Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST İstanbul’da yaptığı konuşmada, “Karada, havada ve denizde kendi ürettiğimiz ürün ve sistemlerle yeni başarı hikâyeleri yazıyoruz. Savunma sanayii ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesi konumundayız. İHA ve SİHA teknolojisinde dünyada ilk üçteyiz. Tasarımdan seri üretime kendi savaş gemisini denize indiren 10 ülkeden biriyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) öncülüğünde, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in üçüncü gün etkinliğine katıldı.
İstanbulluları ve TEKNOFEST katılımcılarını selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muazzam bir atmosferde, gurur ve coşku ikliminde katılımcılarla bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, maziden atiye istikbal yürüyüşüne ortak olan gençlere sevgilerini sunarak, dünyanın dört bir yanından gelip ürün ve eserleriyle festivalde yarışan gençlere başarı diledi.
“GENÇLERİMİZ, BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN TAŞLARINI DÖŞÜYOR”
TEKNOFEST’te hayallerin fikirlere, fikirlerin projelere, projelerin de teknoloji ürünlerine dönüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST’in 13’üncüsünü gerçekleştirmenin haklı kıvancı içinde olduklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST alanındaki atmosferin ve gençlerin heyecanının kendisini farklı bir ruh iklimine götürdüğünü ifade ederek, şöyle konuştu: “Genç beyinlerin, genç yüreklerin başarılarına bizzat tanıklık etmek, ülkemizin aydınlık geleceği adına beni fazlasıyla umutlandırıyor. Dünyaya mührümüzü vuracağımız Türkiye Yüzyılı’nın en kilit aktörü olarak gördüğümüz TEKNOFEST kuşağı maşallah yine göz dolduruyor. Gençlerimiz duruşlarıyla, cesaretleriyle, özgüvenleriyle işte bugün olduğu gibi ortaya koydukları muhteşem eserlerle büyük ve güçlü Türkiye’nin taşlarını döşüyor. Milli teknoloji hamlemizin genç akıncıları, milletimizin gurur kaynağı olmayı sürdürüyor. Rabb’ime sonsuz hamdüsenalar olsun. Cenabıallah ayaklarınıza taş değdirmesin”
Zihni ve ufku açık, merak ve iştiyakı diri, hem şahsiyeti hem de geliştirdiği ürünlerle göz kamaştıran gençleri gördükçe istikbale daha bir güvenle baktığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alanlara, meydanlara, şehirlere ve ülkelere sığmayan coşkunuz, teknolojiye olan tutkunuz için her birinize teşekkür ediyorum. Sınırlarımızı aşan bu başarı tablosunu fikir ve icatlarıyla süsleyen siz genç kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Hayallerinizin peşinden koşma iradesi gösterdiğiniz için sizleri ayrı ayrı tebrik ediyorum. Mevla sizlerden razı olsun. Bahtınızı daima açık etsin. Gözlerinizdeki ışık hiç sönmesin” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST 2025 İstanbul’u tertip eden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ve festivale katkı sunan paydaşlara teşekkür ederek, “Şunu da öğrenmekten büyük memnuniyet duydum. Bu yıl TEKNOFEST İstanbul’daki 64 farklı yarışmaya 81 ilimizin yanı sıra 96 ülkeden 565 bin takım ve 1 milyon 200 bin yarışmacı katıldı” dedi.
“SAVUNMA SANAYİNDE ÇOK FARKLI BİR İVME YAKALAMIŞ DURUMDAYIZ”
Finale kalan 13 bin yarışmacıyı ve ödül kazanan takımları kutlayan, başarılarının daim olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm yarışma süreçlerini son derece titizlikle değerlendiren jüri üyelerine de emek ve gayretleri için teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel bir markaya dönüşen TEKNOFEST’in bugüne kadar 11 milyon ziyaretçiyi ağırladığını söyledi.
Bu ziyaretçilerin önemli bir kısmını gençlerin oluşturduğunu, TEKNOFEST’in yine rekorlar kırmaya devam edeceğine inandığını, vakti ve imkânı olan tüm vatandaşları, bilhassa da gençleri TEKNOFEST 2025’in havasını solumaya, bu güzellikleri yerinde görmeye davet ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buyurun TEKNOFEST 2025’e” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık tüm dünyanın ikrar ettiği bir hakikati burada ifade etmek istediğini belirterek, “Türkiye olarak teknolojide ve özellikle savunma sanayinde çok farklı bir ivme yakalamış durumdayız. Bölgemizden başlayarak tüm dünyada artık Türk savunma sanayiinin hamleleri konuşuluyor. Tüm ambargolara rağmen elde ettiğimiz kazanımlar asla tesadüf değildir” diye konuştu.
Türkiye’nin yerli ve millî teknolojide eriştiği bu noktanın birileri tarafından kendilerine altın tepside sunulmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz buralara dişimizle, tırnağımızla geldik. Alın teri, yürek teri dökerek geldik. Gecemizi gündüzümüze katarak geldik. Sabırla ve samimiyetle çalışarak geldik. İnancımızı ve umudumuzu koruyarak geldik. Her aşamasında adeta canımızı ortaya koyarak geldik. Şüphesiz çok uğraştık, çok zorluk çektik, çok bedel ödedik ama hedeflerimizle aramıza hiçbir engelin girmesine izin vermedik. Şimdi bakınız sevgili gençler. Türkiye’nin başarılarının gerisinde zorluklar, baskılar, tehditler karşısında, yılmadan mücadele eden, vatan evlatlarının tertemiz emekleri vardır. Ürettiğimiz her üründe, geliştirdiğimiz her teknolojide, ülkesi için tüm varlığını ortaya koyan fedakâr insanların gayretleri vardır. ‘İsterim ki bizlerin gayreti bizden sonrakiler için örnek olsun.’ diyen Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Killigil Paşa’nın vizyonu vardır. ‘Göklerine hâkim olmayan milletler yerin dibinde çürür.’ diyerek ilk uçak fabrikamızı kuran Nuri Demirağ’ın ufku vardır. ‘Milli bağımsızlığa giden tek yol milli üretimden geçer.’ sözünün sahibi, Türk havacılığına ömrüne adayan Vecihi Hürkuş’un fedakarlığı vardır. Hayatını savunma sanayimize vakfeden merhum Özdemir Bayraktar Ağabey’imizin ve daha nice ismin inancı, imanı, azmi mücadelesi vardır.”
Bütün bunlarla birlikte vatan için gözlerini kırpmadan ölüme yürüyen şehit ve gazilerin kahramanlığının da var olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihe adını şanla ve şerefle yazdıran tüm kahramanları, savunma sanayiinin öncü şahsiyetlerini bir kez daha rahmetle anarak, hepsinin ruhlarının şad ve mekanlarının cennet olmasını diledi.
“İHA VE SİHA TEKNOLOJİSİNDE DÜNYADA İLK ÜÇTEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün karada, havada ve denizde ürettikleri ürün ve sistemlerle yeni başarı hikayeleri yazdıklarının altını çizerek, “Savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesi konumundayız. İHA ve SİHA teknolojisinde dünyada ilk üçteyiz. Tasarımdan seri üretime, kendi savaş gemisini denize indiren 10 ülkeden biriyiz. İHA ve SİHA’larımızla tamamı yerli üretim, uçak ve helikopterlerimizle, Gök Vatan’da; çıkarma gemilerimiz, insansız deniz araçlarımız, fırkateynlerimiz, korvetlerimiz, karakol ve mayın gemilerimizle Mavi Vatan’da; yeni nesil insansız araçlarımızla, tanklarımız ve otonom zırhlı muharebe araçlarımızla, kontrol, radar ve elektronik harp sistemlerimizle karada gücümüze güç katıyoruz” ifadelerini kullandı.
“SAVUNMA SANAYİİ DESTANIMIZI YAZMAYA HENÜZ YENİ BAŞLADIK”
“Son olarak 27 Ağustos’ta toplam 47 araçtan oluşan Çelik Kubbe’yi envanterimize katarak tarihî bir eşiği daha geride bıraktık. Bütün bunlar sadece birer başlangıç” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Savunma sanayii destanımızı yazmaya henüz yeni başladık. İnşallah önümüzdeki dönemde daha gurur verici müjdelerimiz olacak. Sadece savunma sanayii alanında değil, yapay zekâ teknolojilerinde de yeni atılımların hazırlığı içindeyiz. Türkiye’nin sosyal medyası ‘NSosyal’ hizmete girdi. Biz de orada yerimizi aldık. Dijital tekelleşmeye karşı bir itiraz olarak gördüğümüz NSosyal’in 1 milyon 300 bini aşkın kullanıcıya ulaşması son derece sevindirici. Nereden nereye? Türk yaparsa yapar. Dezenformasyonun etrafımızı kuşattığı bir dönemde bu platform hakikati arayan gençlerimiz için bir çıkış yolu olacaktır. Gençler buna hazır mıyız?.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılelmaları olan “Türkiye Yüzyılı”nın inşasının başladığını, milletçe asra mühür vurulacak kutlu yolculuğun ortasında olduklarını söyledi.
“KUDÜS, MÜSLÜMANLARLA BİRLİKTE TÜM İNSANLIĞIN ONURUDUR, İZZETİDİR, ŞEREFİDİR”
İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy’un “Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya, milliyet nedir öğretmişiz” mısralarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz bunu yaptık, şimdi yeni adımları atıyoruz. Artık bundan geriye dönüş olmayacak. Emin adımlarla hedefe doğru yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Bu mübarek kervan inşallah kazasız, belasız, menziline ulaşacaktır. Son günlerde kan tüccarlarının şahsımız ve Kudüs’le ilgili hezeyanlarının arka planında bu hakikatin onlar tarafından da bilinmesi vardır. Türkiye artık bu artan gücüyle, mazlumlara umut, zalimlere korku veriyor. İşte siz de gördünüz. Geçen gün bir tanesi çıkmış, ecdadın emaneti olan Silvan Kitabesi’ni vermediğimiz için bize nefret kusuyor. Kim olduğunu anladınız değil mi? Anladınız. Siz anladıysanız mesele kalmıyor. İlk kıblemiz Kudüs-ü Şerif’le ilgili hadsiz ifadeler kullanarak kendince bir şeyler deniyor. Biz, elbette onların ne yapmaya çalıştığının bilincindeyiz. Elinde 65 bin Gazzeli mazlumun kanı olan canilere şunu söylüyorum, Kudüs, Müslümanlarla birlikte tüm insanlığın onurudur, izzetidir, şerefidir.”
Kudüs’ü savunmanın, barışı ve insanlığın ortak değerlerini savunmak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kudüs’e yönelik her saldırı, karşısında bu mübarek beldeye, bu övünmüş şehre kara sevdalı serdengeçtileri bulacaktır. Çıkmış bir de utanmadan hâlen kitabenin peşine düşüyor. Değil size o kitabeyi, Kudüs-ü Şerif’e ait tek bir çakıl taşını dahi vermeyiz. Sultan Abdülhamit verdi mi, alabildiniz mi? Biz, Sultan Abdülhamit’lerin torunuyuz. Aynı yolda gidiyoruz. Bu can, bu tende olduğu müddetçe, Allah’ın izniyle ecdadın emanetlerine sahip çıkacak, Kudüs’ten elimizi hiç çekmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“BAĞIMSIZ VE EGEMEN BİR FİLİSTİN DEVLETİ KURULUNCAYA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işgalciler istemese dahi Müslümanlarla birlikte tüm inançların hakkını savunmaya devam edeceklerini vurgulayarak, “Hangi sinsi hesabı yaparsa yapsınlar 1967 sınırları dahilinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar mücadelemiz sürecek. Sokaklarından süt ve bal akan kutsal şehre tarihte olduğu gibi kalıcı huzur yarın gelecek. Rabbim, inanıyorum ki bize bunun gerçekleştiğini görmeyi nasip edecek. Buradan 23 aydır maruz kaldıkları onca barbarlığa rağmen topraklarını terk etmeyen Gazzeli kardeşlerimizi bir kez daha hürmetle selamlıyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” diye konuştu.
Konuşmasında, Ali Fuat Başgil’in “Başarılı olmanın ilk şartı irade sahibi olmaktır” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST kuşağından beklentilerinin bu olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şartlar ne olursa olsun azim ve iradenizi daima koruyacaksınız. Elde ettiklerinizle yetinmeyecek, kendinizi sürekli geliştireceksiniz. Bu ülke için hayal kurmayı, sonra da bu hayalleri gerçeğe dönüştürmeyi kararlı bir şekilde sürdüreceksiniz. Kendiniz ve milletimiz için hep daha iyisini hedefleyeceksiniz. Her fikriniz, her projenizde tam bağımsız ve müreffeh Türkiye idealini inşallah kuvveden fiile çıkaracaksınız. Ben TEKNOFEST nesline güveniyorum. Her birinizle iftihar ediyorum. Böylesine güçlü ve şuurlu bir gençlikle yol yürüdüğüm için Allah’a hamd ediyorum” ifadelerine yer verdi.
TEKNOFEST 2025 İstanbul’un Türkiye’ye, Türk milletine, bilhassa gençlere hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, organizasyonda emeği geçenleri ve dereceye giren öğrencileri tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan festivale, üzerinde Türk bayrağı, Cumhurbaşkanlığı forsu ve soyadı bulunan TEKNOFEST montuyla katıldı. Alandaki vatandaşlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ellerinde TEKNOFEST ve Türk bayraklarıyla coşkuyla karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasından önce Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Gençlik ve Spor Bakan Osman Aşkın Bak, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, bazı komutanlar ile festival paydaşlarıyla sahnede TEKNOFEST pozu vererek fotoğraf çektirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından TEKNOFEST’te çeşitli kategorilerdeki yarışmalarda birincilik elde edenlere ödüllerini takdim etti. Selçuk Bayraktar, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdiminde bulundu. Program, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın T3 Vakfı ve TEKNOFEST yönetimiyle aile fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.