Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejisiyle yolumuza devam edeceğiz”

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin son 19 yılına damga vuran demokrasi ve kalkınma hamlesi, her adımını yenisi takip eden dinamik bir süreç olarak yaşanmıştır. Şimdi bu dinamik sürecin yeni bir aşamasında bulunuyoruz. Yatırım, üretim, istihdam, ihracat odaklı büyüme stratejisiyle yolumuza devam edeceğimiz bu yeni politika, öyle bir anda ortaya çıkmış değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmasına, milletvekillerine bütçenin Genel Kurul çalışmalarında başarılar dileyerek başladı.

Bütçe çalışmalarının, aynı zamanda parti gruplarının ve milletvekillerinin birikimlerini, hazırlıklarını, kabiliyetlerini ortaya çıkaran mecralar olduğunu söyleyen Erdoğan, bütçe çalışmaları sürecinde yer alan herkese teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel Kurul çalışmalarını da aynı başarıyla tamamlayarak, 2022 Bütçemizi hükûmetimize, ülkemize ve milletimize kazandıracağız.” diye konuştu.

“ÜLKEYİ KENDİ ROTASINA DÖNDÜRMEK İSTEYENLER HUKUK VE AHLAK DIŞI SALDIRILARA MARUZ KALDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin son 19 yılına damga vuran demokrasi ve kalkınma hamlesi, her adımını yenisi takip eden dinamik bir süreç olarak yaşanmıştır. Şimdi bu dinamik sürecin yeni bir aşamasında bulunuyoruz. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat odaklı büyüme stratejisiyle yolumuza devam edeceğimiz bu yeni politika, öyle bir anda ortaya çıkmış değildir. Geçtiğimiz 19 yılda ülkemize kazandırdığımız her eser, milletimize sunduğumuz her hizmet, yaptığımız her yatırım, makro ekonomide tesis ettiğimiz her denge, bu atılıma hazırlık amacı taşıyordu. Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye tüm alanlarda zayıf altyapıya sahip bir ülkede böylesine köklü ve büyük hedefleri olan bir değişimin hayata geçirilmesi zaten mümkün değildi. Esasen Gazi Mustafa Kemal’in, Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki gayretlerinden itibaren rahmetli Menderes’ten rahmetli Özal’a kadar pek çok devlet adamı aynı hedef için harekete geçmiştir. Ama bu gayretlerin hepsi de tek parti faşizmi ve onun darbe cunta görünümündeki farklı tezahürleri eliyle kesintiye uğramıştır. Hiç şüphesiz bu ihanetlerin gerisinde Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada söz sahibi olmasını istemeyen, geçtiğimiz asrın küresel yönetim düzenini kuranlar vardı. Ülkemizin IMF ile ilk anlaşmayı yaptığı 1947 yılından itibaren ekonomi politikalarımız ve çoğunlukla da onunla bağlantılı olarak siyasi politikalarımız, bu küresel sistemin kontrolü altında yürümüştür.”

Siyaset ve bürokrasinin yanında iş dünyasından medyaya kadar ülkenin tüm dinamiklerinin, bu doğrultuda dizayn edildiğine ve edilmeye çalışıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Menderes’ten Özal’a, rahmetli Erbakan Hoca’mızdan bizim dönemimize kadar bu sistemin dışına çıkarak, ülkeyi kendi rotasına döndürmek isteyenler ise hukuk ve ahlak dışı saldırılara maruz kalmışlardır. Buna rağmen milletimiz, her darbenin, her krizin, her ara dönemin ardından yeniden kendi değerleriyle, tarihiyle, kültürüyle, gerçek gücüyle buluşturacak kadroların önünü açmıştır” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şair ve yazar Cahit Zarifoğlu’nun “Motorlu Kuş” hikâyesinde, vücuduna motor takılan ancak bir süre sonra çıkartılmak zorunda kalındığında, kırlangıcın kanatlarının uçamayacak, gagasının da sap taşıyamayacak duruma geldiğinin anlatıldığını söyledi.

Birilerinin içeriden, birilerinin dışarıdan Türkiye’yi böyle bir duruma sokmak için çalıştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Maalesef uzunca bir süre başarılı da oldular. AK Parti iktidara geldiğinde, geçmişi neredeyse 2 asrı bulan bu uzun ve meşakkatli hikâyeye sahip bir ülke devraldı. Gerçi bizim uzun iktidar dönemimiz de kendi içinde aynı amaç için farklı araçların kullanıldığı zorlu mücadele yıllarıyla geçti. Bir dönem karşımıza vesayeti çıkardılar, bir dönem önümüze PKK’sından DAEŞ’ine kadar sınırlarımızı ve şehirlerimizi taciz eden terör örgütlerini sürdüler. Bir dönem kurumlarımız içine sızdırdıkları örgüt üyeleriyle darbe üstüne darbe girişiminde bulunan FETÖ’cü hainlerle saldırıya geçtiler. AB üyeliğinden Amerika ile ilişkilerimize, Kıbrıs’tan Akdeniz’e kadar daha nice konuda uluslararası alanda maruz kaldığımız haksızlıkları saymıyorum bile. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu uzun iktidar dönemimizde girdiğimiz her mücadeleyi kazandık, her badireyi atlattık, ülkemizi hedeflerinden asla koparmadık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün olduğu gibi ülkenin yeni tehditlerle yüzleştiği her dönemde, birilerinin ellerini ovuşturarak, sahte bir kaygı ifadesinin gerisinde gizlemeyi beceremedikleri bir sevinçle beklediklerini gördüklerini vurguladı.

Bunların her meselede böyle davrandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu görüşleri paylaştı: “Gece yarısı bildirilerinde, partimizi kapatma girişimlerinde, demokrasinin değil, cuntacıların safında yer aldılar. Karanlık cinayetlerinde, terör örgütlerinin saldırılarında dökülen kanları üzerimize sıçratmak için uğraştılar. Ülkemize yapılan aleni haksızlıklarda, adaletsizliklerde, uygulanan çifte standartlarda hep karşı tarafın yanında saf tuttular. Kendileri darbecilerin karşısına cesaretle dikilmek yerine arka kapılardan sıvışır, darbecilerin tanklarını alkışlarken, milletimizin destansı mücadelesini itibarsız hâle getirmeye çalıştılar. ‘Türkiye ekonomisini mahvedeceğiz’ diyerek yola çıkanların değirmenlerine su taşıdılar. ‘Türkiye’de yönetimi değiştireceğiz’ diyerek ortada dolaşanlara, onların yoldaşlığına soyundular. ‘Türkiye artık çok olmaya başladı’ diyerek sinsi oyunlar peşinde koşanların figüranlığına talip oldular. Ormanlarımız yanarken bile yaşanan acıları paylaşmak ve yapılan işleri desteklemek yerine ateşin üzerine benzin dökecek fitne fesat işleriyle uğraştılar. Merhum İdris Küçükömer’in ‘kalkınma ve yenilik düşmanı statükocular’ diye tanımladığı zihniyet, bugün de CHP’nin etrafında kümelenmiş, iktisat ve siyaset mandacısı bir kesim olarak karşımızda durmaktadır.”

“BUNLAR ASLINDA ZATEN FAİZCİ”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Siz faizleri indirdiniz de CHP olarak biz engel mi olduk. Meclis’e getir bir kanun, kanun teklifi ver, ‘faizler yüzde 1’i geçemez’ de vallahi destekleriz, billahi destekleriz” açıklamasının da yer aldığı faizle ilgili konuşmasını sinevizyondan izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bunlar işte böyle. Dün başka söyler bugün başka söyler, yarın daha başka söyler. Üstelik bunu da hiç utanmadan, hiç yüzleri kızarmadan, kendilerinden gayet emin bir tavırla yaparlar. Bunlar aslında zaten faizci, bundan şüphe var mı? Utanmadan sıkılmadan, bir taraftan işte yüzde 1’e indirin, yemin de ediyor. Zaten sizin yemininiz makbul değil. İstediğiniz kadar yemin edin. Burada Tayyip Erdoğan dün ne dediyse bugün de aynısını söyler ve yüksek faizden ne kadar rahatsız olduğumu cümle âlem bilir. Hiçbir zaman faizci olmadım, bugün de değilim, yarın da olmayacağım. Ama siz mandacı tayfasınız. Siz, son dönemde döviz kuru ve fiyat artışı üzerinden yürüyen tartışmalarda da aynısını yaptınız, yapıyorsunuz. İstiyorlar ki ülke batsın, bitsin, mahvolsun. Kendileri de hiçbir şey yapmadan gelip iktidara otursun. İstiyorlar ki bunca yıllık emek heba olsun ve Türkiye ‘vur eline al ekmeğini’ günlerine geri dönsün. İstiyorlar ki bu millet kendi aklını bir kenara bıraksın, başkalarının aklıyla, hesabıyla, çıkarıyla hareket etmeyi sürdürsün. İstiyorlar ki bu ülke tarihinin en kritik mücadelesini kaybetsin, tüm demokrasi, hak, özgürlük ve kalkınma iddialarından vazgeçsin. Bu listeyi alabildiğine uzatmak mümkün. Biz bu kifayetsiz muhterislere her zamanki gibi ‘çok beklersiniz’ diyoruz.”

“İNŞALLAH BU YOLDAN DA GERİ DÖNMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gözü de kalbi de dışarıya bakan mankurtlara “hadi oradan” dediklerini belirterek, şunları kaydetti: “Biz, bırakınız bu topraklardaki varlığımızı, yer kürede nefes almamıza tahammülü olmayan yeminli düşmanlarımıza ‘La galibe illallah’ diyoruz. Biz, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını engellemek için her yola, her yönteme başvuranlara ‘kazanamayacaksınız’ diyoruz. Dün vesayete, terör örgütlerine, darbecilere, küresel siyaset ve para baronlarına karşı hangi mücadeleyi verdiysek bugün de faiz lobisine, üretim ve istihdam düşmanlarına karşı aynı mücadeleyi veriyoruz. Bugüne kadar girdiğimiz hiçbir yoldan nasıl geri dönmediysek inşallah bu yoldan da geri dönmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin döviz kurundaki yükseliş ve fiyatlardaki artış gibi hususların yol açtığı belirsizlikler karşısında yaşadığı samimi endişeyi anladıklarını söyledi.

Ülkede yatırım, istihdam, üretim ve ihracat tarafındaki olumlu gelişmeleri yakından takip ederken, kur ve fiyat artışından kaynaklanan olumsuzlukları da dikkatle izlediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurla ilgili beklentinin rakamın seviyesi değil, istikrarının sağlanması noktasında olduğunun farkında olduklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmelerin önemli bir kısmının, küresel dalgalanmadan kaynaklı olduğunu vurgulayarak, “Çarşı pazardaki kimi ürünlerde yaşanan fahiş fiyat artışlarının çoğunun mantıklı bir izahının bulunmadığını da görüyoruz. Hepsi de birbirini tetikleyen bu zincirleme fiyat artışlarının zehirlediği iklimin bir an önce temizlenmesi gerektiğini biliyoruz. Bu tablo, küresel ekonomideki krizle, ülkemiz ekonomisindeki değişimin birlikte gerçekleştiği bir dönemden geçiyor olmamızdan kaynaklanıyor. Biliyorsunuz Türkiye, pek çok gelişmekte olan ülkenin yerinde saymasına yol açan yüksek faiz üzerine kurulu para politikasını artık terk etti” ifadesini kullandı.

Bunun yerine yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı esas alan bir büyüme stratejisine geçildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın döneminde Çin ile Avrupa arasındaki en önemli üretim merkezi olan ülkemizin nerede ise dünyada büyümesini sürdüren yegane ekonomi hâline gelmesini, işte bu değişime borçluyuz” diye konuştu.

“TÜRKİYE, HEDEFLERİNE DOĞRU KARARLILIKLA İLERLEMEKTEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın üçüncü çeyrek büyümesinin yüzde 7,4 olarak açıklandığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu büyüme oranıyla, G20 içinde ilk sırada yer alıyoruz. Millî gelirimize gelince bir önceki yılın aynı dönemine göre, yüzde 7,8 arttı. Üçüncü çeyrekte mal ve hizmet ihracatındaki artışın yüzde 25,6’yı, ithalattaki gerilemenin de yüzde 8,3’ü bulması çok önemlidir. Bu yıl elde ettiğimiz büyümenin önemli bir bölümü ihracat kaynaklıdır. Yıllık 216 milyar doları bulan ihracatımızın, ithalatı karşılama oranı yüzde 83’ü geride bırakan Türkiye, hedeflerine doğru kararlılıkla ilerlemektedir. Ülkemizin ihracatı sadece rakam olarak büyümüyor. Yapısal olarak da yüzde 95’i imalat sanayi ürünlerinden oluşan güçlü bir konuma yükseliyor. Öyle ki üretimimizi bir yılda neredeyse iki katına çıkartabilecek sağlamlıkta ve esneklikte bir altyapıya sahibiz. Ülkemizin 81 ilinin tamamına yayılan organize sanayi bölgeleriyle, fabrikalarıyla, tesislerle çalışıyor, üretiyoruz. İnşallah 2021 yılını çift haneli büyümeyle kapatacak bir yere doğru gidiyoruz. Şayet eskiden olduğu gibi yüksek faiz sisteminde devam etseydik, muhtemelen bu büyüme rakamlarını göremeyecektik. Aynı şekilde, belki bugün için yaşadığımız sıkıntıların bir kısmı da olmayacaktı. Emin olun böyle bir durumda Türkiye, önümüzdeki onlarca yıl boyunca bir daha gelişmiş ülkeler ligine çıkma fırsatını da yakalayamayacaktı. Bu değişimi ya şimdi yapacaktık ya da en az bir neslin daha hayallerinden, hedeflerinden uzak kalmasına rıza gösterecektik. Belki siyaseten en riskli, fakat ülkemiz ve milletimiz için en doğru planı biz yaptık, yapıyoruz.”

“FAİZ ZENGİNİ DAHA ZENGİN, FAKİRİ DAHA FAKİR YAPAN MELANETTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Faizleri artırarak paradan para kazanan tufeylileri sevindirmek yerine, faizi düşürerek yatırımı ve üretimi kolaylaştırıyoruz. Zira faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir melanettir. Çıksın birisi, ‘Siz faizleri düşürerek, üretimi ve istihdamı artırarak yanlış yapıyorsunuz’ desin. Yine çıksın birisi ‘Yüksek faiz ve düşük kur istihdamı artırır siz yanlış yapıyorsunuz’ desin. Diyemez, çünkü doğrusu bizim yaptığımızdır. Eğer biz yanlış yolda ilerliyor olsaydık, başkaları üretim ve istihdam güçlerini daha fazla artırarak önümüzü keserdi” değerlendirmesinde bulundu.

Tüm sektörlerde, yeni yatırımlarla ve yeni makinelerle, yeni istihdamlarla kesintisiz bir kapasite büyütme yarışında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ülkemizi, fırsatını bulduğunda hemen kaçıp gidecek sıcak paranın cenneti hâline dönüştürmek yerine kalıcı kazanımlarla sonuçlanacak yatırımlara kavuşturmanın mücadelesini veriyoruz. Kötünün daha kötüye yol açacağını, dünyadaki pek çok örnekleri ile gördüğümüz ve bir dönem kendimiz de yaşadığımız için daha zor da olsa, iyiden doğacak daha iyilerin yolunu açıyoruz.” görüşünü paylaştı.

“EKONOMİDE DE ‘DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR’ DİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin kaynaklarını, yüksek faizle başlayan ve enflasyonla sonuçlanan bir kısır döngü içinde örselenmesinin yerine reel sektöre yönelmesini sağlamaya çalıştıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Düşük faizle bu kısır döngüden kurtardığımız para, yakında sağlanacak kurdaki ve fiyat artışlarındaki denge ile beraber tümüyle yatırıma, inşallah istihdama ve üretime akacaktır. Artık faiz oranını şu veya bu dayatmaya göre değil, tüm gelişmiş ülkelerin yaptığı gibi ülkemizin ihtiyacına göre belirleyeceğiz. Düşük kurla ülkemizi ithalat cenneti hâline dönüştürmek isteyenlere geçit vermeyeceğiz. Asıl zenginliğin, paranın kur değeri ile değil, ülkenin üretim gücüyle, milletin iş ve aş sahibi olmasıyla, geleceğine güvenle bakmasıyla olduğunu biliyor ve bu şekilde hareket ediyoruz. Faiz düştüğünde paradan para kazanan dışında, kimsenin kaybı olmaz. Kur dediğin bugün artar, yarın düşer, enflasyon dediğin bugün artar, yarın düşer. Ama üretimde ve istihdamda sağladığımız her artış, kalıcı bir kazançtır. Güvenlikte olduğu gibi ekonomide de ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyoruz. Çıktığımız bu yolun kendimizle birlikte tüm dostlarımızın ve tüm insanlığın da hayrına olduğuna yürekten inanıyoruz. Hak olan davada da zafer muhakkaktır.”

Kurdaki ve fiyatlardaki yükselişin makul sınırları aşan kısımlarının, yeni ekonomi politikasının sonucu değil, tam tersine o politikayı engelleme girişimlerinin neticesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri dünyadaki tüm gelişmeleri gözlerden kaçırarak, ısrarla bu denklemi tersinden kurmaya çalışıyor. Dünyanın her yerinde değişen, çeşitlenen, yeni araçla zenginleşen ekonomi politikalarına güzellemeler dizip de ülkemizi 74 yıllık köhne IMF reçetelerine mahkûm etmek isteyenlerin riyakarlıkları, paçalarından akıyor. Ey Bay Kemal, siz otel odalarında IMF ile kulis atanlar değil misiniz?” sözlerini sarf etti.

“ÇOK DAHA KALICI BİR EKONOMİK DEĞİŞİMİ HAYATA GEÇİRMENİN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”

Bugün tüm büyük ekonomilerin, faizleri en alt seviyede tutarken, enflasyonda ciddi yükselişlerle karşı karşıya olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Almanya’dan, İspanya’ya, Belçika’dan İtalya ve Fransa’ya kadar tüm Avrupa ülkelerinde geçen yıl sıfır veya eksi olan enflasyon, bu yıl yüzde 4-5’leri ve yüzde 6’ları geride bıraktı. Daha yukarılara doğru gidiyor. Üstelik bu rakamlar tüketici fiyatlarını ifade ediyor. Üretici fiyatları enflasyonunda yüzde 20’li yüzde 30’lu rakamlar söz konusudur. Amerika’dan Japonya’ya kadar pek çok yerde kendi ekonomik dengelerine göre fevkalade yüksek enflasyon gerçeği vardır. Türkiye gibi tarihi olarak, yüksek enflasyona şerbetli bir ülkede, yüzde 20 düzeyi kısa sürede çözülebilir bir sorunu ifade ediyor. Buna karşılık Avrupa’da, diğer gelişmiş ülkelerde yüzde 4’ler, yüzde 5’ler, hele hele üretici fiyatlarındaki yüzde 20’ler, yüzde 30’lar, büyük bir felaketin işaretidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok gelişmiş ülkede kendi ülkesinin batmasını, bitmesini isteyen, bunun için her türlü yalanı, iftirayı, çarpıtmayı devreye sokan birilerinin siyaseti ve medyayı işgal ettiğinin görülemeyeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü orada bizdeki gibi yobaz bir zihniyetin siyasette de akademide de boy vermesine müsaade etmezler” ifadelerini kullandı.

Sadece enflasyona bakarak Türk ekonomisini okumanın haksızlık olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz çok daha köklü, çok daha kalıcı bir ekonomik değişimi hayata geçirmenin mücadelesini veriyoruz. Biz çok daha tutarlı ve dengeli bir iktisat politikası ile ülkemizi hedeflerine ulaştırmaya çalıştığımızda sanki kıyamet kopmuş gibi ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Türkiye’nin ekonomik çıkarları yerine küresel faiz lobilerinin çıkarlarını savunarak millî olunmaz, ulusalcı olunmaz, yerli olunmaz, demokrat olunmaz, liberal olunmaz, vicdanlı ve ahlaklı hiç olunmaz” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’yi her alanda olduğu gibi ekonomide de millî duruşla önde gelen küresel bir güç hâline getirmekte kararlı olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu mücadeleyi verirken yüksek kurdan döviz alıp daha da yükselmesini bekleyenlerin, etiketlerine fahiş fiyatlar koyup, haksız kazanç peşinde koşanların, malını 2 kat, 3 kat fazlasına satmaya çalışanların sonu açık konuşuyorum hüsran olacaktır” diye konuştu.

Vatandaşlara ve milletvekillerine seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Stokçulara evelallah bu ülkeyi biz mezar edeceğiz. Stokçuluk bizim dinimizde haramdır, bunu yapamazsınız. Yapanlar varsa, bunun bedelini ödeyecekler. Osmanlı bunun bedelini çok ağır ödetti, biz de ödeteceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilgili bakanlıkların da stokçuların üzerine gideceğini söyledi.

“DÖVİZ ALIRKEN SÜKUNETTEN, SAĞDUYUDAN AYRILMAYIN”

Vatandaşlara, “Döviz alırken de fiyat belirlerken de alışveriş yaparken de lütfen sükunetten, sağduyudan ayrılmayın. Kısa vadeli ve paniğe dayalı adımlar atmak yerine uzun vadeli düşünmeyi hareket etmeyi tercih edin.” çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha çok üretecek, daha çok kazanacak, kazandığı milletin tamamına fayda sağlayacak, refahı arttıracak bir ekonomik yapı inşa etmeyi amaçladıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hâlâ yüksek faiz dayatmasında bulunanlar, hele hele kur manipülasyonu ve fahiş fiyat üzerinden kendi ülkesini, kendi halkını soymanın peşinde koşanlar evlatlarının geleceğine kastettiklerini bilmelidirler. Buradan açıkça bir kez daha ifade ediyorum; ülkemizi yıllarca içinde çırpındığı kısır ekonomi döngüsüne tekrar mahkûm edecek geri adımlar asla atılmayacaktır. Türkiye, siyasi ve ekonomik istikbalini bir daha asla CHP gibi, IMF ve benzeri küresel ekonomik vesayet kurumlarının reçetelerine teslim etmeyecektir. Yüksek faiz ve düşük kur üzerine kurulu sömürü düzeni ülkemize tekrar dönemeyecektir. Bu ülkenin her kuruş varlığı da dışarıdan gelen her para da üretime aktarılmak suretiyle istihdam artırılacak, cari fazla ile elde edilen kaynaklarla büyüme desteklenecektir.”

Edebiyatçı Anton Çehov’un “Bizi çalışmak kurtarır” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet hep birlikte çalışacağız, daha çok çalışacağız. Üreteceğiz, daha çok üreteceğiz. Güçleneceğiz, çok güçleneceğiz. Büyüyeceğiz, daha çok büyüyeceğiz. İnşallah bu yılsonu itibarıyla onların üzerine çıkacağız. İşimize, aşımıza kimseyi müdahale ettirmeyeceğiz. Böylece kendimiz, dostlarımız ve tüm insanlık için aydınlık bir geleceği beraberce inşa edeceğiz.” dedi.

“TÜRKİYE’Yİ KÖKLÜ BİR EKONOMİYE DE KAVUŞTURACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hep söylediğim gibi, ne yaptığımızı biliyoruz. Nasıl yapacağımızı biliyoruz Hangi risklerle karşılaşacağımızı biliyoruz. Hangi sonuçlar elde edeceğimizi, onu da biliyoruz. Türkiye’yi nasıl güçlü bir kalkınma altyapısına, güçlü bir demokrasiye kavuşturmuşsak üretime ve istihdama dayalı köklü bir ekonomiye de kavuşturacağız” ifadelerini kullandı.

Türkiye, gelişmiş ülkeler arasındaki yerini alana kadar durmak, duraksamak, tereddüt etmek olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim önümüzü 19 yıldır kesemedikleri için işte bugün bu büyük değişimi hayata geçirebiliyoruz. İnşallah bunu da başararak ülkemizin ve milletimizin asırlık rüyasını gerçeğe dönüştüreceğiz. Milletimize ‘çalışın, üretin, istihdam oluşturun’ derken devlet olarak üzerimize düşenleri de adım adım yapıyoruz, yapmayı da sürdüreceğiz” diye konuştu.

Salgın döneminde toplumun her kesimine verilen desteklerle sancılı sürecin en az sıkıntı ile atılmasını sağladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dünyada enerji fiyatlarının tarihin en yüksek seviyesine ulaştığı bir dönemde biz hanelerde kullanılan doğal gazı 4’te 1, elektriği yarı fiyatına insanlarımıza sunuyoruz. Billboardları asmışlar. Bunlarda utanmak yok. Bunlar terbiyeden maalesef muaf. Ne diyorlar? ‘Zam, zam zam.’ Utanın ya, utanın. Şu anda Avrupa’da doğal gaz fiyatlarına bakın, enerji fiyatlarına bakın, bizdeki fiyatlara bak. Petrolden üretilen akaryakıtı Avrupa dâhil bölgemizde en ucuza kullanıcılara veren ülke biziz. Hangi yüzle kalkıp da ‘zam, zam, zam’ diye billboardlara asabiliyorsun. Utanma yok, hayâ yok. Hayâ olmazsa, ar, edep olmazsa her türlü şeyi yazarsın, çizersin, söylersin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mütefekkir Ferit Kam’ın, bir gün Saraçhane’den, şair ve yazar Mahir İz ile beraber inerken bir tabloyu gördüğünü ve “Ne ar kaldı ne namus kaldı ne ırz kaldı ne hayâ, gelen geçti, gelen geçti, gelen geçti’ dediğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi aynı durumu yaşıyoruz; ar yok, namus yok, hayâ yok. Gelen geçti, gelen geçti, gelen geçti, ama biz yolumuzda kararlılıkla yürüyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece şu üç kalemde vatandaşlarımızı küresel fiyat artışlarına ezdirmemek için kamu kaynaklarından kullandığımız rakam tutarı ne biliyor musunuz? Ey Hanımefendi, bak sana şimdi rakam veriyorum; 150 milyar liranın üzerindedir. Biz vatandaşımızı düşünüyoruz ama siz hırsızları koruyorsunuz. TOKİ’nin varlıklarına el koyan, devletin varlığına el koyanları koruyorsunuz. Bir laf edemiyorsunuz, edemezsiniz de. Çünkü sizin karakteriniz, cibilliyetiniz bunlar üzerine kurulu ve AK Parti olarak biz bunlara müsaade etmeyeceğiz” ifadesini kullandı.

Alım gücü düşen dar gelirli vatandaşları rahatlatacak ilave adımları birer birer hayata geçirmeye hazırlandıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz müsterih olsun, hiçbir insanımızı ne işsizliğe mahkûm edeceğiz ne hayat pahalılığı altında ezdireceğiz ne de sahipsiz bırakacağız. Yeni ekonomik programımızı uygularken, ihtiyaç duyulacak destek paketleriyle her kesimin yanında yer alıyoruz” açıklamasında bulundu.

İKİ YENİ DESTEK PAKETİ MÜJDESİ

Dün katıldığı bir televizyon programında ilk kez açıkladığı iki destek paketini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “İlki; küçük ve orta ölçekli işletmelerimize yönelik hazırladığımız ilave istihdama destek paketidir. Bu paketle 50 kişinin altında çalışanı olan firmalarımıza istihdama kattıkları her yeni kişi için 100 bin liraya kadar Kredi Garanti Fonu kefaletiyle krediye erişim imkânı sağlıyoruz. İŞKUR aracılığıyla bu paketten faydalanmak isteyen işletmelerimizin SGK işçi ve işveren payları 12 ayın sonunda kredi faizlerinden düşülecek. Böylece yeni istihdam yapacak işletmelerimize faizsiz kredi imkânı sunmuş olacağız. Amacımız, kısa sürede 11 bin firmamızın toplam tutarı 10 milyar lirayı bulan bu krediden faydalanmasını sağlayarak, 50 bin yeni istihdamın önünü açmaktır. İkinci müjdemiz; imalata dayalı ithal ikamesi destek paketidir. Bu paketle de uzun vadeli kredi imkânı oluşturarak üretime ve ihracata öncelik veren yatırımları destekliyoruz. Özellikle üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı teşvik bölgelerinde yer alan 58 ilimiz ile ilçelerinde yatırım yaparak istihdam oluşturacak girişimcilerimize 7 puana kadar faiz desteği veriyoruz. Toplam tutarı 10 milyar lirayı bulan bu destekten Hamle Programı kapsamında diğer illerimiz de faydalanabilecek.”

“ÖZEL SEKTÖRÜMÜZÜ DESTEKLERLE TEŞVİK EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji odaklı sanayi hamlesi programıyla Türkiye’de üretilmesi gereken ürünleri ve geliştirilmesi gereken yenilikçi teknolojileri kamuoyuna ilan ettiklerini anlatarak, “Bu listede yer alan 919 orta ve yüksek teknolojili ürünün ithalatı için yılda 60 milyar dolar para harcıyoruz. Her ne kadar orta, düşük ve düşük teknolojide cari fazla veriyor olsak da bu sorunu çözmeden hedeflerimize ulaşamayacağımız açıktır” görüşünü paylaştı.

Savunma sanayisinde araştırma-geliştirme, inovasyon ve insan gücüne yeteri kadar yatırım yapıldığında bu zinciri kırabileceklerini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi diğer alanlara yöneliyoruz. İlan ettiğimiz listedeki ürünlerin üretimini teşvik etmek için girişimcilerimize faiz, kar payı, nitelikli iş gücü, enerji, vergi, sigorta primi gibi pek çok destek sunuyoruz. Bu çerçevede makine, ulaşım araçları, üretimde yapısal dönüşüm, sağlık, kimya ve dijital dönüşüm alanlarında çağrıya çıkılmıştı. Makine çağrısında şu ana kadar 20 projeye destek kararı verildi. Bu sayede CNC tezgâhları ve servo motorlarının ülkemizde üretimi başladı. Lazer teknolojilerinde de hızlı bir gelişme yaşanıyor. Bu yıl ilan ettiğimiz 4 çağrıya başvuran 800’ün üzerinde projenin 10 milyar lirası araştırma-geliştirme olmak üzere yaklaşık 50 milyar liralık yatırım taahhüdü var. İnşallah ülkemizin ithal ettiği orta-yüksek teknoloji her ürünü kendimiz üretene kadar bu programları sürdürecek, özel sektörümüzü desteklerle teşvik edeceğiz. İhracata yönelik üretim yapan sanayicilerimiz ile küçük ve orta ölçekli işletmelerimize yönelik yeni destek paketleri için de hazırlıklarımızı sürdürüyoruz, vakti geldiğinde bunların hepsinin de müjdesini sizlerle ve milletimizle paylaşacağız.”

“ADALET BAKANLIĞIMIZ YENİ YARGI PAKETİNİN HAZIRLIKLARINA BAŞLADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın tarihte yaşananlardan özellikle çıkarılması gereken en önemli derslerden birinin, demokrasinin kazanımlarına yönelik hak ve özgürlüklere, bunların garantisi olan bağımsız ve tarafsız adalet sistemine sıkı sıkıya sahip çıkma gereği olduğunu belirtti.

“Geçmişte vesayetçilerin, darbecilerin ve vicdanlarını kiraya veren sözde hâkimlerin, milletimizin adalet duygusuna vurduğu darbeleri unutmadık, unutmayacağız” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihte bu çarpıklıkların, Yassıada yargılamalarından 28 Şubat dönemindeki rezil görüntülere kadar pek çok örneğinin bulunduğunu vurguladı. Erdoğan, “İradesine vurulmaya çalışan nice vesayet zincirini kırıp atmış, tarihin gördüğü en hain darbe girişimlerine canı pahasına geçit vermemiş milletimiz, her alanda olduğu gibi adalet hizmetlerinde de en iyiye layıktır” sözlerini sarf etti.

Türkiye’nin gücüne güç katacak yolun, hukuk ve demokrasiden geçtiği inancıyla, AK Parti hükûmetleri döneminde adalet alanında reform iradesini sürekli canlı tuttuklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yargı Reformu Strateji Belgesi’ni açıkladıkları 30 Mayıs 2019’dan bugüne 5 yargı paketini hayata geçirdiklerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birinci yargı paketiyle hak ve özgürlükleri koruyan ve güçlendiren bir yaklaşımla, özellikle ifade özgürlüğünü ilgilendiren konularda hak arama yollarını genişlettiklerini, ikinci yargı paketiyle infaz sisteminin iyileştirme ve topluma yeniden kazandırma işlevini, insan odaklı bir anlayışla güçlendirdiklerini anlattı.

Üçüncü yargı paketiyle özel hukuk alanında sadeleştirici ve hızlandırıcı yenilikleri hayata geçirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dördüncü yargı paketiyle vatandaşların masumiyet karinesini, lekelenmeme hakkını güçlendiren adli araçları sisteme kazandırdıklarını ifade etti.

Geçen hafta Meclis’te kabul edilen beşinci yargı paketi ile de icra konularını, çocuklarla ilgili velayet hukuku işlemlerinden tamamen çıkarırken, icra dairelerinde 1932’den beri uygulanan fiziki satış usulüne de son verdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yine bu kanunla engelli kardeşlerimizin de hâkim, savcı olabilmelerine imkân sağladık. Bugüne kadar uygulamaya geçirdiğimiz reformlarla milletimizin gelişen, değişen ihtiyaçlarını karşılayacak hukuki düzenlemeler yaptık. Adalet Bakanlığımız, Meclisimizin takdirine sunacağımız yeni bir yargı paketinin daha hazırlıklarına başladı. Bu paketteki düzenlemelerle vatandaşlarımızla idarenin mahkemelik olduğu davaların temeline sulh yolunu koyma anlayışı hâkim olacaktır. Tazminat davalarında uzun yargılamadan kaynaklı mağduriyetlerin önüne geçmek için İnsan Hakları Tazminat Komisyonunun, sonucu beklemeden ödeme yapabileceği bir sistem getirilecek. Kadınlara yönelik taciz ve takip eylemlerinin cezalarını ağırlaştıracak bir düzenleme üzerinde de çalışılıyor. Memurlarımızın daha iyi özlük haklarına kavuşması konusundaki çalışmalarımızda, adalet teşkilatını ayrı görmüyoruz. Adliye ve infaz kurumları personelimizin beklentilerine cevap verecek kimi adımları da 2022 yılı içinde atacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nın ardından Meclis’te gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da cevapladı.

ASGARİ ÜCRET ZAMMI

Uzman ve pratisyen hekimlere yönelik düzenleme konusundaki soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, “5 bin, 2 bin 500 lira; bu tür zamlar geliyor” yanıtını verdi.

Merkez Bankası’nın, dövize 6 yıl sonra doğrudan müdahalede bulunduğu hatırlatılarak değerlendirmesi sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu, Merkez Bankasının zaten yasasında olan bir şey. Böyle bir yetkisi, hakkı var. Böyle bir şey gerekli olduğu zaman Merkez Bankası bu tür müdahaleleri yapar, yapma hakkına sahiptir” dedi.

“3600 ek göstergeyle ilgili 2022’yi işaret ettiniz, ‘Yılsonuna kadar’ dediniz ama takvim belli mi?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘Ama’ ile fakat’ ile konuşmaya gerek yok. O da olacak. 3600 ek göstergeyle ilgili şu anda bütün çalışmaları ilgili bakan arkadaşımız Vedat Bey, onlar yürütüyorlar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asgari ücret yakında belli olacak. Rakamların yükselmesiyle işten çıkarmaların olabileceği endişesi var. Bu konuda bir değerlendirmeniz olur mu?” sorusu üzerine şunları kaydetti: “Niye hep böyle endişeler üzerinden konuşuyorsunuz da olumlu bakmıyorsunuz? Yani özellikle bu noktada toplumun yanlış yerlere sevk edilmesine fırsat vermeyin. Daha dün akşam televizyon programında ne dedim? Biz halkımızı ezdirmeyeceğiz. Şimdi de asgari ücret çalışmasını Bakan’ımız başlattı, kısa zamanda inşallah onu da açıklayacağız. Asgari ücret noktasında da bugüne kadar olmuşun çok çok fevkinde inşallah bir neticeyi açıklamış olacağız.”

Okumaya devam edin
Reklamlar
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Haber

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan, 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlere ilişkin Hatay’daki 8. Komando Tugayı’nda, bölgede görevli bakanlardan brifing aldıktan sonra basın açıklaması yaptı.

“TARİHİMİZİN EN BÜYÜK DEPREM FELAKETLERİNDEN BİRİNİ YAŞADIK”

“Tarihimizin en büyük deprem felaketlerinden birini yaşadık. Dünyada eşine rastlanmayacak iki büyük depreme ardı ardına ne yazık ki 10 ilimizde maruz kaldık” ifadeleriyle konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ın bu felaketten en çok etkilenen, en fazla yıkıma ve can kaybına uğrayan şehirlerin başında geldiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ı ziyaret ettiğini hatırlatarak, “Oradaki durumun vahametini yakından gördüm. Ve şimdi de Hatay’da şahit olduğumuz tablo oralardan pek de farklı değil” diye konuştu.

Depremin etkilediği 10 şehrin tamamındaki vatandaşlara geçmiş olsun dileğinde bulunan, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralılara şifa temennisinde bulundu.

“DEVLETİN VE MİLLETİN TÜM İMKÂNLARINI SEFERBER EDEREK AFET BÖLGESİNE YÖNLENDİRDİK”

Depremin yaşandığı andan itibaren, önce valiliklerin, ardından bakanlıkların ve kurumların harekete geçerek vatandaşların yardımına koştuğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii tümüyle ülke genelinde AFAD’ımızın koordinasyonunda bu işlerin takibi devam etti, devam ediyor, devam edecek. Şüphesiz ki işimiz kolay değildi. Yaklaşık 13,5 milyon insanımızın yaşadığı 500 kilometre çapında bir alanda etkili olan bu depremin yol açtığı yıkımın büyüklüğü ve yaygınlığına bir de hava şartlarının zorluğu eklendi. Buna rağmen devletin ve milletin tüm imkânlarını seferber ederek afet bölgesine yönlendirdik. Kamu personelinden sivil toplum kuruluşu üyelerine, yurt dışından gelen afet ekiplerinden gönüllülere kadar sayıları 60 bini bulan akredite kişi, arama kurtarmadan yardım faaliyetlerine kadar her konuda canla başla çalışıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ülkemizin istisnasız diğer 71 vilayetinin tamamından deprem bölgesindeki illerimize yardım konvoyları çıkartıldı. Bu şekilde de on binlerce insan deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza destek olmak için yollara düştü. Elbette eksikler var, şartlar çok açık, net ortada. Böylesine büyük bir felakete hazırlıklı olabilmek mümkün değildir. Devlet-millet omuz omuza vererek inşallah afetin yol açtığı yıkıntıları da kaldıracağız, hiçbir vatandaşımızı sahipsiz de bırakmayacağız. Çalışmaların daha etkin yürütülebilmesini teminen deprem alanını afet bölgesi ilan ettik. Ayrıca 10 ilimizi kapsayan olağanüstü hâl kararı alarak süreci hızlandırdık.”

“BU DÖNEM BİRLİK, BERABERLİK DÖNEMİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “gereken her adımı atarak kimseyi yıkıntılar altında bırakmayacak, kimseyi mağdur etmeyecek bir afet yönetimi” yürüteceklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu dönem bir birlik, beraberlik dönemidir. Dayanışma dönemidir. Böyle bir dönemde hâlâ basit siyasi çıkar uğruna çirkefçe, hâlâ burada olumsuz kampanyalar yürütmeyi ben şu anda hazmedemiyorum. Bunun yanında da üzerimde bulunan makamın sorumluluğu olmamış olsa ben bugün böyle konuşmam, çok daha farklı konuşurum. Zira şu anda mevcut hükûmet tüm imkânlarını seferber ederek Hazine ve Maliye başta olmak üzere adımlarını atmış ve bu ara dönemde tüm depremzedelere 10’ar bin lira verme kararını Kahramanmaraş’ta açıkladım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ’nin yönetimindeki tüm müteahhit firmaları devreye sokarak hem enkaz kaldırma çalışmalarını hem de konut yapımını hızlandıracaklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir yıl içerisinde de hedefimiz Malatya’da, Elazığ’da daha önce Bingöl’de, Van’da olduğu gibi, bunlar bizim bildiğimiz işler biz bunları yaparız. Biz bu konularda kendimizi ispatlamış bir hükûmetiz. İnşallah Hatay’ımızda da bunu yapacağız. Allah’ın izniyle Kahramanmaraş’ımızda da bunu yapacağız. Diğer 8 vilayetimizde de yine bunları yapacağız. İlçelere varıncaya kadar bütün bunları inşallah halledeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AFAD’ın çadırlarıyla il ve ilçelerdeki depremzedelerin emrine amade kılındığını kaydetti.

Deprem sonrası 60’ı aşkın ülkeden destek ve yardım geldiğini, bunların hepsini daha sonra ismen de açıklayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan, İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt’in destek verdiğini ve desteklerini sürdüreceklerini ifade ettiklerini, madden, nakdi ve ayni yardımların da gönderildiğini söyledi.

AFAD’a bu konuyla ilgili olarak Türkiye’deki kuruluşların ayni, nakdi destek verdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, destek veren vatandaşlara da teşekkür etti.

“HATAY’IMIZDA ASKER, JANDARMA, POLİS TOPLAMDA 21 BİN 200 PERSONEL GÖREV İFA EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün bizim için sınama günüdür ve bu millet bugüne kadar nasıl bunları sınayarak atlattıysa inşallah bunu da atlatacaktır. Kimse bundan endişe etmesin. Şu anda Türkiye genelindeki vefat sayısı 9 bin 57, Hatay’daki vefat sayımız şu an itibarıyla 3 bin 356. Yaralı sayısı ülke genelinde 52 bin 979. Yıkılan bina sayısı 6 bin 444. Şu an itibarıyla Hatay’ımızda asker, jandarma, polis toplamda 21 bin 200 personel görev ifa ediyor. Bununla ilgili olarak da bazı haysiyetsiz, açık konuşuyorum, namussuz kişiler kampanya yaparak ‘Hatay’da biz asker göremedik, jandarma göremedik, polis göremedik’ gibi yalan, yanlış iftiralar atıyorlar. Bizim askerimiz şereflidir, jandarmamız şereflidir, polisimiz şereflidir. Ama bu şerefsizlerin ağzına biz onları meze yaptırmayız. Bunu da herkesin bilmesi lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an itibarıyla sağlık çalışanlarında yine 9 bin 179 personel burada akredite ve çalışıyor. Diğer önemli adım 7 valimiz, 12 kaymakamımız burada görevli. Burada yıkık bina sayımız 2 bin 749. 170 ekip, 5 bini aşkın arama-kurtarma çalışmalarını sürdürüyor. 18 ülke, yabancı olarak buradalar, bu arama kurtarma çalışmalarına katılıyorlar. Vefat edenlere tekrar Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralı kardeşlerimize şifalar diliyorum. Hatay’da da üniversite hastanemiz bu akşamdan itibaren aktif olarak göreve katılacaktır” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yapılan çalışmalara ilişkin Hatay’daki 8. Komando Tugayı’nda, bölgede görevli bakanlardan brifing aldıktan sonra Güzelburç Mahallesi’ndeki 600 Konutlar Sitesi’ne geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada inceleme yaptı ve arama kurtarma çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi aldı.

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Haber

on

Kahramanmaraş’ta deprem bölgesinde incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, depremzedeler için oluşturulan çadır kenti ziyaret etti ve yetkililerden bilgi aldı.

İncelemelerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük bir felaketle karşı karşıya olunduğunu belirterek, pazartesi günü 04.17’de gerçekleşen deprem felaketinin 10 ili vurduğunu ve merkez üssünün Kahramanmaraş olduğunu kaydetti.

“Şu an itibariyle ne yazık ki vefat edenlerin sayısı 8 bin 574, yaralı sayısı 49 bin 133, yıkılan bina sayısı 6 bin 444” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Şunu özellikle ifade etmek istiyorum: Burada benim vatandaşlarımın, benim milletimin bugüne kadar bu tür felaketlerde gösterdiği sabır neyse, inanıyorum ki bu felakette de aynı sabrı şu ana kadar benim vatandaşım gösterdi, bundan sonra da yine gösterecektir.”

“VATANDAŞLARIMIZIN ASLA SOKAKTA KALMASINA MÜSAADE EDEMEYİZ”

Bütün imkânlarımızı seferber ettik ve devlet tüm imkânlarıyla başta AFAD olmak üzere AFAD’ın koordinesinde bu çalışmalarını, belediyelerle birlikte yürütmektedir, yürütüyor ve yürütecektir. Tüm illerimizde bakan arkadaşlarımla birlikte bu operasyonların koordinasyonunu yürütüyoruz, devletin kurumları hepsi iş başında. İlk gün tabii ki bazı sıkıntılar yaşandı, ama ondan sonra ikinci gün ve bugün duruma hâkimiyet tesis edildi. Ve bundan sonraki durum, zaten enkazlardaki çalışmalarımız devam ediyor, ama bir taraftan da enkaz kaldırma çalışmalarını Çevre Şehircilik Bakanlığımız inşallah yürütmeye başlayacak. Çünkü hedefimiz; bir yıl içerisinde de aynen diğer felaketleri yaşadığımız illerde nasıl hemen Toplu Konut İdaresi olarak bu operasyonları yaptıysak, gerçekleştirdiysek, aynı şekilde Kahramanmaraş ve diğer dokuz ilimizde de bunları gerçekleştireceğiz. Vatandaşlarımızın asla sokakta kalmasına müsaade edemeyiz.”

Antalya, Alanya, Mersin gibi illerdeki otellerle görüşmeler yaptıklarını ve bu illerdeki otellerde kalmak isteyen vatandaşları otellere yerleştirmeye hazır olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok ciddi sayıda bir oda kapasitesine ulaştıklarını ifade etti.

OTELLERDE KONAKLAMA İMKÂNI

“Vatandaşlarım olur ya, yani bu çadırlardan memnun olmayabilirler, ama Antalya, Alanya, Mersin, buralardaki otellere yerleşmeye ‘evet’ derlerse, kendilerini oralara yerleştirmek suretiyle tüm imkânlarımızı orada da seferber edeceğiz. Yeme, içme, yatma, her şey o otellerde karşılanacak ve bu konuda da her ildeki koordinasyon merkezlerimiz seferber olmuş durumdalar ve bu adımlarla işimizi çok daha kolaylaştırmış olacaklardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bizim de deprem bölgelerindeki çalışmalarımız çok daha hızlanacak, çok daha rahat hâle gelecek” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında, “Şu ana kadar yaşadıklarımızı yaşamayacağız. Çünkü bazı her yerlerde ilk etapta havaalanlarında sıkıntılarımız oldu, yollarda sıkıntılarımız oldu, ama bugün daha rahatız, yarın daha rahat olacağız, daha sonra inanıyorum ki daha rahat olacağız. Ve akaryakıtta, vesaire bazı ufak tefek sıkıntılar yok değil var, onları da peyderpey aşıyoruz. Bu arada yine gerek Milangaz, gerek Aygaz, buralardan da sanayi tipi tüplerimiz, büyük tüplerimiz, piknik tüplerimiz ayrıca illerimize gelmeye başladı ve bu tüplerimizi de yine illerdeki koordinatörlerimiz dağıtımını yapmak suretiyle en azından bu çadırlardaki ısınma sıkıntısını da gidermiş olacaklar” açıklamasında bulundu.

“BUGÜN BİRLİK OLMA ZAMANIDIR, DAYANIŞMA ZAMANIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ben bu gösterdiğiniz ilgi-alakaya, özellikle AFAD’ın merkezinden yapılan, yapılacak olan açıklamalar dışında provokatörlere fırsat vermemenizi özellikle istiyorum. Ve basın mensubu arkadaşlarımın bu provokasyonlara fırsat verenlere onların fırsat vermemesini istiyorum. Çünkü bugün birlik olma zamanıdır, dayanışma zamanıdır. Bizler şu anda bütün imkânlarımızı seferber etmiş vaziyetteyiz. Ve inşallah şu an itibariyle bazı hazırlıkları yapıp hasar tespitleriyle birlikte de ailelere belli desteğimizi inşallah vereceğiz. Şu an itibariyle Hazine Maliye’den bu konuda belli bir bütçeyi ayırmış vaziyetteyiz. İnşallah bu bütçeyle beraber hasar tespitleriyle her ailemize inşallah onları bu süreçte rahatlatacak bir rakamı ki bunu inşallah 10 bin olarak şu anda planladık, 10 biner lira inşallah bu ailelere bizler şu anda hükûmet olarak ulaştıracağız. Ve onların bu geçiş döneminde sıkıntılarını giderelim istiyoruz.”

Okumaya devam edin

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 10 ilde 3 ay OHAL ilan etme kararı aldık

Haber

on

“Arama-kurtarma faaliyetlerinin süratle yürütülebilmesini temin için, OHAL ilan etme kararı aldık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi’nde Kahramanmaraş merkezli depreme ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Depremin yaşandığı 10 ilimizi, genel hayata etkili afet bölgesi olarak ilan ediyoruz. Arama-kurtarma faaliyetlerinin ve sonrasındaki çalışmaların süratle yürütülebilmesini temin için, Anayasa’nın 119’uncu maddesinin bize verdiği yetkiye dayanarak Olağanüstü Hâl ilan etme kararı aldık. Deprem yaşanan 10 ilimizi kapsayacak ve üç ay sürecek bu kararla ilgili Cumhurbaşkanlığı ve Meclis süreçlerini hızla tamamlayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi’nde deprem bölgesinde yürütülen çalışmaları koordine ederek, yetkililerden bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi’nde yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Aziz Milletim, değerli basın mensupları, sizlere sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Milletçe, tarihimizin en acı günlerini yaşıyoruz. Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli olarak gerçekleşen iki büyük deprem, yaklaşık 13,5 milyon vatandaşımızın yaşadığı geniş bir çevredeki 10 ilde büyük yıkıma yol açtı.

Sabah 04.17’de meydana gelen Pazarcık merkezli depremin şiddeti, moment tensör analizine göre 7,7 iken, 13.24’te meydana gelen Elbistan merkezli depremin şiddeti 7,6 olarak ölçüldü.

Uzmanlar, bu iki depremi, birbirinden bağımsız ama birbirini tetikleyen ve dünyada örneği olmayan istisnai yer hareketleri olarak tarif ediyor.

“DEVLETİMİZ, SEFERBERLİK RUHUYLA FELAKET BÖLGELERİNDE ÇALIŞMAYA BAŞLAMIŞTIR”

Her iki deprem de, yeryüzüne 7 kilometre gibi, yıkımın şiddetini katlayarak artıran bir yakınlıkta yaşanmıştır.

Kırılan fayların genişliği itibariyle de bu depremler, benzerlerine göre çok geniş bir alanda çok büyük yıkıma sebebiyet vermiştir.

Dolayısıyla, sadece Cumhuriyet tarihimizin değil, coğrafyamızın ve dünyanın en büyük felaketlerinden biriyle karşı karşıyayız.

Devletimiz, tüm kurumları, kuruluşları, personeli, aracı, gereci, imkânlarıyla, depremin ilk anından itibaren, seferberlik ruhuyla felaket bölgelerinde çalışmaya başlamıştır.

Depremin, 10 ilimize yayılan yıkım etkisini göz önüne alarak, ülkemizin dört bir yanındaki uzman personelimize ve araçlara, hemen bölgeye hareket etme talimatı verdik.

Hava şartlarının çıkardığı zorluklara rağmen, ekiplerimiz felaket bölgesine ulaşmak ve çalışmalara katılmak için fedakârca mücadele etmiştir.

Çok sayıda artçı sarsıntının hasar gören binalarda ortaya çıkardığı tehlikeler de çalışmaları olumsuz yönde etkiliyor.

Şartların zorluğuna bakmadan, devletimizin tüm imkânlarını kullanarak, vatandaşlarımızın ve gönüllülerin de desteğiyle, arama-kurtarma çalışmalarını hızla sürdürüyoruz.

Hâlihazırda 53 bin 317 arama-kurtarma görevlimiz enkazların başında çalışıyor, yurt içinden ve yurt dışından gelen ilave ekiplerle bu sayı her geçen saat artıyor.

Çok daha fazla sayıda kamu görevlisi, sivil toplum kuruluşu görevlisi ve gönüllü de yardım çalışmalarında yer alıyor.

Depremden kurtulan felaketzedelerin barınmadan giyeceğe, yiyecekten ısınmaya kadar tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik tedbirleri de adım adım hayata geçiriyoruz.

Şu ana kadar 54 bin çadır, 102 bin yatak ve diğer ihtiyaç malzemeleri afetzedelere ulaştırılmak üzere bölgeye gönderildi.

“ACİL YARDIM İÇİN İLK ETAPTA 100 MİLYAR LİRALIK KAYNAĞI KURUMLARIMIZIN EMRİNE TAHSİS ETTİK”

Felaketin yaşandığı her ilimize, mevcut yöneticilerimizi desteklemek için ilave vali ve kaymakamlar görevlendirdik.

Ülkemizin 81 vilayetindeki kamu kurumları yöneticilerinin tamamı, kendi şehirlerinde deprem bölgesiyle ilgili yürütülecek çalışmalar konusunda yoğun bir gayret içerisindedir.

Ayrıca, her ilimizde bir bakanımız yürütülen faaliyetlere nezaret ediyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay da AFAD merkezinde çalışmaların koordinasyonunu yürütüyor.

Biz de sahadaki arkadaşlarımızla sürekli irtibat içinde, Cumhurbaşkanlığı Kriz Merkezi üzerinden gelişmeleri anbean takip ederek, gereken müdahaleleri yapıyoruz.

Acil yardım ve destek faaliyetleri için ilk etapta hemen 100 milyar liralık bir kaynağı kurumlarımızın emrine tahsis ettik.

Dün AFAD’ta yaptığımız basın toplantısında da ifade ettiğim gibi, ulaşım ve iletişim hatlarının açık tutulması hayati öneme sahiptir.

Çetin kış şartları sebebiyle, deprem bölgesine arama-kurtarma ekip ve ekipmanları ile yardım malzemelerinin ulaştırılmasında hâlen zorluklar yaşanıyor.

Bunun için zorunlu olmadıkça kimsenin deprem bölgesine giden ve deprem bölgesi içindeki yolları kullanmamasını, telefon görüşmelerinin de acil ihtiyaçlar dışında yapılmaması gerektiğini tekrar hatırlıyorum.

Bölgedeki havalimanlarımızın bir kısmını sadece yardım uçuşlarına tahsis ettik.

Sağlıkta, bölgeye 1.000’e yakın ambulans, 241 UMKE timi ve 2 ambulans uçakta görevli, toplamda 5 bin sağlık personeli aktarılmıştır.

Ülkemizin her yerindeki vatandaşlarımız, ihtiyaç hâlinde stoklarımızın güçlü tutulmasını sağlamak için kan bağışı yapıyor.

İçişleri Bakanlığımıza ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize mensup güvenlik güçlerimizden çok sayıda personel, arama-kurtarma çalışmalarında görevlendirildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerimiz;

Kara unsurlarındaki binlerce personelinin yanı sıra…

Deniz kuvvetlerimizin 10 gemisi…

Hava kuvvetlerimizin 54 yüksek kapasiteli kargo uçağı dâhil…

Tüm imkânlarıyla arama-kurtarma, tahliye ve yardım malzemelerinin nakli çalışmalarında yer almaktadır.

Emniyet teşkilatımız tüm unsurlarıyla zaten sahadadır.

Jandarmamız binlerce uzman personelinin yanı sıra 26 kargo uçağıyla, sahil güvenlik komutanlığımız gemi ve botlarıyla afet bölgesinin her yerinde görev başındadır.

Güvenlik korucularımız da bu çalışmalara aktif olarak katılmaktadır.

“BİNLERCE GÖNÜLLÜMÜZ, AFAD’IN KOORDİNASYONUNDA BÖLGEYE AKIN ETMEKTEDİR”

Depremin geniş bir alana yayılan etkilerinin daha hızlı ve detaylı tespiti için insansız hava araçlarımızı da devreye aldık.

Ülkemizin dört bir yanından, arama-kurtarma eğitimi ve donanımı olan binlerce gönüllümüz, AFAD’ın koordinasyonunda bölgeye akın etmektedir.

Bakanlıklarımıza bağlı birimlere ilave olarak, parti ayrımı gözetmeksizin tüm belediyelerimiz, ellerindeki araç-gereçleri ve yardım malzemelerini bölgeye göndermektedir.

Altyapının yeniden ayağa kaldırılmasında görev alacak binlerce iş makinası, ülkemizin dört bir yanından bölgeye doğru hareket halindedir.

Sivil toplum kuruluşlarımızın, depremin ilk anından itibaren gösterdikleri samimi gayretin de yakın şahidiyiz.

Arama-kurtarma çalışmalarında mesafe kat edildikçe, maalesef, ölü ve yaralı sayımız da artıyor.

Şu anda 3 bin 549 vefatımız, 22 bin 168 yaralımız var.

En büyük tesellimiz şu ana kadar 8 binin vatandaşımızın enkaz altından sağ olarak kurtarılmış olmasıdır.

Enkaz altından çıkartılan yaralılar, bölgedeki ilk müdahalelerinin ardından, Mersin, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere, ülkemizin diğer yerlerindeki hastanelere gönderilerek tedavi altına alınıyor.

Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Yaşadığımız bu büyük felaketin milletçe çektiğimiz acısına hürmeten, dünden başlayarak, önümüzdeki Pazar gününe kadar, bir hafta süreyle millî yas ilan ettik.

Aziz Milletim…

Bölgedeki arama-kurtarma çalışmaları devam ederken, kurumlarımızın her biri, kendi sorumluluk alanlarıyla ilgili ilave tedbirleri alıyor ve kamuoyuna duyuruyor.

Bu çerçevede;

Ülke genelindeki okullarda 13 Şubat’a, afet bölgesindeki okullarda 20 Şubat’a kadar eğitim-öğretime ara verildi.

Kamuya ait tüm uygun binalar, afetzedelerin barınma ihtiyaçları için tahsis edildi.

Afet bölgesine yakın yerlerden başlayarak kış sezonu sebebiyle zaten faaliyetlerine ara vermiş olan otellerin afetzedelerin hizmetine sunulması için gereken planlamalar yapılıyor.

Sadece Antalya bölgesinde 50 bin yatak bu amaçla hazırlanmıştır.

Dağıtım hatları hasar gördüğü için veya tedbiren kesilen elektrik ve doğal gaz akışının kontrollü bir şekilde sağlanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

“YALAN HABERLER VE ÇARPITMALARLA İNSANIMIZI BİRBİRİNE DÜŞÜRMEYE NİYETLENENLERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ”

Haberleşmede kesinti yaşanmamasını sağlamak amacıyla bölgeye uydu iletişim terminalleri gönderildi.

Ulaşımın aksamasına yol açan yıkımların olduğu yerlerde, trafik akışını sağlamaya matuf düzenlemeler yapılıyor.

Devlet ve millet el ele vermiş, bu tarihî felaketin üstesinden gelmeye çalışırken, yalan haberler ve çarpıtmalarla insanımızı birbirine düşürmeye niyetlenenleri yakından takip ediyoruz.

Gün, onlarla tartışma günü değildir. Günü geldiğinde, şu anda tutuğumuz defteri de açacağız.

Savcılarımız, bu tür insanlık dışı yöntemlerle sosyal kaos çıkarmaya tevessül edenleri belirleyip, gereken işlemleri süratle yapıyor.

Şu ana kadar 70 ayrı ülke ve 14 uluslararası kuruluştan yardım teklifi aldık, bizi telefonla arayan 18 devlet ve hükûmet başkanıyla görüştük.

Ülkemizin bu zor gününde desteğini ve yardım teklifini iletmek üzere bizleri arayan, mesaj gönderen, açıklama yapan tüm dostlarımıza, tüm devlet ve hükûmet başkanlarına teşekkür ediyorum.

Uluslararası toplumun desteği, gelecek yardımların mahiyetinden ziyade, moral etkisiyle bizim için kıymetlidir.

“VATANDAŞLARIMIZI VE İŞ DÜNYAMIZI AFAD HESAPLARINA BAĞIŞTA BULUNMAYA DAVET EDİYORUM”

Dualarıyla milletimizin yanında yer alan gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki her bir kardeşimize de şükranlarımı sunuyorum.

Deprem yaralarının sarılmasına yardım etmek isteyen vatandaşlarımızı ve iş dünyamızı AFAD hesaplarına bağışta bulunmaya davet ediyorum.

AFAD’ın, ülkemizin önde gelen tüm bankaları ve katılım şirketlerinde bulunan Türk Lirası ve döviz hesaplarına yapılan havalelerden herhangi bir ücret alınmayacaktır.

Bununla birlikte, yaşadığımız deprem afetinin ve etkilerinin vahameti, fevkalade tedbirler almamızı zorunla hâle getirmektedir.

Depremin yaşandığı 10 ilimizi, genel hayata etkili afet bölgesi olarak ilan ediyoruz.

Arama-kurtarma faaliyetlerinin ve sonrasındaki çalışmaların süratle yürütülebilmesini temin için, Anayasa’nın 119’uncu maddesinin bize verdiği yetkiye dayanarak Olağanüstü Hâl ilan etme kararı aldık.

Deprem yaşanan 10 ilimizi kapsayacak ve üç ay sürecek bu kararla ilgili Cumhurbaşkanlığı ve Meclis süreçlerini hızla tamamlayacağız.

Aziz Milletim…

Sadece ülkemizin değil dünyanın en büyük felaketlerinden birini yaşadığımızın bilinciyle, ülkenin ve milletin tüm imkânlarını, planlı ve etkin şekilde harekete geçirmenin gayreti içindeyiz.

Felaket alanının büyüklüğü, yıkımın ağırlığı, olumsuz hava şartları gibi sebeplerle, arama-kurtarma ve yardım çalışmalarında arzu ettiğimiz hıza ulaşamadığımız yerler elbette vardır.

Ama afetten etkilenen vatandaşlarımız şundan emin olsun ki, devleti kendisine el uzatmak, canını kurtarmak, hayatını kolaylaştırmak için tüm gücüyle çalışmaktadır.

Zorlukları birer birer aşarak, erişmedik yıkıntı, kaldırmadık enkaz, karşılanmadık ihtiyaç bırakmayacak bir kararlılıkla sahaya yükleniyoruz.

Bugüne kadar nice badireleri devlet-millet dayanışmasıyla geride bırakmış bir ülke olarak, inşallah, deprem felaketinin yol açtığı yıkımın da üstesinden geleceğiz.

Önceliğimiz arama-kurtarma çalışmalarını hızlandırmak ve bununla birlikte acil yardımları yerine ulaştırmaktır.

Ardından enkaz kaldırma ve sonrasında yeniden inşa faaliyetlerine de süratle başlayacağız.

Değerli kardeşlerim, bu arada Katar 10 bin konteyneri şu anda ülkemize gönderme hazırlığı içerisinde. Aynı şekilde, şu anda yine birçok yerde, bizim acil olarak yardımımızı ulaştıracağımız birçok konteynerin dışında, karavanlar da merkeze ulaşmakta. Bu karavanları da yine acil ihtiyacı olan ailelere tahsis edeceğiz

Allah, ülkemizin ve milletimizin yardımcısı olsun.

Teşekkür ederim.”

Okumaya devam edin
Reklamlar
Dünya10 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Dünya15 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta deprem bölgesinde incelemelerde bulundu

Dünya1 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 10 ilde 3 ay OHAL ilan etme kararı aldık

Dünya3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimiz, deprem anından itibaren tüm kurumlarıyla harekete geçmiştir”

Dünya1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te gençlerle bir araya geldi

Dünya1 hafta önce

“20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi bölgesinin üretim ve ticaret merkezi hâline getirdik”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te Ertuğrul Gazi Türbesi’ni ziyaret etti

Dünya2 hafta önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kâğıthane-İstanbul Havalimanı metro hattının açılışını yaptı

Dünya2 hafta önce

“Türkiye; artık ekonomik büyümesiyle, diplomatik hamleleriyle kendinden söz ettiriyor”

Dünya2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rami Kütüphanesi Açılış Töreni’ne katıldı

Dünya1 ay önce

“Savunma sanayiinde büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdik”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Antalya’da Köy Konutları Anahtar Teslim Töreninde konuştu

Gündem1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023’te milletimizin her bir ferdine ve tüm insanlığa barış, huzur, refah ve esenlik dolu bir yıl diliyorum”

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni asgari ücreti 8 bin 500 TL olarak açıkladı

Dünya2 ay önce

“Senegal’le her alandaki iş birliğimizi geliştirme noktasında ortak iradeye sahibiz”

Dünya2 ay önce

“Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında çok daha büyük başarıları milletimizin emrine sunmakta kararlıyız”

Dünya2 ay önce

“TÜRKİYE YÜZYILI, UMUDUN, SEVİNCİN, HEYECANIN DA YÜZYILI OLACAKTIR”

Dünya2 ay önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Silivri, Avrupa’daki en büyük yer altı depolama tesisi haline geldi

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİSK Genel Kurulu’na katıldı

Enerji2 ay önce

Ahmet Erdem Shell Türkiye Ülke Başkanı ;Hak Hukuk Kanun Tanımıyorsunuz .

Dünya2 ay önce

“Tarihî İpek Yolu’nun önemli güzergâhını konforlu, güvenli bir ulaşıma kavuşturuyoruz”

Dünya2 ay önce

“Turizmde dünya liderliğine yükselme yolumuz açıktır”

Enerji2 ay önce

SHELL TURCAS PETROL AŞ ,YÖNETİCİLERİ

Dünya2 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’da toplu açılış törenine katıldı

Dünya3 ay önce

“MİLGEM PROJEMİZ KAPSAMINDA ÜRETTİĞİMİZ SAVAŞ GEMİLERİ DÜNYA ÇAPINDA REKABET GÜCÜNE SAHİPTİR”

Dünya3 ay önce

“Kalkınma planlarımızın merkezine ‘güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye’ ilkesini yerleştirdik”

Gündem3 ay önce

Akaryakıt Sektörü ; Shell | Ahmet Erdem

Dünya3 sene önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Demet PEKER;

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Nalan ÖZKAN

Dünya2 sene önce

Türkiye’nin Genç Patronları ; Ebru ÖZDEMİR

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Sibel GÖZÜYUKARI

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Meliha KARAMAN

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Filiz YILDIRIM

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Buse ALUÇ

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Ali Nihat GÖKYİĞİT

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Ayşegül ABACI

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Açelya ELMAS

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Filiz AKKAŞ

Dünya2 sene önce

Emel Uslu ATİK’le ZİRVE YOLUNDA

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

Dünya2 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etti

Dünya2 sene önce

Burak Elmas, Galatasaray kulübünün 38. başkanı oldu

Dünya3 sene önce

ASTOP, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’e “Üstün Hizmet ve Başarı Beratı” verdi.

Dünya2 sene önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

Dünya4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ DOSTLUK VE YAKIN İŞ BİRLİĞİ TAKDİRLE KARŞILANIYOR”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Burcu KARADAĞ

Dünya3 sene önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

Dünya4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Ticarette korumacılığın artması, serbest ticaretin sekteye uğraması endişe vericidir”

Dünya4 sene önce

“TÜRKİYE VE JAPONYA’NIN DOSTLUĞU; KÖKLÜ, DERİN VE SAMİMİ”

Dünya4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“G-20 platformu, küresel meselelerin çözümünde daha etkin ve güçlü bir mecra olmalı”

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Dünya2 sene önce

ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON ZİRVESİ İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya2 sene önce

İyi ki varsın ; Mehmet Cengiz

Dünya4 sene önce

“TÜRKİYE İLE JAPONYA ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN DEĞERİ DAHA DA YÜKSELMİŞTİR”

Dünya2 sene önce

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ETİ Maden Lityum Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde konuştu

Gündem4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu

Dünya4 sene önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

Dünya2 sene önce

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank : Türkiye artık savunma sanayii ihraç edebilen bir ülke

Reklamlar

Son Dakika Haber