Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları 9. Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Türk Yatırım Fonu’nun mümkün olan en kısa sürede hayata geçmesi yararlı olacaktır. Fonun sağlayacağı mali imkânların, iş birliğimizi kuvvetlendirip faaliyetlerimize ivme kazandıracağına inanıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ebedi Şehir Kongre Merkezi’nde, “Türk Medeniyeti için Yeni Dönem: Ortak Kalkınma ve Refaha Doğru” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları 9. Zirvesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.
Konuşmasına salondakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortak medeniyetimizin şahikalarından Semerkant’ta sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu sene bağımsızlıklarının 30. yıl dönümünü idrak eden tüm dost ve kardeş ülkeleri yürekten kutluyorum” ifadesini kullandı.
“ÜLKELERİMİZ AÇISINDAN FIRSATLARLA BERABER RİSKLERİ DE OLAN HASSAS BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”
Dönem Başkanlığını devredecekleri Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’e başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkelerimiz açısından fırsatlarla beraber riskleri de olan hassas bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemde aramızdaki işbirliği, dayanışma ve ahengi tüm alanlarda güçlendirmemizin çok daha kritik hâle geldiğini görüyoruz. Ukrayna’da 9 aydır devam eden çatışmaların adil bir barışla sona ermesi için her türlü gayreti sürdürüyoruz. Bunu yaparken, gıda krizinin önüne geçmek için de gerekli müdahalelerde bulunuyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güney Kafkasya’daki barış süreci, can Azerbaycan’ın tüm girişimlerine rağmen hâlen kırılganlığını koruyor. 8 Kasım’da kutladığımız şanlı Karabağ Zaferi’nin ikinci yıl dönümünde aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum. İlham kardeşimizin şahsında Azerbaycan halkını tekrar tebrik ediyorum. Haklı mücadelesinde olduğu gibi barış arayışlarında da Azerbaycan’ın yanındayız” açıklamasında bulundu.
“DÜZENSİZ GÖÇÜN İDARESİ KONUSUNDA İŞ BİRLİĞİMİZİ ARTIRMAMIZDA FAYDA GÖRÜYORUZ”
Türkiye olarak terör örgütleri PKK/PYD/YPG, FETÖ, DEAŞ ve El Kaide ile mücadelenin sürdürüldüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemize yönelik terör tehdidi tamamen yok edilene kadar durmayacak, teröristlerin inlerini başlarına geçirmeye devam edeceğiz. Bir cinayet ve casusluk şebekesi olan FETÖ’yle mücadelemizde siz kardeşlerimizin desteğine güveniyoruz. FETÖ’nün bertaraf edilmesi noktasında sizlerle her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum” sözlerini sarf etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2014’ten bu yana dünyanın en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkesi olduğunu vurgulayarak, “3,6 milyonu Suriye’den gelenler olmak üzere yaklaşık 5 milyon mazlumu misafir ediyoruz. Düzensiz göçün engellenmesi ve idaresi konusunda iş birliğimizi artırmamızda fayda görüyoruz. Bu kapsamda ortak güvenlik konsepti geliştirmemiz ve güvenlik konseyi sekreterleri toplantılarını sürdürmemiz isabetli olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
“TEŞKİLATIMIZIN ULUSLARARASI MECRADA GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ ARTTIRMAMIZ ÖNEM ARZ EDİYOR”
Su ve çevre sorunlarına ilaveten iklim değişikliğiyle mücadelede de birlikte hareket edilmesinin teşkilatın ortak yararına olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sıfır Atık Projesi’ni, küresel düzeye taşımak üzere Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na sunduğumuz karar tasarısına desteğinizi özellikle bekliyorum. Teşkilatımızın uluslararası mecrada görünürlüğünü arttırmamız önem arz ediyor. İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı ile Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlarda dayanışmamızı güçlendirmeliyiz. Teşkilatımızın bu kuruluşlarla gözlemci üye olması için çabalarımızı yoğunlaştırmalıyız” görüşünü paylaştı.
Kardeşlik hukukunun gereğini yerine getirerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin teşkilata gözlemci üye olmasının kabul edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıslı kardeşlerimizin yalnız olmadığını göstererek, çözüm sürecine de katkı sağladık. Bu dayanışma iradesini sergilediğiniz için siz kıymetli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.
“İSTANBUL’DA KABUL ETTİĞİMİZ 2040 TÜRK DÜNYASI VİZYON BELGESİ, İŞ BİRLİĞİMİZİN ÇERÇEVESİNİ OLUŞTURUYOR”
İstanbul’da 2021’de gerçekleştirilen zirvenin, Türk dünyasındaki kurumsal birlikteliğin güçlenmesi sürecinde bir kilometre taşı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Konseyimizi teşkilata dönüştürürken, aynı zamanda özgün ve etkin bir yapının temelini de attık. İstanbul’da kabul ettiğimiz 2040 Türk Dünyası Vizyon Belgesi, iş birliğimizin çerçevesini oluşturuyor. Siyaset, güvenlik, ticaret, gümrük, ulaştırma, enerji, sağlık, bilişim, eğitim, gençlik ve spor gibi alanlarda iş birliğimizi pekiştirelim istiyoruz. Bugün kabul ettiğimiz strateji belgesi de bizlere bir yol haritası sunuyor. Strateji belgemizdeki unsurların birer birer hayata geçirilmesinin hep birlikte takipçisi olalım.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türk Yatırım Fonu’nun da mümkün olan en kısa sürede hayata geçmesi yararlı olacaktır. Fonun sağlayacağı mali imkânların, iş birliğimizi kuvvetlendirip faaliyetlerimize ivme kazandıracağına inanıyorum. Ticaret, ulaştırma ve enerji başlıklarında aramızdaki bağların derinleştirilmesine önem veriyoruz. Türkiye-Özbekistan-Azerbaycan ve Türkiye-Kazakistan-Azerbaycan dışişleri, ulaştırma ve ticaret, ekonomi bakanları toplantıları vaktinde attığımız kritik adımlardır. Benzer mekanizmaları çoğaltmamızın ve kapsamını genişletmemizin hepimizin faydasına olacağına inanıyorum.”
“ORTAK COĞRAFYAMIZ, STRATEJİK ENERJİ KORİDORLARININ KAVŞAĞINDA YER ALIYOR”
Bölgede yaşanan son gelişmelerin Orta Koridor güzergâhının daha da etkin hâle getirilmesi için fırsatlar sunduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu’nun Ekim 2017’de faaliyete geçmesiyle Orta Koridor’un önemli bir ayağının tamamlandığını hatırlattı.
Türkiye olarak aynı amaca hizmet amacıyla Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Geçişi, İstanbul Havalimanı, Osmangazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü gibi büyük projeleri hizmete aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ülkelerimizin toplam ticaret hacmi 700 milyar dolara ulaşmakla birlikte bu rakamın sadece yüzde beş buçuğu teşkilat ülkeleri arasındaki ticaret kaynaklıdır. Bu oranı daha yukarıya çekmek temel önceliğimiz olmalıdır. Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridorun katettiği güzergâhtaki gümrük ücretlerinin kaldırılması veya azaltılması, transit yük taşımacılığının kolaylaştırılması, ticaret hacmimizi arttıracaktır. Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşması’nın imzalanması, bu bakımdan memnuniyet vericidir.”
“Zirvemiz vesilesiyle ticaretin kolaylaştırılması, strateji belgesinin, eşya hariç mal ve hizmetin serbest dolaşımı için hizmet ve yatırım alanında serbest ticaret anlaşmasının imzalanması da önemlidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortak coğrafyamız, stratejik enerji koridorlarının kavşağında yer alıyor. Türkiye, esasen kendisinin ve bölgesinin enerji arz güvenliğine destek sağlayacak hamleleri uzun süredir kesintisiz şekilde hayata geçiriyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı küresel düzeyde en başarılı enerji projeleri arasındadır. Güney Gaz Koridoru ise Avrupa’ya gaz taşıyacak dördüncü arter olarak tasarlanmıştır. Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’nın bel kemiğini oluşturduğu bu koridor, ilave gaz tedarikiyle daha da geliştirilebilir. Hazar Havzası bunun için akla ilk gelen kaynaktır.”
Enerji alanında teşkilat bünyesinde ve ikili düzeyde iş birliği süreçlerine, ortak projelere bu nedenle büyük önem atfettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, genç neslin ortak dil, tarih, coğrafya ve kültürünü daha iyi tanıması amacıyla bilimsel çalışmalara hız verilmesi gerektiğini söyledi.
Eylülde İznik’te gerçekleştirilen 4. Dünya Göçebe Oyunları’nın beşincisinin 2024’te Kazakistan’da düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “Bu kapsamda teşkilatımız çatısı altında Dünya Göçebe Oyunları Daimi Komitesi kurulmasına yönelik önerimize, desteğinize güveniyorum. Teşkilatımızın sekreteryasında önemli bir nöbet değişikliği gerçekleşiyor, 3 yıldır başarı ve özveriyle genel sekreterlik görevini yürüten Sayın Amreyev’e, teşkilatımıza yaptığı tüm katkılar için teşekkür ediyorum. Yeni Genel Sekreterimiz Sayın Ömüraliyev’in de bu görevi bihakkın ifa edeceğine güvenim tamdır. Başta ev sahibimiz Özbekistan olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Dönem başkanlığı süresince Özbekistan’a başarılar diliyorum. Toplantılarımızın, ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Eleştirilere ve engellemelere rağmen 23 yıldır yürüttüğümüz politikaların semeresini, başta savunma sanayiimiz olmak üzere her alanda topluyoruz. 238 milyar dolardan 1,6 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğü, 36 milyar dolardan 276 milyar dolara çıkan yıllık ihracatı, 248 milyon dolardan 10 milyar doları geçen savunma ve havacılık ihracatı ile Türkiye, dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikâyesi yazmaktadır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Bizleri sağlık ve sıhhat içinde, huzur-u kalple bir bayrama daha eriştiren Cenabıallah’a şükürler olsun diyorum. Bu kutlu günlerin ülkemiz, aziz milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını yürekten temenni ediyorum. Kestiğiniz kurbanların, ettiğiniz duaların, yaptığınız hayır ve hasenatın Hak katında kabul olmasını, inşallah, ecirlerinizi artırmasını diliyorum.
Gazze başta olmak üzere, gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde bu bayramı da hüzünle, acıyla, kalplerinde ince bir sızıyla karşılayan tüm kardeşlerime, şahsım ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyor, Kurban Bayramlarını ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Rabbim, bizleri hem millet hem de ümmet olarak merkezinde barışın, esenliğin, vahdet ve uhuvvetin olduğu daha nice bayramlara kavuştursun niyazında bulunuyorum. Kurban, bir ibadet olmanın yanı sıra kelime anlamı itibarıyla aynı zamanda ‘yaklaşma’, ‘yakınlaşma’, ‘yakın olma’ demektir.
İnanıyorum ki her bir vatandaşımız gerek eş, dost ve akraba ziyaretleriyle gerekse yardım ve dayanışma faaliyetleriyle bu ruh şölenini en verimli surette değerlendirecek böylece hem Allah’a yaklaşmış hem de birbirine daha sıkı bağlarla kenetlenmiş olacaktır.
Şayet muhabbet ve diğerkâmlığın gönülleri sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri hakkıyla idrak edebilirsek işte o zaman kardeşliğimiz güçlenecek, darlığın yerini ferahlık, dargınlığın yerini kucaklaşma alacaktır. Duam ve beklentim bu bayramın da kalplerin yumuşamasına, küskünlerin barışmasına, kırgınlıkların giderilmesine ve sıkılı yumrukların tamamen açılmasına vesile olmasıdır.
İslam âlemi olarak bir huzur iklimine kavuşmanın sevincini yaşarken, öte yandan bölgemiz ve dünyamız stres düzeyi yüksek bir dönemden geçiyor. İsrail, ateşkese rağmen Gazze’den Batı Şeria’ya, Doğu Kudüs’ten Lübnan’a kadar coğrafyamızın farklı noktalarında işgal, yıkım, katliam ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini pervasızca sürdürüyor.
Yine İsrail’in tahrik ve tertipleriyle tetiklenen savaşın menfi etkileri enerjiden tarıma, ticaretten ulaşıma, ekonomiden güvenliğe birçok alanda hissediliyor. Bölgemizin savaş ve krizler silsilesiyle boğuştuğu bu dönemde Türkiye, ekonomisiyle, altyapısıyla, tecrübeli kurumları, liyakatli kadrolarıyla en önemlisi tahkim ettiği iç cephesiyle istikrar adası olarak göz dolduruyor. Eleştirilere ve engellemelere rağmen 23 yıldır yürüttüğümüz politikaların semeresini, başta savunma sanayiimiz olmak üzere her alanda topluyoruz.
238 milyar dolardan 1,6 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğü, 36 milyar dolardan 276 milyar dolara çıkan yıllık ihracatı, 248 milyon dolardan 10 milyar doları geçen savunma ve havacılık ihracatı ile Türkiye dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikâyesi yazmaktadır.
Etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra, inşallah, yeni dönemin parlayan yıldızlardan biri Türkiye’miz olacaktır. Bunun için ne gerekiyorsa yapıyoruz.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ SAMİMİYETLE MENZİLİNE DOĞRU GÖTÜRÜYORUZ”
Ülkemizin istikbali ile bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan Terörsüz Türkiye süreci bunlardan biridir. Sınırlarımız içinde huzur ve güvenliğin güçlenmesine, sınırlarımız dışında emperyalist oyunların bozulmasına katkı sunan bu tarihî süreci, çok büyük bir özenle, sağduyu ve samimiyetle menziline doğru götürüyoruz. Türkiye’ye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten milletimizi kurtarma irademiz tamdır, ilk günkü gibi sapasağlam ayaktadır.
Bu düşüncelerle Kurban Bayramı’nın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için bir kez daha hayırlar getirmesini diliyorum. Hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin dua ve ibadetlerini Rabbim kabul buyursun, diyorum. Bayramda seyahat edecek vatandaşlarımızdan hız limitlerine ve trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum. Sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyor, aileleriniz ve sevdiklerinizle birlikte huzurlu bir Kurban Bayramı geçirmenizi diliyorum. Bayramınız mübarek olsun. Kalın sağlıcakla.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.