Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları 9. Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Türk Yatırım Fonu’nun mümkün olan en kısa sürede hayata geçmesi yararlı olacaktır. Fonun sağlayacağı mali imkânların, iş birliğimizi kuvvetlendirip faaliyetlerimize ivme kazandıracağına inanıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ebedi Şehir Kongre Merkezi’nde, “Türk Medeniyeti için Yeni Dönem: Ortak Kalkınma ve Refaha Doğru” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları 9. Zirvesi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.
Konuşmasına salondakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortak medeniyetimizin şahikalarından Semerkant’ta sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu sene bağımsızlıklarının 30. yıl dönümünü idrak eden tüm dost ve kardeş ülkeleri yürekten kutluyorum” ifadesini kullandı.
“ÜLKELERİMİZ AÇISINDAN FIRSATLARLA BERABER RİSKLERİ DE OLAN HASSAS BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”
Dönem Başkanlığını devredecekleri Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’e başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkelerimiz açısından fırsatlarla beraber riskleri de olan hassas bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemde aramızdaki işbirliği, dayanışma ve ahengi tüm alanlarda güçlendirmemizin çok daha kritik hâle geldiğini görüyoruz. Ukrayna’da 9 aydır devam eden çatışmaların adil bir barışla sona ermesi için her türlü gayreti sürdürüyoruz. Bunu yaparken, gıda krizinin önüne geçmek için de gerekli müdahalelerde bulunuyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güney Kafkasya’daki barış süreci, can Azerbaycan’ın tüm girişimlerine rağmen hâlen kırılganlığını koruyor. 8 Kasım’da kutladığımız şanlı Karabağ Zaferi’nin ikinci yıl dönümünde aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum. İlham kardeşimizin şahsında Azerbaycan halkını tekrar tebrik ediyorum. Haklı mücadelesinde olduğu gibi barış arayışlarında da Azerbaycan’ın yanındayız” açıklamasında bulundu.
“DÜZENSİZ GÖÇÜN İDARESİ KONUSUNDA İŞ BİRLİĞİMİZİ ARTIRMAMIZDA FAYDA GÖRÜYORUZ”
Türkiye olarak terör örgütleri PKK/PYD/YPG, FETÖ, DEAŞ ve El Kaide ile mücadelenin sürdürüldüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemize yönelik terör tehdidi tamamen yok edilene kadar durmayacak, teröristlerin inlerini başlarına geçirmeye devam edeceğiz. Bir cinayet ve casusluk şebekesi olan FETÖ’yle mücadelemizde siz kardeşlerimizin desteğine güveniyoruz. FETÖ’nün bertaraf edilmesi noktasında sizlerle her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum” sözlerini sarf etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2014’ten bu yana dünyanın en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkesi olduğunu vurgulayarak, “3,6 milyonu Suriye’den gelenler olmak üzere yaklaşık 5 milyon mazlumu misafir ediyoruz. Düzensiz göçün engellenmesi ve idaresi konusunda iş birliğimizi artırmamızda fayda görüyoruz. Bu kapsamda ortak güvenlik konsepti geliştirmemiz ve güvenlik konseyi sekreterleri toplantılarını sürdürmemiz isabetli olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
“TEŞKİLATIMIZIN ULUSLARARASI MECRADA GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ ARTTIRMAMIZ ÖNEM ARZ EDİYOR”
Su ve çevre sorunlarına ilaveten iklim değişikliğiyle mücadelede de birlikte hareket edilmesinin teşkilatın ortak yararına olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sıfır Atık Projesi’ni, küresel düzeye taşımak üzere Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na sunduğumuz karar tasarısına desteğinizi özellikle bekliyorum. Teşkilatımızın uluslararası mecrada görünürlüğünü arttırmamız önem arz ediyor. İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı ile Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlarda dayanışmamızı güçlendirmeliyiz. Teşkilatımızın bu kuruluşlarla gözlemci üye olması için çabalarımızı yoğunlaştırmalıyız” görüşünü paylaştı.
Kardeşlik hukukunun gereğini yerine getirerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin teşkilata gözlemci üye olmasının kabul edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıslı kardeşlerimizin yalnız olmadığını göstererek, çözüm sürecine de katkı sağladık. Bu dayanışma iradesini sergilediğiniz için siz kıymetli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.
“İSTANBUL’DA KABUL ETTİĞİMİZ 2040 TÜRK DÜNYASI VİZYON BELGESİ, İŞ BİRLİĞİMİZİN ÇERÇEVESİNİ OLUŞTURUYOR”
İstanbul’da 2021’de gerçekleştirilen zirvenin, Türk dünyasındaki kurumsal birlikteliğin güçlenmesi sürecinde bir kilometre taşı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Konseyimizi teşkilata dönüştürürken, aynı zamanda özgün ve etkin bir yapının temelini de attık. İstanbul’da kabul ettiğimiz 2040 Türk Dünyası Vizyon Belgesi, iş birliğimizin çerçevesini oluşturuyor. Siyaset, güvenlik, ticaret, gümrük, ulaştırma, enerji, sağlık, bilişim, eğitim, gençlik ve spor gibi alanlarda iş birliğimizi pekiştirelim istiyoruz. Bugün kabul ettiğimiz strateji belgesi de bizlere bir yol haritası sunuyor. Strateji belgemizdeki unsurların birer birer hayata geçirilmesinin hep birlikte takipçisi olalım.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türk Yatırım Fonu’nun da mümkün olan en kısa sürede hayata geçmesi yararlı olacaktır. Fonun sağlayacağı mali imkânların, iş birliğimizi kuvvetlendirip faaliyetlerimize ivme kazandıracağına inanıyorum. Ticaret, ulaştırma ve enerji başlıklarında aramızdaki bağların derinleştirilmesine önem veriyoruz. Türkiye-Özbekistan-Azerbaycan ve Türkiye-Kazakistan-Azerbaycan dışişleri, ulaştırma ve ticaret, ekonomi bakanları toplantıları vaktinde attığımız kritik adımlardır. Benzer mekanizmaları çoğaltmamızın ve kapsamını genişletmemizin hepimizin faydasına olacağına inanıyorum.”
“ORTAK COĞRAFYAMIZ, STRATEJİK ENERJİ KORİDORLARININ KAVŞAĞINDA YER ALIYOR”
Bölgede yaşanan son gelişmelerin Orta Koridor güzergâhının daha da etkin hâle getirilmesi için fırsatlar sunduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu’nun Ekim 2017’de faaliyete geçmesiyle Orta Koridor’un önemli bir ayağının tamamlandığını hatırlattı.
Türkiye olarak aynı amaca hizmet amacıyla Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Geçişi, İstanbul Havalimanı, Osmangazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü gibi büyük projeleri hizmete aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ülkelerimizin toplam ticaret hacmi 700 milyar dolara ulaşmakla birlikte bu rakamın sadece yüzde beş buçuğu teşkilat ülkeleri arasındaki ticaret kaynaklıdır. Bu oranı daha yukarıya çekmek temel önceliğimiz olmalıdır. Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridorun katettiği güzergâhtaki gümrük ücretlerinin kaldırılması veya azaltılması, transit yük taşımacılığının kolaylaştırılması, ticaret hacmimizi arttıracaktır. Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşması’nın imzalanması, bu bakımdan memnuniyet vericidir.”
“Zirvemiz vesilesiyle ticaretin kolaylaştırılması, strateji belgesinin, eşya hariç mal ve hizmetin serbest dolaşımı için hizmet ve yatırım alanında serbest ticaret anlaşmasının imzalanması da önemlidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortak coğrafyamız, stratejik enerji koridorlarının kavşağında yer alıyor. Türkiye, esasen kendisinin ve bölgesinin enerji arz güvenliğine destek sağlayacak hamleleri uzun süredir kesintisiz şekilde hayata geçiriyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı küresel düzeyde en başarılı enerji projeleri arasındadır. Güney Gaz Koridoru ise Avrupa’ya gaz taşıyacak dördüncü arter olarak tasarlanmıştır. Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’nın bel kemiğini oluşturduğu bu koridor, ilave gaz tedarikiyle daha da geliştirilebilir. Hazar Havzası bunun için akla ilk gelen kaynaktır.”
Enerji alanında teşkilat bünyesinde ve ikili düzeyde iş birliği süreçlerine, ortak projelere bu nedenle büyük önem atfettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, genç neslin ortak dil, tarih, coğrafya ve kültürünü daha iyi tanıması amacıyla bilimsel çalışmalara hız verilmesi gerektiğini söyledi.
Eylülde İznik’te gerçekleştirilen 4. Dünya Göçebe Oyunları’nın beşincisinin 2024’te Kazakistan’da düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “Bu kapsamda teşkilatımız çatısı altında Dünya Göçebe Oyunları Daimi Komitesi kurulmasına yönelik önerimize, desteğinize güveniyorum. Teşkilatımızın sekreteryasında önemli bir nöbet değişikliği gerçekleşiyor, 3 yıldır başarı ve özveriyle genel sekreterlik görevini yürüten Sayın Amreyev’e, teşkilatımıza yaptığı tüm katkılar için teşekkür ediyorum. Yeni Genel Sekreterimiz Sayın Ömüraliyev’in de bu görevi bihakkın ifa edeceğine güvenim tamdır. Başta ev sahibimiz Özbekistan olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Dönem başkanlığı süresince Özbekistan’a başarılar diliyorum. Toplantılarımızın, ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.