Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Millî Meclisi’nde yaptığı konuşmada, “Karabağ’ın azat edilmesi, Azerbaycan’ın bağımsız geçen son 30 yılının en önemli hadisesidir. Bu zaferle, Kafkaslarda kanayan bir yara kapanmış, bölgede kalıcı barış ve huzur için büyük bir fırsat doğmuştur. Kafkaslardaki barış ve huzurdan yalnız Azerbaycan değil, Ermenistan da dâhil olmak üzere, tüm bölge ülkeleri, hatta tüm dünya kazançlı çıkacaktır” dedi.
Resmî ziyaret için Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Millî Meclisi’ne hitap etti.
Konuşmasına, Karabağ’ı azat etmiş kardeş Azerbaycan’ın Millî Meclisi’nde olduğu için mutlu olduğunu belirterek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karabağ’ın azat edilmesi, Azerbaycan’ın bağımsız geçen son 30 yılının en önemli hadisesidir. Bu zaferle, Kafkaslarda kanayan bir yara kapanmış, bölgede kalıcı barış ve huzur için büyük bir fırsat doğmuştur” dedi.
“Kafkaslardaki barış ve huzurdan yalnız Azerbaycan değil, Ermenistan da dâhil olmak üzere, tüm bölge ülkeleri, hatta tüm dünya kazançlı çıkacaktır” diye sözlerini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de Azerbaycanlı kardeşlerinin ve bölgenin topyekûn kalkınması, refahın artması, huzurun kökleşmesi için üzerlerine düşenleri yapmaya hazır olduklarını vurguladı.
“KALICI BARIŞA GİDEN YOLUN, BÖLGEDEKİ TÜM DEVLETLERİN KARŞILIKLI GÜVEN TEMELİNDE GELİŞTİRECEKLERİ İŞ BİRLİKLERİNDEN GEÇTİĞİNE İNANIYORUZ”
Son 30 yılda Karabağ’da yaşanan kriz döneminde kimlerin eline ne geçtiği, kimlerin bu işten kazançlı çıktığı, kimlerin de kaybettiğinin gayet iyi bilindiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, canı yananların, kanı dökülenlerin, acı çekenler, maddi ve manevi olarak kaybedenlerin sadece Karabağ’da yaşayan insanlar olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Karabağ’da 30 yıldır süren ihtilafın çözümsüz kalmasına seyirci olanlar, daha doğrusu krizin sürmesi yönünde gayret gösterenler ise hep kazanan tarafta olmuşlardır. Kalıcı barışa giden yolun, bölgedeki tüm halkların ve devletlerin karşılıklı güven temelinde geliştirecekleri iş birliklerinden geçtiğine inanıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük liderlik göstererek, Karabağ zaferi ve barışını Azerbaycan’a kazandıran Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i, liderlerinin yanında tek yumruk ve tek yürek olan Azerbaycan halkını ile Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’ni de yeniden tebrik etti. Şehitlere Allah’tan dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakınlarına başsağlığı diledi.
“Bu kutlu vatan savaşı döneminde Türkiye, hem devlet, hem de millet olarak, tüm kalbiyle Azerbaycan’ın yanında yer almıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de bütün imkânlarımızla Azerbaycan’ın yanındayız, bütün dünya bilsin ki, inşallah yarın da yanında yer alacağız” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nasıl ki Balkan Savaşı sırasında Azerbaycan Millî Marşı’nın yazarı Ahmet Cevat, beraberindeki Azerbaycanlı gençlerle Osmanlı ordusunda savaşmışsa, nasıl ki Çanakkale’de Azerbaycan’dan gelen yiğitlerle, Anadolu’nun delikanlıları birlikte mücadele edip hep birlikte şehadete yürüyüp zafer kazanmışlarsa, nasıl ki Kafkas İslam Ordusu’nun aslanları, Nuri Paşa’nın askerleri, o gün Azerbaycanlı kardeşlerimizin yardımına koşmuşlarsa biz de bugün ve gelecekte bir ve beraber olacağız. Azerbaycan’ın aydınlığı aydınlığımız, sevinci sevincimiz, azatlığı azatlığımız, kaderi kaderimiz, kederi kederimizdir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nuri Paşa’nın Kafkaslara geldiği dönemde Ermenilerin 12 binden fazla Türk’ü, Müslümanı katlettiğini, Kafkaslarda tarihin kara sayfalarına yazılacak bir kıyımın yaşandığını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türk Milleti’ne olmadık iftiralarla çamur atanların önce buralara, Kafkaslara, Azerbaycan’a bakmaları gerekir. Hem de yalnız 100 yıl öncesine değil daha 30 yıl evvel Karabağ’da yaşananlara, Hocalı’da yaşananlara bakmalıdır. Sonra vicdanları el verirse bize yönelttikleri ithamları oturur kendileriyle ayrıca konuşuruz. Ama bunların gözleri var görmez, kulakları var duymaz, kalpleri zaten nasır tutmuştur. Karabağ’ı ve işgal altındaki Azerbaycan topraklarını 30 yıl boyunca yakıp yıkanları, giderken de geride kalan her şeyi ateşe verenleri görmeyenler, azatlık mücadelesini engellemek için seferber oldular. Şimdi gelsinler Fuzuli’yi görsünler, buraların sağı solu nasıl yakılmış, yıkılmış, tarumar edilmiştir. Gelsinler Karabağ’ı görsünler. İşte dün, yol boyunca buraların hâlini gördük, Kelbecer’i gördük. Buraları ne hâle getirmişler, nasıl bombalayıp, yakıp yıkmışlar. Bunlar gelirken işgalci, giderken ise tarumar ediciydi. Sadece bu davranış bile Karabağ’ın kimin vatanı olduğunu göstermeye yeter.”
Şuşa’nın Karabağ Hanlığı’nın kurucusu Penahali Han devrinden beri adeta tabii bir sanat akademisi gibi müziğin, edebiyatın, sanatın en yüksek seviyede yaşadığı ve yaşatıldığı bir şehir olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şiirleri bugün de sevilerek okunan Molla Penah Vagıf’tan başlayarak Şuşa’nın edebiyatın merkezi olma vasfını koruduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kartal yuvası gibi kayalıkların üstünde semaya yakın kurulmasından olacak, Şuşa’ya kültürün, sanatın, edebiyatın ilhamları hep bolca gelmiştir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şuşa’nın, bestekâr Üzeyir Hacıbeyli’nin, Bülbül’ün, Hurşidbanu Natevan’ın, Reşit Behbudov’un ve daha nice sanatçıların, şairlerin yurdu olduğunu dile getirerek şöyle devam etti: “Ahmet Ağaoğlu gibi yalnız Azerbaycan’da değil, Türkiye ve Türk dünyasında da fikirleriyle etkili olmuş aydınların yuvası Şuşa, bugün tekrar kültürle, medeniyetle, hiç endişe etmeyin ayağa kalkıyor. Şuşa’nın ‘Azerbaycan Kültür Başkenti’ ilan edilmesi ve geçtiğimiz günlerde Cıdır Düzü’nde düzenlenen Har-ı Bülbül Musiki Festivali, bu doğrultuda dünyaya verilen açık bir mesajdır. Vagıf Şiir Festivali’nin hazırlıklarının devam ettiğini memnuniyetle duyuyorum. Bu yıl Azerbaycan’ın kültür başkenti olan Şuşa’yı gelecek yıl da ‘Türk Dünyası Kültür Başkenti’ olarak görmekten memnuniyet duyarız. Türk dünyasının dört bir yanından gelecek kültür ve sanat ehlinin, bu güzel şehirde buluşması Şuşa’nın kadim tarihine verilen en güzel selam olacaktır.”
“DEĞERLERİMİZİ HEM YENİ NESİLLERİMİZE HEM DE BÜTÜN DÜNYAYA ANLATMALIYIZ”
Sadece Şuşa veya Karabağ’ın değil, Azerbaycan’ın ve Türk dünyasının her köşesinin büyük şairler ve sanatçılar yetiştirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yıl Nizami Gencevi’nin doğumunun 880. yıl dönümüdür. Asırlar boyunca şairler onunla yarışmayı ve ona ulaşmayı bir meziyet saymışlardır. ‘Avni’ mahlasıyla şiirler yazan Fatih Sultan Mehmet Han’ın şu eserinde de aynı hissiyata rastlanır, ‘Bu kelam ile Nizami işidürse sözüni, ilteler sana hased Sa’di ve Selman bu gice’. Bu yıl ayrıca Ahi Evran’ın doğumunun 850., Ali Şir Nevai’nin doğumunun 580., Hacı Bektaşi Veli’nin vefatının 750., Yunus Emre’nin vefatının 700. yıl dönümüdür. Geçen yıl Farabi’nin doğumunun 1300. yılıydı. Dünyada bu kadar zengin ve yüksek kültürel değerleri olan milletlerin sayısı çok azdır. Biz bu değerlerimizi hem yeni nesillerimize hem de bütün dünyaya anlatmalıyız.”
Rahmetle yâd ederek saydığı ve sayamadığı tüm isimlerin medeniyetlerinin direkleri olduğu gibi, dünya kültürünün de değerleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanlık onların eserlerindeki hikmetlerin sırrına vakıf oldukça, dünyamızdaki meseleleri çözmek kolaylaşacaktır. Maziden atiye kuracağımız köprüyle medeniyetimizi yeniden yükseltmek, hak ettiği yere çıkarmak bizlerin elindedir. Birliğimizi, beraberliğimizi, dostluğumuzu, kardeşliğimizi ne kadar sıkı tutarsak, birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak bu hedefe o kadar çabuk ulaşırız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karabağ Zaferi’nin Azerbaycan’a, Kafkaslara ve dünyaya getireceği yararların kıymetinin zaman geçtikçe daha iyi anlaşılacağını belirterek “Bu zaferden kimse rahatsız olmasın çünkü bu, yıkımın değil inşanın, zulmün değil adaletin, nobranlığın değil zarafetin, savaşın değil barışın, kanın değil kalbin zaferidir. Nitekim bu zaferin ardından yapılanlara ve yapılacaklara baktığımızda, çizdiğimiz tablonun nasıl ete kemiğe büründüğü görülecektir.” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karabağ’ın her köşesine huzur, sükûn ve umudun hâkim olduğunu ifade ederek “Evlerinden, yurtlarından 30 yıldır ayrı olan Azerbaycanlı kardeşlerimize yuvalarına dönme yolu açılmıştır. İnşallah, bir sonraki gelişimizde bu toprakların insanlarının evlerine yerleştiğini görmenin de bahtiyarlığını yaşayacağız. Onlara da şimdiden bu çağrıyı Azerbaycan Parlamentosu’ndan ben de yapıyorum, bir an önce inşallah evleriniz yapılıyor, yapılacak ve oralara yerleşmenizi bizler de hasretle bekliyoruz” dedi.
İşgalin sebep olduğu sürekli çatışma hâlinden kaynaklanan yorucu gerginliğin ortadan kalktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Şu anda yollar süratle yapılıyor, viyadükler yapılıyor, elektrik santralleri bir taraftan kuruluyor bir taraftan açılıyor. Bunları gözlerimle gördüm, onun için söylüyorum. Bir taraftan inşallah yine altyapı tesisleri yapılıyor ve bizler de İnşallah TOKİ’mizle bölgede okul, hastane ve buna benzer birçok eserleri inşa etmenin gayreti içerisinde olacağız. Nahçıvan’la Bakü’yü birbirine bağlayacak Zengezur Koridoru’nun bölgemize getireceği rahatlamanın ve zenginliğin tarifi mümkün değildir. Bölgemizde ve tüm dünyada zalimin zulmünün ebedi olmadığı, bir gün mutlaka hakkın, hakkaniyetin, adaletin tecelli edeceği herkes tarafından görülmüştür.”
“DÜŞMANLIKLAR ORTADAN KALKSIN”
“Karabağ aynı zamanda, dünyayı kendi siyasi ve ekonomik hırslarının arenası olarak görenlerin hesaplarının bozulduğu yerdir” Diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, üstelik tüm bu gelişmelerin, Azerbaycan ile birlikte Ermenistan için de yeni bir dönemin başlangıcı olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Mesela Zengezur Koridoru’nda çalışmaya başlayacak demiryoluyla Ermeniler de kolayca Moskova’ya ve tüm dünyaya ulaşabilecekler. Böylece kendi kendilerine uyguladıkları ablukadan kurtulabileceklerdir. Kardeşimle birlikte teklifimizi yaptık. Neydi teklifimiz? Gelin altı ülke bir platform oluşturalım, Rusya, Türkiye, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan. Bu platformla birlikte artık bölgede bir sükûnet meydana gelsin, düşmanlıklar ortadan kalksın. Burada Gürcistan’ın bazı kendine has sualleri vardı. Son Türkiye ziyaretinde tekrar bunu kendisiyle Sayın Başbakan’la da konuştum. Dedim, ‘Bu, Gürcistan’ın da lehine olacaktır. Bu adımı atalım. Bak Ermenistan ile aramızdaki sıkıntıları biliyorsun, ama biz bütün bunlara rağmen Azerbaycanlı kardeşlerimin sıkıntılarının da giderilmesini istiyoruz. Aynı şekilde sizin de Rusya ile olan sıkıntıları aşmanıza bu platform vesile olacaktır.’ ‘Çalışayım.’ dedi. ‘İyi olur’ dedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu bölgenin barışa ihtiyacı olduğunu belirterek “Bunu başarmamız lazım ve Ermenistan, Azerbaycan ile problemlerini çözdükçe Türkiye olarak biz de gereken adımları atacağız. Türkiye sınırlarının açılmasının Ermenistan’a sağlayacağı faydalar saymakla bitmez. Velhasıl bu zaferi herkesin ortak zaferi hâline getirmek bizlerin elindedir. Bir daha Kafkasya’nın boynuna kimsenin esaret zinciri vuramaması için önümüze çıkan fırsatları hep birlikte en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Biz bu mücadeleyi kendimiz ve dostlarımızla birlikte ‘Dünya beşten büyüktür.’ diyerek küresel düzeyde de veriyoruz” diye konuştu.
“BARIŞI VE ADALETİ BÖLGEMİZDE VE DÜNYADA HÂKİM KILACAĞIMIZ GÜNLER YAKINDIR”
NATO Zirvesi’nde de bunları konuştuklarını ve bunların değerlendirmesini yaptıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun olumlu görüşmelerle buraya döndük. Ama dünyanın sorunları bitmiyor, dünyada çözülecek daha çok sorunlarımız var. Ama dik durursak, sağlam durursak bir olur, beraber olursak Allah’ın izniyle bunları çözeriz. Medeniyet güneşimizi yeniden en tepeye çıkartarak, barışı ve adaleti bölgemizde ve dünyada hâkim kılacağımız günler yakındır” değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, Şair Bahtiyar Vahapzade’nin “Azerbaycan-Türkiye” şiirinin “Bir ananın iki oğlu, Bir emelin iki kolu, O da ulu bu da ulu, Azerbaycan-Türkiye. Dinimiz bir, dilimiz bir, ayımız bir, yılımız bir, aşkımız bir, yolumuz bir, Azerbaycan-Türkiye” mısralarını okudu.
Azerbaycan Millî Meclisi Başkanı Sahiba Gafarova ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ve Azerbaycan şehitliğine geçerek, şehit mezarlarına karanfil bıraktı, dua etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakü’deki temasları kapsamında Azerbaycan Görev Grubunda yer alan Türk askerlerini de kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.