Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da düzenlenen toplu açılış ve temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “Kıbrıs Türkü’nün asli unsuru olduğu bu topraklarda geleceğe umutla bakması, güven ve huzur içinde yaşaması bizim için her şeyden önemlidir. Ada’nın eşit ve ortak sahibi olan Kıbrıs Türkleri, on yıllardır Kıbrıs Rumlarının hukuk ve insanlık dışı ambargosuna mahkûm ediliyor. Biz ise, Kıbrıs Türkü’nün refah seviyesini her geçen gün daha yukarıya çıkaracak projeleri hayata geçiriyoruz” dedi.
Resmî ziyareti nedeniyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) başkenti Lefkoşa’da bulunan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; toplu açılış ve temel atma törenlerine canlı bağlantı ile katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı’nın Türk milleti, İslam âlemi ve tüm insanlığa sağlık, huzur ve barış getirmesini Allah’tan diledi.
Kıbrıs Türklerinin esaretine son veren Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 47. yıl dönümünü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu uğurda tereddüt etmeden canlarını veren şehitlere Allah’tan rahmet diledi, gazileri hürmetle andı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünden itibaren Kıbrıs’ta her biri diğerinden güzel ve verimli programlarda bir araya geldiklerini, şu anda da Türkiye ve KKTC arasındaki iş birliğinin meyvesi olan güzel projelerin açılışı ve tanıtımı vesilesiyle bir arada olduklarını söyledi.
“KIBRIS TÜRKÜ’NÜN REFAH SEVİYESİNİ YUKARIYA ÇIKARACAK PROJELERİ HAYATA GEÇİRİYORUZ”
Kıbrıs Türkü’nün asli unsuru olduğu bu topraklarda geleceğe umutla bakması, güven ve huzur içinde yaşamasının kendileri için her şeyden önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adanın eşit ve ortak sahibi olan Kıbrıs Türkleri on yıllardır Kıbrıs Rumlarının hukuk ve insanlık dışı ambargosuna mahkum ediliyor. Biz ise Kıbrıs Türkü’nün refah seviyesini her geçen gün daha yukarıya çıkaracak projeleri hayata geçiriyoruz. Kıbrıs’taki 19 belediyemizle çeşitli kuruluşlarımıza yol yapım ve bakım çalışmaları, altyapı hizmetleri, eğitim öğretim faaliyetleri, sanayinin desteklenmesi gibi alanlar için 96 milyon liralık bir kaynak aktarılmıştır. Ayrıca doğrudan hane halkına ve tüzel kişilere yönelik yardımlar kapsamında yaklaşık 14 bin kişi ve kuruma 90 milyon liralık bir kaynak ayrılmış, bunun 60 milyon lirası şu ana kadar harcanmıştır. Türkiye ve KKTC belediyeleri arasında kurulan samimi iş birlikleriyle kardeşliğimizi yerelde de perçinliyoruz. Bu çalışmalar ortak kültürel programlardan buradaki belediyelerin kapasite geliştirme projelerine, atık yönetiminden mesleki eğitim kurslarına kadar geniş bir alanda başlamış durumdadır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 gazi kent Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Gazimağusa Belediyesinin kardeş belediye ilişkisi kurarak, örnek adımlar attıklarını anlattı.
“KIBRIS TÜRK HALKININ BUGÜNÜNÜ DEĞİL, BU GÜZEL ADANIN YARINLARINI DA DÜŞÜNÜYORUZ”
Türkiye’deki pek çok belediyenin KKTC’de yürüttükleri projelerle adaya hem tecrübe aktarımında bulunduğunu hem de destek verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Halkın günlük hayatına dokunan somut çalışmalarla sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken sadece Kıbrıs Türk halkının bugününü değil, bu güzel adanın yarınlarını da düşünüyoruz. Mesela Anadolu’dan getirdiğimiz su, adanın iklimine ve bilhassa da geleceğine çok önemli katkı sağlayacaktır. Bugün de burada hayata geçirdiğimiz çeşitli projelerimizin açılışlarını ve tanıtımlarını, yapacağımız canlı bağlantılarla sizlerle paylaşmak üzere bir aradayız. Yavuz Çıkarma Plajı, Barış Harekâtı’nın ilk deniz çıkarmasının yapıldığı yerdir. Harekâtın sembolü Çıkarma Plajı bölgesinde kahraman şehit ve gazilerimiz cansiperane bir mücadele verdi. Bu tarihî zaferin anısına dikilen anıt ve ‘Ç. 1974’ adını verdiğimiz müze gemi, Kıbrıs Türkü’nün varoluş ve özgürlük mücadelesinin anavatan Türkiye’nin sarsılmaz desteğinin, birlik ve beraberliğimizin, Kıbrıs’a yeniden gelen barış ve huzurun nişanesi olmuştur. Tamamlanan projeyle anıtın yıpranan betonarme yapısı güçlendirilmiş, ziyaretçiler için otopark alanı müze gemi aile anıt arasında kalan kısımda yürüyüş yolları inşa edilmiştir. Güçlendirme ve müze gemi çalışmalarında emeği geçenleri tebrik ediyorum. Bu topraklarda şehit düşen ve gazi olan kardeşlerimizin aziz hatıralarını da bu vesileyle saygı ve minnetle yâd ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Yavuz Çıkarma Plajı’nda bulunan Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve beraberindeki komutanlarla canlı bağlantı gerçekleştirdi.
Savunma Bakanı Akar, Yavuz Çıkarma Plajı’nın Kıbrıs Barış Harekâtı’ndaki önemini anlattı. Barış Harekâtı’ndaki tüm şehitleri saygı ve rahmetle anan, gazilere sağlık ve esenlik dileyen Akar, “Yapılan harekâtın, çekilen cefanın gençler tarafından bilinmesi, yüksek malumlarınızla çok büyük önem arz etmekte. Onları çeşitli şekillerde gençlere aktarmaya çalışıyoruz. Bahsettiğiniz Ç. 1974’ün müze hâline gelmesi de gençlerimize bugüne kadar neler çekildiğini anlatma bakımından büyük önem arz ediyor. Bu müze geminin hayırlı olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.
KKTC’deki gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençler, bu müze gemiyi gezmeyi ihmal etmeyin. 74 Barış Harekâtı’nın hangi şartlarda başarıldığını görmeniz bakımından bu çok ama çok önemli” diye konuştu.
“322 KİLOMETRE UZUNLUĞUNDAKİ KÖY YOLLARI PROJESİ DEVAM EDİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları üzerine Savunma Bakanı Akar ve beraberindekiler, kurdele keserek Ç. 1974 Müze Gemisi’nin açılışını gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaşım projelerine büyük önem veren, bu projeleri bir ülkenin gelişmesinin ve kalkınmasının temeli olarak gören bir cumhurbaşkanı olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Aynı şekilde değerli kardeşim Ersin Bey de bu gayretin içerisinde. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Karayolu Master Programı kapsamında bugüne kadar 602 kilometrelik anayol yapımı gerçekleştirildi. Hâlen 55 kilometre uzunluğunda dört yol yapım projesiyle birlikte 322 kilometre uzunluğundaki köy yolları projesi devam ediyor. Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu Projesi, başkent Lefkoşa’nın trafiğini büyük ölçüde rahatlatacak zaman ve yakıt tasarrufu sağlayacak.”
Video konferans yönetimiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Resmiye Canaltay’a bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki bakandan hizmete açılacak Lefkoşa Kuzey Çevre Yoluyla ilgili bilgiler aldı.
Yolun çevresinin yemyeşil olmasını istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kasım ayı itibarıyla yolun çevresinin ağaçlandırılması talimatını verdi.
“VERİ MERKEZİ, ELEKTRONİK DEVLET PROJESİ’NİN EN ÖNEMLİ AYAĞINI OLUŞTURUYOR”
Bilgi ve teknoloji çağında verinin, verinin üretiminin ve korunmasının devlet güvenliğinin en önemli faktörlerinden biri hâline geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Millî teknoloji hamlemiz sayesinde beşeri sermayemiz, yazılımımız, donanımımız ve altyapımızla dijital dönüşüme en iyi şekilde uyum sağlamak yönünde önemli mesafeler katettik. Özellikle kamu hizmetlerinin dijitalleşmesinde tüm dünyaya örnek olan bir performansı sergiliyoruz. KKTC’nin dijital altyapısının güçlendirilmesi için de gayret gösteriyoruz. Kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesi alanında teknik iş birliği önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda 2012’de KKTC Elektronik Devlet Projesi’ni başlattık. Bu şekilde dijital kamu hizmetlerinin sürekli iyileştirilmesini, ülke genelinde yaygınlaştırılmasını, kullanıcı dostu hâle getirilmesini, erişim yöntemlerinin artırılmasını ve katma değerli hizmet sayısının çoğaltılmasını amaçlıyoruz. Bu proje, Kıbrıs Türk halkının günlük hayatını kolaylaştıracak, devlet dairelerinde beklemesinin önüne geçecek, hızlı ve etkin hizmet almasını sağlayacaktır. Bugün temelini atacağımız veri merkezi, Elektronik Devlet Projesi’nin en önemli ayağını oluşturuyor. Merkez sayesinde kamu kurum ve kuruluşlarının bilgi teknolojileri alanındaki hizmet sunumuna ait altyapı ihtiyaçları 7/24 kesintisiz güvenli ve etkin şekilde karşılanacaktır. Arzumuz kamu hizmetlerinin en kolay ve etkin yoldan kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli şekilde Kıbrıslı Türk kardeşlerimize ulaştırılmasıdır. Bu çalışmalarda öncü rolü oynayan Dijital Dönüşüm Ofisimize teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç ile KKTC e-Devlet Yürütme Kurulu Başkanı Suat Yeldener’e video konferans yönetimiyle bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamu Veri Merkezi’nin temelinin atılması talimatını verdi.
Temel atma işleminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kuzey Kıbrıs artık ayağa kalkıyor. İnşallah tamamen dijital dönemi Kuzey Kıbrıs’ta yaygınlaştıracağız. En güzel şekliyle, en ideal şekliyle” ifadelerini kullandı.
“MARAŞ AÇILIMI KARARI BAYRAM COŞKUMUZU DAHA DA ARTIRDI”
Maraş bölgesinde bulunan ve restorasyonu yapılan Bilal Ağa Mescidi’nin yeniden ibadete açılmasını canlı bağlantı ile gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, mescitle birlikte aynı bölgede yer alan çay bahçesinin de hizmete açıldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çifte bayram yaşadığımız bugün Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın açıkladığı ‘Maraş açılımı’ kararı bayram coşkumuzu daha da artırdı” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Maraş, uluslararası hukuk çerçevesinde kimsenin hakkına halel gelmeyecek şekilde açılarak yeniden eski güzel günlerine kavuşacaktır. Türk-İslam mimarisinin bölgede günümüze ulaşabilmiş birkaç eserinden biri olan Bilal Ağa Mescidi’ni yeniden ibadete açmanın heyecanını ve iftiharını yaşıyoruz. Restorasyon çalışmalarını çok kısa bir sürede tamamlayan Kıbrıs Vakıflar İdaresine emanete sahip çıkma noktasında sergilediği hassasiyet nedeniyle ben de şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar ile geçen yıl ekim ayında Maraş’ın sahil şeridinin ziyarete açıldığını duyurduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ada halkının o günden beri bölgeye yoğun bir ilgisi olduğunu biliyoruz. Bu doğrultuda bölgeye canlılık getirecek yeni projeler de devreye alınıyor. Orijinal yapısı ve mimarisi korunarak çay bahçesi olarak hizmete sunulan havuzlu park da bunlardan biridir. Sadece Maraş’ın değil tüm Ada’nın en güzel parkları arasında yer alacak şekilde yeniden düzenlenen bahçenin hizmete hazır hâle getirilmesinde emeği geçenleri tebrik ediyorum.”
Bilal Ağa Mescidi’nde açılış için bekleyen Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve KKTC Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü İbrahim Benter’e canlı yayınla bağlantı yapıldı. Erbaş, Kurban Bayramı’nda böyle hayırlı bir açılışın yapılmasının Kıbrıs ve Maraş’a bereket ve hayır getirmesini temenni etti.
Geçen kasım ayında gerçekleştirdiği ziyarette KKTC’nin gücüne, potansiyeline ve itibarına yaraşır bir Cumhurbaşkanlığının inşa edilmesi dileğini Cumhurbaşkanı Tatar ile paylaştığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konudaki çalışmalar belirli noktaya getirildi. Vakit kaybetmeden el birliği ile bu işin üzerinde duralım ve projeyi en kısa sürede hayata geçirelim istiyorum. Dün akşam da Ersin Bey’le proje üzerinde mimarımızı da yanımıza almak suretiyle çalışmamızı yaptık. Cumhuriyet Meclisi’nin de gücüne ve itibarına layık bir binaya kavuşturulması gerektiğini dünkü Meclis hitabımda dile getirdim. Bu projenin de en kısa sürede hazırlanarak olgunlaştırılmasını bekliyorum. Özellikle KKTC’nin kalkınması, gelişmesi ve büyümesi için birlikte hayata geçireceğimiz projeleri Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay vasıtasıyla inşallah yakından takip etmeyi sürdüreceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan temeli atılan ve açılışı yapılan projelerin Kıbrıs Türkü’ne hayırlı olmasını dileyerek, “Kıbrıslı kardeşlerimizi ve emeği geçen Cumhurbaşkanı Yardımcımızı, ilgili kurumlarımızı, KKTC makamlarını canı gönülden tebrik ediyorum. KKTC’li kardeşlerimin birliğinin, beraberliğinin daim olmasını da ayrıca diliyorum. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, canlı bağlantıların ardından salonda TBMM Başkanı Mustafa Şentop, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Önder Sennaroğlu, Başbakan Ersan Saner, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile temsili açılış ve temel atma kurdelesini kesti.
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a müze olarak açılışı yapılan, 1974 Barış Harekâtı’nda kullanılan çıkarma gemisinin minyatürünü takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.