“2023’ün ilk çeyreğinde Karadeniz’de üretilecek günlük 10 milyon metreküp doğal gazı millî iletim sistemimize aktaracağız”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz Gazı Denize İlk Boru İndirme ve Kaynak Töreni’nde yaptığı konuşmada, “2023’ün ilk çeyreğinde ilk fazda üretilecek günlük 10 milyon metreküp doğal gazı millî iletim sistemimize aktarmış olacağız. Sakarya Gaz Sahası, pik üretime inşallah 2026’da ulaşacaktır. Sahada açılacak 40 kuyuyla birlikte günlük gaz üretim kapasitemizi 40 milyon metreküpe çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zonguldak Filyos’ta Karadeniz Gazı Denize İlk Boru İndirme ve Kaynak Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasında, bugün Türkiye’nin şu ana kadar en büyük doğal gaz keşfi olan Karadeniz gazında kritik bir safhaya daha ulaşmanın heyecanını yaşadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıl önce müjdeyi açıkladıklarında bir hedef belirlediklerini ve yerli gazın 2023’te milletin hizmetine sunulacağını ifade ettiklerini anımsattı.
Aradan geçen zaman zarfında yoğun bir mesai yürüttüklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih’in keşfinin ardından Yavuz ve Kanuni sondaj gemilerinin de Karadeniz’e intikal ettiğini, bu gemilerin Fatih’in açtığı sondaj kuyularının alt ve üst tamamlama operasyonlarını gerçekleştirdiklerini bildirdi.
Deniz tabanı etüt çalışmalarını bitirirken teslimatı uzun sürecek ekipmanların siparişlerini de verdiklerini ve teslimatları almaya başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl temelini attıkları doğal gaz işleme tesisinin inşasının süratle devam ettiğini söyledi.
“SAKARYA GAZ SAHASI PİK ÜRETİME 2026’DA ULAŞACAKTIR”
Yavuz sondaj gemisinin, açılan kuyulardaki gaz akışını ölçecek kuyu başı vanalarını ve kuyu içi akıllı vana sistemlerini yerleştirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz hafta sığ deniz kısmına boru serimi ve montajını yapacak gemi Türkiye’ye ulaştı. Bugün ‘Bismillah’ diyerek ilk boruları denize indiriyor, ardından da ilk kaynağımızı yapıyoruz. Derin deniz tarafında da inşallah ilk kaynağı önümüzdeki ay vuracağız. Sadece deniz tarafında bu çalışmaları yapmakla iş bitmiyor, derin denizde inşa edeceğimiz boru hattıyla eş zamanlı olarak doğal gazı millî iletim şebekemize taşıyacak karadaki 211 kilometrelik boru hattının yapımına da başlıyoruz. Gaz karaya gelince işlenecek, ayrıştırma işlemleri yapıldıktan sonra belirli bir basınçla millî doğal gaz iletim sistemimize aktarılacak.”
“Bu projenin ilk etabında doğal gaz işleme tesisine gelen gazın ölçümlenmesi için Batı Karadeniz Gaz Ölçüm İstasyonu’nu ve 36 kilometrelik Batı Karadeniz Doğalgaz Boru Hattı Faz-1’i inşa ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “ İnşallah buradaki çalışmalarımızı Kasım ayının ilk haftalarında tamamlıyoruz. Böylece 2023’ün birinci çeyreğinde ilk fazda üretilecek günlük 10 milyon metreküp doğal gazı millî iletim sistemimize aktarmış olacağız. Sakarya Gaz Sahası pik üretime inşallah 2026’da ulaşacaktır. Sahada açılacak 40 kuyuyla birlikte günlük gaz üretim kapasitemizi 40 milyon metreküpe çıkarmayı hedefliyoruz.”
“MİLLETİMİZİ ASIRLARDIR HASRETİNİ ÇEKTİĞİ YATIRIM VE ESERLERE KAVUŞTURDUK”
Sahadaki üretim artışına paralel olarak karadaki doğal gaz taşıma kapasitelerini de artıracaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin son 20 yılda elde ettiği her kazanımın gerisinde tıpkı burada olduğu gibi çok büyük bir emek, sabır ve gayret vardır. Bugünlere birilerinin ihsanıyla değil canhıraş şekilde mücadele ederek, ter dökerek geldik. Eğitimden ulaşıma, ticaretten savunma sanayine, sağlıktan çevreye bütün alanlarda hedeflerimizi gerçekleştirebilmek için çok çalıştık. Dört bir yanda sayılarını 26’dan alıp 57’ye çıkardığımız havalimanlarını, ülkemizin her köşesinde hizmete açtığımız 128 millet bahçesini, toplam 25 bin yatak kapasiteli 19 modern şehir hastanemizi, dünyanın satın almak için sıraya girdiği insansız hava araçlarımızı, akıl ve vicdan sahibi herkesin gıptayla baktığı otoyolları, tünelleri, köprüleri, barajları velhasıl milletimize kazandırdığımız her hizmeti engelleme gayretlerine rağmen hayata geçirdik.”
Zonguldak’ın merkezindeki tünelleri ve kavşakları yapmanın da kendilerine nasip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi zaman bürokratik oligarşiyle, kimi zaman vesayet odaklarıyla, kimi zaman terör örgütleriyle, kimi zaman ‘istemezükçü’ muhalefet anlayışıyla mücadele ettik ama her defasında ya bir yol bularak ya da bir yol açarak milletimizi asırlardır hasretini çektiği yatırım ve eserlere kavuşturduk” değerlendirmesinde bulundu.
“KENDİ GEMİLERİMİZLE HEM SİSMİK ARAŞTIRMAYI HEM SONDAJ ÇALIŞMALARINI YAPAR HÂLE GELDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyadaki her ekonomi için stratejik önemi haiz enerji meselesinde de benzer süreçlerden geçtiklerine işaret ederek, “Ülkemizin enerji potansiyelini kullanarak bu alanda dışa bağımlılıktan kurtulma niyetimizi ilk açıkladığımızda birileri bundan rahatsız oldu. Çok yönlü bir yıpratma kampanyasına maruz kaldık. Yurt dışındaki malum odaklardan önce en büyük tepkiyi maalesef içimizdeki muhalefet partileri gösterdi. Ne dediler? ‘Yapamazsınız’, bize ‘Ülkenin kaynaklarını heba ediyorsunuz’ dediler, bizi hayalcilikle, bizi maceraperest olmakla suçladılar. Sismik arama ve sondaj faaliyetlerimize Rumların tezleriyle karşı çıktılar. Doğu Akdeniz ve Karadeniz’deki çalışmalarımıza olmadık iftiralar attılar” diye konuştu.
Türkiye’nin dört sondaj gemisi ve iki sismik araştırma gemisi bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlar öyle kolay kiralanan gemiler değil ama artık bunlar kendimize ait. Şimdi kendi gemilerimizle hem sismik araştırmayı hem sondaj çalışmalarını yapar hâle geldik. Ülkenin ve milletin menfaatinin söz konusu olduğu millî bir meselede Türkiye’nin hak ve hukukunu savunma cesareti sergileyemediler. Özellikle bundan iki sene önce Karadeniz gazının müjdesini verdiğimizde bu hazımsızlığın âdeta zirve yaptığını gördük. ‘Her seçim öncesinde gaz keşfediyorlar’ diyen aklıevveller oldu, ‘Keşfettiler ama kesinlikle çıkaramazlar’ diyen felaket tellalları zuhur etti. Gazın ekonomimize hiçbir fayda sağlamayacağını iddia eden sözde ekonomistler ortaya çıktı. Daha bunun gibi ahlak ve vicdan dışı pek çok ithamla karşılaştık. Biz bunların hiçbirine kulak asmadık, hiçbirine eyvallah etmedik. Atalarımızın ‘Sen doğru ol, kem belasını bulur’ sözünden ilham ve güç alarak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürdük.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve halefi Fatih Dönmez’in bu süreçte büyük bir gayret sarf ettiklerini belirterek, “İşte bugün o dirayetli duruşumuzun ve sabrımızın meyvelerini topluyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede yaşanan son gelişmelerin Türkiye’nin Karadeniz’de yaptığı bu keşfin stratejik önemini daha da artırdığını söyledi.
Rusya ile Ukrayna arasında başlayan sıcak çatışmalarla birlikte tüm dünyada petrol ve gaz fiyatlarının tarihî zirvelerine ulaştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece gaz ithal eden ülkeler değil, bu fahiş fiyat artışlarından hidrokarbon üreticisi ülkeler de olumsuz etkilendi. Mesela dünyanın en büyük petrol üreticilerinden olan Amerika’da fiyatlar, kimi eyaletlerde üç katına varan oranlarda yükseldi” dedi.
Enerji fiyatlarındaki tırmanmanın enflasyona da yansıdığını, gelişmiş ülkelerde enflasyon oranlarının son 40 yılın en yüksek seviyelerine çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu an küresel ekonominin temel sorununun, sürdürülebilir ve güvenilir bir şekilde enerji arzını sağlamak ile enflasyonu dizginlemek olduğunu ifade etti.
“ÜLKEMİZİN POTANSİYELİNİ TAM MANASIYLA ORTAYA ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Ülke olarak fiyatların, küresel ölçekte bu denli arttığı bir dönemde vatandaşları korumak için destek mekanizmalarını devreye aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konutlarda kullanılan doğal gazın fiyatında yüzde 75’e varan düzeyde sübvansiyon sağladıklarını, hâlen de belirli bir oranda sübvansiyona devam ettiklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca küresel riskleri minimalize etmek için yoğun çaba harcadıklarını belirterek, “Enerjide bir taraftan tedarik kaynaklarımızı çeşitlendirirken diğer taraftan da ülkemizin potansiyelini tam manasıyla ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Yakın çevresi zengin hidrokarbon kaynaklarıyla dolu bir ülke olarak, altına bakılmadık taş, deşmedik yer bırakmamakta biz kararlıyız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce kiralama veya benzeri yöntemlerle yürüttükleri arama sondaj çalışmalarını kendi imkânlarıyla sürdürmeye karar verdiklerinin altını çizdi.
Bu amaçla şimdiye kadar üç sondaj gemisi ile iki sismik araştırma gemisini envantere kattıklarını ve sondaj gemilerini son dönemde attıkları bir adımla dörde çıkardıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Böylece kendi sondaj filosuna sahip dünyanın sayılı ülkelerinden biri hâline geldik. Mevcutla yetinmiyoruz, yeni gemilerle filomuzun gücüne güç katmaya devam ediyoruz. Bir süre önce yeni nesil teknolojiye sahip bu dördüncü gemimizle filomuzu çok çok güçlü hâle getirdik. Az önce arkadaşlarımızla şöyle bir değerlendirme yaptık, dedik ki bu dördüncü sondaj gemimizin adını ne verelim? Yaptığımız değerlendirme neticesinde bu bölgede Sultan Abdülhamid, yapmış olduğu çalışmalarla özellikle sismik araştırma, sondaj çalışmalarıyla bir döneme aslında ismini vermiş. Dedik ki bu geminin adını Abdülhamid Han olarak belirlediğimizi açıklayalım. Şu anda Mersin Taşucu Limanı’nda sondaj öncesi teknik hazırlıkları yapılıyor. İnşallah bu gemimizin de göreve başlamasıyla çalışmaları çok daha hızlı, verimli ve etkin bir şekilde gerçekleştireceğiz. Dördüncü sondaj gemimizin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Tıpkı Fatih gibi bu gemimizin de vereceği müjdeli haberlerle ismini milletimizin gönlüne yazdıracağına inanıyorum.”
“BİZ ENERJİYİ BİR GERİLİM VE ÇATIŞMA ALANI DEĞİL, BÖLGESEL İŞ BİRLİĞİNİN ANAHTARI OLARAK GÖRÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak sadece Karadeniz’de değil Doğu Akdeniz’de de mevcudiyeti hissettirdiklerini vurguladı.
Türkiye ve Kıbrıs Türkleri’nin buradaki hidrokarbon kaynakları üzerinde var olan müktesep haklarını her platformda savunduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin bu meseledeki duruşunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde net olduğunu bildirdi.
“Biz ne kimsenin hakkına el uzatırız ne de haramilere hakkımızı yediririz. Bizim olanın, zorbalıkla tehditle ayak oyunlarıyla bizden kopartılmasına asla izin vermeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz enerjiyi bir gerilim ve çatışma alanı değil, bölgesel iş birliğinin anahtarı olarak görüyoruz. Bu anlayışla bölgedeki aktörlerle iş birliği yolları geliştirmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde yürüttüğümüz temasların müspet neticelerini hep birlikte görmeye başlayacağız. Türkiye’yi, enerji arz güvenliği sorununu tamamen çözmüş bir ülke yapıncaya dek mücadelemize çok yönlü bir şekilde devam edeceğiz. Ülkemizin yeri doldurulamaz konumu anlaşıldıkça, şu an siyasi sebeplerle iş birliğine soğuk bakanlar da mutlaka politikalarını değiştireceklerdir. Unutmamalıdır ki Karadeniz gazının miktarı kadar tamamen yerli imkânlarla bizim böyle tarihi bir keşfe imza atmamız da önemlidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’deki keşifle birlikte milletimiz, 1. Dünya Savaşı’nın sebep olduğu büyük bir travmadan kurtulmuştur. 2023 yılının ilk çeyreğinden itibaren doğal gazın hanelerde kullanılmaya başlanmasıyla önemli bir psikolojik eşik daha aşılmış olacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz Gazı Denize İlk Boru İndirme ve Kaynak Töreni’nin hayırlı olmasını diledi, projenin hayata geçmesinde emeği olan başta enerji bakanlarına, mühendisinden işçisine kadar herkese teşekkür etti, çalışmalarında başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.