Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından İş Konseyleri Performans Değerlendirme Sistemi kapsamında bu yıl ilk defa düzenlenen Ticari Diplomasi Ödülleri Töreni, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın teşrifleri ile 11 Ocak 2020 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Ödül töreni ile 7 kategoride 14 ödül ve Ticari Diplomasi Onur Ödülü sahiplerini buldu.
DEİK İş Konseyleri Performans Değerlendirme Sistemi kapsamında 2019 yılının Ticari Diplomasinin en iyileri belirlendi. Bu yıl ilk defa düzenlenen ve geleneksel hale gelmesi hedeflenen DEİK Ticari Diplomasi Ödülleri kapsamında “Sponsorluk ve Bütçe Yönetimi”, “Üye İlişkileri ve Kazanımı”, “Medya Görünürlüğü”, “Paydaşlarla İlişkiler”, “Yürütme Kurulu Süreç Yönetimi”, “Hedef Gerçekleştirme”, “Üstün Performans” olmak üzere 7 kategoride 14 ödül ve Ticari Diplomasi Onur Ödülü ile toplam 15 ödül sahibini buldu.
Her kategori için A gurubu ve B-C grubu ülkeler olmak üzere ikişer birincinin olduğu DEİK Ticari Diplomasi Ödülleri’nde, Ticari Diplomasi Onur Ödülü de Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’a takdim edildi.
“Ticaret diplomasisinin ve uluslararası ilişkilerin rolü, daha önemli bir hale geldi”
T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ticari Diplomasi Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, DEİK’in bir STK kuruluşu olmasının ötesinde Türk özel sektörünün ticaret hayatında birlikteliğini temsil ettiğini belirterek, “Kapsayıcı ve birleştirici alt yapısı ile dünyanın hemen her ülkesinde muhatap kuruluşlar ile kurduğu ilişkiler sayesinde eşine az rastlanır bir kurumsal yapıda faaliyet gösteren, benim de çok önem verdiğim bir kuruluşumuzdur” dedi. Ticaret savaşları, koruyucu önlemler ve yakın coğrafyalarda yaşanan çatışmaların küresel ticareti olumsuz etkilediğini söyleyen Pekcan, “Özellikle küresel ticareti düzenleyen Dünya Ticaret Örgütü ve burada yürütülen ticari müzakerelerin geleceğinin tartışıldığı bir süreç içerisindeyiz. Böyle bir ortamda ticaret diplomasisinin ve uluslararası ilişkilerin rolü, daha önemli bir hale gelmiştir. Gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisinden aldığı pay, 2000 yılında yüzde 43,2 iken 2018 yılında bu oran yüzde 59,2’ye yükseldi. Gelişmekte olan ülkeler, küresel ekonomiden daha fazla pay almaya başlamışlardır. Aynı şekilde küresel mal ticaretinde gelişmekte olan ülkelerin payı 2000 yılında yüzde 34,7 iken 2018 yılında bu oran 48,3’e yükselmiş. Ticaret savaşları da böyle başlıyor. Her ne kadar ABD- Çin ekonomisi arasında bir ticaret savaşıymış gibi görülmekle beraber genel çerçeveden bakıldığında bu ticaret savaşı tüm küresel ekonomiyi etkilemektedir.” diye konuştu.
“İş Konseylerinin çalışmaları ilerleyen dönemde ihracatı artıracak”
İş konseylerinin çalışmalarının ilerleyen dönemde ihracatı önemli ölçüde artıracağına yürekten inandığını söyleyen Pekcan, “2016-2017 Ekim aylarında dünyada korumacılık önlemlerine tabi küresel ticaret hacmi 79 milyar dolarken, 2018-2019 Ekim aylarına baktığımızda bu tutar 10 kat artarak 747 milyar dolara yükseldi. Türkiye’ye baktığımızda 2017 yılında ihracatımızın 893 milyon doları ticari korumacılık önlemlerine tabiyken, 2018 yılında 7,7 milyar dolar 2019 yılında ise 10,8 milyar dolara ulaştı. Biz bu şartlar altında ticaretimizi büyütmeye, ihracatımızı artırmaya çalışıyoruz.
Önümüze çekilmeye çalışılan bariyerleri ticari diplomasinin imkanları ile aşmaya çalışıyoruz. Ticaretimizin artmasında DEİK ve TİM gibi kuruluşlarımızın devreye girmesi de kritik bir rol oynuyor. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, 2019 ilk 9 aylık dönemde, en çok ihracatını artıran ülkeler sıralamasında 7’inci sıradayız. Katkılarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. 2020’de daha fazla efor sarf etmenizi bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
DEİK Tarihinde Bir İlk: Ticari Diplomasi Ödülleri
Ödül töreninde konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, bu yıl ilki düzenlenen ve geleneksel hale gelmesini hedefledikleri Ticari Diplomasi Ödülleri için duyduğu heyecanı ve mutluluğu dile getirdi. DEİK’i büyük bir ağaca benzettiğini belirten Olpak, “35 yıldır, iş insanlarımızın dış dünyaya iş platformu olarak, ülkemizin ticari diplomasisini yürütme görevini birlikte başarıyoruz. DEİK ağacımızın dalları olan İş Konseylerimizin azmine ve ufkuna güveniyor ve gurur duyuyoruz. Tüm dünyaya yayılmış 146 İş Konseyimizle Türkiye’nin ticari diplomasisini yürüten öncü bir kurumuz” dedi. Ölçülemeyen bir başarıdan, ya da başarısızlıktan bahsedilemeyeceğine dikkat çeken Olpak, “Başarısızlığı hem eleştirmek hem de analiz ederek düzeltmeyi amaçlarken başarıyı da ödüllendirmenin gereğine inanırız. Bu yaklaşımdan hareketle Performans Değerlendirme Sistemimizi de 2019’un başı itibarıyla hayata geçirdik. Bu değerlendirme sisteminin sonuçları çerçevesinde, Ticari Diplomasi Ödül törenimizi düzenledik. DEİK tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. Bu nedenle, son derece mutlu ve heyecanlıyız” diye konuştu.
DEİK’in Çalışmaları ve Hedefleri
DEİK’in 2019 yılındaki çalışmalarını ve hedeflerini değerlendiren Olpak, “Cumhurbaşkanımız ile yurt dışında 20, Ticaret Bakanımızla ise yerelde ve yurt dışında 42 etkinlik yaparken, toplamda, 3500’e yakın etkinlik gerçekleştirdik. Organizasyonlarımızda, yurt dışından 12 Devlet Başkanı, 5 Başbakan ve 100’e yakın Bakan ağırladık. Son olarak Güney Sudan’ın da eklenmesiyle, İş Konseyleri sayımızı 146’ya Kurucu kuruluşlarımıza ilave olarak, firma bazında üye sayımızı ise, 1.300’e çıkarttık. Konseylerimizdeki üye sayımız ise 3.370 oldu. Hedefimiz, önce 3.000, sonra da 5.000 firma bazlı üyelik. 3. ülkelerde ortak projeler geliştirmek, en önemli hedeflerimizden birisi. 4 ülkeyle, ayrı ayrı görüşüyoruz, artık proje bazına geçme aşamasına geliyoruz. Türk diasporasının; ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkı sağlamak için Dünya Türk İş Konseyi(DTİK) olarak, dünya genelindeki 6 bölgemizde, tüm hızımızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sayın Ticaret Bakanımızla Asya Pasifik ve Afrika İş Konseyleri Başkanları Çalışma Toplantılarımızı düzenledik, diğer bölgelerle önümüzdeki süreçte devam edeceğiz. Pratik kadar teorinin de önemine inanarak, “4. Yurtdışı Yatırım Endeksi Raporumuzu”, “AB-Brexit Raporumuzu” ve “Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi” raporlarımızı hazırladık. DEİK ve İstanbul Anadolu Yakası OSB üyeleri arasında bir köprü kurmak için, bir irtibat ofisi açtık. KOSGEB ve Maarif Vakfı ile iş birliklerimizi geliştirmek için, protokoller imzaladık. YTB ve TİKA ile olan iş birliği anlaşmalarımız ise hazır, kısa sürede imzalayacağız” şeklinde konuştu.
Birçok İş Konseyi aidat artışı yapmadı
Firmaların yurt dışına açılmalarını kolaylaştırmak adına DEİK aidatında, ilk defa üye olacak firmalar için ilk yılda yüzde 60’lık çok önemli bir indirim yaptıklarını hatırlatan Olpak “İş Konseyi aidatlarımızda da yüzde 20 indirim gerçekleştirdik. Ayrıca pozitif ayrımcılık yaparak tüm DEİK üyesi firmalara yurt içi ve yurt dışı tüm etkinliklerimizde yüzde 20 indirim yapmaya karar verdik. İnanıyoruz ki bu cazip yaklaşımlardan faydalanarak bu kapıdan içeri giren bir üyemiz kolay kolay bu aileden ayrılmak istemeyecektir. 2020 yılı için İş Konseyi aidatlarımız genel kurulumuzda belli oldu. Birkaç tane iş konseyimiz hariç iş konseylerimiz yeni yıl aidatlarında artış gerçekleştirmedi. Artış yapan birkaç konseyimiz de bunu çok küçük oranlarda yaptılar” dedi.
“Ülkemiz ve iş dünyamız için yeni başarılara birlikte imza atmaya devam edeceğiz”
Daima nitelik ve nicelik açısından daha iyisini yapmanın her zaman öncelikleri olduğunu dile getiren Olpak, “İyi yapılmış işleri takdir etmeye, alkışlamaya, motivasyonumuzu yükseltmeye ihtiyacımız var. Bu yıl ilkini düzenlediğimiz ödül törenimiz, bundan sonraki yıllarda da geleneksel hale gelecek ve iş konseylerimiz için, bir motivasyon kaynağı olacak. DEİK olarak, ülkemizin ticari diplomasisini daha etkin bir şekilde yürüterek, yeni hedeflere doğru kendinden emin ve güçlü adımlarla yürümeye, ülkemiz ile iş dünyamız için var gücümüzle çalışmaya ve yeni başarılara birlikte imza atmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Ticari Diplomasinin En İyileri Belli Oldu
Sponsorluk ve Bütçe Yönetimi Kategorisi:
A grubu ülkelerin birincisi Türkiye- ABD İş Konseyi oldu ve İş Konseyi BaşkanıMehmet Ali Yalçındağ ödül aldı.B-C gurubu ülkelerin birincisi ise, Türkiye- Nijerya İş Konseyi oldu veİş Konseyi BaşkanıOsman Aksoy ödül aldı.
Üye İlişkileri ve Kazanımı Kategorisi:
Sektörel İş Konseylerinden Sağlık İş Konseyi birinci oldu ve İş Konseyi Başkanı Orhan Gazi Yiğitbaşı ödül aldı.B-C gurubu ülkelerin birincisi ise, Türkiye- Suriye İş Konseyi oldu ve İş Konseyi Başkanı Sait Kılıç ödül aldı.
Medya Görünürlüğü Kategorisi:
A grubu ülkeler birincisi Türkiye- ABD İş Konseyi oldu ve İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ödül aldı.B-C gurubu ülkelerin birincisi ise, Türkiye- Macaristan İş Konseyi oldu ve İş Konseyi Başkanı Adnan Polat ödül aldı.
Paydaşlarla İlişkiler Kategorisi:
A grubu ülkelerin birincisi, Türkiye- Çin İş Konseyi oldu ve İş Konseyi Başkanı Murat Kolbaşı ödül aldı.B-C gurubu ülkelerin birincisi ise Türkiye- Angola İş Konseyi oldu ve İş Konseyi Başkanı Abdullah Eriş ödül aldı.
Yürütme Kurulu Süreç Yönetimi Kategorisi:
A grubu ülkeler birincisi, Türkiye- Azerbaycan İş Konseyi oldu ve İş Konseyi Başkanı Selçuk Akat ödül aldı.B-C gurubu ülkelerin birincisi ise Türkiye- Bulgaristan İş Konseyi oldu ve İş Konseyi Başkanı Osman Ak ödül aldı.
Hedef Gerçekleştirme Kategorisi:
Özel Amaçlı İş Konseylerinden birincisi Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi oldu veİş Konseyi Başkanı Mahmut Volkan Kara ödül aldı.B-C gurubu ülkelerin birincisi Türkiye- Sırbistan İş Konseyi oldu ve İş Konseyi Başkanı Bayram Akgül ödül aldı.
Üstün Performans Kategorisi:
A grubu ülkeler birincisi Türkiye- ABD İş Konseyi oldu veİş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ödül aldı.B-C gurubu ülkelerin birincisi Türkiye- Libya İş Konseyi oldu ve İş Konseyi Başkanı Muzaffer Aksoy ödül aldı.
Ticari Diplomasi Ödül Töreni’nde, İş Konseylerine verilen ödüllerin ardından DEİK Başkanı Nail Olpak, Ticari Diplomasi Onur Ödülü‘nü T.C Ticaret BakanıRuhsar Pekcan‘a takdim etti. Tören, aile fotoğrafının çekilmesi ile sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.