Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılı dış ticaret rakamlarını açıkladığı programda yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 2023 yaklaşırken Türkiye, ekonomide kabuk değiştirmekte artık farklı bir lige çıkmaktadır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Raffles Otel’de düzenlenen programda 2021 yılı dış ticaret rakamlarını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türkiye ve ekonomisi açısından önem taşıyan bu program vesilesiyle katılımcılarla beraber olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Bugün 2021 yılının dış ticaretini değerlendirmek üzere bir araya geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dış ticaretini geliştirmeye verdiği 20 yıllık emeğin, mücadele ve gayretin meyvelerini özellikle ihracatta topladıklarını, Allah’a, Türk milletine böyle başarı hikâyeleri yazdırdığı için hamdettiğini söyledi.
Türk ekonomisinin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme ilkeleri doğrultusunda gelişimini sürdürdüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklayacağı ihracat rakamlarının, hedeflerine bağlılıklarının ve doğru yolda emin adımlarla ilerlediklerinin en somut nişaneleri olduğunun altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 2023 yaklaşırken Türkiye, ekonomide kabuk değiştirmekte artık farklı bir lige çıkmaktadır. Şüphesiz elde ettiğimiz başarılarda büyümemize sağladığı katkılarla ihracatımızın çok ciddi payı vardır. İhracatçılarımız akıncı ruhuyla çalışmış, istihdam oluşturmuş, üretmiş, ürettiklerini de dünyanın hemen her ülkesine satma başarısı göstermiştir. Türk ekonomisinin alperenleri olarak gördüğüm tüm ihracatçılarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Yine tarihî başarımızın gizli kahramanları olan emekçi kardeşlerimizi de kutluyor, ülkem ve milletim adına kendilerine şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracat rakamlarını açıklamadan önce kısaca geçen seneye dair değerlendirmelerini paylaşmak istediğini aktararak şunları kaydetti: “İnsanlık olarak iki yıldır son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen koronavirüs salgınıyla mücadele ediyoruz. Her ne kadar salgın bir sağlık krizi olarak başlasa da ekonomiden turizme, eğitimden beşeri ilişkilerimize kadar hayatın her alanını olumsuz etkiledi. Böylesi devasa bir krize hazırlıksız yakalanan ülkeler salgın karşısında bocalayarak hemen korumacı, rekabetçi, uluslararası ticareti kısıtlayıcı politikalara başvurdu. Maske ve tıbbi malzeme konusunda Avrupa’da ve dünyanın daha pek çok yerinde yaşanan sıkıntıları hepimiz hatırlıyoruz. Türkiye olarak güçlü sağlık altyapımızın sağladığı avantajları en etkin ve verimli şekilde kullanarak salgın sürecini alnımızın akıyla yönettik. Küresel ölçekte meydana gelen sarsıntılara rağmen Türkiye ekonomisinin ayakta kalması, üretimin aralıksız sürmesi, istihdamın korunması için toplumumuzun tüm kesimlerine yönelik tedbirleri devreye aldık. İş dünyamıza, ticaret erbabımıza, KOBİ’lere, çiftçimize, esnafımıza, çalışanlarımıza sunduğumuz destek ve teşviklerle onların yanında olduk. Milletin felaketinden siyasi rant devşirme peşinde koşan muhalefetin abuk sabuk tekliflerine rağmen Türk ekonomisine asla kontak kapattırmadık.”
Türkiye’nin salgın yönetimine katkıda bulunan en önemli faktörlerden birisinin de Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye, dünyanın birçok ülkesinden farklı olarak devletin tüm kurumları arasındaki koordinasyonu en üst düzeyde tutmuş, zaman ve kaynak israfı yaşanmamış, alınan kararlar hızlı bir şekilde uygulamaya geçirilmiştir. Böylece sağlık hizmetlerinin yanı sıra ekonomide ve kamu güvenliğinde de hamdolsun ciddi hiçbir zafiyetle karşılaşmadık. Son iki yıla ait ekonomik veriler Türkiye’nin başarısını açıkça ispat ediyor. Mesela küresel ticaret, korumacı politikalar ve salgının tedarik zincirlerinde yol açtığı kırılmalar nedeniyle çeşitli aksaklıklara maruz kalmıştır. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, küresel mal ticareti hacmi itibarıyla hamdolsun bizler burada hiçbir zaman yalnız kalmadık ve muhataplarımızı da yalnız koymadık. Buradaki attığımız adımlarda son iki yıla ait ekonomik veriler Türkiye’nin başarısını açıkça ispat ediyor. Hele hele Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, küresel mal ticareti hacmi 2020 yılında yüzde 5,3 oranında daralmıştır. Dünyada tüm bunlar yaşanırken, Türkiye 2020 yılını büyümeyle kapatan iki ülkeden biri olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ekonominin yüzde 3,4 küçüldüğü bir dönemde Türkiye’nin yüzde 1,8 büyüme kaydettiğini, yılın üçüncü çeyreğinde Türkiye’nin sergilediği büyüme oranında itici gücün mal ve hizmet ihracatı olduğunu açıkladı.
Bu dönemde net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısının 6,8 puan olarak gerçekleştiğini, böylelikle yüksek oranlı büyümenin yüzde 92’sinin net mal ve hizmet ihracatından kaynaklandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracat artışının büyümedeki yansımalarının özellikle sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, istihdam gibi göstergelerde daha net görüldüğünü vurguladı.
“2021 yılının ilk çeyreğinde yüzde 7,4 ile ikinci çeyreğinde yüzde 22, üçüncü çeyreğinde yüzde 7,4 oranında büyüyerek başarımızı perçinledik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu performansla Türkiye’nin salgın döneminde ekonomisini en hızlı toparlayan G20 ülkesi olmasının beklendiğini anlattı.
Sanayi üretim endeksinin ekim ayında yıllık bazda yüzde 8,5 artışla 143,6 seviyesine yükselerek rekor bir değere ulaştığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmalat sanayi kapasite kullanım oranı ise salgın öncesi düzeyi aşarak Aralık ayı itibarıyla yüzde 78,7 seviyesine çıkmıştır. Bu ivme istihdama da olumlu aksetmiş, Türkiye ekonomisi 2021 Ekim ayı itibariyle salgın öncesi döneme göre 2 milyon ilave istihdam oluşturmuştur. OECD üyesi ülkelerin istihdam bakımından ancak 2023 yılının üçüncü çeyreğinde toparlanması öngörülürken, Türk ekonomisi, dinamik yapısı ile salgın öncesi seviyelere hızla ulaşmayı başarmıştır” değerlendirmesini yaptı.
Her krizin beraberinde birçok fırsatı da getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca küresel kriz dönemlerini iyi değerlendiren ülkelerin ekonomik bakımdan çok büyük sıçrama yapma imkânına da kavuştuğunu belirtti.
“HAYATA GEÇİRDİĞİMİZ REFORMLARLA TÜRK EKONOMİSİNİ PRANGALARINDAN KURTARMAYI BAŞARDIK”
Bugün küresel ekonomiye yön veren ülkelerin durumuna bakıldığında bu gerçeğin net bir şekilde görüldüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak ülkemiz siyasi istikrarsızlık, iç sorunları sebebiyle çok uzun yıllar kriz dönemlerinde önüne açılan bu fırsat pencerelerini kullanamadı. Gazi Mustafa Kemal’in teşvik ve desteğiyle 1923 İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlarının ömrü yalnızca altı yıl sürdü. Rahmetli Menderes’in başlattığı kalkınma hamlesi 27 Mayıs darbesiyle akamete uğradı. Merhum Özal’ın dirayetli liderliğinde yakalanan ivme 1990’ların belirsizlik atmosferinde maalesef hedefine varamadı. Dönemin Cumhurbaşkanının anayasa kitapçığını fırlatmasıyla tetiklediği 2001 krizinin ülkemize maliyeti ise 100 milyarlarca doları buluyor. Her on yılda bir tekrarlanan darbeler, milletimizi fakirleştirirken, çalışmadan, üretmeden hiçbir riske girmeden parasına para katmaya alışmış bir avuç rantçı elitin daha da zenginleşmesini sağladı. Millet kaybederken, emekli, memur, işçi, iş adamı, esnaf, üretici kaybederken krizden nemalanan bu seçkin azınlık kazanmaya, palazlanmaya, servetini arttırmaya devam etti.”
Türkiye’nin içine hapsedildiği bu kısır döngüyü 2002’de kendilerinin bozduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayata geçirdikleri reformlarla Türk ekonomisini prangalarından, Türk demokrasisini vesayet zincirlerinden kurtarmayı başardıklarını söyledi.
“2021 İHRACATIMIZ GEÇEN YILA GÖRE YÜZDE 32,9 ORANINDA ARTIŞLA 225 MİLYAR 368 MİLYON DOLAR OLARAK GERÇEKLEŞMİŞTİR”
Serbest piyasa ekonomisi anlayışıyla rekabeti esas alan, şeffaf ve öngörülebilir politikalarla Türkiye’yi kalkındırdıklarını, güçlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Türk ekonomisinin özellikle son iki yılda yakaladığı başarının sırrı işte bu büyük değişimde gizlidir. Türkiye ilk defa krizlerin altında ezilen değil, krizleri yöneten, hatta krizleri fırsata çeviren bir ülke konumuna gelmiştir. Salgın nedeniyle ortaya çıkan alternatif tedarikçi arama ve bölgeselleşme eğilimleri ülkemizin küresel tedarik zincirlerindeki coğrafi avantajını öne çıkarmış ve ihracatımızın önünü daha da açmıştır. Geçtiğimiz yılın üçüncü çeyreği itibarıyla ülkemizin küresel ihracattan aldığı pay ilk kez yüzde birin üzerine çıkmıştır. İhracatımız, tarihimizde ilk defa 200 milyar doları aşarak Orta Vadeli Program hedeflerinin de ötesine geçmiştir. Şimdi burada büyük bir gurur ve memnuniyetle ifade etmek isterim ki 2021 ihracatımız geçen yıla göre yüzde 32,9 oranında artışla 225 milyar 368 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hamdolsun, bu bir rekordur. Dünden bugüne ulaştığımız bir rekordur”
Bundan 19 yıl önce 36 milyar dolardan devraldıkları ihracatı 2021 yılında altı kattan fazla arttırarak 225 milyar 368 milyon dolara çıkarmayı başarmış olmaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002’de sadece 87,6 milyar dolar olan dış ticaret hacmimizi 2021 yılında 496,7 milyar dolara ulaştırdık. Dış ticaret açığımız ise önceki yıla göre yüzde 7,8 azalışla 45,9 milyar dolara gerilerken ihracatın ithalatı karşılama oranı ise 5,8 puan artışla yüzde 83,1’e yükseldi. Bu oranın 2000 yılında sadece yüzde 51 olduğu dikkate alındığında Türkiye ekonomisinin bizim dönemimizde kaydettiği ilerleme çok daha iyi anlaşılacaktır. Ama muhalefet bu işten anlamaz. Onların derdi başka. Bizim derdimiz aşk. Az önce de kardeşlerim söyledi. İhracat, ihracat, ihracat” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin şu anda dünyayla yarıştığını, küresel bir yarışın içinde olduklarını ve son 12 ayın 11’inde ihracat rekoru kırıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 33 bin 523 firma ihracat yaparken, 2021 sonu itibarıyla ihracatçı firma sayısının 101 bin 386’ya yükseldiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılında ihracat ailesine katılan yeni firma sayısının 32 bini aştığını, 43 bin 264 firmanın da yeni pazarlara ihracat gerçekleştirdiğini söyledi.
Daha önce 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan beş il varken, bu sayının 21’e yükseldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konuşuyorlar, yok şöyle, yok böyle falan. Ya sen konuşmaktan ne anlarsın? Ama benim Anadolu’daki vatandaşım durmuyor. Gaziantep’te durmuyor, Eskişehir’de durmuyor ve devamlı dünyanın neresinde bir pazar varsa, bu pazarları dolaşıyor” dedi.
2021 yılında 81 ilin tamamı ihracat yaparken, 78 ilin geçen yıla göre ihracatını arttırmayı başardığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracat yapılan 75 fasıl ürün grubunda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat değerlerine ulaşıldığını, en fazla ihracat artışının Amerika’ya olduğunu belirtti.
“EN ÖNEMLİ TİCARİ ORTAĞIMIZ OLAN AB’YE İHRACATIMIZ YÜZDE 33 ORANINDA ARTARAK 93,1 MİLYAR DOLARA ÇIKTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye bunu da başardı. En önemli ticari ortak Avrupa Birliği’ne (AB) ihracatımız yüzde 33 oranında artarak 93,1 milyar dolara çıktı. Dahası AB’ye karşı net 7,7 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik. İhracatımızdaki artışın sadece belli bölgelere yoğunlaşmak yerine tüm dünyaya dengeli biçimde yayıldığını memnuniyetle görüyoruz sayenizde. Bunu sizlerle beraber başardık. Örneğin bu dönemde ihracatımız Güney Amerika’ya yüzde 86,6. Güney Amerika nere, Türkiye nere… AB dışı Avrupa ülkelerine yüzde 29, Yakın ve Orta Doğu ülkelerine yüzde 22,6, Kuzey Afrika Bölgesi’ne 44,8 oranında artış göstermiştir. Buralara gitmesen… Hani diyorlar ya ‘Kara Afrika’ Evet, bunlar yaratılmışların en şereflisi. Biz bunların hepsine gittik, gidiyoruz, gideceğiz. Nasıl burada futbol takımlarımızın yarısı neredeyse Afrika’dan ise pazarlar da evelallah bizimle beraber geleceği olgunlaştırıyor. Daha güzel olacak, hiç endişem yok.”
“TÜRKİYE, BİRÇOK SEKTÖRDE DÜNYA TİCARETİNDE SÖZ SAHİBİ BİR ÜLKE HÂLİNE GELMİŞTİR”
İhracatın değer bazında en fazla arttırıldığı ülkelere bakıldığında, ABD’ye yüzde 44,6 artış ile 14,7 milyar dolara, BAE’ye yüzde 94,3 artış ile 5,5 milyar dolara, Birleşik Krallığa yüzde 22 artışla 13,7 milyar dolara ulaşıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Demir-çelikte yüzde 70,9 oranında artışla 25,9 milyar doları, motorlu kara taşıtlarında yüzde 13,3 artışla 25 milyar doları, makinede yüzde 23,7 oranında artışla 20,8 milyar doları, hazır giyimde yüzde 22,2 oranında artışla 18,3 milyar doları yakaladık. Bu rakamlarla Türkiye, birçok sektörde dünya ticaretinde söz sahibi bir ülke hâline gelmiştir. Miktar yanında katma değer olarak da artan ihracatımızın kilogram birim değeri ise yüzde 17 yükselişle 1,29 dolara çıkmıştır. Ayrıca Türk lirası ile ticaret gerçekleştirdiğimiz ülke sayısını her geçen gün daha yukarı taşıyoruz. Ne olur Türk lirası deyip geçmeyin, bizim paramız çok önemli. İnşallah paramız, belirleyici olacak hiç endişe etmeyin. 2021 yılı itibariyle 205 ülke ve bölgeye, ihracat işlemlerimizi millî paramız ile gerçekleştirdik. Türk lirası ile yaptığımız dış ticaret hacmi, 183 milyar liraya ulaşmıştır. Mal ticaretindeki güçlü performansın, hizmet ticareti rakamlarına da müspet yansıdığını görüyoruz. Hizmet ihracatımızın bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 60 oranında artışla, 53 milyar dolara ulaşmasını ve cari işlemler dengesine 23 milyar dolarlık olumlu katkı yapmasını bekliyoruz. Oluşturduğumuz yeni yapı ve güçlendirilmiş destek programlarıyla bu rakamı kısa sürede 100 milyar dolara çıkarmayı amaçlıyoruz.”
Bu doğrultuda turizm ve lojistik dışındaki hizmet sektörlerinden yazılım, bilişim ve oyun sektörlerinde 10 milyar dolar, sağlık turizminde 5 milyar dolar, eğitim hizmetlerinde 3 milyar dolar, dizi film ve kültürel hizmetler sektöründe 2 milyar dolar ihracata kısa zamanda ulaşacak bir yol haritasını hayata geçirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca ülkenin sanayi alt yapısının yeşil dönüşümünün tamamlanmasının da ihmal edilen bir başlık olmadığını söyledi.
“İHRACATÇIYI DESTEKLEMEK ÜZERE AYIRDIĞIMIZ BÜTÇEYİ ARTTIRACAĞIZ”
Cari fazla veren bir ülke konumuna hızla ulaşmak için 2022 yılı ekonomik büyüme hedefini yüzde 5 olarak belirlediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İhracatımızdaki güçlü performans sayesinde orta vadeli programın geçtiğimiz yılki hedefini zaten aşmıştık. Bu programda önümüzdeki sene için yaklaşık 231 milyar dolarlık ihracat belirlemiştik. Gelecek yıl da bu rakamın üstüne çıkacağımıza ben inanıyorum. Onun için 2022 hedeflerimizi 250 milyar dolar olarak revize ediyoruz. Ülkemizin medarıiftiharı olan siz ihracatçılarımızın gelecek sene bize bu gururu da yaşatacağınıza ben yürekten inanıyorum. Siz bu hedef doğrultusunda ilerlerken, Cumhurbaşkanı ve hükûmet olarak biz de sizin yanınızda olmayı sürdüreceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eylül ayındaki son buluşmamızda İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi’nin müjdesini vermiştim. İhracatçılarımızın finansmana erişimini iyileştirmeyi ve teminat sorunlarını çözmeyi hedefleyen bu şirketi kısa sürede kurduk. Faaliyete 1 Mart 2022 tarihinde geçecek olan şirketimizin şimdiden tüm ihracatçılarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Bu arada inşallah Finans Merkezimizi de harekete geçireceğiz” diye ekledi.
Öte yandan 2022 yılı için ihracatçıyı desteklemek üzere ayırdıkları bütçeyi de arttıracaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yazılım, bilişim, sağlık turizmi, eğitim, teknik müşavirlik, savunma, makine ve eczacılık başta olmak üzere katma değer oluşturan tüm sektörlere yönelik yeni destek programlarını devreye aldıklarını söyledi.
Hazırlıkları devam eden Uzak Ülkeler Stratejisi’nin tanıtımını önümüzdeki günlerde yapacaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatın kesintisiz olarak sürdürülmesi için kara, deniz, hava ve demiryolu alt yapılarını iyileştirip, yeni lojistik çözümler geliştirdiklerini belirtti.
Dünyanın farklı bölgelerine daha etkili erişim imkânı sağlayan Yurtdışı Lojistik Dağıtım Ağları Projesi’ni yakında paylaşacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi elektronik ihracatta da lider ülkeler arasına taşımak için yeni stratejiler tasarladıklarını kaydetti.
Kolay İhracat Platformu’nun, KOBİ’ler ve bireysel girişimciler başta olmak üzere 35 binin üzerinde kayıtlı kullanıcıya yol gösterdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu uygulamayı yeni nesil ihracat modelleri kapsamında güncelleyerek etkinliğini arttıracaklarını belirtti.
Ticaret diplomasisinin saha neferleri olan ihracatçıların, ülkeye ve millete dair hiçbir vizyonu olmayan felaket tellallarına kulak asmadan yollarına devam etmelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak ben sizlere güveniyorum. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin diyorum. 225 milyar 368 milyon dolarlık rekor ihracatımızın milletimize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum. Türk ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştıran Türk İhracatçılar Meclisi’nin değerli üyelerine, kıymetli ihracatçılarımıza teşekkür ediyorum. Ticaret Bakanlığımızı, Sayın Bakan ve ekibini ticaretimizin artması için fedakârca çalışan herkesi tebrik ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.