Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeniden Açılışının 70. Yılında İmam Hatip Okulları ve Türkiye’de Din Eğitimi Sempozyumu’na katıldı

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeniden Açılışının 70. Yılında İmam Hatip Okulları ve Türkiye’de Din Eğitimi Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Esasen imam hatiplerin tarihi; milletimizin hak, hukuk, özgürlük ve adalet mücadelesinin de tarihidir. Kuruluşundan itibaren imam hatipler, bu ülkede demokrasinin standardını gösteren bir mihenk taşı olmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cevahir Kongre Merkezi’nde düzenlenen Yeniden Açılışının 70. Yılında İmam Hatip Okulları ve Türkiye’de Din Eğitimi Sempozyumu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, “Selam imam hatiplim selam senin ruhuna/ Selam imam hatiplim selam senin duyguna/ Selam tertemiz kalbe o körpe dimağlara/ Selam sizden yükselen güzel sadaya selam/ Kalbimize taht kurdun fethettin gönülleri/Fethin mübarek olsun Fatih’in yadigarı/ Dua dua çıkarken niyazın semalara/ Selam sana Fatih’im, selam imam hatiplim/ Selam sana Aişem, selam imam hatiplim/ Selam sana Fatımam, selam imam hatiplim” şiirini okuyarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin dört bir yanındaki imam hatiplilere selam ve sevgilerini gönderdi.

Fatih’in emaneti aziz İstanbul’dan gönül coğrafyasının dört bir yanındaki kardeşlere ve dostlara, gözünü Türkiye’ye çeviren mazlum ve mağdurlara selamları ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeniden Açılışının 70. Yılında İmam Hatip Okulları ve Türkiye’de Din Eğitimi Sempozyumu münasebetiyle imam hatip nesliyle imam hatip davasına gönül veren dostlarla beraber olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Millî Eğitim Bakanlığını, İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği ÖNDER’i, İstanbul Uluslararası Medeniyet Araştırmaları Derneğini sempozyuma öncülük ettikleri için tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, programa destek veren tüm kurumlara, üniversitelere ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sempozyumun başarılı geçmesi, imam hatip camiası, ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak, yurt dışından gelen misafirlere ve hocalara da katkılarından dolayı şükranlarını sundu.

İmam hatip okullarının temelini atanlar başta olmak üzere tam 70 yıldır bu güzide eğitim kurumlarının gelişmesinde, sayılarının artmasında emeği olan imam hatip gönüllülerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, okullarda görev yapmış olan ahirete irtihal eden iradeciler ve öğretmenler ile çocuklara fedakârca hizmet edenleri, gerektiğinde kendi çocuklarının rızkından keserek imam hatip nesline sahip çıkan tüm hayırseverleri rahmetle yâd ettiğini söyledi.

“MİLLÎ İRADENİN ÜZERİNE DÜŞEN VESAYET GÖLGESİ KALKTIKÇA İMAM HATİPLERİN DE ÖNÜ AÇILMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 70 yaşında bir çınar olan imam hatiplerin aynı zamanda her adımı sabır, samimiyet ve azimle yürütülen kutlu bir mücadelenin sembolü olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Esasen imam hatiplerin tarihi milletimizin hak, hukuk, özgürlük ve adalet mücadelesinin de tarihidir. Kuruluşundan itibaren imam hatipler bu ülkede demokrasinin standardını gösteren bir mihenk taşı olmuştur. Millî iradenin üzerine düşen vesayet gölgesi kalktıkça imam hatiplerin de önü açılmış, kapısına vurulan zincirler kırılmıştır. Darbe ve dikta dönemlerinde ise milletimizin kendisi gibi imam hatipler de hedefe, özellikle o tahtaya konularak baskıya uğramıştır. CHP zihniyeti milletle milletin değerleriyle hesaplaşmasını hep imam hatipler üzerinden yürütmüştür. Ellerine geçirdikleri her fırsatı ya bu okulları tamamen kapatmak ya da imam hatiplerin kazanılmış haklarını gasbetmek için kullanmışlardır. Milletimiz çöldeki vaha misali bu okullara nasıl umutla sarılmışsa CHP zihniyeti de bu okulları daima bir tehdit olarak görmüştür. İmam hatiplerin ülkemizdeki 70 yıllık mazisine baktığımızda bu durumun sayısız örneğiyle karşılaşıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin tek parti faşizminde maruz kaldığı zulümleri göstermesi açısından bir örneği katılımcılarla paylaşmak istediğini ifade ederek şöyle konuştu: “Kendisi de bir CHP mebusu olan Hamdullah Suphi Tanrıöver, 1947 yılında ülkenin içinde bulunduğu vahim durumu bakınız nasıl anlatıyor; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir münakaşadan sonra dışarıya çıktığım zaman altı tane Meclis hademesi yanıma geldi. Gözleri yaşlı olarak bana şunları söyledi: ‘Vallahi, billahi altı köyümüzde bir tek imam kaldı. Ölülere nöbet bekletiyoruz. O imam kalkıp bu köye geliyor ve boyuna köy değiştiriyor. Eğer bize imam ve hatip vermezseniz ölülerimizi köpek leşi gibi toprağa gömeceğiz.’ Kim söylüyor bunu? CHP’li Hamdullah Suphi’ye köylüler söylüyor. Evet, partisinin yedinci kurultayında bizzat bir CHP’li milletvekili tarafından dile getirilen bu utanç tablosu tek parti döneminde ölüsüyle ve dirisiyle bu ülkenin tamamının gerçeği.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bin yıldır hamuru İslam’la yoğrulan, asırlar boyunca İ’lay-ı Kelimetullah’ın sancaktarlığını yapan, mabedinin üzerine namahrem eli değdirmemek için yedi düvele meydan okuyan, İstiklal Harbi’nde ezanı ve bayrağı uğrunda gencecik evlatlarını şehit veren, nüfusunun kahir ekseriyeti Müslüman olan, işte böyle bir ülkede 1950 yılına vardığımızda durum maalesef buydu. Millet bırakın camide namaz kıldıracak imamı, ölüsünü yıkayacak ve onun namazını kıldıracak kimseyi bulamıyordu” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eziyetin en acı tezahürlerinden biri olan Türkçe ezan garabetinin de insanların tahammül sınırlarını zorlayan bir hâl aldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokrat Parti’nin 1951 seçimlerinde millette en fazla karşılık bulan iki vaadinin ezanın aslına döndürülmesi ile imam hatiplerin açılması olduğunu, merhum Adnan Menderes’in 1951 seçimlerinden zaferle çıktıktan hemen sonra hayata geçirdiği ilk icraatın da Ezan-ı Muhammedi’nin aslıyla okunması olduğunu belirtti.

Menderes ve arkadaşlarının millet tarafından hâlen hayırla yâd edilmesini sağlayan diğer hizmetlerinin ise imam hatip okullarının açılması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ancak hükûmetin iradesine rağmen dönemin CHP bürokrasisi imam hatip okullarını açtırmamak için ayak diremeyi sürdürmüştür. Merhum Ali Ulvi Kurucu, hocası olan rahmetli Mahmut Celalettin Ökten’in bu süreçte yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor: ‘Elimde baston rahatsız hâlimle trene bindim. Ankara’ya gittim. O günün Maarif Vekili olan Tevfik İleri merhum, talebelerimdendi. Beni unutmamıştı. Ankara’da bir otelde kaldık. Günler geçiyor, Tevfik İleri’nin verdiği emirler Talim Terbiye Dairesi’nden bir türlü çıkmıyordu. Bir ay Ankara’da süründüm. Otelden aldığım çaya odamda ekmeği batırıp yemek zorunda kaldım. Artık uykularım kaçıyordu. Bir ay sonra Tevfik Bey’le durumu merhum Menderes’e arz ettik. Ancak muhterem Başvekilin yazılı talimatıyla Talim Terbiye Dairesi’nden muvafakat emrini alabildik. O gün muvafakat emrini alıp da Başvekaletten otele gelirken nasıl çıldırmadım, nasıl aklımı kaybetmedim diye hâlâ şaşarım. Ne evlendiğim gün ne de icazet aldığım zaman böyle sevindim. O gün işte bu kadar sevinmiştim.’ Evet, 70 sene önce 17 Ekim 1951’de yedi ilde imam hatip okulu açılması kararıyla Türkiye’nin imam hatipli yılları işte böyle başlamıştır.”

İmam hatiplerin üç yıllık lise bölümlerinin 1954’te açıldığını, bu okul mezunlarının okuyabileceği yüksekokul olarak Yüksek İslam Enstitülerinin 1959’da kurulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 12 Mart muhtırasında ortaokul kısımlarının kapatılarak lise kısımlarının dört yıla çıkarıldığını aktardı.

“İMAM HATİPLERİN FETRET DEVRİNİ BİZ SONLANDIRDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP kökenli Ferit Melen zamanında 1972’de yayınlanan bir yönetmelikle imam hatiplerin lise kısmını bitirenlere tanınan yükseköğretimin tüm programlarında okuma hakkının kaldırıldığını anlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Millî Selamet Partisi’nin yoğun gayretleriyle 1974’te ortaokul bölümü yeniden açılmış, 29 yeni ilaveyle okul sayısı 101’e çıkmıştır. İmam hatipler 28 Şubat döneminde vesayetçilerin tekrar hedefi olmuş, sekiz yıllık kesintisiz eğitim dayatmasıyla ortaokul kısmı kapatılırken katsayı zulmüyle de imam hatiplilerin üniversite hayallerine set çekilmiştir. Kendi evlatlarım da dâhil imam hatip lisesi mezunları üniversite hayallerini 13 yıl boyunca ya ertelemek ya da yurt dışında gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. Önce 2011 yılında katsayı uygulamasını kaldırarak, bir sene sonra da 4+4+4 sistemiyle ortaokul kısımlarını açarak imam hatiplerin bu fetret devrini hamdolsun biz sonlandırdık. Rabbime, bize milletin okullarını tekrar milletle buluşturma imkânı bahşettiği için hamdediyorum.”

İmam hatip mensubu olduğunu, çocuklarını da imam hatipte okuttuğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama hiçbir zaman imam hatipçi olmadım. Çünkü böyle bir şeyi yanlış bulurum. Bizim için tüm imam hatip okulları, normal lise de meslek liseleri de emirlerinde olduğumuz okullarımızdır. Hepsine bütün imkânlarımızla seferber olduk, seferber oluyoruz ve elimizden gelen tüm destekleri veriyoruz” dedi.

Prof. Dr. Hayrettin Karaman’ın, imam hatip birinci sınıfta yarım dönem Arapça öğretmeni olduğunu, Bekir Topaloğlu’nun da kendisine öğretmenlik yaptığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hepsinin rahle-i tedrisinde elhamdülillah bulunduk. Ama şimdi Bekir Hocamız rahmetli, Hayrettin Hocamız hayatta. Rabbim uzun ömürler versin inşallah. Bu gençliğe onlar çok büyük emekler verdi ve bu gençlik sürekli temayüz etti. Onların elinde yoğrularak bugünlere geldik. Derdimiz şu, bu ülkede eğer bugün ifademle ‘bir dindar nesil yetiştirelim’ gayreti varsa işte bu hocalarımızın emekleriyledir. Bundan çok rahatsız olanlar yok mu? Var. Tam aksini savunanlar var. Varsın olsun. Biz işimize bakacağız. ‘Dinsiz bir nesil olsun’ diyenler yok mu? Var. ‘Böyle ucube bir nesil olsun’ diyenler yok mu? Onlar da var. Onlar işine bakacak. Biz de işimize bakacağız. Farkımız bu. Evet.”

“BU HİKÂYE DEMOKRASİDEN, HUKUKTAN, MEŞRUİYETTEN AYRILMAYAN SESSİZ ÇOĞUNLUĞUN HİKÂYESİDİR”

Anlattıklarının sadece imam hatip okullarının hikâyesi olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu hikâye, senelerce öz yurdunda parya muamelesi gören, ezilen, ötekileştirilen aziz milletimizin de hikâyesidir. Bu hikâye, kılık kıyafeti sebebiyle üniversite kapılarında gözyaşı döken kızlarımızın hikâyesidir. Üniversite hayali katsayı engeline takılan gençlerimizin hikâyesidir. Takunyalı, gerici, yobaz denilerek aşağılanan halkımızın, sakalından, sarığından dolayı horlanan kardeşlerimizin hikâyesidir. Bu hikâye yeşil sermaye yaftası vurularak ayrımcılığa uğrayan yatırımcılarımızın hikâyesidir. Makarnacı, kömürcü, göbeğini kaşıyan adam denilerek tahkir edilen Anadolu insanının hikâyesidir. Ücretini ödeyemediği için hastane morglarında cenazesi rehin alınan vatandaşlarımızın hikâyesidir. Eline kına yakarak askere gönderdiği evladının yemin törenine alınmayan anaların hikâyesidir. Ciğerpareleri terör örgütü tarafından dağa kaçırılan anaların, Diyarbakır’da, Van’da var ya anneler, babalar var ya işte onların hikâyesidir. Bu hikâye azgın azınlığın kışkırtmalarına rağmen demokrasiden, hukuktan, meşruiyetten ayrılmayan sessiz çoğunluğun da hikâyesidir.”

“MİLLÎ İRADEYİ SAVUNMAK İÇİN GEREKTİĞİNDE BEDEL ÖDEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 40 yıldır hikâyeyi yeni baştan yazmak, milletin makûs talihini değiştirmek için zorlu bir mücadele yürüttüklerini ifade ederek, şunları söyledi: “Bu mücadeleyi kendimiz, kendi ikbalimiz için değil, Türk’ü ve Kürt’üyle, Alevi’si ve Sünni’siyle milletimizin her bir ferdinin huzuru, refahı, özgürlüğü için veriyoruz. Kefenimizi giyerek çıktığımız siyaset yolculuğunda bizden öncekiler gibi elbette biz de pek çok sıkıntıyla karşılaştık, baskıya, zorbalığa, hukuksuzluğa ve siyasi şiddete maruz bırakıldık. Türkiye’nin iktidar partisini uyduruk gazete kupürleri üzerinden kapatmaya yeltendiler. Hukuk literatüründe asla yeri olmayan 367 garabetini ortaya atarak, Meclis’te cumhurbaşkanı seçmemizi engellemek istediler. Cumhuriyet mitingleri kılıfı altında insanımızı kışkırtarak daha önceki darbelerde olduğu gibi vesayete uygun ortam hazırlamaya kalkıştılar. Taşeron hâline getirdikleri eli kanlı yapıları üstümüze salarak Türkiye’yi kaosa ve istikrarsızlığa sürüklemek istediler. Ağaç ve çevre bahanesi altında başlattıkları Gezi olaylarıyla sokaklarımızı ateşe ve kana bulamaya kalktılar. Bezmialem Valide Sultan Camisi’nin içine ayyaşları doldurarak bira kutularını camimizin halıları üzerine sere serpe göndererek, oradan Dolmabahçe’deki ofisimize kanal açarak, oradan da Taksim’e Gezicilerle yürümek suretiyle bunlar çılgınlıkların en alçakçasını yaptılar. 17-25 Aralık’ta emniyet, yargı teşkilatına sığdırdıkları militanları vasıtasıyla meşru hükûmeti devirmeye çalıştılar.”

15 Temmuz gecesi ordu içindeki FETÖ’cü hainleri harekete geçirerek kanlı bir darbe girişiminde bulunulduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çukur ve hendek terörüyle vatan topraklarına göz diktiler. Ekonomik tetikçilerini devreye alarak Türkiye’nin şahlanışını durdurmaya teşebbüs ettiler. Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle hamdolsun bu saldırıların tamamını püskürttük. Milletin sandıkta verdiği emaneti ne terör örgütlerine ne ekonomik tetikçilere ne vesayet odaklarına ne de gözünü kan ve kin bürümüş kifayetsiz muhterislere asla bırakmadık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî iradeyi savunmak için gerektiğinde bedel ödedik, sıkıntı çektik ama zalimler karşısında asla boyun eğmedik. Kerameti kendinden menkul bir avuç seçkinin sessiz çoğunluk üzerinde tahakküm ve baskı kurmasına müsaade etmedik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’de her zorlukla beraber muhakkak bir kolaylığın olduğunun müjdelendiğini vurgulayarak, “Hazreti Mevlana da âdeta bu müjdeyi tefsir eden hikmet dolu mesajlarını şu şekilde ifade ediyor; ümitsizliğin ardında nice ümitler var, karanlığın ardında nice güneşler var. Evet, biz de sıkıntılarla karşılaşsak da zorluğun ardından gelen kolaylıklara pek çok kez şahit olduk. Vesayetin ülkemizin üstüne karabasan gibi çöktüğü dönemlerde gecenin karanlığını parçalayan aydınlıklara şahitlik ettik. İmam hatip okulları örneğinde olduğu gibi pek çok hususta Rabbimizin müjdesine mazhar olduk” ifadelerini kullandı.

“28 ŞUBAT’TA KAPISINA KİLİT VURULMAK İSTENEN İMAM HATİPLER BUGÜN EN ÇOK TERCİH EDİLEN EĞİTİM KURUMLARI”

28 Şubat döneminde kapısına kilit vurulmak istenen imam hatip okullarının, ülkenin en çok tercih edilen eğitim kurumları arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Öğrenci sayıları göreve geldiğimizde 660 binden 64 binlere kadar düşen bu okullarımızda okuyan evlatlarımızın sayısı bugün artık 1 milyon 415 bine ulaştı. İmam hatiplerin ortaokul ve lise kademesindeki öğrencilerin sayısının toplama oranı yüzde 14’e yükseldi. Bu rakamlar hem ailelerimizin hem de gençlerimizin bu imam hatiplere yönelik teveccühünün en güzel şekilde işaretidir. Her ne kadar birileri çeşitli tezviratla bu okullarımızı sürekli karalamaya çalışsa da milletimizin ilgisine ket vuramıyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Katsayı adaletsizliğinin ortadan kalkmasıyla imam hatip okullarının üniversite sınavlarındaki başarı grafiği de günden güne yükseliyor. Mesela 2021 yılındaki sınavlarda ilk binde 387, ilk 20 binde 5 bin 933, ilk 100 binde 31 binden fazla imam hatip mezunu öğrenci yer almıştır. Yine 2021 yılında ilk 100’de elde edilen derecelerde bu okullarımızın mezunlarının sayısında önceki seneye göre yüzde 63’lük bir artış gerçekleşmiştir. İmam hatiplerin üniversite sınavının yanı sıra TÜBİTAK ve Teknofest başta olmak üzere bilim, teknoloji, yabancı dil alanlarında elde ettikleri yarışma dereceleri bu okullarımızın yükselen başarı grafiğinin işaretidir” diye ekledi.

“SON YILLARDA İMAM HATİP OKULLARININ ŞÖHRETİ SINIRLARIMIZIN ÖTESİNE GEÇMEYE BAŞLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda imam hatip okullarının şöhretinin sınırların ötesine geçmeye başladığını dile getirerek okullar konusunda Pakistan’dan Bangladeş’e, Malezya’ya kadar bilgi istendiğini aktardı.

Dinî eğitimin yanı sıra fen ve sosyal bilimlerin de verildiği imam hatip okullarının özgün eğitim modeliyle İslam âlemine güzel bir örnek oluşturduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu faşist zihniyet var ya, bu CHP zihniyeti var ya imam hatip okullarında hangi derslerin okutulduğundan bile bunların haberi yok. Bizim meslek dersleri olarak bildiğimiz derslerden başka imam hatip okullarında kimya, fizik, edebiyat, bunların okutulmadığını zannediyorlar. Haberleri yok veya var bilmezlikten geliyorlar. Şaşılacak hâlleri var” dedi.

Dünyanın 89’u aşkın ülkesinden orta okul ve lise çağındaki bin 200 uluslararası öğrencinin Türkiye’deki imam hatip okullarında eğitim gördüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, din istismarından beslenen FETÖ, DEAŞ, Eş Şebab, Boko Haram gibi terör örgütlerine karşı mücadelede imam hatiplerin rolü anlaşıldıkça bu sayının hem Türkiye’de hem dünyada daha da artacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece terör örgütlerinin önüne geçmede değil, İslam dünyasında kız çocuklarının okullaşma oranının yükselmesine de imam hatip okullarının müspet katkı yaptığını belirterek şöyle devam etti: “İmam hatip okullarındaki 1990 yılında yüzde 23,5 olan kız öğrenci oranı, 2016 yılından itibaren her yıl yüzde 53’lerde devam etmiştir. Aynı şekilde 2014 yılından itibaren başlayan örgün eğitimle birlikte hafızlık projesi de eğitim sistemimizin önemli bir ihtiyacını gidermektedir. Hâlihazırda 194 imam hatip ortaokulunda 18 bin 536 öğrencinin yer aldığı bu projeyle çocuklarımız yıl kaybı olmadan okul ortamından ve derslerinden geri kalmaksızın hafızlık yapma imkânına kavuşmuştur. Proje kapsamında aralarında kendi torunumun da bulunduğu yaklaşık 3 bin evladımız hafızlığını tamamlayarak icazetlerini almıştır.”

İmam hatipleri sadece Türkiye’ye imam ve müezzin yetiştiren meslek okulları olarak görmenin hem hatalı hem de eksik bir yaklaşım olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu okulların milletimiz tarafından bu derece sahiplenilmesinin sebebi imanlı, ahlaklı, vatansever, değerlerine bağlı, çalışkan, idealist, özgüveni yüksek nesiller yetiştirmesidir. Son 70 yıllık tarihi boyunca imam hatip okullarından hamdolsun hep ülkesine ve milletine gönülden bağlı gençler çıkmıştır. Bu okullardan şehit savcımız Mehmet Selim Kiraz gibi Hakk’ın ve adaletin tecellisi yolunda can veren kahramanlar çıkmıştır. Bu okullardan hafız çıkmış, âlim çıkmış, doktor, mühendis, hâkim, avukat, bürokrat, iş adamı, siyasetçi, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı çıkmış. Ama Allah’a hamdolsun kendi insanına kurşun sıkan hain çıkmamıştır. Aklını ve iradesini Pensilvanya’daki şarlatana kiraya verenlerin 28 Şubat döneminde darbecilerle iş birliği içinde imam hatip okullarına düşmanlık yapmasının sebebi işte budur.”

Bu eşsiz mirasın ve özgün eğitim modelinin anlaşılmasının, bugünün şartları ve ihtiyaçları çerçevesinde güncellenmesinin son derece önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “On yıllara sarih çetin bir mücadelenin ürünü olan bu okullarımızı, eksiklerini gidererek yani daha çok keyfiyet sahibi yaparak güçlü bir şekilde geleceğe taşımamız gerekiyor” ifadesini kullandı.

Üç gün boyunca işin ehli hocaların ve münevverlerin yapacağı ufuk açıcı takdimlerin kendilerini bu hedefe bir adım daha yaklaştıracağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, imam hatip lisesi mezunu bir Cumhurbaşkanı olarak, dört çocuğunun yanı sıra torunlarının da eğitimini aynı şekilde sürdüren ve bu hocalara emanet eden bir veli olarak kendilerinden bunu özellikle istirham ettiğini söyledi.

Sempozyumun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Saygıdeğer Hayrettin Karaman hocama sağlık, sıhhat, afiyetler diliyorum. Ebediyete irtihal etmiş olan üzerimizde çok emeği olan hocalarımıza da Rabbimden rahmet diliyorum. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlarımızı tebrik ediyor, katkı verecek tüm katılımcılara şimdiden şükranlarımı sunuyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Programa; Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, bazı AK Parti milletvekilleri, eğitimciler ve öğrenciler katıldı. Program sonunda Millî Eğitim Bakanı Özer ve eğitimci Mustafa Öcal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim etti.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan, 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlere ilişkin Hatay’daki 8. Komando Tugayı’nda, bölgede görevli bakanlardan brifing aldıktan sonra basın açıklaması yaptı.

“TARİHİMİZİN EN BÜYÜK DEPREM FELAKETLERİNDEN BİRİNİ YAŞADIK”

“Tarihimizin en büyük deprem felaketlerinden birini yaşadık. Dünyada eşine rastlanmayacak iki büyük depreme ardı ardına ne yazık ki 10 ilimizde maruz kaldık” ifadeleriyle konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ın bu felaketten en çok etkilenen, en fazla yıkıma ve can kaybına uğrayan şehirlerin başında geldiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ı ziyaret ettiğini hatırlatarak, “Oradaki durumun vahametini yakından gördüm. Ve şimdi de Hatay’da şahit olduğumuz tablo oralardan pek de farklı değil” diye konuştu.

Depremin etkilediği 10 şehrin tamamındaki vatandaşlara geçmiş olsun dileğinde bulunan, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralılara şifa temennisinde bulundu.

“DEVLETİN VE MİLLETİN TÜM İMKÂNLARINI SEFERBER EDEREK AFET BÖLGESİNE YÖNLENDİRDİK”

Depremin yaşandığı andan itibaren, önce valiliklerin, ardından bakanlıkların ve kurumların harekete geçerek vatandaşların yardımına koştuğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii tümüyle ülke genelinde AFAD’ımızın koordinasyonunda bu işlerin takibi devam etti, devam ediyor, devam edecek. Şüphesiz ki işimiz kolay değildi. Yaklaşık 13,5 milyon insanımızın yaşadığı 500 kilometre çapında bir alanda etkili olan bu depremin yol açtığı yıkımın büyüklüğü ve yaygınlığına bir de hava şartlarının zorluğu eklendi. Buna rağmen devletin ve milletin tüm imkânlarını seferber ederek afet bölgesine yönlendirdik. Kamu personelinden sivil toplum kuruluşu üyelerine, yurt dışından gelen afet ekiplerinden gönüllülere kadar sayıları 60 bini bulan akredite kişi, arama kurtarmadan yardım faaliyetlerine kadar her konuda canla başla çalışıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ülkemizin istisnasız diğer 71 vilayetinin tamamından deprem bölgesindeki illerimize yardım konvoyları çıkartıldı. Bu şekilde de on binlerce insan deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza destek olmak için yollara düştü. Elbette eksikler var, şartlar çok açık, net ortada. Böylesine büyük bir felakete hazırlıklı olabilmek mümkün değildir. Devlet-millet omuz omuza vererek inşallah afetin yol açtığı yıkıntıları da kaldıracağız, hiçbir vatandaşımızı sahipsiz de bırakmayacağız. Çalışmaların daha etkin yürütülebilmesini teminen deprem alanını afet bölgesi ilan ettik. Ayrıca 10 ilimizi kapsayan olağanüstü hâl kararı alarak süreci hızlandırdık.”

“BU DÖNEM BİRLİK, BERABERLİK DÖNEMİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “gereken her adımı atarak kimseyi yıkıntılar altında bırakmayacak, kimseyi mağdur etmeyecek bir afet yönetimi” yürüteceklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu dönem bir birlik, beraberlik dönemidir. Dayanışma dönemidir. Böyle bir dönemde hâlâ basit siyasi çıkar uğruna çirkefçe, hâlâ burada olumsuz kampanyalar yürütmeyi ben şu anda hazmedemiyorum. Bunun yanında da üzerimde bulunan makamın sorumluluğu olmamış olsa ben bugün böyle konuşmam, çok daha farklı konuşurum. Zira şu anda mevcut hükûmet tüm imkânlarını seferber ederek Hazine ve Maliye başta olmak üzere adımlarını atmış ve bu ara dönemde tüm depremzedelere 10’ar bin lira verme kararını Kahramanmaraş’ta açıkladım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ’nin yönetimindeki tüm müteahhit firmaları devreye sokarak hem enkaz kaldırma çalışmalarını hem de konut yapımını hızlandıracaklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir yıl içerisinde de hedefimiz Malatya’da, Elazığ’da daha önce Bingöl’de, Van’da olduğu gibi, bunlar bizim bildiğimiz işler biz bunları yaparız. Biz bu konularda kendimizi ispatlamış bir hükûmetiz. İnşallah Hatay’ımızda da bunu yapacağız. Allah’ın izniyle Kahramanmaraş’ımızda da bunu yapacağız. Diğer 8 vilayetimizde de yine bunları yapacağız. İlçelere varıncaya kadar bütün bunları inşallah halledeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AFAD’ın çadırlarıyla il ve ilçelerdeki depremzedelerin emrine amade kılındığını kaydetti.

Deprem sonrası 60’ı aşkın ülkeden destek ve yardım geldiğini, bunların hepsini daha sonra ismen de açıklayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan, İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt’in destek verdiğini ve desteklerini sürdüreceklerini ifade ettiklerini, madden, nakdi ve ayni yardımların da gönderildiğini söyledi.

AFAD’a bu konuyla ilgili olarak Türkiye’deki kuruluşların ayni, nakdi destek verdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, destek veren vatandaşlara da teşekkür etti.

“HATAY’IMIZDA ASKER, JANDARMA, POLİS TOPLAMDA 21 BİN 200 PERSONEL GÖREV İFA EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün bizim için sınama günüdür ve bu millet bugüne kadar nasıl bunları sınayarak atlattıysa inşallah bunu da atlatacaktır. Kimse bundan endişe etmesin. Şu anda Türkiye genelindeki vefat sayısı 9 bin 57, Hatay’daki vefat sayımız şu an itibarıyla 3 bin 356. Yaralı sayısı ülke genelinde 52 bin 979. Yıkılan bina sayısı 6 bin 444. Şu an itibarıyla Hatay’ımızda asker, jandarma, polis toplamda 21 bin 200 personel görev ifa ediyor. Bununla ilgili olarak da bazı haysiyetsiz, açık konuşuyorum, namussuz kişiler kampanya yaparak ‘Hatay’da biz asker göremedik, jandarma göremedik, polis göremedik’ gibi yalan, yanlış iftiralar atıyorlar. Bizim askerimiz şereflidir, jandarmamız şereflidir, polisimiz şereflidir. Ama bu şerefsizlerin ağzına biz onları meze yaptırmayız. Bunu da herkesin bilmesi lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an itibarıyla sağlık çalışanlarında yine 9 bin 179 personel burada akredite ve çalışıyor. Diğer önemli adım 7 valimiz, 12 kaymakamımız burada görevli. Burada yıkık bina sayımız 2 bin 749. 170 ekip, 5 bini aşkın arama-kurtarma çalışmalarını sürdürüyor. 18 ülke, yabancı olarak buradalar, bu arama kurtarma çalışmalarına katılıyorlar. Vefat edenlere tekrar Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralı kardeşlerimize şifalar diliyorum. Hatay’da da üniversite hastanemiz bu akşamdan itibaren aktif olarak göreve katılacaktır” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yapılan çalışmalara ilişkin Hatay’daki 8. Komando Tugayı’nda, bölgede görevli bakanlardan brifing aldıktan sonra Güzelburç Mahallesi’ndeki 600 Konutlar Sitesi’ne geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada inceleme yaptı ve arama kurtarma çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi aldı.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Haber

on

Kahramanmaraş’ta deprem bölgesinde incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, depremzedeler için oluşturulan çadır kenti ziyaret etti ve yetkililerden bilgi aldı.

İncelemelerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük bir felaketle karşı karşıya olunduğunu belirterek, pazartesi günü 04.17’de gerçekleşen deprem felaketinin 10 ili vurduğunu ve merkez üssünün Kahramanmaraş olduğunu kaydetti.

“Şu an itibariyle ne yazık ki vefat edenlerin sayısı 8 bin 574, yaralı sayısı 49 bin 133, yıkılan bina sayısı 6 bin 444” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Şunu özellikle ifade etmek istiyorum: Burada benim vatandaşlarımın, benim milletimin bugüne kadar bu tür felaketlerde gösterdiği sabır neyse, inanıyorum ki bu felakette de aynı sabrı şu ana kadar benim vatandaşım gösterdi, bundan sonra da yine gösterecektir.”

“VATANDAŞLARIMIZIN ASLA SOKAKTA KALMASINA MÜSAADE EDEMEYİZ”

Bütün imkânlarımızı seferber ettik ve devlet tüm imkânlarıyla başta AFAD olmak üzere AFAD’ın koordinesinde bu çalışmalarını, belediyelerle birlikte yürütmektedir, yürütüyor ve yürütecektir. Tüm illerimizde bakan arkadaşlarımla birlikte bu operasyonların koordinasyonunu yürütüyoruz, devletin kurumları hepsi iş başında. İlk gün tabii ki bazı sıkıntılar yaşandı, ama ondan sonra ikinci gün ve bugün duruma hâkimiyet tesis edildi. Ve bundan sonraki durum, zaten enkazlardaki çalışmalarımız devam ediyor, ama bir taraftan da enkaz kaldırma çalışmalarını Çevre Şehircilik Bakanlığımız inşallah yürütmeye başlayacak. Çünkü hedefimiz; bir yıl içerisinde de aynen diğer felaketleri yaşadığımız illerde nasıl hemen Toplu Konut İdaresi olarak bu operasyonları yaptıysak, gerçekleştirdiysek, aynı şekilde Kahramanmaraş ve diğer dokuz ilimizde de bunları gerçekleştireceğiz. Vatandaşlarımızın asla sokakta kalmasına müsaade edemeyiz.”

Antalya, Alanya, Mersin gibi illerdeki otellerle görüşmeler yaptıklarını ve bu illerdeki otellerde kalmak isteyen vatandaşları otellere yerleştirmeye hazır olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok ciddi sayıda bir oda kapasitesine ulaştıklarını ifade etti.

OTELLERDE KONAKLAMA İMKÂNI

“Vatandaşlarım olur ya, yani bu çadırlardan memnun olmayabilirler, ama Antalya, Alanya, Mersin, buralardaki otellere yerleşmeye ‘evet’ derlerse, kendilerini oralara yerleştirmek suretiyle tüm imkânlarımızı orada da seferber edeceğiz. Yeme, içme, yatma, her şey o otellerde karşılanacak ve bu konuda da her ildeki koordinasyon merkezlerimiz seferber olmuş durumdalar ve bu adımlarla işimizi çok daha kolaylaştırmış olacaklardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bizim de deprem bölgelerindeki çalışmalarımız çok daha hızlanacak, çok daha rahat hâle gelecek” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında, “Şu ana kadar yaşadıklarımızı yaşamayacağız. Çünkü bazı her yerlerde ilk etapta havaalanlarında sıkıntılarımız oldu, yollarda sıkıntılarımız oldu, ama bugün daha rahatız, yarın daha rahat olacağız, daha sonra inanıyorum ki daha rahat olacağız. Ve akaryakıtta, vesaire bazı ufak tefek sıkıntılar yok değil var, onları da peyderpey aşıyoruz. Bu arada yine gerek Milangaz, gerek Aygaz, buralardan da sanayi tipi tüplerimiz, büyük tüplerimiz, piknik tüplerimiz ayrıca illerimize gelmeye başladı ve bu tüplerimizi de yine illerdeki koordinatörlerimiz dağıtımını yapmak suretiyle en azından bu çadırlardaki ısınma sıkıntısını da gidermiş olacaklar” açıklamasında bulundu.

“BUGÜN BİRLİK OLMA ZAMANIDIR, DAYANIŞMA ZAMANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ben bu gösterdiğiniz ilgi-alakaya, özellikle AFAD’ın merkezinden yapılan, yapılacak olan açıklamalar dışında provokatörlere fırsat vermemenizi özellikle istiyorum. Ve basın mensubu arkadaşlarımın bu provokasyonlara fırsat verenlere onların fırsat vermemesini istiyorum. Çünkü bugün birlik olma zamanıdır, dayanışma zamanıdır. Bizler şu anda bütün imkânlarımızı seferber etmiş vaziyetteyiz. Ve inşallah şu an itibariyle bazı hazırlıkları yapıp hasar tespitleriyle birlikte de ailelere belli desteğimizi inşallah vereceğiz. Şu an itibariyle Hazine Maliye’den bu konuda belli bir bütçeyi ayırmış vaziyetteyiz. İnşallah bu bütçeyle beraber hasar tespitleriyle her ailemize inşallah onları bu süreçte rahatlatacak bir rakamı ki bunu inşallah 10 bin olarak şu anda planladık, 10 biner lira inşallah bu ailelere bizler şu anda hükûmet olarak ulaştıracağız. Ve onların bu geçiş döneminde sıkıntılarını giderelim istiyoruz.”

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 10 ilde 3 ay OHAL ilan etme kararı aldık

Haber

on

“Arama-kurtarma faaliyetlerinin süratle yürütülebilmesini temin için, OHAL ilan etme kararı aldık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi’nde Kahramanmaraş merkezli depreme ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Depremin yaşandığı 10 ilimizi, genel hayata etkili afet bölgesi olarak ilan ediyoruz. Arama-kurtarma faaliyetlerinin ve sonrasındaki çalışmaların süratle yürütülebilmesini temin için, Anayasa’nın 119’uncu maddesinin bize verdiği yetkiye dayanarak Olağanüstü Hâl ilan etme kararı aldık. Deprem yaşanan 10 ilimizi kapsayacak ve üç ay sürecek bu kararla ilgili Cumhurbaşkanlığı ve Meclis süreçlerini hızla tamamlayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi’nde deprem bölgesinde yürütülen çalışmaları koordine ederek, yetkililerden bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi’nde yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Aziz Milletim, değerli basın mensupları, sizlere sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Milletçe, tarihimizin en acı günlerini yaşıyoruz. Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli olarak gerçekleşen iki büyük deprem, yaklaşık 13,5 milyon vatandaşımızın yaşadığı geniş bir çevredeki 10 ilde büyük yıkıma yol açtı.

Sabah 04.17’de meydana gelen Pazarcık merkezli depremin şiddeti, moment tensör analizine göre 7,7 iken, 13.24’te meydana gelen Elbistan merkezli depremin şiddeti 7,6 olarak ölçüldü.

Uzmanlar, bu iki depremi, birbirinden bağımsız ama birbirini tetikleyen ve dünyada örneği olmayan istisnai yer hareketleri olarak tarif ediyor.

“DEVLETİMİZ, SEFERBERLİK RUHUYLA FELAKET BÖLGELERİNDE ÇALIŞMAYA BAŞLAMIŞTIR”

Her iki deprem de, yeryüzüne 7 kilometre gibi, yıkımın şiddetini katlayarak artıran bir yakınlıkta yaşanmıştır.

Kırılan fayların genişliği itibariyle de bu depremler, benzerlerine göre çok geniş bir alanda çok büyük yıkıma sebebiyet vermiştir.

Dolayısıyla, sadece Cumhuriyet tarihimizin değil, coğrafyamızın ve dünyanın en büyük felaketlerinden biriyle karşı karşıyayız.

Devletimiz, tüm kurumları, kuruluşları, personeli, aracı, gereci, imkânlarıyla, depremin ilk anından itibaren, seferberlik ruhuyla felaket bölgelerinde çalışmaya başlamıştır.

Depremin, 10 ilimize yayılan yıkım etkisini göz önüne alarak, ülkemizin dört bir yanındaki uzman personelimize ve araçlara, hemen bölgeye hareket etme talimatı verdik.

Hava şartlarının çıkardığı zorluklara rağmen, ekiplerimiz felaket bölgesine ulaşmak ve çalışmalara katılmak için fedakârca mücadele etmiştir.

Çok sayıda artçı sarsıntının hasar gören binalarda ortaya çıkardığı tehlikeler de çalışmaları olumsuz yönde etkiliyor.

Şartların zorluğuna bakmadan, devletimizin tüm imkânlarını kullanarak, vatandaşlarımızın ve gönüllülerin de desteğiyle, arama-kurtarma çalışmalarını hızla sürdürüyoruz.

Hâlihazırda 53 bin 317 arama-kurtarma görevlimiz enkazların başında çalışıyor, yurt içinden ve yurt dışından gelen ilave ekiplerle bu sayı her geçen saat artıyor.

Çok daha fazla sayıda kamu görevlisi, sivil toplum kuruluşu görevlisi ve gönüllü de yardım çalışmalarında yer alıyor.

Depremden kurtulan felaketzedelerin barınmadan giyeceğe, yiyecekten ısınmaya kadar tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik tedbirleri de adım adım hayata geçiriyoruz.

Şu ana kadar 54 bin çadır, 102 bin yatak ve diğer ihtiyaç malzemeleri afetzedelere ulaştırılmak üzere bölgeye gönderildi.

“ACİL YARDIM İÇİN İLK ETAPTA 100 MİLYAR LİRALIK KAYNAĞI KURUMLARIMIZIN EMRİNE TAHSİS ETTİK”

Felaketin yaşandığı her ilimize, mevcut yöneticilerimizi desteklemek için ilave vali ve kaymakamlar görevlendirdik.

Ülkemizin 81 vilayetindeki kamu kurumları yöneticilerinin tamamı, kendi şehirlerinde deprem bölgesiyle ilgili yürütülecek çalışmalar konusunda yoğun bir gayret içerisindedir.

Ayrıca, her ilimizde bir bakanımız yürütülen faaliyetlere nezaret ediyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay da AFAD merkezinde çalışmaların koordinasyonunu yürütüyor.

Biz de sahadaki arkadaşlarımızla sürekli irtibat içinde, Cumhurbaşkanlığı Kriz Merkezi üzerinden gelişmeleri anbean takip ederek, gereken müdahaleleri yapıyoruz.

Acil yardım ve destek faaliyetleri için ilk etapta hemen 100 milyar liralık bir kaynağı kurumlarımızın emrine tahsis ettik.

Dün AFAD’ta yaptığımız basın toplantısında da ifade ettiğim gibi, ulaşım ve iletişim hatlarının açık tutulması hayati öneme sahiptir.

Çetin kış şartları sebebiyle, deprem bölgesine arama-kurtarma ekip ve ekipmanları ile yardım malzemelerinin ulaştırılmasında hâlen zorluklar yaşanıyor.

Bunun için zorunlu olmadıkça kimsenin deprem bölgesine giden ve deprem bölgesi içindeki yolları kullanmamasını, telefon görüşmelerinin de acil ihtiyaçlar dışında yapılmaması gerektiğini tekrar hatırlıyorum.

Bölgedeki havalimanlarımızın bir kısmını sadece yardım uçuşlarına tahsis ettik.

Sağlıkta, bölgeye 1.000’e yakın ambulans, 241 UMKE timi ve 2 ambulans uçakta görevli, toplamda 5 bin sağlık personeli aktarılmıştır.

Ülkemizin her yerindeki vatandaşlarımız, ihtiyaç hâlinde stoklarımızın güçlü tutulmasını sağlamak için kan bağışı yapıyor.

İçişleri Bakanlığımıza ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize mensup güvenlik güçlerimizden çok sayıda personel, arama-kurtarma çalışmalarında görevlendirildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerimiz;

Kara unsurlarındaki binlerce personelinin yanı sıra…

Deniz kuvvetlerimizin 10 gemisi…

Hava kuvvetlerimizin 54 yüksek kapasiteli kargo uçağı dâhil…

Tüm imkânlarıyla arama-kurtarma, tahliye ve yardım malzemelerinin nakli çalışmalarında yer almaktadır.

Emniyet teşkilatımız tüm unsurlarıyla zaten sahadadır.

Jandarmamız binlerce uzman personelinin yanı sıra 26 kargo uçağıyla, sahil güvenlik komutanlığımız gemi ve botlarıyla afet bölgesinin her yerinde görev başındadır.

Güvenlik korucularımız da bu çalışmalara aktif olarak katılmaktadır.

“BİNLERCE GÖNÜLLÜMÜZ, AFAD’IN KOORDİNASYONUNDA BÖLGEYE AKIN ETMEKTEDİR”

Depremin geniş bir alana yayılan etkilerinin daha hızlı ve detaylı tespiti için insansız hava araçlarımızı da devreye aldık.

Ülkemizin dört bir yanından, arama-kurtarma eğitimi ve donanımı olan binlerce gönüllümüz, AFAD’ın koordinasyonunda bölgeye akın etmektedir.

Bakanlıklarımıza bağlı birimlere ilave olarak, parti ayrımı gözetmeksizin tüm belediyelerimiz, ellerindeki araç-gereçleri ve yardım malzemelerini bölgeye göndermektedir.

Altyapının yeniden ayağa kaldırılmasında görev alacak binlerce iş makinası, ülkemizin dört bir yanından bölgeye doğru hareket halindedir.

Sivil toplum kuruluşlarımızın, depremin ilk anından itibaren gösterdikleri samimi gayretin de yakın şahidiyiz.

Arama-kurtarma çalışmalarında mesafe kat edildikçe, maalesef, ölü ve yaralı sayımız da artıyor.

Şu anda 3 bin 549 vefatımız, 22 bin 168 yaralımız var.

En büyük tesellimiz şu ana kadar 8 binin vatandaşımızın enkaz altından sağ olarak kurtarılmış olmasıdır.

Enkaz altından çıkartılan yaralılar, bölgedeki ilk müdahalelerinin ardından, Mersin, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere, ülkemizin diğer yerlerindeki hastanelere gönderilerek tedavi altına alınıyor.

Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Yaşadığımız bu büyük felaketin milletçe çektiğimiz acısına hürmeten, dünden başlayarak, önümüzdeki Pazar gününe kadar, bir hafta süreyle millî yas ilan ettik.

Aziz Milletim…

Bölgedeki arama-kurtarma çalışmaları devam ederken, kurumlarımızın her biri, kendi sorumluluk alanlarıyla ilgili ilave tedbirleri alıyor ve kamuoyuna duyuruyor.

Bu çerçevede;

Ülke genelindeki okullarda 13 Şubat’a, afet bölgesindeki okullarda 20 Şubat’a kadar eğitim-öğretime ara verildi.

Kamuya ait tüm uygun binalar, afetzedelerin barınma ihtiyaçları için tahsis edildi.

Afet bölgesine yakın yerlerden başlayarak kış sezonu sebebiyle zaten faaliyetlerine ara vermiş olan otellerin afetzedelerin hizmetine sunulması için gereken planlamalar yapılıyor.

Sadece Antalya bölgesinde 50 bin yatak bu amaçla hazırlanmıştır.

Dağıtım hatları hasar gördüğü için veya tedbiren kesilen elektrik ve doğal gaz akışının kontrollü bir şekilde sağlanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

“YALAN HABERLER VE ÇARPITMALARLA İNSANIMIZI BİRBİRİNE DÜŞÜRMEYE NİYETLENENLERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

Haberleşmede kesinti yaşanmamasını sağlamak amacıyla bölgeye uydu iletişim terminalleri gönderildi.

Ulaşımın aksamasına yol açan yıkımların olduğu yerlerde, trafik akışını sağlamaya matuf düzenlemeler yapılıyor.

Devlet ve millet el ele vermiş, bu tarihî felaketin üstesinden gelmeye çalışırken, yalan haberler ve çarpıtmalarla insanımızı birbirine düşürmeye niyetlenenleri yakından takip ediyoruz.

Gün, onlarla tartışma günü değildir. Günü geldiğinde, şu anda tutuğumuz defteri de açacağız.

Savcılarımız, bu tür insanlık dışı yöntemlerle sosyal kaos çıkarmaya tevessül edenleri belirleyip, gereken işlemleri süratle yapıyor.

Şu ana kadar 70 ayrı ülke ve 14 uluslararası kuruluştan yardım teklifi aldık, bizi telefonla arayan 18 devlet ve hükûmet başkanıyla görüştük.

Ülkemizin bu zor gününde desteğini ve yardım teklifini iletmek üzere bizleri arayan, mesaj gönderen, açıklama yapan tüm dostlarımıza, tüm devlet ve hükûmet başkanlarına teşekkür ediyorum.

Uluslararası toplumun desteği, gelecek yardımların mahiyetinden ziyade, moral etkisiyle bizim için kıymetlidir.

“VATANDAŞLARIMIZI VE İŞ DÜNYAMIZI AFAD HESAPLARINA BAĞIŞTA BULUNMAYA DAVET EDİYORUM”

Dualarıyla milletimizin yanında yer alan gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki her bir kardeşimize de şükranlarımı sunuyorum.

Deprem yaralarının sarılmasına yardım etmek isteyen vatandaşlarımızı ve iş dünyamızı AFAD hesaplarına bağışta bulunmaya davet ediyorum.

AFAD’ın, ülkemizin önde gelen tüm bankaları ve katılım şirketlerinde bulunan Türk Lirası ve döviz hesaplarına yapılan havalelerden herhangi bir ücret alınmayacaktır.

Bununla birlikte, yaşadığımız deprem afetinin ve etkilerinin vahameti, fevkalade tedbirler almamızı zorunla hâle getirmektedir.

Depremin yaşandığı 10 ilimizi, genel hayata etkili afet bölgesi olarak ilan ediyoruz.

Arama-kurtarma faaliyetlerinin ve sonrasındaki çalışmaların süratle yürütülebilmesini temin için, Anayasa’nın 119’uncu maddesinin bize verdiği yetkiye dayanarak Olağanüstü Hâl ilan etme kararı aldık.

Deprem yaşanan 10 ilimizi kapsayacak ve üç ay sürecek bu kararla ilgili Cumhurbaşkanlığı ve Meclis süreçlerini hızla tamamlayacağız.

Aziz Milletim…

Sadece ülkemizin değil dünyanın en büyük felaketlerinden birini yaşadığımızın bilinciyle, ülkenin ve milletin tüm imkânlarını, planlı ve etkin şekilde harekete geçirmenin gayreti içindeyiz.

Felaket alanının büyüklüğü, yıkımın ağırlığı, olumsuz hava şartları gibi sebeplerle, arama-kurtarma ve yardım çalışmalarında arzu ettiğimiz hıza ulaşamadığımız yerler elbette vardır.

Ama afetten etkilenen vatandaşlarımız şundan emin olsun ki, devleti kendisine el uzatmak, canını kurtarmak, hayatını kolaylaştırmak için tüm gücüyle çalışmaktadır.

Zorlukları birer birer aşarak, erişmedik yıkıntı, kaldırmadık enkaz, karşılanmadık ihtiyaç bırakmayacak bir kararlılıkla sahaya yükleniyoruz.

Bugüne kadar nice badireleri devlet-millet dayanışmasıyla geride bırakmış bir ülke olarak, inşallah, deprem felaketinin yol açtığı yıkımın da üstesinden geleceğiz.

Önceliğimiz arama-kurtarma çalışmalarını hızlandırmak ve bununla birlikte acil yardımları yerine ulaştırmaktır.

Ardından enkaz kaldırma ve sonrasında yeniden inşa faaliyetlerine de süratle başlayacağız.

Değerli kardeşlerim, bu arada Katar 10 bin konteyneri şu anda ülkemize gönderme hazırlığı içerisinde. Aynı şekilde, şu anda yine birçok yerde, bizim acil olarak yardımımızı ulaştıracağımız birçok konteynerin dışında, karavanlar da merkeze ulaşmakta. Bu karavanları da yine acil ihtiyacı olan ailelere tahsis edeceğiz

Allah, ülkemizin ve milletimizin yardımcısı olsun.

Teşekkür ederim.”

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya11 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Dünya16 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Dünya2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 10 ilde 3 ay OHAL ilan etme kararı aldık

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimiz, deprem anından itibaren tüm kurumlarıyla harekete geçmiştir”

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

Dünya1 hafta önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

Dünya2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

Dünya2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Dünya1 ay önce

“Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

Gündem1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023’te milletimizin her bir ferdine ve tüm insanlığa barış, huzur, refah ve esenlik dolu bir yıl diliyorum”

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni asgari ücreti 8 bin 500 TL olarak açıkladı

Dünya2 ay önce

“Senegal’le her alandaki iş birliğimizi geliştirme noktasında ortak iradeye sahibiz”

Dünya2 ay önce

“Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında çok daha büyük başarıları milletimizin emrine sunmakta kararlıyız”

Dünya2 ay önce

“TÜRKİYE YÜZYILI, UMUDUN, SEVİNCİN, HEYECANIN DA YÜZYILI OLACAKTIR”

Dünya2 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Silivri, Avrupa’daki en büyük yer altı depolama tesisi haline geldi

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİSK Genel Kurulu’na katıldı

Enerji2 ay önce

Ahmet Erdem Shell Türkiye Ülke Başkanı ;Hak Hukuk Kanun Tanımıyorsunuz .

Dünya2 ay önce

“Tarihî İpek Yolu’nun önemli güzergâhını konforlu, güvenli bir ulaşıma kavuşturuyoruz”

Dünya2 ay önce

“Turizmde dünya liderliğine yükselme yolumuz açıktır”

Enerji2 ay önce

SHELL TURCAS PETROL AŞ ,YÖNETİCİLERİ

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya3 ay önce

“MİLGEM PROJEMİZ KAPSAMINDA ÜRETTİĞİMİZ SAVAŞ GEMİLERİ DÜNYA ÇAPINDA REKABET GÜCÜNE SAHİPTİR”

Dünya3 ay önce

“Kalkınma planlarımızın merkezine ‘güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ilkesini yerleştirdik”

Gündem3 ay önce

Akaryakıt Sektörü ; Shell | Ahmet Erdem

Dünya3 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya2 sene önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya2 sene önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Dünya3 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya2 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

Dünya4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya4 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya2 sene önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın ; Mehmet Cengiz

Dünya4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya2 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Gündem4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya2 sene önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : Türkiye artık savunma sanayii ihraç edebilen bir ülke

Dünya4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Reklamlar

Son Dakika Haber