Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÜniAK FEST Programı’nda yaptığı konuşmada, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız. Gençlerimizi geleceğe, sadece bilimde, teknolojide, sporda, sanatta değil, aynı zamanda bizi biz yapan değerlerimizle hazırlamanın gayreti içinde olduk” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Volkswagen Arena’da gerçekleştirilen ÜniAK FEST Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Türkiye’nin dört bir yanındaki gençleri selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin, geleceğin teminatı olduğunu vurguladı.
Gençlerle gurur duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nın emanet edileceği gençliğin, milletin asırlardır kurduğu hayalleri gerçeğe dönüştürecek gençlik olduğunu söyledi.
Gençlerin, maziden atiye kurulan köprünün kilit taşı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Çünkü Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştaki bu gençlik, uyuyan destanı uyandıracak gençliktir. Çünkü üstadın özlemle yâd ettiği bu gençlik, ‘Zaman bendedir ve mekân bana emanettir’ şuurundaki gençliktir. Çünkü bu karşımdaki gençlik, İstiklal Marşı’mızda tarif edilen gençliktir. Bu gençlik, milletimizin parlayan yıldızı, yurdumuzun üstünde asla sönmeyecek ocağımız olan gençliktir. Bu gençlik kendisine zincir vurmaya kalkan çılgınları, kükremiş sel gibi aşıp geçen ve geçecek olan gençliktir.
Bu gençlik, kalbindeki iman, yüreğindeki cesaret, bileğindeki güç ve Allah vergisi zekâsıyla enginlere sığmayan gençliktir. Türkiye’nin ve milletimizin geleceğini görmek isteyen, başka yere değil gelsin şu AK gençliğe baksın. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılını anlamak isteyen başka yere değil, gelsin şu AK gençliğe baksın. Türkiye Yüzyılı’nın başladığını görmek isteyen başka yere değil, gelsin şu AK gençliğe baksın. Rabbime bana böyle bir gençlikle yol yürüme imkânı verdiği için hamt ediyorum. Rabbime önceki nesillerden devraldığım dava ve mücadele bayrağını böyle bir gençliğe bırakma fırsatını verdiği için hamt ediyorum. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, muhabbetimizi daim etsin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk gençlik yıllarından itibaren tüm ömrünü davasına, ülkesine, milletine hizmete adamış bir büyüğünüz olarak bugün, burada sizlerle birlikteyim” diyerek gençlere seslendi.
Bir filozofun “Ruhun gençliği ebedidir” sözlerine atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşı kaç olursa olsun gençlik yıllarının heyecanı, coşkusu, azmi ve kararlılığıyla ülkeye ve millete hizmet ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dönemde birileri ısrarla kuşakları, harflerle etiketleyerek bizimle gençlerimizin arasını açmaya çalışıyor. Kötü kurgulanmış birtakım görüntüler, sokak röportajları, medya haberleri üzerinden kendi akıllarınca operasyon çekiyorlar. İşte gençler burada” ifadelerini kullandı.
“GÖNÜL GÖNÜLE TÜRKİYE YÜZYILI’NA YÜRÜYORUZ”
Son 2 yılda gençlerle 34 ayrı programda bir araya geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu programlarda sohbet ettiklerini, şiir okuduklarını, kâh gülüp eğlendiklerini, kâh hüzünlendiklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gördük ki gençlerimizle aynı yöne bakıyor, aynı duyguları paylaşıyor, aynı hayallerin peşinden gidiyoruz. Birileri sosyal medya mecralarında kendilerini gaza getirirken biz gençlerimizle yüz yüze, göz göze, diz dize, el ele, gönül gönüle Türkiye Yüzyılı’na yürüyoruz. Tabii bu manzarayı görünce önce çamur atmaya kalktılar, tutmadı. Sonra taklit etmeye çalıştılar, o da olmadı. Şimdi ne yapacaklarını bilemez vaziyette bir o yana, bir bu yana savrulup duruyor.”
Hayatının her safhasında olduğu gibi başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı dönemlerinde de daima gençlere hizmet için çalışıp çabaladıklarını, mücadele ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin de enerjileriyle, coşkularıyla, dinamizmleriyle hep kendilerinin yanında olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan üniversiteli AK gençliğe bir çağrıda bulunmak istiyorum. Üniversite kampüslerinde, fakülte binalarında, okul bahçelerinde, kütüphanelerde, kantinlerde, velhasıl her yerde göğsünüzü gere gere, AK gençliğin sesini duyurun. Kendinizi akademik olarak en iyi şekilde yetiştirirken fikri, sosyal, sportif her faaliyette AK gençlik adına en önde yer alın. Üniversite topluluklarında, öğrenci kulüplerinde, her türlü organizasyonda AK gençliğin, ülke ve millet adına hayırlı işler yapma iradesini ortaya koyun. AK Parti dün olduğu gibi bugün de yarın da gençlerimizden en çok oyu alan parti olmayı sürdürecektir” diye konuştu.
AK Parti Gençlik Kolları’nın, son 2 senede 423 bin yeni ve toplamda 1 milyonu geçen genç üye ile AK Parti’nin farkını ve gücünü ispatladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Gençler, bunu çok iyi bilmeniz lazım. AK Parti’nin genel üye sayısı da Yargıtay’daki kayıtlara göre 11 milyon 241 binle diğer tüm partileri üst üste koyup, üçle çarpsanız bile yetişemeyecekleri bir rakama çıkmıştır. Dün AK Parti saflarında ülkeye ve millete hizmet bayrağını taşıyan gençlerimizle bugün milletvekili, bakan, parti yöneticisi, bürokrat, sivil toplum temsilcisi, girişimci, üretici olarak hayatın farklı alanlarında yol yürümeyi sürdürüyoruz.”
Üniversite sıralarında AK Parti bayrağını temsil eden gençliğin yarın da aynı görevleri üstleneceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortaokuldan, liseden gelen gençlerimiz de sizlerden bu nöbeti alarak yollarına devam edecektir. Sevgili gençler; İşte buradan Volkswagen Arena’dan bir kez daha meydan okuyorum. Gençlerimizle aramıza bugüne kadar kimseyi sokmadık. Bundan sonra da hiç kimsenin aramıza girmesine izin vermeyeceğiz. AK Parti, gençlerin partisi olarak kurulmuş ve yükselmiştir. Bundan sonra da aynı şekilde yoluna devam edecektir” diye konuştu.
Necip Fazıl Kısakürek’in, “Mehmed’im, sevinin, başlar yüksekte. Ölsek de sevinin, eve dönsek de. Sanma bu tekerlek kalır tümsekte. Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir ömür boyunca yarının bizim olacağı hayaliyle yürüttüğümüz mücadelemizin sonunda hamdolsun işte bugün burada Asım’ın, dirilişin, Türkiye Yüzyılı’nın nesli, sizlerle birlikteyiz. Yıllardır gençlerimizin enerjisini sömürerek kendi köhne düzenlerini sürdürenler, heveslerini kursaklarında bıraktığımız için bize kızgınlar, bize düşmanlar. Gençlerimizin her sorununu çözdüğümüz, her talebini karşıladığımız, her hayalini gerçeğe dönüştürdüğümüz için istismar alanlarını kaybedenlerin kızgınlığı, bizim şeref payemizdir.”
Dün Antalya’da gerçekleştirdiği programlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Antalya Kepez’de resmi rakamları istedim. 90 bin. Ardından sel felaketi sebebiyle Kumluca’ya gittim. Orada da 13 bin kişi. Oradan Manavgat’a geçtim, hani yanmıştı ya ormanlar vs… Oraları 1 yıla varmadan bitirdik ve köy konutlarının 450 tanesini sahiplerine teslim ettik” ifadelerini kullandı.
“BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI BİZ KALDIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zaman zaman salondaki gençlerin attığı sloganlara karşılık verdiği konuşmasına şöyle devam etti: “Yıllarca bu ülkenin evlatlarından bir kısmı okul kapılarından geri çevrildi. Katsayı adaletsizliği ile mağdur edildi. Başörtüsü yasağı ile zulme maruz kaldı. Yıllarca bu ülkenin evlatları yeterli sayıda üniversite kontenjanı olmadığı için yükseköğretim imkânından mahrum kaldı. Gençler size bir şey hatırlatacağım. Biz üniversiteye gireceğimiz zaman üniversiteye lise mezunlarından kaç kişi alıyorlardı biliyor musunuz? 10’da 1. Şimdi böyle bir şey var mı? Yok. Şimdi üniversiteye girmek isteyenlerin hepsine kapılar açık. Bunları biz gerçekleştirdik. Gençlerin önünü biz açtık biz. Yıllarca bu ülkenin evlatları yükseköğretim harçlarını ödeyebilmek için sıkıntı yaşadı, üniversite eğitimini sürdürecek maddi imkân, barınacak yurt bulamadığı için okulunu bırakıp gitmek zorunda kaldı. Yıllarca bu ülkenin evlatları terör örgütlerinin pençesine itildi. Dağlarda, mağaralarda ölüme sürüklendi. Yıllarca bu ülkenin evlatları bir avuç seçkin ve mütegallibe tarafından parsellenen, kamu ve özel sektör imkânlarının dışında tutuldu. Yıllarca bu ülkenin evlatları özgürlüklerini, haklarını, taleplerini dile getirmekten bile adeta men edildi. Yıllarca bu ülkenin öz evlatları, kendi ülkelerinde garip, kendi ülkelerinde parya muamelesi gördü.”
Ülkenin her meselesi gibi gençlerin tüm bu sıkıntılarını teker teker çözüme kavuşturduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle mesleki eğitime vurulan en büyük darbe katsayı adaletsizliğiydi. Buna son verdik. Kızlarımıza uygulanan haksızlığının ötesinde bir hakaret olarak gördüğümüz başörtüsü yasağını biz kaldırdık. Gençlerimize güvenin bir nişanesi olarak seçilme hakkını önce 30’dan 25’e sonra 18’e indirdik” değerlendirmesini yaptı.
“CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ ASRINI, GENÇLERİMİZLE BİRLİKTE TÜRKİYE YÜZYILI YAPMAYA HAZIRLANIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite harçlarını kaldırdıklarını, isteyen herkese kredi veya burs vererek, yurtların kapasitesini 850 bine çıkartıp dileyen her gencin yükseköğretim görebilmesini temin ettiklerini belirtti.
“Sizler hatırlamazsınız ama büyükleriniz iyi bilir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ülkede yıllarca üniversitelerin her açılışında, harçlarla ilgili tartışma, gösteri ve kargaşaların yaşandığını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi böyle bir harç gündeminin olmadığını belirterek, “Üniversite öğrencilerimize verdiğimiz kredi, burs rakamlarını 45 liracıktan aldık, bu yıl itibarıyla lisansta 1250 liraya, yüksek lisansta 2 bin 500 liraya, doktora da 3 bin 750 liraya çıkardık. Yurtlarımızda kalan öğrencilerimizin sağlıklı gelişimine katkı vermek için aylık 1800 lira da beslenme yardımı yapıyoruz. Ayrıca daha önceki yıllarda mezun olmuş 3,3 milyon öğrencimizin 26 milyar lirayı bulan kredi ödemesi endeks borcunu sildik” dedi.
Bundan sonra öğrencilerin herhangi bir artış olmadan sadece aldıkları kredi kadar ödeme yapacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen yıl yaptığımız düzenlemeyle herhangi bir sebeple üniversite eğitimini bırakmak zorunda kalan 4 milyon 242 bin vatandaşımıza yeniden okullarına dönme imkânı sağladık. Ülkemizin 81 şehrine yayılan 432 gençlik merkezi, 352 gençlik ofisimizle milyonlarca evladımızın sosyal, kültürel, bilimsel, sportif faaliyetlerine destek veriyoruz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerin yanında olduklarını belirterek, “Gençleri geleceğe sadece bilimde, teknolojide, sporda, sanatta değil, aynı zamanda bizi biz yapan değerlerimizle hazırlamanın gayreti içinde olduk” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılı olan 2023’e dair hedeflerin her safhasını, gençlerle yürüttüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi de Cumhuriyetin ikinci asrını yine gençlerle birlikte Türkiye Yüzyılı yapmaya hazırlandıklarını, bunun için önce 2023 seçimlerini, 16. seçim zaferiyle taçlandırmaları gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Sevgili gençler, şimdi öyle bir ses verin ki değil İstanbul’da, ülkemizin dört bir yanında duymayan kalmasın. Şimdi öyle bir ses verin ki gençlerimizi kendi arka bahçelerinin paryası gibi görenlerin yürekleri titresin. Şimdi öyle bir ses verin ki bayrağımızın dalgalanmasından, ezanlarımızın göğe yükselmesinden, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmamızdan rahatsız olanların süngüleri düşsün. Şimdi öyle bir ses verin ki gençlerinin coşkusuyla 85 milyonun tamamının gözü parlasın.
Gençler Türkiye Yüzyılı’nın inşasına hazır mıyız? Gençler 2023’te AK Parti’yi bir kez daha zirveye çıkarmaya hazır mıyız? Gençler ülkenin yönetiminde, milletin geleceğinde sorumluluk üstlenmeye hazır mıyız? Gençler hep birlikte ‘Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ diyerek ifade ettiğimiz kutlu nöbeti devralmaya hazır mıyız?”
Gençlere hitaben “Bir olarak, iri olarak, diri olarak kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak kenetlenmeye hazır mıyız?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Gençler, özgürlüğümüzü, hakkımızı, hukukumuzu, değerlerimizi, geleceğimizi canımızdan aziz bilerek korumaya hazır mıyız? Gençler, Türkiye’yi siyasi ve ekonomik olarak dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına çıkarmaya hazır mıyız? Gençler sandıkları patlatarak AK Parti’nin, Cumhur İttifakı’nın sizlerin partisi olduğunu bir kez daha ispatlamaya hazır mıyız? Rabbim hepinizden razı olsun. Seçim gününe kadar durmak yok, yola devam. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Rabbim dirliğinizi, beraberliğinizi daim eylesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.