Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü, hedeflerimize ulaşmış olarak, şanına layık kutlamalarla karşılayacağız”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 27. Dönem 4. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bu yıl, Büyük Millet Meclisimizin dualarla, tekbirlerle, heyecanla, coşkuyla açılışının 100. yıl dönümüydü. Koronavirüs salgınının yayılma günlerine denk gelmesi sebebiyle, bu önemli yıl dönümünü, maalesef arzu ettiğimiz görkemde kutlayamadık. İnşallah Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü, hedeflerimize de ulaşmış olarak, şanına layık kutlamalarla karşılayacağız” dedi.PlayCurrent Time0:00/Duration Time0:00Loaded: 0%Progress: 0%0:00Fullscreen00:00Mute

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 27. Dönem 4. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın genel kurulda yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 27. Dönem 4. Yasama Yılı’nın ülkemize, milletimize, bu yüce kuruma, tüm milletvekillerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Açılışından bugüne Büyük Millet Meclisimizin üyesi sıfatıyla ülkemize hizmet eden tüm milletvekillerimizi saygıyla yâd ediyorum. Bir asırdır bu çatı altında görev yapmış milletvekillerimizden dar-ı bekaya irtihal etmiş olanlara Allah’tan rahmet, hayatta bulunanlara sağlık ve afiyet diliyorum.  Meclisimizin ilk Başkanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ülkemizin gelişip kalkınmasında emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Bin yıldır üzerinde yaşadığımız bu toprakların vatan hâline dönüştürülmesi için cansiperane mücadele veren aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, minnetle, hürmetle anıyorum. Hâlen sınırlarımız içinde ve dışında bu mücadeleyi sürdüren güvenlik ve istihbarat güçlerimize başarılar temenni ediyor, Rabbim hepsini muhafaza etsin, muzaffer eylesin diyoruz.

“TARİHİMİZİ NE KADAR İYİ BİLİR VE SAHİP ÇIKARSAK, GELECEĞİMİZE O DERECE GÜVENLE BAKABİLİRİZ”

Bu mücadelenin kıyamete kadar süreceğini bilerek, daima hazırlıklı, daima güçlü, daima tedbirli olacağız. Cumhuriyetimizin 100’üncü senesi, İstanbul’un Fethi’nin 600’üncü senesi, Malazgirt Zaferi’nin 1.000’inci senesi gibi sembolik yıl dönümlerine, ecdadın maddi ve manevi mirasını yaşatmak için önem veriyoruz. Tarihimizi ne kadar iyi bilir, ona ne kadar iyi sahip çıkarsak, geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz. Tüm adımlarımızı işte bu anlayışla atıyoruz.

Henüz birkaç asırlık geçmişe sahip toplulukların ve devletlerin kendilerine köklü tarihler uydurma gayretlerinin gerisinde, işte bu hakikat vardır. Türkiye, gerisinde, kesintisiz ve çok geniş bir coğrafyaya yayılmış 2 bin 200 yılı aşkın devlet geleneği olan dünyadaki nadir ülkelerden birisidir. Böyle bir ülke, kökü de, geleneği de, ahlakı da olmayan, gücünü sömürgecilikten ve açgözlülükten alan devletlerle aynı yöntemleri kullanamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisimizin yasama alanında temsilcisi olduğu kadim ve asil duruş, evlatlarımıza bırakacağımız en kıymetli hazinedir. Ülkemizin terörle mücadelesinde ve uluslararası alanda haklarını koruma gayretlerinde net tutum sergileyen Meclisimizin tüm mensuplarına şükranlarımı sunuyorum.

MECLİSİMİZ, MİLLETİMİZLE BİRLİKTE TÜM DOSTLARIMIZIN DA UMUT KAYNAĞI OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR

Aynı şekilde, Kıbrıs ve Azerbaycan Türklerinden, Balkanlar ve Kuzey Afrika’ya kadar her yerde kardeşlerimize samimi destek veren Meclisimiz, milletimizle birlikte tüm dostlarımızın da umut kaynağı olduğunu göstermiştir.

Bu yıl, Büyük Millet Meclisimizin dualarla, tekbirlerle, heyecanla, coşkuyla açılışının 100’üncü yıl dönümüydü. Koronavirüs salgınının yayılma günlerine denk gelmesi sebebiyle, bu önemli yıl dönümünü, maalesef arzu ettiğimiz görkemde kutlayamadık. İnşallah Cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yıl dönümünü, hedeflerimize de ulaşmış olarak, şanına layık kutlamalarla karşılayacağız.

Bizim Meclisimiz herhangi bir Meclis değildir. Burası, ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle, millî iradenin tecelligâhı olmuş yerdir. Burası, ‘Ya istiklal ya ölüm’ şiarıyla ülkemizin İstiklal Harbi’ni bizzat yönetmiş gazi bir Meclis’tir. Burası, ‘Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım’ meydan okuyuşuyla istiklaline ve istikbaline sahip çıkan bir milletin, evidir.

“ÜLKEMİZİN ELDE ETTİĞİ TÜM KAZANIMLARDA EN BÜYÜK PAY SAHİBİ MECLİSİMİZDİR”

Burası, coğrafyamızdaki son sığınağımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Meclis’tir. Türkiye’nin çok partili siyasi hayata geçmesiyle başlayan demokratik dönüşümler de, hep Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gerçekleştirilmiştir. Nice darbelere ve darbe girişimlerine, muhtıralara, vesayetin sinsi oyunlarına rağmen bu kutlu çatı, daima temsilcisi olduğu milletin onurunu korumuştur.

Elbette burada hatırlamak istemediğimiz kimi müessif hadiseler de yaşanmıştır. Ama bu durum, Meclisimizin temsil ettiği değerlerin yüceliğine halel getirmez. Özellikle 15 Temmuz gecesi bu Meclis’in ortaya koyduğu cesur ve kararlı duruş, dünya demokrasi tarihine geçmiştir. Türkiye’yi demokrasiye bedel ödemeden sahip olmuş bir ülke diye itham edenler, umarız 15 Temmuz gecesi bu bühtanlarından dolayı utanç duymuşlardır. Milletimizin yaşadığı veya savuşturduğu her sıkıntının ardından, millî iradenin tecelligâhı olan Meclisimiz üstlendiği sorumluluğun gereğini yerine getirmeyi bilmiştir. Ülkemizin elde ettiği tüm kazanımlarda en büyük pay sahibi Meclisimizdir.  Sadece son 18 yılda bu çatı altında gerçekleştirilen reformlar, yapılan düzenlemeler, alınan kararlar, sergilenen takdire şayan tutumlar, özellikle hayranlık verici bir başarı hikâyesidir.

“TÜRKİYENİN 2023 HEDEFLERİNE ULAŞMA YOLCULUĞUNDA, MECLİSİMİZE DÜŞEN DAHA ÇOK GÖREVLER VAR”

İnşallah önümüzdeki dönemde Meclisimiz, çok daha büyük başarılarla tarih yazmayı sürdürecektir. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşma yolculuğunda, Meclisimize düşen daha çok görevler var. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, diğer kurumlarımız gibi Meclisimizin de kendi alanına yoğunlaşabilmesine imkân sağlamıştır. Elbette böylesine köklü yönetim sistemi değişikliklerinin ideal uygulama seviyesine gelmesi vakit alacaktır. Eski alışkanlıklarla yeni bir sistemi sürdürmenin zorluklarını her alanda yaşıyoruz. Ama her geçen gün yasama, yürütme ve yargının yeni sistem doğrultusunda kendini geliştirdiğini görüyoruz. Yeni reformlarla, hukuki ve icrai olarak tespit ettiğimiz aksaklıkları gideriyor, çıtayı sürekli yukarıya taşıyoruz. İnşallah Türkiye, bu konuda da dünyaya örnek olacak başarılara imza atacaktır.

Meclisimizin yeni yasama yılında, bu çerçevede çok önemli çalışmalar gerçekleştireceğine inanıyorum. Siyasi rekabet ile ülkeye ve millete hizmet yarışı arasındaki çizginin en iyi konduğu ve korunduğu yerin Meclisimiz olması gerektiğini düşünüyorum. Yeni dönemde Meclis çalışmalarına katkı verecek her partiden milletvekilimize şimdiden teşekkür ediyorum. Millet olarak son dönemde her yılımızı, geçmişte on yıllar boyunca yaşanan gelişmelere ve daha fazlasına şahit olduğumuz bir kesafette geçiyoruz.

“2. DÜNYA SAVAŞI SONRASINDA, GALİPLER TARAFINDAN KURULAN ULUSLARARASI DÜZEN, ARTIK HER ALANDA ÇATIRDIYOR”

Bu durumun iki önemli sebebi vardır. Birincisi, Türkiye’nin istikrarsızlıklar, çekişmeler, kavgalar, krizler sebebiyle uzunca bir süre ihmal ettiği demokratik ve ekonomik atılımları bu dönemde hayata geçirmiş olmasıdır. Tabii bu atılımların her biri, içeride ve dışarıda çıkarları zarar görenlerin çok büyük direnişleriyle, çok büyük saldırılarıyla karşılaştı. Milletimizin ve onun temsilcisi olan Meclisimizin desteğiyle, karşımıza çıkan engelleri birer birer aşarak, hamdolsun bugünlere geldik.

Gelişmelerin bu derece hızlanmasının ikinci sebebi, dünyanın geldiği yeni yol ayrımıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında, galipler tarafından kurulan siyasi ve ekonomik uluslararası düzen, artık her alanda çatırdıyor. Salgın döneminde yaşananlar, bu yıkılışın çok daha açık şekilde görülmesini sağlamıştır.

Birleşmiş Milletler’den başlayarak, mevcut küresel düzenin tüm insanlığı kucaklayacak şekilde işleyişinden sorumlu kurumların hemen tamamı tıkanmıştır. Dünyanın karşılaştığı yeni sınamalar, yeni krizler, yeni ihtiyaçlar karşısında etkisiz kalan bu kurumlar, kırılganlığı daha da artırıyor. Gelişmiş denen ülkelerin, gerçek bir kriz durumunda kendi vatandaşlarına dahi hayırlarının dokunamadığı görülmüştür. Velhasıl, koskoca yerkürenin bir avuç muhterisin ipoteği altına alındığı bu çarpık düzenin aynı şekilde devam etme şansı kalmamıştır. Bir süredir her platformda dile getirdiğimiz’“Dünya 5’ten büyüktür’ tespiti, işte bu gerçeğin ifadesidir.

Ya mevcut kurumlar güvenliği, istikrarı ve refahı insanlığın tamamına yansıtacak şekilde yeniden yapılanacak, ya da bu ihtiyacı karşılayacak yeni kurumlar inşa edilecek. Biz, her şeye rağmen, mevcut kurumların hakkaniyete uygun şekilde yeniden yapılanmasıyla, bu ihtiyacın karşılanabileceğini düşünüyoruz. Küresel düzenin işleyişinin değişmesi gerektiği tespitimizi ilk söylediğimizde konuya mesafeli yaklaşanlar bulunuyordu. Salgın sürecinde ortaya çıkan tablonun ardından, bu kesimlerin de bize destek vermeye başladıklarını görüyoruz.

“DÜNYANIN, HERKESE YETECEK KAYNAKLARININ ADALETLİ ŞEKİLDE DAĞILIMINA İHTİYACI VARDIR”

Burada bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Dünyanın, doğusu ve batısıyla, kuzeyi ve güneyiyle her köşesinin güvenliğe ihtiyacı vardır. Dünyanın, nerede yaşarsa yaşasın tüm insanların huzuruna ihtiyacı vardır. Dünyanın, herkese yetecek kaynaklarının adaletli şekilde dağılımına ihtiyacı vardır. Dünyanın, Rabbimizin bize emaneti olan havasının, suyunun, ağacının, tüm güzelliklerinin korunmaya ihtiyacı vardır. Bunları sağlayacak bir küresel yönetim düzeni kurmamız şarttır.

Aksi takdirde dünyanın dört bir yanında, ucu gelişmiş ülkelere de dokunacak şekilde, çatışmaların, acıların, zulümlerin, yağmaların yeniden başlaması kaçınılmaz hâle gelecektir. Türkiye olarak, insanlığı işte böyle bir tehditten kurtaracak çözümleri gündeme getirmenin, tartışmanın ve inşallah neticeye ulaştırmanın gayreti içindeyiz. Bu çerçevede Meclisimizin de üzerine düşenleri bihakkın yerine getirdiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz.

“AZERBAYCANLI KARDEŞLERİMİZİN İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARINI KURTARMA VE VATANLARINI KORUMA MÜCADELELERİNDE YANLARINDAYIZ”

Ülke olarak, küresel krizlerin en çok yaşandığı coğrafyanın tam merkezinde yer alıyoruz. Balkanlarda, yaklaşık 30 yıl önce yaşanan trajik katliamların ve çatışmaların izleri hâlâ tazedir. Bölgenin kalıcı barışa ve huzura kavuşamadığı da ortadadır. Karadeniz’de, Kırım’ın işgali ile başlayan kriz, her an yeniden tırmanma potansiyeline sahiptir. Kafkasya, her karış toprağıyla yeni çatışma potansiyelini bünyesinde barındıran bir kriz alanı olma vasfını sürdürüyor. Nitekim Dağlık Karabağ’ı işgal eden Ermenilerin Azerbaycan’a saldırısıyla başlayan çatışmalar, bunun en somut örneğidir. Burada bir kez daha, Azerbaycanlı kardeşlerimizin işgal altındaki topraklarını kurtarma ve vatanlarını koruma mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyorum. Özellikle Minsk Üçlüsü denilen Amerika, Rusya, Fransa ve bunların hâlâ 30 yıla yakın zamandır bu sorunu ihmal ettikleri için bugünlere yansıyan bu olumsuz gelişmeler karşısında ateşkeş arayışında olmaları her şeyden önce kabul edilebilir bir şey değildir. Ha bir şey mi istediniz, o zaman işgalcilerin bu topraklardan çıkmaları gerekir ki burada bir çözüme ulaşılsın. 1 milyon kilometrekarelik alandan ayrılmış olan Azeri kardeşlerimiz şu anda topraklarına dönecekleri günü bekliyor. Onun hazırlığı içerisindeler. Buna kimse yanaşmıyor. Önce bir defa bunu masaya koyun. Bunların biz Sayın Putin ile görüştük, Sayın Macron’la da görüştük ama hep oturdular konuştular, netice yok. İşte şimdi netice zamanı. Azeri kardeşlerimiz de kendi göbeklerini kesmenin adımını attılar. Ermenilerin, kadim Azerbaycan toprağı Karabağ’ı işgaline ve gerçekleştirdikleri sivil katliamlarına karşı kör, sağır, dilsiz kalanların, bugün sergiledikleri tavır da ikiyüzlülüktür. İşgalcilere sessiz kalıp vatanlarını savunanları ve onların yanında yer alanları suçlayanların sözünün bizim nezdimizde kıymeti yoktur.  Türkiye olarak, kendimizi ‘iki devlet tek millet’ olarak gördüğümüz Azerbaycanlı kardeşlerimize tüm imkânlarımızla ve tüm kalbimizle destek vermeyi sürdüreceğiz.

Karabağ’ın işgal edildiği dönemde, rahmetli Abdürrahim Karakoç’un şu dizelerinde dile getirdiği hissiyatı, bugün adeta canlı olarak yaşıyoruz: ‘Böyle geldi, böyle gitmez bu oyun/Zalimleri iflah etmez bu oyun/Umdukları gibi bitmez bu oyun/Mazlumların ekmeği, tuzu bizdedir/Sizdeki yaranın özü bizdedir.’ Evet… Zalimleri iflah etmeyen bu alçak oyun, inşallah bozuluyor.

“BÖLGEDE KALICI BARIŞIN YOLU, ERMENİLERİN İŞGAL ETTİKLERİ HER KARIŞ AZERBAYCAN TOPRAĞINDAN GERİ ÇEKİLMELERİNDEN GEÇİYOR”

Bu bölgede kalıcı barışın yolu, Ermenilerin işgal ettikleri her karış Azerbaycan toprağından geri çekilmelerinden geçiyor. Ermenistan yönetimini, her şeyi bir kenara bırakıp ısrarla Türkiye’ye iftira atma gayreti de kurtaramayacak. Bu haydut devlete destek verenleri, kendilerine insanlığın ortak vicdanı önünde hesap sorulacağı konusunda ikaz ediyorum. Rabbim Azerbaycanlı kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun. Bu mücadelede şehit düşenlere Allah’tan rahmet, yaralılara Allah’tan şifa diliyorum. 

Kriz haritasına, biraz daha güneye inerek bakmaya devam ettiğimizde, karşımıza körfez bölgesi çıkıyor. İran-Irak Savaşından Kuveyt’in işgaline, Yemen’deki çatışmalardan Katar’a yönelik tehditlere kadar pek çok sorunla boğuşan körfez bölgesi hâlen kaynamaya devam ediyor. Bu vesileyle, önceki gün hayatını kaybeden, bölgenin aklıselim ve sağduyu sahibi yöneticilerinden biri olarak gördüğümüz Kuveyt Emiri El-Ahmet El-Cabir El-Sabah’a Allah’tan rahmet diliyorum. Merhum El-Sabah’ın aksine, kimi bölge ülkelerinin yöneticilerinin kendilerini inkâr edercesine yürüttükleri, akılla, mantıkla, insafla, vicdanla uyuşmayan politikalar, krizi daha da derinleştiriyor. Bu ülkelerin bir kısmı, gerçekleri dile getirdiğimiz, mazlumun ve hakkaniyetin yanında yer aldığımız için bizi hedef alıyor. Unutulmamalıdır ki, söz konusu ülkeler dün yoktu, yarın da muhtemelen olmayacaklar; ama biz Allah’ın izniyle bu coğrafyada ilelebet bayrağımızı dalgalandırmayı sürdüreceğiz. Irak’ta, Körfez Savaşı’ndan beri süren istikrarsızlıklar, en çok ülkemize zarar vermiştir. Bölücü terör örgütü, yıllarca Irak’ın sınırımıza yakın bölgelerini üs olarak kullanıp ülkemizde kanlı eylemler yapmıştır.

Son dönemde, terör tehdidini kaynağında kurutma stratejimiz çerçevesinde, Irak sınırındaki örgüt yuvalarını birer birer ortadan kaldırıyoruz. Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin de rahatsız olduğu bu fitne çukurlarını tamamen bitirene kadar operasyonlarımız sürecek. Bağdat yönetiminin, Türkmen kardeşlerimizin de haklarını gözetecek şekilde, bir an önce ülkede siyasi birliği ve toprak bütünlüğünü sağlaması en büyük temennimizdir.

“TÜRKİYENİN 40 YILLIK TERÖRLE MÜCADELESİNDE SURİYE, HER ZAMAN KRİTİK BİR KONUMDA YER ALMIŞTIR”

Bölgemizde 10’uncu yılına ulaşın Suriye krizi, hiç şüphesiz coğrafyamızın en trajik, en kanlı, en acı meselesidir. Üstelik bu meselenin her boyutu, bizi çok yakından ilgilendiriyor. Öncelikle, bu ülkeyle 911 kilometrelik bir sınıra sahibiz. Sınırın her iki yanında yaşayan halklar binlerce yıllık bir ortak geçmişi paylaşıyor. Bu köklü geçmişin beraberinde getirdiği çok geniş ve derin insani, kültürel, sosyal ve hatta ekonomik ilişkiler vardır.

Türkiye’nin 40 yıllık terörle mücadelesinde de Suriye, her zaman kritik bir konumda yer almıştır. Üstelik ülkenin istikrarsızlaştığı son 10 yılda, burada en etkili terör örgütleri DEAŞ ve PKK-YPG olmuş ve bunu hâlâ dirayetle sürdürmeye devam ediyorlar. Suriye’deki zülüm ve savaştan kaçan 4 milyona yakın insanı şehirlerimizde biz misafir ediyoruz. Aynı şekilde Suriye içindeki 4 milyon mazlumun ihtiyaçlarını da yine biz karşılıyoruz. Dünyada, Suriye meselesine her boyutuyla müdahil olma hakkına sahip bir ülke varsa, o da Türkiye’dir. Her kim ‘Türkiye’nin Suriye’de ne işi var’ diyorsa, ya bölgeyi ve tarihini bilmiyordur, ya da kafasında başka hesaplar yapıyordur. Türkiye, Suriye’de, ülkenin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü temelinde bir çözüm bulunana kadar, sınırlarını güvenlik altına almak için her yolu ve yöntemi kullanmayı sürdürecektir. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı Harekâtlarımızı bu amaçla gerçekleştirdik. İdlib’te de bu amaçla bulunuyoruz. Sınırlarımızı terör örgütlerine ve onları maşa olarak kullananlara teslim etmedik, etmeyeceğiz.

Güvenli hâle getirdiğimiz bölgeler dışında kalıp da, hâlen ülkemize ve kardeşlerimize yönelik saldırıların kaynağı durumundaki her yerde, son teröristi de imha edene kadar harekâtlarımızı sürdüreceğiz. Lafa gelince hümanizmi, insan haklarını, ötekine saygıyı dillerinden düşürmeyenlerin sırtlarını döndükleri, ülkelerine sokmamak için her yolu denedikleri mazlumlara sahip çıkmayı biz sürdüreceğiz.

“SURİYE’DEKİ KRİZE SİYASİ ÇÖZÜM BULUNMASI İÇİN YÜRÜTÜLEN ÇABALARIN EN ETKİN DESTEKÇİSİ TÜRKİYE’DİR”

Avrupa Parlamentosu’nda, Avrupa’daki 100 binin üzerindeki kayıp mülteci çocuk konusunu gündeme getiren, yine ülkemizden bir milletvekilimiz olmuştur. Suriyeli sığınmacıların iaşe, ibate ve barınması için ülkemize 3 milyar Avro+3 milyar Avro sözü veren, sonra da kırk dereden su getirerek bunun çoğunun üzerine yatan yine Avrupa Birliği olmuştur. Bir de doğru konuşmayalım mı, dürüst değiller. Biz onlara her şeyi rakamlarıyla sunduk. İspat mı istiyorsunuz, buyrun yaptığımız yatırımları gelin yerinde görün. Ama işlerine gelmiyor. Kendi güvenlik ve refah kaygılarıyla insanlığın asgari şartlarını dahi bir kenara bırakanlardan ülkemizin gösterdiği erdemli tavrı anlamalarını beklemiyoruz.

Bugüne kadar 411 bin Suriyelinin gönüllü ve güvenli bir şekilde evlerine dönmesi, ülkemizin doğru olanı yaptığını gösteriyor. Suriye’deki krize siyasi çözüm bulunması için uluslararası platformlarda yürütülen çabaların da en etkin destekçisi Türkiye’dir. İnşallah o gün gelene kadar, hem sınırlarımızı korumayı, hem mazlumlara sahip çıkmayı sürdüreceğiz.”

TBMM 27. Dönem 4. Yasama Yılı Açış Konuşması – Tam Metin

Dünya

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için Türkiye’de bulunan Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşme öncesinde Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’i resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından 21 pare top atışı eşliğinde iki ülkenin millî marşları çalındı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Sırbistan bayrakları önünde el sıkışarak basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, daha sonra baş başa görüşmelerini ve Türkiye-Sırbistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi üçüncü toplantısını gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da TİKA tarafından restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi.

Konuşmasına gönülleri böylesi güzel bir vesileyle buluşturan Allah’a hamt ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanı dolduranlara gösterdikleri sabır, muhabbet ve ahde vefa için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorum ki Üsküp’ten geldiniz, biliyorum ki İşkodra’dan geldiniz, saatlerce burada beklediniz ve bugün Arnavutluk’ta her bakımdan dolu dolu bir gün geçiriyoruz. Kosova’dan gelen kardeşlerim var, onlara da kalbi selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aramızdaki kardeşliğin nişanesi olan eserleri, projeleri hizmete açmanın sevincini paylaşıyoruz” diye konuştu.

Bu sabah Türkiye tarafından Laç’ta inşa edilen deprem konutlarının teslimini gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Eylül ve 26 Kasım 2019 tarihlerinde meydana gelen depremlerin yaralarının sarıldığını görmekten büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Depremzedeler için inşa edilen 522 konutun bugün tesliminden milleti adına iftihar duyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “O dönemde Başbakan Edi Rama kardeşimle sürekli irtibat hâlinde olduk. Bu eserler meydana geldi. Az önce Arnavutluk Meclisi’nde sizlerin temsilcilerine hitap etme imkânı buldum. Şimdi de Ethem Bey Camimizin TİKA tarafından yapılan restorasyonu sonrasında yeniden ibadete açılışının bahtiyarlığını yaşıyoruz. Türkiye’nin ve Arnavutluk’un ortak tarihî ve kültürel mirası olan Ethem Bey Camii aynı zamanda Tiran’ın mücevheridir. Evlad-ı Fatihan tarafından ilmek ilmek işlenerek her bir noktasına, her bir zerresine el emeği, göz nuru dökülerek inşa edilen camimiz hamdolsun bugün o eski ihtişamına, o mimari zarafetine yeniden kavuşuyor. Kalem işi renkli süslemeleriyle Balkanlar’da çok yaygın olan ince bir sanat anlayışını bizlere sunan bu eşsiz eser, mimarisi bakımından da Osmanlı dönemi usullerini günümüze taşıyan en güzide eserler arasında yer alıyor. Gündüzleri Tiran’a ayrı bir güzellik katan camimiz inşallah bundan sonra geceleri de dış cephe aydınlatmasıyla görenleri kendine meftun bırakacaktır.”

“TİKA MARİFETİYLE 1996 YILINDAN BU YANA 546 PROJEYİ HAYATA GEÇİRDİK”

Türkiye olarak kültürel mirasa ait eserleri ihya etmenin yanı sıra Arnavutluk’un kalkınmasına da destek olmaya önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kapsamda TİKA marifetiyle 1996 yılından bu yana 546 projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da Arnavut halkının yanında olmayı sürdüreceğiz. Fevkalade bir durum olmaması hâlinde inşallah ramazana kadar Namazgâh Camii’ni de bitireceğiz. Balkanlar’da Türkiye ve Arnavutluk’un yakın, samimi, etkin iş birliğiyle üstesinden gelinemeyecek hiçbir mesele olmadığına inanıyorum. Değerli dostum Başbakan Edi Rama ile birlikte inşallah bu tür eserlerimizi bir an önce hayata geçirmenin kardeşliğimizin bir gereği olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Ethem Bey Camii’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyon sürecine verdikleri destek için Başbakan Rama’nın şahsında Arnavutluk bakanlarına şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu güzel camide edilecek duaların, yapılacak ibadetlerin Hak katında kabul ve karin olmasını niyaz ediyorum. Rabbim bizi sevgisiz, susuz, havasız, vatansız, aynı zamanda mabetsiz, minaresiz, ezansız bırakmasın” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın okuduğu duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Rama ve beraberindeki protokol üyeleri kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rama ile beraberindekiler daha sonra Ethem Bey Camii’ne girerek, incelemede bulundu.

Okumaya devam edin

Dünya

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk Meclisi’ne hitaben yaptığı konuşmada, “Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi, iyi komşuluk ilişkilerinin ve bölgesel iş birliğinin temini Türk dış politikasının öncelikleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın davetine icabetle bulunduğu Arnavutluk’ta, Arnavutluk Meclisi’ne hitaben bir konuşma yaptı.

Konuşmasına Meclis’te bulunanları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizleri, şahsım, heyetim ve milletim adına en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Güçlü tarihî ve beşeri bağlara sahip olduğumuz Arnavutluk’u bir kez daha ziyaret etmekten, bu vesileyle Arnavutluk Meclisi’nde sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bundan üç hafta önce Sayın Meclis Başkan Nikolla’yı Türkiye’de misafir ettik. Kendisiyle, parlamentolar arası ilişkilerimizin önümüzdeki dönemde nasıl ileriye götürülebileceği konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Milletvekillerimiz arasında teması ve iş birliğini artırmanın, ilişkilerimizin gelişimine ciddi katkı sağlayacağı noktasında mutabık kaldık” dedi.

“Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından kısa bir süre sonra, 1923 yılında akdettiğimiz ilk dostluk anlaşmalarından biri de Arnavutluk’la yapılmıştır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ebedi Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’ adını taşıyan bu anlaşma, esasen ilişkilerimizin sadece devletten devlete değil, insandan insana olduğunu izhar ediyor. Aramızda başka sınırlar olsa da Arnavutluk bizim gönül komşumuzdur. İlişkilerimiz, yaklaşık altı asrı bulan köklü, güçlü bir maziye dayanıyor. Ortak tarihimizin izleri, sadece siyasi hayatta değil; İşkodra’nın taş konaklarında, Berat’ın cumbalı evlerinde, Ethem Bey Camii’nin mimarisinde de ifadesini buluyor. Dostluk ve akrabalık bağlarımız bu sağlam temel üzerinde her geçen gün gelişiyor” şeklinde konuştu.

“ÜLKELERİMİZ ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN ÇOK GÜZEL BİR İKLİME SAHİBİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hükûmetlerimizin gayretleri sayesinde, ülkelerimiz arasındaki iş birliğini geliştirmek için çok güzel bir iklime sahibiz. Sayın Başbakan’ın 2013 yılında Türkiye’yi tek taraflı olarak Arnavutluk’un beş stratejik ortağından biri ilan etmesi, bu tablonun ifadesidir. Başbakan Rama’nın geçtiğimiz yılın başında Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmî ziyaret vesilesiyle imzaladığımız ‘Ortak Siyasi Bildiri’ ile ilişkilerimizi resmî olarak da stratejik ortaklık seviyesine çıkardık. Bundan sonra da hem ülkelerimizin hem bölgemizin hem de tüm dünyanın barış, refah, huzur, istikrarına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz.”

Türkiye ile Arnavutluk’un el ele verdiğinde üstesinden gelemeyeceği sorunun, çözemeyeceği sıkıntının, ulaşamayacağı hedefin kalmayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeter ki biz kardeşliğimize, kuşatıcı yaklaşımımıza, ortak hedeflerimize, iş birliğimizi sürekli daha ileriye taşıma azmimize sıkı sıkıya sahip çıkalım. Bu güzel ve sevindirici tabloyu hiç kimsenin bozmasına beraberce izin vermeyeceğimize ben yürekten inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi, iyi komşuluk ilişkilerinin ve bölgesel iş birliğinin temini Türk dış politikasının öncelikleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Malum Kosova birinci sırada ABD tarafından tanınmıştır. Bakanlar Kurulu toplantısındaydım. O zaman Başbakanım ve ikinci olarak hemen anında biz Kosova’yı tanıdık. O günden bugüne de Kosova’nın dünyada tanınması mücadelesini dünyanın değişik ülkelerinde vermeye devam ediyoruz. Arnavutluk’un, Balkanlar’da oynadığı yapıcı rolü takdirle takip ediyoruz. Tarihî bağlarımız yanında, NATO’daki müttefiklik hukukumuz da ilişkilerimizin güvenlik boyutunda önemli yere sahiptir. Balkanların ortak iradesini ve özgün sesini yansıtan tek Balkan Forumu olan Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci çatısı altında da Arnavutluk’la örnek bir dayanışma içindeyiz” ifadelerini kullandı.

“Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ise dayanışma sergilediğimiz bir diğer bölgesel platformdur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye ve Arnavutluk’un, bölgede barış ve istikrarın kökleşmesi bakımından müştereken oynadığı rolü sadece bu örneklerde dahi çarpıcı şekilde görmek mümkündür. Bu vesileyle, Arnavutluk’u 1 Ocak 2022 tarihinde üstlendiği Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği için de tebrik ediyorum. Geçmişte bizim de icra ettiğimiz bu görev boyunca sahip olduğumuz tecrübeleri, Arnavutluk’la paylaşmaktan memnuniyet duyacağız” şeklinde konuştu.

Türk milletinin her zaman olduğu gibi bugün de tüm gücü ve imkânlarıyla Arnavutluk halkının yanında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim 2019 depreminde ve müteakiben 2020 yılında patlak veren koronavirüs salgınında, Arnavutluk’a en etkin ve samimi yardımları sağlayan ilk ülke Türkiye olmuştur. Şu anda da bildiğiniz gibi TURKOVAC aşısını çıkardık. Ve TURKOVAC aşısıyla da birlikte yine her zaman imkânlarımızla Arnavutluk’un yanında olacağız. Geçtiğimiz Nisan ayında, Arnavut kardeşlerimiz için 68 gün gibi rekor bir sürede inşaatını tamamladığımız Fier’deki Türkiye-Arnavutluk Dostluk Hastanesi’ni hizmete aldık. Bugün de Laç’da yaptırdığımız deprem konutlarının teslimini gerçekleştirdik. Mutluyum çünkü verdiğimiz sözü tarihi gelmeden bitirip teslim ettik. Bu katkılarımız Arnavut kardeşlerimizin yaralarına bir nebze merhem olmuşsa ne mutlu bize” açıklamasında bulundu.

“FETÖ MESELESİNDE DOĞRU BİLDİKLERİMİZİ İFADE ETMEYİ, STRATEJİK ORTAKLIĞIMIZIN BİR İCABI OLARAK GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları kaydetti: “Devletimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, iş dünyamızla ihtiyaç duyduğu her alanda ve her zaman Arnavutluk’un yanında yer almayı sürdüreceğiz. Aynı şekilde Arnavut dostlarımızın da Türkiye’nin hassasiyetlerini gözeteceğine yürekten inanıyoruz. Ülkemizde darbe girişiminde bulunarak demokrasimize kast eden, Meclisimizi bombalayan, insanlarımızı katleden FETÖ terör örgütüyle mücadele bu hassasiyetlerimizin başında yer alıyor. Maalesef, bu örgütün mensupları, ülkemizde darbeye teşebbüs ettikten beş yıl sonra bile; Arnavutluk’ta eğitim, sağlık, dinî kurumlar ve özel sektörün kayda değer bir kısmında hâlâ mevcudiyetlerini devam ettiriyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden şu hususu asla unutmamanızı istiyoruz: Gerçek dost, acı da olsa hakikatleri dile getirmekten çekinmeyendir. FETÖ meselesinde, doğru bildiklerimizi açık yüreklilikle ifade etmeyi, kardeşliğimizin, dostluğumuzun ve stratejik ortaklığımızın bir icabı olarak görüyoruz. Hangi kılıfla karşınıza çıkarsa çıksın bu yapı, tıpkı zehirli bir yılan gibi, önünde sonunda kendisine kol kanat gerenleri de sokan, sokacak olan bir ihanet çetesidir. Türkiye’de olduğu gibi, buradaki FETÖ iltisaklı kurum ve çevrelerin de gizli gündemleri olduğundan, vakti saati geldiğinde gerçek yüzlerini ortaya sereceklerinden zerre kadar şüpheniz bulunmasın. Tıpkı Türkiye gibi, tıpkı pek çok ülke gibi Arnavutluk’un millî güvenliği için de bir tehdit oluşturan bu yapıdan ne kadar çabuk kurtulursanız, geleceğinize o derece güvenle bakabilirsiniz. Derhal harekete geçmezseniz, bu yapının ülkemizde teşebbüs ettiği alçak girişimlerin benzerlerinin burada da tekrarlanması kaçınılmazdır. Biz bu hakikati, ağır bedeller ödeyerek yaşadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, “Sizlerin de aynı akıbete uğramamanız için bunları dile getirmeyi bir kardeşlik görevi telaki ediyorum. Arnavutluk’tan, ülkedeki FETÖ yapılanmasına karşı hemen ve topyekûn harekete geçerek ilişkilerimizin bu sebeple gölgelenmesine meydan verilmemesini bekliyoruz. Aramızda konuşacak, görüşecek, birlikte geleceğe adımlar atacak onca husus varken, böyle bir meseleyle vakit kaybetmekten dolayı üzüntülüyüz. İnşallah bir dahaki temasımızı, bu konuyu artık gündemimizden çıkarmış olarak yapmayı ümit ediyoruz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, Arnavutluk Yüce Meclisi’nin değerli üyelerini ve şahsınızda tüm Arnavutluk halkını bir kez daha selamlıyorum. Türkiye ve Arnavutluk arasındaki dostluk ve kardeşliğin ebediyen sürmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya31 dakika önce

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu tamamlanan Ethem Bey Camii’nin açılışını gerçekleştirdi

Dünya2 gün önce

“Balkanlar’da kalıcı barış, güven ve istikrar ortamının tesisi Türk dış politikasının öncelikleri arasında yer almaktadır”

Dünya2 gün önce

“Arnavutluk’la bir milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşalım istiyoruz“

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Arnavutluk Deprem Konutları Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk’ta

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’ni açtı

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Biz 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi seviyoruz”

Dünya4 gün önce

“Ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine inşa edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye hedefine mutlaka ulaşacağız”

Dünya4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Kipaş Kâğıt Fabrikası’nın açılışını yaptı

Dünya6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan , “Hedefimiz, savunma sanayinde tam bağımsız bir Türkiye’dir”

Dünya6 gün önce

“Coğrafi, tarihî ve beşeri olarak Avrupa Kıtası’nın bir parçası olan Türkiye, Avrupa Birliği tam üyelik hedefine bağlıdır”

Dünya7 gün önce

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ankara’nın Keçiören ilçesinde Ayvalı Gençlik Merkezi’nin temel atma törenine katıldı.

Dünya1 hafta önce

Onur Air Öz Taşıma İş Ailesine Katıldı

Dünya1 hafta önce

Dev yatırımlar | “Ülkemiz ekonomisinin güçlenmesi ve istihdamın artırılması için mesleki eğitime özel önem veriyoruz”

Dünya1 hafta önce

Öz Taşıma İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Toruntay, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Dünya2 hafta önce

Gençler Şühedanın İzinde Yürüdü

Dünya2 hafta önce

“HER ALANDA ÇAĞ ATLATACAK YATIRIMLARLA TÜRKİYE’Yİ BÜYÜTTÜK”

Dünya2 hafta önce

Emine Erdoğan, Engelsiz Şehirler Fikir ve Proje Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı

Dünya2 hafta önce

Öz Taşıma İş’ten Kayseri Ulaşım A.Ş. Çalışanlarına Rekor Zam

Dünya2 hafta önce

Dev yatırımlar : Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İHA, SİHA ve TİHA üretiminde artık dünyanın ilk üç ülkesi içindeyiz”

Dünya2 hafta önce

ULAŞTIRMA BAKANI KARAİSMAİLOĞLU: İSTANBUL -TAHRAN-İSLAMABAD YÜK TRENİ İKİ ÜLKE ARASINDAKİ TİCARETİ GELİŞTİRECEK

Dünya2 hafta önce

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, “Türk inşaat sektörü 2021’de yurt dışında 29,3 milyar dolarlık iş üstlendi”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye’nin sergilediği performans bizi dünyanın en büyük 10 ekonomisine girme hedefimize adım adım yaklaştırıyor”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, ekonomide kabuk değiştirmekte artık farklı bir lige çıkmaktadır”

Dünya3 hafta önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’tan iş dünyasına çağrı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni küresel yönetim ve ekonomi sisteminde hak ettiğimiz yeri almak için harekete geçtik”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl mesajı yayımladı

Dünya3 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan Pirinkayalar Tüneli Açılış Töreni’ne canlı bağlantı ile katıldı

Dünya3 hafta önce

Amerika Birleşik Devletleri Basketbol Ligi NBA’de 3 sayı rekortmeni Stephen CURRY,

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek”.

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Ödülleri Töreninde Konuştu

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya2 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya1 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya9 ay önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya2 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Gündem3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya11 ay önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya11 ay önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya10 ay önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya1 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya3 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya1 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Tekne Firmaları Türkiye11 ay önce

İkinci El Tekne ve Yat Firmaları | İSTANBUL | Tekne Tüccarı

Dünya3 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya10 ay önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya1 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya1 sene önce

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu,: Sporun güzel yönüyle yarınlara yürümeye devam edeceğiz

Dünya12 ay önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : Türkiye artık savunma sanayii ihraç edebilen bir ülke

Gündem1 sene önce

Gazete ve Dergi Sektöründe Lider Haber Yazılımı

Dünya7 ay önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Reklamlar

GAZETE VE DERGİ SEKTÖRÜNDE LİDER HABER YAZILIMI | WEBX TÜRKİYE

Son Dakika Haber