Ticaret Bakanı Mehmet Muş, mart ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,8 artışla 22,7 milyar dolar olduğunu belirterek, “Bu rakam, tüm zamanların en yüksek mart ayı ihracat rakamıdır.” dedi.
Bakan Muş, Ticaret Bakanlığı Konferans Salonu’nda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ile düzenlediği basın toplantısında, mart ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı.
İhracatta 2021 yılında yakalanan ivmenin bu yıl da devam ettiğini vurgulayan Muş, “Buna göre, geride bıraktığımız mart ayında ihracatımız geçtiğimiz yılın mart ayına göre yüzde 19,8 artışla 22,7 milyar dolar olmuştur. Bu rakam, tüm zamanların en yüksek mart ayı ihracat rakamıdır. Ocak ve şubat aylarında da en yüksek aylık rakamları açıklamıştık. Bu yıl 3’te 3 yapmış olduk.” diye konuştu.
Muş, mart ayı ithalatının ise 30,9 milyar dolar olarak gerçekleştiğini aktararak, söz konusu ithalat rakamında enerji ithalatının önemli bir yer tuttuğunu söyledi.
“Enerji hariç ithalat martta 22,5 milyar dolar oldu” Bu gelişmelerle mart ayında dış ticaret hacminin, geçen yıla göre yüzde 26 artışla 53,6 milyar dolara yükseldiğine işaret eden Muş, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu noktada, enerji ithalatı konusuna ayrı bir başlık açmakta fayda görüyorum. Ocak-mart dönemi ithalat artışımızda petrol ve doğal gaz başta olmak üzere emtia fiyatlarında küresel düzeyde yaşanan artışlar etkili olmuştur. Nitekim, küresel emtia fiyatları bu yılın ilk iki ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 41,8 artış göstermiştir. Diğer taraftan, ocak ayında 76 dolar olan brent petrol fiyatları mart ayında yüzde 70,2 artarak 130 dolar seviyelerine kadar yükselmiştir. Benzer şekilde Avrupa doğal gaz fiyatları da bu yılın ilk iki ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 313 gibi oldukça yüksek bir oranda artış göstermiştir. Küresel piyasalarda yaşanan bu durum haliyle enerji ithalatımıza yansımaktadır. Enerji ithalatımız mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 156 artarak 8,4 milyar dolar, ocak-mart döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 188 artarak 25 milyar dolar olmuştur. Enerji hariç bakıldığında, mart ayında ithalatımız 22,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.”
“Enerji hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 95’e yükseliyor” Bakan Muş, mart ayında ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 73,4 olurken bu orana enerji hariç bakıldığında, bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,5 puan artışla yüzde 95’e yükseldiğinin görüldüğüne dikkati çekerek, “Bu veriler açıkça gösteriyor ki Ocak-Mart 2022 döneminde bir önceki yılın aynı döneminde göre gerçekleşen 25,7 milyar dolarlık ithalat artışının 16,3 milyar dolarlık kısmı enerji ithalatındaki artıştan, özellikle de doğal gaz ve ham petrol ithalatındaki yükselişten kaynaklanmıştır. Tüm bu verileri değerlendirdiğimizde ülkemizin geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla oldukça güçlü bir ihracat performansı ortaya koyduğunu ifade edebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Bu yılın devamında da güçlü performansın süreceğine ve ihracatta yeni rekorlara ulaşacaklarına inancının tam olduğunu kaydeden Muş, “235,6 milyar dolara ulaşan son 12 aylık ihracatımızla Sayın Cumhurbaşkanımızın 2022 yılı sonu için işaret ettiği 250 milyar dolar ihracat hedefine emin adımlarla ilerliyoruz.” dedi.
Ticaret Bakanı Mehmet Muş, KDV indirimini fiyatlara yansıtmayan ve haksız fiyat artışlarıyla vatandaşları mağdur eden firmalara en ağır yaptırımları uygulayacaklarını belirterek, “81 ilde tüm denetim elemanlarımız sahada, teftiş kurulumuz teyakkuz halinde. Kanunlara aykırı şekilde etiket oyunlarıyla başka birtakım spekülatif hareketler yapanlara kanun çerçevesinde bedeli ağır ödetilecektir.” dedi.
Bakan Muş, Ticaret Bakanlığı Konferans Salonu’nda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ile düzenlediği basın toplantısında, mart ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı.
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş durumunun küresel ekonomi üzerindeki çok boyutlu etkilerinin ciddi şekilde hissedilmeye başlandığını ifade eden Muş, halihazırda salgın nedeniyle aksayan tedarik zincirlerinin, birçok kritik ham madde ve emtianın küresel çapta ana üreticileri olan iki ülke arasındaki savaştan ötürü daha fazla darbe aldığını ve bu durumun ilave fiyat artışlarına neden olduğunu söyledi.
Muş, OECD tarafından yayınlanan bir analizin, savaşın küresel çapta enflasyonu 2,5 puan artırabileceğini ve küresel ekonomik büyümeye yüzde 1’in üzerinde olumsuz etkisinin olabileceğini öngördüğüne dikkati çekerek, Avro Bölgesi’nin de mevcut krizden ciddi şekilde etkilendiğini kaydetti.
Türkiye’nin, bölgesinde yaşanan bu önemli olaya kayıtsız kalmadığını ve ateşkesin derhal sağlanması amacıyla yürütülen diplomasinin adeta merkezi haline geldiğini vurgulayan Muş, ülkenin her iki tarafla da görüşebilen güvenilir bir arabulucu rolünü güçlü şekilde devam ettirdiğini dile getirdi.
Muş, bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde iki ülkeyle ayrı ayrı üst düzey temasların yoğunlaştırıldığına işaret ederek, şöyle konuştu:
“Bizler de Ticaret Bakanlığı olarak, söz konusu savaşın, iki ülkeyle de yıllardır sorunsuz bir şekilde sürdürdüğümüz ticari ve iktisadi faaliyetleri olumsuz etkilememesi için büyük çaba sarf etmekteyiz. Bakanlığımız bünyesinde tesis ettiğimiz koordinasyon masaları üzerinden ilgili tüm kamu kurumlarımız ve sektör paydaşlarıyla eşgüdüm içinde ihracat, ithalat, lojistik, gümrükler ve dış ilişkiler boyutuyla çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Bu doğrultuda, çatışma bölgelerinde mahsur kalan kara yolu ve deniz yolu taşımacılarımızla tesis edilen kişisel iletişim hattı üzerinden erişim sağlanmakta, kendilerine insani yardım dahil her türlü destek verilmektedir.”
Salgın ve savaşa karşı alınan tedbirler Bakan Muş, diğer taraftan, savaş nedeniyle gemilerin artan navlun ve reasürans maliyetleri konusunda gerekli girişimlerde bulundukları bilgisini vererek, sektör kuruluşlarıyla sürekli irtibat halinde ve firmaların talepleri doğrultusunda, ihtiyaç duyulan ürünlerde arz güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirler de aldıklarını anlattı.
Benzer şekilde, alternatif tedarik kanalları ve yöntemlerinin tespitiyle sanayinin ihtiyaç duyduğu ürünlerin uygun maliyetlerle temini konusunda yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını belirten Muş, son olarak bitkisel yağlarda arz güvenliğinin sağlanması amacıyla kanola-kolza tohumu ile birlikte ayçiçeği yağına ikame olabilecek kanola yağı, aspir, mısır, soya ve palmiye yağlarında gümrük vergisi oranlarını sıfırladıklarını hatırlattı.
Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) ile ticari diplomasi faaliyetlerini daha da yoğunlaştırdıklarına işaret eden Muş, “Önce Kovid-19 salgını, şimdi de Rusya-Ukrayna Savaşı, Türkiye’nin özellikle Batılı ülkeler için güvenilir bir üretim ve tedarik merkezi olduğunu bir kez daha teyit etmiştir.” ifadesini kullandı.
Romanya ile transit geçiş kotalarının serbestleştirilmesinin hem Türkiye hem de AB tarafı için önemli bir kazanım ve tarihi bir gelişme olduğuna dikkati çeken Muş, Türkiye üzerinden transit ticaretin gerçekleştirilmesinin küresel tedarik zincirlerinin stratejik ve lojistik olarak önemli bir halkası konumunda olan ülkenin bu rolünü pekiştirdiğini bildirdi. Muş, Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellemesi konusunda da en kısa zamanda olumlu gelişmeler görmeyi arzu ettiklerini söyledi.
“Manipülatif fiyat artışlarına girişen art niyetli kişilerin peşini bırakmayız” Bakan Muş, etkileri henüz tam anlamıyla geçmemiş olan salgın ve yakın coğrafyadaki savaş sebebiyle tüm ülkeler gibi Türkiye’nin de ekonomik olarak önemli bir süreçten geçtiğini anlattı. Söz konusu gelişmeler sonucu ortaya çıkan sorunlardan en önemlisinin artan maliyetler olduğuna dikkati çeken Muş, hükümet olarak bu konuda da tüketicilerin ve ticaret erbabının mağdur edilmemesi için gereken bütün tedbirleri süratle almaya devam ettiklerini bildirdi.
Muş, temel ihtiyaç dahilindeki birçok üründe ve lokantalar dahil her türlü yeme içme hizmeti sunumunda KDV oranının yüzde 8’e indirildiğini anımsatarak, şu değerlendirmede bulundu:
“Ticaret Bakanlığı olarak biz de Hazine gelirlerinden fedakarlık yapılarak hayata geçirilen bu KDV düzenlemelerinin amacına ulaşması için gerekli çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin hemen ardından 81 ilimizdeki ticaret müdürlüklerimiz vasıtasıyla ülke genelinde denetimlerimizi sıkılaştırdık. KDV indirimini fiyatlara yansıtmayan ve haksız fiyat artışlarıyla vatandaşlarımızı mağdur eden firmalara en ağır yaptırımları uygulayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Biz vatandaşımızın hakkını hukukunu hiç kimseye çiğnetmeyeceğiz. Dürüst çalışan tüccarımızın ve esnafımızın her zaman yanındayız ama birtakım spekülatif, manipülatif fiyat artışlarına girişen art niyetli kişilerin de peşini bırakmayız. 81 ilde tüm denetim elemanlarımız sahada, teftiş kurulumuz teyakkuz halinde. Sektör sektör inceliyoruz, bakıyoruz. Kanunlara aykırı şekilde etiket oyunlarıyla başka birtakım spekülatif hareketler yapanlara kanun çerçevesinde bedeli ağır ödetilecektir. Hükümet olarak bu dönemde önceliğimiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da ifade ettiği gibi, insanımızın işini, aşını garanti altına alacak ekonomik işleyişi hayata geçirmektir.”
Muş, Türkiye önemli bir dönemden geçerken ve küresel sorunların etkilerinden vatandaşları korumaya çalışırken birilerinin kamuoyunda spekülasyonlara neden olacak şekilde, somut bilgiye dayanmayan ve gerçek rakamlarla uzaktan yakından alakası olmayan haberleri yaydığına dikkati çekerek, “Halkımızın, birilerinin ifade ettiği yalan yanlış rakamlara değil, devletimizin açıkladığı resmi rakamlara itibar etmesi gerektiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Herkesi sorumlu davranmaya, halkımızın hassasiyetleri üzerinden siyasi rant peşinde koşmayı terk etmeye ve yapıcı bir tutum benimsemeye davet ediyorum.” dedi.
“KOBİ ihracatçılarına yönelik 22 milyar lira kredi hacmi yaratılması hedefleniyor” Bakan Muş, ihracattaki güzel gelişmelerin yanı sıra büyümeye ilişkin öncü verilerden biri olan sanayi üretim endeksinde de yıllık yüzde 7,6 artış yaşandığına dikkati çekerek, ihracatın yoğun olduğu hazır giyim ve tekstil sektörlerinde kapasite kullanım oranının yüzde 80’lerin üzerine çıktığını, ana metal, otomotiv ve kimya sektörlerinde kapasite kullanım oranlarının yüzde 80 seviyesine geldiğini bildirdi.
Söz konusu sektörlerde gelecek dönemde Türkiye’den siparişlerin ve buna paralel olarak yeni yatırımlarla kapasite artışının devam etmesinin, ihracatın sürdürülebilir biçimde artışına somut katkılar sağlayacağını belirten Muş, “Öncü göstergeler ile ocak-mart döneminde ihracatımızın sergilediği performans, 2022 yılının ilk çeyreğinde de güçlü bir büyüme oranı yakalandığına işaret etmektedir. Ekonomide çarkların sağlıklı biçimde döndüğünü gözler önüne seren bu veriler, içinde bulunduğumuz dönem için oldukça önemlidir.” diye konuştu.
Muş, Türkiye’nin üretimine hız kesmeden devam etmesinin ve ihracatta yakaladığı ivmenin son derece anlamlı olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
“Bu kapsamda, ihracatçılarımızın finansmandan pazara erişime kadar tüm taleplerine yönelik somut aksiyonlar almaktayız. KOBİ’lerimizin, ihracatçılarımızın teminat sorunlarını ve krediye erişim maliyetlerini azaltarak ihracatın tabana yayılmasını kolaylaştıracak İhracatı Geliştirme AŞ bu ay başında faaliyete geçmiştir. İGE bünyesinde devreye alınacak ilk destek paketi olan Özkaynak Destek Paketi ile KOBİ niteliğindeki ihracatçılara yönelik toplamda 22 milyar lira kredi hacmi yaratılması hedeflenmektedir. Bunun dışında Bakanlığımızın geleneksel olarak sunduğu desteklerin de gerek kapsamını gerekse miktarını her yıl artırmaktayız. Bu kapsamda, 2022 yılında ihracatçılarımızın faydalanması için 5,2 milyar lira kaynak ayrılmıştır. Türk Eximbank aracılığıyla da ihracatçılarımızı finansmana ulaşım konusunda desteklemeyi sürdürüyoruz. 2021 yılında ihracatçılarımıza kredi ve alacak sigortası olarak 46,1 milyar dolar tutarında destek sağlanmıştır. Söz konusu desteklerden 15 bin firmamız yararlanırken bunların yüzde 77’sini KOBİ’ler oluşturmuştur.”
Mal ihracatının yanı sıra hizmet ihracatının artırılmasına yönelik olarak yeni projeler üretmeye devam ettiklerini vurgulayan Muş, şunları kaydetti:
“Hizmet ihracatına yönelik mevcut desteklerimizin yanı sıra yakın zamanda yürürlüğe girecek olan e-Turquality Programı ile yazılım ve bilişim sektörlerimize önemli bir itici güç sağlayacağız. Hizmet ihracatımız bu yılın ocak ayında 2021 yılının aynı ayına göre yüzde 70,5 artışla 4,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2022 yılında destek sağlayacağımız yeni sektörlerimizin de katkısıyla hizmet ihracatımızda 68 milyar dolar hedefini geçmek istiyoruz. Biz bu ülkenin girişimcisine, emekçisine, iş dünyamızın dinamizmine, değişen ve zor koşullara uyum sağlama becerilerine güveniyoruz. 2021 yılında olduğu gibi, 2022 yılında da ihracatın ekonomik büyümemizin ana unsuru olmasını hedefliyoruz.”
Bakan Muş ve TİM Başkanı Gülle, konuşmaların ardından, ihracatçı birlik başkanlarına, ihracata katkıları nedeniyle teşekkür plaketi verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.