Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal 7-Ülke TV-24 TV-TV 360-TVNET özel yayınına katıldı

Genç Gazeteciler

Haber

on

Kanal 7-Ülke TV-24 TV-TV 360-TVNET ortak yayınına konuk olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen canlı yayında gündeme dair gelişmeleri değerlendirdi.

Muharrem ayının ve Aşure Günü’nün Türk milleti ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehitlerin efendisi, Peygamberimizin torunu Hazreti Hüseyin efendimiz ve tüm Kerbela şehitlerini rahmetle yâd ediyorum. Aramızdaki kardeşliği pekiştirmesini, fitne ve şer odaklarına fırsat vermemesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugünkü Afganistan tablosu sürpriz mi? Taliban’ın bu kadar hızlı Kabil’e girmesini bekliyor muydunuz?” sorusu üzerine, bazı ülkelerin Afganistan’a tıpkı Suriye’de yaptıkları gibi sadece terör ve göç zaviyesinden baktıklarını, “terör ve göç bize gelmezse sorun yok” dediklerini söyledi.

Oysa terörü de göçü de var edenin on yıllardır izlenen yanlış politikalar olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yanlış politikalarla yüzleşmeden barış ve istikrara katkıda bulunmanın mümkün olmadığını belirtti.

AFGANİSTAN’DAKİ GELİŞMELER

Afganistan’ı, Türkiye için güçlü tarihî beşeri kültürel bağların olduğu bir ülke olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Afgan halkının İstiklal Savaşı’mızda verdiği maddi manevi desteği unutmamız mümkün değildir. Ülkelerimiz arasında 1 Mart 1921’de imzalanan İttifak Anlaşması’nda ‘iki ülkenin kaderi ve saadeti birbirinindir’ ifadesi var. Aramızda böyle bir yakınlaşma, böyle bir bağ var. Yönetimde kim olursa olsun iyi ve kötü gününde Afganistan’ın yanında yer almak hem ahde vefanın hem de kardeşliğimizin gereğidir. İlgili kurumlarımız bir süredir zaten Taliban ile irtibat hâlindeydiler. Biz de ülkenin geleceğini konuşmak üzere Taliban yöneticilerini kabul edebileceğimizi daha önce de ifade etmiştik. Bu tavrımızı bugün de muhafaza ediyoruz. Afgan halkının huzuru, bu ülkede yaşayan Türk soydaşlarımızın selameti ve ülkemizin çıkarlarının korunması noktasında her türlü iş birliğine hazırız. Taliban yöneticilerinin yaptığı itidalli ve ılımlı açıklamaları memnuniyetle karşılıyoruz. Şunu çok açık net ifade etmemiz gerekir. Özellikle Taliban’ın Türkiye’ye yaklaşımı köşeli değildir. Daha dikkatlidir ve bizimle olan ilişkilere yaklaşımı dış politika açısından çok daha hassastır. Temenni ediyorum ki bundan sonra da yine aynı hassasiyet devam edecektir. Zira birçok yerde yapılan toplantılarda bu hassasiyeti görüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Taliban sözcüsü bir taraftan Türkiye’nin Afganistan’ın dostu olduğunu söyledi ancak bir taraftan da Afganistan’da hiçbir yabancı güç olmasını istemediklerini söyledi. Bu iki açıklamayı tenakuz içinde buluyor musunuz?” sorusu üzerine, bir NATO ülkesi olarak, NATO’nun Afganistan’daki Kararlı Destek Misyonu’nda yer alarak bu ülkenin istikrarı için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini anımsattı.

Afganistan’ın çok daha aydınlık yarınlara ulaşması için destek verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamid Karzai Havalimanı’nın güvenliğine katkı sunmanın yanı sıra resmi ve sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla ülkenin ayağa kalkması için çaba harcadıklarını ifade etti.

Afganistan’a ciddi yatırımlar ve harcamalar yaptıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Hâlâ yapıyoruz ve bundan sonra da yapacağımızın bazı alametleri de ortada. Bizim orada şu anda iş adamlarımız var. Onlar orada bulunmakla yatırım sürecini devam ettiriyor. Afganistan’daki askerlerimiz hiçbir zaman muharip bir güç olarak görev yapmadı, bunun altını çiziyorum. Dolayısıyla da biz askerlerimizi orada asla yabancı bir güç olarak görmedik, kullanmadık. Amerika’nın çekilmesi sonrasında amacımız havalimanının emniyetini temin ederek bu ülkenin güvenliğine katkı sağlamaktı. Bu niyetimiz hâlen bakidir. Türkiye’nin Afganistan’daki askerî varlığı yeni yönetimin de uluslararası alanda elini güçlendirecek ve işini de kolaylaştıracaktır. Mesele, öncelikle Afgan makamlarıyla bir anlayış birliğine varmaktır. Farklı seçenekler üzerinde konuşabiliriz. Örneğin Libya’daki gibi ikili bir anlaşmayla da bunu çözebiliriz. Bu Taliban olabilir, daha önceki gibi mevcut yönetim olabilir. Bunların hepsiyle bizim dostluğumuz, arkadaşlığımız var. Bunun içerisinde Abdullah Abdullah bakidir, aynı şekilde şu anda ülkesinden ayrılmış olan başkan yine bunlardan bir tanesidir. Dolayısıyla hiçbir zaman kopmadık, kopmayız. Şu anda farklı tarafta kalmış olan arkadaşlarımız da yine bunların içerisindedir. Örneğin Burhaneddin Rabbani’nin oğlu gibi. Bunlarla görüşmeler hep devam etti, ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Taliban’ın ülke yönetimini ele almasından önce Türkiye’nin, Afganistan ile ilgili diğer ülkelerle yaptığı görüşmelerde belli bir gelişme kaydettiğini vurguladı.

Türkiye’nin sunduğu şartların önemli bir bölümünün de muhataplar tarafından kabullenilmeye başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Taliban’ın ülkede kontrolü sağlamasıyla önümüze yeni bir tablo çıktı. Sahada oluşan bu yeni gerçeklere göre planlarımızı yapıyor, görüşmelerimizi de ona göre sürdürüyoruz. Şu anda örneğin Doha’da bir süreç var, bu süreci de yakından takip ediyoruz. Sürecin içerisinde olanlarla da irtibatlarımızı devam ettiriyoruz” diye konuştu.

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ İLE İLİŞKİLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nahyan ile de Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Türkiye’ye yatırımları konusunda ciddi bir görüşme gerçekleştirdiğini söyledi.

Görüşmede hangi alanlarda ne gibi yatırımların yapılabileceğini ele aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmeye Varlık Fonu Başkanvekili ve Yatırım Ofisi Başkanını da davet ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede yatırımlar konusunda yol haritası konusunun ele alındığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BAE de buna göre adımlarını atmış olsun dedik. Kendileri de yanlarında zaten bu konularda sorumlu olan arkadaşları da getirdiler. Yol haritası üzerinde adımları kimler nasıl atacak belirledik. Çok ciddi bir yatırım hedefleri, yatırım planları var. İnanıyorum ki çok kısa zamanda Birleşik Arap Emirlikleri ülkemizde ciddi yatırımlara girecek” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BAE’den gerçekleşen bu ziyaret, iki ülke arasındaki buzların eridiği anlamına mı geliyor?” sorusu üzerine, şunları kaydetti: “Devletlerarasında bu tür gidiş gelişler, iniş çıkışlar olabilir ve olmuştur da. Burada da benzer bazı durumlar oldu. Şu an itibarıyla yaklaşık birkaç aydır bizim istihbarat örgütümüz başta olmak üzere Abu Dabi yönetimiyle bazı görüşmeler yaparak bu görüşmelerle belli bir yere gelmiş bulunuyoruz. Bundan sonraki süreçte de Muhammed Bin Zayed ile de bazı görüşmeleri yapma durumlarımız olacaktır, inşallah olacaktır diye düşünüyorum bugünkü görüşmeden sonra. Bu görüşmelerle bölgedeki bazı sıkıntıları aynı kültürün, aynı inancın mensupları olarak inşallah gidermiş oluruz. Çünkü biz bölgenin esas aktörlerinin birbirleriyle doğrudan konuşmasını, müzakere etmesini, kendi sorunlarını birlikte çözmelerini önemsiyoruz. Ben de bu konuda çok hassasım.”

“Afganistan’daki vatandaşların durumu, herhangi bir mağduriyetin söz konusu olup olmadığı ve tahliyelerin devam edip etmeyeceği” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afganistan’daki vatandaşlarımızın güvenliği ve huzurunu temin etmek, bizim bu süreçte bir numaralı önceliğimiz. Afganistan’daki vatandaşlarımızı özel uçak seferleri ile tahliye işlemlerimizi sürdürüyoruz. Biliyorsunuz havalimanının iki boyutu var, bir sivil, bir de askeri. Biz bu çalışmayı daha çok askerî havalimanı üzerinden yapıyoruz. Ortak tek pisti var, bu pist kullanılıyor” cevabını verdi.

Türk vatandaşlarına yönelik çalışmaları koordine etmek üzere Dışişleri Bakanlığı bünyesinde 7/24 esasına göre faaliyet gösteren Afganistan Koordinasyon Destek Merkezi oluşturduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afganistan’daki vatandaşlarımıza Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Çağrı Merkezinin imkânlarından yararlanmak suretiyle seri bir şekilde ulaştık” dedi. Devletin tüm imkânları ile yanlarında olduğunu kendilerine vurguladıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu vesile ile ülkemize dönmek isteyenlerin tamamıyla, devletimizin tüm imkânları ile bilgilerini derledik, toparladık ve bildirdik. Bugün yine askeri uçağımızla 201 vatandaşımızı İslamabad’a götürdük. Oradan da Türk Hava Yollarıyla ülkemize gelmelerini sağladık. Şu an itibarıyla 552 kişiyi tahliye etmiş durumdayız. Karzai Uluslararası Havalimanı’na işletme ve güvenlik sorumluluğunun hâli hazırda bizde olmasının avantajlarından da en iyi şekilde yararlanıyoruz. Bu tahliyeyi, havalimanındaki olağanüstü şartlarda bazı vatandaşlarımızı, havalimanının kargaşa içindeki sivil alanından askerlerimizin kontrolü altındaki askeri alana taşımak suretiyle şu ana kadar başardık. Temenni ediyoruz ki bundan sonra aynı şekilde bu devam etsin.”

“DÜZENSİZ GÖÇLE MÜCADELE İÇİN YOĞUN ÇABA HARCIYORUZ”

Türkiye sınırlarındaki son duruma ilişkin soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Düzensiz göçle mücadele noktasında, bu etkinliğin artırılması amacıyla yoğun bir çaba harcıyoruz. Sınır güvenliğimizi tahkim etmek için farklı önlemleri devreye aldık. İran sınırımızda dört ilimiz var, Ağrı, Hakkâri, Iğdır ve Van. Bu sınırımızın tamamı duvarla örülecek. Ağrı ve Iğdır sınırındaki duvar çalışmalarını tamamladık, o bitti, Hakkâri’de de yarısına geldik. Van’da da duvar çalışmalarımız yoğun şekilde sürüyor. Şu an itibarıyla 157 kilometresi tamamlandı, bunun tamamını bitireceğiz. Kalan sınır boyunca güvenlik duvarı inşaat çalışmaları devam edecek.”

Sınırdaki çalışmaların sadece düzensiz göç girişlerinin olmaması için değil teröre karşı da yapıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu duvarları oluşturan 3 metre yüksekliğindeki beton blokların üzerinde ayrıca 1 metre de dikenli tel bulunduğunu söyledi.

Tamamlanan duvar uzunluğunun bundan sonra da çok hızlı bir şekilde artacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ayrıca bunları termal kameralarla da takip ediyoruz. Bu sınırın 109 kilometrelik kısmı şu anda aydınlatma sistemiyle de donatılmış durumda. 79 kilometre boyunca yerleştirdiğimiz bu kameralarla ve algılayıcı sistemlerle düzensiz göç hareketlerini sürekli izleyip anında müdahale ediyoruz. Doğu sınırımızda elektro-optik kuleler ve haberleşme kuleleri yapıyoruz. Bunların da yüzde 90’ı tamamlanmış vaziyette. Bu kuleler 740 kilometrelik bir alanda entegre sınır yönetiminde kilit rol oynayacak. Bunlar sıradan gözetleme kuleleri değil son derece ileri teknolojik donanıma sahip olan kulelerdir. Kara gözetleme radarı, termal kamera, gündüz kamera sistemi, GPS alıcısı, lazer uzaklıkölçer, dijital manyetik pusula gibi sistemleri de bünyesinde barındırıyor.”

MUHALEFETİN GÖÇMENLERLE İLGİLİ İDDİALARI

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son günlerde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın NATO toplantısı çerçevesinde ABD Başkanı Biden ile yaptığı görüşmede 1 milyon göçmeni kabul edeceği yönünde Biden’a söz verdiği” iddiası sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Önce bir şeyi çok açık, samimi konuşmam lazım. Hukukta bir kaide vardır, ‘müddei iddiasını ispatla mükelleftir’ Bu adam bunu nereden gördü, kim kendisine bunu sufle etti? Bu adam yalancı, bu adamın bugüne kadar doğru bir sözü var mı, yok. Olmayan bir şeyin iddiasını veyahut da onu savunmak, ortaya koymak… Söyledikleri tek şey var ‘Orada Dışişleri yetkilisi yoktu.’ Ne demek Dışişleri yetkilisi yoktu? İlla Dışişleri yetkilisinin olması mı lazım? Ben var mıyım orada, Dışişleri kime bağlı, bana bağlı. Ben kiminle konuşuyorum, Amerika’nın Başkanıyla konuşuyorum.

İşleri güçleri, kafayı takmışlar tercümanımıza. Yatıyorlar kalkıyorlar, ‘Orada sadece tercüman vardı’ diyorlar. Başınıza tercümanım kadar taş düşsün. Dürüst konuşun, bunu ispatla ben mükellef değilim sen mükellefsin. Eğer zerre kadar hukuk bilgin varsa, mademki böyle bir iddian var, bunu ispatlaman lazım. İspatla, ispat edemiyorsan o zaman özür dile. Ama bunlarda o karakter yok. Kalkıp işleri, güçleri ‘Acaba Türkiye’nin uluslararası diplomasi ile yaptığı bu görüşmelerde ülkeyi nasıl küçük düşüreceğiz.’ İşte bu tür yalanlar üzerinden ülkemizi, bu ülkenin Cumhurbaşkanını itham etmek ahlaksızlığın daniskasıdır ve bunlar da ahlaksızdır.”

SEL FELAKETİ

Türkiye’nin sel ve yangınlarla mücadelesinde gelinen son duruma ilişkin soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, selin önce Artvin ve Rize’de başladığını anımsatarak, “Artvin-Rize’de sel afeti başlayınca hemen ertesi gün bölgeye gittim. Zaten bunlardan bir tanesi de benim ana-baba olacağım Güneysu ilçesiydi ve oradaki durumları yerinde bir tespit ettik, teşhis ettik. Daha sonra oradan Artvin’in Arhavi ilçesine geçtik. Tabii o ilçede de durumları yerinde bir inceledik” dedi.

Artvin ve Rize’de metrekareye düşen yağış miktarının bile tek başına yaşanan afetin sebebini ve büyüklüğünü göstermeye yeterli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Batıda da tabii Bartın, Sinop ve Kastamonu’daki felaket, Doğu Karadeniz’e göre daha büyük bir felaket. Yani orada 2,5 gündeki yağış miktarı, ülkemizin diğer bazı yerlerindeki yıllık toplam yağışın birkaç katına ulaştı. Selin yaşandığı bölgelerdeki yağış miktarını geçmiş dönemlerle karşılaştırdığımızda da çarpıcı bir tablo ile karşılaşıyoruz. Bunlar gerçekten farklı bir felaket özelliği taşıyor. Örneğin Kastamonu Bozkurt’a bağlı Mamatlar köyünde metrekareye düşen yıllık ortalama yağış miktarı 773 kilogram iken sadece 10-12 Ağustos’ta 420 kilogram yağış düştü.

Bozkurt’un yıllık ortalama yağış miktarı 918 kilogram yani Bozkurt’ta bir yılda görülen yağmurun yarısı sadece 63 saatte oraya düştü. Bartın Ulus’a bağlı Ceyüpler köyünde metrekareye yılda ortalama 488 kilogram yağış düşerken bunun üçte ikisi miktarına denk gelen 319 kilogram yağış sadece 48 saatte yağdı. Sinop Ayancık’ta ise ağustos ayında metrekareye düşen yağış miktarı ortalama 55 kilogram iken bunun altı katı yağış sadece iki günde görüldü.”

“ARAMA-KURTARMA ÇALIŞMALARINI KOORDİNELİ BİR ŞEKİLDE YÖNETTİK”

Sele neden olan yağışların daha önce görülmemiş yoğunlukta olduğunun bu verilerden anlaşılacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sel nedeniyle Kastamonu’da 62, Sinop’ta 15 ve Bartın’da bir olmak üzere 78 can kaybımız oldu. Tabii bunu Doğu Karadeniz’de birlikte ele aldığımızda 100’ü aşan can kaybımız var. Hayatını kaybeden vatandaşlarıma Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralılarımıza da yine aynı şekilde Rabbimden şifalar diliyorum” dedi.

Afet bölgesinde maddi kayıpları en kısa zamanda telafi etme, güç, imkân ve kabiliyetine sahip bir devletin olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bununla ilgili olarak ilk andan itibaren bakanlarımızla, milletvekillerimizle ve tüm kurumlarımızla bölgedeydik. Tahliye ve arama-kurtarma çalışmalarını yerinde ve koordineli bir şekilde yönettik. Şimdi bir gün izinle tüm bakan arkadaşlarım ki altısı bölgedeydiler. Yarın Kabine Toplantısı için Ankara’ya gelecekler, ondan sonra tekrar bölgeye gidecekler” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz günlerde Kastamonu’ya giderek Sinop ve Kastamonu’da yürütülen çalışmaları takip ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda hâlihazırda sel bölgesinde 10.000’den fazla personel, 22 helikopter, binin üzerinde araç, binin üzerinde iş makinesi, 42 bot, bir insansız hava aracı, bir Jandarma İnsanlı Keşif Aracı, bir sahil güvenlik korveti, 4 sahil güvenlik botu, 18 itfaiye aracı, 83 ambulansla çalışmalar yürütüldü” dedi.

Ayrıca su tahliyesinden enerjiye, yiyecek-içecek desteğinden haberleşmeye kadar her konuda ihtiyaç duyulan araç-gerecin bölgeye gönderildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerle bulundu: “Helikopter ve sahil güvenlik botlarının yoğun olarak kullanıldığı çalışmalarla toplam 2 bin 400’den fazla vatandaşımız tahliye edildi. Kara ulaşımının kesik olduğu yerlerde helikopterler ile gerçekleştirilen tahliye operasyonlarının başarısı, sahip olduğumuz imkânların büyüklüğünü göstermesi bakımından anlamlıdır. Afet bölgesinin tamamında altyapının yeniden ayağa kaldırılması konusunda ilgili kurumlarımız kesintisiz çalışıyor. Sel nedeniyle yolları kapanan köylerimize bile Türkiye’de ilk defa havadan jeneratör naklederek elektriği verdik, elektriksiz köy bırakmadık.

Acil ihtiyaçların karşılanması için şimdiye kadar bölgeye 73 milyon lira ödenek gönderildi. Selden etkilenen yerleri, Genel Hayata Etkililik Afet Bölgesi ilan ederek mükelleflerimizin vergi ödemelerini, Sosyal Güvenlik Kurumu prim ödemelerini, esnaf kredileri ödemelerini erteledik. KOSGEB acil destek paketi gibi destek programlarımızı bu arada hayata geçirdik. Vatandaşlarımızın eşya zararlarını karşılayacağız, evleri yıkılanlara yeni konutlar yapacağız, iş yeri ve araç zararlarının karşılanması için destek olacağız.”

Millî Savunma Bakanlığı’nın, sel bölgesine yatay kaydırmalı köprü tankı gönderdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunların yanında dikkat ettiyseniz Millî Savunma Bakanlığımız, Türk Silahlı Kuvvetleri kaydırma köprü sistemini buraya getirerek, ırmaklar üzerine bunlar kuruldu. Karşıdan karşıya geçişleri rahatlatmak için öyle zannediyorum ki bunlar savaş zamanında daha çok görülür, ilk defa bu tür bir afette bu uygulamayı yaptık ve bununla da orada ciddi sıkıntıları aşmış olduk” dedi.

Selden etkilenen bölgelerde çalışan Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve jandarma ekipleri ile çatılarda kalan vatandaşları kurtararak, güvenli bölgeye nakledenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür örnekleri dünyada bile görmenin mümkün olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önceki afetlerde ve salgınla mücadele sürecinde olduğu gibi sellerde de birliğin, beraberliğin, dayanışmanın en güzel örneklerini sergileyen vatandaşlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz ne zaman bir ve beraber olacağız? Hangi şartlarda bir ve beraber olacağız? Her zaman karalamak için bir şeyler mi bulmak lazım, bir şeyler mi söylemek lazım? Yani yapılması gerektiği hâlde yapılmayan bir şey mi vardı da bu tür karalama kampanyasını sürdürüyorlar. Antalya’da, Rize’de bunu gördüm, burada yine bunu gördüm. Muhalefetin bu karalama dili bu ülkede ne zaman acaba yok olacak? Gerçekten bunlar çok üzücü. Onlar bunu yapsa da yapmasa da biz görevimizi yaptık, yapmaya devam ediyoruz ve edeceğiz.

“BÜTÜN BU BÖLGELERDE YANAN KONUTLARIN İNŞASI BAŞLADI”

Şimdi süratle işte Doğu Karadeniz’den tutun, Antalya, Muğla bütün bu bölgelerde yanan konutların inşası başladı, onları yapıyoruz. Şimdi Bartın, Sinop, Kastamonu buralarda da yine yıkılan tüm binaların hemen inşasına başlayacağız. Eleştiri başladı. Ne diyorlar? ‘AFAD’a para mı verecekmişiz?’ ‘Bize ne ya devlet kendisi versin.’ Sen cebren AFAD’a para verecek değilsin. AFAD, bu ülkede bu tür afetler için kurulmuş olan bir kuruluştur. Senden kimse gelip gırtlağını sıkarak para istemiyor. Buraya hayırda bulunmak isteyen olursa verir, bulunmak istemeyen de vermez. Sen de hayırda bulunmak istemeyenlerden olursun. Verme ama verenler olursa bunların da önünü kesme.”

AFAD’ın resmî hesapları üzerinden vatandaşların bağışlarını yaptığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün itibarıyla söylüyorum, 181 milyon lira bağışta bulunan oldu. Yarın, bundan sonraki günlerde belki daha da artacak” dedi.

Resmi hesaplardan yardım kampanyası düzenlenmemesi hâlinde farklı tezgâhların dönebileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bak işte geldi, buradan sahte hesaplar, bilmem şunlar, bunlar filan. Biz bunlara fırsat vermek istemiyoruz. Yarın kabine toplantımız var ve kabine üyelerimiz de yarın bağışında bulunacaklar. Beraberce ne yapabiliyorsak bu şekilde, bu destekleri vereceğiz ve adımlarımızı da buna göre atacağız” ifadelerini kullandı.

Kendisini birçok hayırseverin aradığını ve “Başkanım ne yapabilirim?” diye sorduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AFAD’ın hesabı var, AFAD’ın hesabına ne yapacaksanız, nakdi noktada oraya yapın. Yapmamız gereken bu” diye konuştu.

“DERE YATAĞINA KONUT YAPILMAMALI”

Yapılaşma tartışmaları anımsatılarak, “Dere yatağındaki yapılar çok dikkati çekiyor ve onların yerine hak sahiplerine daha güvenli yerlere ev yapılması mümkün mü?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, dere yatağına konut yapımını belediye başkanlığı döneminden beri onaylamadığını ifade etti.

Dere yataklarına konut yapılmamasını ve dikey mimariye müsaade edilmemesini her zaman söylediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunları söylerken ülkede değil dünyada yaşanan tecrübelerden hareketle söyledik” dedi.

Karadenizli olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Rize’de eskiden ağaçlar vardı, eskiden bu kızılağaçları kestiler, bunların yerine çay diktiler. Çay dikmekle kalmadılar, çaya gübre verirken azot ağırlıklı gübre verdiler. Azot ağırlıklı olan bu gübre ne yapıyor? Toprağı yakıyor, eritiyor ve yakıp eritmesi ile beraber de yağmurla buluşunca adeta bir lapa hâline geliyor ve akıp gidiyor. Şimdi bunların hepsini bu olaylarda da gördük. Şimdi bunları müteaddit defalar yaşadığımız hâlde kimse dinlemiyor, yine bildiğini okuyor. Diğer yerlerde de durum aynı. Örneğin yani Antalya Manavgat, Muğla, buralarda yaşanan olaylara da baktığımızda buralarda da aynısı değil ama buna benzer olayları yaşadık. Tabii oralarda da öyle yerlere binalar yapılmış ki yani bu binalar her an bir tehdit altında. Şimdi bizim attığımız adımlarla mümkün olduğunca bu binaları süratle yapacak, zemin +1, zemin +2 gibi inşallah binalarla buralardaki yaşam koşullarını daha iyi şartlara taşıyalım istiyoruz. Süratle de Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız şu anda çalışmaları başlatmış vaziyette.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayvancılıkla uğraşan vatandaşların düşüncelerine dikkat ederek, ahırların da inşa edileceğini aktardı.

Arıcılıkla uğraşan vatandaşların mağduriyetlerinin de gidereceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Arıcılık noktasında da arı kovanlarından tutunuz, ‘Bu çevrede nereye bunlar yerleştirilebilir? Bunun kovanlarını da süratle temin edelim’ dedik. Bu çalışmaları da yürütüyoruz” bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki enerji, su sıkıntılarını da süratle gidermek için çalışmaların yapıldığını da aktardı.

Bartın, Sinop, Kastamonu’da çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Moloz, balçık kaldırma çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte riskli bölgelerin boşaltılmasını da inşallah sağlayacağız. Riskli yerlerde yıkılmış ve hasar görmüş yapıları inşallah daha güvenli yerlerde yeniden inşa edeceğiz. Adımları hızlı atarak süratle de bu işi bitireceğiz çünkü fazla bu noktada beklemeye tahammülümüz yok” dedi.

“Türkiye, yerli ve millî olarak iklim değişikliğiyle ilgili küresel politika sergileyecek mi? Afet Bakanlığı gibi bir bakanlık gündeme gelir mi?” sorusu üzerine ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İlla ‘her şey bakanlık olursa çözülür’ diye bir şey yok. Bu işle ilgilenen gerek tarımla ilgili bakanlığımız, gerek İçişleri Bakanlığımız, benzer oralarda bizim idari yapılanmalar var. AFAD bunlardan bir tanesi, bunu gideriyor. Dolayısıyla da böyle bir şey olduğu zaman zaten AFAD ne yapıyor? Devreye giriyor. Biz kâinatta, tabiatta ilahi bir denge olduğuna inanırız. Bu denge ne kadar tahrip edilirse doğal felaketlerin yıkıcılığı da o derece artar ve artacaktır. Çünkü tabiat kendine isyan kabul etmez. Bizde biliyorsunuz bir söz vardır, ‘Dere yatağında akar.’ Siz eğer bu yatağı ne kadar değiştirmeye kalkarsanız işte o yatak sizden intikamını eninde sonunda alır. Değiştirmeyeceksin. Şimdi Kastamonu’da bunu gördük, dere yatağı ile oynamışlar. Rize’de aynı şeyi gördük. İşte tabiat için bir rahmet olan yağmur bozulan denge ile felaket hâline dönüşebiliyor. Hava olaylarının da daha sert yaşanması ve bir bölgede kuraklık diğer bölgede aşırı yağış görülmesi gibi durumların sebebi elbette iklim değişikliğidir.”

Almanya’nın batısında geçen ay yaşanan sel felaketinde 186 kişinin hayatını kaybettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 milyarlarca avroluk zarar ortaya çıktı. Kimse bunu konuşuyor mu? Yok” dedi.

Belçika’daki sel baskınlarında da birçok kişinin yaşamını yitirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Temmuz ayında Avusturya, İtalya, İngiltere, İsviçre, Romanya, Rusya, Bulgaristan, Lüksemburg, İran’da da sel baskınları meydana geldi. Son olarak Japonya’da da benzer olaylar yaşanıyor. Bütün bu seller dünya genelinde çok sayıda can kaybına ve çok büyük maddi zarara neden oldu. Karşımızda doğusunda, batısında, güneyinde, kuzeyinde tüm dünya ülkelerini ilgilendiren bir sorun var. İskoçya’da işte bu iklim dengeleri ile alakalı uluslararası bir forum olacak. Elbette doğal afetlere karşı tedbir almak mümkün, onu da zaten devlet olarak almak zorundasınız, alacaksınız. Bunu yüzde 100 başarır mısınız? Kimse kendisiyle ve insanlarla alay etmesin. Bu işin çıkış noktası tabiatla kurulan ilişkide bakış açısını değiştirmektir. Yaşanılan çevreye uygun yapılaşmaya gitmemiz gerekiyor. Aslında afet bölgelerinde ecdadın yaptığı yapıların çoğunun hâlâ dimdik ayakta olması bize gitmemiz gereken istikameti de gösteriyor. Demek ki geçmişteki iyi örneklerden doğru mimariden ve dayanıklı malzemeden faydalanarak yeni bir yapılaşma modeli geliştirmemiz gerekiyor. Bu konuda TOKİ’nin yerel mimari çalışmaları mevcut, bunları daha da geliştirerek tüm sahada inşallah uygulayacağız.”

Afetler ve afet yönetmeliğine ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Elimizden geleni beşer planında neyse yapmak durumundayız, bunu yapacağız ama şu tabiatta şu doğada ne olur ne olmaz Rabbim nerede neyin tasarrufunu nasıl kılar bunu biz bilemeyiz. Şimdi meteoroloji ne yapıyor tahminlerde bulunuyor. Şimdi bu tahminler bakıyorsunuz bazen isabet ediyor bazen etmeyebiliyor. Mesela eskiden şu andaki gibi bizim meteorolojik özellikle mekanizmalarımız yoktu ama şimdi biz bu noktada çok güçlüyüz. Yani birçok meteoroloji haberlerini zamanında alabiliyoruz diyebilirim. Peki, buna karşı tedbirler, bu tedbirler noktasında da şu anda bakanlığımızın ve kurumlarımızın ciddi tedbirleri de var. Fakat buna rağmen altından kalkabiliyor musunuz, işte yeri geliyor kalkamıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’daki yangında bir kısmı etkilenen Yatağan Termik Santrali’ne ilişkin şöyle konuştu: “Şimdi bu Termik Santrali’nde eğer bazı ihmaller olmuş olsaydı orada çok büyük bir felaket yaşanabilirdi. Ama öyle oldu ki orada mesela burası özel sektöre ait, her türlü adımı attık tedbiri aldık, havadan, denizden ve karadan her türlü çalışmayı yürüttük. Hatta çevredeki vatandaşlarımızın bile destekleriyle santralden oradaki özellikle ağaçlardan arındırmayı temin ederek bu iki üç santrali hamdolsun yanmak ve patlamak bütün bunlardan kurtararak oradaki enerji noktasında çalışmalarını durdurmadık ve devam ettirdik. Hatalarımız olmuş olabilir, şunu yapmasaydık daha iyi olurdu diyeceğimiz şeyler olabilir. Ama bazı şeyler bileceğiz ki insanoğlunun gücünün üstünde olan şeylerdir. Yani bunu da görmemezlikten gelemeyiz.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sel felaketi yaşanan Van’ın Esenyamaç köyünü ziyaret ettiği sırada Muhtar Ahmet Korkmaz’ın bazı CHP’liler tarafından susturulmak istenmesinin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ben her zaman bir ifade kullanıyorum bu ‘yalan terörü’ dediğim konu. Bu olay yalan terörünün uygulamasıdır, yalan terörünün de Türkiye’de mimarı Bay Kemal’dir. İşi gücü yalan terörüdür. İşte orada bakın Muhtar ne diyor, Bay Kemal ve yanındaki partilisi ne diyor ‘CHP’nin sayesinde’ diyor. Ya ne CHP’nin sayesi, ne yaptınız da CHP’nin sayesinde engellediniz. Şu ana kadar bulunduğunuz her yerde, şimdi mesela Antalya’da Belediye Başkanı kimde? CHP’de, Muğla’da kimde? CHP’de, İzmir’de kimde? CHP’de. Bütün buralarda acaba sizin karadan bu işlere müdahalelerde nerede itfaiyeleriniz, bunlarla müdahale etmeniz lazım. Hepsinde de biz devlet olarak bu işlere müdahale ettik. Helikopterle müdahale ettik, uçaklarla müdahale ettik ve bütün bu müdahaleleri yaparken de kalkıp kimseyi suçlamadık. Yine aynı şekilde DSİ bütün imkânları ile seferber oldu. Burada şu anda bizim kalkıp da bir yerden mal kaçırmanın gayretine girmemize gerek yok. ‘Ben ne yapabilirim şu anda’ onun gayreti içinde olmak lazım. Şimdi bir yerde sel baskını var, sel afeti var sen sel afetinde acaba ne yaptın. Bunu ortaya koyun, yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altı bakanın gece gündüz demeden afet yaşanan bölgelerde görevli olarak bulunduklarını ve sadece yarın için Ankara’ya geleceklerini belirterek, “Sürekli yangında arkadaşlarımız Allah razı olsun gece gündüz demeden bölgede kaldılar. Milletvekillerim onlarla beraber gece gündüz çalıştılar, bölgeyi terk etmediler. Sürekli Antalya olsun, Muğla olsun, İzmir olsun hepsi. Ayrıca da takviyeler bütün belediyelerden buralara gönderdik. Gıda, giyim ve kuşam vesaire hepsi aynı kararlılıkla devam ediyoruz. Ben kendim gittim aynı şekilde Genel Başkan Yardımcılarım gitti, bu bizim millî manevi görevimiz ya bunları yapmayacağız da ne yapacağız?” değerlendirmesinde bulundu.

Yalan ve iftira konusunun siyasi hayatının her döneminde karşılaştığı ve mücadele ettiği bir sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimle işte Bay Kemal’le. Birlik ve beraberliğimizi en çok güçlendirmemiz gereken tabi afetlerde bile maalesef bunlar yalan ve iftira çarkını işletmeyi sürdürmekten geri durmuyor. Yangınlarda uçak meselesinden cehalet veya kasıt ürünü nice yalana kadar bunun emarelerini hep birlikte gördük yaşadık. Televizyonlara konuşuyorlar, ‘bir tane helikopter görmedim’ diyor arkasından helikopterler geçiyor. ‘Uçak görmedim’ diyor uçaklar arkasından geçiyor. Sele HES barajlarının yıkılmasından bahsediyor, ya baraj dediğin olay affedersiniz borularla suyun nakledildiği olay olur mu? Bakın bizim barajlarda açık baraj sistemleri vardır ki bunlar gölet sistemidir ve bunlar daha çok yangın göleti diye ifade edebileceğimiz, oralardan bu tür afetlerde helikopterler iner oradan suyu alır ve yangının olduğu yere boşaltır. Ama oradan mesela uçaklarla aynı şeyi yapamazsınız, uçaklarla nereden alıyorsunuz denizden alıyorsunuz. Denizden alıp yangının olduğu yere gelip suyu boşaltıyorsunuz ve 10 saniyedir, 10 saniyede uçak oradan suyu alıp denizden gelip yangının olduğu bölgeye boşaltabiliyor. Tabi bu alanlarda da birçok tedbirler nitekim almamıza da neden oluyor inşallah o adımları da atacağız.”

BOZKURT’TAKİ SEL FELAKATİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bozkurt ilçesinde yaşanan sel felaketinde sosyal medyadaki “HES patladı” iddialarına ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bozkurt’taki santral su depolaması olmayan sadece borudan geçen su ile elektrik üreten regülatör tipi bir tesis, burada da 50 türlü yalana başvurdular. Yani bir defa böyle bir yani boru sistemiyle suyun nakledildiği bu olayda patlama ya da kapaklarının açılması nedeniyle taşkına sebep olması zaten mümkün değil. Bunun da bütün video çekimlerini her şeyini bu olayların olduğu süre boyunca zaten gösterdik. Ben bu yönüyle şahsen sosyal medyaya olumlu bakmıyorum ve sosyal medya ile olan bu noktadaki mücadelemizi de bu yalanları sebebiyle sürdüreceğiz. Vatandaşlarıma tavsiyem de bu yönde olacak, üstelik bu yalan ve iftira kampanyasının en başında da muhalefet adına konuşan siyasetçiler ve milletvekilleri bulunuyor. Yalandan başka hiçbir şey konuşmayanlar sosyal medya mecralarını da adeta kendilerine yuva edinmişler. Gençlerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızı muhalefetin başını çektiği sosyal medya terörüne yalan rüzgârlarına karşı dikkatli olmaya özellikle davet ediyorum. Geleneksel medyada denetim görevini yerine getiren kurulumuz var, inşallah meclisin açılması ile birlikte sosyal medyaya yönelik denetim konusunda da gereken adımları atacağız. Sahada yürüttüğümüz cansiperane mücadelenin kendini bilmez birilerinin yalanıyla baltalanmasına ve gerçeklerin çarpıtılmasına da müsaade etmeyeceğiz.”

“TOPLAM AŞI SAYISINDA 86 MİLYONU GERİDE BIRAKTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kovid’le mücadele çerçevesinde istediğimiz noktada mıyız?” sorusu üzerine, Türkiye’nin salgın sürecini hem sağlık hem kamu güvenliği hem de ekonomik bakımdan en iyi yöneten ülkelerin başında geldiğini söyledi.

En başından beri maske, solunum cihazı, hastanedeki tedaviler ve yoğun bakım konularında Türkiye’nin kriz derecesinde bir sıkıntıyla karşılaşmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pek çok ülkede insanlar aksayan hizmetlere isyan ederken ülkemizde kayda değer hemen hiçbir sorun yaşanmadı. Salgına karşı en büyük ve hatta tek korunma yöntemi olan aşılamada dünyada oldukça bir defa biz önlerde yer alıyoruz. Toplam aşı sayısında 86 milyonu geride bırakarak nüfusumuzun üzerinde bir rakama ulaştık. Tabi bizim özellikle şehir hastanelerimiz çok çok ciddi bir işlev icra ettiler. Yani ilk doz aşıda 45 milyonu, ikinci doz aşıda 34 milyonu, üçüncü doz aşıda 7 milyonu geçtik. Bu sayede, bir ara yükselme seyrinde olan vaka sayımız yeniden 18 binli rakamlara geriledi. İnşallah en kısa sürede bu rakamı çok daha aşağı çekeceğiz” diye konuştu.

“Bir taraftan da bütün dünyada ama Türkiye’de de aşıya karşı bir muhalefet var. Ciddi bir aşı karşıtlığı var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimin karşısında üç doz aşısını olmuş bir Cumhurbaşkanı olarak bulunuyorum. Bir sıkıntı olsaydı herhâlde kendimizi böyle bir riske sokmazdık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aşı tedarikinin dünyada zor olduğu bir dönemde dahi Türkiye olarak erkenden yaptığımız bağlantılarla süreci başlatmıştık. Benim buradaki tezim gönüllülük esasıdır. Yani aşı olmak isteyenler gönüllülük esasına göre aşı olmalıdır. Yani cebren, zorlamayla böyle bir şeyi doğru bulmuyorum. En yüksek risk gruplarından başlayarak kademe kademe aşılama yaşını genel uygulamada 15’e, kronik hastalarda ise 12’ye kadar biliyorsunuz indirdik. Bugün hastanelere başvuranların, hastanelerde yatanların, özellikle yoğun bakımda hayatta kalma mücadelesi verenlerin neredeyse tamamına yakınının aşı yaptırmayanlardan oluştuğunu görüyoruz. Aşı olduğu hâlde hastalananların sayısı çok istisnai seviyede. Bu gerçekleri de görmemiz lazım. Önümüzde böyle net bir tablo olduğu hâlde ilmi ve akli hiçbir gerekçeye dayanmadan aşı karşıtlığı kampanyası yürütülmesini doğru bulmuyorum. Elbette aşı olmamak kişilerin kendi tercihidir ama tercihin başka insanların hayatlarını riske atacak şekilde ortaya konmasına rıza gösteremeyiz. Onun için de gönüllülük esası diyorum şart olmalı.”

“AŞIDA GÖNÜLLÜLÜK ESASI ŞART OLMALI”

“Anladığım kadarıyla aşı konusunda gönüllük esası olsun diyorsunuz, herhangi bir zorunluluktan yana değilsiniz ama sizin de söylediğiniz gibi aşı olanlar da olmayanlardan mustarip onlarla aynı ortamda bulunmaktan dolayı.” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle ne bir hakkı var ne bir yetkisi var. Bu konuda da zorlamaya gerek yok. Her şeyi zaten bu işin bilimsel yanı itibarıyla doktorlarımız, bilim kurulu vesaire onlar anlattılar, anlatıyorlar. Öyleyse bırakalım da bu işin ehli olan kimse onlardan dinleyelim ve cebren böyle bir yola tevessül edilemez. Ben yine söylüyorum ben üç kez aşı olmuş birisiyim. Gönüllülük esası burada şart olmalıdır. Ona göre de isteyen aşısını olur, isteyen olmaz ve bu şekilde de temenni ediyorum ki en kısa zamanda bu badireyi de inşallah atlatmış oluruz” ifadelerini kullandı.

“Bir projenin bitiş süresi geldiğinde o projeyi yapanlarla pazarlık yapıyorsunuz. ‘Şu kadar erkene çek, şu kadar gün önce bitir’ diyorsunuz ve birçoğu zamanından önce bitiyor. Aşı olmayanların bir kısmı ‘Ben Türk aşısını bekliyorum’ diyor. Bu süreçle ilgili bir hızlandırma ya da bu konu ile ilgili olarak bir an evvel Türk aşısının da gündeme gelmesi söz konusu olacak mı?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle cevapladı: “Murat Bey bu inşaat yapmaya benzemez. Bu farklı bir şey. Yani şimdi inşaatta böyle bir şeyi matematik iki kere iki dört diyebilirsin ama yani aşıyla ilgili çalışmaların şu anda başında olanlar hocalarımız vesaire onlar bize kalkıp da böyle bir matematik esasına dayalı bir tarih veremiyorlar ancak tahmini olarak yılsonuna kadar en geç bunu bitireceğiz diyorlar. İnşallah kendi aşımızı en kısa zamanda bitireceğiz diyen hocalarımız da var ve bu konudaki dışa bağımlılığımızı da inşallah azaltmayı hedefliyoruz diye bu müjdeyi bize bu şekilde hep söylediler. Temennimiz odur ki TÜRKOVAC en kısa zamanda elimizde olsun.”

“YÜZ YÜZE EĞİTİMİ BAŞLATACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüz yüze eğitim olabilecek mi yeni eğitim-öğretim döneminde? sorusunu ise “İnşallah olacak. Dün akşam da Bakanımla bu konuyu görüştük. İnşallah yüz yüze eğitimi başlatacağız ve yavrularımız da öğretmenleriyle yüz yüze inşallah çalışmaya başlayacaklar” şeklinde cevapladı.

Ziya Selçuk’un Millî Eğitim Bakanlığı görevinden af talebini yerinde bulduklarını ve yerine Millî Eğitim camiasını tanıyan Mahmut Özer’i göreve getirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Özer ile çalışmaları sürdürdüklerini belirtti.

Tokyo Olimpiyatları’na ilişkin değerlendirmeleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle kadın sporcuların performansıyla ilklerin öne çıkmasının kendilerini sevindirdiğini ifade ederek, şunları kaydetti: “Yani hele hele yani neredeyse iki altına gidiyorduk boksta yani burada Busenazların bir altın bir gümüşte, orada bir haksızlığa da maalesef kurban gitti. Ben inanıyorum ki iki altını almış olsaydık boksta, o tabii çok daha farklı bir şey olacaktı. Bizim yani olimpiyatlardaki derecemizi biraz daha artıracaktı. İki altın iki de gümüş oldu ve dokuz da bronz almak üzere şu ana kadar biz olimpiyatlarda böyle bir performansı yakalamış olduk. Doğrusu ben paralimpikte de daha başarılı olacağımıza inanıyorum. Arkadaşlarımızın da bu noktadaki kararlılığını böyle gördüm. Bundan önceki olimpiyatlara göre bu defa daha başarılı bir şekilde dönecekler, bunu görüyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yeni anayasa ile ilgili hazırlıklarını kendisine gönderdiğini belirterek, şöyle devam etti: “Ben de bu çalışmayı yürüten arkadaşlarıma ve bu işin başındaki arkadaşımıza da o çalışma taslağını da verdim. Arkadaşlarımız onunla birlikte çalışmalarını da yaptılar. Şimdi biz de çalışmamızı belli bir noktaya getirdik, getiriyoruz. Nihai noktaya gelince de çıkan neticeyi ben de Sayın Bahçeli’ye takdim edeceğim ve onların da incelemesinden sonraki durumu tekrar bir değerlendirmeye alacağız.”

“Seçim Kanunu’nda değişiklik olacak mı?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuyla ilgili de yine aynı şekilde genel başkan yardımcım Hayati Bey’in riyasetinde bir ekip, Milliyetçi Hareket Partisi’nden de bir ekiple görüşmelerini yaptılar, yapıyorlar. Bu çalışmaları da bana takdim ettiler, ben de baktım. Şimdi onun üzerinden son çalışmaları da yapıyorlar. Yine çalışmadan sonra da yine Sayın Genel Başkanla bu gelinen noktayı bir müzakere etme şansı bulacağız” açıklamasında bulundu.

MUHALEFETİN ERKEN SEÇİM TALEBİ

Muhalefet partilerinin erken seçim çağrılarının hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Yani bunu artık unuttuk, konuşmuyoruz. Çünkü artık hedef Haziran 2023. Bunu Devlet Bey de müteaddit defalar söyledi, biz de söyledik. Yani muhalefetin başka işi gücü yok sürekli bunlarla meşgul oluyor ve bunlarla meşgul olmakla netice alacağını zannediyor. Böyle bir şeyin netice vermeyeceğini defalarca söylediğimiz hâlde, bırakın da işinize bakın. Ülkeye bir katkınız var mı ülkenin kalkınmasına bir katkınız var mı veyahut ülkede yapılan şu çalışmaya bir katkınız var mı? Bunların söyleyin. Bunlarda böyle bir katkı var mı böyle bir dert var mı? Yok. Hâlâ erken seçim merken seçim. Yani erken seçim olup da bundan bir netice alacaklarından değil, bunlar hedef saptırmaktan başka bir şey de değil. Bu ülke artık açıklanan yol haritasını değiştirmek isteyenlere fırsat vermeyecek. Bizim işimiz var. Biz şu anda çalışıyoruz. Daha çok şeyler yapmamız lazım. Bunlara bu fırsatı vermedik, vermeyeceğiz. Bu ülkede önümüzdeki seçimin tarihi bellidir ve o tarihte bu seçim yapılacaktır.”

Ankara’da 26 fabrikanın açılışında konuşan kaynak ustası Melek Tuğ’un görüntülerini izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tuğ’un meslek lisesini bitirerek, usta noktasına geldiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Dedim ‘Artık üniversiteyi de bitirmen lazım’ ve inanıyorum ki bu azimle üniversiteyi de bitirir. Tabi orada patronun Melek’ten memnun olması, ona orada önde bir yer vermiş olması kadının geldiği yeri göstermesi bakımından çok çok önemli. Firma da tabi sıradan bir firma değil. 250 milyon dolar ihracatı olan bir firma. Bizim Anadolu yakasındaki Türkiye’nin en uzun bayrak direğini bunlar yaptı. Biz de açılışına gitmiştik. Hatta Ulaştırma Bakanımıza onu söyledim. Dedim ‘Bu direğin bir benzerini de Avrupa yakasına yapalım. Anadolu ve Avrupa yakasından iki bayrak direği birbirini selamlasın.’ İnşallah şimdi ikincisini de Avrupa yakasında yapacağız. Kadınımızı hor görmek, onların ilim tahsilinde veya bu tür yerlerde mevki makam sahibi olmasına engel olmak hiç kimseye kazandırmaz. Güveneceğiz ve yolculuğumuza da bu şekilde devam edeceğiz.”

Türkiye’nin eskiden toplu iğne dahi üretemeyen bir ülke olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, toplu iğne üretemezken bugünkü hâle geldik. Mesela şu an IDEF Fuarı çok başarılı bir fuar oldu ve ciddi manada siparişler var.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki işsizlik rakamları ve istihdama ilişkin soruya, “Her zaman tabi söylediğim bir şey var. Bir konuya çok büyük ehemmiyet verdiğimi söyledim. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat. Bu dört başlık bizim için çok önemli. Tabi yatırım olursa arkasında istihdam gelirse onun arkasında ne gelecek? Üretim gelecek. Üretim geldikten sonra da ihracatta uluslararası camiada siz de yerinizi alırsınız” ifadelerini kullandı.

“İHRACATTA 210 MİLYAR DOLAR DUVARINA YAKLAŞTIK”

Türkiye’deki işsizliğin iki buçuk puan rekor düşüşle yüzde 10,6’ya düştüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İnşallah artık bu iyiye doğru bir gidiş olacaktır. Ve güzel olan nokta şu, bütün sektörlerde istihdam artışı yaşandı. Böyle bir dönemdeyiz. Hizmet sektörünün istihdamı salgın öncesi seviyesine yaklaştı. Tabii bizim için önem arz ediyor. Sanayi istihdamı yeniden 6 milyonu aşarak, en yüksek seviyesine ulaştı. Bu çok çok önemli. Salgın kaynaklı istihdam kaybının oldukça üzerinde istihdam artışı sağladık. Türkiye ekonomisi artık toparlanma sürecinin ardından bir atılım içerisine girmiştir. Bunu görmemiz lazım.

Tüm dünyayı sarsan salgın döneminde ekonomimiz önemli bir sınav vermiştir. Yerinde ve zamanında aldığımız tedbirler sayesinde salgından en az etkilenen ekonomilerden biri olduk. 2020 yılını yüzde 1,8 büyümeyle kapattık. Bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 7 gibi güçlü bir büyüme kaydettik. Öncü göstergeler, ikinci çeyrekte yüzde 20’nin üzerinde güçlü büyümeye şimdiden işaret ediyor. Yılsonu büyüme beklentimiz ise orta vadeli programa göre yüzde 5,8’in dahi oldukça üzerinde. İhracatta rekor üstüne rekor kırıyoruz, işte 210 milyar dolar duvarına yaklaştık. 2021 yılı genelinde ihracatın inşallah 210 milyar doları da açmasını bekliyoruz. İşte dün Ticaret Bakanımla da görüştüm, baktım ki neşesi yerinde bayağı da çok çok ciddi ihracatta rakamlar veriyor. Nisan 2012’den bu yana reel kesim güven endeksi en yüksek seviyesine çıkmış vaziyette, bu da tabi ki olumlu sinyalleri veriyor.”

Dünya

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.

İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.

“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”

Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.

Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.

Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.

Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.

“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”

Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya devam edin

Dünya

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

Okumaya devam edin

Dünya

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.

Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.

Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”

“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”

“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.

Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.

“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.

“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.

Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”

Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”

“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.

“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”

Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.

Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkâri, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Siirt, Sinop, Sivas, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya2 gün önce

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Dünya3 gün önce

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya5 gün önce

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Dünya1 hafta önce

“Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”

Dünya2 hafta önce

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

Dünya2 hafta önce

“Türkiye’ye çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımları bulunuyor”

Dünya3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Dünya3 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

Dünya3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Gündem3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Dünya4 hafta önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Adalet4 hafta önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

Adalet1 ay önce

“Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz”

Dünya1 ay önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

Dünya1 ay önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

Dünya1 ay önce

“Sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz”

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’ye dost olan kazanacak husumet besleyen ise kaybedecektir.

Dünya2 ay önce

“Şanghay İşbirliği Teşkilatı, çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biridir”

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da

Dünya2 ay önce

“Biz tarihiyle, zaferleriyle, mücadelesiyle büyük bir milletiz”

Dünya2 ay önce

30 Ağustos Zafer Bayramı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı

Dünya2 ay önce

“Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

Dünya2 ay önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

Dünya2 ay önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

Dünya2 ay önce

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

Dünya2 ay önce

Filistin Devlet Başkanı Abbas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Gündem3 ay önce

“Avusturya ile ticaret hacmini 5 milyar dolara ulaştıracağız”

Dünya3 ay önce

Avusturya Şansölyesi Stocker Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya3 ay önce

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ortak Savunma Anlaşması imzalandı

Dünya3 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Dünya7 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya7 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya6 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya7 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya7 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya5 sene önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya7 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya5 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

Dünya5 sene önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Canan Alime Kocaman

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya7 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya6 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya6 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya7 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya6 sene önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Tekne Firmaları Türkiye5 sene önce

AMERİKA | 2. El Tekne Yelkenli Yat Nasıl Satın Alınır ?

Dünya7 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya6 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya7 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya5 sene önce

İyi ki varsın ; Mehmet Cengiz

Dünya4 sene önce

“14 Mayıs 2023 tarihinde milletimiz, cumhurbaşkanını ve milletvekillerini seçmek üzere sandık başına gidecektir”

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Reklamlar
Reklamlar

PATRONLAR

Dünya2 gün önce

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz...

Dünya3 gün önce

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve...

Dünya5 gün önce

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak...

Dünya1 hafta önce

“Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî teknoloji hamlemizle dünyada...

Dünya2 hafta önce

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı...

Dünya2 hafta önce

“Türkiye’ye çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımları bulunuyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Türkiye’ye 24 yılda çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor....

Dünya3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın...

Dünya3 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz...

Dünya3 hafta önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları,...

Gündem3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı. TBMM’ye gelişinde, TBMM...

Reklamlar

Son Dakika Haber

seers cmp badge