişkileri çok daha farklı bir yere ulaşabilirdi, fakat koalisyon hükûmetleri de tabii çalışmayı her zaman zorlaştırıyor. Geçmişte bizdeki koalisyon hükûmetleri de çok çok başarısız olmuştur, hiçbir netice alamamıştır. Başkanlık sistemine geçmemizle birlikte biz bu koalisyonlardan kurtulduk ve yoğun bir çalışmanın içerisine girdik. Temennimiz odur ki yeni yönetimle bu başarılı süreci aynen devam ettiririz. Zira Almanya’da ciddi manada bir Türk potansiyeli var ve bu insanlar da orada sağlıklı bir yaşamın sürecini inşallah görmek, yaşamak istiyorlar. Onlar orada mutlu oldukça Türkiye-Almanya arasındaki bu mutluluğu yaşamak istiyoruz. Hedef de 50 milyar dolarlık bir ticaret hacmine ulaşalım istiyoruz.”

Almanya Şansölyesi Merkel’in, “Koalisyon ortaklarımla çalışmaktan mutlu olmadığım anlaşılmasın. Alman hükûmetlerinin özelliği budur, koalisyonlar bizim yapımıza uygundur. Biz bir başkanlık sistemi uygulamak istemiyoruz” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zaman zaman şikâyetlerinizi bana aktardınız” dedi. Almanya Şansölyesi Merkel de “Doğrudur, hayat böyle, fakat buna rağmen güzel” yorumunu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da torununun kendisine “Dede, ne yapacaksın hayat böyle” dediğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısını “Değerli Şansölye’nin inşallah bundan sonra değerli fikirlerinden, düşüncelerinden, uluslararası toplantılarda da istifade etme arzusuyla tekrar şahsım, milletim adına bundan sonraki hayatında başarılar diliyorum” sözleriyle tamamladı.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya15 dakika önce

“Afrika kıtasıyla ilişkilerimizi ‘kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde’ ilerletmek istiyoruz”

Dünya1 saat önce

CİMNASTİK Federasyonu DELEGELERİ BAŞKAN SUAT ÇELEN’le devam dedi.

Dünya18 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile ortak basın toplantısı düzenledi

Dünya2 gün önce

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem KASAPOĞLU, Afrika’daki büyükelçilik sayısını 49’a çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Dünya2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile görüştü

Dünya2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeniden Açılışının 70. Yılında İmam Hatip Okulları ve Türkiye’de Din Eğitimi Sempozyumu’na katıldı

Dünya2 gün önce

Emine Erdoğan, “Sıfır Atık Zirvesi 2021″e video mesajla katıldı

Dünya2 gün önce

Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’ndan Türk dünyasına ulaşımda birlik çağrısı

Dünya3 gün önce

TBMM BAŞKANI MUSTAFA ŞENTOP, AYBÜ AKADEMİK YILI AÇILIŞ TÖRENİ’NDE KONUŞTU

Dünya4 gün önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: İLAVE GEÇİŞ BELGESİ SAYISI 2021’DE 80 BİNİ AŞTI

Dünya6 gün önce

“Ülkemizi; yatırım, üretim, ihracat, istihdam temelleri üzerinde büyütmeyi sürdüreceğiz”

Dünya6 gün önce

“Eğitim-öğretimin kesintiye uğramaması için çalışırken, aynı zamanda yeni yatırımlarla eğitim altyapımızı tahkim ediyoruz”

Dünya7 gün önce

Ankara Kalesi’nin Güzide Sanat Merkezi EMİN ANTİK’ten HEYKEL VE RESİM SERGİSİ.

Dünya7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da gençlerle bir araya geldi

Dünya1 hafta önce

“Üniversitelerimizde tüm gücümüzü ve imkânlarımızı kalitenin yükseltilmesine vereceğimiz bir döneme girdik”

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. Uluslararası Adana Lezzet Festivali açılışına katıldı

Dünya1 hafta önce

Türkiye’ye güvenip yatırım yapan hiç kimse pişman olmaz

Dünya1 hafta önce

Emine Erdoğan, “İstanbul’a 100 Anaokulu” projesinin tanıtım toplantısına katıldı

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası’nda konuştu

Dünya2 hafta önce

Emine Erdoğan, “Küresel Krizler: Pandemi, Yaşlılar ve Dayanışma Konferansı”na katıldı

Dünya2 hafta önce

12. ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME ŞÛRA’SI BAŞLADI

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ,Akademik Yılı Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Demokratlar Birliği heyetini kabul etti

Dünya2 hafta önce

Türkiye’nin ihracatında Eylül ayında rekor kırıldı.

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Anayasa, milletimize vereceğimiz en güzel 2023 hediyesi olacaktır

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Dünya3 hafta önce

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mobil Mutfak Tırı ve Akreditasyon Sertifikaları Teslim Töreni’ne Katıldı

Dünya3 hafta önce

Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu, Milli elektrikli setin testleri tamamladı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi

Dünya3 hafta önce

TAYLAND KRALİYETİ BÜYÜKELÇİLİĞİ’nden THAI GÜNLERİ ETKİNLİĞİ…

Dünya3 hafta önce

“TEKNOFEST yorulmak nedir bilmeyenlerin, kendine sınır çizdirmeyenlerin festivalidir”

Dünya3 hafta önce

ASKERİ RADAR ve SINIR GÜVENLİĞİ ZİRVESİ 5 Ekim’de Ankara’da….

Dünya3 hafta önce

Prof. Dr. Sancar, TÜBİTAK Fen Lisesi’nde öğrencilerle buluştu

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya2 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya10 ay önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya6 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya1 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya5 ay önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya7 ay önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Gündem2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya8 ay önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya7 ay önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya7 ay önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya2 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya9 ay önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya10 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya7 ay önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya1 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya12 ay önce

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,: Sporun güzel yönüyle yarınlara yürümeye devam edeceğiz

Tekne Firmaları Türkiye8 ay önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Dünya2 sene önce

“Türkiye’nin haklarını sonuna kadar savunacağız”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Kiralık Yelkenli2 sene önce

Setmarine yachts |Çeşme Kiralık Yelkenli

Gündem11 ay önce

Gazete ve Dergi Sektöründe Lider Haber Yazılımı

Reklamlar

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

Son Dakika Haber