Connect with us

Dünya

DÜNYADA BİYOÇEŞİTLİLİK AZALIRKEN TÜRKİYE’DE ARTIYOR

Haber

on

BAKAN PAKDEMİRLİ;

“DÜNYA EKONOMİSİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 40’ININ ANA KAYNAĞI BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK”

“ÜLKEMİZ, YAKLAŞIK 4 BİNİ ENDEMİK, TOPLAM 12 BİN BİTKİ TÜRÜNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR”

“BUGÜNE KADAR NUH’UN GEMİSİ VERİ TABANINA; 1,9 MİLYONUN ÜZERİNDE VERİ GİRİŞİ YAPILDI”

“TOPLAM 115 BİN 348 TOHUM ÖRNEĞİMİZİ KORUMA ALTINA ALDIK”

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Ankara’da düzenlenen Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında düzenlenen programa katıldı.

Bakan Pakdemirli programda yaptığı konuşmada tüm dünyayı etkileyen pandemi süreciyle birlikte doğaya ve biyolojik çeşitliliğe verilen önemin giderek arttığını ifade ederek “Deyim yerindeyse, insanların yüzünü doğaya çevirdiği bir dönemden geçmekteyiz. Bizler de, biyolojik çeşitliliğe yönelik farkındalık oluşturmak, bu alanda yaptığımız çalışmaları kamuoyuyla paylaşmak ve tamamladığımız Nuh’un Gemisi Biyolojik Çeşitlilik Veri Tabanı’nı sizlere tanıtmak amacıyla bir aradayız” diye konuştu.

DÜNYA EKONOMİSİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 40’ININ ANA KAYNAĞI BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK

İnsanoğlunun, sağlığını ve zenginliğini biyolojik çeşitliliğe borçlu olduğunun altını çizen Pakdemirli şöyle devam etti:

“Bugün, dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 40’ının ana kaynağı olan biyolojik çeşitlilik, tarımdan gıdaya, sağlıktan turizme, sanayiden enerjiye kadar onlarca sektörün en önemli hammaddesidir. Ancak; son yüzyılda, odağında insan olan, nüfus artışı, sanayileşme, plansız kentleşme, çevre kirliliği ve iklim değişikliği nedeniyle, doğal yaşam her geçen gün zarara uğramakta, tahrip olmakta ve korunmaya muhtaç hale gelmektedir”

Yeryüzünde, bugüne kadar kayıt altına alınan tür sayısının 1 Milyon 750 Binin üzerinde olsa da, birçok bilim adamının bu sayının 10 Milyon civarında olduğunu tahmin ettiğini vurgulayan Pakdemirli “İşte, bu muhteşem doğal habitat, son yüzyılda, birçok yerinden yara aldı ve dengesi sarsılmış bir duruma geldi. Bugün, doğal ekosistemlerin yüzde 70’inden fazlası dönüştürüldü. Bu oranın 2050’ye kadar yüzde 90’a ulaşacağı tahmin ediliyor. Biyolojik çeşitlilik insanlık tarihinde daha önce görülmemiş bir hızda azalıyor. Türlerin neslinin tükenme oranının, insanların gezegene hâkim olduğundan önceki döneme göre 1.000 kat daha yüksek olduğu düşünülüyor. Son yüzyılda, bitki türlerinin yarısı yok oldu. Dünya son 50 yılda, memeli, kuş, sürüngen ve balık popülasyonunun yüzde 68’ini kaybetti. Tatlı sularda yaşayan türlerin üçte birinin nesli tükenme tehdidi altında. Bugün, iklim değişikliği ve habitatın tahribatından dolayı yaklaşık 1 Milyon tür risk altında. İşte; tüm bunların ana sorumlusu, Dünyadaki toplam biyokütlenin sadece onbinde birini temsil eden insanoğludur. Ve bu sistemin bozulması, başta insan olmak üzere yeryüzündeki tüm dengeyi ve bütün yaşam formunu doğrudan etkiliyor. O nedenle, biyolojik çeşitliliğimizi korumak, kayıt altına almak ve sürdürülebilirliğini sağlamak, artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline gelmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

ÜLKEMİZ, YAKLAŞIK 4 BİNİ ENDEMİK, TOPLAM 12 BİN BİTKİ TÜRÜNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

Türkiye’nin, Dünya’nın en zengin biyolojik çeşitliliğe sahip ülkelerinden birisi olduğunun altını çizen Bakan Pakdemirli sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bitki ve hayvan türleri açısından büyük bir potansiyele sahibiz. Dünya’daki sekiz bitki gen merkezinden, üçünün kesiştiği tek ülkeyiz. Biyolojik çeşitlilik bakımından adeta bir kıta özelliği gösteriyoruz. Tüm Avrupa kıtasında yaklaşık 12 bin bitki türü bulunmasına karşın, ülkemiz, yaklaşık 4 bini endemik, yani bu coğrafyaya has olmak üzere toplam 12 bin bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Dünya üzerindeki kuş göç yollarından en önemli iki tanesi, bu topraklar üzerindedir.

Bu topraklar çok sayıda kültür bitkisinin de orijin ve çeşitlilik merkezidir. Anadolu; buğdayın, mercimeğin, nohudun, zeytinin, elmanın, kirazın ve daha sayamadığımızı yüzlerce bitkinin anavatanıdır. Tiftik keçisi, İvesi koyunu, Kafkas arısı bu toprakların ürünü, bu toprakların değerleridir. Çam, meşe, göknar, sığla gibi onlarca ağacın Anavatanı, bu coğrafyadır. Bizler de, “Bioçeşitlilik geleceğimizdir” diyerek elimizdeki bu değerleri korumak ve gelecek nesillere aktarmak için büyük gayret gösteriyor ve bu konuda onlarca projeyi hayata geçiriyoruz”

81 İLİMİZDE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK ENVANTERİMİZİ TAMAMLADIK

“2013-2020 yılları arasında başarıyla uygulanan “Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi” sayesinde, 81 ilimizde biyolojik çeşitlilik envanterimizi tamamladık” diyen Bakan Pakdemirli “Bu proje, Cumhuriyet tarihi boyunca, biyolojik çeşitlilik alanında yapılan en kapsamlı çalışmadır. Envanter tespiti çalışmaları, ormanlar dâhil ülke genelindeki tüm ekosistemlerde yapılmıştır. Ayrıca, habitat ve özellikli alanların tespiti ve bunlara ilişkin veriler de detaylı şekilde toplanmıştır. Proje süresince, yaklaşık 853 Bin gözlem noktasından toplanan verilerle, 13 bin 404 adet türün tespiti yapılmıştır. Bunlardan 12 bin 141 adedi bitki, 1.263 adedi ise hayvan türüdür. Envanteri yapılan türlerden; 428 adedi lokal endemik, 3 bin 275 adedi de endemik tür olup, bu türler dünya üzerinde sadece Türkiye’de bulunmaktadır. Bu envanter çalışmasında, çayır-mera, gıda, genetik materyal, peyzaj ve diğer gruplarda ekonomik değere haiz türler belirlenmiştir. Tıbbi ve aromatik bitkiler, 4 bin 832 adet takson ile en fazla türün tespit edildiği grup olarak öne çıkmaktadır. Tabi bu envanter çalışması sayesinde, ülkemizdeki Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin potansiyeli de net olarak belirlenmiştir. Proje sonunda, bilimsel ve güncel verilere dayalı olarak, ülkemizin Biyolojik Çeşitlilik Haritası oluşturulmuştur.

Ayrıca, oluşturduğumuz Türkiye’nin en büyük biyolojik çeşitlilik envanteri sayesinde, sonraki projelerimiz için gerekli atlığı sağlayacak büyük bir bilgi havuzuna da sahip olduk. Bunun yanında, envanter çalışmalarıyla Dünya literatürüne yeni türler de kazandırılmıştır. Örneğin; İstanbul’da, tespit edilen İstanbul soğanı ve Şırnak’ta tespit edilen bir Kızan dikeni türü bilim dünyası için yeni olup, ilk kez kayıt altına alınmıştır. Dünya’da sadece İzmir’de bulunan 5 yeni endemik tür keşfedilmiştir. Yine, Eskişehir’de Yunus Emre Çiçeği envantere kayıt edilerek biyolojik çeşitliliğimize katkı sağlanmıştır” dedi.

BUGÜNE KADAR NUH’UN GEMİSİ VERİ TABANINA; 1,9 MİLYONUN ÜZERİNDE VERİ GİRİŞİ YAPILDI

Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında, ülkemizin tamamından elde ettiğimiz bu verilerin Nuh’un Gemisi Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veritabanı’na aktarıldığını söyleyen Pakdemirli şöyle devam etti:

“Bugün sizlere tanıtımını yapacağımız Nuh’un Gemisi Veri Tabanı, Türkiye’deki en büyük biyolojik çeşitlilik veri tabanıdır. Tabi, bu veri tabanının ismi, Hazreti Nuh Peygamber’den esinlenerek verildi. Ülkemizin zengin biyolojik çeşitliliğini kayıt altına alan bu veri tabanı, elimizdeki değerin büyüklüğünü ortaya koyması ve bu değeri korumak için yapacağımız çalışmalara yol göstermesi açısından son derece önemlidir.

Bugüne kadar Nuh’un Gemisi Veri Tabanına; 1,9 Milyonun üzerinde veri girişi yapıldı. Bu verilerin yarısını son 3 yılda veri tabanına girdik ve sistemi kullanıma hazır hale getirdik. Bu verilerin bir kısmını; istatistik ve bilgi amacıyla vatandaşlarımızın kullanımına da açtık. Bu sistem, ülkemizin tüm ekosistemlerini ve habitatlarını temsil edecek bir veri kapasitesine sahiptir. O nedenle veri tabanındaki bilgiler, biyolojik çeşitliliğin ekonomiye dönüştüğü; gıda, tarım, ormancılık, tıp, eczacılık, ilaç, kozmetik, parfüm, doğal boyalar, enerji ve savunma gibi pek çok alanda önemli bir altlık teşkil edecektir”

2021 yılı itibariyle 331 flora, 229 fauna ve 276 özellikli alanı izlediklerini ve durumlarını takip ettiklerini belirten Pakdemirli “Bu tür ve alanların sayısını daha da artırmak için çalışmalarımız yoğun şekilde devam ediyor. 2013-2015 yılları arasında uyguladığımız, “Baraj Göl Aynası Altında Kalacak Bitki Türlerinin Tespiti Projesi” kapsamında 22 baraj alanında 4 bin 280 bitki türü tespit edilmiştir. Tespit ettiğimiz bu türlerden, nadir ve nesli tehlikede olan 62 bitki türü özellikli bitki türü olarak belirlenerek uygun habitatlara nakledilmiştir. Bu özellikli bitkileri, yeni habitatlarında uyum sağlaması ve tohum tutması ile popülasyon durumundaki değişimleri yıllık olarak izliyor ve gelişmelerini takip ediyoruz” açıklamasını yaptı.

TOPLAM 100 TÜR İÇİN KORUMA EYLEM PLANI HAZIRLADIK

Ülkemizin biyolojik çeşitliliği açısından önemli bir yere sahip olan türler ile nesli tehlike altına düşen veya düşebilecek türlerin korunması amacıyla toplam 100 tür için Koruma Eylem Planı hazırladıklarını ifade eden Pakdemirli “Bu eylem planları sayesinde, İzmir’de Akzambak, Şanlıurfa’da Çizgili Sırtlan ve Kelaynak, Artvin’de Hopa Engereği, Afyonkarahisar’da Eber Sarısı, Çanakkale’de Truva Kardeleni gibi birçok bitki ve hayvan türünü koruma altına aldık. Tür Koruma Eylem Planı ve İzleme kapsamında ortaya koyduğumuz planlı ve etkin bu sistem sayesinde, türlerin durumunu titizlikle izliyor ve doğal ortamlarında korumak için gerekli tüm tedbirleri hızlıca devreye alıyoruz” dedi.

“Gelenekten geleceğe mottosuyla”, genetik kaynaklarımızla bağlantılı geleneksel bilgiler üzerindeki haklarımızı korumak amacıyla 2017 yılında “Biyolojik Çeşitliliğe Dayalı Geleneksel Bilginin Kayıt Altına Alınması Projesi”ni başlattık” diye Bakan Pakdemirli “Proje ile; halkımızın tabii biyolojik kaynaklardan faydalanarak geliştirdiği ilaç, maya, boya gibi geleneksel ürünlere ilişkin bilgilerin büyük kısmını derlemeyi hedefliyoruz. 2020 yılında 21 ilimizde projeyi tamamlayarak, 20 Binden fazla geleneksel biyolojik veriyi kayıt altına aldık. 2023 yılı sonuna kadar 81 ilimiz de bu projeyi tamamlamayı ve biyolojik çeşitliliğe dayayalı geleneksel bilginin önemli bir kısmını kayıt altına almayı hedefliyoruz. Böylece, biyolojik çeşitliliğimizin ekonomiye daha çok aktarılmasına ve genetik kaynaklarımıza dayalı sınai mülkiyet haklarından ülkemizin daha fazla faydalanmasına katkı sağlayacağız. Elde ettiğimiz tüm bilgileri oluşturduğumuz, Ulusal Geleneksel Bilgi Yönetim Sistemi’nde kayıt altına alıyoruz” ifadelerini kullandı.

TOPLAM 115 BİN 348 TOHUM ÖRNEĞİMİZİ KORUMA ALTINA ALDIK

Biyolojik kaynakları, hem canlı materyal ve doku formunda, hem de genetik materyal olarak en modern altyapıya sahip tesislerde muhafaza ettiklerini ve geleceğe taşıdıklarını belirten Pakdemirli şu şekilde konuştu:

“Bu kapsamda, Anadolu’nun bereketli topraklarında, binlerce yılın eseri olan tohumlarımızı korumak ve gıda güvenliğimizi garanti altına almak amacıyla 2 Tohum Gen Bankası kurduk. Bu merkezlerden birisi, Ankara’da 2010 yılından bu yana faaliyet gösteren Dünya’nın 3 üncü Büyük Tohum Gen Bankasıdır. Her iki tohum gen bankasında; toplam 115 bin 348 tohum örneğimizi koruma altına aldık. Ayrıca, Araştırma Enstitülerimiz bünyesinde yer alan 18 Arazi Gen Bankasında 107 türe ait 9 bin 500 canlı örneği de uygun şartlar altında ve her an üretime hazır şekilde saklıyoruz. Böylece, gen merkezlerimizdeki tohumlarımızı ve canlı türlerimizi gelecek nesillere sağlam şekilde teslim ederken, aynı zamanda Ar-ge ve yeni çeşit geliştirme çalışmalarında da etkin olarak kullanıyoruz”

BİYOKAÇAKÇILIKLA MÜCADELE EYLEM PLANI OLUŞTURULDU

Biyokaçakçılığın önüne geçmek amacıyla güvenlik güçleriylele işbirliği içinde önemli çalışmalar yürüttüklerini de söyleyen Pakdemirli “Yabani türler “genetik kaynak” niteliğinde olduğundan, gıda, tıp ve savunma gibi çok sayıda sektörde, yeni ürün elde edilmesi ve Ar-ge çalışmalarında aktif olarak kullanılmaktadır. İlgili tüm kurumların katılımı ile Biyokaçakçılıkla Mücadele Eylem Planı oluşturuldu.

Yine, Biyokaçakçılık vakalarının takibinin kolaylaştırılması amacıyla, “Biyokaçakçılık Bilgi Paylaşım Sistemi’ni kurduk. Sistemdeki bilgileri anında İçişleri Bakanlığı ile paylaşarak, daha hızlı ve daha etkili bir mücadele çalışması yürütüyoruz” dedi.

Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu çalışmalarının hızla devam ettiğini vurgulayan Bakan Pakdemirli “Bu Kanun ile; biyokaçakçılığa karşı cezai yaptırımlardan, genetik kaynaklara dayalı buluşlarda fikri mülkiyete, ar-ge faaliyetlerinden türlerin ve ekosistemlerin korunması ve izlenmesine, anlaşmazlıkların çözümünden yetki ve sorumluklara kadar tüm konuları yasal bir çatı altına toplayacağız. Kanun taslağını hazırladık. İnşallah önümüzdeki dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasalaşmasını hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.

BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK SÖZLEŞMESİNİN EN AKTİF ÜLKELERİNDEN BİRİSİYİZ

Türkiye olarak, Biyolojik çeşitlilikle ilgili uluslararası alanda çok sayıda anlaşmanın ve sözleşmenin üyesi olduklarını da belirten Pakdemirli “Bu kapsamda; tüm süreçleri yakından takip ediyor ve tüm çalışmalara katkı ve katılım sağlıyoruz. Bildiğiniz gibi Türkiye, 196 ülkenin imzaladığı Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’ne 1996 yılında taraf olmuştur. Bugün, bu sözleşmenin en aktif ülkelerinden birisiyiz. 2023 yılında gerçekleştirilmesi planlanan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 16 ıncı Taraflar Konferansı’na Türkiye olarak ev sahipliği yapacağız. Ayrıca, Türkiye 2 yıl süre ile sözleşmenin Dönem Başkanlığını da yürütecektir” ifadelerini kullandı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan, 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlere ilişkin Hatay’daki 8. Komando Tugayı’nda, bölgede görevli bakanlardan brifing aldıktan sonra basın açıklaması yaptı.

“TARİHİMİZİN EN BÜYÜK DEPREM FELAKETLERİNDEN BİRİNİ YAŞADIK”

“Tarihimizin en büyük deprem felaketlerinden birini yaşadık. Dünyada eşine rastlanmayacak iki büyük depreme ardı ardına ne yazık ki 10 ilimizde maruz kaldık” ifadeleriyle konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ın bu felaketten en çok etkilenen, en fazla yıkıma ve can kaybına uğrayan şehirlerin başında geldiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ı ziyaret ettiğini hatırlatarak, “Oradaki durumun vahametini yakından gördüm. Ve şimdi de Hatay’da şahit olduğumuz tablo oralardan pek de farklı değil” diye konuştu.

Depremin etkilediği 10 şehrin tamamındaki vatandaşlara geçmiş olsun dileğinde bulunan, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralılara şifa temennisinde bulundu.

“DEVLETİN VE MİLLETİN TÜM İMKÂNLARINI SEFERBER EDEREK AFET BÖLGESİNE YÖNLENDİRDİK”

Depremin yaşandığı andan itibaren, önce valiliklerin, ardından bakanlıkların ve kurumların harekete geçerek vatandaşların yardımına koştuğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii tümüyle ülke genelinde AFAD’ımızın koordinasyonunda bu işlerin takibi devam etti, devam ediyor, devam edecek. Şüphesiz ki işimiz kolay değildi. Yaklaşık 13,5 milyon insanımızın yaşadığı 500 kilometre çapında bir alanda etkili olan bu depremin yol açtığı yıkımın büyüklüğü ve yaygınlığına bir de hava şartlarının zorluğu eklendi. Buna rağmen devletin ve milletin tüm imkânlarını seferber ederek afet bölgesine yönlendirdik. Kamu personelinden sivil toplum kuruluşu üyelerine, yurt dışından gelen afet ekiplerinden gönüllülere kadar sayıları 60 bini bulan akredite kişi, arama kurtarmadan yardım faaliyetlerine kadar her konuda canla başla çalışıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ülkemizin istisnasız diğer 71 vilayetinin tamamından deprem bölgesindeki illerimize yardım konvoyları çıkartıldı. Bu şekilde de on binlerce insan deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza destek olmak için yollara düştü. Elbette eksikler var, şartlar çok açık, net ortada. Böylesine büyük bir felakete hazırlıklı olabilmek mümkün değildir. Devlet-millet omuz omuza vererek inşallah afetin yol açtığı yıkıntıları da kaldıracağız, hiçbir vatandaşımızı sahipsiz de bırakmayacağız. Çalışmaların daha etkin yürütülebilmesini teminen deprem alanını afet bölgesi ilan ettik. Ayrıca 10 ilimizi kapsayan olağanüstü hâl kararı alarak süreci hızlandırdık.”

“BU DÖNEM BİRLİK, BERABERLİK DÖNEMİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “gereken her adımı atarak kimseyi yıkıntılar altında bırakmayacak, kimseyi mağdur etmeyecek bir afet yönetimi” yürüteceklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu dönem bir birlik, beraberlik dönemidir. Dayanışma dönemidir. Böyle bir dönemde hâlâ basit siyasi çıkar uğruna çirkefçe, hâlâ burada olumsuz kampanyalar yürütmeyi ben şu anda hazmedemiyorum. Bunun yanında da üzerimde bulunan makamın sorumluluğu olmamış olsa ben bugün böyle konuşmam, çok daha farklı konuşurum. Zira şu anda mevcut hükûmet tüm imkânlarını seferber ederek Hazine ve Maliye başta olmak üzere adımlarını atmış ve bu ara dönemde tüm depremzedelere 10’ar bin lira verme kararını Kahramanmaraş’ta açıkladım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ’nin yönetimindeki tüm müteahhit firmaları devreye sokarak hem enkaz kaldırma çalışmalarını hem de konut yapımını hızlandıracaklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir yıl içerisinde de hedefimiz Malatya’da, Elazığ’da daha önce Bingöl’de, Van’da olduğu gibi, bunlar bizim bildiğimiz işler biz bunları yaparız. Biz bu konularda kendimizi ispatlamış bir hükûmetiz. İnşallah Hatay’ımızda da bunu yapacağız. Allah’ın izniyle Kahramanmaraş’ımızda da bunu yapacağız. Diğer 8 vilayetimizde de yine bunları yapacağız. İlçelere varıncaya kadar bütün bunları inşallah halledeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AFAD’ın çadırlarıyla il ve ilçelerdeki depremzedelerin emrine amade kılındığını kaydetti.

Deprem sonrası 60’ı aşkın ülkeden destek ve yardım geldiğini, bunların hepsini daha sonra ismen de açıklayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan, İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt’in destek verdiğini ve desteklerini sürdüreceklerini ifade ettiklerini, madden, nakdi ve ayni yardımların da gönderildiğini söyledi.

AFAD’a bu konuyla ilgili olarak Türkiye’deki kuruluşların ayni, nakdi destek verdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, destek veren vatandaşlara da teşekkür etti.

“HATAY’IMIZDA ASKER, JANDARMA, POLİS TOPLAMDA 21 BİN 200 PERSONEL GÖREV İFA EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün bizim için sınama günüdür ve bu millet bugüne kadar nasıl bunları sınayarak atlattıysa inşallah bunu da atlatacaktır. Kimse bundan endişe etmesin. Şu anda Türkiye genelindeki vefat sayısı 9 bin 57, Hatay’daki vefat sayımız şu an itibarıyla 3 bin 356. Yaralı sayısı ülke genelinde 52 bin 979. Yıkılan bina sayısı 6 bin 444. Şu an itibarıyla Hatay’ımızda asker, jandarma, polis toplamda 21 bin 200 personel görev ifa ediyor. Bununla ilgili olarak da bazı haysiyetsiz, açık konuşuyorum, namussuz kişiler kampanya yaparak ‘Hatay’da biz asker göremedik, jandarma göremedik, polis göremedik’ gibi yalan, yanlış iftiralar atıyorlar. Bizim askerimiz şereflidir, jandarmamız şereflidir, polisimiz şereflidir. Ama bu şerefsizlerin ağzına biz onları meze yaptırmayız. Bunu da herkesin bilmesi lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an itibarıyla sağlık çalışanlarında yine 9 bin 179 personel burada akredite ve çalışıyor. Diğer önemli adım 7 valimiz, 12 kaymakamımız burada görevli. Burada yıkık bina sayımız 2 bin 749. 170 ekip, 5 bini aşkın arama-kurtarma çalışmalarını sürdürüyor. 18 ülke, yabancı olarak buradalar, bu arama kurtarma çalışmalarına katılıyorlar. Vefat edenlere tekrar Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralı kardeşlerimize şifalar diliyorum. Hatay’da da üniversite hastanemiz bu akşamdan itibaren aktif olarak göreve katılacaktır” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yapılan çalışmalara ilişkin Hatay’daki 8. Komando Tugayı’nda, bölgede görevli bakanlardan brifing aldıktan sonra Güzelburç Mahallesi’ndeki 600 Konutlar Sitesi’ne geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada inceleme yaptı ve arama kurtarma çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi aldı.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Haber

on

Kahramanmaraş’ta deprem bölgesinde incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, depremzedeler için oluşturulan çadır kenti ziyaret etti ve yetkililerden bilgi aldı.

İncelemelerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük bir felaketle karşı karşıya olunduğunu belirterek, pazartesi günü 04.17’de gerçekleşen deprem felaketinin 10 ili vurduğunu ve merkez üssünün Kahramanmaraş olduğunu kaydetti.

“Şu an itibariyle ne yazık ki vefat edenlerin sayısı 8 bin 574, yaralı sayısı 49 bin 133, yıkılan bina sayısı 6 bin 444” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Şunu özellikle ifade etmek istiyorum: Burada benim vatandaşlarımın, benim milletimin bugüne kadar bu tür felaketlerde gösterdiği sabır neyse, inanıyorum ki bu felakette de aynı sabrı şu ana kadar benim vatandaşım gösterdi, bundan sonra da yine gösterecektir.”

“VATANDAŞLARIMIZIN ASLA SOKAKTA KALMASINA MÜSAADE EDEMEYİZ”

Bütün imkânlarımızı seferber ettik ve devlet tüm imkânlarıyla başta AFAD olmak üzere AFAD’ın koordinesinde bu çalışmalarını, belediyelerle birlikte yürütmektedir, yürütüyor ve yürütecektir. Tüm illerimizde bakan arkadaşlarımla birlikte bu operasyonların koordinasyonunu yürütüyoruz, devletin kurumları hepsi iş başında. İlk gün tabii ki bazı sıkıntılar yaşandı, ama ondan sonra ikinci gün ve bugün duruma hâkimiyet tesis edildi. Ve bundan sonraki durum, zaten enkazlardaki çalışmalarımız devam ediyor, ama bir taraftan da enkaz kaldırma çalışmalarını Çevre Şehircilik Bakanlığımız inşallah yürütmeye başlayacak. Çünkü hedefimiz; bir yıl içerisinde de aynen diğer felaketleri yaşadığımız illerde nasıl hemen Toplu Konut İdaresi olarak bu operasyonları yaptıysak, gerçekleştirdiysek, aynı şekilde Kahramanmaraş ve diğer dokuz ilimizde de bunları gerçekleştireceğiz. Vatandaşlarımızın asla sokakta kalmasına müsaade edemeyiz.”

Antalya, Alanya, Mersin gibi illerdeki otellerle görüşmeler yaptıklarını ve bu illerdeki otellerde kalmak isteyen vatandaşları otellere yerleştirmeye hazır olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok ciddi sayıda bir oda kapasitesine ulaştıklarını ifade etti.

OTELLERDE KONAKLAMA İMKÂNI

“Vatandaşlarım olur ya, yani bu çadırlardan memnun olmayabilirler, ama Antalya, Alanya, Mersin, buralardaki otellere yerleşmeye ‘evet’ derlerse, kendilerini oralara yerleştirmek suretiyle tüm imkânlarımızı orada da seferber edeceğiz. Yeme, içme, yatma, her şey o otellerde karşılanacak ve bu konuda da her ildeki koordinasyon merkezlerimiz seferber olmuş durumdalar ve bu adımlarla işimizi çok daha kolaylaştırmış olacaklardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bizim de deprem bölgelerindeki çalışmalarımız çok daha hızlanacak, çok daha rahat hâle gelecek” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında, “Şu ana kadar yaşadıklarımızı yaşamayacağız. Çünkü bazı her yerlerde ilk etapta havaalanlarında sıkıntılarımız oldu, yollarda sıkıntılarımız oldu, ama bugün daha rahatız, yarın daha rahat olacağız, daha sonra inanıyorum ki daha rahat olacağız. Ve akaryakıtta, vesaire bazı ufak tefek sıkıntılar yok değil var, onları da peyderpey aşıyoruz. Bu arada yine gerek Milangaz, gerek Aygaz, buralardan da sanayi tipi tüplerimiz, büyük tüplerimiz, piknik tüplerimiz ayrıca illerimize gelmeye başladı ve bu tüplerimizi de yine illerdeki koordinatörlerimiz dağıtımını yapmak suretiyle en azından bu çadırlardaki ısınma sıkıntısını da gidermiş olacaklar” açıklamasında bulundu.

“BUGÜN BİRLİK OLMA ZAMANIDIR, DAYANIŞMA ZAMANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ben bu gösterdiğiniz ilgi-alakaya, özellikle AFAD’ın merkezinden yapılan, yapılacak olan açıklamalar dışında provokatörlere fırsat vermemenizi özellikle istiyorum. Ve basın mensubu arkadaşlarımın bu provokasyonlara fırsat verenlere onların fırsat vermemesini istiyorum. Çünkü bugün birlik olma zamanıdır, dayanışma zamanıdır. Bizler şu anda bütün imkânlarımızı seferber etmiş vaziyetteyiz. Ve inşallah şu an itibariyle bazı hazırlıkları yapıp hasar tespitleriyle birlikte de ailelere belli desteğimizi inşallah vereceğiz. Şu an itibariyle Hazine Maliye’den bu konuda belli bir bütçeyi ayırmış vaziyetteyiz. İnşallah bu bütçeyle beraber hasar tespitleriyle her ailemize inşallah onları bu süreçte rahatlatacak bir rakamı ki bunu inşallah 10 bin olarak şu anda planladık, 10 biner lira inşallah bu ailelere bizler şu anda hükûmet olarak ulaştıracağız. Ve onların bu geçiş döneminde sıkıntılarını giderelim istiyoruz.”

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 10 ilde 3 ay OHAL ilan etme kararı aldık

Haber

on

“Arama-kurtarma faaliyetlerinin süratle yürütülebilmesini temin için, OHAL ilan etme kararı aldık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi’nde Kahramanmaraş merkezli depreme ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Depremin yaşandığı 10 ilimizi, genel hayata etkili afet bölgesi olarak ilan ediyoruz. Arama-kurtarma faaliyetlerinin ve sonrasındaki çalışmaların süratle yürütülebilmesini temin için, Anayasa’nın 119’uncu maddesinin bize verdiği yetkiye dayanarak Olağanüstü Hâl ilan etme kararı aldık. Deprem yaşanan 10 ilimizi kapsayacak ve üç ay sürecek bu kararla ilgili Cumhurbaşkanlığı ve Meclis süreçlerini hızla tamamlayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi’nde deprem bölgesinde yürütülen çalışmaları koordine ederek, yetkililerden bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi’nde yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Aziz Milletim, değerli basın mensupları, sizlere sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Milletçe, tarihimizin en acı günlerini yaşıyoruz. Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli olarak gerçekleşen iki büyük deprem, yaklaşık 13,5 milyon vatandaşımızın yaşadığı geniş bir çevredeki 10 ilde büyük yıkıma yol açtı.

Sabah 04.17’de meydana gelen Pazarcık merkezli depremin şiddeti, moment tensör analizine göre 7,7 iken, 13.24’te meydana gelen Elbistan merkezli depremin şiddeti 7,6 olarak ölçüldü.

Uzmanlar, bu iki depremi, birbirinden bağımsız ama birbirini tetikleyen ve dünyada örneği olmayan istisnai yer hareketleri olarak tarif ediyor.

“DEVLETİMİZ, SEFERBERLİK RUHUYLA FELAKET BÖLGELERİNDE ÇALIŞMAYA BAŞLAMIŞTIR”

Her iki deprem de, yeryüzüne 7 kilometre gibi, yıkımın şiddetini katlayarak artıran bir yakınlıkta yaşanmıştır.

Kırılan fayların genişliği itibariyle de bu depremler, benzerlerine göre çok geniş bir alanda çok büyük yıkıma sebebiyet vermiştir.

Dolayısıyla, sadece Cumhuriyet tarihimizin değil, coğrafyamızın ve dünyanın en büyük felaketlerinden biriyle karşı karşıyayız.

Devletimiz, tüm kurumları, kuruluşları, personeli, aracı, gereci, imkânlarıyla, depremin ilk anından itibaren, seferberlik ruhuyla felaket bölgelerinde çalışmaya başlamıştır.

Depremin, 10 ilimize yayılan yıkım etkisini göz önüne alarak, ülkemizin dört bir yanındaki uzman personelimize ve araçlara, hemen bölgeye hareket etme talimatı verdik.

Hava şartlarının çıkardığı zorluklara rağmen, ekiplerimiz felaket bölgesine ulaşmak ve çalışmalara katılmak için fedakârca mücadele etmiştir.

Çok sayıda artçı sarsıntının hasar gören binalarda ortaya çıkardığı tehlikeler de çalışmaları olumsuz yönde etkiliyor.

Şartların zorluğuna bakmadan, devletimizin tüm imkânlarını kullanarak, vatandaşlarımızın ve gönüllülerin de desteğiyle, arama-kurtarma çalışmalarını hızla sürdürüyoruz.

Hâlihazırda 53 bin 317 arama-kurtarma görevlimiz enkazların başında çalışıyor, yurt içinden ve yurt dışından gelen ilave ekiplerle bu sayı her geçen saat artıyor.

Çok daha fazla sayıda kamu görevlisi, sivil toplum kuruluşu görevlisi ve gönüllü de yardım çalışmalarında yer alıyor.

Depremden kurtulan felaketzedelerin barınmadan giyeceğe, yiyecekten ısınmaya kadar tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik tedbirleri de adım adım hayata geçiriyoruz.

Şu ana kadar 54 bin çadır, 102 bin yatak ve diğer ihtiyaç malzemeleri afetzedelere ulaştırılmak üzere bölgeye gönderildi.

“ACİL YARDIM İÇİN İLK ETAPTA 100 MİLYAR LİRALIK KAYNAĞI KURUMLARIMIZIN EMRİNE TAHSİS ETTİK”

Felaketin yaşandığı her ilimize, mevcut yöneticilerimizi desteklemek için ilave vali ve kaymakamlar görevlendirdik.

Ülkemizin 81 vilayetindeki kamu kurumları yöneticilerinin tamamı, kendi şehirlerinde deprem bölgesiyle ilgili yürütülecek çalışmalar konusunda yoğun bir gayret içerisindedir.

Ayrıca, her ilimizde bir bakanımız yürütülen faaliyetlere nezaret ediyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay da AFAD merkezinde çalışmaların koordinasyonunu yürütüyor.

Biz de sahadaki arkadaşlarımızla sürekli irtibat içinde, Cumhurbaşkanlığı Kriz Merkezi üzerinden gelişmeleri anbean takip ederek, gereken müdahaleleri yapıyoruz.

Acil yardım ve destek faaliyetleri için ilk etapta hemen 100 milyar liralık bir kaynağı kurumlarımızın emrine tahsis ettik.

Dün AFAD’ta yaptığımız basın toplantısında da ifade ettiğim gibi, ulaşım ve iletişim hatlarının açık tutulması hayati öneme sahiptir.

Çetin kış şartları sebebiyle, deprem bölgesine arama-kurtarma ekip ve ekipmanları ile yardım malzemelerinin ulaştırılmasında hâlen zorluklar yaşanıyor.

Bunun için zorunlu olmadıkça kimsenin deprem bölgesine giden ve deprem bölgesi içindeki yolları kullanmamasını, telefon görüşmelerinin de acil ihtiyaçlar dışında yapılmaması gerektiğini tekrar hatırlıyorum.

Bölgedeki havalimanlarımızın bir kısmını sadece yardım uçuşlarına tahsis ettik.

Sağlıkta, bölgeye 1.000’e yakın ambulans, 241 UMKE timi ve 2 ambulans uçakta görevli, toplamda 5 bin sağlık personeli aktarılmıştır.

Ülkemizin her yerindeki vatandaşlarımız, ihtiyaç hâlinde stoklarımızın güçlü tutulmasını sağlamak için kan bağışı yapıyor.

İçişleri Bakanlığımıza ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize mensup güvenlik güçlerimizden çok sayıda personel, arama-kurtarma çalışmalarında görevlendirildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerimiz;

Kara unsurlarındaki binlerce personelinin yanı sıra…

Deniz kuvvetlerimizin 10 gemisi…

Hava kuvvetlerimizin 54 yüksek kapasiteli kargo uçağı dâhil…

Tüm imkânlarıyla arama-kurtarma, tahliye ve yardım malzemelerinin nakli çalışmalarında yer almaktadır.

Emniyet teşkilatımız tüm unsurlarıyla zaten sahadadır.

Jandarmamız binlerce uzman personelinin yanı sıra 26 kargo uçağıyla, sahil güvenlik komutanlığımız gemi ve botlarıyla afet bölgesinin her yerinde görev başındadır.

Güvenlik korucularımız da bu çalışmalara aktif olarak katılmaktadır.

“BİNLERCE GÖNÜLLÜMÜZ, AFAD’IN KOORDİNASYONUNDA BÖLGEYE AKIN ETMEKTEDİR”

Depremin geniş bir alana yayılan etkilerinin daha hızlı ve detaylı tespiti için insansız hava araçlarımızı da devreye aldık.

Ülkemizin dört bir yanından, arama-kurtarma eğitimi ve donanımı olan binlerce gönüllümüz, AFAD’ın koordinasyonunda bölgeye akın etmektedir.

Bakanlıklarımıza bağlı birimlere ilave olarak, parti ayrımı gözetmeksizin tüm belediyelerimiz, ellerindeki araç-gereçleri ve yardım malzemelerini bölgeye göndermektedir.

Altyapının yeniden ayağa kaldırılmasında görev alacak binlerce iş makinası, ülkemizin dört bir yanından bölgeye doğru hareket halindedir.

Sivil toplum kuruluşlarımızın, depremin ilk anından itibaren gösterdikleri samimi gayretin de yakın şahidiyiz.

Arama-kurtarma çalışmalarında mesafe kat edildikçe, maalesef, ölü ve yaralı sayımız da artıyor.

Şu anda 3 bin 549 vefatımız, 22 bin 168 yaralımız var.

En büyük tesellimiz şu ana kadar 8 binin vatandaşımızın enkaz altından sağ olarak kurtarılmış olmasıdır.

Enkaz altından çıkartılan yaralılar, bölgedeki ilk müdahalelerinin ardından, Mersin, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere, ülkemizin diğer yerlerindeki hastanelere gönderilerek tedavi altına alınıyor.

Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Yaşadığımız bu büyük felaketin milletçe çektiğimiz acısına hürmeten, dünden başlayarak, önümüzdeki Pazar gününe kadar, bir hafta süreyle millî yas ilan ettik.

Aziz Milletim…

Bölgedeki arama-kurtarma çalışmaları devam ederken, kurumlarımızın her biri, kendi sorumluluk alanlarıyla ilgili ilave tedbirleri alıyor ve kamuoyuna duyuruyor.

Bu çerçevede;

Ülke genelindeki okullarda 13 Şubat’a, afet bölgesindeki okullarda 20 Şubat’a kadar eğitim-öğretime ara verildi.

Kamuya ait tüm uygun binalar, afetzedelerin barınma ihtiyaçları için tahsis edildi.

Afet bölgesine yakın yerlerden başlayarak kış sezonu sebebiyle zaten faaliyetlerine ara vermiş olan otellerin afetzedelerin hizmetine sunulması için gereken planlamalar yapılıyor.

Sadece Antalya bölgesinde 50 bin yatak bu amaçla hazırlanmıştır.

Dağıtım hatları hasar gördüğü için veya tedbiren kesilen elektrik ve doğal gaz akışının kontrollü bir şekilde sağlanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

“YALAN HABERLER VE ÇARPITMALARLA İNSANIMIZI BİRBİRİNE DÜŞÜRMEYE NİYETLENENLERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

Haberleşmede kesinti yaşanmamasını sağlamak amacıyla bölgeye uydu iletişim terminalleri gönderildi.

Ulaşımın aksamasına yol açan yıkımların olduğu yerlerde, trafik akışını sağlamaya matuf düzenlemeler yapılıyor.

Devlet ve millet el ele vermiş, bu tarihî felaketin üstesinden gelmeye çalışırken, yalan haberler ve çarpıtmalarla insanımızı birbirine düşürmeye niyetlenenleri yakından takip ediyoruz.

Gün, onlarla tartışma günü değildir. Günü geldiğinde, şu anda tutuğumuz defteri de açacağız.

Savcılarımız, bu tür insanlık dışı yöntemlerle sosyal kaos çıkarmaya tevessül edenleri belirleyip, gereken işlemleri süratle yapıyor.

Şu ana kadar 70 ayrı ülke ve 14 uluslararası kuruluştan yardım teklifi aldık, bizi telefonla arayan 18 devlet ve hükûmet başkanıyla görüştük.

Ülkemizin bu zor gününde desteğini ve yardım teklifini iletmek üzere bizleri arayan, mesaj gönderen, açıklama yapan tüm dostlarımıza, tüm devlet ve hükûmet başkanlarına teşekkür ediyorum.

Uluslararası toplumun desteği, gelecek yardımların mahiyetinden ziyade, moral etkisiyle bizim için kıymetlidir.

“VATANDAŞLARIMIZI VE İŞ DÜNYAMIZI AFAD HESAPLARINA BAĞIŞTA BULUNMAYA DAVET EDİYORUM”

Dualarıyla milletimizin yanında yer alan gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki her bir kardeşimize de şükranlarımı sunuyorum.

Deprem yaralarının sarılmasına yardım etmek isteyen vatandaşlarımızı ve iş dünyamızı AFAD hesaplarına bağışta bulunmaya davet ediyorum.

AFAD’ın, ülkemizin önde gelen tüm bankaları ve katılım şirketlerinde bulunan Türk Lirası ve döviz hesaplarına yapılan havalelerden herhangi bir ücret alınmayacaktır.

Bununla birlikte, yaşadığımız deprem afetinin ve etkilerinin vahameti, fevkalade tedbirler almamızı zorunla hâle getirmektedir.

Depremin yaşandığı 10 ilimizi, genel hayata etkili afet bölgesi olarak ilan ediyoruz.

Arama-kurtarma faaliyetlerinin ve sonrasındaki çalışmaların süratle yürütülebilmesini temin için, Anayasa’nın 119’uncu maddesinin bize verdiği yetkiye dayanarak Olağanüstü Hâl ilan etme kararı aldık.

Deprem yaşanan 10 ilimizi kapsayacak ve üç ay sürecek bu kararla ilgili Cumhurbaşkanlığı ve Meclis süreçlerini hızla tamamlayacağız.

Aziz Milletim…

Sadece ülkemizin değil dünyanın en büyük felaketlerinden birini yaşadığımızın bilinciyle, ülkenin ve milletin tüm imkânlarını, planlı ve etkin şekilde harekete geçirmenin gayreti içindeyiz.

Felaket alanının büyüklüğü, yıkımın ağırlığı, olumsuz hava şartları gibi sebeplerle, arama-kurtarma ve yardım çalışmalarında arzu ettiğimiz hıza ulaşamadığımız yerler elbette vardır.

Ama afetten etkilenen vatandaşlarımız şundan emin olsun ki, devleti kendisine el uzatmak, canını kurtarmak, hayatını kolaylaştırmak için tüm gücüyle çalışmaktadır.

Zorlukları birer birer aşarak, erişmedik yıkıntı, kaldırmadık enkaz, karşılanmadık ihtiyaç bırakmayacak bir kararlılıkla sahaya yükleniyoruz.

Bugüne kadar nice badireleri devlet-millet dayanışmasıyla geride bırakmış bir ülke olarak, inşallah, deprem felaketinin yol açtığı yıkımın da üstesinden geleceğiz.

Önceliğimiz arama-kurtarma çalışmalarını hızlandırmak ve bununla birlikte acil yardımları yerine ulaştırmaktır.

Ardından enkaz kaldırma ve sonrasında yeniden inşa faaliyetlerine de süratle başlayacağız.

Değerli kardeşlerim, bu arada Katar 10 bin konteyneri şu anda ülkemize gönderme hazırlığı içerisinde. Aynı şekilde, şu anda yine birçok yerde, bizim acil olarak yardımımızı ulaştıracağımız birçok konteynerin dışında, karavanlar da merkeze ulaşmakta. Bu karavanları da yine acil ihtiyacı olan ailelere tahsis edeceğiz

Allah, ülkemizin ve milletimizin yardımcısı olsun.

Teşekkür ederim.”

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya10 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Dünya15 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Dünya1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 10 ilde 3 ay OHAL ilan etme kararı aldık

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimiz, deprem anından itibaren tüm kurumlarıyla harekete geçmiştir”

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

Dünya1 hafta önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

Dünya2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

Dünya2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Dünya1 ay önce

“Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

Gündem1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023’te milletimizin her bir ferdine ve tüm insanlığa barış, huzur, refah ve esenlik dolu bir yıl diliyorum”

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni asgari ücreti 8 bin 500 TL olarak açıkladı

Dünya2 ay önce

“Senegal’le her alandaki iş birliğimizi geliştirme noktasında ortak iradeye sahibiz”

Dünya2 ay önce

“Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında çok daha büyük başarıları milletimizin emrine sunmakta kararlıyız”

Dünya2 ay önce

“TÜRKİYE YÜZYILI, UMUDUN, SEVİNCİN, HEYECANIN DA YÜZYILI OLACAKTIR”

Dünya2 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Silivri, Avrupa’daki en büyük yer altı depolama tesisi haline geldi

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİSK Genel Kurulu’na katıldı

Enerji2 ay önce

Ahmet Erdem Shell Türkiye Ülke Başkanı ;Hak Hukuk Kanun Tanımıyorsunuz .

Dünya2 ay önce

“Tarihî İpek Yolu’nun önemli güzergâhını konforlu, güvenli bir ulaşıma kavuşturuyoruz”

Dünya2 ay önce

“Turizmde dünya liderliğine yükselme yolumuz açıktır”

Enerji2 ay önce

SHELL TURCAS PETROL AŞ ,YÖNETİCİLERİ

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya3 ay önce

“MİLGEM PROJEMİZ KAPSAMINDA ÜRETTİĞİMİZ SAVAŞ GEMİLERİ DÜNYA ÇAPINDA REKABET GÜCÜNE SAHİPTİR”

Dünya3 ay önce

“Kalkınma planlarımızın merkezine ‘güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ilkesini yerleştirdik”

Gündem3 ay önce

Akaryakıt Sektörü ; Shell | Ahmet Erdem

Dünya3 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya2 sene önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya2 sene önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Dünya3 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya2 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

Dünya4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya4 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya2 sene önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın ; Mehmet Cengiz

Dünya4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya2 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Gündem4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya2 sene önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : Türkiye artık savunma sanayii ihraç edebilen bir ülke

Reklamlar

Son Dakika Haber