Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeniden Açılışının 70. Yılında İmam Hatip Okulları ve Türkiye’de Din Eğitimi Sempozyumu’na katıldı

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeniden Açılışının 70. Yılında İmam Hatip Okulları ve Türkiye’de Din Eğitimi Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Esasen imam hatiplerin tarihi; milletimizin hak, hukuk, özgürlük ve adalet mücadelesinin de tarihidir. Kuruluşundan itibaren imam hatipler, bu ülkede demokrasinin standardını gösteren bir mihenk taşı olmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cevahir Kongre Merkezi’nde düzenlenen Yeniden Açılışının 70. Yılında İmam Hatip Okulları ve Türkiye’de Din Eğitimi Sempozyumu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, “Selam imam hatiplim selam senin ruhuna/ Selam imam hatiplim selam senin duyguna/ Selam tertemiz kalbe o körpe dimağlara/ Selam sizden yükselen güzel sadaya selam/ Kalbimize taht kurdun fethettin gönülleri/Fethin mübarek olsun Fatih’in yadigarı/ Dua dua çıkarken niyazın semalara/ Selam sana Fatih’im, selam imam hatiplim/ Selam sana Aişem, selam imam hatiplim/ Selam sana Fatımam, selam imam hatiplim” şiirini okuyarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin dört bir yanındaki imam hatiplilere selam ve sevgilerini gönderdi.

Fatih’in emaneti aziz İstanbul’dan gönül coğrafyasının dört bir yanındaki kardeşlere ve dostlara, gözünü Türkiye’ye çeviren mazlum ve mağdurlara selamları ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeniden Açılışının 70. Yılında İmam Hatip Okulları ve Türkiye’de Din Eğitimi Sempozyumu münasebetiyle imam hatip nesliyle imam hatip davasına gönül veren dostlarla beraber olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Millî Eğitim Bakanlığını, İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği ÖNDER’i, İstanbul Uluslararası Medeniyet Araştırmaları Derneğini sempozyuma öncülük ettikleri için tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, programa destek veren tüm kurumlara, üniversitelere ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sempozyumun başarılı geçmesi, imam hatip camiası, ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, yurt dışından gelen misafirlere ve hocalara da katkılarından dolayı şükranlarını sundu.

İmam hatip okullarının temelini atanlar başta olmak üzere tam 70 yıldır bu güzide eğitim kurumlarının gelişmesinde, sayılarının artmasında emeği olan imam hatip gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, okullarda görev yapmış olan ahirete irtihal eden iradeciler ve öğretmenler ile çocuklara fedakârca hizmet edenleri, gerektiğinde kendi çocuklarının rızkından keserek imam hatip nesline sahip çıkan tüm hayırseverleri rahmetle yâd ettiğini söyledi.

“MİLLÎ İRADENİN ÜZERİNE DÜŞEN VESAYET GÖLGESİ KALKTIKÇA İMAM HATİPLERİN DE ÖNÜ AÇILMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 70 yaşında bir çınar olan imam hatiplerin aynı zamanda her adımı sabır, samimiyet ve azimle yürütülen kutlu bir mücadelenin sembolü olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Esasen imam hatiplerin tarihi milletimizin hak, hukuk, özgürlük ve adalet mücadelesinin de tarihidir. Kuruluşundan itibaren imam hatipler bu ülkede demokrasinin standardını gösteren bir mihenk taşı olmuştur. Millî iradenin üzerine düşen vesayet gölgesi kalktıkça imam hatiplerin de önü açılmış, kapısına vurulan zincirler kırılmıştır. Darbe ve dikta dönemlerinde ise milletimizin kendisi gibi imam hatipler de hedefe, özellikle o tahtaya konularak baskıya uğramıştır. CHP zihniyeti milletle milletin değerleriyle hesaplaşmasını hep imam hatipler üzerinden yürütmüştür. Ellerine geçirdikleri her fırsatı ya bu okulları tamamen kapatmak ya da imam hatiplerin kazanılmış haklarını gasbetmek için kullanmışlardır. Milletimiz çöldeki vaha misali bu okullara nasıl umutla sarılmışsa CHP zihniyeti de bu okulları daima bir tehdit olarak görmüştür. İmam hatiplerin ülkemizdeki 70 yıllık mazisine baktığımızda bu durumun sayısız örneğiyle karşılaşıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin tek parti faşizminde maruz kaldığı zulümleri göstermesi açısından bir örneği katılımcılarla paylaşmak istediğini ifade ederek şöyle konuştu: “Kendisi de bir CHP mebusu olan Hamdullah Suphi Tanrıöver, 1947 yılında ülkenin içinde bulunduğu vahim durumu bakınız nasıl anlatıyor; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir münakaşadan sonra dışarıya çıktığım zaman altı tane Meclis hademesi yanıma geldi. Gözleri yaşlı olarak bana şunları söyledi: ‘Vallahi, billahi altı köyümüzde bir tek imam kaldı. Ölülere nöbet bekletiyoruz. O imam kalkıp bu köye geliyor ve boyuna köy değiştiriyor. Eğer bize imam ve hatip vermezseniz ölülerimizi köpek leşi gibi toprağa gömeceğiz.’ Kim söylüyor bunu? CHP’li Hamdullah Suphi’ye köylüler söylüyor. Evet, partisinin yedinci kurultayında bizzat bir CHP’li milletvekili tarafından dile getirilen bu utanç tablosu tek parti döneminde ölüsüyle ve dirisiyle bu ülkenin tamamının gerçeği.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bin yıldır hamuru İslam’la yoğrulan, asırlar boyunca İ’lay-ı Kelimetullah’ın sancaktarlığını yapan, mabedinin üzerine namahrem eli değdirmemek için yedi düvele meydan okuyan, İstiklal Harbi’nde ezanı ve bayrağı uğrunda gencecik evlatlarını şehit veren, nüfusunun kahir ekseriyeti Müslüman olan, işte böyle bir ülkede 1950 yılına vardığımızda durum maalesef buydu. Millet bırakın camide namaz kıldıracak imamı, ölüsünü yıkayacak ve onun namazını kıldıracak kimseyi bulamıyordu” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eziyetin en acı tezahürlerinden biri olan Türkçe ezan garabetinin de insanların tahammül sınırlarını zorlayan bir hâl aldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokrat Parti’nin 1951 seçimlerinde millette en fazla karşılık bulan iki vaadinin ezanın aslına döndürülmesi ile imam hatiplerin açılması olduğunu, merhum Adnan Menderes’in 1951 seçimlerinden zaferle çıktıktan hemen sonra hayata geçirdiği ilk icraatın da Ezan-ı Muhammedi’nin aslıyla okunması olduğunu belirtti.

Menderes ve arkadaşlarının millet tarafından hâlen hayırla yâd edilmesini sağlayan diğer hizmetlerinin ise imam hatip okullarının açılması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ancak hükûmetin iradesine rağmen dönemin CHP bürokrasisi imam hatip okullarını açtırmamak için ayak diremeyi sürdürmüştür. Merhum Ali Ulvi Kurucu, hocası olan rahmetli Mahmut Celalettin Ökten’in bu süreçte yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor: ‘Elimde baston rahatsız hâlimle trene bindim. Ankara’ya gittim. O günün Maarif Vekili olan Tevfik İleri merhum, talebelerimdendi. Beni unutmamıştı. Ankara’da bir otelde kaldık. Günler geçiyor, Tevfik İleri’nin verdiği emirler Talim Terbiye Dairesi’nden bir türlü çıkmıyordu. Bir ay Ankara’da süründüm. Otelden aldığım çaya odamda ekmeği batırıp yemek zorunda kaldım. Artık uykularım kaçıyordu. Bir ay sonra Tevfik Bey’le durumu merhum Menderes’e arz ettik. Ancak muhterem Başvekilin yazılı talimatıyla Talim Terbiye Dairesi’nden muvafakat emrini alabildik. O gün muvafakat emrini alıp da Başvekaletten otele gelirken nasıl çıldırmadım, nasıl aklımı kaybetmedim diye hâlâ şaşarım. Ne evlendiğim gün ne de icazet aldığım zaman böyle sevindim. O gün işte bu kadar sevinmiştim.’ Evet, 70 sene önce 17 Ekim 1951’de yedi ilde imam hatip okulu açılması kararıyla Türkiye’nin imam hatipli yılları işte böyle başlamıştır.”

İmam hatiplerin üç yıllık lise bölümlerinin 1954’te açıldığını, bu okul mezunlarının okuyabileceği yüksekokul olarak Yüksek İslam Enstitülerinin 1959’da kurulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 12 Mart muhtırasında ortaokul kısımlarının kapatılarak lise kısımlarının dört yıla çıkarıldığını aktardı.

“İMAM HATİPLERİN FETRET DEVRİNİ BİZ SONLANDIRDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP kökenli Ferit Melen zamanında 1972’de yayınlanan bir yönetmelikle imam hatiplerin lise kısmını bitirenlere tanınan yükseköğretimin tüm programlarında okuma hakkının kaldırıldığını anlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Millî Selamet Partisi’nin yoğun gayretleriyle 1974’te ortaokul bölümü yeniden açılmış, 29 yeni ilaveyle okul sayısı 101’e çıkmıştır. İmam hatipler 28 Şubat döneminde vesayetçilerin tekrar hedefi olmuş, sekiz yıllık kesintisiz eğitim dayatmasıyla ortaokul kısmı kapatılırken katsayı zulmüyle de imam hatiplilerin üniversite hayallerine set çekilmiştir. Kendi evlatlarım da dâhil imam hatip lisesi mezunları üniversite hayallerini 13 yıl boyunca ya ertelemek ya da yurt dışında gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. Önce 2011 yılında katsayı uygulamasını kaldırarak, bir sene sonra da 4+4+4 sistemiyle ortaokul kısımlarını açarak imam hatiplerin bu fetret devrini hamdolsun biz sonlandırdık. Rabbime, bize milletin okullarını tekrar milletle buluşturma imkânı bahşettiği için hamdediyorum.”

İmam hatip mensubu olduğunu, çocuklarını da imam hatipte okuttuğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama hiçbir zaman imam hatipçi olmadım. Çünkü böyle bir şeyi yanlış bulurum. Bizim için tüm imam hatip okulları, normal lise de meslek liseleri de emirlerinde olduğumuz okullarımızdır. Hepsine bütün imkânlarımızla seferber olduk, seferber oluyoruz ve elimizden gelen tüm destekleri veriyoruz” dedi.

Prof. Dr. Hayrettin Karaman’ın, imam hatip birinci sınıfta yarım dönem Arapça öğretmeni olduğunu, Bekir Topaloğlu’nun da kendisine öğretmenlik yaptığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hepsinin rahle-i tedrisinde elhamdülillah bulunduk. Ama şimdi Bekir Hocamız rahmetli, Hayrettin Hocamız hayatta. Rabbim uzun ömürler versin inşallah. Bu gençliğe onlar çok büyük emekler verdi ve bu gençlik sürekli temayüz etti. Onların elinde yoğrularak bugünlere geldik. Derdimiz şu, bu ülkede eğer bugün ifademle ‘bir dindar nesil yetiştirelim’ gayreti varsa işte bu hocalarımızın emekleriyledir. Bundan çok rahatsız olanlar yok mu? Var. Tam aksini savunanlar var. Varsın olsun. Biz işimize bakacağız. ‘Dinsiz bir nesil olsun’ diyenler yok mu? Var. ‘Böyle ucube bir nesil olsun’ diyenler yok mu? Onlar da var. Onlar işine bakacak. Biz de işimize bakacağız. Farkımız bu. Evet.”

“BU HİKÂYE DEMOKRASİDEN, HUKUKTAN, MEŞRUİYETTEN AYRILMAYAN SESSİZ ÇOĞUNLUĞUN HİKÂYESİDİR”

Anlattıklarının sadece imam hatip okullarının hikâyesi olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu hikâye, senelerce öz yurdunda parya muamelesi gören, ezilen, ötekileştirilen aziz milletimizin de hikâyesidir. Bu hikâye, kılık kıyafeti sebebiyle üniversite kapılarında gözyaşı döken kızlarımızın hikâyesidir. Üniversite hayali katsayı engeline takılan gençlerimizin hikâyesidir. Takunyalı, gerici, yobaz denilerek aşağılanan halkımızın, sakalından, sarığından dolayı horlanan kardeşlerimizin hikâyesidir. Bu hikâye yeşil sermaye yaftası vurularak ayrımcılığa uğrayan yatırımcılarımızın hikâyesidir. Makarnacı, kömürcü, göbeğini kaşıyan adam denilerek tahkir edilen Anadolu insanının hikâyesidir. Ücretini ödeyemediği için hastane morglarında cenazesi rehin alınan vatandaşlarımızın hikâyesidir. Eline kına yakarak askere gönderdiği evladının yemin törenine alınmayan anaların hikâyesidir. Ciğerpareleri terör örgütü tarafından dağa kaçırılan anaların, Diyarbakır’da, Van’da var ya anneler, babalar var ya işte onların hikâyesidir. Bu hikâye azgın azınlığın kışkırtmalarına rağmen demokrasiden, hukuktan, meşruiyetten ayrılmayan sessiz çoğunluğun da hikâyesidir.”

“MİLLÎ İRADEYİ SAVUNMAK İÇİN GEREKTİĞİNDE BEDEL ÖDEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yıldır hikâyeyi yeni baştan yazmak, milletin makûs talihini değiştirmek için zorlu bir mücadele yürüttüklerini ifade ederek, şunları söyledi: “Bu mücadeleyi kendimiz, kendi ikbalimiz için değil, Türk’ü ve Kürt’üyle, Alevi’si ve Sünni’siyle milletimizin her bir ferdinin huzuru, refahı, özgürlüğü için veriyoruz. Kefenimizi giyerek çıktığımız siyaset yolculuğunda bizden öncekiler gibi elbette biz de pek çok sıkıntıyla karşılaştık, baskıya, zorbalığa, hukuksuzluğa ve siyasi şiddete maruz bırakıldık. Türkiye’nin iktidar partisini uyduruk gazete kupürleri üzerinden kapatmaya yeltendiler. Hukuk literatüründe asla yeri olmayan 367 garabetini ortaya atarak, Meclis’te cumhurbaşkanı seçmemizi engellemek istediler. Cumhuriyet mitingleri kılıfı altında insanımızı kışkırtarak daha önceki darbelerde olduğu gibi vesayete uygun ortam hazırlamaya kalkıştılar. Taşeron hâline getirdikleri eli kanlı yapıları üstümüze salarak Türkiye’yi kaosa ve istikrarsızlığa sürüklemek istediler. Ağaç ve çevre bahanesi altında başlattıkları Gezi olaylarıyla sokaklarımızı ateşe ve kana bulamaya kalktılar. Bezmialem Valide Sultan Camisi’nin içine ayyaşları doldurarak bira kutularını camimizin halıları üzerine sere serpe göndererek, oradan Dolmabahçe’deki ofisimize kanal açarak, oradan da Taksim’e Gezicilerle yürümek suretiyle bunlar çılgınlıkların en alçakçasını yaptılar. 17-25 Aralık’ta emniyet, yargı teşkilatına sığdırdıkları militanları vasıtasıyla meşru hükûmeti devirmeye çalıştılar.”

15 Temmuz gecesi ordu içindeki FETÖ’cü hainleri harekete geçirerek kanlı bir darbe girişiminde bulunulduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çukur ve hendek terörüyle vatan topraklarına göz diktiler. Ekonomik tetikçilerini devreye alarak Türkiye’nin şahlanışını durdurmaya teşebbüs ettiler. Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle hamdolsun bu saldırıların tamamını püskürttük. Milletin sandıkta verdiği emaneti ne terör örgütlerine ne ekonomik tetikçilere ne vesayet odaklarına ne de gözünü kan ve kin bürümüş kifayetsiz muhterislere asla bırakmadık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî iradeyi savunmak için gerektiğinde bedel ödedik, sıkıntı çektik ama zalimler karşısında asla boyun eğmedik. Kerameti kendinden menkul bir avuç seçkinin sessiz çoğunluk üzerinde tahakküm ve baskı kurmasına müsaade etmedik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’de her zorlukla beraber muhakkak bir kolaylığın olduğunun müjdelendiğini vurgulayarak, “Hazreti Mevlana da âdeta bu müjdeyi tefsir eden hikmet dolu mesajlarını şu şekilde ifade ediyor; ümitsizliğin ardında nice ümitler var, karanlığın ardında nice güneşler var. Evet, biz de sıkıntılarla karşılaşsak da zorluğun ardından gelen kolaylıklara pek çok kez şahit olduk. Vesayetin ülkemizin üstüne karabasan gibi çöktüğü dönemlerde gecenin karanlığını parçalayan aydınlıklara şahitlik ettik. İmam hatip okulları örneğinde olduğu gibi pek çok hususta Rabbimizin müjdesine mazhar olduk” ifadelerini kullandı.

“28 ŞUBAT’TA KAPISINA KİLİT VURULMAK İSTENEN İMAM HATİPLER BUGÜN EN ÇOK TERCİH EDİLEN EĞİTİM KURUMLARI”

28 Şubat döneminde kapısına kilit vurulmak istenen imam hatip okullarının, ülkenin en çok tercih edilen eğitim kurumları arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Öğrenci sayıları göreve geldiğimizde 660 binden 64 binlere kadar düşen bu okullarımızda okuyan evlatlarımızın sayısı bugün artık 1 milyon 415 bine ulaştı. İmam hatiplerin ortaokul ve lise kademesindeki öğrencilerin sayısının toplama oranı yüzde 14’e yükseldi. Bu rakamlar hem ailelerimizin hem de gençlerimizin bu imam hatiplere yönelik teveccühünün en güzel şekilde işaretidir. Her ne kadar birileri çeşitli tezviratla bu okullarımızı sürekli karalamaya çalışsa da milletimizin ilgisine ket vuramıyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Katsayı adaletsizliğinin ortadan kalkmasıyla imam hatip okullarının üniversite sınavlarındaki başarı grafiği de günden güne yükseliyor. Mesela 2021 yılındaki sınavlarda ilk binde 387, ilk 20 binde 5 bin 933, ilk 100 binde 31 binden fazla imam hatip mezunu öğrenci yer almıştır. Yine 2021 yılında ilk 100’de elde edilen derecelerde bu okullarımızın mezunlarının sayısında önceki seneye göre yüzde 63’lük bir artış gerçekleşmiştir. İmam hatiplerin üniversite sınavının yanı sıra TÜBİTAK ve Teknofest başta olmak üzere bilim, teknoloji, yabancı dil alanlarında elde ettikleri yarışma dereceleri bu okullarımızın yükselen başarı grafiğinin işaretidir” diye ekledi.

“SON YILLARDA İMAM HATİP OKULLARININ ŞÖHRETİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNE GEÇMEYE BAŞLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda imam hatip okullarının şöhretinin sınırların ötesine geçmeye başladığını dile getirerek okullar konusunda Pakistan’dan Bangladeş’e, Malezya’ya kadar bilgi istendiğini aktardı.

Dinî eğitimin yanı sıra fen ve sosyal bilimlerin de verildiği imam hatip okullarının özgün eğitim modeliyle İslam âlemine güzel bir örnek oluşturduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu faşist zihniyet var ya, bu CHP zihniyeti var ya imam hatip okullarında hangi derslerin okutulduğundan bile bunların haberi yok. Bizim meslek dersleri olarak bildiğimiz derslerden başka imam hatip okullarında kimya, fizik, edebiyat, bunların okutulmadığını zannediyorlar. Haberleri yok veya var bilmezlikten geliyorlar. Şaşılacak hâlleri var” dedi.

Dünyanın 89’u aşkın ülkesinden orta okul ve lise çağındaki bin 200 uluslararası öğrencinin Türkiye’deki imam hatip okullarında eğitim gördüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, din istismarından beslenen FETÖ, DEAŞ, Eş Şebab, Boko Haram gibi terör örgütlerine karşı mücadelede imam hatiplerin rolü anlaşıldıkça bu sayının hem Türkiye’de hem dünyada daha da artacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece terör örgütlerinin önüne geçmede değil, İslam dünyasında kız çocuklarının okullaşma oranının yükselmesine de imam hatip okullarının müspet katkı yaptığını belirterek şöyle devam etti: “İmam hatip okullarındaki 1990 yılında yüzde 23,5 olan kız öğrenci oranı, 2016 yılından itibaren her yıl yüzde 53’lerde devam etmiştir. Aynı şekilde 2014 yılından itibaren başlayan örgün eğitimle birlikte hafızlık projesi de eğitim sistemimizin önemli bir ihtiyacını gidermektedir. Hâlihazırda 194 imam hatip ortaokulunda 18 bin 536 öğrencinin yer aldığı bu projeyle çocuklarımız yıl kaybı olmadan okul ortamından ve derslerinden geri kalmaksızın hafızlık yapma imkânına kavuşmuştur. Proje kapsamında aralarında kendi torunumun da bulunduğu yaklaşık 3 bin evladımız hafızlığını tamamlayarak icazetlerini almıştır.”

İmam hatipleri sadece Türkiye’ye imam ve müezzin yetiştiren meslek okulları olarak görmenin hem hatalı hem de eksik bir yaklaşım olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu okulların milletimiz tarafından bu derece sahiplenilmesinin sebebi imanlı, ahlaklı, vatansever, değerlerine bağlı, çalışkan, idealist, özgüveni yüksek nesiller yetiştirmesidir. Son 70 yıllık tarihi boyunca imam hatip okullarından hamdolsun hep ülkesine ve milletine gönülden bağlı gençler çıkmıştır. Bu okullardan şehit savcımız Mehmet Selim Kiraz gibi Hakk’ın ve adaletin tecellisi yolunda can veren kahramanlar çıkmıştır. Bu okullardan hafız çıkmış, âlim çıkmış, doktor, mühendis, hâkim, avukat, bürokrat, iş adamı, siyasetçi, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı çıkmış. Ama Allah’a hamdolsun kendi insanına kurşun sıkan hain çıkmamıştır. Aklını ve iradesini Pensilvanya’daki şarlatana kiraya verenlerin 28 Şubat döneminde darbecilerle iş birliği içinde imam hatip okullarına düşmanlık yapmasının sebebi işte budur.”

Bu eşsiz mirasın ve özgün eğitim modelinin anlaşılmasının, bugünün şartları ve ihtiyaçları çerçevesinde güncellenmesinin son derece önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “On yıllara sarih çetin bir mücadelenin ürünü olan bu okullarımızı, eksiklerini gidererek yani daha çok keyfiyet sahibi yaparak güçlü bir şekilde geleceğe taşımamız gerekiyor” ifadesini kullandı.

Üç gün boyunca işin ehli hocaların ve münevverlerin yapacağı ufuk açıcı takdimlerin kendilerini bu hedefe bir adım daha yaklaştıracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, imam hatip lisesi mezunu bir Cumhurbaşkanı olarak, dört çocuğunun yanı sıra torunlarının da eğitimini aynı şekilde sürdüren ve bu hocalara emanet eden bir veli olarak kendilerinden bunu özellikle istirham ettiğini söyledi.

Sempozyumun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Saygıdeğer Hayrettin Karaman hocama sağlık, sıhhat, afiyetler diliyorum. Ebediyete irtihal etmiş olan üzerimizde çok emeği olan hocalarımıza da Rabbimden rahmet diliyorum. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlarımızı tebrik ediyor, katkı verecek tüm katılımcılara şimdiden şükranlarımı sunuyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Programa; Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, bazı AK Parti milletvekilleri, eğitimciler ve öğrenciler katıldı. Program sonunda Millî Eğitim Bakanı Özer ve eğitimci Mustafa Öcal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim etti.

Dünya

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, katılımcıları selamlayıp programa katılmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

İlim Yayma ailesinin mensubu olmaktan şeref duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemiyetin 75. yılının ülke, millet ve özellikle gençler için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin hasbi ve hakiki bir gönül hareketi olduğunu dile getirerek, cemiyetin ebediyete irtihal etmiş kurucularına Cenabı Allah’tan rahmet diledi.

Cemiyetin Türkiye’nin eğitim ve sivil toplum hayatına damga vurduğunu, projeleriyle, faaliyetleriyle, hizmetleriyle Türkiye’ye katkı sunduğunu, millet ve ümmet aşığı gençlerin Türkiye’ye kazandırılmasına vesile olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hareketin bugünlere gelmesinde payı olan fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimi, büyüklerimi, hocalarımı rahmetle, minnetle yâd ediyorum” diye konuştu.

Şair Erdem Bayazıt’ın “Önden Gidenler” şiirinde yer alan “Onlar gittiler, topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında. Onlar gittiler, gelen zamandan bir haber gibiydiler. Onlar gittiler, giderken bir muştu gibiydiler” mısralarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emaneti sahibine teslim eden bu isimleri ben de şahsen, kutlu bir muştuyu omuzlayıp önden gidenler olarak görüyorum. Rabbim cümlesinin kabirlerini nur, mekânlarını cennet, makamlarını inşallah ali eylesin” ifadelerini kullandı.

“İLİM YAYMA’NIN KURULUŞ FELSEFESİ TÜRKİYE’NİN VAR OLMA FELSEFESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt hizmetlerinden vakıf çalışmalarına, eğitim desteklerinden rehberlik faaliyetlerine İlim Yayma çınarının gölgesini Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına teşmil edenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti: “Rabbim sizlerden razı olsun. Ceddinizi, gayenizi, gayretinizi, şu tertemiz emeklerinizi inşallah hayırlara tebdil eylesin. Son olarak 75’inci yıl kapsamında sene boyunca düzenlenen etkinliklerin 3 çeyrek asırlık birikimin kayıt altına alınması ve İlim Yayma ruhunun yeni nesillere aktarılması noktasında verimli neticeler hâsıl etmesini temenni ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyetinin tarihî aynı zamanda Türkiye’nin tarihidir. İlim Yayma’nın kuruluş felsefesi Türkiye’nin var olma felsefesidir. İlim Yaymanın nihai hedefi Türkiye’nin asırlık gayesidir. İlim Yaymanın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin ilk genel başkanı merhum Seniyüddin Başak’ın Lozan konferansında Türkiye’nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biri olduğunu söyledi.

Ateşten gömlek giydikleri İstiklal Harbi yıllarında İstanbul’dan Anadolu’ya silah ulaştıran Kuvayımilliye’ye çok önemli destekler sunan General Ömer Cemal Karabekir’in de cemiyetin kurucu şahsiyetlerinden olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli vazifeler üstlenmiş istiklal madalyası sahibi emekli kurmay albay merhum Vehbi Bilimer, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yol arkadaşı Sebilürreşad dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır” diye konuştu.

Bu şahsiyetlerin ortak idealinin Türkiye’nin geleceğini inşa edecek, eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu isimlerin müşterek gayesi, Türkiye’nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. ‘Bu milletin evlatları sahipsiz değildir.’, ‘Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz.’ dediler. Zor zamanlarda ‘Ya Allah, Allah bizimledir.’ diyerek, ‘Allah bes, baki heves’ diyerek, surda mukaddes bir gedik açtılar. Gayret bizden tevfik Allah’tandır inancıyla Türkiye’nin eğitim davasına omuz verdiler, gönül ve ömür verdiler” ifadelerini kullandı.

“İLİM YAYMA TÜRKİYE’NİN EĞİTİM VE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle İlim Yaymanın, Türkiye’nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzi, mührü, güçlü bir yansıması olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Aynı şekilde İlim Yaymanın mücadelesi aynı zamanda Türkiye’nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, millî iradenin yanında olmuştur. Üstadın ifadesiyle ‘Allah ve ahlak’ demenin yasaklandığı, evlerin, kursların basıldığı, Kur’an-ı Kerim’i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma, milletçe mesut olmanın imkânlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye’nin üzerine doğmuştur.”

Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra 17 Ekim 1951’de Türkiye’nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyetin, devam eden süreçte 100’den fazla imam hatip lisesinin yapımına da katkı sağladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu’nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu’dan İstanbul’a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır” şeklinde konuştu.

“75 SENE EVVEL 68 İNANMIŞ YÜREĞİN TOPRAĞA DİKTİĞİ MÜTEVAZİ FİDAN, BUGÜN ÇINARA DÖNÜŞMÜŞTÜR”

İlim Yayma mücadelesinin, İlim Yayma davasının nice engele, zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen kök saldığını, büyüdüğünü ve serpildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ne diyor şair? ‘Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyicek hâke nebât / Mütevazı olanı rahmet-i Rahman büyütür.’ Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenabı Allah’ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde Allah’a hamdolsun nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet etti.

Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti, 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor. Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla vatanına ve devletine bağlılık içinde tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu iradenin, bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu aktararak, şunları kaydetti: “Cenabı Allah’a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanı Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği var. Allah rahmet eylesin. Makamı ali olsun inşallah. Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun diyorum. Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler, ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak tarihinden ilham, cesaret ve güç alan bir karaktere sahip olduklarını belirtti.

İlim Yayma Cemiyeti’nin her sayfasının mücadeleyle geçen, binbir emekle özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı 75 yıllık tarihinin önemli ve kıymetli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aslolanın yarına ne söyledikleri, neyi miras bırakmak istedikleri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuşkusuz kendilerinin en büyük hazinesinin insan olduğunu, en büyük miraslarının ise şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacağını kaydederek, insan yetiştirmenin, emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraş olduğunu, nasıl tam 75 yıl önce atılan tohumların meyveleri toplanıyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumların da çeyrek ve yarım asır sonra meyveye duracağını dile getirdi.

İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yâd ederken, bugün aynı zamanda şu soruları kendilerine sormaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Teknolojinin hızla değiştiği ve ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında millî kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir. İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak da mühimdir.”

“ORTAK HEDEFİMİZ TEKNOLOJİYİ GELİŞTİREN BİR GENÇLİĞİN YETİŞMESİNİ SAĞLAMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın nereye doğru sürüklendiğini kimsenin kestiremediğini, teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkisinin her geçen gün büyüdüğünü, yapay zekâyla birlikte insan hayatında köklü değişimler yaşandığını söyledi.

Kendini seçilmiş, diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarkların sadece şu anki hayata değil geleceğe de yön vermek, anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir” dedi.

İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünün “Bir mirasın hafızası bir geleceğin inşası” temasıyla idrak edilmesini bu bakımdan fevkalade isabetli bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlim Yayma, değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkâr etmeden, özgüvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma, karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümit var olmanın adıdır. Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır. Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, millî ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır.”

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şey burada, mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkânlarını kuşanmaktır. Bizim yolumuz da istikametimiz de hedefimiz de tam olarak budur” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK, BUNDAN SONRA DA ASLA EĞDİRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere hitaben şunları söyledi: “İlim Yayma ailesi olarak ne kadar ağır bir mesuliyeti omuzladığınızı en iyi sizler biliyorsunuz. Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye’nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye’yi kuvveden fiile çıkaracak işler yapıyorsunuz. En önemlisi sizler inşallah gönüller sultanı Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın şu müjdesine nail olacak faaliyetler yürütüyorsunuz. Bakın iki cihan serveri ilmi çoğaltanlara, yayanlara yani sizlere nasıl bir müjde veriyor. ‘Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer, sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah’a yakarır, âlimin abide yani ibadet edene üstünlüğü parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır. Onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur’ Evet sizler yani bu ilmi tevarüs edenler gençlerimizi ilimle, hikmetle teçhiz edenler inşallah büyük bir pay alacaksınız. Sizler daha müessir, daha müreffeh bir Türkiye için üreten, emek veren, sayeden, Türkiye’ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak, bu milletin bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız.”

Bugün burada gönül dostlarının arasında, katılımcılara olduğu kadar şahsına da hitap ederken bir gerçeği önemle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı, “Ülkenin ve milletin hayrına olan her işi engellemeye çalışanlar 75 sene olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah’ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz. Rabbim‘in şu müjdesini kendimize rehber edinerek kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz. ‘Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz’ Rütbe, makam, koltuk, şöhret, zenginlik gibi dünyevi payeler beklemeden ömrünü İlim Yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini inşallah yere düşürmeyecek, çok daha yükseklere çıkaracağız. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkese ilim yolunda, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolunda Allah’tan üstün muvaffakiyetler dileyerek, gayretlerinin bereketlenmesi temennisinde bulundu.

Başta şehit Başbakan Adnan Menderes ve cemiyetin kurucuları olmak üzere, duaları, gözyaşları ve infaklarıyla 3 çeyrek asırdır bu çınarın büyümesi için emek veren bütün kardeşlerine, hocalara, hayırseverlere, gönüllülere, mezunlara ve öğrencilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete irtihal eden büyükleri rahmetle yâd ederek, cemiyetin 75. kuruluş yıl dönümünü kutladı.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Okumaya devam edin

Dünya

“Türkiye’ye çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımları bulunuyor”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Türkiye’ye 24 yılda çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor. İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılar vasıtasıyla, Kırklareli’nde yaşayan bütün vatandaşları yürekten selamladığını söyledi.

Kırklareli’nin güzel insanlarına kendisini hasretle bağırlarına bastıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’tan muhabbeti ve dayanışmayı daim eylemesi temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok önemli bir yatırımın açılışını yapmak üzere katılımcılarla beraber olduklarını ifade ederek “Ulaştırma alanında stratejik bir projeyi daha ülkemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Öncelikle heyecanımızı bugün burada bizlerle paylaşan Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Sayın Marta Kos’a teşekkür ediyorum. Sayın Kos’u bu vesileyle ülkemizde misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin şehrimize, Trakya bölgemize, Türkiye’ye hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“229 KİLOMETRELİK UZUNLUĞUYLA ÜLKEMİZE VİZYON KATACAK ULAŞTIRMA PROJELERİMİZDEN”

Bu önemli yatırımın milletin hizmetine sunulmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere tüm kurumları, yüklenici firmaları, işçisinden mühendisine her bir emek sahibini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biliyorsunuz, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı toplam 229 kilometrelik uzunluğuyla ülkemize vizyon katacak ulaştırma projelerimizden biridir. Projemiz üç etaptan oluşmaktadır. 153 kilometre uzunluğa sahip Çerkezköy-Kapıkule kesimi projemizin en uzun etabıdır. Saatte 200 kilometre tasarım ve işletme hızına sahip olacak hattımız, çift hatlı, elektrikli, sinyalli olarak inşa edilmiştir. Hat üzerinde 31 köprü, 2 bin 520 metre uzunluğunda 8 aç-kapa tünel, 2 viyadük, 114 alt ve üst geçit ile 175 menfez vardır. Böylece Tekirdağ’ı Kırklareli’ne ve Edirne’yi hızlı tren ağına dahil ederek, hızlı tren ağımızı Çerkezköy’den Kapıkule’ye kadar ulaştırmış oluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin hizmete girmesiyle etkilerini çok geniş bir alanda görecekleri yeni bir dönem başlayacağını dile getirerek “En başta Halkalı-Kapıkule arasındaki yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 30 dakikaya düşecek. Yük taşıma süresi ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya inecek. Demir yolu hattının kapasitesi de yaklaşık 4 katına çıkacak. Yıllık yolcu kapasitesinin 600 binden 3 milyona, yıllık yük kapasitesinin ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona yükselmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“PROJEMİZ TRAKYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE ÇOK CİDDİ KATKILARDA BULUNACAK”

Bunun ulaşımın hızlanması, lojistiğin güçlenmesi ve seyahat süresinin azalması anlamına geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, neticede üretimin, ihracatın ve istihdamın artacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret ve turizm inşallah daha da hareketlenecek. Projemiz sadece gönülleri ve şehirleri birleştirmekle kalmayacak. Aynı zamanda Trakya ve Türkiye ekonomisine çok ciddi katkılarda bulunacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olan Kapıkule’deki demir yolu kapasitesini artırdıklarını, gar sahasında yol sayısını 23’ten 42’ye, toplam hat uzunluğunu ise 15 bin 675 metreden 51 bin metreye çıkardıklarını belirtti.

Proje kapsamında Babaeski, Lüleburgaz ve Büyükkarıştıran’da yeni istasyon binaları inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapıkule ve Edirne gar binalarını yeniden yapıyoruz. Çerkezköy’de yük istasyonu personel binası ve lokomotif bakım atölyesi de projenin kapsamında yer alıyor. Böylece sadece ana hattı değil, hattın bütün unsurlarını modern ve güçlü bir yapıya kavuşturuyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum” diye konuştu.

Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Hattı’nın öneminin yalnızca Trakya bölgesiyle sınırlandırılamayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu hat Bakü, Tiflis, Kars ve Marmaray üzerinden Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’un Avrupa bağlantısını da güçlendiriyor. Halkalı-Kapıkule projesi 6 bin 314 kilometrelik Kalkınma Koridoru’nun Türkiye’den geçecek 2 bin 94 kilometrelik bölümünün kritik parçalarındandır. Faw Limanı’ndan başlayıp ülkemiz üzerinden Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu’nun batı ucundaki Avrupa bağlantısını oluşturacaktır. Bu tablo bize aslında şunu gösteriyor, ulaştırma yatırımlarımız artık yol, köprü ve demir yolu yatırımı olmaktan çıkmış, küresel ticaret yollarının en stratejik halkalarına dönüşmüştür. Halkalı-Kapıkule hattı, İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya’daki organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere sanayi merkezlerimizin ve limanlarımızın Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla bu hat inşallah Anadolu’nun üretimini Avrupa pazarlarına bağlayan bir damar, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasını hızlandıran bir lojistik omurga olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trakya bölgesiyle birlikte Türkiye ekonomisine büyük katkılar yapacağına inandığı bu önemli projenin hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Kırklareli’mize ve tüm bölgemize böylesi stratejik bir yatırımı kazandırmaktan büyük bahtiyarlık duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Rabb’im bizi sizlere ve Türk milletine hizmet yolundan ayırmasın diyorum” diye konuştu.

“ÜLKEMİZİ HIZLI TRENİN KONFORUYLA TANIŞTIRAN YİNE BİZ OLDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye 24 yılda kelimenin tam anlamıyla çağ atlattıkları alanların başında ulaştırma yatırımlarının bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: “İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır. Toplam demir yolu ağımızı 13 bin 919 kilometreye ulaştırdık. Elektrikli hat uzunluğumuzu 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye çıkardık. Yüzde 243’lük bir artış sağladık. Sinyalli hat uzunluğumuz 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye yükseldi. Buradaki artışımız yüzde 236 oldu. Ülkemizi hızlı trenin konforuyla tanıştıran yine biz olduk.”

Sıfırdan başlayarak ülkeye 2 bin 251 kilometre uzunluğunda hızlı tren hattı kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün hızlı tren hizmetlerinden nüfusumuzun yüzde 51’i yararlanıyor. Çerkezköy-Kapıkule hattının tamamlanmasıyla hızlı tren hatlarımızın uzunluğu 2 bin 604 kilometreye çıkacak. Doğrudan hızlı tren bağlantısı bulunan il sayımız ise 14 olacak. 2028 yılı sonunda ise bunu 27 şehre çıkarmayı istiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında demir yolu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hâlihazırda toplam 4 bin 858 kilometrelik demir yolu hattının yapımı sürüyor. 2053 için hedefimiz demir yolu hat uzunluğumuzu 28 bin 590 kilometreye yükseltmektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların da çok net gördüğüne inandığı derin bir farka bir kez daha vurgu yapmak istediğini belirterek, gündemlerinin ne olduğunun, neyle meşgul olduklarının, ne için çalıştıklarının, hedeflerinin ve hayallerinin katılımcılar tarafından yakından takip edildiğini söyledi.

Kendi gündemlerinde vatandaşa hizmet etmek ve ülkeye eser kazandırmak olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta Şanlıurfa’daydık. Urfa’da 2 bin yatak kapasiteli şehir hastenemizi hizmete açtık. TEKNOFEST Güneydoğu’da Türkiye’nin umudu olan gençlerimizin birbirinden gurur verici projelerine şahitlik ettik. Öncesinde İstanbul Havalimanı 4. pist ve ilave yatırımların açılışını gerçekleştirdik. Daha öncesinde Samsun’da 17 milyar liralık bir yatırım olan 1458 yataklı Samsun Şehir Hastanemizi hizmete aldık” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ YENİ YÜZYILA HAZIRLAMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ KOŞTURUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ise Kırklareli’nde olduklarını, durmadan, dinlenmeden 7 gün 24 saat aşkla çalıştıklarını vurgulayarak, “Biz icraat üretiyoruz, icraat. Hizmet üretiyoruz, hizmet, laf değil. Taş üstüne taş koyuyoruz. Biz Türkiye’yi yeni yüzyıla hazırlamak için gece gündüz koşturuyoruz. Peki, sürekli bizi eleştirenler, sürekli bize sataşanlar ne yapıyor? 24 yıldır ne yapıyorlarsa bugün de aynısını yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

Dikkat edildiğinde onların gündemlerinde hiçbir somut proje olmadığını, yalanın ise onlarda bol olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin bile inanmadığı popülist vaatler dışında milletin derdine derman olacak hiçbir önerilerinin olmadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Varsa yoksa yalan, dolan, spekülasyon. Siyasi parti değil, sanki iftira üretme merkezi. Sanki dedikodu kazanı bunlar. Sadece dezenformasyon üretmenin peşindeler. Sadece çamur atmanın, sadece iftira atmanın, kendi pisliklerini bize de bulaştırmanın peşindeler. FETÖ’cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle ellerine ne tutuşturulsa önüne arkasına bakmadan, doğruluğunu yanlışlığını araştırmadan bize saldırıyorlar. Münferit örnekler üzerinden değerlerimize saldırıyorlar. Kimse kusura bakmasın. Boğazlarına kadar yolsuzluğa, ahlaksızlığa batmış durumdalar. Bir de çıkıp utanmadan bize laf söylüyorlar.”

“SİZ ÖNCE SOYUP SOĞANA ÇEVİRDİĞİNİZ BELEDİYELERİN HESABINI VERECEKSİNİZ”

Bunun adının siyaset, muhalefet etmek ve kamu adına hesap sormak olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir defa başkalarına laf söylemeden önce para kulelerinin hesabını vereceksin. Elimizde 32 saatlik kumpasın kaydı var. ‘Ben izledim’ dediğiniz baklava kutularının hesabını vereceksiniz. Siz önce arpalığa çevirdiğiniz eş, dost, akraba çiftliğine çevirdiğiniz, soyup soğana çevirdiğiniz belediyelerin hesabını vereceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin kendilerine siyasi etik dersi vermeye kalkmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek, “Biz bu ilkesiz siyasete, bu rezil siyasete prim vermeyiz. Kim milletin hakkına, hukukuna ve emanetine el uzatırsa karşısında bizi bulur, yargısıyla, emniyetiyle, maliyesiyle, devletin tüm kurumlarını bulur. Hukukun, meşruiyetin sınırlarını aşanlar aynı zamanda ahlakın sınırlarını da aşarlar. Bizim bunlarla işimiz olmaz ve olamaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargının suç işleyenin, suçu sabit olanların yakasına yapıştığını vurgulayarak, “Bu konudaki kararlılığımızı, bu konudaki hassasiyetimizi 24 sene boyunca defalarca milletimize gösterdik. Fakat şunu da bilsinler ki ne ekran tetikçilerinin ne de siyasetçi kılıklı müfterilerin haysiyet cellatlığı yapmasına, yargısız infaz yapmasına asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“AKIL VE BASİRETLE BU HASSAS SÜRECİ YÖNETECEĞİZ”

Kirli yöntemler, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla kadrolarına karşı bir operasyon yürütülmesine eyvallah demeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Siyasetin de medyanın da limanı ahlaktır, dürüstlüktür. Biz ilk gün nerede duruyorsak bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Haksızlığın, hukuksuzluğun, tamahkarlığın üzerine istismarcılara rağmen ciddiyetle gidiyoruz ve gideceğiz. Ama bunu yaparken adaletten, ahlaktan, vicdandan, özellikle hakkaniyet çizgisinden bir milim sapmayacağız. Ne oyuna geleceğiz ne tuzağa düşeceğiz ne de birilerinin yalan rüzgarına kendimizi kaptıracağız. Sağduyulu ve serinkanlı bir şekilde akıl ve basiretle inşallah bu hassas süreci yöneteceğiz. Milletim müsterih olsun. Bize güvensin. Ama aynı zamanda uyanık ve dikkatli olsun. Milletim sicili bozuk siyasi fırsatçıların nemalanma tuzağına düşmesin. Biz gerekeni yapıyoruz. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle meseleye vaziyet ediyoruz.”

Halkalı-Kapıkule hızlı tren hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri tebrik etti.

Programda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Avrupa Birliği’nin (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos da bir konuşma yaptı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tablo hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, duanın ardından açılış kurdelesini kesti.

Açılış töreninin ardından makinist koltuğuna geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hızlı tren hattındaki ilk seferi gerçekleştirerek Babaeski’den Lüleburgaz’a yolculuk yaptı.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

Okumaya devam edin

Dünya

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Genç Gazeteciler

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.

Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”

“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.

Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.

“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.

Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.

Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.

“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”

Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.

Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZDE MESAFE ALDIKÇA ŞEHİRLERİMİZ KALKINIYOR”

Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”

“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.

Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.

“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”

“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”

Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.

GENÇ GAZETECİLER ŞANLIURFA

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya13 saat önce

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

Dünya4 gün önce

“Türkiye’ye çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımları bulunuyor”

Dünya1 hafta önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Dünya1 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

Dünya2 hafta önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Gündem2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Dünya2 hafta önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Adalet2 hafta önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

Adalet3 hafta önce

“Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz”

Dünya3 hafta önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

Dünya3 hafta önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

Dünya4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

Dünya1 ay önce

“Sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’ye dost olan kazanacak husumet besleyen ise kaybedecektir.

Dünya1 ay önce

“Şanghay İşbirliği Teşkilatı, çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biridir”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da

Dünya1 ay önce

“Biz tarihiyle, zaferleriyle, mücadelesiyle büyük bir milletiz”

Dünya1 ay önce

30 Ağustos Zafer Bayramı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı

Dünya1 ay önce

“Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

Dünya2 ay önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

Dünya2 ay önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

Dünya2 ay önce

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

Dünya2 ay önce

Filistin Devlet Başkanı Abbas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Gündem2 ay önce

“Avusturya ile ticaret hacmini 5 milyar dolara ulaştıracağız”

Dünya2 ay önce

Avusturya Şansölyesi Stocker Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Dünya2 ay önce

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ortak Savunma Anlaşması imzalandı

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Dünya3 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Dünya3 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

Dünya3 ay önce

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

Dünya7 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya6 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya7 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya7 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya5 sene önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya7 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya5 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

Dünya5 sene önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Dünya4 sene önce

İyi ki varsın Canan Alime Kocaman

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya7 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya6 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Dünya6 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya7 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya6 sene önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Tekne Firmaları Türkiye5 sene önce

AMERİKA | 2. El Tekne Yelkenli Yat Nasıl Satın Alınır ?

Dünya7 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya6 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya7 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya5 sene önce

İyi ki varsın ; Mehmet Cengiz

Dünya4 sene önce

“14 Mayıs 2023 tarihinde milletimiz, cumhurbaşkanını ve milletvekillerini seçmek üzere sandık başına gidecektir”

Dünya6 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Reklamlar
Reklamlar

PATRONLAR

Dünya13 saat önce

“Bizim en büyük hazinemiz insandır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı...

Dünya4 gün önce

“Türkiye’ye çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımları bulunuyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Türkiye’ye 24 yılda çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor....

Dünya1 hafta önce

“Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın...

Dünya1 hafta önce

“Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz...

Dünya2 hafta önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları,...

Gündem2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı. TBMM’ye gelişinde, TBMM...

Dünya2 hafta önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel...

Adalet2 hafta önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk...

Adalet3 hafta önce

“Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz,...

Dünya3 hafta önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık...

Reklamlar

Son Dakika Haber

seers cmp badge