Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kocaeli 7. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Ermenistan’ın saldırganlığı ile başlayan çatışmaların ardından adım adım işgal altındaki şehirlerini ve Karabağ’ı özgürlüğüne kavuşturan Azerbaycanlı kardeşlerimizin sevinci bizim de sevincimizdir. Şuşa’nın kurtuluşu, işgal altındaki toprakların kalan kısmının özgürlüğüne kavuşmasının yakın olduğunun da işaretidir” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Kocaeli 7. Olağan İl Kongresi’ne katılarak, partililere hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ermenistan tarafından işgal edilen yedi şehrini ve Dağlık Karabağ’ı kurtarmak için mücadele eden Azerbaycanlı kardeşlerimizin Şuşa zaferini tebrik ederek başlamak istiyorum” diyerek konuşmasına başladı.
“ŞUŞA’NIN KURTULUŞU, İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARIN KALAN KISMININ ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMASININ YAKIN OLDUĞUNUN DA İŞARETİ”
Türkiye’nin en başından beri Azeri Türk kardeşlerinin yanında olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ermenistan’ın saldırganlığı ile başlayan çatışmaların ardından adım adım işgal altındaki şehirlerini ve Karabağ’ı özgürlüğüne kavuşturan Azerbaycanlı kardeşlerimizin sevinci, bizim de sevincimizdir. Şuşa’nın kurtuluşu, işgal altındaki toprakların kalan kısmının özgürlüğüne kavuşmasının yakın olduğunun da işaretidir. Bir kez daha kardeşim İlham Aliyev başta olmak üzere tüm Azerbaycanlı kardeşlerimizi şahsım ailem ve milletim adına tebrik ediyorum” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’nin, 19 yıldır Türkiye’yi kalkındırma, geliştirme, üretimi, ihracatı, istihdamı artırma mücadelelerinde hep yanlarında olduğunu belirterek, Türkiye’nin yeni bir yol ayrımında olduğu bir dönemde Kocaeli’nden yine en büyük desteği beklediklerini kaydetti.
AK Parti’nin milletin partisi olduğunu yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her kim ki milletten koparsa, halkla arasına duvarlar örerse, kendini ulaşılmaz, erişilmez bir yere koyarsa, hele hele kibir ve fitne belasına bulaşırsa artık bu partide yeri kalmamış demektir. Hiçbir sıfat, hiçbir yoğunluk, hiçbir meşgale milletin gönlünü kırmanın, milleti hor görmenin, millete uzak durmanın bahanesi olamaz” diye konuştu.
“AK Parti Türkiye’yi siyasi, ekonomik, askerî, beşeri olarak güçlendirdikçe, dostlarımızın yüreklerindeki umut, gözlerindeki ışık kuvvetlenir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de yarım asırdır her şeyini kutlu davasına adadığını, bundan da şeref duyduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarları döneminde Türkiye’yi batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine hizmetlerle donattıklarına dikkati çekerek, Kocaeli’ne son 18 yılda 30 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını, hiçbir siyasi partinin geçmişinde böyle bir şey bulunmadığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli’ne eğitim, yükseköğretim, spor, altyapı, sosyal donatı, sosyal yardım, sağlık, TOKİ, ulaştırma, sanayi, raylı sistemler, tarım, sulama ve deniz taşımacılığı alanlarında yapılanlar hakkında özet bilgiler sundu.
Kocaeli’nin 1999 depreminden dolayı yaşadığı yıkımı ve acıları en iyi bilenlerin başında geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir depreminde hayatını kaybeden 114 vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan 1035 vatandaşımızdan 3’ü ağır olmak üzere 24’ü hâlen hastanede tedavi görüyor, diğerleri taburcu edildi” bilgisini paylaştı.
“İZMİR’DE, BİR YIL İÇİNDE DEPREMZEDELERE KONUTLARI TESLİM EDİLECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir depreminin ardından devletin tüm bakanlıklar ve kurumlarıyla İzmir halkının yardımına koştuğunu yineleyerek, bir yıl içinde oradaki çalışmaların tamamlanarak, depremzedelere konutlarının teslim edileceğini açıkladı.
Türkiye’nin dört bir yanından ihtiyaç duyulan tüm ekip ve malzemelerin süratle İzmir’e ulaştırıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ayrıca, Kızılay başta olmak üzere pek çok yardım teşkilatı ve sivil toplum kuruluşumuz da hemen depremzedelere el uzattı. Hem sarsıntıda evleri ve iş yerleri yıkılan veya hasar gören, hem denizin taşması sebebiyle evleri, iş yerleri, tekneleri zarar gören vatandaşlarımıza her türlü destek sağlandı. Yıkılan veya yıkılacak durumda olan binalardan eşyalarını alamayan vatandaşlarımıza 30’ar bin lira nakdi yardımda bulunuyoruz. Taşınan ev sahiplerine 13 bin lira, kiracılara 5 bin lira nakdi yardım yapılıyor. Orta hasarlı binalarda da ev sahiplerine 5 bin, kiracılara 2 bin 500 lira yardım veriliyor. Esnaflarımıza da 2 bin 500 lira kira yardımı yapılıyor. Ayrıca, iş yeri yıkılan veya ağır hasar gören, deniz taşması sebebiyle sular altında kalan esnaflarımıza 50 bin liraya kadar hibe desteği veriliyor. Depremden zarar gören esnaf ve sanatkârların Halkbank kredi ödemeleri de faizsiz olarak bir yıl erteleniyor. Çadırdan battaniyeye, sıcak yemekten kumanyaya, giyecekten temizlik malzemesine kadar depremzedelerin tüm ihtiyaçları karşılanıyor. Bugüne kadar şehirde 520 bin öğün yemek hizmeti verildi, 200 bin adede yakın ikram malzemesiyle 300 bin adede yakın içecek ve su dağıtımı yapıldı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’de psikososyal destek kapsamında 32 bin çocuk ve yetişkinle görüşme gerçekleştirildiğini de belirterek, şehirde çadır eksiği ya da kalacak yer sıkıntısı bulunmadığını, ihtiyaca göre artırılmak üzere şimdilik toplam bin 312 adetlik iki konteyner kent kurulmasıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü, bu konteyner kentlerin iki hafta içinde kullanıma hazır hâle geleceğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin önde gelen mobilya üreticisi firmalar da evlerini kullanamaz hâle gelen bin aileye hane başı 25 bin liradan 25 milyon liralık eşya yardımı yapıyor” dedi.
İzmir’de 3 bin 488 az hasarlı, 377 orta hasarlı, 318 yıkık, acil yıkılacak veya ağır hasarlı bina tespit edildiği bilgini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıkık, acil yıkılacak veya ağır hasarlı binalardaki toplam bağımsız bölüm sayısının da 4 bin 262 olduğunu söyledi.
“Hasar tespit çalışmalarını Salı gününe kadar bitiriyoruz, hasarsız ve az hasarlı olarak tespit edilen binalarda oturan vatandaşlarımızın evlerine girmelerinde herhangi bir sakınca görülmüyor” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ’nin yeni konutlar için hemen çalışmaya başladığını, amaçlarının az katlı, sağlam, konforlu ve içinde huzurla yaşanacak binalar inşa ederek depremin yıldönümüne kalmadan İzmirlilere hizmet sunmak olduğunun altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afetlere karşı güvenli bir binada oturmanın bedeli hiçbir yer hesabı ve maddi karşılıkla mukayese edilemez. İnşallah proje ve yer tespit çalışmaları bitmek üzere olan deprem konutlarının inşasına birkaç hafta içinde başlıyoruz. İlk etapta 5 bin konut inşa edilecek, konutların 2 bini yerinde, 3 bini ise İzmir Şehir Hastanesi’nin yanındaki 1 milyon 380 bin metrekarelik rezerv alanına yapılacak. Maliyetlerinden yüzde 40 ila 50 arasında indirim yapılacak konutlar 2 yılı ödemesiz, 18 yıl vadeyle ve faizsiz olarak hak sahiplerine verilecektir” açıklamasında bulundu.
“ÜLKEMİZİ KRİZLERE SOKANLARIN YOL AÇTIĞI MALİYETLERİN YÜKÜNÜ HİÇ UNUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremi kullanarak şahsına, devlete ve hükûmete saldıranlara da cevap vermek istediğini belirterek, şöyle devam etti: “Milletimiz önce tek parti zulmünü, sonra koalisyonlu yılların sıkıntılarını çok iyi bilmektedir. Deprem başta olmak üzere yaşadığımız afetlerin ardından yıllarca çekilen perişanlıkları unutmadık. Erzincan depreminden büyük Marmara depremine kadar her felaketin ardından ortaya çıkan acı görüntüleri ve büyüklerimizden dinledik ya da bizzat yaşadık. Dünyada işler yolunda giderken ülkemizi sürekli krizlere sokanların yol açtığı maliyetlerin yükünü de hiç unutmadık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan her yerde yatay mimarı çağrısında bulunduğunu hatırlatarak, “Ama siz dikey mimariyi savundunuz. Kentsel dönüşüm başta olmak üzere hükûmetin bu konuda her attığı adımı engellemeye çalışanlar bunlar. Millet deprem yıkıntılarının altında inlerken onlara el uzatmak yere ellerinde arkalarında boş boş dolaşan onlar” ifadesini kullandı.
“RİSKLİ BÖLGELERDE 1,5 MİLYON KONUTU YENİDEN İNŞA EDEREK, TARİHÎ BİR REKORA İMZA ATACAĞIZ”
Türkiye’de artık hem afet öncesi hazırlık, hem afet sonrası yardım ve destek çalışmaları konusunda yapılacakları gece-gündüz düşünen, proje üreten, inşa eden, gayret gösteren bir hükümet bulunduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bingöl’de deprem oldu, gece yarısı biz oradayız. Simav’da deprem oldu, gece yarısı odayız. Van depreminde gece yarısı biz oradayız. Malatya’da, Erzincan’da, Elazığ’da deprem oldu, biz oradayız. Şimdi aynı şekilde yine deprem oldu, biz oradayız ve anında, 10 günü bulmadan enkaz kaldırma çalışmalarını hamdolsun bitirdik. Acısına derman olamadığınız milletle dalga geçmek size bir şey kazandırmaz, sadece insanları kendinizden daha çok nefret ettirir. Biz bugüne kadar şehirlerimizin önemli bir kısmını adeta baştan inşa ederek ülkemizin depreme hazırlık çalışmalarında önemli bir yere zaten geldik. Depremin bizi beklemeyeceğini, zamanın dar olduğu, bundan sonra çok daha hızlı hareket etmemiz gerektiğini de biliyoruz. İnşallah önümüzdeki beş yıl içinde riskli bölgelerde acilen dönüştürülmesi gereken 1,5 milyon konutu yeniden inşa ederek bu hususta da tarihî bir rekora imza atacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli İl Kongresi’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, görev üstlenecek kişilere başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.