Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Güney Marmara Hattı’nın önemli demiryolu projesi olan; Osmaneli-Yenişehir-Bursa-Balıkesir Hızlı Tren projesinin yapımına hızla devam edildiğine dikkati çekti ve yaklaşık 500 metre uzunluğundaki T04 tünelinde ışığın görüldüğünü söyledi. Karaismailoğlu, “Diğer tünellerimizdeki çalışmalarımızı da kısa zaman içerisinde peş peşe tamamlayacağız. Çalışmalarımızı hız kesmeden 7/24 sürdürerek, 2,5 yıl içerisinde tamamlayıp, halkımızın hizmetine hızlı trenimizi açacağız” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Osmaneli-Bursa-Bandırma-Balıkesir Hızlı Tren Hattı T04 Tüneli Işık Görme Töreni’ne katıldı; “15 Temmuz 2016’da, millî irademize kasteden, darbe yapmak isteyen hainlere karşı milletimiz dik durdu; bir oldu ve bir destan yazdı. Bundan 6 yıl önce, o hain darbe girişiminde şehit olan 251 kardeşimizi rahmetle anıyoruz. 15 Temmuz’da tanklara, uçaklara, meydan okuyan, hain mermilere göğsünü gerip gazilik mertebesine erişen kardeşlerimizi de saygı ve hürmetle anıyoruz. İradesine ve geleceğine sahip çıkan, devletinin, milletinin yanında olarak hainlere boyun eğmeyen, yarınlarımızın özgürlüğünü muhafaza ederken bizlerle omuz omuza duran bu aziz halkımız hizmetin, yatırımın en iyisini geleceğin en aydınlığını hak ediyor. Biz de sorumluluk alanımız olan ulaşım ve iletişim hizmetlerinde canla başla çalışıyor. Milletimize en iyisiyle hizmet etmek için gece gündüz demiyoruz” şeklinde konuştu.
YARINLARIMIZI GARANTİ ALTINA ALACAK YATIRIM ANLAYIŞINI HAYATA GEÇİRDİK
Son 20 yılda, 1 trilyon 600 milyar liranın üzerinde yatırım yapıldığını dile getiren Karaismailoğlu, Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı, Filyos Limanı, İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara Otoyolları, Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 1915 Çanakkale Köprüleri gibi dev ulaştırma projelerini başarıyla tamamladıklarını ve hizmete açtıklarını söyledi. Karaismailoğlu, “Ülkemizin doğusunu batısını, kuzeyini güneyinden ayırt etmeksizin, bütünsel kalkınmayı önceliklendiren, her bir vatandaşımıza fayda sunacak, yarınlarımızı garanti altına alacak yatırım anlayışını hayata geçirdik. 100 yıllık kalkınma ihtiyacımızı 20 yıla sığdırmayı başardık. Ülke genelindeki; bölünmüş yol uzunluğunu, 6 bin 100 kilometreden alıp 28 bin 664 kilometreye çıkardık. 1440 kilometre hızlı tren hattı yaptık. Toplam demiryolu ağını, 13 bin 50 kilometreye çıkardık. 2003 yılından itibaren ulaşım modları arasında dengeli bir dağılım sağlamak amacıyla, demiryollarımızı yeni bir anlayışla ele aldık. Ülke genelinde; 400 kilometrelik Ankara Sivas, 313 kilometrelik Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, 508 kilometrelik Ankara-Afyon-Uşak-İzmir, 142 kilometrelik Ankara-Yerköy-Kayseri, 229 kilometrelik Halkalı-Kapıkule, 200 kilometrelik Aksaray-Niğde-Mersin ve 201 kilometrelik Bursa-Yenişehir- Osmaneli- Balıkesir hızlı tren hatlarının yapım çalışmalarına devam ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
GÜNEY MARMARA HATTI’NIN ÖNEMLİ DEMİRYOLU PROJESİ
“84 milyona dokunan, 20 yıla yayılan, hep birlikte yazdığımız Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma öyküsünden bölgemizde hak ettiği payı almaktadır” diyen Karaismailoğlu, bölgenin ulaşım ağına güç katacak, yüz akı projede önemli bir aşamaya gelmenin mutluluğunu paylaştıklarını kaydetti. Güney Marmara Hattı’nın önemli demiryolu projesi olan; Osmaneli-Yenişehir-Bursa-Balıkesir Hızlı Tren projesinin yapımına hızla devam edildiğini ifade eden Karaismailoğlu, konuşmasına şöyle devam etti;
“24 milyar liralık hızlı tren projemiz, 201 kilometre uzunluğunda…56 kilometrelik Bursa-Yenişehir bölümünde fiziki ilerlememiz yüzde 84’e ulaşırken, altyapı çalışmalarımıza devam ediyoruz. 95 kilometrelik Balıkesir-Bursa bölümü ile birlikte, 50 kilometrelik Yenişehir-Osmaneli bölümünde ise proje çalışmaları tamamlandı. Sırada; Bursa-Yenişehir-Osmaneli bölümünün üst yapı ve Elektromekanik işleri ile Yenişehir-Osmaneli kesiminin altyapı işleri hızla ilerliyor. Projemiz tamamlandığında, yüksek hızlı trenlerle; Ankara-Bursa ve Bursa-İstanbul arasındaki demiryolu seyahati, kesintisiz, hızlı ve konforlu bir şekilde yaklaşık 2 saat 15 dakika olacak. Balıkesir Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Hattı üzerinde; 7 adet gar veya istasyon ve toplam uzunluğu 16,5 kilometre olan 13 tünel, toplam 8 kilometrelik olan 11 kaçış tüneli, 1 kilometrelik olan 5 aç-kapa tüneli, toplam uzunluğu 4 kilometre olan 28 adet demiryolu köprüsü, yine toplam uzunluğu 4 kilometre olan 4 viyadük ve toplam uzunluğu 1,5 kilometre olan 66 altgeçit ile birlikte, 155 adet menfez imalatı yapılacak. Bursa, Bilecik ve Balıkesir’i hızlı demiryolu ağına entegre ettiğimiz bu projemize 22 Kasım 2021 tarihinde başladık. Hızlı tren hattı; Gürsu, Yenişehir güzergâhını takip ederek Osmaneli mevkiinde yapılacak üçlü hat ile Ankara-İstanbul HT Hattı’na bağlanacak. Aynı zamanda Bursa’nın batısında TEKNOSAB, Karacabey ve Kuş Cenneti istasyonlarından geçerek demiryolu bağlantısı sağlayacağız. Bildiğiniz üzere, 12 Şubat’ta Mudanya Bulvarı’ndaki hızlı tren hattımızın viyadüğünde bir araya gelmiş, o zaman çalışmalarına yeni başlanan tünellerimizle canlı bağlantı kurmuştuk. Azimle, kararlılıkla hareket edince, çalışmalarımızın meyvelerini toplamak da nasip oluyor.”
DİĞER TÜNELLERİMİZDEKİ ÇALIŞMALARIMIZI DA KISA ZAMAN İÇERİSİNDE TAMAMLAYACAĞIZ
O tünellerden biri olan, yaklaşık 500 metre uzunluğundaki T04 tünelinde bugün ışığın görüldüğünü vurgulayan Karaismailoğlu, toplam uzunluğu 14 kilometre olan tünellerin 5 aylık süre zarfında 3,2 kilometresinin tamamlandığını belirtti.
T04 tünelinin kazı çalışmalarında; 612 bin metreküplük toprak hareketinin gerçekleştirildiğini aktaran Karaismailoğlu, “140 bin metre zemin iyileştirmesini tamamladık. Diğer tünellerimizdeki çalışmalarımızı da kısa zaman içerisinde peş peşe tamamlayacağız. Altyapıya yönelik çalışmalarımız sürerken, üstyapıyla ilgili hazırlıklarımızı da sürdürüyoruz. Çalışmalarımızı hız kesmeden 7/24 sürdürerek, 2,5 yıl içerisinde tamamlayıp, halkımızın hizmetine hızlı trenimizi açacağız. Yıllık 30 milyon yolcu ve 59 milyon ton yük taşıyabilecek olan hızlı tren projemiz, yapım sırasında ve işletmeye alındığında; bölgemiz ve ülkemiz için refah, istihdam, ekonomik kalkınma sağlanacak” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, “Yeşil Bursa’nın raylı sistem altyapısı ve geleceği için çalışmaların sürdüğü bir başka projemiz Bursa Emek-Hızlı Tren Gar-Şehir Hastanesi Metro Hattı’dır. Mevcutta işletmede olan Emek-Arabayatağı Metro Hattı uzatma çalışması ile Mudanya Bulvarı’nı kat ederek, HT Gar ve nihayetinde Bursa Şehir Hastanesi’ne ulaşacak. Emek-Hızlı Tren Gar-Şehir Hastanesi metro hattımızın 4 istasyonlu ve toplam uzunluğu 6 kilometredir. Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Hattı ile metronun entegre edilmesiyle, Bursa’nın hızlı tren ulaşımına güzel bir seçenek sunuyoruz. Projemizde; kazı çalışmasında yüzde 19, beton dökümünde yüzde 21 ve fore kazık imalatında yüzde 30 seviyelerine geldik” diye konuştu.
20 YILDA, 100 YILLIK KALKINMA İHTİYACINI KARŞILAMAK HER İKTİDARA NASİP OLACAK BİR BAŞARI DEĞİL
Yapılan büyük ulaşım ve iletişim yatırımlarının meyvelerini görmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Karaismailoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu;
“İzmit Körfezi’ni otomobil ile mevcut yolu kullanarak geçmek bir buçuk saati, feribot ile geçmek ise feribota bindikten sonra 45 ila 60 dakika sürüyordu. Yoğun günlerde bekleme süresi saatleri buluyordu. Artık, Osmangazi Köprüsü’yle körfez 6 dakikada geçilebiliyor. 8 Temmuz’da Osmangazi Köprüsü’nden tam 80 bin 624 araç geçerek bir rekor kırıldı. Osmangazi Köprüsü olmasaydı bu kadar aracın feribotla taşınması mümkün olamayacak, seyahatler kesintiye uğrayacak, ulaşım sağlanamayacaktı. İstanbul-İzmir arasını 3,5 saate düşüren Osmangazi Köprüsü ve İzmir-İstanbul Otoyolu projesi ile 5 Temmuz-11 Temmuz tarihleri arasında toplam 2,5 milyon saat tasarruf sağladık. Yakıttan ise 1,5 milyon litre tasarruf elde ettik. Yakıttan, zamandan ve emisyondan sağlanan toplam tasarruf bedeli 85 milyon lirayı buldu. Yine Çanakkale Boğazı’nda da tarihte ilk kez kesintisiz karayolu bağlantısını sağlayan 1915 Çanakkale Köprüsü ile boğaz geçiş süresi de 6 dakikaya indi. Saatler süren feribot çilesi 1915 Çanakkale Köprüsü ile sona erdi. Devletin kasasından bir kuruş çıkmadan 2 milyar 545 milyon euro yapım maliyeti ile yapılan 1915 Çanakkale Köprüsü’nden açılışı üzerinden daha 4 ay bile geçmeden 4 Temmuz’da 7 bin 31 araç, 8 Temmuz’da 14 bin 275 araç geçti. 8 Temmuz’da Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü 132 bin 377 araç kullandı. 8 Temmuz günü İstanbul Havalimanı’nı 1422 uçak 230 bin yolcu kullandı. İstanbul Havalimanı Avrupa’nın en yoğun ve en iyi havalimanı oldu. Antalya Havalimanı’nda 2 Temmuz’da 1026 uçak trafiği ile rekor kırmıştık. Kurban Bayramı’nın birinci gününde bu rekoru tazeledik. Toplamda 1034 uçak trafiğine hizmet verildi. Yolcu trafiği de toplam 182 bin 150 oldu. 20 yılda, 100 yıllık kalkınma ihtiyacını karşılamak her iktidara nasip olacak bir başarı değildir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sadece eşi benzeri görülmeyen bir eksiği kapatmakla kalmadık; ülkemizin önümüzdeki 30 yıllık altyapı ve haberleşme yatırımlarını da planladık.”
ATTIĞIMIZ HER ADIMI, BİRİLERİ 20 YILDIR BALTALAMAK İSTİYOR
“Milletimize olan aşkımızı, Mavi Vatan’ımıza olan sevdamız, millî bağımsızlık ve ekonomi yolunda attığımız her adımı, birileri 20 yıldır baltalamak istemekte” diyen Karaismailoğlu, “Birileri; hesap, kitap yapmadan, yalan yanlış bilgi ve belgelerle, hayata geçirdiğimiz projelerin üretim, istihdam, ihracat ve kalkınmaya olan katkılarını hiçe saymaya çalışıyor. Tek umutları yalandır, iftiradır, çamur atmaktır. Tabii ki, projelerimizle ilgili yalan yanlış iftiralara, bu acizliğe gereken cevabı veriyor, milletimizin de neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt ettiğini gayet iyi biliyoruz. Bunlarla vakit kaybetmeye tahammülümüz yok. Yapacak daha çok işimiz var. Ulaşım ve iletişimde gelecek nesilleri düşünerek uzun vadeli, çocuklarımıza yarının güçlü Türkiye’sini hazırlayan makro planlamalarımızı yaptık” ifadelerini kullandı.
BİZİM İÇİMİZ RAHAT, HER İŞİMİZ AÇIK
2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’nın hazırlanıp kamuoyu ile paylaşıldığını anımsatan Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “Planımıza göre; tüm yolcu taşımalarımızda, demiryollarımızın payını yüzde 1’den yüzde 6,2’ye; toplam yük taşımasında demiryollarının payını yüzde 5’ten yüzde 22’ye çıkaracağız. Hızlı Tren bağlantısına sahip olan il sayısını 8’den 52’ye yükselteceğiz. Yıllık yolcu taşımacılığını 19,5 milyondan 270 milyona ulaştıracağız. Emniyetli, hızlı, verimli ve etkin demiryolu ağımızın altyapısını tamamlayacağız. Demiryollarındaki toplam enerji ihtiyacının yüzde 35’ini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayacağız. Bizler, ülkemizin her alanda imarı ve ihyası için 7/24 esasına göre çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘durmak yok, yola devam’ diyoruz. Yaptığımız her bir ulaşım ve iletişim yatırımının, tıpkı akarsular gibi, geçtikleri yerin üretim, istihdam, ticaret, turizm ve kültürüne katkı sağlayacağını çok iyi biliyoruz. Halkımız suyu getirenle testiyi kıranları çok iyi biliyor, iki zihniyet arasındaki farkı da gayet iyi biliyor. O nedenle bizim içimiz rahat. Her işimiz açık… Milletimizle omuz omuza yolumuza devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.